ÇEVRE - 16 Ekim 2023 Pazartesi 11:22

Karadeniz’in yeni zirvesi: Yoroz

A
A
A

Ordu’nun Altınordu ilçesinde bulunan Yoroz Kent Ormanı’nın 930 rakımlı zirvesine inşa edilen Panoramik Seyir Terası, Karadeniz Bölgesi’nin yeni zirvesi oluyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu, Giresun ve Trabzon’un ilçelerinin seyredilebildiği Yoroz’u halkın daha da çok kullanacağı bir alan haline getirdiklerini söyledi.

Ordu’nun Altınordu ilçesi Saraycık Mahallesi’nde bulunan ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde, Haziran 2006 yılında ‘Kent Ormanı’ olarak ilan edilen 930 metre yüksekliğindeki Yoroz’da, Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışmalar yapıldı. Yapılan düzenlemelerin ardından Yoroz, doğaseverler başta olmak üzere tatilcilerin, bisiklet ve ATV tutkunlarının, dağcılık ve kaya tırmanışı gibi sporlara merak saranların uğradığı nokta olmaya başladı.

Büyükşehir Belediyesi tarafından yürüyüş basamakları yenilenen, zirveye yakın bir alana kadar ulaşım sağlayan ve acil durumlar dışında araç trafiğine kapalı bisiklet yolu, at safari pistleri ve yürüyüş parkuru üzerine oturma bankları ile piknik masası yerleştirme çalışmalarının ardından son işlem olarak zirve noktasına Panoramik Seyir Terası’nın da yapılması ile çalışmalar tamamlandı.

Karadeniz’in yeni zirvesi: Yoroz

Açılış törenindeki gösteriler beğenildi

Yoroz Kent Ormanı düzenleme ve Panoramik Seyir Terası için zirve noktasında görkemli bir açılış töreni gerçekleştirildi. 930 rakımda düzenlenen açılış töreni halk oyunları gösterileri ile başladı. Tiyatro, bisiklet akrobasi gösterisi, pandomim ve dağcıların kaya tırmanışı gösterilerinin de yapıldığı açılışta en çok ilgiyi ise paramotor paraşüt ve serbest atlayış gösterisi gördü. Paramotorlarla gökyüzüne çıkan wingsuit sporcuları (yarasa adamlar) kendilerini metrelerce yükseklikten boşluğa bıraktı. Saatte 250 kilometre hızla Yoroz’un zirvesinden geçen yarasa adamlar ziyaretçilere heyecan dolu anlar yaşattı.

“Görülmeye değer bir yer”

Yoroz’da yapılan çalışmaları değerlendiren Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, ilin turizmine çok özel bir mekan kazandırdıklarını söyledi. Yoroz’u ‘görülmeye değer bir yer’ olarak nitelendiren Güler, “Yoroz’u halkın daha da çok kullanacağı bir alan haline getirdik. Yoroz, yükseklik açısından denize en yakın platformlardan. Bundan sonra Boztepe ile birlikte Yoroz’dan Ordu ve Giresun izlenebiliyor. 930 metrelik rakımda muhteşem bir manzara var. Daha önceleri buraya çok az kişi çıkıyordu şimdi ise yüzlerce kişi burada ve yeni bir destinasyon olacağını düşünüyoruz. Tabiatla iç içe çevreyi de bozmadan bu çalışmayı gerçekleştirdik. Öte yandan dağcılık sporu için de çok güzel mekanlar oluşturuldu. Görülmeye bir değer oldu” diye konuştu.

Konuşmaların ardından kurdele kesimi ile Yoroz Kent Ormanı’nda yapılan düzenleme çalışmalarının ve Panoramik Seyir Terası’nın açılışı yapıldı.

Vatandaşlar manzaraya hayran kaldı

Açılışa katılan ve birçoğu ilk kez Yoroz’a çıkan vatandaşlar, doğaseverler için harika bir yer olduğuna dikkat çekerek, panoramik terastan manzarayı izlemenin çok keyifli olduğunu belirtti. Çalışmaları beğendiklerini ifade eden vatandaşlar, Ordu’ya kazandırılan eser dolayısıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini iletti.

Yoroz’da düzenlenen açılış programına Ordu Valisi Muammer Erol, AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat ve protokol üyeleri katıldı.

Selim Kuşcu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizlili basın mensuplarına "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" eğitimi verildi Denizli’de yerel basına yönelik düzenlenen eğitim programında konuşan Yavuz Selim Köşger, dijital çağda dezenformasyonun hızla yayıldığını belirterek, "Üretilen her içerik yalnızca şehri değil, ülkeyi de temsil ediyor" dedi. Denizli’de yerel basın mensuplarına yönelik "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Denizli Valiliği ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programa basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak ve İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürü Sezgin Sağun katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan programda dijital haberciliğin dönüşümü, sosyal medya algoritmaları ve doğruluk ilkeleri ele alındı. Konuşmasında çağın "algı çağı" olduğuna dikkat çeken Vali Köşger, algının çoğu zaman gerçeğin önüne geçtiğini vurguladı. Dijitalleşmenin tüm alanlarda köklü değişimlere yol açtığını belirten Köşger, özellikle medya sektörünün bu dönüşümden en çok etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. Dezenformasyonun hızla yayılmasına dikkat çeken Köşger, "Doğru bilgi yerine yanlış ve yanıltıcı içerikler çok daha hızlı yayılıyor. Bu durumun oluşturduğu zararı telafi etmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor" dedi. Yerel basının sorumluluğuna vurgu yapan Köşger, üretilen içeriklerin doğru, güvenilir ve teyitli olması gerektiğini belirterek, "Denizli’de yapılan bir haber dünyanın her yerinde görülebiliyor. Bu nedenle her içerik yalnızca şehrimizi değil, ülkemizi de temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Malcolm X’in sözlerine de yer veren Köşger, medyanın algı oluşturma gücüne dikkat çekti ve manipülatif içeriklere karşı hassasiyet çağrısında bulundu. Program kapsamında "Sosyal Medyada Etkili İçerik Üretimi" ve "Algoritmalar Çağında Haber Üretmek (Gazetecilik 2.0)" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Eğitimde dijital çağda doğru bilgi üretimi, algoritmaların etkisi ve etik habercilik ilkeleri üzerinde duruldu.
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."