GENEL - 21 Kasım 2020 Cumartesi 09:37

145 yıllık rüya: “Karadeniz-Akdeniz Yolu”

A
A
A
145 yıllık rüya: “Karadeniz-Akdeniz Yolu”

Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde ilk kez dile getirilen ve 2.

Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde ilk kez dile getirilen ve 2. Abdülhamid Han zamanında projesi çizilen 600 kilometrelik Karadeniz-Akdeniz Yolu’nun Ordu etabında sonlara gelindi. 2020 yılının sonlarına doğru açılması planlanan ancak pandemi dolayısı ile çalışmaların yavaşladığı yolun 2021 yılının ortalarında tamamen hizmete açılması hedefleniyor.


Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler’in, Enerji Bakanlığı döneminde başlatılan Karadeniz Akdeniz Yolu, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, tüm Anadolu’nun ekonomisini olumlu yönde etkileyecek. Asrın projesi olarak adlandırılan proje ile Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz’in ticaret limanı olacak. Yaklaşık 55 ili dolaylı şekilde ilgilendiren, toplam maliyeti 1 buçuk milyar liraya yakın maliyetle tamamlanacak olan proje Orta ve Doğu Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak.



Karadeniz’in kapıları İç Anadolu ve Akdeniz’ açılacak


İthalat ve ihracat açısından önemli bir rol üstlenecek olan proje kapsamında, Karadeniz’in kapıları, İç Anadolu ve Akdeniz’e açılacak. Ordu’dan, Akdeniz Bölgesi’ndeki illere kadar ulaşımı kolaylaştıracak olan proje, Rusya, Gürcistan, Ukrayna gibi ülkelere de kent üzerinden ithalat ve ihracatta önemli rol de üstlenecek. Karadeniz’i İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz’e bağlayacak, Ordu sınırlarında 15 kilometre uzunluğunda 25 tek tip tünel, çok sayıda köprü ve 330 metre uzunluğunda 1 adet viyadük bulunan Karadeniz-Akdeniz Yolu’nun, 2021 yılının ortalarında tam olarak ulaşıma açılması hedefleniyor.



“Hem Ordu, hem de diğer iller açısından büyük öneme sahip”


Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, 2020 yılının son aylarında bitmesi gereken ancak pandemi nedeniyle çalışmaların yavaşladığı projenin, 2021 yılının ortalarında tamamlanacağına inandıklarını ifade etti. Projenin, hem Ordu hem de Karadeniz-Akdeniz Yolu’na kenar bulunan iller adına çok önemli olduğuna değinen Şahin, “Bu iller, Karadeniz kenarında bulunan ülkeler ile ticaret yapıyorlar, bu ticaret hacimlerini genişletmek, daha kısa yoldan ve daha az masrafla bu ülkelere ulaşmak için bu yola ihtiyaç var. Bu yolun biran önce bitmesi ilimiz açısından olduğu kadar, diğer iller açısından da çok önemli” dedi.



“Biran önce bitmesi Ordu’yu lojistik merkezi haline getirir”


Başkan Servet Şahin, projenin tamamlandığında Ordu’nun ilerleyen günlerde bir lojistik merkezine dönüşebileceğine dikkat çekerek, “Ayriyeten Ordu ve Giresun illerinin ortasına bir liman inşa edilirse, tam bir merkez olur. İnşallah Samsun-Sarp Demir Yolu’nda Ordu’dan geçer ve hepsi bir araya gelirse bir lojistik merkezi haline gelebiliriz” ifadelerine yer verdi.



“Ticaret hacimleri genişleyecek”


“Karadeniz-Akdeniz Yolu bittiğinde, bölgenin ve ilimizin kalkınmasının çok daha gelişeceğine inanıyorum” diyen ve büyük oranda yolun tamamlandığına dikkat çeken OTSO Başkanı Servet Şahin, “Şuan geride abartılı bir şey yok, sadece tünellerin iç donanımı ve 10 kilometrelik bir yol asfaltı var. Onların kısa zamanda tamamlanacağına inanıyorum. Bu yol hem turizm, hem de ekonomi açısından çok önemli. Sivaslı, 2 saatte Ordu’ya inecek, Kayserili 4, Hataylı 7 saatte Ordu’ya gelecek. 40 tane vilayet kısa sürede Karadeniz’e inecek ve Karadeniz kenarlarında bulunan ülkeler ile ticaret hacimleri daha da genişleyecek. Ticaret ve ihracat sektöründeki üyelerimiz hep kapasite, olarak genişleyecek, hem de bölgemiz daha çok kalkınacak” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz, bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadelerini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Otoyol 122 kilometre uzunluğunda olacak 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak" açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" dedi. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
Trabzon Avni Aker Millet Bahçesi’nde futbol heyecanı yeniden başlıyor Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in "Burada yeniden top oynatacağız" sözleriyle duyurduğu Avni Aker Millet Bahçesi Sentetik Çim Saha Projesi’nde ihale süreci tamamlandı. 13 milyon 253 bin liralık proje ile Yavuz Selim’de amatör futbol ruhu yeniden yaşatılacak. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, "Burada yeniden top oynatacağız" diyerek söz verdiği Avni Aker Millet Bahçesi Sentetik Çim Saha Projesi’nde önemli bir aşama daha geride kaldı. İhalesi yapılan projenin sözleşme süreci tamamlandı, önümüzdeki günlerde çalışmalara başlanılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yavuz Selim sahasının Trabzon’un futbol hafızasında çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, "Burada yeniden top oynatacağız diye söz vermiştim. Amatörün ruhunu tekrar orada yaşatacağız. 8-14 yaş arası çocuklarımız futbolu, Trabzon’da futbolun ve Trabzonspor’un doğduğu bu yerde öğrensin. O ruhu hissetsin. Aileler keyifle vakit geçirirken, çocuklarımız antrenman ve maç yapsın" dedi. Proje kapsamında Avni Aker Millet Bahçesi içerisinde 6 bin metrekare sentetik çim imalatı yapılacak. 45x90 metre ölçülerinde futbol sahası oluşturulacak alanda, yedek kulübeleri de yer alacak. Ayrıca sahanın çevresindeki 980 metrekarelik yürüyüş yolu yenilenerek vatandaşların kullanımına sunulacak. 13 milyon 253 bin liraya ihalesi gerçekleştirilen projenin yapımına önümüzdeki günlerde başlanılacak.
Kayseri Kusurlu kurbanda bedel iadesi istenebilir Avukat Şahinalp Bahadır, kurbanlık alan vatandaşların kanunen tüketici konumunda olduklarını ve hayvanın kusurlu olması durumunda hakları olduğunu söyleyerek, "Alıcılar bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir" dedi. Kusurlu kurbanlıkların hem ibadet hem de hukuki yönden önem taşıdığını söyleyen Avukat Şahinalp Bahadır, "Kurbanlık bir hayvanın kusurlu çıkması halinde mesele hem ibadet yönünden hem de hukuki boyutta önem taşımaktadır. Kurbanlık olarak satılan hayvanın sağlıklı, organlarının tam ve kurbanlık vasfını taşıması gerekir. Kesim yerine kadar sağlıklı bir şekilde gidemeyecek, çok fazla zayıf, tek gözünü kaybetmiş ya da önemli ölçüde kurbanlık vasfını taşımayacak kusurlara sahip olan hayvanlar, kurbanlık olarak değerlendirilmeyebilir. Bu nedenle vatandaşa kurbanlık olarak satılan hayvanın sonradan bu vasıfları taşımadığı anlaşılırsa, hukuken artık ayıplı mal söz konusu olabilir. Özellikle satıcının bu işi ticari ve mesleki boyutta yapması halinde artık alıcı tüketici konumundadır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a göre haklarını kullanabilir. Bu kapsamda tüketici, bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir. Ancak buradaki en önemli nokta, vatandaşların ayıbı vakit kaybetmeden belgeleyerek ispat yükü açısından saklamasıdır. Fatura, dekont, veteriner tespit raporu, ilan görselleri ve yazışmalar bu konuda önem taşımaktadır" dedi. Bahadır, kusurlu hayvan çıkması durumunda satıcıya öncelikle yazılı bildirimde bulunulması gerektiğini söyleyerek, "Uyuşmazlık nakdi sınır olan 186 bin TL’nin altındaysa satıcı mahkemeye gitmeden tüketici hakem heyetine gidebilir. Eğer bu bedelin üzerindeyse doğrudan tüketici mahkemesi yoluyla haklarını arayabilir. Eğer satış bir tüketici işlemi niteliğinde değilse, bu noktada artık adi hayvan satışı söz konusu olur ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki özel hükümlere göre hukuki süreç devam ettirilir. Yargıtay uygulamasında da Yargıtay şunlara bakıyor: Satıcının kusuru, alıcının bunu süresinde bildirip bildirmediği, ayıbın gizli olup olmadığı ve toplanan deliller doğrultusunda bu şekilde hukuki süreç sonuçlandırılıyor. Bu nedenle kusurlu kurbanlık hayvanla karşılaşan vatandaşların öncelikle satıcıya yazılı bir bildirimde bulunması, eğer varsa veteriner tespit raporu alması ve bunlardan sonuç alınamazsa yargı yoluna gitmesi tavsiye ediliyor" ifadelerini kullandı.