GÜNDEM - 22 Kasım 2023 Çarşamba 16:39

Yılmaz: “Kahverengi kokarcaya karşı 2 ayda 33 bin hane ilaçlandı”

A
A
A
Yılmaz: “Kahverengi kokarcaya karşı 2 ayda 33 bin hane ilaçlandı”

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, kahverengi kokarca ile mücadele çerçevesinde 2 ayda 33 bin hanede ilaçlama çalışması yapıldığını, 385 adet eğitim toplantısı düzenlendiğini söyledi.


Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe müdürlüklerinde görevli fındık uzmanları tarafından kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları çerçevesinde, il genelinde son 2 ayda 385 adet eğitim toplantısı düzenlendi. Eğitimlerin yanında, havaların soğumasıyla birlikte kışlak alanlara gelen kahverengi kokarcayla kışlak mücadelesinde, halk sağlığında kullanılan ilaçlar ile 33 bin hanede ilaçlama çalışması gerçekleştirildi.



“2023 yılında sahil kesiminde artış gösterdi”


Konu hakkında açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, 2016 yılında ilk kez Gürcistan’da tespit edilen kahverengi kokarcanın 2017 yılında Artvin ilinde görüldüğünü söyledi. Yılmaz, “Ülkemizde tespit edilmesi ile birlikte il müdürlüğü olarak çalışmalara başlamıştık. İlk olarak 2018 yılında 9 ilçemizde feromon tuzaklar kurmuştuk ve ilimizdeki yayılımını takip etmeye başlamıştık. 2022 yılına kadar kurduğumuz bu tuzaklara sadece Fatsa ilçemiz Bolaman bölgesinde 2-3 tane zararlının tuzağa takıldığını gözlemlemiştik. Ancak İlimizde bu yıla kadar düşük popülasyonda seyir eden kahverengi kokarca zararlısı, 2023 yılında ilaçlama döneminde havaların yağışlı geçmesi ve ardından yaz mevsiminin sıcak geçmesi nedeniyle özellikle sahil ilçelerimizde ani bir artış göstermiştir" diye konuştu.



“Şuana kadar 385 eğitim toplantısı düzenlendi”


Şuanda il genelinde kahverengi kokarca konusunda eğitim seferberliği gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, “19 ilçemizde il ve ilçe müdürlüklerimizde görevli konu uzmanlarının sunumları ile muhtarlarımız konu hakkında bilgilendirilmişlerdir. Ayrıca kırsal mahallelerde üreticilerimize gerek sunum şeklinde gerekse bahçe okulu eğitimleri ile eğitimler yapılmıştır. İl ve ilçe müdürlüklerimizde görev alan konu uzmanı personelimiz ile birlikte ziraat odalarında bulunan tarım danışmanlarımızın da görev aldığı bu eğitimler halen devam etmektedir. Bu zamana kadar 385 adet eğitim toplantısı gerçekleştirilmiştir. Müftülüklerimizle koordineli olarak cuma namazı hutbelerinde mücadelenin önemine değinilmiş, kırsalda halkın içinde olan imamlarımıza konunun öneminden dolayı eğitim toplantıları düzenlenmeye devam edilmektedir. Yüz yüze eğitimler yanında üretici cep telefonlarına kısa mesaj gönderilerek, kurumumuza ait web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarla konu devamlı olarak gündemde tutulmaktadır. Eğitimlerde il müdürlüğümüz ve bakanlığımızca bastırılan liflet ve broşürler dağıtılmaktadır" ifadelerini kullandı.



“2 ayda 33 bin hanede ilaçlama yapıldı”


İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Ordu Büyükşehir Belediyesi ilaçlama ekibi ve ekipmanları ile 2 ayda 33 bin hanede çalışma yürütüldüğünü belirterek, şunları söyledi:


“Havaların soğumasıyla birlikte kışlak alanlara gelen kahverengi kokarca ile kışlak mücadelesinde halk sağlığında kullanılan ilaçlar ile zararlının çok yoğun olduğu mahallelerde ilaçlama çalışmaları yapılmıştır. Bu ilaçlamanın faydasını gören bazı muhtarlıklarımız kendi mahallelerinde ekipler kurmuşlardır. Müdürlüklerimizce eğitildikten sonra kendi mahallelerinde ilaçlamaya katkı sağlamışlardır. Bu zamana kadar sektör paydaşlarımızın ve bazı ilçe belediyelerimizin katkıları ile alınan ilaçlarla Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne ait ilaçlama ekipleri tarafından 33 bin hanede ilaçlama çalışmaları gerçekleştirilmiştir.”



Yılmaz: “Kahverengi kokarcaya karşı 2 ayda 33 bin hane ilaçlandı”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gördes’te STK’lara yönelik ‘hayat kurtaran’ eğitimler başladı Manisa’nın Gördes ilçesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik başlatılan ilk yardım eğitimlerinin ilk durağı Gördes Off-Road grubu oldu. Jandarma ve 112 Acil Servis İstasyonu iş birliğiyle düzenlenen eğitimler, ilçe genelindeki tüm STK’lara verilecek. Gördes’te olabilecek kaza ve acil durumlarda bilinçli müdahale kapasitesini artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Gördes 112 Acil Servis İstasyonu personelinin eğitim desteği verdiği, Gördes İlçe Jandarma Komutanlığının ise ev sahipliği yaptığı programın ilk konukları Gördes Off-Road Grubu üyeleri oldu. İlçe Jandarma Komutanlığı salonunda gerçekleştirilen eğitimde, 112 Acil Servis İstasyonu Acil Tıp Teknisyeni (ATT) İbrahim Arga tarafından hayati bilgiler aktarıldı. Özellikle doğa sporları ve zorlu arazi şartlarında faaliyet gösteren off-road ekibine, olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin altın kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin’in de yakından takip ettiği eğitimde, doğru müdahalenin hayat kurtaracağı vurgulandı. Eğitim serisinin ilk katılımcısı olan Gördes Off-Road Grubu üyeleri, aldıkları bilgilerin sahada kendileri için kritik önem taşıdığını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Doğada her an beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu eğitim sayesinde profesyonel ekipler gelene kadar neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu anlamlı iş birliği için hem Jandarma Komutanlığımıza hem de 112 ekiplerine teşekkür ediyoruz" denildi. İlçe genelindeki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) kapsayacak şekilde planlanan eğitim serisinin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer gruplarla devam edeceği öğrenildi. Amaç, ilçedeki toplumsal duyarlılığı ve acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak olarak açıklandı.
Balıkesir Karesi Taekwondo Spor’dan 5 sporcu milli takıma seçildi Karesi Taekwondo Spor Kulübü, Antalya’da gerçekleşen 13. Uluslararası Taekwondo Turnuvasına Balıkesir’den milli takıma 5 milli sporcu verdi. Balıkesirli sporcular şampiyonada 1 altın, 3 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 7 madalya kazandı. Balıkesir’in köklü be başarılı spor kulüplerinden Karesi Taekwondo Spor Kulübü Antalya ilinde gerçekleşen 13. Uluslararası Türkiye açık Taekwondo Türkiye açık Şampiyonasın’da fırtına gibi esti. düzenlenen şampiyonada Karesi Taekwando sporcuları, 1 altın, 3 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 7 madalya kazanarak kürsüde yer aldı. Taekwondo poomse ve para POOMSE branşlarında yarışan PARA Poomse sporcumuz Berkay Çotaoğlu, rakiplerini geride bırakarak Altın madalyaya uzanırken, para POOMSE sporcuları Merve Tabanlı, Alpcan Kaya, Pair kategorisinde ve Merve Tabanlı ise Ferdi kategoride gümüş madalyaya, poomse Freestayle kategorisinde Mehmet Can Gülmez, Furkan Kılıç ve Yusuf Şaşmaz ise Gümüş madalyaya, Karesi Taekwondo spor kulübü Teknik direktörü Ali İlgün’de takım kategorisinde 3. Olarak bronz madalyaya uzanarak üstün bir başarı göstermişlerdir. Taekwondo POOMSE Freestayle kategorisinde yarışan Defme Naz Dal İse ilk defa yarışmaya başladığı Dönemde Türk Milli takımıma yükselerek ülkemizi başarılı bir şekilde temsil etse de şampiyonayı 5. Olarak tamamlamış ve gelecek için kürsünün ışığını yakmıştır. Kulüp teknik direktörü Ali İlgün, "Uzun vadeli çalışmalarımızın karşılığını alıyoruz. Ve sporcularımızın özverili çalışmalarının karşılığını bu madalyalarla almaktan gurur duyuyoruz. Hedefimiz, bu disiplinli çalışma temposuyla Olimpiyat/Dünya Şampiyonası seviyesinde kulübümüzü ve ülkemizi temsil edecek sporcular yetiştirmektir" dedi.
İzmir Bilim insanları Körfez’in geleceğini konuştu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, İzmir Körfezi’nin geleceğine dair bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Körfezdeki zararlı alg patlamalarından organik çökeltilere kadar birçok kritik konuya çözüm arandı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda "Körfez İçin Bir Adım Daha" başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde de alanında uzman isimleri bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, körfezin geleceğine yönelik bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. ABD’li uzmandan modifiye kil önerisi ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, "Deniz Sularında Zararlı Alg Patlamalarının Kontrolü: Kavramlar, Mevcut Durum ve Gelecek Beklentileri" başlıklı sunum yaptı. Körfezde yürütülecek çalışmaların bölgeye uygun olmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirten Anderson, kil uygulamalarının önemine dikkat çekti. Kilin herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığının bilindiğini vurgulayan Anderson, "İzmir Körfezi’nde alg patlamalarının ardından körfezin dibine bakmalısınız. Orada neredeyse tüm canlılar hayatını kaybediyor. Bu nedenle yürütülecek çalışmalarda kil uygulaması daha etkili bir yöntem olacaktır" dedi. "Alg patlamaları çevre dostu yöntemlerle önlenebilir" Japonya Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba, konuşmasına katılımcıları Türkçe selamlayarak başladı. Doğu Japonya depremine ait bir fotoğraf paylaşan Inaba, arama kurtarma çalışmalarına katılan Türk ekiplerine teşekkür etti. "Biyolojik HAB Kontrolü" başlıklı sunumunda zararlı alg patlamalarına değinen Inaba, deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin bu sorunun kontrolünde önemli rol oynayabileceğini belirtti. Inaba, "Zararlı alg patlamaları sürdürülebilir ve çevre dostu yöntemlerle önlenebilir. Ancak deniz ortamında bu tür uygulamalar oldukça zordur. Bu nedenle deniz çayırları ve yosun yataklarının korunması, izleme çalışmalarının artırılması ve bu alanların yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor" dedi. "Hastanın tek bir tedaviyle kurtulması mümkün değil" Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nuri Azbar, "İzmir Körfezi’nde Oksijen Restorasyonu" başlıklı sunumunda körfezin oksijen yetersizliği nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Körfezi bir hastaya benzeten Azbar, "Durumu ağır bir hastayla karşı karşıyayız. Uygulanan tedaviler yeterli değil. Tek bir yöntemle iyileşmesi mümkün değil; doğayla uyumlu, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. Körfezin nefes alabilmesi için sürekli temizlik ve oksijen desteği şart" dedi. "Biyokütle kazanımını hızlandıracak sistem inşa etmek zorundayız" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, "Mikroalg ve Entegre Sistem Uygulamaları ile Körfez Ekosistemlerinin Sürdürülebilir Restorasyonu" başlıklı sunumunda ekosistem bazlı çözümlere vurgu yaptı. Aydın, "Uygulamalar ekolojik, ekonomik ve sürdürülebilir olmalı. Dereler artık atık su taşıyor; Gediz dahil 25 havzada kirlilik sorunu var. Bu nedenle dere ağızlarında besin yükünü yakalayacak tampon bölgeler oluşturmalı ve biyokütle kazanımını hızlandıracak sistemler kurmalıyız. Mikroalg perdeleri ve kafesler bu konuda çözüm olabilir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Altuğ: "Körfez’deki birikimle savaşacak bakterileri artırmamız lazım" İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, "Türkiye Denizlerinden İzole Edilen Bakterilerin Biyoteknolojik Kullanım Potansiyelleri" başlıklı sunumunda, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa biyolojik çözüm yöntemlerini anlattı. Altuğ, zeolit aracılığıyla bakterileri deniz dibine aktararak organik maddeyi parçalayan faydalı bakterilerin sayısını artırmanın ekosistem için kritik olduğunu vurguladı. "Bakteriler iyiler, kötüler ve fırsatçılar olarak ayrılıyor. Organik madde arttığında iyilerin sayısını artırmak gerekiyor. Her alanın özgün şartlarına göre sorunu tanımlayıp müdahale etmeliyiz" dedi. "Besin kirliliği toksik alg patlamalarını tetikliyor" Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger, "Zararlı Siyanobakteri Patlamaları: Ekoloji, Toksisite ve Yönetim" başlıklı sunumunda, su ekosistemlerini tehdit eden toksik alg patlamalarına dikkat çekti. Hellweger, besin kirliliğinin yüksek olduğu ortamlarda toksin üreten alg türlerinin arttığını vurguladı ve Kuzey Amerika’dan örnekler vererek yüksek kirliliğin toksik patlamaları tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca geliştirdikleri modellerle toksin üretimini tahmin ettiklerini ve sonuçların sahadaki verilerle uyumlu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Lök: "Midyelerle Körfez’in kirliliğini izleyip temizleyebiliriz" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Lök, çift kabuklu canlıların suyu temizlemede etkili olduğunu vurguladı. Midyeler ve diğer çift kabuklular, planktonları, organik ve inorganik maddeleri, ağır metalleri, mikroplastikleri ve çeşitli kirleticileri filtreleyerek su kalitesini iyileştiriyor. Lök, "Midyeleri kullanarak körfezde kirliliği izleyebilir, atık suları arıtabilir ve ötrifikasyonu azaltabiliriz" dedi. "Deniz hıyarları Körfez’in temizliğinde rol oynayabilir" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, İzmir Körfezi’ndeki artan organik çökelti sorununa işaret etti. Tolon, deniz hıyarlarının "deniz tabanının temizlikçileri" olarak organik çökeltileri tüketip ekosistemin dönüşümüne katkı sağladığını belirtti. Yöntemin kontrollü uygulanması gerektiğini vurgulayan Tolon, "İyileşmeye yakın bölgelerde uygun alanlar belirlenmeli ve bu alanlar deniz hıyarlarıyla zenginleştirilmeli. Bu canlılar sürdürülebilir bir ekosistem için önemli" dedi. Prof. Dr. Davidson: "Devlet müdahalesi şart" İskoçya Deniz Bilimleri Derneği’nden Prof. Dr. Keith Davidson, erken uyarı sistemlerini anlattı. İskoçya’da alg patlamalarının doğal olduğunu ve Atlantik somonları ile kabukluları tehdit ettiğini belirten Davidson, 2013’te 70 kişinin kabuklu canlılardan zehirlendiğini hatırlattı. Alg patlamalarının İskoçya’da çok yaygın olduğunu vurgulayan Davidson, "Güvenliğin sağlanması için devletin müdahil olması gerekiyor. Potansiyel zararlı plankton ve toksinler takip edilmeli, sık analizlerle önceden tespit ve önlem alınmalı" dedi. Dr. Yuan: "Modifiye kil ile körfezde hızlı iyileşme sağladık" Çin Bilimler Akademisi Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile körfezde yürüttükleri çalışmaları anlattı. Yuan, "2024 yılında Büyükşehir Belediyesi ile düzenlenen çalıştayın ardından iş birliğimiz başladı. Modifiye kil uygulamasıyla mikroorganizmaların oranını yüzde 85 azalttık, zararlı türlerde düşüş gözlemledik. Balık ölümleri durdu, yaklaşık bir ay içinde suyun rengi normale döndü. Tek bir uygulamayla önemli sonuçlara ulaştık. Gelecekte daha kapsamlı kil temelli sistemler ve erken uyarı mekanizmalarına ihtiyaç var. İş birliğimizi sürdürmek istiyoruz" dedi. Lenoro: "Kil uygulaması için devlet desteği şart" İskoç Deniz Bilimleri Derneği’nden Anita Flores Lenoro, İskoçya’daki zararlı alg patlamaları ve modifiye kil uygulamalarını anlattı. Lenoro, "Acil bir durum var, özel sektör ve kamu birlikte hareket etmeli. Fon yetersiz kalabiliyor; hükümetin kaynak ayırması şart. Modifiye killer farklı toksinleri hedef alabiliyor. Önce suda hangi toksinler olduğunu bilmemiz ve doğru şekilde uygulamamız gerekiyor; aksi takdirde zarar verebilir" dedi. Dünyadan İzmir Körfezi’ne bakış Konferans kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Purdue Üniversitesi Öğretim Üyesi David Clıdence, Vanderbilt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Richard Dick Speece ile hazırladıkları "Düşük Çözünmüş Oksijen Seviyesine Sahip Su Kütlelerinde Oksijen Takviyesi Stratejisi" hakkında sunum yaptı. Malezya’dan Uluslararası Zararlı Algleri Araştırma Derneği (ISSHA) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. PoTeen Lim ve Çin Bilimler Akademisi’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan ise farklı coğrafyalardaki alg patlamalarının dinamiklerini ve ekolojik etkilerini İzmir örneğiyle karşılaştıran bir mesaj iletti.