GÜNDEM - 09 Ocak 2025 Perşembe 13:03

Özdemir: "Kale Koruma ve Yenileme Projesi yeniden ihaleye çıkacak"

A
A
A
Özdemir: "Kale Koruma ve Yenileme Projesi yeniden ihaleye çıkacak"

Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi.



Tabal Gastronomi Evi’nde düzenlenen kahvaltı programında Niğde’de görev yapan yerel ve ulusal medya temsilcileri ile buluşan Başkan Özdemir gerçekleşen buluşmada hem gazetecilerin gününü kutladı hem de belediyenin yürüttüğü projeler ve mali durum hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Özdemir, göreve geldikleri 2019 yılındaki belediyenin mali yapısını hatırlatarak, o dönemde belediyenin bir yıllık gelirine denk gelen borç yükü altında olduklarını vurguladı. Özdemir, "Göreve geldiğimizde belediyemizin borcu bir yıllık gelirimize eşitti. Bugün geldiğimiz noktada borcumuz, sadece bir aylık gelirimizin yarısı kadar. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) herhangi bir borcumuz yok" ifadelerini kullandı. Bu gelişmenin, belediyenin mali disiplini ve tasarruf politikalarının bir sonucu olduğunu söyleyen Özdemir, "Biz, arsa satan değil, arsa alan bir belediye olduk. Belediyemize ait yeni araziler kazandırarak şehrimize kalıcı değerler katıyoruz" dedi.



"Kale Koruma ve Yenileme Projesi yeniden ihaleye çıkacak"


Niğde Kale Koruma ve Yenileme Projesi çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Özdemir, projede tasarruf tedbirlerine takılmayacaklarını ve yakında yeni bir ihale sürecinin başlayacağını söyleyerek, "Kale bölgesi şehrimizin önemli tarihi değerlerinden biri. Projeyi hayata geçirmek için çalışmalara hız kesmeden devam ediyoruz. En kısa sürede tamamlanmasını sağlayacağız" diye konuştu.



"600 yeni sanayi dükkanı geliyor"


Başkan Özdemir, Niğde’de sanayi esnafı için büyük bir proje müjdesi de verdi. Atölyeler bölgesinin karşısında yeni bir arazi aldıklarını belirten Özdemir, "Bu bölgeye 600 adet yeni sanayi dükkanı yapmayı planlıyoruz. Esnafımızın taleplerine cevap verecek, modern ve işlevsel bir sanayi alanı daha oluşturacağız" şeklinde konuştu.



"Arıtma tesisi tam kapasite çalışıyor"


Başkan Özdemir, çevre yatırımlarına da değinerek Niğde Belediyesi Arıtma Tesisinin tam kapasite çalıştığını ve bu sayede önemli bir çevre sorununun çözüldüğünü vurguladı. Özdemir, "Arıtma tesisi tam kapasite çalışıyor. Eğer bu tesis çalışmasaydı üniversite ve Bor yolu üzerinde kötü kokudan durulamazdı" diye konuştu.


Yağmur suyu hatlarının ayrılmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini söyleyen Özdemir, bu projeyle arıtma tesisinin yükünün hafifleyeceğini belirtti. "Yağmur suyu hatlarını kanalizasyon hattından ayırıyoruz. Böylece yağmur suları arıtma tesisine gitmeden doğrudan deplase edilerek Akkaya Barajı’na verilecek" ifadelerini kullandı.



"Basın, şehrimizin gelişimine katkı sağlıyor"


Konuşmasının sonunda gazetecilere teşekkür eden Başkan Özdemir, basının toplumun bilinçlenmesi ve kentlerin gelişimi açısından önemli bir role sahip olduğunu ifade ederek, "Siz değerli gazetecilerimiz, şehrimizin gelişimine önemli katkılar sağlıyorsunuz. Halkın doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasında çok önemli bir göreviniz var. Tüm gazeteci arkadaşlarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum" dedi.


Niğde’de görev yapan gazeteciler de Başkan Özdemir’e daveti için teşekkür ederken günün anısına pasta kesimi gerçekleştirildi.



Özdemir: "Kale Koruma ve Yenileme Projesi yeniden ihaleye çıkacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.