EKONOMİ - 26 Kasım 2020 Perşembe 14:06

Karadeniz’de narenciye hasadı başladı

A
A
A
Karadeniz’de narenciye hasadı başladı

Ordu’da, fındığın yanı sıra alternatif olarak üretilen narenciyenin hasadına başlandı.

Ordu’da, fındığın yanı sıra alternatif olarak üretilen narenciyenin hasadına başlandı. 75 ton mandalina ile 50 ton portakal ve limon üretimi yapan Ordulu çiftçiler, narenciyeden ek gelir sağlarken, kendi ihtiyaçlarını da karşılıyor.


Ordu’da, fındığa alternatif olarak üretilen kivi, çilek, ceviz ve diğer mahsullerin yanı sıra, özellikle Perşembe ilçesinde yetiştirilen narenciye ürünlerinin de hasadına başlandı. Yıllık yaklaşık 75 ton mandalinanın üretildiği ilçede, 50 ton portakal ve yaklaşık 20 ton limon üretimi de gerçekleştiriliyor. Fındığın yanında alternatif olarak üretilen ve özellikle Perşembe ilçesinde günden güne yaygınlaşan narenciye çeşitleri, üreticilerin yüzünü güldürürken, pazarlarda da oldukça ilgi görüyor. Kilogramı 4 TL’den satışa sunulan mandalina, kabuğunun ince olması, lezzetli ve sulu olmasından dolayı neredeyse yok satıyor.



“Pazarda neredeyse yok satıyor”


Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, özellikle Perşembe ilçesinde üretilen narenciye çeşitlerinin, şimdiye kadar pek fazla bilinmediğini söyledi. Soydan, “Ordu’da şuanda önemli düzeyde Akdeniz iklimine bağlı narenciye üretimi var. Fındığın yanında üreticilerimiz için önemli bir ek gelir sağlıyor. Pazarda da yok satıyor. Sulu ve ince kabuklu olması ve uzun süreli depo ömrü ile tercih ediliyor” dedi.



“Yıllık 75 ton mandalina üretiliyor”


Mandalinanın yanında portakal ve limon da üretildiğini aktaran Soydan, “Yaklaşık 75 ton mandalina, 50 ton portakal ve 20 ton civarında da limon üretimi yapılıyor. 250-300 rakıma kadar bu üretimler yapılıyor. Perşembe ilçesinin toprak yapısı da buna uygun olduğundan üreticilerimiz yetiştirmeyi sürdürüyor ve fındığın yanında ek gelir olarak kendilerine yansımış oluyor. Narenciye üretimi yapmak isteyen üreticilerimize de öneriyoruz” şeklinde konuştu.


Hakkı Çolak isimli çiftçi, mandalinayı yaklaşık 20 yıldır ürettiklerini ifade ederek, “Eşimle birlikte başladık. Diplerine gübre yerine sebze ve meyve kabukları koyarım. Kendimiz yiyoruz ve para ile almak isteyenlere satıyoruz. Tatlı ve sulu olduğundan tercih ediliyor” ifadelerini kullandı.


Suna Çolak da organik olarak yetiştirilen mandalinayı ilk olarak hobi amaçlı ektiklerini ifade ederek, toprağı ve çevresi uygun olanların dikmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.