GÜNDEM - 28 Ağustos 2023 Pazartesi 14:35

’Öldü’ diye haber yapıldı, ailesi bile inandı: Telefonları susmuyor

A
A
A
’Öldü’ diye haber yapıldı, ailesi bile inandı: Telefonları susmuyor

Ordu’da çay ocağı işletmesi bulunan 25 yaşındaki Fatih Temel hakkında sosyal medya hesaplarında yapılan ‘vefat etti’ paylaşımı ortalığı karıştırdı.

Ailesinin bile inandığı, saatler içerisinde yüzlerce telefon çağrısı alan Temel, kendisini sürekli arayan olduğu için anlık da olsa vefat ettiğini düşündüğünü söyledi.
Altınordu ilçesinde çay ocağı işletmesi bulunan 25 yaşındaki Fatih Temel hakkında dün bazı sosyal medya hesaplarında vefat ettiği paylaşımları yapıldı. Sosyal medya hesabına Temel’in tüm bilgileri ile cenaze tarihini ve ‘kalp krizi’ nedeniyle vefat ettiğini yazan sahte hesap ortalığı karıştırdı. Tanıyanlar gerçekten vefat ettiğini düşünürken, Fatih Temel sosyal medya hesaplarından durumu açıklasa da telefonların halen susmadığını, konuyla ilgili adli süreç başlatacağını belirtti.

“Telefonum susmak bilmedi”

Yanlış bir bilgilendirme yüzünden olayın büyüdüğünü ve yüzlerce telefon çağrısı aldığını söyleyen Fatih Temel, “Dün sabah saatlerinde uyuduğum esnada sürekli telefon trafiği başladı ve ilk başta aldırış etmedim, arkadaşlarım şaka yapıyor sandım. Sonrasında ailem de aradığında ağlıyorlardı ve ben de olayın ciddiyetinin farkına vardım. Bir tane sahte hesaptan Ordu’nun bir haber sayfasına benim vefat ettiğime dair yanlış bilgilendirme yapılmış ve sayfa sahibi de paylaşmış. Tabii yalan haber ama insanlar gerçek sanmış, bütün herkes beni vefat etti olarak düşünmüş ve bu esnada telefon susmak bilmedi. Hangisine cevap vereceğimi şaşırdım” diye konuştu.

“Vefat etmedim diye paylaşım yaptım ancak insanlar inanmadı, açıklama yapmaktan yoruldum”

Olayın asılsız olduğuna dair paylaşımlar yapmasına rağmen insanların halen inanmadığını söyleyen Temel, “Maalesef insanlar böyle saçma şeylerle uğraşınca ben de üzülüyorum, gereksiz şeyler. İnsanları ve gündemi meşgul etmiş olduk. İnsanlara açıklama yapmaktan yoruldum. Olayın asılsız olduğuna dair kendi sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlar yaptım ancak insanlar yazıyı okumaktan ziyade haberin başındaki yazıyı okuyarak vefat ettiğimi düşünmeye devam ettiler. Büyük bir yanlış anlaşılma oldu” ifadelerine yer verdi.

“Ailem bana ulaşamadığı için olayı gerçek sanmış”

“Ailem çok üzüldü ve o esnada uyuduğum ve telefonlarına bakmadığım için zaten bana ulaşamamışlar ve kötü düşünmüşler” diyen Fatih Temel, “Bu duruma onlar da çok üzüldüler. Bilgilerimi gönderen kişi tüm bilgilerimi biliyor, nerede yaşadığımı ve esnaf olduğumu da biliyor. Galiba beni tanıyan birisi diye düşünüyorum, konunun takipçisi olacağız ve adli süreci başlatacağız inşallah. İnsanlar beni sürekli arayınca ben de aynaya baktım ve ‘yaşıyor muyum?’ diye kendimi kontrol ettim. Telefon halen susmuyor, bazıları beni vefat etti sanıyor ama çok şükür hayattayım” şeklinde konuştu. 

Selim Kuşcu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Dikili Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi ünitesi hizmete giriyor İzmir Dikili Devlet Hastanesi, bünyesinde kurulan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi ile sağlık hizmetlerini genişletiyor. Yeni ünite, 6 Nisan 2026 itibarıyle ayaktan hasta kabulüne başlayacak. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, ünitenin günlük yaklaşık 100 hasta kapasitesiyle hizmet vereceği bildirildi. Böylece bölgedeki fizik tedavi ihtiyacının önemli ölçüde karşılanmasının hedeflendiği ifade edildi. Modern tedavi alanları oluşturuldu Yeni ünitede farklı tedavi ihtiyaçlarına yönelik donanımlı alanlar hazırlandı. Bu kapsamda; 2 elektroterapi odası, rehabilitasyon odası, parafin tedavi odası, whirlpool (su içi terapi) odası oluşturuldu. Kurulan altyapı ile hastalara kapsamlı ve çok yönlü fizik tedavi hizmeti sunulması planlanıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde birçok alanda tedavi hizmeti verileceği açıklandı. Ünitede; nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, geriatrik rehabilitasyon, romatizmal hastalıklar için tedavi süreçleri yürütülecek. Ayrıca bel, boyun, diz ve kalça rahatsızlıkları ile omuz ve dirsek problemleri başta olmak üzere kas-iskelet sistemi hastalıklarına yönelik uygulamaların da gerçekleştirileceği belirtildi. Sevk ihtiyacının azaltılması hedefleniyor Hastane Müdürü İbrahim Şimşek, yeni ünitenin bölgedeki sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracağını ifade etti. Ünitenin hizmete girmesiyle birlikte, hastaların farklı merkezlere sevk edilme ihtiyacının azalmasının beklendiği kaydedildi. Ayrıca Dikili ve çevresinde yaşayan vatandaşların fizik tedavi hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişim sağlamasının amaçlandığı bildirildi.
Kahramanmaraş Kendi yaptığı torna ile el emeğini sanata dönüştürüyor Kahramanmaraş’ta emekli vatandaş, almak istediği bir bilekliğin pahalı olmasıyla başladığı hobi serüvenini geliştirerek kendi yaptığı torna makinesiyle üretime başladı. Yaklaşık 10 yıldır el emeğiyle üretim yapan vatandaş, kurduğu amatör atölyede bileklikten tespihe, ahşap ürünlerden deri eşyaya kadar birçok ürün ortaya çıkarıyor. Kahramanmaraş’ta yaşayan emekli memur Mustafa Çot, hobisini zamanla geliştirerek kendi üretim araçlarını da yapmaya başladı. Fiyatlarının yüksek olması nedeniyle çözümü kendi imkanlarıyla üretmekte bulan Çot, küçük motorlar ve mandren kullanarak amatör bir torna sistemi kurdu. Mustafa Çot, bu sayede tespih başta olmak üzere birçok ürünü kendi atölyesinde üretmeye başladı. Pandemi döneminde evde geçirdiği zamanı fırsata çeviren Çot, üretim alanını genişleterek deri ve doğal taş ürünlere de yöneldi. Atık malzemeleri değerlendirerek oluşturduğu atölyesinde bileklik, tespih, kuksa, çerezlik ve deri cüzdan gibi birçok ürünü el emeğiyle hazırlayan Çot, zamanla çevresine de bu işleri öğretmeye başladı. Mustafa Çot, ürünleri kendisinin tasarlayıp yaptığını belirterek, "Bazı ürünleri dışarıda görüyoruz, hayranlıkla bakıyoruz ama ya pahalı buluyoruz ya da bulamıyoruz. Biz de farklı platformlardan takip ederek bunların yapımını öğrendik. Hem hobi oldu hem de stres atmamıza vesile oldu. Ortaya bir ürün çıkarmak gerçekten insana haz veriyor. Doğal taşlarla tanıştık. Bu taşları ham haliyle, işlemeden taka haline getirdik. Ahşaplardan kuksa yaptık, çerezlik yaptık. Evde kullanımı da çok hoş oluyor. Doğada vakit geçirmeyi seviyoruz. Dağlarda, ormanlarda yürüyüş yapıyoruz. Çantamızın kenarına bir kuksa koyuyoruz. Pınarlardan su içiyoruz, çayımızı, ayranımızı içiyoruz. Hem doğal hem sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Bir yürüyüşte andız ağacı ve meyvesiyle tanıştık. Daha önce andız tespihini duymuştuk ama nasıl yapıldığını bilmiyorduk. Onu da öğrendik" dedi. "El işiyle uğraşmak zihni dinlendiriyor" Bu işleri yapmaya yaklaşık 10 yıl önce başladığını belirten Çot, "Torna makinesi gerekiyordu ama fiyatlar yüksekti. Biz de küçük motorlar alarak, mandren bağlayarak kendi amatör tornamızı yaptık. Bir kaynakçı arkadaşımızdan destek aldık. O şekilde tespih yapmaya başladık. Zamanla geliştirdik. Pandemi döneminde evde kaldık. ’Ne yapabiliriz’ diye düşündük. Bu süreçte deriyle tanıştık. Deri nasıl kesilir, nasıl delinir öğrendik. Kendi cüzdanlarımızı, çantalarımızı yapabilecek duruma geldik. Sadece kendimize değil, çevremize de öğretmeye çalışıyoruz. Paracord bileklik yapıyoruz. Doğada çok işe yarıyor. Ayrıca makrome düğüm tekniğiyle evde salıncak bile yaptık. Herkes bir hobi edinmeli. Uzmanlar da söylüyor, el işiyle uğraşmak zihni dinlendiriyor. Gençler sadece telefon ve sosyal medyada vakit geçirmesin. Bir şeyler üretsinler. Bu işler hem terapi oluyor hem de isteyenler için gelir kapısı olabilir. İlaca gerek yok bu şeylerle uğraştığınız da kendinizi tedavi etmiş oluyorsunuz" dedi.