SAĞLIK - 09 Mart 2023 Perşembe 12:35

Prof. Dr. Ali Kutlu: “5 saatten az uyuyan kadınlarda zatürre riski daha fazla”

A
A
A
Prof. Dr. Ali Kutlu: “5 saatten az uyuyan kadınlarda zatürre riski daha fazla”

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof.

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, “Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çoğu yetişkinlerde en uygun uyku miktarı, her gece 7 ila 8 saattir. 7 saatten az uyuyan insanların neredeyse 3 kat daha fazla soğuk algınlığı enfeksiyonuna yakalandığı, gecede 5 saatten az uyuyan kadınların ise neredeyse yüzde 70 daha fazla zatürre geçirme riskine sahip olduğu görülmektedir” dedi.


Medical Park Ordu Hastanesi İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, Türkiye’nin büyük bir kesimini etkileyen depremlerin sonrasında çok sayıda insanın gerek deprem korkusu, gerekse deprem sonrası kaygı ve üzüntüye bağlı ciddi uyku problemi yaşadığını söyledi. Prof. Dr. Kutlu, değişen dinamik modern yaşam koşulları, televizyon, elektronik aletler, akıllı telefonlar gibi sürekli doğal olmayan ışık kaynaklarına yoğun maruziyet nedeniyle kronik uyku problemlerinin çağımızda çok yaygın görülmesinin de uyku bozukluklarına neden olduğunu kaydetti.



“Sağlıklı uyku bağışıklık sistemini olumlu etkiliyor”


Uykunun, yaşamın üçte birini kaplayan, fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlık ve yenilenmiş bir şekilde güne başlayabilmek için temel rol oynayan, son derece aktif bir fizyolojik süreç olduğunu aktaran Prof. Dr. Ali Kutlu, “Özellikle yaşanan Covid-19 salgınında uykunun bağışıklık sistemimiz için de önemi daha iyi anlaşıldı. Bağışıklık sistemi enfeksiyonlara, kanser dahil kronik ve yaşamı tehdit eden hastalıklara karşı korunmak için hayati öneme sahiptir. Uyku sırasında gün içindeki aktivasyonlar için harcadığımız enerjinin bir kısmı bağışıklık sisteminin faaliyetlerine aktarılır ve bağışıklık için gerekli faktörlerin üretimi teşvik edilip, vücudun bu faktörlere karşı duyarlılığı artmaktadır” diye konuştu.



“Gece uykusu enfeksiyonlarla mücadelede çok önemli”


Prof. Dr. Ali Kutlu, uykuda bağışıklık sisteminin adeta enfeksiyonlarla mücadele için silah depoladığını ifade ederek, “Bu işlemin gündüz yapılması durumunda ruh ve beden sağlığımız için olumsuz etkileri olabilirdi. Bağışıklık sisteminin kullandığı sitokin denilen aynı zamanda hücrelerin birbirleriyle iletişimini sağlayan ve mikroplarla mücadeleyi yönlendiren bu protein yapıda silahların olumsuz etkilerini sınırlandırmak için uykuda melatonin salınımı pik yapar” şeklinde konuştu.



“Uyku, bağışıklık hafızasını güçlendiriyor”


Uykunun, beynin öğrenme ve hafıza pekiştirmesine yardımcı olduğu gibi bağışıklık hafızasını da güçlendirdiğini dile getiren Kutlu, “Uyku sırasında bağışıklık sistemi bileşenlerinin etkileşimi, tehlikeli antijenleri nasıl tanıyacağını ve bunlara nasıl tepki vereceğini hatırlama yeteneği güçlenir. Yeterince uyumadığınız dönemlerde enfeksiyonla savaşan antikorlar ve savunma hücreleri azalır. Deneysel çalışmalarda yetersiz uykunun aşı sonrası antikor oluşumunu yüzde 50 oranında azalttığı ve viral enfeksiyonlara yatkınlık oluşturduğu gözlenmiştir” ifadelerini kullandı.



“Az uyuyan insan daha çabuk hastalanıyor”


Az uyuyan hastaların daha çok hastalandığına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kutlu, “7 saatten az uyuyan insanların neredeyse 3 kat daha fazla soğuk algınlığı (rhinovirüs) enfeksiyonuna yakalanırken, gecede 5 saat veya daha az uyuyan kadınların ise neredeyse yüzde 70 daha fazla zatürre (pnömoni) geçirme riskine sahip olduğu görülmektedir” bilgilerini verdi.



“Bağışıklık sistemi kanserle mücadelede önemli rol oynuyor”


Bağışıklık sisteminin kanserle mücadele önemli bir rol oynadığını kaydeden Kutlu, şöyle devam etti:


“Tam uyku kısıtlaması yapılan kişilerde kanserle mücadelede çok önemli rolü olan doğal öldürücü hücrelerin (NK hücreler) sayısında belirgin azalma gözlenmesi ve toparlayıcı uyku sonrası bu hücrelerin normal seviyeye geri dönmesi, uykunun bedenin kanserle mücadelesindeki önemini şiddetle vurgulamaktadır. Epidemiyolojik çalışmalarda bazı kanser tiplerinin (kalın bağırsak prostat meme) 6 saat ve altında uyuyan insanlarda daha sık görüldüğü bulunmuştur. Bu ilişki öyle güçlüdür ki dünya sağlık örgütü uyku düzensizliğini muhtemel kanserojen olarak kabul etmektedir.”



“En az 7 saat uyku şart”


Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çoğu yetişkin insanlarda en uygun uyku miktarının her gece 7-8 saat olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Kutlu açıklamasını şöyle tamamladı:


“Gençlerin 9 ila 10 saat uykuya ihtiyacı vardır. Okul çağındaki çocukların daha fazla uykuya ihtiyacı olabilir. Uyku ve bağışıklık sistemi ilişkisi birçok soru bilinmezle birlikte son derece karmaşık ve çift yönlü etkileşime sahiptir. Yaşanan süreçte ciddi anksiyete ve uyku sorunları yaşayanların mutlaka psikiyatrik destek almaları, sağlıklı bir bağışıklık için de gereklidir. Hafif derede kaygı bozukluğuna bağlı uyku sorunu yaşayanlar gerginlik ve kaygıyı azaltıcı, uykuya dalmayı kolaylaştıran melatonin ve L-Theanin (yeşil çayda bulunan bir aminoasit) gibi son derece güvenli doğal destek ürünlerini tek başına veya birlikte yatmadan 30 dakika önce kullanabilirler.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale Belediye Başkanı Önal’dan mali tablo mesajı: ’Kasada 355 milyon lira var’ Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, belediyenin mali yapısının güçlü olduğunu belirterek Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu açıkladı. Yaz döneminde hizmet atağına hazırlanıldığını ifade eden Önal, kent genelinde asfalt ve kilit parke çalışmalarına ağırlık verileceğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem dışı söz alarak göreve gelişinin ardından geçen 2 yıllık süreci değerlendirdi. Belediye Meclisi’nin uyum içerisinde çalıştığını belirten Önal, alınan kararların oy birliğiyle gerçekleşmesinin kendisini memnun ettiğini ifade etti. Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreçte kentin sorunlarını çözmeye odaklandıklarını dile getiren Önal, birçok projenin hayata geçirildiğini, devam eden çalışmaların bulunduğunu ve bu yıl içinde tamamlanacak yeni projeler olduğunu söyledi. Önal, bu kapsamda kentin önemli ihtiyaçlarından biri olan Gasilhane’nin hizmete açılacağını, belediyenin ilk kreşinin faaliyete geçeceğini, Kaletepe ve Başpınar mahallelerinde yeni parkların yapılacağını belirtti. Ayrıca belediyeye ait sosyal tesislerin de uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti. Mali disipline dikkat çeken Önal, personel giderlerinin yasal sınır olan yüzde 40’ın altında olduğunu ifade ederek, belediyenin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkladı. Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu aktaran Önal, bu kaynaktan yıl içerisinde yaklaşık 106 milyon lira faiz geliri elde edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Önal, tasarruf ve doğru bütçe yönetimi ile biriktirilen bu kaynağın bir kısmının asfalt, alt yapı ve tamir işleri için kullanılacağını belirtti. Altyapı çalışmalarına da değinen Önal, içme suyu, kanalizasyon ve taşkın riskine yönelik çalışmaların öncelikli olduğunu belirterek, sık arıza veren hatların yenilendiğini ifade etti. Bu yıl Tahsin Yazıcı, Mustafa Keskin, Lefkoşe ve Plevne caddelerinde altyapı çalışmalarının yapılacağını kaydetti. 2 yeni sosyal tesisin ay sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Önal, biri Cumhuriyet Meydanı’nda, diğeri ise Büyükşehir Parkı arkasında yer alan tesislerin vatandaşlara ekonomik seçenekler sunacağını ifade etti. Park yatırımlarına da değinen Önal, geçen yıl 20 parkın yenilendiğini, bu yıl ise 4 yeni park için ihaleye çıkıldığını ve parklara şehitlerin isimlerinin verildiğini aktardı. Belediyenin araç filosuna da değinen Önal, toplam 44 aracın hizmete alındığını, mevcut araçların bakım ve onarımlarının düzenli yapılarak verimli şekilde kullanıldığını belirtti. Kentteki yol sorunlarının çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Önal, bakım süreci tamamlanan asfalt plentinin kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını, bu yıl 100 bin metrekare kilit parke ve 30 bin metrekare onarım çalışması yapılacağını söyledi. Eğitim alanındaki desteklere de değinen Önal, geçen yıl 1100 öğrencinin YKS ücretinin karşılandığını, bu yıl ise 997 öğrencinin sınav ücretlerinin belediye tarafından ödendiğini aktardı. Ayrıca ihtiyaç sahibi 742 aileye pazar desteği, 642 aileye eğitim desteği sağlandığını, geliri olmayan 161 aileye de düzenli yardım yapıldığını ifade etti. Son iki yılda toplam 300 öğrenciye ücretsiz LGS kursu verildiği de açıklandı. İlçe terminali ihtiyacına da dikkat çeken Önal, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yer arayışının devam ettiğini söyledi. Önal, konuşmasının sonunda meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür ederek, "2026 yılında da durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
Nevşehir CHP Genel Başkanı Özel’den Nevşehir’de altyapı ve turizm vurgusu CHP Genel Başkanı Özgür Özel "Nevşehir’e yılda yaklaşık 4,5 milyon turist geliyor. Ancak ortalama kalış süresi iki gün civarında. Bu sürenin uzatılması ve turizmin şehir ekonomisine katkısının artırılması gerekiyor" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Nevşehir’de partisince düzenlenen "Millet İdaresine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmada kentin ulaşım, turizm ve tarım başlıklarının yanı sıra ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nevşehir’in önemli bir turizm merkezi olduğuna dikkat çeken Özel, kente gelen turist sayısının yüksek olmasına rağmen konaklama süresinin kısa kaldığını belirterek, "Nevşehir’e yılda yaklaşık 4,5 milyon turist geliyor ancak ortalama kalış süresi iki gün civarında. Bu sürenin uzatılması ve turizmin şehir ekonomisine katkısının artırılması gerekiyor" dedi. Kentteki ulaşım sorunlarına değinen Özel, şehir içinden geçen ağır tonajlı araçların trafik yoğunluğu ve çevre sorunlarına neden olduğunu ifade ederek çevre yolu ihtiyacına vurgu yaptı. Nevşehir’e uygun bir çevre yolunun kazandırılmasının önemli olduğunu dile getirdi. Kapadokya bölgesinde turizm faaliyetlerinin yerel esnaf ve küçük işletmelere daha fazla katkı sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini belirten Özel, bölge ekonomisinin dengeli gelişmesinin önemine işaret etti. Tarım alanında da değerlendirmelerde bulunan Özel, Nevşehir’in üzüm, kabak çekirdeği ve patates üretimiyle öne çıktığını hatırlatarak üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasında ülke ekonomisine de değinen Özel, enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çekerek vatandaşların alım gücünün korunmasının önemine vurgu yaptı. Çalışanlar, emekliler ve çiftçilerin ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini ifade eden Özel, ekonomik dengelerin güçlendirilmesine yönelik adımların önemine değindi. Özel ayrıca gençlerin istihdamı ve çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik beklentilere dikkat çekerek, Nevşehir’in sahip olduğu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.