SPOR - 10 Eylül 2023 Pazar 15:30

Ordu semaları yamaç paraşütleri ile renklendi

A
A
A
Ordu semaları yamaç paraşütleri ile renklendi

Ordu’da, farklı ülkeler ile 7 ilden yaklaşık 75 sporcunun katılımı ile gerçekleştirilen yamaç paraşütü festivali renkli görüntülere sahne oldu. Şehrin ‘seyir terası’ olarak adlandırılan 530 metre yükseklikteki Boztepe’den kalkış yapan sporcular, yeşil ve maviliklerin arasında uçuş yaptı.


Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Sportif Havacılık Kulübü tarafından 8-10 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival çerçevesinde uçuşlar yapıldı. Festivalin ilk 2 günü hava muhalefeti nedeniyle uçuş yapamazken, son gün katılım sağlayan yaklaşık 75 sporcu gökyüzünü renklendirdi. 530 metre yükseklikteki Boztepe’den kalkış yapan ve yeşil ile mavinin arasında süzülen paraşütçüler, şehir merkezindeki kumsala iniş gerçekleştirdi.


“Ordu, yamaç paraşütü için dünyada 2’nci”


Ordu Sportif Havacılık Kulüp Başkanı Durmuş Şahin, festival çerçevesinde ilk 2 gün hava muhalefeti nedeniyle uçuşların yapılamadığını söyledi. Festivale 7 ilden 75 sporcunun katılım sağladığını söyleyen Şahin, “Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Böyle bir festivali düzenlediğimiz için kulübümüz ve Ordu adına çok mutluyuz. Ordu yamaç paraşütünde dünyada 2’nci sırada, teleferik, deniz, ulaşım ve karayoluyla çok nadir noktalardan bir tanesi olduğundan çok gözde bir mekan. Bu nedenle biz de festivalin ilkini gerçekleştirdik” diye konuştu.


Festivale Trabzon’dan katılım sağlayan yamaç paraşütü antrenörü Murat Günher, güzel bir uçuş yaptıklarını, Ordu’da özel olarak yapılan pistin çok güzel olduğunu, teleferik ve karayoluyla ulaşım olduğu için rahat bir uçuş gerçekleştirdiklerini söyledi.


Afyonkarahisar’dan festivale katılan sporcu Ozan Ceylan, geçen yıllarda da Ordu’da uçtuğunu, festivalin güzel geçtiğini söyledi. Ceylan, Ordu’nun yamaç paraşütü için de çok uygun bir il olduğunu sözlerine ekledi.


Köpeklerin paraşütçülere iniş izni vermemesi renkli görüntülere sahne oldu


Öte yandan 530 metre yükseklikteki Boztepe’den kalkış yapan ve bir süre sonra kumsala iniş yapan bazı motorlu paraşütçüler, bu esnada iniş alanında bulunan köpeklerin kendisine havlaması sonucu iniş yapamadı. Köpeklerin paraşütçüleri kovalaması renkli görüntüler oluştururken, çevrede bulunan vatandaşları ise tebessüm ettirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 17 yaşındaki Doruk’un Harvard yolculuğu Nakkaştepe’den başladı Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, Harvard Üniversitesi’nden kabul aldı. Dünyada ilk sıralarda yer alan üniversitelerden kabul alan okul arkadaşlarıyla başarılarını törenle kutlayan Doruk, merak duygusunu "Hezarfen" olma ruhuyla bir araya getirdiğini belirterek "Harvard’da yapay zeka ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek istiyorum" dedi. Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü’nde eğitim gören 22 öğrenci, Harvard, Imperial College London, Stanford gibi dünya sıralamasında ilk sıralarda yer alan üniversitelerinin kapısını araladı. Bilimden sanata, ekonomiden teknolojiye Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gençlerin başarısını görkemli bir törenle kutlandı. Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özge Aslan ve öğrencilerin katıldığı törende, başarıyı kutlamak için pasta kesildi. Nakkaştepe 50.Yıl Kampüsü Okul Müdürü Berrak Çebi bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Çebi, "Öğrencilerimizin Harvard, Imperial College London ve University College London gibi kurumlardan kabul alması, onları sadece sınav odaklı değil, sorgulayan dünya vatandaşları olarak yetiştiren vizyonumuzun bir yansımasıdır. Global Education Center birimimiz çatısı altında sunduğumuz mentorluk desteğiyle, her öğrencimizin kendi potansiyelini keşfetmesini sağlıyoruz. Bu gurur tablosu, azimle çalışan öğrencilerimizin ve onlara rehberlik eden öğretmenlerimizin ortak zaferidir" dedi. "Hazerfen ruhuyla Harvard’a" Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alan Harvard Üniversitesi’nden kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, çocukluğundan beri taşıdığı merak duygusunu "Hezarfen" olma idealiyle birleştirerek Harvad’a çok boyutlu bir akademik yolculuğa çıkmak istediğini belirtti. Doruk Çağlı, Harvard’daki asıl hedefini ve disiplinler arası çalışma tutkusunu şu sözlerle anlattı: "Ailem bana kariyer, kazanç gibi konuları düşünmeden önce her türlü yeni bilgiye nasıl yaklaşmam gerektiğini öğretti. Hezarfen olmak diyorlar bu duruma. "Bin bilen olmak." Ben de yaşantım boyunca buna inandım. Her şeyi inceledim, her şeye doğru soruları sormaya çalıştım. Bu değer Doruk’u şu andaki Doruk yapan en önemli faktörlerden biri oldu. Robotik seçimimdeki en önemli nokta da ne kadar fazla disiplinle bir arada çalışabildiği oldu. Merak etmek, gözlem yapmak benim için bu kadar önemli iken sadece bir konu üzerine yoğunlaşıp kendimi kalan hepsinden soyutlamak istemiyordum. Fakat robotik farklıydı. Herkesle her şeyle bağlayabiliyordum. Bir algoritma mı oluşturacağım? bilgisayar bilimi ve matematik Robotun tasarımı: malzeme bilimi ve mekanik. Doğadan mı esinleniyorum, biyoloji. Bu çalışmanın toplumlar tarafından nasıl algılanacağını mı öğrenmek istiyorum, sosyoloji. İnsan hakları ve yapay zekâ üzerine mi konuşacağız, o zaman hukuk ve felsefe. Robotik benim tam istediğim şey olmayı başarmıştı. Dünyanın hızla ikinci bir Rönesans’a doğru gittiğine inanıyorum ve bu nedenle disiplinler arası sınırların kalktığı bir eğitim modelini hedefliyorum. Harvard’da yapay zekâ ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek en büyük amacım." "Daha iyi bir dünya için vicdanımızın sesini dinlemeliyiz" Akademik hedeflerinin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle de öne çıkan Çağlı, üniversite yıllarında gönüllülük çalışmalarına ara vermeyeceğini vurguladı. YGA (Young Guru Academy) bünyesinde Urfa’dan Muş’a kadar pek çok şehirde sahalarda yer alan Çağlı, "Harvard’da eğitim alırken de en büyük fırsatları en dezavantajlı bölgelere ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğim. Eğer dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek istiyorsak, vicdanımızın sesini dinlemeliyiz" diyerek eğitimdeki asıl amacının toplumsal fayda olduğunu ifade etti. "Akademik olarak kendimi sınamayı tercih ettim" Imperial College London’dan kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi Alp Konuralp da finansal piyasalardaki karmaşık yapıları matematiksel modellerle çözme tutkusuyla fark oluşturdu. 7 farklı Advanced Placement (AP) dersinin tamamından en yüksek puanı alarak akademik başarısıyla dikkatleri üzerine çeken Konuralp, süreci şu sözlerle anlattı: "Ekonomiye olan ilgim, piyasadaki dalgalanmaların arkasındaki yapıyı anlama merakıyla başladı. Zamanla bu ilgiyi daha ileri taşıyarak stokastik volatilite üzerine kendi araştırmamı yürüttüm. Amacım, piyasalardaki belirsizliği sadece gözlemlemek değil, matematiksel olarak anlamlandırmaktı. Bu süreçte zorlandığım çok an oldu. Özellikle modellerin beklediğim gibi çalışmadığı, sonuçların tutarsız göründüğü dönemler, pes etmeyi düşündürdü. Ama tam da bu noktalar, en çok öğrendiğim anlar oldu. Akademik olarak da kendimi sınamayı tercih ettim. Bu sonuç, sadece yoğun çalışmanın değil, konuları ezberlemek yerine gerçekten anlamaya odaklanmanın bir yansımasıydı." UCLA ve King’s College London gibi saygın üniversitelerden de ekonomi alanında kabul almayı başaran Alp Konuralp, "Imperial College London’da ekonomi, finans ve veri bilimi alanında kendimi geliştirmeyi ve bu alanlarda derinleşmeyi hedefliyorum. Uzun vadede ise finansal sistemleri daha iyi anlayan ve bu sistemlere katkı sağlayan çalışmalar üretmek istiyorum. Benim gibi bu yolda ilerlemek isteyenler için en önemli önerim şu olur: Gerçekten merak ettiğiniz soruyu bulun. Çünkü sizi ileri götürecek olan şey, dış motivasyon değil, o soruya duyduğunuz takıntıdır" diye konuştu. "Sanatı besleyen şey yalnızca ilham değil, araştırmadır" Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü’nün öğrencisi Naz Doğa Gegeoğlu ise sanatsal başarısıyla illüstrasyon ve görsel sanatlar alanında Amerika, Kanada ve İtalya’nın en iyi sanat okullarından (Parsons, Pratt, SVA) burslu kabuller alarak başarıya imza attı. Sanatını kültürel kökleriyle harmanlayan ve Türk mitolojisinden esinlenerek hazırladığı portfolyosuyla dünya devlerinin dikkatini çeken Gegeoğlu, çocukluktan başlayan resim yapmaya ilgisinin daha sonra grafik, tasarım ve hikaye anlatmaya dönüşmesiyle devam eden yolculuğunu şu sözlerle anlattı: "İnternette birçok illüstratörün analiz videolarını izledim ve kendi eskiz defterlerimi oluşturdum. Zaman geçtikçe sanatımın yanı sıra başka branşlara yöneldim. Dadaist sanatçılar üzerine okuyor, farklı dönemlerin ifade biçimlerini analiz ediyorum. Ayrıca Türk mitolojisi kitaplarından ilham alarak hikâyelerime kültürel motifler ve karakterler katıyorum. Kendi kültüründen beslenmeyi bir "yeniden anlatma yolu" olarak gören Naz Doğa Gegeoğlu, küresel sanat dünyasındaki hedefini ise şunları söyledi: "Kültürümden beslenmek benim için sadece geçmişi hatırlamak değil, onu yeniden anlatmanın bir yolu. İleride illüstrasyon aracılığıyla bu hikâyelere ses vermek, çocuk kitapları ve oyun tasarımlarında yer alarak yeni kuşakların hem geçmişiyle bağ kurmasını hem de dünyayı daha bilinçli algılamasını sağlamak istiyorum."