SAĞLIK - 27 Ocak 2021 Çarşamba 14:15

Ergenlikte yapılan aşı rahim ağzı kanserini önlüyor

A
A
A
Ergenlikte yapılan aşı rahim ağzı kanserini önlüyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Sema Ağar Sezgin, 40 yaş altı kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser olan rahim ağzı (serviks) kanseri hakkında önemli bilgiler verdi. Sezgin, “Erken yaşta ilk cinsel ilişki, birden fazla cinsel partner varlığı, sigara içimi, kötü beslenme alışkanlığı (meyve ve sebzeyi az tüketmek) rahim ağzı kanseri riskini artırmaktadır. 9 ila 14 yaşlarındaki kız çocukları ve erkek çocuklarına aşı yapılması rahim ağzı kanseri riskini azaltmaktadır” dedi.


Rahim ağzı kanserinin önlenebilen bir hastalık olduğunu söyleyen Medical Park Ordu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Sema Ağar Sezgin, şu bilgileri verdi: “Rahim ağzı kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilir ve ölüm tamamen engellenebilir. Düzenli rahim ağzı kanseri taramasından geçen bir kadının rahim ağzı kanserinden ölmeyeceği söylenebilir. Serviks kanseri (rahim ağzı kanseri), rahmin alt kısmının kanseridir. Serviks, rahmin vajinaya açılan ve doğum esnasında genişleyen kısmıdır. Serviks kanseri; uzun süren, inatçı yüksek riskli HPV enfeksiyonu sonucu oluşmaktadır. HPV enfeksiyonu oldukça sıktır. Cinsel aktif kadınların yarısı yaşam boyu HPV enfeksiyonu ile karşılaşır. Serviks kanserine yol açabilen yaklaşık 15 HPV tipi ‘yüksek riskli HPV’ olarak tanımlanır. HPV tip 16 ve 18 pek çok yerde olduğu gibi Türkiye’de de servikal kanserlerle ilişkili en sık görülen iki yüksek risk HPV tipidir. Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu erken yaşta (16 yaştan önce) ilk cinsel ilişki, birden fazla cinsel partner varlığı, sigara içimi, kötü beslenme alışkanlığı (meyve ve sebzeyi az tüketmek) yüksek doğurganlık sayısı, düşük sosyoekonomik düzey rahim ağzı kanseri riskini artırmaktadır.”



Kanser belirti vermeden ilerliyor


Serviks kanserinin erken evrelerinde tipik olarak belirti olmadığını, en erken bulgunun rutin jinekolojik muayene esnasında ortaya çıktığını söyleyen Opr. Dr. Sema Ağar Sezgin, şöyle devam etti: “Muayene sırasında Pap smear veya HPV test sonucunun anormal olarak görülmesi rahim ağzı kanserinde tanı koymayı kolaylaştırıyor. Serviks kanseri oldukça yavaş gelişir, belirtisiz dönem yıllar sürebilir. Kanser öncesi dönemde tedavi şansı yüzde 100’e yakındır. Serviks kanserinin en önemli belirtisi ilişki sonrası kanamadır. Diğer belirtileri ise; düzensiz mens (adet) dönemleri arasında anormal vajinal kanama, cinsel ilişki sırasında ağrı, sırt, bacak veya kadın cinsel organlarının olduğu bölgede ağrı, yorgunluk, kilo kaybı, iştah kaybı, vajinal rahatsızlık veya kokulu akıntı, tek bir bacakta şişkinlik, idrar yaparken ağrı, sulu, pembe, soluk ve devamlı olan vajinal akıntılardır. Tarama ve erken teşhis ile tam tedavisi mümkün olan rahim ağzı kanseri, günümüzde kanserden ölüm nedenleri arasında çok gerilerde yer almaktadır.”



Erken yaşta aşı rahim ağzı kanserine karşı koruyor


Dünya Sağlık Örgütü’nün rahim ağzı kanserine karşı 9 ila 14 yaşlarındaki kız çocukları ve erkek çocuklarına aşı yapılmasını önerdiğini söyleyen Opr. Dr. Sema Ağar Sezgin, “HPV, 9 ila 14 (14 yaş dahil) yaş arası 2 doz HPV aşısı tavsiye edilir. 14 ila 26 (26 yaş dahil) yaş arası ise 3 doz HPV aşısı önerilmektedir. Günümüzde HPV’nin en çok kanser yapan tiplerine karşı geliştirilen ve koruyuculuğu yüksek olan aşılar mevcuttur. HPV aşısı canlı aşı değildir. Rekombinant bir aşıdır. Rekombinant aşılar mikroorganizmanın tamamı yerine küçük bir parçasını içeren aşılardır. Rahim ağzı kanserinde cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gibi farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.



Rahim ağzı kanserinden korunma yolları


Rahim ağzı kanserinin erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebildiği ve ölümün tamamen engellenebildiğini vurgulayan Opr. Dr. Sema Ağar Sezgin alınabilecek tedbirlerle ilgili şu önerilerde bulundu:


“30 yaşından itibaren tarama testlerini düzenli bir şekilde yaptırmak, güvenli cinsel ilişki konusunda eğitim almak, sigara kullanmamak, sebze ve meyvelerden zengin sağlıklı beslenmek rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir. Bugün rahim ağzı kanserinin yüzde 99.9’una HPV (Human Papilloma Virus) enfeksiyonu yol açmaktadır. HPV’nin tespiti erken dönemde rahim ağzındaki kanser öncülü değişikliklere işaret etmekte ve kanser teşhisini kolaylaştırmaktadır. Günümüzde HPV testleri rahim ağzı kanseri taramasında yer almaktadır. HPV testi rahim ağzı hücrelerinde virüsün tespiti esasına dayanan bir testtir. Ülkemizde ulusal kanser tarama standartlarına göre 30-65 yaş grubundaki her kadın 5 yılda bir HPV testi ile taranmakta, pozitif çıkan olgular Pap smear ile tekrar değerlendirilmektedir. Pap smear testi, dökülen rahim ağzı hücrelerin toplanıp incelenmesi esasına dayanan bir testtir. HPV testi ve smear alınması son derece basit ve ağrısız işlemlerdir. Anormal Pap smear sonuçları ortaya çıktığında kolposkopi denilen özel bir yöntemle rahim ağzı büyütülerek ve özel kimyasal ajanlar sürülerek incelenir. Gerektiğinde biyopsi alınır. Bununla birlikte, sadece rahim ağzı kanserleri için değil yıllık rutin olarak yaptırılacak kontroller birçok kanser türü ve diğer hastalıkların erken tespitinde ve bu sayede daha kolay tedavi edilebilmesinde çok önemlidir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.