POLİTİKA - 02 Ocak 2023 Pazartesi 12:09

15 yıldır bozulmayan yol

A
A
A
15 yıldır bozulmayan yol

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde 15 yıl önce test amaçlı döşenen milli ürün ’bor’lu beton yol, aradan geçen yıllara rağmen en küçük bir aşınma göstermedi. 15 yılda üç kez asfalt çalışması yapılan yolda, ’bor’lu betonun bulunduğu bölüm, bütün doğa şartlarına rağmen ilk gün gibi özelliğini koruyor.


Başkan Güler’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde 2007 yılında test amaçlı olarak Ordu-Ulubey karayolunun 6. kilometresine döşenen bor karışımlı beton asfalt, döşendiği ilk günkü gibi duruyor. Yoğun yağmurlu ve sert geçen Karadeniz ikliminde 15 yıl boyunca üzerinden geçen ağır vasıtalara rağmen en küçük bir aşınma göstermeyen bor karışımlı beton yol, zift karışımlı asfalta adeta meydan okudu. Aynı güzergahta 15 yıl içerisinde üç kez asfalt çalışması yapılırken, borlu beton asfaltın bulunduğu 1 km’lik bölümde bugüne kadar çalışma yapılmasına gerek görülmedi.



İlk günkü gibi duruyor


2007 yılında serimini yaptıkları borlu beton yolun 15 yıl boyunca en küçük bir aşınma göstermeden hizmet vermesinden memnun olduğunu belirten Başkan Güler, “Türkiye’de ilk defa borlu çimento uygulamasını 2007 yılının Eylül ayında yapmıştık. Üzerinden tam 15 yıl geçti. Bugün yaptığım incelemelerde bu yolda en ufak bir aşınma görmedim, gayet sağlam. Yapıldığı zamanki gibi. Sağlamlık ve verimliliği ile aynı şekilde yapılabileceğini görmek açısından önemli bir gözlem yaptık. Bakanlığım dönemimde borlu çimentodan yaptığımız gidiş geliş toplamda 2 km olan yolda sağlıklı bir şekilde durmuş olduğunu gördük. Asfalt ile yapılan yolun kaç defa bakım gördüğünü düşünürsek borlu yolun ekonomik olduğunu ve aynı zamanda gelecek vaat ettiğini gösteriyor. Asfalt tamamen dışa bağımlı bir hidrokarbon ürünü. Halbuki çimento ve bor bizim taşımızdan toprağımızdan yapılıyor. Dışa bağımlılığı yok. Aynı zamanda aşınması yok gördüğünüz gibi 15 yıldır üzerinden ağır vasıtalar geçtiği halde herhangi bir aşınma yok” dedi.



40 yıl dayanıklı kalıyor


Bakanlık yaptığı dönemde Bor Enstitüsünü (BOREN) kurarak işlenmesini ve günlük hayatta kullanılmasını sağlayan, 40 yıl dayanma gücü bulunan, savunma sanayiinde, jet ve roket yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve genellikle kâğıt sanayinde kullanılan bor karışımlı beton, aynı zamanda barajlarda, uçak pistlerinde, depreme dayanıklı yapı ve yollarda da kullanılıyor.


Türkiye, dünya bor rezervinin yüzde 73 ile sahip bulunuyor. Geriye kalan bölümünü Rusya, Güney Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri elinde bulunduruyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.