Son Dakika
|
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
Şanlıurfa’da kuyumcuda hırsızlık anı kameraya yansıdı
MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"
ABD ordusu: "İran, hava gücünü her geçen gün kaybediyor"
İstanbul’da yabancılara sahte belge düzenleyen şebeke çökertildi: 13 gözaltı
İran, Bahreyn'de yakıt tanklarını vurdu
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Ankara’da korkutan deprem!
Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran'da 40 kişinin hayatını kaybettiği Risalet Meydanı yerle bir oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti
Ezilmekten son anda kurtuldu
İran, Bahreyn'de yakıt tanklarını vurdu
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’i kabul etti
12 Mart 2026 Perşembe - 17:56:56
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’i kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres’i resmi törenle karşıladı. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Guterres görüşme gerçekleştirdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 17:17
Dışişleri Bakanlığı: "İsrail’in Lübnan’da yaklaşık bir milyon kişinin yerlerinden edilmesine yol açan saldırılarını şiddetle kınıyoruz."
Dışişleri Bakanlığı: "İsrail’in Lübnan’da yaklaşık bir milyon kişinin yerlerinden edilmesine yol açan saldırılarını şiddetle kınıyoruz."
12 Mart 2026 Perşembe - 17:07
Bakan Bolat: "Kuzey ve güneyimizde mini dünya savaşı var. Türkiye bunlardan kendini korumayı başardı"
Niğde programı çerçevesinde Niğde Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş adamları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat; burada yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve ticaret alanlarında önemli bir ivme yakaladığını belirtti. Türkiye’nin kuzey ve güneyinde mini dünya savaşı yaşandığını ancak Türkiye’nin bu ateş çemberi içinde zarar görmediğini söyleyen Ticaret Bakanı Ömer Bolat konuşmasında, "Kuzeyimizde mini bir dünya savaşı Rusya-Ukrayna 5. yılına girdi. Güneyimizde 2 buçuk yılı aşan İsrail’in Gazze’deki soykırımı, Lübnan’da yaptığı katliam, ardından 28 Şubat’ta başlayan ve adeta bütün Orta Doğu ülkeleri ve Körfez ülkelerini kapsayan mini bir dünya savaşı. Bir ülke, bütün bunlardan kendini korumayı başardı. Hiçbir vatandaşımızın bu kadar ateş çemberinin içinde tırnağına zarar verdirmedik. Müthiş bir liderlik ve başarılı dış politika, güçlü ordumuz, başarılı ve güçlü savunma sanayimiz ve ekonomimizin dayanıklılığı Türkiye’mizin bu savaşlardan tırnağının zarar görmeden refaha ermesini sağladı. Bu süreç hala devam ediyor. Her bir anlattığımın ekonomiye çok ciddi şokları var. Rusya - Ukrayna Savaşı patlak verdi, ne oldu? Doğal gaz fiyatı 4 kat, petrol fiyatı 2 kat arttı, gıda fiyatları 3 kat arttı, yüksek enflasyonu ateşledi. Sonra 28 Şubat’taki İran’a yönelik saldırılar, İran’ın Orta Doğu ülkelerine füze ateşlemeleri ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması biranda bütün dünyada fiyat artışları, şoklar gibi olumsuz etkileri beraberinde getiriyor. Savaşın başladığı andan itibaren Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ve talimatlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığımız, Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Enerji Bakanlığımız hepsi bu tür konularda kriz masası oluşturuyor ve ülkemizde bir arz güvenliği sorunu olmaması, fiyat şokları olmaması için. Akaryakıt fiyatları çok artmasın diye eşel mobil sistemi getirildi, devlet vergi gelirinde yüzde 75 fedakarlık yaptı. Bu sayede bu savaşın olumsuz etkilerini aşacağız, bundan hiç şüphemiz yok" dedi. Türkiye’nin son 23 yılda senede yüzde 5,4 büyüdüğünü aktaran Bakan Bolat; "Türkiye; 2003’ün başında 2025’in sonuna kadar 23 senede yıllık yüzde 5,4 reel büyüdü. G20 ülkeleri içinde bazı yıllar 3., bazı yıllar 2. sırada en yüksek büyüme oranlarını elde etti. Bu nasıl oldu? Yatırımla, üretimle, teknolojiyi geliştirerek oldu, OSB’lerimizin sayısını 170’ten 340 küsüre çıkararak oldu. Sanayinin yanında tarımsal üretimimizi de yıllık dolar bazında 3 katına çıkardık 23 yılda. 24 milyar dolardan aldık, 75 milyar dolara çıkardık. 3 milyar dolar civarındaki tarımsal ihracatımızı 32.6 milyar dolara yükselttik. Toplam ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, 273,4 milyar dolara yükselttik. Dünya ihracatındaki payı yüzde 0,50 iken yüzde 1,07’ye yükselttik. Hizmetler ihracatımızı 14milyar dolardan aldık, 122,5 milyar dolara yükselttik. 23 yılda 285 milyar dolar uluslararası imalat, ticaret, doğrudan yatırım aldık. Turizmimizi 12 milyar dolar ve 13-14 milyon turistten 65 milyon turist ve 64 milyar dolar gelire yükselttik. Sanayicilerimize, kobilerimzie KGF kredilerimiz devam ediyor. 1 ay önce Cumhurbaşkanımızın müjdelediği bu krediler yüzde 33 maliyetle piyasa şartlarının çok altında veriliyor ve ödeme takvimi de son derece elverişli. Bunu tamamladıktan sonra yeni kaynaklar ortaya çıkarmaya gayret edeceğiz. Ülkemizin gıda, arz yeterliliği elhamdülillah çok yüksek. Bazen don, kuraklık, sel gibi afetler oluyor. Türkiye’de de her çeşit ürün üretiliyor. Doğal afetlerin olduğu bölgelerde üretim azalınca doğal afet sonucu, fiyatlarda hareketlenmeler oluyor ama biz bu noktalarda arz güvenliğinin sağlanmasına çok önem veriyoruz. Vatandaşımızın tabi ki gıdasını alması ve makul fiyatta alması en önemli görevlerimiz arasında" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 17:02
AK Parti Grup Başkanı Güler:
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan orta katmana ve üst katmana kadar çok üst düzey. Türkiye emin ellerdedir" dedi. Güler, AK Parti grup fuaye alanında 29 maddelik Toprak Koruma Kanunu’na ilişkin bilgi verdi. Güler, "Biraz önce Meclis Başkanlığımıza 29 maddeden oluşan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunuyla Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifimiz arz ettik. Uzun zamandır gerek Tarım ve Orman Bakanlığımız bürokrasisiyle gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığımız bürokrasisiyle uzun bir çalışmayı ortaya koydular. İnşallah kanun teklifimizin hayırlı olmasını diliyorum. Bugün Meclis Başkanlığına sunmuş olduğumuz 29 maddeli kanun teklifimiz ile toprağımızın bereketini, ormanlarımızın yarınlarını ve vatandaşımızın mülkiyetten kaynaklı sorunlarını en güçlü şekilde tahkim edecek yeni bir reform paketini de teklifimizle yer veriyoruz. Bu teklifimiz ile mülkiyet hakkını anayasal güvenceler içerisinde ve kamu yararında en üst seviyeye taşıyacak şekilde bir teklifi oluşturmaya çalıştık. Teklifimiz ile orman kadastrosu ve tapu mülkiyetinden kaynaklanan hukuki güvencenin sağlanması ve sorunların çözümü noktasında önerilerde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Güler, şöyle konuştu: "Vatandaşımızla devlet arasındaki kadastro ve tapu ihtilaflarını hukuki belirlilik ve hakkaniyet temelinde kökten bitirmeyi ediyoruz. Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süre gelen mülkiyet karmaşasına son vererek mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar da dava konusu olmayan taşınmazların tapularını geçerli sayarak vatandaşımıza iade etmeyi teklif ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere de ağaçlandırılmak suretiyle de orman genel müdürlüğümüze saha tahsislerini yapmayı teklif ediyoruz. Bugüne kadar dava yakını olan taşınmazları sahiplerine aldıkları tazminat bedellerini de rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla da taşınmazlarını iade etmeyi öneriyoruz. Bu stratejik adımla yargıya yeni bir yük getirecek halihazırda devam eden ve açılması için hazırlık yapılan, öngörülen toplam 80 bine yakın davanın açılabilme noktasında da engellemiş oluyoruz. Böylece böylelikle devletimizi tazminat bedelleri birikmiş faizler ve yargılama giderleri gibi masraflardan da en azından kurtarmış oluyoruz. Gıda güvenliğimizin özellikle teklifimizle beraber milli servetimiz olarak görüyoruz. Ve gelecek nesillerimize de bırakacağımız kıymetli miras olarak gördüğümüz toprağımızı koruma. Çünkü gelecek yıllarda biliyoruz ki toprak güvenliği ve toprağın korunması, çevre bu konuda çok üst düzey bir duyarlılık sergilenmesi gerekiyor. Doğrudan toplumumuzun ihtiyacı olan gıda güvenliği de sağlamamız lazım. Bu kapsamda vatan toprağımızın her bir karışının üretimde kalması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanılmasının önüne geçilmesi özellikle son yıllarda hobi bahçesi adı altında kooperatif çatısı altında şirket ve dernek çatısı altında maalesef tarım arazilerimize yönelik olarak hukuk aykırı şekilde müdahaleler oluyor. Bunların engellenmesi noktasında da Tarım Bakanlığımızın ciddi mücadelesi var. Vatandaşlarımızın bu, özellikle gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyeceğimizi ifade ediyoruz. Bu doğrultuda tamı tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor. Üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini idari para cezasına çeviriyoruz. Bu yasağı ihlal edenler, elektrik, su, doğal gaz gibi hukuka aykırı olarak inşa edilmiş binalara yönelik, ihlal eden kurumlara da her bir abonelik için 100 bin TL idari para cezası verilmesini de öneriyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece de bu ceza her ay tekrarlanacak şekilde de yaptırıma tabi kılıyoruz." Güler düzenleme ile alkollü içecek üreten üreticilerin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak hiçbir etkinliğe destek vermesine veya gizli reklam yapmasına izin vermeyeceklerini söyleyerek, gençlerin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edeceği özel uygulamaları da yasakladıklarını sözlerine ekledi. Güler, alkollü içki isim, amblem kullanılmasına ilişkin soruya, "Şarap üreticilerimiz bağ sahibinin bununla alakası yok. Reklam ve sponsorluk noktasındaki yasaklama, anayasamızın amir hükmü. Yani siz alkolü özendirecek, teşvik edecek, onu böyle çok güzel bir içecekmiş gibi sunacak, reklam, sponsorluk ve diğer şeylerden gençlerimizin, ailelerimizin, çocuklarımızın uzak durması için yapılan bir çalışmadır" şeklinde yanıtı verdi. Güler, İBB davasının devlet televizyonu tarafından yayımlanması önerisine, "İBB davası çok özellikle, geçmişteki darbe davalarıyla, 60 darbesinde yargılananlarla, 80 darbesinde yargılananlarla eş tutuluyor. Arkadaşlar ceza muhakeme usulü kavramı açık. Duruşma açık, aleni, bir sorun yok. İddianame paylaşıldı. 3 bin 900 sayfa. Ya biz hala şu Cumhuriyet Halk Partisi’nden dile getirilen delillerde MASAK raporu, HTS kayıtları, tanık anlatımları, itirafçı anlatımları, etkin pişmanlıktan yararlananların anlatımları. Ya şunlara bir cevap versinler. Hırsızlığı, yolsuzluğu, kamu ihalesine fesat karıştırması tek tek yazılmış iddianamede. Niye cevap vermiyorlar? TRT’den yayınlanınca ne olmuş olacak? Bakın duruşmalar başladı Pazartesi değil mi? Orada insanlar şunu niye merak etmiyor? İddianamede yer alan hususlar var, değil mi? Bir yerden para havalesi yapılmış. Bankadan. Delil olaraktan da iddianame yer alıyor. İlgili bir şahsa belediyedeki bir kişiye danışmana belediye veya belediye meclis üyesi veya eski bir vekile yönelik iddialar var. Niye cevap vermiyorlar bunlara? Bu para nereden gelmiş? Mesela bir milyon 250 bin euroyu almışsın. Hesabından bir şirketten gelmiş. Sonra bu para senin HTS kayıtlarıyla beraber birileriyle buluşmuşsun. Ver bunların cevaplarını. Bu para nerede? Bu parayı ne adına aldın? Verin orada iddialara cevapları" diye konuştu. İran’a saldırılar sonrasında Türkiye’ye atılan füzelerle ilgili soru üzerine ise Güler, patriot ve Avrupa füze sistemlerini Türkiye’ye satılmadığına dikkat çekti. Güler, "Bugün biz hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yüzde 20’lerde olan savunma sanayi üretimi bizi her alanda yüzde 80’lerin üzerine çıkarttık. Bakın biz çelik kubbe mimarisini inşa ettik. Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan orta katmana ve üst katmana kadar çok üst düzey. Türkiye emin ellerdedir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mart 2026 Çarşamba- 22:03
Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi
2
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:48
Bakan Çiftçi: "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
3
11 Mart 2026 Çarşamba- 14:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu''
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 17:32
Başkan Yalım ve ekibi tüm gün çeşitli etkinliklerde vatandaşla bir araya geldi
5
10 Mart 2026 Salı- 23:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
27 Ocak 2026 Salı - 16:05
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"- "Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti."Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu.En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasıSektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi."Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı"Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:"Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.""Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir"Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır"Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu.Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi."Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık"Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı."Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak"Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi."Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak"Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi."Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur"Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu."Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı:"Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.""Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı"Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi.Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.
27 Ocak 2026 Salı - 15:56
Tüfenkci: "En büyük gücümüz milletimizin desteğidir"
AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sütlüce Mahallesi’nde Mahalle muhtarı, Mahalle başkanı ve vatandaşlarla bir araya gelerek hem ülke gündemine hem de Malatya’daki yeniden inşa çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sütlüce Mahallesi’nde muhtar ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Programda konuşan Tüfenkci, Türkiye’nin ekonomik ve jeopolitik açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve milletin desteğiyle aşılacağını vurguladı. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik türbülanslara ve bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Tüfenkci, AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana gücünü yalnızca milletten aldığını ifade etti. Tüfenkçi, "AK Parti bugüne kadar ne halkın ne de hakkın dışında hiçbir güçten destek almıştır. Vesayet odaklarıyla mücadele ederek bugünlere geldik. Milletimizle birlikte darbelere de krizlere de karşı koyduk" dedi. "İstikameti her zaman millet çizdi" Siyasette her zaman milletin iradesini esas aldıklarını dile getiren Tüfenkci, zor zamanlarda sandığı milletin önüne koymaktan çekinmediklerini belirterek, "Ne zaman başımız dara düşse milletimize gittik. Millet bize yol gösterdi, millet bizi krizlerden çıkardı. Bu kadrolar milletin içinden çıkan kadrolardır ve biz bu millete hizmetkâr olmaya talibiz" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Tüfenkci, muhalefetin karamsar söylemlerine rağmen hükümetin güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Biz bunu başarırız" diyerek sürece sahip çıktığını belirten Tüfenkci, gelinen noktada verilen sözlerin bir bir yerine getirildiğini ifade etti. Malatya’da yeniden inşa çalışmaları hız kesmeden sürüyor Malatya’nın depremden en ağır etkilenen illerin başında geldiğini hatırlatan Tüfenkci, şu ana kadar 70 bine yakın konutun kurasının çekildiğini, kırsal konutların büyük oranda tamamlandığını ve yaz aylarına kadar hak sahiplerine teslim edileceğini açıkladı. Çarşıların ve iş yerlerinin de daha modern şekilde yeniden inşa edildiğini belirten Tüfenkci, yaklaşık 1000 iş yerinin teslim edildiğini, kalanlarının ise peyderpey tamamlanacağını söyledi. Yapılan çalışmaların yalnızca üstyapıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tüfenkci, altyapı yatırımlarına da dikkat çekti. Bu yıl için 35 milyar TL’lik altyapı ihalesinin gerçekleştirildiğini ifade eden Tüfenkci, İkizce başta olmak üzere yeni yerleşim alanlarının su, kanalizasyon ve arıtma altyapılarıyla birlikte planlandığını kaydetti. Programın sonunda vatandaşlara teşekkür eden Tüfenkci, "Rabbim devletimize zeval vermesin. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Malatya’mız için gece gündüz çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz" diyerek konuşmasını tamamladı
27 Ocak 2026 Salı - 15:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek."
27 Ocak 2026 Salı - 15:37
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek."
27 Ocak 2026 Salı - 15:35
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak."
27 Ocak 2026 Salı - 15:34
Söke Şehir Lokantası vatandaşların yeni buluşma noktası olacak
Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Söke Belediyesi’nin ortak projesi olarak hayata geçirilen Söke Şehir Lokantası, kısa sürede vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Şehir merkezinde, Bedesten Çarşı’nın zemin katında hizmet veren lokanta; 4 çeşit sıcak yemeği 75 lira gibi uygun bir fiyatla sunarak özellikle dar gelirli vatandaşların olmak üzere emeklilerden, esnafa kadar geniş bir kesimin takdirini topluyor. Öğle saatlerinde Şehir Lokantası’nı ziyaret eden Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, lokantada yemek yiyen vatandaşlarla sohbet etti, taleplerini dinledi. Vatandaşların memnuniyetiyle karşılaşan Başkan Arıkan, projenin sosyal belediyecilik anlayışının güçlü bir yansıması olduğunu vurguladı. Başkan Arıkan; "Sosyal belediyeciliğin güzel örneklerinden biri olan Şehir Lokantası’nı, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu ile birlikte planlayıp hizmete açtık. Tek derdimiz Söke’ye hizmet etmek, Söke halkına katkı sunmak. İlçemizde ciddi bir ihtiyaçtı; bu nedenle çarşı merkezinde çok kıymetli bir alanı halkımız için tahsis ettik. Güzel tepkiler aldık, almaya da devam ediyoruz. Dilerim halkımız memnun olur. Bizler aynı anlayışla Aydın’ımıza ve Söke’mize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Başta Özlem Başkanım olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
27 Ocak 2026 Salı - 15:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik firması listesinde yer alan 250 firmanın 45’i Türk firmalar oldu. İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, ikisi ilk 50 arasında yer almıştır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik firması listesinde yer alan 250 firmanın 45’i Türk firmalar oldu. İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, ikisi ilk 50 arasında yer almıştır."
27 Ocak 2026 Salı - 15:25
Bursa Kent Akademisi yeni döneme hazır
Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Kent Akademisi’nde görev alan eğitmenler, yarıyıl tatilinde gerçekleştirilen hizmet içi eğitim programıyla yeni döneme hazırlanarak mesleki donanımlarını güçlendirdi. Bursa Kent Akademisi’nde görev yapan eğitmenlerin, daha kaliteli ve yenilikçi eğitimler sunabilmesi amacıyla hizmet içi eğitim programı düzenlendi. Protokol kuralları, farkındalık, drama ve sürdürülebilirlik başlıkları altında düzenlenen eğitimlerde, mesleki yetkinliklerinin artırılması, güncel eğitim yaklaşımlarına dair bilgi edinmeleri ve eğitim süreçlerine yeni bakış açıları kazandırılması hedeflendi. Bursa Kent Müzesi ve Merinos Tekstil Sanayi Müzesi ziyaretleriyle kültürel ve mesleki farkındalığı artırmaya yönelik atölye çalışmaları da yapıldı. Bursa Kent Akademisi’nde yeni dönem eğitimleri, 2 Şubat Pazartesi günü başlayacak.
27 Ocak 2026 Salı - 14:27
DEM Parti’den CHP’ye ziyaret
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Partili Tuncay Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile bir araya geldi. DEM Partili Bakırhan ve Hatimoğulları, CHP Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti. Hatimoğulları, Bakırhan, DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli’den oluşan heyeti CHP Genel Merkezi’nde CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’nin de aralarında olduğu heyet kapıda karşıladı. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen ziyaret bir saat kadar sürdü. "Siyaset, konuşmak ve çözüm üretmek için yapılır" Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özgür Özel, "Siyaset, konuşmak için ve çözüm üretmek için yapılır. Siyaset, ayrılıklar, kavgalar, çatışmalar üzerinden değil; barış, kardeşlik ve dostluk üzerinden yarınları kurmak için yapılır. Biz Türkiye’de süreç başladığı andan itibaren ve Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz tüm süreçlerde Türkiye’nin barışıyla Suriye’nin barışını iç içe gördük. Bunun dışında bir şeyi düşünmek, tahayyül etmek, planlamak zaten akıl ve mantıkla bağdaşır bir durum değildir. Suriye’de bir an önce istikrarın sağlanmasından; Suriye’de hem Türkmenleri hem Arapları hem Kürtleri hem Dürzileri hem Alevileri kapsayıp anayasal güvence altına alan ve Suriye’de barışı hakim kılan bir çözümden yana olduk. Bu durum Türkiye’nin barışına da katkı sağlayacaktır. Daha önce de söyledim. Ortada bir sınır çizgisinin olması, iki taraftaki kardeşliği ortadan kaldırmıyor. Sınırın iki yanında akrabalar yaşadığı gibi Türkmenlerin de Kürtlerin de Arapların da her birimizin akrabaları olduğunu ve onlarla aramızda oluşabilecek hukukun sadece kardeşlik hukuku olduğunu görmemiz lazım. Türkiye’de 6-8 milyon Arap yaşıyor ama zaman zaman Suriye’deki karışıklıklar, onun oluşturduğu iç göç Türkiye’deki sığınmacı problemleri yüzünden sanki bir Arap düşmanlığı yükseliyor. Türkiye’de Kürt kardeşlerimiz hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurları olarak birlikte yaşıyoruz. İşler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler, birazcık ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Nefret söylemine varan, Kürtleri kıracak, onları rencide edecek bir dil kullanıyorlar. Bunların tamamını reddediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılması önemli" Suriye’deki gelişmeleri dikkatle ve endişeyle takip ettiklerini belirten Özel, "Bir yandan Türkiye’den yardım konvoylarının çıkmış olmasını, Halep üzerinden Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılıyor olmasını olumlu görüyoruz. Ama orayı bu hale kim getirdi bir de ona bakmak lazım. Orada bir takım selefi yapılara yol verip de ondan sonra orada şehirler kuşatılınca, elektrikler kesilince, beş tane çocuk soğuktan donunca, insanlar açlığa sürüklenince buradan yardım tırları yollamak yerine, bunlara sebebiyet verecek kargaşaya imkan tanımayıp, hep söylediğimiz gibi diyaloğu ve çözümü ön plana almak gerekiyor Suriye’de de. Ama bir yandan da şunu söylemek lazım. Şehirlerin kuşatıldığı zamanda gidecek bu yardımlar doğru yere mi ulaşacak? Yoksa başkalarının eline mi geçecek? Bundan dolayı da endişeliyiz. Bu sırada içeride de görüşmede de konuştuk. Bu yardımların Öncüpınar’dan Halep’e, Halep’ten Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılmasının dışında çok daha pratik, lojistik olarak da aklın gereği olan, çok daha garanti bir yol var. Mürşitpınar Sınır Kapımız var. Mürşitpınar Sınır Kapısı açıldığında zaten yardımlar ulaşması gereken yere ulaşıyor. Bir kuşatmayı geçmek zorunda kalmaksızın. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz" dedi. "IŞİD öyle herhangi bir siyasi unsur değildir" İdlib’de dünyanın dört bir yanından ne kadar selefi örgüt, ne kadar cihatçı varsa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni birinci hedef olarak gördüğünü vurgulayan Özel, "Yılbaşını en büyük düşman olarak görüyor. Anıtkabir’i ‘putun yattığı yer olarak’ gören kişiler İdlib’den o süreçte çıktılar, yayıldılar. Şimdi cezaevleri el değiştirecek, yok firar haberleri falan ama biri IŞİD tehlikesi sınırımızın orasında. Bu IŞİD meselesi, hepimizin tüylerini diken diken yapan, daha Yalova’da 3 polisimizi şehit edenlerin veya bir yılbaşı gecesi gidip de yılbaşının kutlandığı eğlence mekanını kana bulayanların şu anda Suriye’de rejimle birlikte operasyonlar yapmaları, birtakım yerlere bayraklarının çekmeleri, bu konuda Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşının en üst düzeyde hassasiyeti vardır. Bu meseleye herkes dikkat etsin. IŞİD öyle herhangi bir siyasi unsur değildir. HTŞ’ye kravat giydirmekle, rejimin başına getirmekle dünyanın dört bir tarafında bu uğurda ölüp de cennete gideceğini düşünen, hepimizi düşman bilen, demokrasiyi düşman bilen, Yani sandıktan nefret eden, demokrasiyi ‘Allah’a şirk koşmak’ olarak gören bir takım zihniyetteki kişilerin hareket alanı bulacakları bir rejim, bir düzen değildir ve orada kimseye huzur yoktur. En çok da Türkiye’ye huzur yoktur" ifadelerini kullandı. "Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve Alevilerin birlikte güçlendikleri bir coğrafyayı özlüyoruz" Türkiye’nin Suriye, Afganistan, Irak sınırlarının durumlarına bakılması gerektiğini dile getiren Özgür Özel, "Suriye’de de barış ve Türkiye’yle Suriye’nin omuz omuza kalkınması, artık İngilizlerin, Amerikalıların kazandığı, İsrail’in satranç oyununun ilerlediği bir coğrafya değil; Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve Alevilerin birlikte kazandıkları, birlikte güçlendikleri bir coğrafyayı özlüyoruz. Öyle dış politikayı çok iyi bilenlerin, dama oynar gibi bir ileri, iki geri gidenlerin, bir sağa, bir sola gidenlerin değil; Türkiye’deki herkesin menfaatini stratejik bir akılla gözeten, bu coğrafyaya barış gelirse Kürt’ün de Türk’ün de çocuğunun geleceğinin parlak olabileceğini gören, doğru ve uzun vadeli kazanmaya, ülkesine ve ülkesindeki tüm toplumlara birlikte kazandırmaya odaklanmış bir aklın egemen olması gerekmektedir. Hiçbirimizin siyasi geleceği, Türkiye’nin ve bölgedeki tüm halkların; Suriye’nin, Ortadoğu‘nun geleceğinden, barışından ve kalkınmasından daha değerli değildir" açıklamasında bulundu. "Feti bey bugün keşkek yapmaya karar verse uğraşması lazım" Özel, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın Aziz İhsan Aktaş davasına yönelik değerlendirmeleri hakkındaki soruya şu yanıtı verdi: "Teorik olarak şöyle söyleyeyim, Feti beyin değerlendirmeleri çok kıymetli. Zaman zaman sürece yönelik son derece olumlu, katkı sağlayabilecek, demokrasiden yana, adil yargılanmadan yana açıklamalar yapıyor. Bunları çok kıymetlendiriyoruz. Bir de pratikte bir şey söyleyeyim, Feti bey diyor ki ’Keşke mevzuat uygun olsaydı.’ MHP için mevzuatı uygun hale getirmek, ’keşke’ diyor ya, ’keşkek yapmaktan’ daha kolay. Feti bey bu sabah keşkek yapmaya karar verse daha çok uğraşır. Yapacakları bir tek şey var, her konuda kayıtsız şartsız destek verdikleri, her türlü siyasi riski aldıkları, emekliye sefalet ücreti verilirken bile ’iktidar değil ittifak ortağıyız, destek vermek siyasi ahlak gereğidir’ diyerek destek verdikleri Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bu sabah bir telefon açıp, ’Sayın Bahçeli canlı yayını uygun görmüştür. Sayın Erdoğan da ’Devlet bey isabet buyurmuşlar, yerinde olur’ dediğine göre biz Meclis’in açıldığı ilk gün Cumhur İttifakı olarak davaların, eğer yargılananlar da talep ediyorlarsa canlı yayınlanmasının önünde bir engel bırakmayalım’ ki bizim yargılanacak arkadaşlarımızın tamamı talep ediyor. Çünkü tamamı, bizim iftira dediğimiz bir takım iddiaların da duyulmasını, yanıtlarının da canlı yayında verilmesini, öyle kulaktan dolma olmamasını istiyoruz. Feti bey bugün keşkek yapmaya karar verse uğraşması lazım. Öyle ’keşke’ dediği mesele bir telefonluk iştir. Biz de hemen komisyon toplantısına katılır, ertesi gün de Meclis’te ya da iki gün sonra yine Meclis’te oy birliği ile çıkmasına katkı sağlarız. O yüzden Feti beyin canı keşkek istiyorsa keşkek bizden olsun, Egeliyiz. ’Keşke’ demesin, şu kanunu getirsin." "IŞİD’in canlandığı bir zemini iyi okumak, iyi görmek gerekiyor" Bakırhan ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "IŞİD sadece Kobani için bir tehdit değil. Diyarbakır için de İzmir için de tehdit. Türkiye’nin dört bir yanındaki yaşayan insanlarımızın tamamı için bir tehdittir. IŞİD’in canlandığı bir zemini iyi okumak, iyi görmek gerekiyor. Kürtler çekilince bir zafer ortaya çıktığını sananlar bence orada palazlanan, canlanan, örgütlenen, IŞİD belasını da iyi görmeliler. Yine günlerdir kimi medya, yayın organları ve kimi siyasetçiler Kürtleri kıran, ötekileştiren bir dil kullanıyorlar. Bu dilin kimseye bir yararı yok. İçinde bulunduğumuz süreç hassas. Bu süreçte Kürtleri de merkezine alan, onların demokratik haklarını da gören, barışçıl bir dile ihtiyacı var. DEM Parti olarak biz bu dili kullanmaya devam edeceğiz. Kırıcı, ötekileştirici dilin de başta medya olmak üzere, siyasetin kimi aktörleri olmak üzere vazgeçmeleri gerektiğini belirtmek istiyoruz. Bu süreci hep birlikte dayanışmayla atlatacağız. Artık bölgemiz yeterince çatışma, kan, şiddet gördü. Türkiye’de iktidara, siyasi partilere başta da bugün bulunduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi’ne hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Başta bölge olmak üzere sorunların diyalog ve müzakere ile çözülmesi için siyasette bir rol üstlenmeli."
27 Ocak 2026 Salı - 13:03
Başkan Geçit, "Gece gündüz demeden istişare içerisinde çalışıyoruz"
Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya’nın en büyük şantiye alanı olma özelliği taşıyan İkizce TOKİ yerleşkesinde incelemelerde bulunarak, TOKİ Uzmanı Emrah Acar ve Emlak Yönetim İşletmeleri Müdür Yardımcısı Sefa Özkan’dan yürütülen çalışmaların son durumu hakkında kapsamlı bilgiler aldı. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın yeniden ayağa kalkması adına büyük bir titizlikle sürdürülen inşa ve ihya sürecini yakından takip eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İkizce TOKİ yerleşkesinde incelemelerde bulundu. TOKİ Uzmanı Emrah Acar ve Emlak Yönetim İşletmeleri Müdür Yardımcısı Sefa Özkan’dan çalışmalar hakkında bilgiler alan Başkan Geçit, sahadaki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız" Başkan Geçit, Malatya’nın güvenli, modern ve yaşanabilir bir kent kimliğine kavuşması için tüm kurumlarla güçlü bir iş birliği içerisinde çalıştıklarını belirterek, "Malatya’mızın yeniden ayağa kalkması ve hemşehrilerimizin güvenli, modern yaşam alanlarına kavuşması adına yürütülen süreci yakından takip ediyoruz. 6 Şubat’ta yaşadığımız asrın felaketinin ardından, yaralarımızı sarmak ve şehrimizi yeniden inşa etmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bizim önceliğimiz; hemşehrilerimizin güvenle yaşayacağı, depreme dayanıklı, modern ve sağlıklı yaşam alanlarını bir an önce tamamlayarak teslim etmektir. Bu süreci sadece uzaktan izleyen değil, sahada birebir takip eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Tüm kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Belediyemiz de bu süreçte tüm imkânlarını seferber etmiş durumdadır" dedi. "Devlet-millet dayanışmasının en güzel örneği sergileniyor" İkizce TOKİ bölgesinde konutların yanı sıra sosyal yaşam alanları, ticari üniteler, ibadethaneler ve altyapı yatırımlarıyla birlikte yeni bir yaşam alanı inşa edildiğini, belediye olarak ta bölgenin yeni yatırımlara kavuşması için her türlü desteği verdiğini sözlerine ekleyen Başkan Geçit, " Her bir konut; bir yuvayı, her bir anahtar; yeni bir başlangıcı, her bir proje ise Malatya’mızın umut dolu geleceğini temsil etmektedir. İkizce TOKİ konutlarımızın olduğu bölge ise şehrimizin yeni yaşam merkezine dönüşmektedir. Konutlarla birlikte vatandaşlarımızın merkeze gelmeden tüm ihtiyaçlarını karşılayacağı sosyal yaşam alanlarıyla birlikte burası daha cazip bir kimliğe kavuşacak. Bizler biliyoruz ki Malatya, bu zor günleri birlik ve beraberlik içerisinde aşacaktır. İnancımız, azmimiz ve dayanışma ruhumuzla asrın felaketini, asrın inşasına dönüştürüyoruz. Hedefimiz; daha güçlü, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir Yeşilyurt ve Malatya’yı bugünden gelecek nesillere emanet etmektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un öncülüğünde, Bakanlıklarımızın güçlü destekleriyle devlet-millet dayanışmasının en güzel örneklerinden biri sergileniyor. Asrın felaketi, el birliğiyle asrın inşasına dönüştürülüyor" diye konuştu. Başkan Geçit, devam eden projelerin yalnızca konut üretimiyle sınırlı olmadığını, sosyal yaşam alanları, ticari üniteler, ibadethaneler ve altyapı yatırımlarıyla birlikte yeni ve güçlü bir Malatya’nın inşa edildiğini vurguladı. Sürecin her aşamasının titizlikle takip edildiğini ifade eden Başkan Geçit, hak sahiplerinin en kısa sürede yeni yuvalarına kavuşması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü sözlerine ekledi.
27 Ocak 2026 Salı - 13:02
Bakanlıktan ‘sahte yardım’ paylaşımlarına karşı uyarı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan ‘Çocuğu okula giden ev hanımlarına destek’ yönündeki paylaşımlar Bakanlığımızca değil, vatandaşlarımızın kişisel bilgilerini ele geçirmek isteyen kişilerce yapılmaktadır" açıklamasını yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bazı sosyal medya hesaplarında yer alan ‘Çocuğu okula giden ev hanımlarına destek paylaşımlarının bakanlığa ait olmadığını açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan ‘Çocuğu okula giden ev hanımlarına destek’ yönündeki paylaşımlar Bakanlığımızca değil, vatandaşlarımızın kişisel bilgilerini ele geçirmek isteyen kişilerce yapılmaktadır. Aileler ve çocuklar üzerinden milletimizi kandırmaya ve dolandırmaya çalışan bu kişiler hakkında gerekli hukuki girişimlerde bulunuyoruz. Vatandaşlarımız, sosyal hizmetlerimiz ve yardımlarımız hakkındaki güncel ve doğru bilgilere resmi internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla ulaşabilir" ifadeleri kullanıldı.
27 Ocak 2026 Salı - 12:09
Bakan Fidan, Fransız mevkidaşı Barrot ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot ile bugün Ankara’da görüştü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder