- 03 Ağustos 2021 Salı 13:01

85’lik Arif dede 63 yıldır bal satıyor

A
A
A
85’lik Arif dede 63 yıldır bal satıyor

Ordu’nun Altınordu ilçesinde, dede mesleği olan arıcılığı bal satarak devam ettiren 85 yaşındaki Arif Çerçil, 63 yılından beri bal satarak geçimini sağlıyor.

Ordu’nun Altınordu ilçesinde, dede mesleği olan arıcılığı bal satarak devam ettiren 85 yaşındaki Arif Çerçil, 63 yılından beri bal satarak geçimini sağlıyor.


Aslen Sivaslı olan 85 yaşındaki Arif Çerçil, dede mesleği olan arıcılık ile 7 yaşında tanıştı. Bir süre arıcılık ile uğraşan Çerçil, sonrasında ise Ordu’nun Altınordu ilçesine yerleşti. Burada arıcılık sektörüne devam eden Çerçil, hem ürettiği hem de satın aldığı balların satışını yapmaya başladı. Çerçil, Ordulu gezgin arıcıların farklı illerde ürettikleri balların satışını yaptıklarını belirtti.



“63 yıldan bu yana bal satıyorum”


Arıcılık ile çocuk yaştayken tanıştığını ve 63 yıldır bal satışı yaparak yaşamını devam ettirdiğini ifade eden Arif Çerçil, “Ben 7 yaşından bu yana arıcılık ve balların içerisindeyim, benim dede mesleğim. Burada da 63 yıldan bu yana bal satışı yapıyorum. Kendi arılarımız da var, üretim de yapıyoruz, üretenlerden de alıp satışlarını yapıyoruz. Şuan 2021 yılının hasatlarının gelmesine yaklaşık 20 gün var. Erzincan, Erzurum, Sivas, Kars, Bingöl, Muş, Bitlis, Hakkari gibi illere giden Ordulu arıcıların ballarını satıyorum. Bizim buralarda akasya balı, kestane balı, yaylalarımızdaki orman güllerinin balları oluyor. Fiyatlar arz ve talebe göre değişiyor. Süzme ballar, 30 liradan başlıyor 50 liraya kadar artıyor. Petekli bal 30, kara kovan balı ise 40-50 lira arasında değişiyor” dedi.



“Emekli olmama rağmen çalışıyorum”


“Arıcılık demek, Ordu demek ancak arıcılarımız bazen sahipsiz kalıyor” diyen Çerçil, “Arıcılarımız Türkiye’nin dört bir yanından dağın çiçeğini insanların sofralarına kadar getiriyor. Arıcıların üretim yapmaları konusunda biraz daha istikrar olması gerekiyor. Şuan her sektörde olduğu gibi arıcılıkta da üretim az, tüketim fazla. Ben kendim emekli olmama rağmen halen çalışıyorum, en güzel ibadet çalışmaktır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.