GÜNDEM - 10 Aralık 2025 Çarşamba 16:22

Niğde’de 15 hükümlü devlet desteği ile kendi işini kurdu

A
A
A
Niğde’de 15 hükümlü devlet desteği ile kendi işini kurdu

Niğde Valisi Cahit Çelik, denetimli serbestliğin yalnızca bir infaz modeli olmadığını vurgulayarak, sistemin bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında kritik rol oynadığını söyledi ve kentte yürütülen çalışmalar kapsamında 15 hükümlünün kendi işini kurduğunu kaydetti.


Denetimli Serbestlik Sisteminin 20. kuruluş yılı kapsamında düzenlenen "Kamuoyunda Bilinirliği" temalı sempozyum, Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa, Niğde Valisi Cahit Çelik, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu ve Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa Süren başta, Niğde Belediye Başkan Yardımcısı Harun Dikici olmak üzere çok sayıda akademisyen, yargı mensubu ve paydaş kurum temsilcisi katıldı.


Vali Çelik konuşmasında, denetimli serbestliğin yalnızca bir infaz modeli olmadığını vurgulayarak, sistemin bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında kritik rol oynadığını söyledi. Niğde’de yürütülen çalışmalar kapsamında İŞKUR destekli projelerle 15 hükümlünün kendi işini kurduğunu, 9 hayvancılık projesinin hayata geçirildiğini ve toplamda 8 milyon TL hibe kullandırıldığını açıklayan Vali Çelik, il genelinde 531 kişinin elektronik izleme kapsamında takip edildiğini paylaştı.


Rektör Hasan Uslu ise, üniversite olarak "toplumsal katkı" misyonu doğrultusunda denetimli serbestlik hizmetlerine bilimsel ve akademik destek vermeyi sorumluluk gördüklerini ifade etti.


Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa Süren de, denetimli serbestliğin temel amaçlarından bahsederek, "Birey ve toplumun adalet anlayışı yalnızca cezalandırmaya indirgenemez. Esas olan, bireyin yeniden topluma kazandırılmasıdır. Denetimli serbestlik sistemi; hükümlülerin sorumluluk bilinci kazanmasını sağlamak, yeniden suça yönelmelerini önlemek ve bu süreçte toplumun güvenliğini en üst düzeyde korumak amacıyla uygulanan, ceza adalet sistemimizin en önemli unsurlarından biridir" dedi.


Programda, denetimli serbestlik uygulamalarının ceza adalet sistemindeki yeri ve toplumsal boyutları iki ayrı oturumda ele alındı.


(ST-AG-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.