- 03 Şubat 2021 Çarşamba 09:10

Salgın sürecinde bala talep arttı

A
A
A
Salgın sürecinde bala talep arttı

Ordu’nun Fatsa ilçesine yaşayan 45 yaşındaki Abdülkadir Yirmibeşoğlu, korona virüs salgını sürecinde bala talep arttığını söyledi.

Ordu’nun Fatsa ilçesine yaşayan 45 yaşındaki Abdülkadir Yirmibeşoğlu, korona virüs salgını sürecinde bala talep arttığını söyledi.


Fatsa’nın İslamdağ Mahallesi’nde yaşayan ve babadan kendisine kalan balcılık mesleğine devam eden Abdülkadir Yirmibeşoğlu, korona virüs salgını sürecinde bal satışlarının arttığını açıkladı. Özellikle Türkiye’nin birçok farklı şehirlerinden sipariş aldığını söyleyen Yirmibeşoğlu, "Balın bu salgın sürecinde de etkili bir rol oynadığı kanıtlanmıştır" dedi.



"Salgın sürecinde şifa kaynağı oldu"


Balın korona virüs nedeniyle vatandaşlar tarafından şifa kaynağı olarak tercih edildiğini ifade eden Abdülkadir Demir, "Korona salgın sürecinde bal tüketimi yapan vatandaşlarımızın virüsten etkilenmediğini bizlerde takip ettik. Özellikle bizlere ulaşan birçok insanımızın yaşanılabilecek bir salgından etkilenmemek için bal alma nedeniyle bizlere ulaşıyorlar. Tabii bu satışlarımızı bir yandan etkilerken, diğer yandan ise salgın sürecinde balın şifa kaynağı olduğunu da hepimiz görüyoruz" diye konuştu.



"Balcılık sabırlı bir meslektir"


Bal üretiminin sabırlı, bakım ve dikkat gerektiren bir meslek olduğunu dile getiren Yirmibeşoğlu, "Bal bakım gerektiren ve dikkat edilmesi gereken bir meslek. Tabii her bal, bal değildir. Kış aylarında arı uyuşuktur. Kış ayında kesinlikle arının kapakları asla açılmaması gerekir" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara merkezli sahtecilik ve dolandırıcılık operasyonunda 33 tutuklama Ankara merkezli 23 ilde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün iş ve işlemleri kullanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen sahtecilik ve dolandırıcılık soruşturması kapsamında gözaltına alınan 33 şüpheli tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, şüphelilerin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarla hiçbir ilişkileri bulunmamasına rağmen kendilerini Bakanlık çalışanı gibi tanıttıkları, Bakanlık antetli sahte belgeler düzenledikleri, gerçeğe aykırı sözleşmeler imzalattıkları ve şirketler kurarak organize şekilde hareket ettikleri iddia edildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin bu yöntemlerle 23 müştekiden toplam 642 milyon 853 bin TL haksız menfaat temin ettikleri, MASAK raporlarına göre ise şirketler üzerinden toplam 2 milyar 764 milyon 841 bin 922 TL para trafiği oluşturduklarının tespit edildiği belirtildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "nitelikli dolandırıcılık" ile "resmi ve özel belgede sahtecilik" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Ankara merkezli 23 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 118 şüpheliye yönelik işlem yapıldı. Soruşturma kapsamında 33 şüpheli tutuklanırken, 68 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Başsavcılık ayrıca, serbest bırakılan şüphelilere yönelik itirazların yapılacağını duyurdu.
Tokat TOGÜ’den Balkanlar’da akademik iş birliği hamlesi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi öncülüğünde Kosova’da düzenlenen 3’üncü Uluslararası İktisadi ve İdari Çalışmalar Kongresi, farklı ülkelerden akademisyenleri ve üst düzey temsilcileri bir araya getirdi. Kongrede, uluslararası akademik iş birlikleri ve bilimsel etkileşim ön plana çıktı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi himayesinde, Kosova ’Ukshin Hoti’ Prizren Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 3’üncü Uluslararası İktisadi ve İdari Çalışmalar Kongresi yoğun katılımla düzenlendi. 8 farklı üniversitenin paydaşlığında gerçekleştirilen kongreye, çeşitli ülkelerden akademisyenler, araştırmacılar ve üst düzey temsilciler katıldı. Kongreye Kosova Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Prof. Dr. Artane Rizvanolli, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Prizren Başkonsolosu Fatih Topçu, Ukshin Hoti Prizren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mentor Alishani, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’in yanı sıra çok sayıda akademisyen ve araştırmacı iştirak etti. "Güçlü ilişkiler kurabilen üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz" Programda konuşan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, kongrenin yalnızca akademik bir organizasyon olmadığını belirterek, ortak tarih ve kültürel bağların da güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Balkan coğrafyasında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, kendilerini adeta kendi topraklarında hissettiklerini söyledi. TOGÜ’nün uluslararasılaşma vizyonuna dikkat çeken Yılmaz, "Bugün Tokat’tan Balkanlar’a, Asya’dan Avrupa’ya uzanan akademik iş birlikleriyle dünyanın birçok ülkesinde bilimsel etkinlikler düzenleyebilen, uluslararası kongreler gerçekleştirebilen ve küresel ölçekte güçlü ilişkiler kurabilen bir üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. Uluslararası iş birliklerinin yükseköğretim kurumları açısından önemine vurgu yapan Yılmaz, kongreye katkı sunan tüm paydaşlara ve farklı ülkelerden katılım sağlayan akademisyenlere teşekkür etti.
Ankara Torba kanun ile deprem bölgesinde yerinde dönüşüm yapılarına kolaylık sağlandı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, torba kanunla hayata geçirilen düzenleme ile deprem bölgesinde yerinde dönüşüm kapsamında inşa edilen yapılarda hibe ve kredi desteklerini güvence altına aldıklarını belirtti. Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yasalaştı. Bu kapsamda 7452 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un Ek 1’inci Maddesi’nde de değişikliğe gidildi. 6, 7 ve 9’uncu fıkralarında esaslı değişiklikler yapılarak, 10’ncu fıkra eklendi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremler sonucu mağdur olan hak sahiplerine verilen hibe ve kredilerin haczedilmemesi, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamaması yönünde düzenlemeler yapıldı. Devlet eliyle yapılan konut ve iş yerlerinin yanı sıra Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamındaki hibe ve kredi ile yapılan konut, iş yeri, samanlıkların üzerinde bulunduğu taşınmazların hak sahiplerine satışına yönelik uygulamaların hukuki kapsamı netleştirildi. Bu değişikliklerle hibe ve kredi ödeneklerinin tahsis edileceği bütçe, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na devredildi. Kanun kapsamında verilen hibe ve krediler için haciz, temlik, takas, rehin ve ihtiyati tedbir yasağı getirildi. "Yerinde dönüşüm kapsamında inşa edilen yapılarda hibe ve kredi desteklerini güvence altına aldık" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Torba kanununla hayata geçirdiğimiz düzenlemelerden biri de deprem bölgesinde yerinde dönüşümle inşa edilen yapılarla ilgili. Yerinde dönüşüm kapsamında inşa edilen yapılarda hibe ve kredi desteklerini güvence altına aldık. Hazine taşınmazlarında yüzde 10 peşin, 5 yıl faizsiz taksit imkânı getirdik. Kamu kaynaklarını korumak amacıyla da cayma ve iade uygulamalarına son verdik. Hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi. Yüzde 10 peşinat, 5 yıla kadar faizsiz taksit kolaylığı Hibe ve kredi destekleriyle üzerinde yapılaşma gerçekleştirilen Hazine taşınmazlarının rayiç bedelin yarısı üzerinden hak sahiplerine taksitli ve faizsiz satışına imkan tanındı. Buna göre hibe ve kredi destekleri ile üzerinde konut, iş yeri ve ahırlı konut yapılan ve yüzölçümü en fazla bin m olan Hazine taşınmazları, Hazine tarafından Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na bedelsiz devredilecek. Başkanlık, bu taşınmazları rayiç bedelin yarısı üzerinden peşin ya da yüzde 10’u peşin ödenmek üzere 5 yıla kadar taksitle ve faizsiz olarak satışını gerçekleştirilebilecek. Tahsil edilen tutarlar Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’na gelir kaydedilecek. Bu düzenleme ile mera, Hazine ve tespit harici alanlarda kendi imkanlarıyla yapı inşa eden afetzedelere üzerinde inşaat yaptıkları taşınmazı uygun şartlarla satın alma imkanı tanınırken, aynı zamanda kullandırılan kredinin geri ödenmesinin teminat altına alınması sağlandı. Kamu kaynaklarını koruma için cayma ve iade kabul edilmeyecek Devlet eliyle üretilen konutlardan anahtarını teslim alanların cayma ve teslim aldıkları konutlarını iade işlemlerinin önü kapatıldı. Bu sayede hak sahibinin teslim aldığı bağımsız bölümden vazgeçip, taşınmazı ikinci el konumunda kamu stokuna iade etmesi engellenmiş olacak. Yine düzenleme ile hak sahiplerince teslim alınmayan bağımsız bölümlerin Hazine’den Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na bedelsiz devri ve Başkanlıkça satışı/değerlendirilmesi imkanı tanındı. Başkanlık, söz konusu bağımsız bölümleri rayiç bedeli üzerinden ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinden istisna tutarak satabilecek. Satıştan elde edilecek gelir Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’na irat kaydedilecek. Alternatif olarak bu bağımsız bölümler, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki dönüşüm uygulamalarında değerlendirilebilecek. Yerinde dönüşüm projesinin kapsamı belirlendi Eklenen 10’uncu fıkra Ek 1’inci madde hükümlerinin yalnızca 6’ncı fıkra uyarınca hibe ve kredi desteği verilen yapılara yönelik uygulanmasını kapsar hale getirildi. Ayrıca istisnai olarak 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahiplerine teslim edilmek üzere Bakanlık tarafından üretilen yapılar bakımından 9’uncu fıkranın ilgili hükümlerinin uygulanmasına da devam edilecek.