SAĞLIK - 16 Nisan 2025 Çarşamba 09:49

"Mide ağrısı kalp krizinin habercisi olabilir"

A
A
A
"Mide ağrısı kalp krizinin habercisi olabilir"

Kalp krizi belirtileri arasında yer alan mide ağrısının yanlış yorumlanabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adnan Köşüş, "Bu ağrılar, bazı durumlarda kalp krizinin habercisi olabilir. Özellikle 45 yaş üzerindeki bireylerde, diyabet hastalarında ya da daha önce kalp-damar hastalığı öyküsü olan kişilerde mide çevresinde hissedilen baskı, yanma ya da ağrı şikayetleri mutlaka kardiyak açıdan da değerlendirilmelidir" dedi.


Kalp krizi, çoğu zaman göğüs ağrısı, sol kola yayılan baskı ve nefes darlığı ile tanınsa da, bazı hastalarda bu klasik belirtiler görülmeyebilir. Medical Park Ordu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adnan Köşüş, özellikle mide bölgesinde hissedilen ağrının, kalp krizinin atipik bir belirtisi olabileceğini ifade ederek önemli uyarılarda bulundu.



"Mide ağrısı, kalpten kaynaklanabilir"


Halk arasında mide ağrısı ya da hazımsızlık gibi tarif edilen ağrıların, bazı durumlarda kalp krizinin habercisi olabileceğini dile getiren Uzm. Dr. Köşüş, "Özellikle 45 yaş üzerindeki bireylerde, diyabet hastalarında ya da daha önce kalp-damar hastalığı öyküsü olan kişilerde mide çevresinde hissedilen baskı, yanma ya da ağrı şikayetleri mutlaka kardiyak açıdan da değerlendirilmelidir" diye konuştu.



"Sessiz kalp krizleri daha sık görülüyor"


Kadınlarda, ileri yaştaki bireylerde ve diyabet hastalarında kalp krizinin sessiz seyredebildiğine dikkat çeken Köşüş, "Bu hasta gruplarında göğüs ağrısı olmaksızın yalnızca mide bulantısı, kusma, karın üst bölgesinde ağrı, soğuk terleme ya da ani yorgunluk gibi belirtilerle kalp krizi gelişebilir. Günlük pratikte sadece mide ağrısı ile tarafımıza başvurup kalp krizi geçiren hastalarımızı görüyoruz. Bu nedenle bu semptomlar sadece mide ya da sindirim sistemi hastalıkları ile ilişkilendirilmemelidir" ifadelerine yer verdi.



"Erken tanı ve hızlı müdahale hayat kurtarır"


Kalp krizinde erken tanı ve hızlı müdahalenin hayat kurtardığını belirten Köşüş, "Ağrının yeri mide olsa bile, eşlik eden terleme, nefes darlığı, bayılma hissi veya genel bir kötü his varsa, bu tablo mutlaka ciddiye alınmalı ve acil servise başvurulmalıdır. Kalp krizinde ilk 90 dakika, müdahale açısından kritik öneme sahiptir. Bu süre içinde yapılan bir anjiyo ya da balon stent işlemi, kalp dokusunun geri döndürülemez hasar almasını önleyebilir" şeklinde konuştu.



"Kalp krizi riskini azaltmak için öneriler"


Kalp krizi riskini azaltmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurgulayan Uzm. Dr. Köşüş, şu ifadelere yer verdi:


"Sigaranın bırakılması, tansiyon ve şeker hastalığının kontrol altına alınması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazanılması, kalp-damar sağlığını korumanın temelidir. Unutulmamalıdır ki kalp hastalıkları önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
Nevşehir Eşinin sözünü dinlemedi, 2,5 milyon TL’lik dolandırıcılıktan son anda kurtarıldı Nevşehir’de yaşayan İbrahim Şahin, eşinin tüm uyarılarına rağmen kendilerini polis olarak tanıtan telefon dolandırıcılarına inanarak bankadaki altınlarını bozdurdu. İnternet bankacılığı üzerinden 2 milyon 500 bin TL’yi dolandırıcıların hesabına göndermeye çalışan Şahin, banka görevlilerinin dikkati ve polis ekiplerinin zamanında müdahalesi sayesinde son anda büyük zarardan kurtarıldı. Olay, sabah saat 08.30 sıralarında başladı. İbrahim Şahin’i telefonla arayan ve kendisini polis memuru olarak tanıtan şahıs, sicil numarası ve dosya numarası vererek, güven kazandı. Yaklaşık 1,5 saat boyunca telefonda kalan dolandırıcılar, Şahin’i psikolojik baskı altına alarak banka hesapları, birikimleri ve mal varlığı hakkında bilgi aldı. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle bankada kiralık kasada bulunan altınlarını alan Şahin, bir sarrafta altınları bozdurdu. Eşi tarafından "Bunlara inanma, dolandırıcı olabilirler" şeklinde uyarılmasına rağmen paniğe kapılan Şahin, bozdurduğu altınlardan elde ettiği 2 milyon 500 bin TL’yi internet bankacılığı üzerinden dolandırıcıların verdiği hesaba aktarmaya çalıştı. Yapılan yüksek tutarlı işlemi şüpheli bulan banka yetkilileri durumu polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede bankaya gelen polis ekipleri, uzun uğraşlar sonucu İbrahim Şahin’i ikna etti. Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gönderilmek istenen paraya bloke konuldu. Dolandırıcıların saatler boyunca ’operasyon yürütüyoruz, seni takip ediyoruz, devlet adına işlem yapıyoruz’ diyerek baskı kurduğu, zaman zaman tehdit ve hakaretlerde bulunduğu öğrenildi. Yaşadığı korku nedeniyle sağlığının da bozulduğunu belirten İbrahim Şahin, eşinin sözünü dinlemediği için büyük pişmanlık yaşadığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.