- 11 Kasım 2020 Çarşamba 09:00

Saatçilik mesleği zamana direniyor

A
A
A
Saatçilik mesleği zamana direniyor

Ordu’nun Altınordu ilçesinde 40 yılı aşkın süredir saatçilik yapan Salih Sakarya, mesleğin giderek teknolojiye yenik düştüğünü belirterek, yeni çırakların yetişmediğini ve kendisinden sonra bu mesleği devam ettirecek kimsenin bulunmadığından üzgün olduğunu söyledi.

Ordu’nun Altınordu ilçesinde 40 yılı aşkın süredir saatçilik yapan Salih Sakarya, mesleğin giderek teknolojiye yenik düştüğünü belirterek, yeni çırakların yetişmediğini ve kendisinden sonra bu mesleği devam ettirecek kimsenin bulunmadığından üzgün olduğunu söyledi.


Yıllardır duran, arıza yapan ve kırılan saatleri tamir edip, zamanın tekrar ilerlemesini sağlayan saatçiler, gün geçtikçe kendilerinin de durma noktasında olduğunu söylüyor. Teknolojinin ilerlemesi ile artık ihtiyaçtan daha çok takı haline gelen saatler, belirli kesimler tarafından tercih edilse de, artık bozulan saatler tamir ettirilmek yerine çoğunlukla çöpe atılıyor. Özellikle cep telefonu kullanımı ile Çin malı olarak adlandırılan ucuz saatler de arızalandığında tamir ücreti saat parasına yaklaştığından insanlar artık saatçilerin yolunu tutmuyor.



"Çırak adını unuttuk"


Ordu’da 40 yılı aşkın süredir saatçilik yapan 58 yaşındaki Salih Sakarya, “Çırak adını artık unuttuk, kimsede heves de yok. Bu zamana kadar geldik ama gerisi ne olur Allah bilir. Ama artık arkamızdan gelen olmadığı, mesleği sürdürecek kimse olmadığını için üzülüyoruz” diye konuştu.


“Ben saat haricinde biraz sivri olduğumdan farklı eşyaların tamirini de tamir ediyorum" diyen Sakarya, "Araç kumandaları, çakmak, çocuk oyuncakları, cep telefonu, araçların arka cam rezidanslarını tamir ediyorum. Sanatımla ilgili tek bir yere kalmadan sosyal olmaya ve insanlara faydalı olmaya çalışıyorum. Bu mesleğe, saatçi olan rahmetli eniştem ve babamın vesilesi ile başladım. Yorulduk ama bugüne kadar severek geldik” ifadelerini kullandı.



“Çin malı saatler tamir sektörünü etkiliyor”


Sakarya, piyasada ucuza satılan ve Çin malı olarak bilinen saatlerin tamir edilmediği için sektörü olumsuz etkilediğini ifade ederek, “30-40 liraya vatandaş saat alıyor. Kısa süre sonra bozuluyor veya pili bitiyor. Pil değişimi de saatin 3’te biri fiyatına olduğu için insanlar yenisini almayı tercih ediyor. bu da dövizin çöpe atılması demek oluyor” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Vekili Biba’dan bayramda gönül ziyaretleri Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Kurban Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlarla bir araya gelerek bayramın anlam ve bereketini toplumun farklı kesimleriyle paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’ni ziyaret eden Başkan Vekili Biba, huzurevi sakinleriyle sohbet ederek bayramlarını tebrik etti. Hareket kabiliyeti kısıtlı olan sakinleri de odalarında ziyaret eden Başkan Vekili Biba, geçmiş olsun dileklerini ileterek hediye takdim etti. Büyüklerin toplum için önemli bir değer taşıdığını ifade eden Başkan Vekili Biba, "Sizler tecrübelerinizle bize örnek oldunuz. Bizlerin de gelecek nesillere aynı anlayışı aktarması gerekiyor. Kurban Bayramınızı kutluyor, sizleri muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum. Allah’ın selamı üzerinize olsun" dedi. Beşevler Şehit İsmail Özbek Polis Merkezi Amirliği ile Beşevler Taksi Durağı’nı da ziyaret eden Başkan Vekili Şahin Biba, çalışanların bayramını kutlayarak kolaylıklar diledi. Başkan Vekili Biba, taksi durağına yaptığı ziyarette durakta olmayan çalışanların bayramını da telsiz aracılığıyla tebrik etti. Ardından Sırameşeler Sevgi Evleri Sitesi’nde çocuklarla bir araya gelen Başkan Vekili Biba, çocukların bayram sevincine ortak oldu. Günün son ziyaretini Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gerçekleştiren Başkan Vekili Biba, Başhekim Yardımcısı Muhammed Şentürk ile birlikte tedavi süreci devam eden vatandaşlar ve görev başındaki sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Başkan Vekili Biba, geçmiş olsun dileklerini ileterek vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı. Sağlık çalışanlarına da özverili çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Vekili Biba, bayramda fedakarca görev yapan tüm personele kolaylıklar diledi.
İstanbul Gülhan Ünlü oğlu Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamadı: "Atlas’sız ikinci bayramımız, acımız gün gün katbekat artıyor" Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, bayramın ilk günü oğlunun mezarını ziyaret etti. Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan Gülhan Ünlü, "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün katbekat artıyor. En çok istediğimiz katil zanlısının yetişkin gibi yargılanması. Çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet" dedi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde 14 Ocak’ta tarihinde 14 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü bayramın ilk gününde evladının kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden acılı anne gözyaşlarını tutamadı. "9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek" Gözüyaşlı anne Gülhan Ünlü, evladının canına kıyan şüphelinin 9 Haziran’da hakim karşısına çıkacağını belirterek "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün, katbekat artıyor zaten. Çok büyük bir özlem içerisindeyiz ona olan sevgimiz zaten çok büyük. Atlas’a karşı artık halkın da sevgisi çok büyük. Çok büyük destekleri oluyor. Bu en zor günlerimizde hep yanımızda oldular. 9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek. Her zaman şunu söylüyoruz eylemi gerçekleştiren mi sadece katil? Onun yanında diğer dört azmettirici için de şu ana kadar herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun için beklentimiz var. Azmettiricilerin de ceza almasını istiyoruz" dedi. "Gerçek bir adalet istiyoruz" Mücadelerinin sonuna kadar devam edeceğini söyleyen anne Gülhan Ünlü, "Maalesef bir de şöyle bir durum var, katilin yaşı. Katilin yaşı maalesef 14 görünüyor. 15 yaşına girmesine 3 ay kaldığı için 9-15 yaştan yargılanıyor. En fazla alabileceği ceza yılı 15 yıl oluyor. 15 yıl cezanın da yatarı maalesef ki 5 yıl. Yani indirimlerle yatarı 5 yılı buluyor. İşte bunun belli bir kısmı kapalıda, belli bir kısmı da açıkta oluyor. Ve bu bizi çok yaralıyor. Gerçek bir adalet istiyoruz. Bunu adalet olarak sayamıyoruz. Maalesef bu katile verilmiş bir ceza değil, bizi cezalandırmak oluyor. Yani ailesini, bizi, annesini, babasını, dedesini, anneannesini, teyzesini cezalandırıyorsunuz eğer ki bu katile 5 yıl ceza verirseniz. Bizim mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" şeklinde konuştu. "İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz" Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan anne Ünlü, "En çok istediğimiz de yetişkin gibi yargılanmasını istiyoruz çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet. İddianame 21 yıl 7 aydan açıldı. Sadece Atlas’ı katletmede 15 yıl, onun dışında suç aleti ve tehditten dolayı da aldığı farklı cezalar da var. İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz. İşte benim oğlum burada. Kendisi de cezaevinde bir ömür sürünsün istiyorum, çürüsün istiyorum. Kabul etmiyorum, kabul etmeyeceğim. Hiçbir zaman da kabul etmeyeceğim" ifadelerini kullandı.