EĞİTİM - 17 Ocak 2024 Çarşamba 13:15

Yaşlarına aldırmadılar, okuma yazma öğrenmeye başladılar

A
A
A
Yaşlarına aldırmadılar, okuma yazma öğrenmeye başladılar

Niğde’de çeşitli nedenlerle okula gidemeyen kadınlar, Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan kursa katılarak okuma yazma öğreniyor.


Okuma yazma bilmedikleri için günlük hayatta yaşadıkları zorlukların üstesinden gelmek için gayret gösteren kadınlar, aldıkları temel eğitimin ardından kimseden destek istemeden işlerini yapabilecek olmanın mutluluğunu yaşıyor. Okuma yazma bilmedikleri için yaşadıkları zorlukları anlatan kursiyerlerden 60 yaşındaki Hanife Yıldızer, okuma yazma bilmediği için cahil dediklerini bu yüzden okumayı çok istediğini anlattı. Yıldızer, "Çocuklara bakmak için annem okula göndermedi beni. Çarşı bilmiyorum, hesap bilmiyorum çok zorlandım böyle. Sonra gözüm açıldı ama evet bakıyorum, herkes okuyor acaba ben de okuyabilir miyim dedim. Bazen söz geldiğinde cahil diyorlar. Ben cahil değilim, niye cahil olayım Kuran okuyorum, cahil olunur mu? Ama gene de cahilsiniz diyorlardı. O yüzden okumayı çok istedim. O yüzden buraya geldi Allah razı olsun. İnşallah öğreneceğiz" dedi.


Halk Eğitim Merkezi’nde öğrendiklerini çocukları ile evde geliştirdiğini söyleyen 30 yaşındaki Seher Kendirli ise, "İki oğlum var onlardan biraz destek alıyorum, onların hikayelerini okuyorum. Yazı yazmalarında yardım ediyorum. Heves ettim. Hastaneye gittiğim zaman kimseye okumuşluğum yok da diyemiyorum. Bir ara da hastanede benim sıram geçmiş anlamadım, sıram geçti de diyemedim geri çıkıp gelmiştim. Yani çok zor. Otobüse binerken hangi otobüse bineceksin karıştırıyorsun" diye konuştu.


Kız çocukları okutulmaz düşüncesi ile okula gönderilmediğini anlatan İnayet Doğar da, "Kız çocukları okumaz dediler göndermediler. Küçük yaşta evlendik. İnşallah öğreneceğiz şimdi. Okuması yok diyerek küçümsendik hep. Burada açılınca dedim ben de okuyacağım" dedi.


Okuma yazma bilmediği için çok yerde ezildiğini, kendi işlerini halledemediğini söyleyen 70 yaşındaki Hatice Önce ise, "Köy yerinde kız çocuğu okuyup da ne olacak dediler. Öncelerini bilmiyorlardı böyle bu hallere geleceğimi zamanları. Öyle köy yerinde kız çocuğu okuyup da ne olacak diyorlardı. Okumuşluğum olmadığı için çok yerde eziklik duydum, her yere gidemedim yanımda mutlaka biriyle gidiyordum bana yol göstersin diye. Çok mahcup oluyordum. Çok teşekkür ederim bu açanın öğretmenimizden de çok güzel gösteriyor bize" diye konuştu.


Verdiği eğitimle kendisinin de büyük hayat tecrübesi kazandığını ifade eden Temel Eğitim Programı Öğretmeni Cansu Öztürk, amaçlarının okuma yazma bilmeyenlerin günlük hayatta yardımsız kendilerine yetebilmeleri olduğunu ifade etti. Öztürk, "Benden yaşça büyük insanlara okuma yazma öğretiyorum. Bir insanın kendini özgürce net ve güzel bir şekilde ifade edebilmesi çok önemli. Herhangi bir yere girdiğinde hastane olur, dışarısı olur, bir market olur gittiği yerde kendi işini kendi halledebilmesi çok önemli. Yanında birini götürmeden bir yere rahatça gidebilmesi çok önemli. Biz zaten çok büyük şeyler beklemiyoruz burada yetişkin oldukları için. Sadece kendilerine yetmesini istiyoruz. En azından günlük işlerini halletmek için temel okuma yazma çok önemli" diye konuştu.



Yaşlarına aldırmadılar, okuma yazma öğrenmeye başladılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Şehitler için 25 bin kitabın rotası Yozgat oldu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan gazeteci-yazar Mustafa Eranıl, şehitlerin isimlerini yaşatmak amacıyla yürüttüğü kütüphane projesi kapsamında Yozgat’a 25 bin kitap desteğinde bulundu. Kitapları teslim almak için Yozgat’tan özel ekip geldi. Mustafa Eranıl, Türkiye genelinde şehitler anısına kurulan kütüphaneler için kitap toplamaya devam ediyor. Bugüne kadar 365 bin kitap toplayarak sosyal sorumluluk projesine imza atan Eranıl, ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerine göre özenle tasnif ettiği 25 bin kitabı daha eğitime kazandırdı. Kitapları almak için Yozgat’tan geldiler Eranıl’ın hazırladığı kitaplar için Yozgat Valiliği ve Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde özel ekip görevlendirildi. Kocaeli’nin Körfez ilçesine gelen görevliler, kolilerce kitabı araçlara yükleyerek Yozgat’a ulaştırmak üzere yola çıktı. Gönderilen eserlerin, Yozgat genelinde şehitler adına kurulacak yeni kütüphanelerde öğrencilerin istifadesine sunulacağı öğrenildi. Şu ana kadar 27 şehit kütüphanesinin oluşturulmasına katkı sunduğunu belirten Mustafa Eranıl, amacının yeni nesilleri kitapla buluşturmak olduğunu vurguladı. Eranıl, "Şehitlerimiz adına açılan kütüphanelere destek olmaya devam edeceğim. Sağlığım elverdiği sürece bu hayırlı hizmeti sürdürmek istiyorum. Yozgat’a 3 yıl önce de 40 bin kitap göndermiştim, şimdi ise 25 bin kitap gönderiyorum" ifadelerini kullandı. "Yılın İyilik İnsanı" seçilmişti Bugüne kadar yayımlanmış 8 kitabı bulunan gazeteci-yazar Mustafa Eranıl, eğitime ve şehitlerin hatırasına sunduğu bu katkılar dolayısıyla Ankara’da 50 sivil toplum kuruluşunu barındıran Toplumsal Uzlaşı Platformu tarafından "Yılın İyilik İnsanı" ödülüne layık görülmüştü. Eranıl, kütüphane seferberliği sayesinde bugüne kadar kamu ve özel kurumlardan onlarca plaket ve ödül aldı.
Antalya Buğdayda yağış bereketi: Rekoltede yüzde 25 artış bekleniyor Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde "Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı" düzenledi. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. "Çiftçisiz hiç olmaz" Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, "Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz" dedi. Rekoltede yüzde 25 artış beklentisi ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. "Doğru yöntemlerle verim yüzde 20 artar" ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim şartlarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. "Anız yakımı azaldı" ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. "Üreticiye doğru tohum çeşidi verilmeli" ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli" dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, "Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor" projesi tekrarlanmalı" dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda dron ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. ATB Toplantı Salonu’nda ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, dron ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.