GÜNDEM - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:50

Osmaniye’de "Lezzet Festivali" için hazırlıklar tamamlandı

A
A
A
Osmaniye’de "Lezzet Festivali" için hazırlıklar tamamlandı

Yer fıstığının merkezi Osmaniye’de, 3’üncü Uluslararası Osmaniye Lezzet Festivali için hazırlıklar tamamlandı. 16-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek festival öncesi, yöresel lezzetler tanıtıldı, vatandaşlar festivale davet edildi.


Osmaniye Belediyesi, Gastronomi Geliştirme Tarih Sanat ve Doğa Koruma Derneği (OSGAD) ile Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) iş birliğiyle Atatürk Caddesi’nde gerçekleştirilecek festival öncesi düzenlenen programda, katılımcılara Osmaniye’ye özgü yer fıstıklı pilav ikram edildi. Açılan stantlarda ise kentin yöresel yemekleri sergilendi. İki gün sürecek festival kapsamında rekor denemeleri, yarışmalar, söyleşiler, gastro şovlar, çocuk etkinlikleri ve konserler düzenlenecek.


Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, festival hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, "Osmaniye’mizin o eşsiz lezzetlerini yine görücüye çıkartıyoruz. 19 Mayıs öncesinde inşallah hem gençleri hem de mayıs ayındaki Anneler Günü’nde bütün annelerimizi bütün ailelerimizi festivalimize davet ediyoruz. Hem gastronomi lezzetine davet ediyoruz hem de Osmaniye’mizin saklı şelalesine, Zorkun Yaylamıza, Karaçay’ına, Aslantaş’ına, Millet Bahçesi’ne davet ediyoruz. Bugün de içli köftesinden mercimekli köftesine, sarmasından dolmasına varıncaya kadar Osmaniye’mizin o eşsiz lezzetlerini Türkiye’mizin birçok ilinden gelen şeflerimizin de katkısıyla yöresel lezzetlerimizi hazırladık. Bu yıl 3’üncüsünü yapacağımız festivalimizin hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.



Osmaniye’de "Lezzet Festivali" için hazırlıklar tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Altekma, orta oyuncu Emir Pınar’a veda etti Altekma, geçtiğimiz günlerde yollarını ayırdığı altyapısından yetişen 25 yaşındaki orta oyuncusu Emir Pınar’a duygusal bir veda etti. Efeler Ligi ekiplerinden Altekma, sezonun sona ermesinin ardından kadro planlama çalışmalarına hızlı bir şekilde başladı. İzmir temsilcisi, geçtiğimiz günlerde Emir Pınar, Bertuğ Öndeş, Cafer Kirkit, Eray Kursav, Dünya Kandemir, Ibrahim Lawani ve Erhan Hamarat ile yollarını ayırdığını duyurdu. Kulüp, ayrılan oyunculara teşekkür plaketi takdim ederek emekleri için minnettarlığını ifade etti. Bu isimler arasında özellikle altyapıdan yetişen ve Galatasaray’a transferi gündemde olan Emir Pınar için duygusal bir veda gerçekleştirildi. Kulübün altyapısından A Takım’a yükselerek önemli bir başarı hikayesi yazan genç orta oyuncu için Altekma, anlamlı ve duygusal bir paylaşımda bulundu. Videolu duygusal paylaşım yapıldı Altekma, resmi sosyal medya hesapları üzerinden videolu bir paylaşım yaparak 2001 doğumlu orta oyuncu Emir Pınar’a veda etti. Yapılan paylaşım şu şekilde: "Kulübümüz altyapısında başlayan ve yıllar içinde emekle, disiplinle şekillenen bir yolculuğun önemli bir noktasına gelinmiştir. 10 yıl önce ailemize katılan Emir Pınar, formamızı altyapıdan A Takıma kadar büyük bir özveriyle taşırken; altyapıdaki sporcularımıza örnek olan karakteri ve disipliniyle her zaman öne çıkmıştır. Sahaya koyduğu mücadele, kulübümüze olan bağlılığı ve temsil ettiği değerler, onu yalnızca başarılı bir sporcu değil, aynı zamanda örnek bir birey haline getirmiştir. Emir Pınar’a kulübümüze vermiş olduğu emek ve katkılar için teşekkür eder, kariyerinin bundan sonraki bölümünde başarılar dileriz. Her zaman bu ailenin bir parçasısın. Yolun açık olsun."
Diyarbakır Her tarlaya 7 yılda bir ekilen tescilli Karacadağ pirincinin ekimine başlandı Diyarbakır’da Karacadağ bölgesindeki bazalt taşlı arazilerde doğal kaynak suyuyla yetiştirilen, rengi, aroması ve lezzetiyle tescilli Karacadağ pirincinin ekimine başlandı. Türk Patent ve Marka Kurumunca tescilli Karacadağ pirincinin ekimi, sulaması ve hasadı, Karacadağ bölgesindeki arazi yapısının taşlı olmasından dolayı genellikle çoğu yerde insan gücüyle yapılıyor. Tohumunun tonu 140 bin lira olan bu pirinç, geçen sene kilosu 120 ila 350 lira arasında satıldı. Verimli olması için 7 yılda bir tercih edilen tarlalar, ekimle birlikte gölette biriktirilen kar suyuyla sulanıyor. Çiftçi Muhittin İzol, İHA muhabirine, bu mevsimde pirinç ektiklerini, şu an bin dönüm araziye ekim yaptıklarını söyledi. Karacadağ pirincinin doğal, şekersizdir ve çok sağlıklı olduğunu belirten İzol, tarlayı traktörle açtıklarını, elle tohumu attıklarını ifade etti. İzol, daha sonra suyu bıraktıklarını aktararak, "Suyumuzda kanalla göletten geliyor. 5,5 ay sulama yapıyoruz. Ondan sonra olgunlaşma zamanı geliyor. Biçtikten sonra kurutup kamyonla fabrikaya götürüyoruz. Bu pirincin özelliği elle atıyoruz, gübresizdir. Bazı yerler gelişmezse hayvan gübresini veriyoruz" dedi. Tohum atma döneminin bir ay sürdüğünü kaydeden İzol, "Bir taraftan tohum atarken bir taraftan su bırakıyoruz. Suyumuz, Karacadağ suyudur. Gölette kar ve yağmur suyu biriktiriyoruz. Bu sene Allah verdi, suyumuz çoktur. Karacadağ lezzetlidir. Yiyenler başka pirinç yemiyor. Bence bizim Karacadağ pirinci gibi dünyada yoktur. Bu sene kilosunu 300 liraya veriyorduk. 1985’ten beri bu işi yapıyoruz. Silvan, Bismil ilçeleri tarafında da yetişiyor ama ovadır. Bizim dağdır, Karacadağ tarafıdır. Her tarla 7 yılda bir ekiliyor. Bunu yapmazsak pirinç güzel çıkmıyor. Toprağı dinlendirmek için 7 yılda bir ekiyoruz" diye konuştu.
Yozgat Annesi tasarımlarına ’zımbırtı’ demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor Yozgat’ın Yerköy ilçesinde yaşayan Efendi Açıkgöz isimli 11. sınıf öğrencisi geliştirdiği buluşlarıyla evi dağıtıp annesini yormuş olsa da şimdi uluslararası platformda sunum yapmaya hazırlanıyor. Yerköy Rabia Koyunbaşoğlu Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Efendi Açıkgöz, küçük yaşlarında elektrikli cihazlara ilgi duydu. Oyuncaklarını, evdeki küçük ev aletlerini açıp inceleyen Açıkgöz’ün evi dağıtıp annesini yorduğu zamanlar oldu. Yaptığı tasarımlar annesi tarafından ’zımbırtı’ olarak adlandırılsa da Efendi Açıkgöz bununla yetinmeyerek tasarımlar projeler yaparak hayallerini çizime döktü ve cihazlarıyla somutlaştırdı. BM konferansında sunum yapacak Açıkgöz, Danışman Öğretmeni Duygu Çiftçi ile 13-14 Nisan 2026 tarihlerinde, Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) koordinasyonunda yürütülen ‘GençTek Akran Öğrenme Modeli ve Genç Bilişim Ekosistemi’ çalışmaları kapsamında 2. GençTek Zirvesi’ne katıldı. Yozgat ilini temsilen kurulan stantta ’Derman: İnsansız Afet Kurtarma Aracı’ projesini sundu ve Türkiye genelinden yalnızca 25 öğrencinin sunum yapmaya hak kazandığı ’Sahne Senin’ etkinliğinde yer aldı. Çiftçi ayrıca 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda sunum yapmaya hak kazandı. Bu konferansa 196 ülkeden katılım bekleniyor. "Afetzedelerin derdine ‘Derman’ olmak istedim" Çalışmalarının evrildiği süreçten söz eden Açıkgöz, "Küçüklükten itibaren kendimce projeler geliştirerek, çizimler yaparak teknolojiye ve yazılıma büyük ilgi duydum. Elektronik alanda da kendimi geliştirmeye çalıştım. Kendi hayal dünyamda çizimler oluşturdum. ’Derman’ isimli projemi toplam iki ayda tamamladım. Bu proje afetzedelerin bulunduğu zor durumları gördüm ve bu şekilde proje hazırladım. Depremzedelerin derdine derman olmak istedim. Biliyorsunuz deprem anında şebekeye erişim olmuyor. Depremzedelerle araç, kendi ağını oluşturarak tek tıkla iletişim kurmayı sağlıyor. Aracı kullanan operatör ile depremzede, şebeke erişimi olmadan iletişim sağlayabiliyor. Antalya Konferansı’na davet edildik. Avrupa Birliği’nin bulunduğu etkinlikte projemizi sunacağız ve Yozgat’ı temsil edeceğiz" dedi. "Derman aracı kendi Wi-Fi ağını oluşturuyor" Tasarladığı projesinin detaylarına değinen Açıkgöz, "Derman aracı kendi Wi-Fi ağını oluşturduğu için depremzede ile internet ve şebeke olmadan iletişim sağlayabiliyorum. Şu an oluşturduğumuz senaryoya göre enkaz altında kalmış depremzede arkadaşımız bize mesajını gönderdi. Arkadaşımızın yanına aracımız ulaştı. Genel sağlık durumu bilgilerini, depremzedenin görüntülerini ve yakınlarına ulaşmamızı sağladı. Depremzedenin bulunduğu ortamın nem ve sıcaklık bilgilerini, etraftaki mesafe verilerini, ultrasonik sensörlerimizle ortam gaz seviyesini görebiliyoruz, görüntüsünü izleyebiliyoruz. Sesli ve yazılı olarak iletişim sağlayabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Efendi Açıkgöz’ün danışman öğretmeni olan Duygu Çiftçi, "Genç-Tek projelerinin danışmanlığını yürütüyorum. Genç-Tek projeleri kapsamında yetenekli öğrencilere ihtiyacımız vardı. Okulda küçük çaplı bir araştırma yaptım. Yetenekli öğrencilerin araştırmaları sonucunda Efendi Açıkgöz’ün çalışmalarını inceledim. Kayda değer çalışmaları vardı, beni çok etkiledi. İl koordinatörümüze çalışmalarını gönderdim. Genç-Tek projeleri kapsamında çalışmalarının değerlendirilebileceğini söyledi ve süreç böyle başladı diyebilirim" dedi. Okul Müdürü Efendi Durmaz, "Öğrencimizin böyle bir projede başarılı olması okul olarak bizi çok mutlu etti, gururlandırdı. Bu projede desteklerinden dolayı Duygu Hanım’a çok teşekkür ediyoruz. Öğrencilerimiz özellikle bu alanda yeteneklerini gösterebilirse, hayallerini gerçekleştirebilirse ülkemizin geleceği için kalkınması için de çok güzel olacağını düşünüyoruz" diyerek öğrencileriyle gurur duyduğunu söyledi. "Oğluma ’Bu zımbırtıları kaldır’ derdim" Efendi Açıkgöz’ün annesi Sebahat Açıkgöz, "Küçük yaşlardan itibaren ilkokul dönemlerinde dahi oğlum elektronik eşya, küçük ev aletleri, kendi oyuncakları, oyuncaklarının içi hatta kızardım, ‘Oyuncaklarını yine mi söktün? Yine mi dağıttın? Yine mi kırdın?’ diye. Bu tarz hep bir ilgisi vardı. Bu noktalara gelebileceği kendi içindeki hayallerinin bu derece büyük olduğunu ben düşünmemiştim. Hiçbir eğitim almadan kendi adına kendi çalışmasıyla bu noktaya gelmesinden ötürü oğlumu kutluyorum. Biz hiçbir yönlendirme yapmadık, tamamen kendi ilgisi. Döküyorsun, dağıtıyorsun, kırıyorsun, oğlum bu oyuncağını da mı açtın, bunu da mı kırdın, bu zımbırtıları kaldır diye böyle şeylerimiz de oluyordu. Küçüklükten itibaren kendi ilgisi, kendi yeteneği. Hayallerimde çocuklarımın en güzel yerlere gelmesi var. Oğlum, Selçuk Bayraktar’ın hayatını çok merak eder, araştırır. Onun hayatını izleyerek onun geçtiği yollardan geçip ‘Anne ben de bir Selçuk Bayraktar’ın annesini sahneye çıkardığı gibi bir gün ben de seni sahneye çıkaracağım’ diye sık sık söz eder. Efendi’nin kardeşiyle paylaştığı küçük bir çalışma odası var. Çalışma masası küçücük ama hayalleri büyük. Odasında camı dahi yok, dışarıya açılan bir penceresi yok ama onun hayalleri inanıyorum ki dünyaya açılacak" şeklinde konuştu.