SAĞLIK - 26 Kasım 2020 Perşembe 13:06

’Kışın cildinizin kurumaması için ılık duş alın’

A
A
A
’Kışın cildinizin kurumaması için ılık duş alın’

Kış aylarında bazı cilt hastalıklarının daha sık ve şiddetli seyretmesi nedeniyle cilt sağlığına daha çok önem verilmesi gerektiği uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Doç.

Kış aylarında bazı cilt hastalıklarının daha sık ve şiddetli seyretmesi nedeniyle cilt sağlığına daha çok önem verilmesi gerektiği uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, “Kışın vücudumuzun kurumasını engellemek için kısa, ılık duş almak ve her banyodan sonra mutlaka yağ içeriği zengin nemlendiriciler ve vücut yağları kullanmak etkili bir önlemdir” dedi.


Kış aylarında havaların soğuması, rüzgârların şiddetlenmesi, güneş ışınlarının azalması, hava kirliğinin artması, kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirilmesinin cilt sağlığını olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Medical Park Ordu Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, bazı cilt hastalıklarının kışın daha sık ve daha şiddetli seyredebildiğini söyleyerek cilde iyi gelebilecek tavsiyelerde bulundu.



Vücudunuzu günde 4 kez nemlendirin


Havaların soğuması ile birlikte özellikle vücudun açık olan yerlerinde daha çok olmak üzere tüm vücutta yaygın bir kuruma başladığını ifade eden Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, ayrıca kışın artan hava kirliliği, kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirmek, kalorifer ve soba gibi ısıtıcıların kullanılmasının da cilt kuruluğunu ve buna bağlı olarak da kaşıntıyı artırdığını söyledi. Doç. Dr. Özlem Ekiz, “Kışın ortaya çıkan cilt kuruluğu ve kaşıntıyı önlemek için düzenli olarak tüm vücudumuzu günde 3-4 kez düzenli olarak nemlendirmeliyiz. Ayrıca kış aylarında kurumayı engellemek için kısa ve ılık duş alalım, her banyodan sonra da mutlaka yağ içeriği zengin nemlendiriciler ve vücut yağları kullanmalıyız” diye konuştu.



Temas egzamasına karşı eldiven ve atkı giyin


Kış aylarının gelmesiyle birlikte temas egzaması (kontakt dermatit) sıklığında da artış görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Özlem Ekiz, şu bilgileri verdi: “Özellikle soğukla çok sık temas eden ellerde ve yüz bölgesinde kuruma, çatlama, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkarak hastaların yaşam kalitesini önemli derecede bozmaktadır. Temas egzamasından korunmak için soğuk havalarda dışarı çıkarken mutlaka eldiven, atkı gibi koruyucu kıyafetler giyilmelidir. Ellerimizi yıkarken cildimizi kurutmayan zeytinyağlı veya gliserinli el sabunları kullanılmalıdır. Ellerimizi yıkadıktan sonra hemen nemlendirici el kremleri sürülmelidir. Temizlik yaparken veya kimyasal ürünlere temas ederken de mutlaka içi pamuklu eldivenler kullanılmalıdır. Egzama belirtileri ortaya çıkınca en yakın zamanda dermatoloğunuza başvurmalısınız.”



Sedeften korunmak için günde 15 dakika güneşlenin


Havaların soğuması, güneş ışınlarına daha az maruz kalınması, kalorifer, soba veya klima ile ısıtılan ortamlarda daha uzun süre kalınması ve banyoda sıcak su ile banyo yapılması gibi faktörlerin sedef lezyonlarında artma veya yeni sedef lezyonlarının ortaya çıkmasına sebep olabileceğinin altını çizen Doç. Dr. Özlem Ekiz, sedef hastalığını kontrol altında tutabilmek için kış aylarında havanın güneşli olduğu dönemlerde günde en az 15 dakika düzenli olarak güneş ışınlarından faydalanılması ve en kısa sürede dermatoloğa başvurarak uygun tedavilerin alınması gerektiğini belirtti.



Rüzgâr yağlı egzamayı artırıyor


Soğuk hava, nem kaybı, aşırı rüzgâr ve uzun süren sıcak suyla yapılan banyolar nedeniyle kışın saçlı deride, yüz bölgesinde, erkeklerde ise göğüs bölgesinde kaşıntı, kızarıklık ve pullanma şeklinde oluşan belirtilerin seboreik egzama (yağlı egzama) olarak adlandırıldığını vurgulayan Doç. Dr. Özlem Ekiz, seboreik egzaması olan hastaların dikkat etmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Çok soğuk ve aşırı rüzgârlı havada mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Her gün düzenli olarak seboreik egzemalı ciltler için uygun olan nemlendirici kremler sürülmelidir. Eczanelerden seboreik egzamaya yönelik özel krem ve şampuanlar alınarak kullanılmalıdır. Düzenli olarak doktorla iletişim kurularak hastalığın kontrol altında tutulmasına dikkat edilmelidir.”



Soğuk yaralanmasına karşı aşırı sıkı kıyafetler giymeyin


Kış aylarında havanın soğuması ile birlikte genellikle el ve ayak parmak uçları, kulak ve burun gibi vücudun uç bölgelerinde kızarıklık, morarma, yanma hissi, karıncalanma ve bazen de kabuklanma ile seyreden pernio (soğuk yaralanması) denilen cilt hastalığının da ortaya çıkabildiğini belirten Özlem Ekiz, bu hastalığı kontrol altında tutmak için de şu uyarılarda bulundu:


“Soğuk havalarda dışarıya çıkarken mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı soğuktan korumak için eldiven ve yün çoraplar giyin, el ve ayak parmak uçlarınızdaki dolaşımı artırmak için ara sıra nemlendirici jel ile masaj yapın, sigaradan uzak durun, kan dolaşımımızı bozabilecek çok sıkı kıyafetler giymeyin, kan dolaşımınızı arttırmak için düzenli olarak egzersiz yapın.”


Kışın soğuk günlerinin gelmesiyle birlikte cilde daha sıkı özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Özlem Ekiz, “Soğuktan ve kuruluktan korunmak için düzenli olarak cildimizi nemlendirmeliyiz. Eğer herhangi bir cilt hastalığına ait belirtiler ortaya çıkarsa en kısa sürede dermatoloğunuzla irtibata geçmelisiniz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.