ASAYİŞ - 29 Aralık 2022 Perşembe 14:32

Dolandırıcılara 380 bin TL kaptırdı

A
A
A
Dolandırıcılara 380 bin TL kaptırdı

Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan bir kişi, kendisini arayarak polis, jandarma ve savcı olarak tanıtan dolandırıcılara sattığı ev ve aracın parası olan 380 bin TL’yi kaptırdı.

Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan bir kişi, kendisini arayarak polis, jandarma ve savcı olarak tanıtan dolandırıcılara sattığı ev ve aracın parası olan 380 bin TL’yi kaptırdı.


Altınordu ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki emekli Haydar Göltaş bir süre önce emekli oldu. Haydar Göltaş, yeni yatırım yapmak için aracını 100, evini ise 650 bin liraya sattı. Noterde aracının devir teslim işlemlerini yaptıktan sonra Haydar Göltaş’a ulaşan telefon dolandırıcıları, kendilerini jandarma olarak tanıtarak, oğlunun bir suça karıştığını söyledi ve para talep etti. Dolandırıcılar ile uzun süren konuşmaların ardından Göltaş, sattığı aracın parası olan 100 bin TL’yi onlara gönderdi.


Bir süre sonra yine arayan dolandırıcılara yeniden 250 bin TL gönderen ve sonrasında da 30 bin TL havale yapan Göltaş, toplamda 380 bin TL dolandırıldığını fark etti. Haydar Göltaş emniyete giderek dolandırıcılar hakkında şikayetçi olurken, kendisini arayan dolandırıcıların telefonuna ise ulaşılamadı.



“Oğlumu da arayıp tehdit etmişler”


Toplamda 3 kez, 3 ayrı hesaba toplamda 380 bin TL para gönderdiğini iddia eden Haydar Göltaş, “17 Aralık tarihinde aracımı sattım. Satışı verince beni aradılar ve polis, jandarma ve savcı olduklarını söylediler. Peşimde dolandırıcı olduğunu söylediler. Ben de yardımcı olmak adına dediklerini yaptım. O anda da oğluma ulaşmışlar, oğlum bana evde polislerin olduğunu söyledi. Bunların hepsi yalanmış, oğlumu tehdit etmişler ve ‘dediklerimizi yapmazsan babanı öldürürüz’ demişler. Ben de yakalansınlar diye 100 bin TL havale yaptım” dedi.



“Evim gitti, arabam gitti çok mağdur oldum"


“Dolandırıcılar ile konuşurken evi sattığımı da öğrendiler ve bu paranın da peşine düştüler” diyen Gültaş, “Oğlum ile yeniden görüştük ve onu da korkutarak konuşturmuşlar. Ev parasından 250 bin TL de emlakçının hesabından gönderdik. Konuşma üzerine evde 10 ve 20 bin TL’lik altın odluğunu söyledim. O paraları da oğlumda istiyorlar ve Perşembe ilçesine kadar oğlum bunları götürüyor. Orda altını satıyor ve parayı havale yaptırıyorlar. Evim gitti, arabam gitti çok mağdur oldum. Kimse kanmasın, polis, jandarma ve savcı olarak konuşanlara kimse inanmasın. Bunlar hepsi dolandırıcı, yetkililerden yardım bekliyorum. Ben dolandırıldığımı kızım sayesinde anladım. Adliyede jandarma bunlarla konuştu, onlar bile anlayamadı. Bu esnada canıma bile kıymak istedim. Kimse kanması, bunların hepsi vatandaşı cep telefonu ile dolandırmaya çalışan kişiler. Benim beynimi yıkadılar, ben emekliyim, ne yapacağımı bilmiyorum” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.