EĞİTİM - 27 Temmuz 2021 Salı 17:51

ODÜ’nün büyük başarısı

A
A
A
ODÜ’nün büyük başarısı

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında ilk sıraya yerleşti.

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında ilk sıraya yerleşti.


Lisans öğrencilerinin memnuniyet düzeylerinin ölçüldüğü ve uzaktan eğitim sürecinin de temel alındığı Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) 2021 Raporu sonuçlarına göre ODÜ, 125 devlet üniversitesi arasında 42’nci sırada yer alırken Karadeniz bölgesinde bulunan üniversiteler arasında 1’inci sıraya yerleşti.



Memnuniyet sıralamasında 42. sırada


Üniversite Araştırma Laboratuvarı (ÜniAr) kurucuları Prof. Dr. Engin Karadağ ve Prof. Dr. Cemil Yücel tarafından gerçekleştirilen araştırmaya 125 devlet ve 73 vakıf olmak üzere toplamda 198 üniversite dahil edildi. ODÜ, lisans düzeyindeki öğrencilerin memnuniyet düzeylerinin ölçüldüğü ve 42 bin 353 öğrencinin yer aldığı araştırmanın genel memnuniyet sıralamasına göre 71’inci, devlet üniversiteleri arasında ise 42’nci sırada yer aldı.



Her alanda büyük başarılar


Öğrenim deneyiminin tatminkarlığı, uzaktan eğitim alt yapısı, akademik destek ve ilgi, kurumun yönetim ve işleyişi, öğrenme imkanı ve kaynaklarının zenginlik düzeyi ile kişisel gelişim ve kariyer desteği alanlarında öğrencilerin memnuniyetlerini araştırıldığı TÜMA 2021 Raporu’nun sonuçlarına ODÜ, Karadeniz Bölgesi’nde bulunan 21 üniversite içerisinde ilk sıraya yerleşti. Araştırmanın diğer sonuçlarına göre ODÜ, ‘Öğrenim Deneyimi Tatminkarlığı’ sıralamasında 54’üncü, Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında 1’inci, ‘Uzaktan Eğitim Alt Yapısı’ sıralamasında 71’inci, Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında 2’nci, ‘Akademik Destek ve İlgi’ sıralamasında 98’inci, Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında 6’ncı, ‘Kurumun Yönetim ve İşleyişinden Memnuniyet’ sıralamasında 36’ncı, Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında 2’nci,’ Öğrenme İmkan ve Kaynaklarının Zenginliği’ sıralamasında 87’nci, Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında 3’üncü, ‘Kişisel Gelişim ve Kariyer Desteği’ sıralamasında 94’üncü, Karadeniz Bölgesi üniversiteleri arasında 2’nci sırada yer aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.