GENEL - 26 Kasım 2020 Perşembe 09:31

Kızılay’dan ’immün plazma’ çağırısı

A
A
A
Kızılay’dan ’immün plazma’ çağırısı

Türk Kızılay Ordu Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr.

Türk Kızılay Ordu Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Ünal Keskinoğlu, Covid-19 hastalığını geçirip iyileşen vatandaşlara immün plazma bağışında bulunmaları çağrısında bulundu.


Ordu Valisi Tuncay Sonel’i ziyaret ederek, azalan kan bağışı ve Covid-19 geçirip iyileşenlerden alınan immün plazma konusunda bilgilendiren Türk Kızılay Ordu Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Ünal Keskinoğlu, Türkiye’de her 4 saniyede, 1 ünite kana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Dr. Ünal Keskinoğlu, “Yani her gün yaklaşık 9 bin insanın kaderini, kan bağışında bulunan insanlar belirliyor. Yürüttüğü diğer insani yardım çalışmalarının yarı sıra ülkemizin kan ihtiyacını gönüllülerden karşılamak üzere çalışan tek kurum olan Kızılay, her gün hastaların kan ihtiyacını karşılamak için büyük bir özveri ile çalışıyor” dedi.


Kanın, laboratuvarlarda üretilemeyen ve kaynağı tamamen insan olan bir tedavi aracı olduğunu dile getiren Dr. Ünal Keskinoğlu, “Kızılay, 2005 yılından itibaren ‘Ulusal Güvenli Kan Temini’ programını yürütmekte, hali hazırda ülke çapına yayılmış kan hizmetleri ağı ile ülkemizin kan ihtiyacının yüzde 96’sını gönüllülerden aldığı kan bağışları ile karşılamaktadır. Tüm bu olumlu gelişime rağmen, ülkemizdeki ‘düzenli’ kan bağışı oranı hala dünya ortalamasının altındadır ve gönüllü kan bağışı mevsim şartlarından etkilenmektedir” diye konuştu.



İmmün plazma çağrısı


Ordululardan, kan ve immün plazma bağışı konusunda duyarlı olmalarını isteyen Dr. Ünal Keskinoğlu, şöyle konuştu: “Ordulu hemşerilerimizden beklentimiz, pandemi koşulları nedeniyle düşen kan bağışlarının azalttığı stok seviyesini tekrar istenen miktara çıkarmaktır. Kızılay’a verdiğiniz büyük desteği devam ettirmeniz, kan bağışında bulunmanız ve çevrenizdeki insanları kan bağışına yönlendirmeniz hastalarımız ve ülkemiz adına büyük önem arz etmektedir. Covid-19 hastalığını geçirip iyileşen vatandaşlarımızın da immün plazma bağışında bulunmaları şu an hastalıkla mücadele eden korona virüs hastalarının tedavisinde en önemli silahımızdır. Bu nedenle Covid-19 geçirip iyileşmiş olan tüm Ordulu hemşerilerimizi Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürlüğümüze (0 362 4575565) telefonla ulaşarak randevularını almaları ve immün plazma bağışında bulunmalarını bekliyoruz”


Türk Kızılayı’nın kurulduğu 1868 yılından buyana Türk Milleti’nin yardım eli olduğunu belirten Vali Tuncay Sonel, “Savaşlarda, doğal afetlerde, salgın hastalıklarda, sağlık ve sosyal hizmetler alanında Türk Kızılayı’nı görmekteyiz. Türk Kızılayı, uluslararası yardım faaliyetlerine öncülük eden bir kurumdur. İnsan sağlığının en önemli unsurlarından birisi olan güvenilir kan ihtiyacını da Türk Kızılay’ı sağlamaktadır. Hepimiz sağlık sorunları yaşayıp, bir gün kan ihtiyacımız olabilir. Veya bir yakınımızın olabilir. Pandemi nedeniyle kan bağışının azaldığı ve kan stoklarının yeterli olmadığı bugünlerde her zamankinden daha çok kan bağışına ihtiyaç duyulmaktadır. Ben de vatandaşlarımızı kan bağışı ve immün plazma bağışına davet ediyorum. Türk Kızılayı’na destek olmalarını istiyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Annelik estetiği, birden fazla bölgeyi düzeltebilir Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği ’mommy makevover’ ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi. Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu. "Her hastaya aynı işlem uygulanmaz" Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı. "En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor" Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu. Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi. "Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor" Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi. "Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli" Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu. "Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir" Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi. "Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir" İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması" Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.
İzmir Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.