SAĞLIK - 22 Ekim 2021 Cuma 12:23

Kışın vazgeçilmezi kestane kansere karşı koruyor

A
A
A
Kışın vazgeçilmezi kestane kansere karşı koruyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, soğuk havaların sevilen yiyeceklerinden kestanenin tam bir şifa deposu olduğunu belirtti. Öztürk, “Kestane tüketiminin kansere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Ayrıca kan basıncını düzenler ve bireyi kalp ve damar hastalıklarından korur. Kalsiyum, magnezyum, manganez, fosfor, çinko ve potasyum gibi mineraller bakımından da zengin bir içeriğe sahiptir” dedi.



Kolesterolü düşürüyor


Kış aylarının vazgeçilmezi şifa deposu kestanenin kansere karşı koruduğunu ve demir, kalsiyum, magnezyum, manganez, fosfor, çinko ve potasyum gibi mineraller bakımından da zengin bir içeriğe sahip olduğunu vurgulayan Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, kestanenin faydaları hakkında şunları söyledi:


“Kestane aslında ne meyve ne de kuruyemiştir. Kestane bol lifli ve karbonhidratlı bir tohumdur ve genellikle tohumların yağ içerikleri fazladır. Ancak bu noktada kestane, zinciri kırıp yağ yerine bol karbonhidrat barındırmasıyla diğer tohumlardan ayrılır. Aynı zamanda vitaminden zengin olan kestane B1, B2, B9 ve C vitaminlerini de içinde bol miktarda barındırır. Kestane demir, kalsiyum, magnezyum, manganez, fosfor, çinko ve potasyum gibi mineraller bakımından da zengin bir içeriğe sahiptir. Diş sağlığı, kemikler ve kan dolaşımı için oldukça yararlıdır. Kalp damar hastalıklarından koruyucu özelliğe sahiptir ve kolesterolü düşürür. Aynı zamanda flavanoidlerden de zengin olan kestane, iyi bir antioksidan olup bizi serbest radikallerin olumsuz etkilerinden koruyarak kansere karşı koruma sağlamaktadır.”



“Diyetteyseniz günde 5 adetten fazla tüketmeyin”


3 adet büyük boy kestanenin ortalama 1 dilim ekmeğe eşdeğer kaloriye sahip olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Öztürk, “Yani bir oturuşta 15 kestane yediğinizde kendinizi 5 dilim ekmek yemiş ve vücudunuza 350 kalori almış olarak düşünebilirsiniz. Bu yüzden kilo kontrolü sağlamak adına günde 5 adedi geçmemeye özen gösterilmelidir. Özellikle karbonhidrat türevi olan nişastayı bünyesinde fazlaca barındıran kestane, kan şekerini orta hızda yükselten yani orta glisemik indeksli gıdalar sınıfında yer alır. Bu nedenle tüketimine özellikle şeker hastaları özen göstermeli, kan şekeri ve insülin takiplerine göre ayarlanan özel bir diyette kontrollü tüketmeleri sağlanmalıdır.” diye konuştu.



Haşlama yapılabilir


En sağlıklı kestane pişirme yönteminin haşlama yöntemi olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Öztürk, kestaneyi nasıl pişirebileceğimiz hakkında şu bilgileri paylaştı:


“Kestane tavada, fırında, közde pişirilebileceği gibi haşlama olarak da pişirilebilir. Hatta en sağlıklı kestane pişirme yöntemi haşlama yöntemidir. Çünkü bu yöntemle bir yandan nem oranı artan kestanenin bir yandan kalori değeri düşmektedir. Ancak bu miktarlar aynı gramaj değerinde kestaneyi göz önüne aldığımızda geçerlidir. Haşlama yöntemi ile pişirildiği için fazla tüketebileceğimiz anlamına gelmemelidir.”



Tavada kestane tarifi


"İlk önce kestanelerimizi güzelce yıkıyoruz. Ardından şişkin kısımlarından artı (+) şeklinde çok derine girmeden bir bıçak yardımıyla çiziyoruz (Ama siz dışa doğru bombeli karın kısmından yanlamasına uzun bir şekilde de çizebilirsiniz, o da gayet iyi sonuç veriyor.) Çizdiğimiz kestaneleri 2 saat suda beklettikten sonra tavaya atıp başka bir şey ilave etmeden pişiriyoruz. Kabuk kısımları siyahlayana kadar tahta bir kaşıkla 2-3 dakikada bir karıştırıyoruz. Daha sonra ise tavanın kapağını kapatarak kısık ateşte bir süre daha pişirip ocaktan tamamen alıyoruz. Suda bekletecek kadar vaktiniz yoksa eğer yaklaşık olarak 1 kg kestane için üzerine 1 çay bardağına yakın su ekleyerek de pişirebilirsiniz. Tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat etmeniz ve kan şekerini yükseltme hızını ayarlayabilmek adına 3-4 adet kestanenin yanında 1 çay bardağı kadar süt ya da yoğurt tüketmeniz yerinde bir tercih olacaktır."



Esmer pirinçli kestane pilavı:


"Adından anlaşılacağı üzere tarifimizde iki glisemik indeksi yüksek besini bir arada tüketmemek adına beyaz pirinç yerine esmer pirinci kullanıyoruz. Pilavımızda kullanacağımız kestanelerimiz haşlanmış olacağından yukarıdaki tarifteki gibi güzelce yıkayıp kestikten sonra haşlamaya atıyoruz. Pilavın altına soğanını ve yağını ekledikten sonra pirinci, kestaneleri, damak tadınıza göre dilerseniz dolmalık fıstığınızı ya da kuş üzümünüzü belki biraz pekmezi ve parlaklığı açısından birkaç damlalık limonu ekleyerek karıştırıp kapağını kapatıyoruz. Kısık ateşte yaklaşık olarak 15-20 dakika pişiriyoruz. Bu karbonhidrat deposu haline getirdiğimiz pilavınızı porsiyon kontrolüne dikkat ederek yanında sevdiğiniz bir et yemeği ile birlikte tüketmeniz glisemik indeksini dengelemek adına sağlıklı bir tercih olacaktır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Karabulut, Çanakkale’de incelemelerde bulundu Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Abdülkadir Karabulut Çanakkale’de çeşitli temaslarda bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Abdülkadir Karabulut, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan ve beraberindeki teknik heyet ile birlikte bir dizi inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Ayvacık ilçesini ziyaret ettiler. Program kapsamında ilk olarak Ayvacık Kaymakamı Mustafa Karali’yi ziyaret eden heyet, ilçede yürütülen tarımsal projeler ve Ayvacık Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi’ne yönelik stratejik planlamalar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmenin ardından heyet, Ayvacık Tarıma Dayalı İhtisas Sera (Jeotermal Kaynaklı) Organize Tarım Bölgesi sahasına geçerek incelemelerini sürdürdü. Devam eden altyapı çalışmaları ve yatırım süreçlerini yerinde inceleyen Genel Müdür Yardımcısı Karabulut projenin bölge tarımına sağlayacağı katma değer ve yürütülecek teknik çalışmalar hakkında detaylı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Tarım İl Müdürlüğüne ziyaret Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkadir Karabulut Çanakkale ili ziyareti çerçevesinde Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğünü ziyaret ederek İl Müdürü Ergün Demirhan ve idarecileri ile bir araya geldi. Toplantıda ’Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (Tucsap)’ kapsamında Çanakkale ilinde yapılan uygulamalar konusunda ayrıntılı sunum yapıldı. Ardından, Kırsal Kalkınma Yatırımları 2026 Yılı Hibe Destek Başvuruları, Tasarruflu Tarımsal Sulama Sistemleri Hibe Destek Başvuruları, yeni yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan çalışmalar, sonuçlanan tarım sayımı çalışmaları ve tarımsal veriler konularında ayrıntılı değerlendirme yapıldı. Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkadir Karabulut, İl Müdürlüğü idarecileri ve teknik personeline yapılan çalışmalardan ve gayretlerinden dolayı teşekkür etti. İl Müdürü Ergün Demirhan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkadir Karabulut’a teşekkürlerini iletti.
Gümüşhane Süleymaniye Mahallesinde taştan fışkıran ’Draba Çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane´nin tarih kokan sokakları ve devasa kayalıkları, baharın gelişiyle birlikte adeta altın rengine büründü. Şehrin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde, halk arasında "Dolama" çiçeği olarak bilinen Draba çiçekleri, sert kayaların arasından fışkırarak görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin kadim yerleşimi Süleymaniye Mahallesi, bugünlerde doğanın sıradışılığına tanıklık ediyor. Hiç toprak olmayan devasa kayalıkların göbeğinden fışkıran sarı Draba çiçekleri hem tarihi dokuyu süslüyor hem de görenlere taşın can bulmuş halini sunuyor. Gümüşhane´nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı Draba olan, yöre halkının ise "Dolama" çiçeği dediği bu özel tür, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahallenin yerlisi olan Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek bu görsel şöleni şu sözlerle anlattı: "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında Draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimliğe bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor." Yağmur bereketiyle taşlar bile çiçek açtı Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhanemize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (Dolama) Çiçeği Nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen Draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor. Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. (RE-ÖS-Y)
İstanbul Akenerji yılın ilk çeyreğinde 389 milyon TL net kâr açıkladı Akenerji, 2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel verimliliğin ve çeşitlendirilmiş üretim portföyünün desteğiyle 389 milyon TL net kâr ve 598 milyon TL FAVÖK elde etti. Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından Akkök Holding ve Çek enerji şirketi CEZ’in eşit katılımlı stratejik ortaklığı Akenerji 2026 yılının ilk çeyreğinde 4.7 milyar TL satış geliri elde etti. Şirketin FAVÖK’ü 598 milyon TL, net kârı ise 389 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket bu dönemde ayrıca, 180 milyon dolar tutarındaki anapara kredisinin 27 Mart 2026’da dolan vadesinin 1 yıl uzatılması konusunda Yapı Kredi Bankası ile anlaştı. "Zorlu piyasa koşullarında çeşitliliğin değeri ortaya çıktı" Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, "2026 yılının ilk çeyreği, Türkiye elektrik piyasası açısından özgün bir konjonktürde geçti. Hidrolojik koşullar yılın başından itibaren güçlü seyretti, yalnızca Şubat ayındaki yağış miktarı 2010’dan bu yana rekor kırdı. Geçen yılın aynı dönemine göre, barajlı HES üretimini yüzde 70, toplam hidroelektrik üretimini ise yüzde 60 oranında artırdı. Bu arz bolluğu, doğal gaz tarifelerindeki yüzde 24’lük artışa karşın Piyasa Takas Fiyatları’nı TL bazında yüzde 21, dolar bazında ise yüzde 33 aşağı çekti" dedi. Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Düşük fiyat ortamı, doğal gaz santrallerinin ekonomik çalışma koşullarını da kısıtladı; bu durum yalnızca Akenerji için değil, portföyünde doğal gaz santrali bulunan diğer elektrik üreticileri için de geçerliydi. Bununla birlikte, güçlü hidrolojik koşullardan optimum seviyede yararlandık. Hidro santrallerimiz bu çeyrekte güçlü bir performans sergileyerek termik taraftaki kısıtı önemli ölçüde telafi etti ve konsolide finansal sonuçlarımıza olumlu katkı sağladı." "Finansal esnekliğimizi koruyoruz" Akenerji CFO’su Özge Özen Aksoy ise "4.7 milyar TL satış gelirimiz ve 598 milyon TL FAVÖK’ümüz, piyasa koşullarına rağmen üretim ve ticari operasyonlarımızdaki istikrarın devam ettiğini ortaya koyuyor. 2026’nın tamamında üretim verimliliği, ticari faaliyetlerin genişlemesi ve finansman yapısının güçlendirilmesi odaklı stratejimizle finansal performansımızı daha da iyileştireceğimize inanıyoruz. Proaktif nakit ve borç yönetimimiz sayesinde finansal esnekliğimizi sürdürüyor, önümüzdeki dönemlerde de bu disiplini korumayı hedefliyoruz" dedi.
İstanbul Beylikdüzü’nde yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler: Hastaya şiddet ve tükürme kamerada Beylikdüzü’nde bulunan bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’ta bulunan Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygulurken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü. "İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor" Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmemden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere gerekli şekilde verdim. Zaten kurumumuz kurucumuz değiştiğinden beri mobing uygulanıyordu ve personellerine karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler diyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu. (ŞT-RU