ÇEVRE - 06 Şubat 2021 Cumartesi 10:11

Dünya sıcaklığındaki 1,6 derecelik artış felaketlere yol açıyor

A
A
A
Dünya sıcaklığındaki 1,6 derecelik artış felaketlere yol açıyor

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Aşkın, “Dünya sıcaklığında 1,6 derecelik bir artış söz konusu. Bu sıcaklık belki rakam olarak küçük gelebilir ama pek çok süreci etkileyen 1,6 derecelik sıcaklık farkı aslında, çok fazla süreci olumsuz etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkıyor" dedi.


Son yıllarda dünyada yaşanan ve kuraklık boyutuna ulaşan mevsimsel değişlikler, hayatı olumsuz yönde etkilerken, su kaynakları da kısmi olarak azalabiliyor. Tarımsal alanda olduğu kadar günlük hayatı da etkileyen kuraklığın, son rakamlara göre önümüzdeki yıllarda daha fazla etkisini göstereceği belirtiliyor. ODÜ Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Aşkın, dünya sıcaklığında 1,6 derecelik bir artış olduğunu, bu rakamın ise pek çok süreci olumsuz yönde etkileyebildiğini söyledi.


Kuraklığın, son günlerde sıkça bahsedilen yoğun bir şekilde görülen bir problem ve küresel manada gerçekleşen bir sorun olduğunu, dünyanın tümünü ilgilendirdiğini aktaran Prof. Dr. Tayfun Aşkın, “Özellikle küresel iklim değişikliği dediğimiz kavram, kuraklığın etkisini daha az hissettirecek veya daha fazla hissettirecek bir etkiye sahip. Dolayısı ile küresel manada çok fazla müdahale edemediğimiz bir iklimsel süreç olan, iklimsel bir döngünün ürünü olan ve günümüzde yaşadığımız kuraklık, hem şehirlerde hem de kırsal alanlarda tarımsal faaliyetleri olumsuz etkileyen bir problem olarak karşımıza çıkıyor” dedi.



“Ülkemiz, su kıtlığı çeken ülkeler arasına girmekte, kuraklık döneminde tarımsal faaliyetlerde bilinçli olunmak zorunda”


Prof. Dr. Tayfun Aşkın, tarımsal kuraklık kavramının da üzerinde durulması gereken bir husus olduğunu ifade ederek, “Çünkü tarım, suyu yüzde 75’in üzerinde kullanan bir sektör. Ancak tarım, suyu kullanan bir kesim olmasının yanında yapılan faaliyetlerle suyun muhafaza edilmesini ve toprakta depolanmasını da sağlayan bir sektör olarak görev yapabilmekte. Çiftçilerimiz ve içme suyunu tarımsal kullanan kesim, bu kuraklık dönemine giren günümüzde biraz daha dikkatli ve bilinçli olmak zorunda. Çünkü yapmış olduğu tarımsal faaliyetlerle suyu muhafaza edecek uygulamaları kullanmak zorunda. Çünkü artık ülkemiz, giderek su kıtlığı çeken, su kıtlığı yaşayacak ülkeler arasında girmekte” şeklinde konuştu.



“Dünya sıcaklığında görülen 1,6 derecelik artış, çok fazla süreci olumsuz etkiliyor”


Prof. Dr. Aşkın, 2030 yılında Türkiye nüfusunun 100 milyon olacağının öngörüldüğünü ve buna bağlı olarak da su kullanımının artacağını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Burada da bakıldığı zaman çok fazla bir zaman kalmadı. 1120 metreküp yıllık tüketim ile artık 1500 metreküp yıllık tüketim olan su kıtlığı çeken ülkeler durumuna geleceğiz. Şu anki göstergeler, 2016 yılında yapılan çalışmalarda, ilk iklim kayıtlarının tutulduğu 1880 yılları baz alındığında yani yaklaşık 300 yıllık bir süreç baz alındığında, dünya sıcaklığında 1,6 derecelik bir artış söz konusu. Bu sıcaklık belki rakam olarak küçük gelebilir ama pek çok süreci etkileyen 1,6 derecelik sıcaklık farkı aslında, çok fazla süreci olumsuz etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Tıpkı insandaki vücut sıcaklığının 1-2 derece arttığında yaşanan problemler gibi ortaya çıkıyor.”



"İzmir ve Giresun Dereli’de yaşanan del felaketi"


Dünya sıcaklığındaki artışın, yağış miktarlarında azalmalara yol açtığı gibi, bölgesel mevsimlerdeki değişiklere de neden olduğunu kaydeden Aşkın, “Farklı durumlar olarak da karşımıza çıkıyor. Yakın zamanda İzmir’de yaşanan sel felaketi, hemen yakın coğrafyamız Giresun Dereli ilçesinde yaşanan sel felaketi, iklimsel süreçteki agresifliklerden kaynaklanan bir durum. Çok şükür devletimiz gerekli tedbirleri alıyor ve almaya da devam edecektir. Özellikle bu ani yağışların ortaya çıkardığı can ve mal kayıplarının azaltılması ve sıfıra indirilmesi yönünde yoğun gayret içerisine girmiştir ve girecektir” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’da "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri başladı Konya’da bu yıl beşincisi gerçekleştirilen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri ‘Bir Sofrada Miras’ temasıyla başladı. İlk olarak Mevlana Müzesi’nde dua edilmesiyle başlayan program Ateşbaz-ı Veli Hazretleri Türbesi’nde tuz alma merasimiyle devam etti. Konya Valiliği himayelerinde; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve Meram Belediyesi iş birliğiyle Meram Şehir ve Yaşam Kültürü Müzesi’nde program düzenlendi. Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan, Türk Mutfağı Haftası’nın Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da, Konya mutfağının, Türk mutfağında geniş bir yer kapladığını belirtti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Türk Mutfağı Haftası’nın bu yılki ‘Bir Sofrada Miras’ teması son derece önemlidir. Konya’mız bu mirasın en güçlü temsilcisi olan şehirlerin başındadır. Selçuklu Darülmülkü olan şehrimiz, asırlar boyunca ilmin, irfanın, sanatın ve ticaretin merkezi olduğu gibi aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle Anadolu’nun en müstasna şehirlerinden bir olmuştur" dedi. Konya’nın hem fiziki hem de sosyal olarak geliştiğini ifade eden AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, şehrin her köşesinde ayrı bir etkinlik düzenlendiğini belirtti. Konya’nın sahip olduğu coğrafi işaretli ürünlerle gastronomi dünyasında seçkin bir yere sahip olduğunu kaydeden Vali Akın, "Tescilli lezzetlerimizin sayısındaki artış, bu kadim mirasın korunarak yarınlara aktarılması noktasındaki kararlılığımızın en somut göstergesidir. Her yıl üzerine koyarak, içerik ve nitelik bakımından daha da zenginleştirdiğimiz etkinliklerimizin çeşitliliği, bu yıl da organizasyonun küresel vizyonuna yakışır bir seviyeye ulaştığını kanıtlamaktadır. Atölye çalışmalarından yarışmalara, ikramlardan kültürel programlara kadar uzanan bu geniş yelpaze, Konya mutfağının yaşayan ve sürekli yenilenen canlı bir miras olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.
Sivas Sivasspor Divan Başkanı Ali Yavuz’dan camiaya birlik çağrısı Sivasspor Divan Başkanı Ali Yavuz, kulübün sahipsiz olmadığını vurgulayarak sürecin şeffaf şekilde yürütüldüğünü açıkladı. Yavuz, şehir protokolüyle yapılacak görüşmelerin ardından en kısa sürede yeni genel kurul tarihinin ilan edileceğini söyledi. Sivasspor Divan Başkanı Ali Yavuz, kulübün genel kurul sonrası divanda kalmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yavuz, sürecin sağlıklı şekilde yönetildiğini belirterek camiaya birlik ve destek çağrısında bulundu. Başkan Yavuz, açıklamasında şunları ifade etti: "Saygıdeğer yiğidolar; Sivasspor’un divanda kalması elbette istenecek bir durum değil, lakin bu ilk kez yaşanan bir durumda değil. Divanda kaldı diye karalar bağlamakta yersiz. Sivasspor ortada kalmadı, divanda kaldı. Divan kuruluda bu kulübün organlarından biri. Sivaspor’un kurumsal yapısı dimdik ayakta. Profesyonel çalışanları ve onlarca personeli işinin başında ve yapılacak her iş aksamadan yapılmakta. Divanı teşkil eden arkadaşlarımla birlikte genel kurul sonrası yol haritamızı belirledik. İki gündür Sivasspor üzerine sözü olanlar, yönetim için niyet besleyenler ve nabız yoklayanlar kim varsa görüşüyoruz. Yarın şehrimizin Şehrül Emini Sayın Belediye Başkanımız ve Sayın Valimiz ile bir araya geleceğiz. Onların tavsiyesini desteğini aldıktan sonra da en kısa zamanda Genel kurulu tekrar toplayacağımız tarihi ilan edeceğiz. Biz en kısa zamanda Sivasspor’u emin ellere teslim edeceğimizden eminiz. Sivasspor’u seven herkesi bu sürece destek vermeye davet ediyoruz."
İstanbul Vladimir Micov: "Taraftarlarımızdan hiçbir transfer veya kadro söylentisine itibar etmemelerini rica ediyorum" Galatasaray MCT Technic Sportif Direktörü Vladimir Micov, "Taraftarlarımızdan sezonun bu bölümünde ortaya atılan hiçbir transfer veya kadro söylentisine itibar etmemelerini rica ediyorum" dedi. Galatasaray MCT Technic Sportif Direktörü Vladimir Micov, son günlerde basında çıkan haberlerle ilgili açıklama yaptı. Micov, "Son dönemde basında ve dijital medyada, 2026/2027 sezonu kadro yapılanmamıza dair çıkan asılsız iddiaları ve spekülasyonları ben de yakından takip ediyorum. Teknik ekibimiz, oyuncularımız ve yönetimimizle birlikte tamamen önümüzdeki play-off müsabakalarına odaklandığımız bu dönemde, saha dışı gündemlerle takımımızın konsantrasyonunun bozulmasına asla izin vermek istemiyoruz. Taraftarlarımızdan sezonun bu bölümünde ortaya atılan hiçbir transfer veya kadro söylentisine itibar etmemelerini rica ediyorum. Bizim şu anki tek hedefimiz, tamamen sahaya ve oyuna odaklanarak 2025/2026 sezonunu Galatasaray’a yakışan en iyi noktada tamamlamaktır. Gelecek sezonun planlaması ve kadro yapılanmasıyla ilgili resmi ve doğru bilgilendirmeleri sezon bittikten sonra yalnızca kulübümüzün resmi kanalları aracılığıyla yapacağız. Şimdi spekülasyonları bir kenara bırakarak ve hep birlikte sahaya, hedeflerimize odaklanma zamanı. Play-off yolculuğumuzda taraftarımızın, takımımıza her zamankinden daha güçlü destek olacağına inancım tam" diye konuştu.