GENEL - 28 Ocak 2021 Perşembe 10:12

1970’li yılların modasıydı, şimdi meslek yok oldu

A
A
A
1970’li yılların modasıydı, şimdi meslek yok oldu

Ordu’da yaşayan dokumacı ustası Metin Kul, dede mesleği olan ve 1970’li yılların modası olan dokumacılığı, babasından miras kalan makineler ile yapıyor.

Ordu’da yaşayan dokumacı ustası Metin Kul, dede mesleği olan ve 1970’li yılların modası olan dokumacılığı, babasından miras kalan makineler ile yapıyor. Teknolojiye yenik düştüğü için mesleği bırakan Metin Kul, şimdilerde ise hobi olarak dokuma ürünler üreterek, mesleğini yaşatıyor.


Altınordu ilçesinde yaşayan şuan 63 yaşında olan Metin Kul, ilkokul çağlarında ailesinin yanında başladığı dokumacılığı, kendisine meslek olarak seçti. Ortaokul yaşlarında makineleri kullanmaya başlayınca anne ve babasından dokumayı öğrenen Kul, ustalaşınca mesleğini sürdürdü. Aslen dede mesleği olan dokumacılığı, babasının kullandığı ve yadigar olan makineler ile; evlenip yuva kuran, 2 çocuk yetiştirip, yaklaşık 50 yıl boyunca geçimini sağlayan, Kul, son zamanlarda ise teknolojiye yenik düştü. İşi bırakan ancak makineleri hurdaya vermeye gönlü razı gelmeyen Metin Kul, şimdilerde ise hobi olarak dokuma ürünler yapıyor, bazı ürünlerin ise tamiratını hobi olarak gerçekleştiriyor.



“Hem annem, hem de babamdan öğrendim”


Dokumacılık mesleğini, 3 nesildir devam ettirdiklerini söyleyen Metin Kul, “Dokumacılık dededen gelen bir meslek. 1960’lı yıllarda babam bu mesleğe başladı. Biz de ilkokul çağlarında kendisine yardımcı oluyorduk. Daha sonra bu mesleği hem anne, hem de babamızdan öğrendik. Makinelerde ise ortaokul yıllarımda, boyum yetince çalışmaya başladım. Bu zamana kadar da getirmeye çalıştım” dedi.



“Teknoloji bizi etkiledi, baba yadigarı makinelere kıyamadım”


“Teknoloji bizi son dönemlerimizde etkiledi. Hem fiyatlar konusunda, hem de ürün bazında çeşitlilik anlamında çok farklı oldu” diyen Kul, “Bir dönem bıraktık ancak okullar trikolara döndüğünde babam ‘yeniden dokuyalım’ dedi. Sanayi makinelerini getirdik ancak kısa bir süre sonra teknoloji bizi yeniden bitirme noktasına geldi. Ben de hobi olarak devam ettirmeye çalışıyorum. Baba yadigarı olan makineleri hurdaya vermek işime gelmedi. Gücüm yettiğince ve gözüm gördüğünce insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Hem kendimi eğlendiriyorum, hem de insanlara faydalı olmuş oluyoruz” şeklinde konuştu.



“Eskiden günlük 20 sipariş alırdık, şuan bu meslekte ustalar olarak boş kaldık”


Dokumacı ustası Metin Kul, şimdilerde pek kullanılmasa da dokuma ürünlerin özellikle 1970 yıllarında çok popüler olduğunu ve insanların çok fazla talep gösterdiklerini ifade ederek, “1970 yıllarında en popüler ürünlerdi. O yıllarda günlük yaklaşık 20 tane sipariş alıyorduk. İnsanların giyim ihtiyacını, diğer az sayıdaki meslektaşlarımız ile bizler karşılıyorduk. Ordu’nun tüm kazak ihtiyacını biz temin ediyorduk, şimdiki gibi giyim mağazaları yoktu. Şuan bizler bu meslekte ustalar olarak boş kaldık, bizden sonra da yetişen yok maalesef. Biz, içlik, kazak, bere, süveterler gibi ürünler yapıyorduk” diye konuştu.



“Mesleğimizin ölmüş olmasına üzülüyorum”


Hobi olarak yaptığı ürünlerin kendisine mutluluk verdiğini kaydeden Kul, mesleğin kaybolmasının ise üzüntü verdiğini kaydederek, şunları söyledi:


“Bu meslek ile büyüdük. 5 kardeşimi de babam bu meslekle okuttu. Çocuklarımı da bu meslek ile okuttum ve birisi makine mühendisi, diğeri ise mimar oldu. Mesleğimizin ölmüş olması, küçük sanatkarların yok olmaya dönmüş olmasından dolayı üzüntü duyuyorum. Çünkü benden sonra bu mesleği yapacak usta kalmıyor diyebilirim. Bu meslek dokumayı bilen olabilir ama makineleri çalıştırıp arızlarını gideren kimse kalmadı. O yüzden Ordu için meslekte son ustayım diyebilirim. Teknoloji bir noktada sanatı bitiriyor, en kötüsü de zanaatın bitmiş olması.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.