- 05 Ocak 2023 Perşembe 15:39

Kazada ölen baba-oğul, Ordu’da toprağa verildi

A
A
A
Kazada ölen baba-oğul, Ordu’da toprağa verildi

Samsun’un Terme ilçesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden baba-oğul, Ordu’nun Ünye ilçesinde toprağa verildi.

Samsun’un Terme ilçesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden baba-oğul, Ordu’nun Ünye ilçesinde toprağa verildi.


Kaza, Samsun’un Terme ilçesi Samsun-Ordu karayolu Sanayi Kavşağı pirinç fabrikası önünde dün saat 07.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Metin Ataş idaresindeki 34 ENV 472 plakalı SUV tipi otomobil, araçları arıza yaptığı ileri sürülen ve yol üzerinde park halinde duran 52 AAS 990 plakalı otomobilin arkasında yaya olarak bekleyen Ömür Kaynar (72) ve oğlu Önder Kaynar’a (40) çarptı. Kazada çarpmanın şiddetiyle savrulan Ömür ve Önder Kaynar olay yerinde hayatlarını kaybetti. Ölen iki kişinin cansız bedeni otopsi için Terme Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


Hayatını kaybeden Önder Kaynar için görev yaptığı Ünye Belediyesi’nde tören düzenlendi. Önder Kaynar, son kez arkadaşların omzunda görev yaptığı belediye binası önüne getirilirken, ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarını tutamadı.


2 çocuk babası Önder Kaynar’ın kısa özgeçmişinin okunduğu törende konuşan Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı, “Kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar vardır. Bugün de öyle bir anı yaşıyoruz. Önder kardeşimiz, babasını rahatsızlığı nedeniyle Samsun’a tedaviye götürürken böyle elim bir kaza meydana gelmiş. Kıymetli evladımız Önder kardeşimiz hem de babası Ömer abimizi rahmeti rahmana uğurlamak durumunda kaldık. Cenab-ı Allah öncelikle hem evladımıza hem de abimize rahmetiyle muamele eylesin. Kıymetli ailesinin başı sağ olsun, Allah sabırlar versin. Mesai arkadaşlarımızın, şahsımın ve hepimizin başı sağ olsun. Biz kendisinden razıydık, Allah ondan razı olsun” dedi.


Burada alınan helalliğin ardından Ünye Müftüsü Hüseyin Okuş dua yaptı. Baba-oğulun cenazesi, öğle namazına müteakip İkizce ilçesinin Şenbolluk Mahallesi Şentepe Orta Camii’nde kılındı. Kılınan cenaze namazının ardından baba-oğul aile kabristanlığına defnedildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Söz verilen başka bir suçtan tutuklu sanık Yusuf İzzet Savaş, daha önceki ifadelerini tekrarladığını bildirerek, diyeceği bir şey olmadığını söyledi. Tutuksuz sanık Barış Kurt, "Ben bir akademisyenim hayatı boyunca sabıkası olmamış hiçbir suça karışmamış birisiyim. İlk gün organize şubede ifadem alınırken, bilgisayardan soru soruluyordu, ben her soruya cevap verdim. Ben Erkan Doğan adlı şahsı aramadım, mesaj atmadım. Bana daha fazla soru sorun ben cevap vereyim. Ben Erkan Doğan’ı dövmedim, dövdürmedim. Babamdan kalan mirasa bile tedbir konuldu. Ben örgüt üyeliğinden tutuklandım, hakkımı helal etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanık Kanber Keskin, "Beyanlarımda bir değişiklik yok ama hayatımda çok değişiklik oldu. Ben bu işe ek iş olarak başladım, tek suçum Bora Kaplan’ın mekanında güvenlik olarak çalışmış olmamdır. Biz Kaplan’ın mekanında çalıştık diye hain olduk, örgüt yöneticisi olduk. Çocuklarıma silah doğrultu, 1 sene boştan yere ceza yattım. Söyleyecek çok şeyim var ama dile getirmekte zorlanıyorum. 10 senedir belediyede güvenlik olarak çalışıyordum, işimden kovuldum" ifadelerinde bulundu. Keskin’in avukatının sorusu üzerine söz alan tutuklu sanık Sertçelik, "Ben ifademde de söyledim, beni zorla gizli tanık yaptılar. Ben olay tarihinde orada değildim HTS kayıtlarından nerede olduğum tespit edilebilir" dedi. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde savunma yapacak başka sanık bulunamayınca Mahkeme Başkanı, "Tanıklar için zorla getirme kararlarımız var" diyerek, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağırıldığını söyleyip Serdar Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, "Pazartesi gelecekler" cevabını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından söz alan tutuksuz sanık Ertan Yigen, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunduğunu söyledi. Tutuksuz sanık Murat Sağlam, "Ben valelik yatım, hiçbir suça karışmadım, mağdurum. Ben hiçbir suç örgütüne üye değilim. Gelecek kaygım var, beraatimi talep ederim" dedi. Tutuksuz sanıklardan Necdet Atilla Çiftçi ile Murat Altay ise mahkemeden beraatlerini talep etti. Mahkeme başkanı tanıkların hazır olduğunu ifade ederek dinleneceğini bildirdi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık O.Y, daha önce Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilgi ve teknoloji biriminde çalıştığını, Ayhan Bora Kaplan operasyonu sürecinde Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner’in amirleri olduğunu ifade ederek, "Mülakat odası olarak adlandırılan bir odaya ilişkin bilgim yok, yalnızca ifade alma odası vardı" dedi. Bora Kaplan’ın gözaltına alındıktan sonra işkence altında ifade verdiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgisinin ya da duyumunun bulunmadığını ifade eden O.Y, görev yaptığı birim nedeniyle bu tür konularla ilgisinin olmadığını, daha çok teknik işler ve bilgisayarlarla ilgilendiğini kaydetti. "Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim" Sertçelik’in yaralandığı tarihte hastaneye gittiklerinden bahseden tanık Ç.K., "Hastaneye gittik, geri döndük. Sonrasında amirlerim ‘tekrardan çıkıyoruz’ dedi. Tekrardan hastaneye gittik, doktorla ben görüşmedim. Görüşmeleri Ahmet Komiser yaptı. Serdar Sertçelik’i hiç görmedim. Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim. Doktorunda rapor almamız 5 dakika civarı sürdü" ifadelerinde bulundu. "Doktor rapora, ‘gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı" Olay tarihinde Organize Suçlarla Mücadele ekip amiri olarak görev yapan komiser tanık A.D., "Ben hastaneye giderek Sertçelik’i muayene eden doktorla rapor konusunda görüşme gerçekleştirdim. Hastaneye kendi ekibimle gittim. Doktor kemikte parçalı kırık olduğunu söyledi. Doktor, şahsın ayağı üzerine basarsa kalıcı hasar kalır şeklinde rapor hazırladı. Doktor rapora, ’gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı. Doktorun herhangi bir itirazı olmadı. Bizde hiçbir şekilde doktora baskıda bulunmadık, raporun hazırlanması da 5 dakika kadar sürmüştür" dedi. Tanık olarak dinlenen Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün çalışanı U.D., "Bir sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm ağzı bağlı değildi. İçini açmadan yüzeysel olarak baktım kağıt vardı ancak sert bir cisimdi. Recep beyin masasına bıraktım. Kargo olarak düşündüm, üzerinde isim yazmıyordu. Bu nedenle Recep beyin masasına bıraktım. Ancak Recep beyi arayıp bu durum hakkında bilgilendirme yapmadım" beyanlarında bulundu. Tanık U.D, diğer tanık M.Ö’yü tanımadığını, daha önce ofise gelmediğini belirtti. Sanık ve tanık beyanlarının ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.