EĞİTİM - 13 Şubat 2024 Salı 15:04

Diksiyon Eğitmeni Gün: "Dijital dünyadaki hız gençlerin diksiyonunu olumsuz etkiliyor"

A
A
A
Diksiyon Eğitmeni Gün: "Dijital dünyadaki hız gençlerin diksiyonunu olumsuz etkiliyor"

Niğde Şehit Ramazan Konuş Gençlik Merkezi’ndeki Diksiyon Atölyesi’nde verilen eğitimlerle, gençlerin düzgün Türkçe ile güzel ve etkili konuşması hedefleniyor.


Gençlerin kendisini daha rahat ve anlaşılır ifade etmesi, dilimizi daha doğru kullanmaları için açılan kursta hayata geçirilen çeşitli projelerle unutulmaya yüz tutmuş kelimeler de yeniden hayat buluyor. Katılımcılara doğru ve etkili konuşmanın yanı sıra vurgu ve tonlama yapabilme tekniklerinden oluşan eğitim gerçekleştiren Diksiyon Eğitmeni Seçil Gün, gençlerin sosyal medya kullanımı ile günlük hayatlarını sınırlı kelimelerle geçirdiklerine dikkati çekti. Katılımcıların verilen eğitimle hem günlük konuşmada hem de topluluk önünde hitap etme konusunda önemli bilgiler edindiğini ifade eden Gün; "Gençlerimizde sosyal medya ağızı dediğimiz bir Türkçe kirliliği var maalesef. Asalak sesler, kelimeler, sağdan soldan duydukları yada kendi ilave ettikleri aslında konuşmamıza hiçbir anlam katmayan ifadeler düzgün konuşmalarını etkiliyor. Bilhassa günümüzde sosyal medya dilinin çocuklar üzerinde diksiyon anlamında çok olumsuz etkileri de var. Bir şey yazarken, konuşurken hıza alıştıkları için şeyler okumaya ya da konuşmaya tahammülleri kalmadı. Aile içi iletişimi bile etkiliyor. Cümle kuramamaları, kelime dağarcıklarının çok sınırlı olması, hiç bir şeyi merak etmiyor onları gibi nedenler yüzünden ’aynen’ deyip geçiştiriyorlar, asalak kelimeleri çok kullanıyorlar" dedi. Açmış oldukları kursla bu farkındalığı oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Gün; "Gençlerin Türkçemizi temiz konuşan, kendini topluluk önünde özgüvenli bir şekilde ifade eden bireyler olmasını amaçlıyoruz ve bunlar üzerine çalışmalar yapıyoruz. Kelime dağarcıklarını genişletmek için her ay 50 yeni kelime projesi de bunlardan birisi. Kelime köşesi ile gençler her ay 50 yeni kelime öğrenebiliyor ya da yanlış kullandığı kelimenin farkına varıyor. Bir diğer projemiz ise ‘Türkçe’n Yanında’ adlı bir dergi hazırlıyoruz. Kalemine güvenen bütün gençlere de dergimize katkı sağlamaya bekliyoruz" dedi.


Türkçe Öğretmenliği öğrencisi Mustafa Eren ise; ilerde öğrencilerine daha düzgün bir diksiyonla ders anlatabilmek için kursa katıldığını ifade etti. Eren; "Öğretmen olacağım ve derslerde etkili konuşmam için diksiyon dersine gelmem gerekiyor. Ben nasıl öğrencilerimi kendim gibi konuşmaya teşvik edersem onlar da kendi arkadaşlarını geleceklerini bu şekilde ilerlettiler. İnstagram’da, TikTok’ta doğru konuşan değil de saçmalayanlar çok izleniyor. Bu da yeni neslin bir modası oldu. Yanlış konuşan, saçmalayan, daha çok öne çıkıyor, daha çok ön planda oluyor. Bunun olmaması gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.



Diksiyon Eğitmeni Gün: "Dijital dünyadaki hız gençlerin diksiyonunu olumsuz etkiliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun Valiliği: "Havza’daki su taşkınlarına ivedilikle müdahale edildi, can kaybı yok" Samsun Valiliği, il genelinde etkili olan kuvvetli sağanak yağışların ardından Havza ilçesinde meydana gelen su taşkınlarına ilişkin açıklama yaptı. Valilik, taşkınlara ivedilikle müdahale edildiğini, herhangi bir can kaybı veya yaralı ihbarının bulunmadığını bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, 12 Mayıs Salı günü Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Samsun geneli için meteorolojik uyarı yapıldığı, ihbarın ulaştığı andan itibaren ilgili afet gruplarının Samsun Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde toplandığı ve 17 ilçe AFAD Merkezi’nin aktif hale getirildiği belirtildi. Ayrıca Samsun Büyükşehir Belediyesi, ilçe kaymakamlıkları ve belediyelerin teyakkuz durumuna geçirildiği ifade edildi. Açıklamada, il genelinde etkili olan kuvvetli yağışlar sonucu Havza ilçesindeki Hacı Osman Deresi’nin taşmasının ardından Valilik koordinasyonunda AFAD, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü, Havza Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin bölgeye sevk edildiği kaydedildi. Can kaybı veya yaralı ihbarı yok Gelen ihbarların ağırlıklı olarak ev ve iş yerlerinde yaşanan su baskınlarına ilişkin olduğu belirtilen açıklamada, herhangi bir can kaybı veya yaralı ihbarının bulunmadığı vurgulandı. Çalışmaların kamu kurumları ve belediyelerin tüm imkanlarıyla aralıksız sürdüğü ifade edilirken, vatandaşların acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurmaları istendi. Valilik açıklamasında, su taşkınlarından etkilenen vatandaşlara ’geçmiş olsun’ dilekleri iletilerek, ekiplerin yaptığı uyarılara dikkat edilmesi çağrısında bulunuldu.
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "Son üç senede sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik" İstanbul Valiliği tarafından "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesi kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düzenlenen "Aileler Yarışıyor" kitap okuma yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İstanbul Valiliği tarafından okuma alışkanlığını aile bireyleri arasında yaygınlaştırmak amacıyla 39 ilçede düzenlenen "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesinin ödül töreni yapıldı. "Aileler Yarışıyor" Kitap Okuma Yarışmasına toplam 5 bin 43 veli katıldı. Necip Fazıl Kısakürek’in "İstanbul’a Hasret" adlı eserini okuyan velilere yönelik ilçe finalistlerinin belirlendiği yarışma, şubat ayında 39 ilçede yapıldı. İlçelerinde derece yapan velilerin katıldığı il sınavı ise Beşir Ayvazoğlu’nun "Dersaadet’in Kalbi" adlı eserinden 14 Nisan’da Cağaloğlu Anadolu Lisesinde yapıldı. Bahçelievler’de düzenlenen ödül programına Vali Davut Gül, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Emrah Kısakürek, yarışmada derece alan aileler ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Gül, yarışmada derece alıp birinci olan Tuba Öztürk, ikinci olanlar Durmuş Demir, Kayhan Çay, üçüncü olanlar Cevdet Çelik, Merve Mahan, Tuğçe Şahin ve Ramazan Zerenay’e ödüllerini takdim etti. Programda konuşan Vali Gül, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı var. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz. Her toplantıda il valilerine ‘Kendi çocuğunuz için istediğiniz her şeyi, bütün çocuklar için isteyin’ diyor. Dolayısıyla da bizim İstanbul’da yaklaşık 3 milyon öğrenciye bakış açımız tamamen bu ölçüde. Kendi çocuğumuz olarak görüyoruz. Kendi çocuğumuzun iyiliği için ne düşünüyorsak bütün öğrencilerimiz için onu yapmak istiyoruz. Bağımlılıktan koruduğumuz çocuklarımızın özgüveninin geliştiği, spor yapan, kitap okuyan, yeteneğine göre bir enstrüman çalan, öğrenci meclislerimiz aracılığıyla karar süreçlerine katılan, ‘Hayır’ diyebilen, ruhen, bedenen gelişmiş çocuklar olsun istiyoruz. Bunu nasıl yapacağız? Sihirli değneğimiz yok. Bir şekilde sizlerle birlikte, veliler olarak, öğretmenlerimiz olarak, idareciler olarak herkesin kendi açısından bir tarafından tutarak bu meseleyi çözebiliriz" ifadelerini kullandı. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ projesiyle ilgili Vali Gül, "Bunun için de öncelikle kitap sayımızda başladık. İstanbul’umuzda yaklaşık 6 buçuk milyon kitap vardı. Ve ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, yeni temin ettiğimiz kitaplarla yaklaşık 7 milyon 300 bin kitap temin etmiş olduk. Bu şu demek, yaklaşık 100 yılda biriktirdiğimiz 6 buçuk milyon kitap vardı. Son üç senede hep birlikte sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik. Yani kitap sayımız yüzde yüzden daha fazla artmış oldu. Kitapları temin ettik. Öğrencilerimiz okumaya başladılar. Bu sefer şöyle bir ihtiyaç ortaya çıktı. Çocuklarımız yazarlarla buluşmak istedi. Kitap fuarlarına gitmek istedi. İstanbul’umuzda her yıl büyük kitap fuarları yapılıyor. Ama şehir çok büyük. 16 milyon insan yaşıyor. Bir yerden bir yere gitmenin her anlamda zorlukları var. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, her ilçemizde kitap fuarı yapmaya başladık. Bazı ilçelerimizde yaptık. Günün sonunda 39 ilçemizin 39’unda da yapmış olacağız. Dolayısıyla da çocuğun kitap fuarını gezmesi, yazarını görmesi, okuduğu kitabın şairiyle, yazarıyla hemhal olması, onun bir söyleşisini dinlemesi çok kıymetli. Bir diğer yaptığımız iş, kitabın ailecek okunmasını istedik. Her akşam 21.00’de yarım saat telefonun, tabletin kapandığı sadece çocuğun değil, herkesin kitap okuduğu bir fotoğraf olsun istedik. Burada da iş sizlere düşüyordu. İnanıyorum ki hangi anne, babaya sorsak çocuğu için biraz önce saydığım özelliklere kavuşmasını ister ama kendimiz yapmadan, kendimiz yaşamadan, kendi hayatımızda tatbik etmeden çocuğumuza rol model olma şansımız yok. Onun için burada herkesin çok önemli katkısı var. En büyük katkı bu yarışmaya katılan, çocuklarıyla birlikte bizim bu projemizde kitap okuyan velilerimizdir. Velilerimize teşekkür ediyorum" dedi.