EKONOMİ - 21 Aralık 2020 Pazartesi 15:20

Ordu’da siyez rekoru

A
A
A
Ordu’da siyez rekoru

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in tarımsal alandaki kalkınma hamlesi sonrası atıl durumdaki araziler üretimin merkezi oldu. Buğdayın atası olarak bilinen siyez buğdayına olan ilgi, ekim alanlarının bir yılda 10 kat artmasını sağladı.


Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin, il genelindeki tarım ve hayvancılık potansiyelini daha verimli hale getirmek için ilgili kurumlar ve kişilerle iş birliği içerisinde başlattığı çalışmalar meyvelerini verdi. Tarım ve Hayvancılık Dairesi Başkanlığı ve Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, toprağın bereketiyle harmanlanan insan emeği, üreten bir güce dönüştü.


Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in gelir getirici projeleri arasında yer alan ve geçtiğimiz yıl 100 dekar alanda ekilen Siyez buğdayı için bu yıl 17 bin 500 kilogram siyez buğdayı tohumu toprakla buluştu. Verilen destekle birlikte kentteki tarımsal faaliyetlerdeki üretim kapasitesinin 10 katı arttırılması hedefleniyor.


İl genelinde 28 bin dekarlık arazide buğday üretimi yapılmakta olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, sadece Akkuş ilçesinde 26 bin 300 metre atıl arazi tespit ettiklerini söyledi.



17 bin 500 kilogram tohum dağıtıldı


14 kromozomdan oluşan siyez buğdayı üretiminin, bölgede yaygınlaşmasına devam edeceklerini belirten Başkan Güler, “Ata tohumumuz olan siyez buğdayı üretiminin ilimizde yaygınlaştırılması amacıyla başlattığımız çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Siyez buğdayı üretimi için gerekli iklim ve toprak özelliklerine sahip olan Mesudiye ve Akkuş ilçelerinde ekim başladı. Toplamda 17.500 kilogram siyez buğdayı tohumluğu toprakla buluşturuluyor” dedi.



Üreticiler memnun kalınca destek arttı


Bir önceki yıl ekimine başlanılan üründe, birim alandan alınan yüksek mahsül nedeniyle tohum desteğini arttırdıklarını ifade eden Başkan Güler, “İlk olarak geçen yıl Mesudiye ilçemizde 2 bin 500 kilogram siyez buğdayını toprakla buluşturduk. Mesudiye ilçesinde ekim yapan üreticilerimiz ortaya çıkan üründen oldukça memnun kaldılar. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyemiz Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Akkuş ve Mesudiye ilçelerinde ekim yapılmak üzere toplam 17 bin 500 kilogram siyez buğdayı tohumluğu dağıtımı yaptık” diye konuştu.



Üretimi ilk kez yapıldı


Ordu’da onlarca çiftçi tarafından ilk kez siyez buğdayı ekimi yapıldığını söyleyen Başkan Güler, “Yapılan ekimlerle birlikte geçen yıla oranla siyez buğdayı ekim alanları yaklaşık 10 kat artmış olacak. Diğer buğday türlerine göre hastalık ve zararlılara daha dayanıklı, besin değerleri yüksek olan ata tohumu niteliğindeki Siyez buğdayının ilimizde ekim alanlarının yaygınlaştırılmasıyla hem atıl tarım arazileri değerlendirilmiş hem de üreten insanlarımız için yeni bir gelir kaynağı ortaya çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.


Mesudiye ve Akkuş ilçelerinde siyez buğdayı ekimi yapan çiftçiler ise kendilerine verdikleri desteklerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini ilettiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da buğday hasadı öncesi biçerdöverlerin bakımı yapılıyor Adana’nın Kozan ilçesinde buğday hasadı öncesi ürün kaybının önüne geçmek için biçerdöverlere bakım yapılıyor. Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen buğday için hasat dönemi bayramın ardından başlayacak. Hasat öncesi de çiftçiler biçerdöver bakımlarını yaptırıyor. Kozan Sanayi Sitesi’nde bakımı yapılan biçerdöverler için ustalar titizlikle çalışıyor. Bu yıl yüksek rekolte beklenen buğdayda ürün kaybının önüne geçilmesi açısından biçerdöverlere bakım büyük önem taşıyor. "Tarlalarda yürüyen fabrika" Ustalardan Cemil Can Yıldız, makinelerin bakımının titizlikle yapıldığını söyledi. Yıldız, "Tarlalarda yürüyen fabrika" olarak nitelendirdiği biçerdöverlerde rekolte kaybının en aza indirilmesi için bakımın büyük önem taşıdığını ifade etti. Yıldız, "Artık son dönemlere geldik. Çiftçimizin az zayiat vermesi için bakımlar çok önemli. Sezonda herhangi bir arıza olmaması gerekiyor. Bu iş sezonluk olduğu için makinelerin arıza vermeden çalışması hem bizim hem de çiftçimizin yararına. Yangın tüplerinin dolu olması lazım. Özellikle zincir aksamı, kayış aksamı, bilye sistemi, motor yağ bakımları ile kırık ve çatlak kontrollerini yapıyoruz. Aksi takdirde hem çiftçi zarar eder hem biz zarar ederiz" dedi. "Bakım yapılmazsa zarar büyüyor" Bakımlı biçerdöverlerin verimi artırdığını belirten Yıldız, "Bakımlı ve bakımsız biçerdöver arasında dönüm başına yaklaşık 5 kilogram fark oluşabiliyor. Bu da geniş arazilere vurulduğunda büyük kayıp demek. Bu yıl verimlerin yüksek olmasını bekliyoruz. Çiftçinin zayiat yaşamaması için bakım şart. Bazı biçer sahipleri yağlamayı geciktiriyor ya da arızaları önemsemiyor. Bu da büyük zararlara yol açıyor" diye konuştu. "Aşırı ısınma yangın riski oluşturuyor" Biçerdöverlerin sürekli çalışan makineler olduğuna dikkat çeken Yıldız, aşırı ısınmanın yangına neden olabileceğini kaydederek, "Tarlalarda eski döven taşları, çakmak taşlarıyla karşılaşabiliyoruz. Bunlar da yangın riskini artırıyor. Çevre ilçelerden de yoğun talep var. Genel itibarıyla bakımları tamamladık. Bir biçerdöverin ortalama bakım maliyeti 100 ila 150 bin lira arasında değişiyor. Makine ne kadar hor kullanılırsa maliyet o kadar artıyor, ne kadar dikkatli kullanılırsa o kadar düşüyor" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem’in babası: "Bayram geldi ama bize bayram gelmedi" Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerden Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, bayramın kendilerine gelmediğini belirterek, "Bizim en büyük talebimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması" dedi. Kahramanmaraş Valiliği tarafından düzenlenen mevlit programıyla okul saldırısında hayatını kaybedenler anıldı. Program sonrası saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki 5’inci sınıf öğrencisi Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, toplumun ailelerin verdiği desteğin kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade ederek, "Çocuklarımız bize yük olmadan gitti. Bu toplum onların her şeyini düşündü. Allah bu milletten razı olsun. Biz babamızı kaybettiğimizde bile bu kadar ağır bir acı hissetmedik. Evlat acısı çok başka. Çocuklarımızın ve öğretmenimizin bu toplumun kalbine girdiğini görüyoruz. Milletimizin sahip çıkması bize güç veriyor" dedi. Verilen desteğin devam etmesini istediklerini belirten Güngör, "Bizim en büyük talebimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması. Daha 10-11 yaşında çocuklardı. Hayalleri, gelecekleri vardı. Hepsi yarım kaldı, çalındı. Bir anne ve babanın isteği, evladının adının yaşatılmasıdır. Geride kalan aileler iyi değil. Bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Evlerde insanlar saatlerce uyuyor, toparlanmaya çalışıyor ama acı çok büyük. Biz ailelerle sürekli görüşüyoruz. Toplumumuzdan isteğimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması. Milletimizin desteğini gördükçe ayakta kalmaya çalışıyoruz. Evlat kaybetmek kolay değil. Bu süreçte yanımızda olan herkesten Allah razı olsun" diye konuştu.
Adana Kaskını çıkarınca yakayı ele veren hırsız: "Borçlarım vardı" Adana’da yüzünü kaskla gizleyerek cep telefonu bayisini soyan şahıs, minibüse binmeden önce kaskını çıkarınca yakalandı. Polis operasyonuyla gözaltına alınan zanlı tutuklandı. Tutuklanan şüphelinin, "Borçlarım vardı, bu sebepten yaptım" dediği öğrenildi. Olay, Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Yusuf T., gece saatlerinde girdiği cep telefonu bayisinden 4 taşınabilir şarj cihazı, 4 cep telefonu, 8 kablosuz kulaklık, 2 tablet ve 5 bin TL çaldı. Çalınan ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 150 bin TL olduğu öğrenildi. Sabah iş yerine gelen işletme sahibi Fırat A., hırsızlığı fark ederek durumu polise bildirdi. Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Şüphelinin elindeki poşetle yaklaşık 5 kilometre yürüdüğü, minibüse binmeden önce farklı bir noktada kaskını çıkardığı belirlendi. Polis, kasksız görüntülerden şüphelinin kimliğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan Yusuf T.’nin emniyetteki sorgusunda, "Borçlarım vardı, bu sebeple hırsızlığı yaptım" dediği öğrenildi. Çalıntı ürünleri satın aldığı belirlenen Ali Can K. hakkında "hırsızlık malı satın almak" suçundan işlem yapıldı. Ele geçirilen ürünler iş yeri sahibine teslim edilirken, adliyeye sevk edilen Yusuf T. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Bursa Boğazına saplanan 5 santimlik kemik öldürüyordu Bursa’da yediği et yemeğinin kemiği boğazına kaçan kadın, ölümden döndü. Boğazında yan bir şekilde takılan kemik sebebiyle su dahi içemeyen 65 yaşındaki kadına apar topar müdahale ederek hayata döndüren Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Pekgöz, Kurban Bayramı öncesi et tüketiminde dikkatli olunması konusunda da vatandaşları uyardı. Bursa’da et yerken boğazına yaklaşık 5 santimetrelik kemik parçası kaçan N.K. (65), yaşadığı şiddetli ağrı ve yutkunamama şikayetleri sebebiyle apar topar hastaneye kaldırıldı. Yemek borusuna saplanan keskin kemik parçası, gerçekleştirilen endoskopik müdahaleyle çıkarıldı. Ölümden dönen N.K.’nın ameliyatını gerçekleştiren Özel Doruk Nilüfer Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Pekgöz, "Hastamız yemek yerken aniden gelişen boğazda batma, ağrı ve yutamama şikayetleriyle acil olarak hastanemize başvurdu. Birkaç kez yutması için su vermişler. Ancak hasta su dahi içemiyordu. Yaptığımız acil endoskopik incelemede yemek borusunun giriş kısmında yaklaşık 5 santimetre uzunluğunda, iki ucu keskin bir kemik parçasının yemek borusuna yan bir şekilde saplandığını gördük. Gerçekleştirdiğimiz başarılı endoskopik müdahaleyle kemik parçasını çıkardık" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Murat Pekgöz, özellikle et tüketimi sırasında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Pekgöz, "Kurban Bayramı ile birlikte et tüketiminin yoğun olduğu günlere giriyoruz. Kurban etleri parçalanırken kemiklere karşı dikkatli olunmalı. Bazı küçük parçalar etlerin arasında kalabiliyor. İnsanlar bayramın heyecanı ve coşkusuyla hızlı yemek yiyebiliyor. Bu da ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Yemek borusuna saplanan kemik parçaları hayati tehlike oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı. Pekgöz, "Kemiğin bu hastada gördüğümüz gibi olması durumunda yemek borusunda delinmelere, göğüs boşluğuna açılmalara ve hatta ölümcül sonuçlara sebep olabilir. Daha önce de benzer vakalarla karşılaştık. Hızlı müdahale hayat kurtarıyor. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden mutlaka bir hastaneye ve gastroenteroloji uzmanına başvurulmalı" diye konuştu.