GÜNDEM - 21 Haziran 2024 Cuma 14:08

Ordu’da teleferik yoğunluğu

A
A
A
Ordu’da teleferik yoğunluğu

Ordu’da, 530 metre yükseklikteki Boztepe’ye çıkmak isteyen vatandaşlar, teleferik istasyonunda yoğunluk oluşturuyor.


Ordu’da, Kurban Bayramı tatilinin ardından şehirde yoğunluk devam ederken, şehrin cazibe merkezlerinden biri olan, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen Boztepe’ye ulaşımda büyük kolaylık sağlayan teleferik ziyaretçilerini ağırlıyor. Ordu’nun kuş bakışı görünüşünü ile ulaşım sağlayan teleferik, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmalar ile cazibesi artan Boztepe’ye çıkmak için istasyon önünde kuyruk oluşturuyor. Yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz manzara eşliğinde Boztepe’ye yaklaşık 10 dakikada ulaşım sağlayan teleferik hattı, özellikle kurban bayramı için tatile gelen vatandaşlar ile yerli ve yabancı turistler olmak üzere günlük binlerce kişiye hizmet verdi.



"Bu şekilde manzaralı teleferik ilk defa görüyorum"


Gaziantep’ten Ordu’ya gelen Mustafa Kırat, “Farklı yerlerde teleferiğe bindik ama bu şekilde manzaralı ilk defa görüyorum. Zaten Karadeniz’e ilk defa geldik. Ordu’yu gerçekten çok beğendik. Teleferik manzarası, yeşillik ve deniz gerçekten çok güzeldi. Boztepe’de çok güzel, çok memnun kaldık” dedi.


Sivas’tan gelen Halit İlhan, ailecek geldiklerini belirterek, ilk etapta heyecanlandığını ancak bir süre sonra teleferiğe alıştığını, yolculuk süresince teleferikten Ordu manzarasına ve Boztepe’ye hayran kaldıklarını söyledi.


Eşi Ordulu kendisi İzmirli olan Mihrican Eser ise Boztepe’yi ve Ordu’yu çok beğendiklerini belirtti.


Farklı illerden aileleri ile birlikte Ordu’ya gelen çocuklar da şehri ve Boztepe’yi çok beğendiklerini ifade ettiler.



Ordu’da teleferik yoğunluğu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.