Son Dakika
|
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
Şanlıurfa’da kuyumcuda hırsızlık anı kameraya yansıdı
MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"
ABD ordusu: "İran, hava gücünü her geçen gün kaybediyor"
İstanbul’da yabancılara sahte belge düzenleyen şebeke çökertildi: 13 gözaltı
İran, Bahreyn'de yakıt tanklarını vurdu
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İsrail’den Beyrut’a hava saldırısı
İran’dan Trump’a sert mesaj: "Sizi pişman edene kadar geri adım atmayacağız"
Ankara’da korkutan deprem!
Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran'da 40 kişinin hayatını kaybettiği Risalet Meydanı yerle bir oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti
POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer"
12 Mart 2026 Perşembe - 22:14:02
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgedeki bölüp parçalama senaryolarına işaret ederek, "Bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen "Emekçilerle İftar Programı"na katıldı. Kurtulmuş, işçi ve memur sendikalarının temsilcileri ve işçilerle Türkiye demokrasisinin kalbi, milli iradenin tecelligahı TBMM’deki iftar sofrasında bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu mübarek ramazan akşamında Allah oruçlarımızı, dualarımızı, niyazlarımızı, dileklerimizi kabul etsin. İnşallah sağlık afiyet içerisinde sevdiklerimizle beraber nice ramazanlara ulaşmayı hayırlısıyla her birimize nasip etsin" ifadesini kullandı. Ramazan ayının manevi ikliminin oluşturduğu güzelliklerin başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasına ve bütün insanlığa huzur, barış, esenlik getirmesini temenni eden Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki içinden geçmekte olduğumuz bu zor dönemin koşulları en kısa süre içerisinde değişir ve başta Türkiye olmak üzere bütün Müslüman ülkeler huzur ve selamete erer" diye konuştu. "Bu aziz millet sıradan bir millet değildir" Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, şimdiye kadar kabul edilen ne kadar kural varsa bunların hepsinin altüst olduğu ve kuralın yerine kuralsızlığın geçtiği bir sürecin yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, gücü elinde bulunduranın güçsüz gördüğünü istediği gibi terbiye etmeye çalıştığı, orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme de girildiğine işaret etti. Kurtulmuş, "İçinde yaşadığımız dönemin şartları bizi çok daha uyanık olmaya mecbur bırakmaktadır. Çok daha güçlü olmak, olan biteni çok iyi anlamak ve kendi içimizde birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Başka şansımız yoktur. Çünkü Türkiye, diğer ülkeler gibi değildir. Bütün muhataplarının hem bölgesinde büyük bir güç olarak telakki ettiği hem de tarihten getirmiş olduğu mirasına her an sahip çıkabilecek bir güç ve potansiyele sahip olduğunu gördüğü oldukça önemli bir ülkedir. Böyle baktığınız zaman Türkiye, sıradan bir ülke, bu aziz millet de sıradan bir millet değildir" şeklinde konuştu. Türkiye’ye karşı dost düşman herkesin bakışlarının başka bir ülkeyi değerlendirdiklerinden çok daha farklı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Düşmanlarımız, rakiplerimiz Türkiye’nin güçlü bir şekilde ayakta durmamasını isterler. Aynı şekilde dostlarımız ve bizden bir şekilde dostluk sözleri duymak isteyenler de Türkiye’nin daha güçlü olmasını, ayaklarını daha sağlam bir şekilde yere basmasını arzu ederler. Onun için bizler elimizdeki bütün imkanları seferber ederek her alanda barışı, iç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi tesis etmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecek" TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya koyduğu çalışmasının büyük bir demokratik başarı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Komisyon’un nihai raporunun da Türkiye’nin geleceğiyle ilgili ümitvar olmak için fevkalade değerli bir çalışma olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin muktedir olduğunu, en zor meseleleri bile çözebilecek bir demokratik olgunluğa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun yanında milletimizin büyük bir çoğunluğunun, Türkiye’deki bu çalışmaya yürekten destek verdiğini ve bir an evvel bu işin artık tamamıyla sonlandırılmasıyla ilgili dilek ve temennilerini ifade etmişlerdir. Ümit ediyorum ki böylesine zor bir süreçte inşallah Türkiye bu meseleyi de geride bırakacak ve artık bu ülkenin her yerinde, her köşesinde sadece kardeşliğin diliyle konuşulacak, Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecektir." Gelecek dönemde emekle ilgili konuşacak konuların en başında "emeğin değeri" konusunun geleceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ülkelerin bir kısmının yeraltı zenginlikleri olabilir, bir kısmının yerüstü zenginlikleri olabilir, kiminin serveti olabilir, kiminin çok büyük zenginlikleri olabilir ama bütün insanların ortak olan tek varlığı emektir. Yani herkesin emeği vardır ve herkesin emeğinin değerinin korunması önemlidir. Zaten başından itibaren insanlık tarihi boyunca çalışma hayatıyla ilgili verilen mücadelenin de ana fikri bu terminoloji etrafında dönmek durumundadır. Emeğin değeri bilinmezse, emeğin kadri kıymeti bilinmezse o toplumda birliğin dirliğin olması, o toplumda paylaşmanın olması asla mümkün olmaz" ifadesini kullandı. "Emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir" Savaşlardan, çatışmalardan, enerji arzındaki sıkıntılardan, iklim değişikliklerinden bahsedildiği bir dönemde, belki de dünyanın en önemli sorununun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "1970’lerden sonraki süreçte, yani yüksek teknolojilerin hızlı bir şekilde dünyada yayılmasıyla birlikte gelir dağılımındaki adaletsizlik dünyanın hemen her ülkesinde, her bölgesinde alabildiğince açılmıştır. Bu dünyanın en temel sorunlarından birisidir. Bunun için emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir. Dünyada adaletin sağlanabilmesinin en temel şartlarından birisi de gelir dağılımındaki adaletin temin edilmesidir. Gelir dağılımında adalet olmazsa, toplumsal sınıflar arasındaki gerilim başka hiçbir şey olmaksızın zaten artmaya müsait hale gelir. Orta sınıf çöker. Orta sınıf çöktüğü zaman toplumda zenginle fakir arasındaki uçurum ayrı çatışma konularını da gündeme getirir. Onun için diyoruz ki, gelir dağılımı adaletine odaklanan, bunun için emeğin değerini artırmayı temel felsefesi olarak kabul eden ve böylece adaletli bir ekonomik düzeni kurmak isteyen niyetler ve bu yöndeki çabalar fevkalade önemlidir ve dünya barışına büyük bir katkı sunar" Dünyada gelecek dönemde gelir dağılımıyla ilgili adaletsizliği artıracak gelişmelere de işaret eden Kurtulmuş, dijitalleşmenin artması, robotik alandaki gelişmeler ve yapay zekanın gelişmesiyle birlikte emek alanıyla ilgili yeni tartışmaların ortaya çıktığını söyledi. Kurtulmuş, sadece emek ve ekonomiyle ilgili değil, bu konudaki gelişmelerin hukuk alanında da ciddi tartışmaları beraberinde getireceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak gelişmeleri hem çok yakın takip etmek hem de bu gelişmelerle birlikte emeğin değerini korumak gibi bir vazifelerinin bulunduğunun altını çizdi. Emeği birinci derece ilgilendiren önemli gelişmelerden birisinin de bu döneme ilişkin "kırılganlıklar" olduğunu ifade eden Kurtulmuş, jeostratejik birtakım gerilimlerin ve kırılganlıkların dünyadaki ekonominin bildik gidişatını da derinden ve çarpıcı şekilde etkileyeceğine dikkati çekti. "Türkiye olarak daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına girdiğini dile getiren Kurtulmuş, "Birileri Netanyahu’ya gaz veriyor, ikinci Davut’sun diyorlar. Yani ‘Sen yürü, Davut’un krallığını kuracaksın’ diye dini bir misyonla donatmaya çalışıyorlar. Netanyahu’dan olsa olsa ikinci Davut değil, ikinci Hitler çıkar, ikinci Führer çıkar, o istikamette ilerliyor. Gazze’deki en ağır bedeli çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Şifa Hastanesi’nde öldürülenlerle bugün İran’da ilkokulda öldürülen çocukların acısı aynıdır ve bedeli yine hep dediğim gibi masum ve mazlum insanlar ödemektedir. Onun için bizim Türkiye olarak hem bölgemizdeki gelişmelerden hem de dünyadaki bu küresel türbülanstan etkilenmemek için daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" ifadesine yer verdi. Türkiye’de uzun yıllar bu milletin insanları sımsıkı sarılıp kucaklaşmasın diye oynanan oyunları hatırlatan Kurtulmuş, binlerce gencin hayatını kaybettiği 1980’lerdeki sağ-sol çatışmasının Türk halkının kendi iç kavgası olmadığını emperyalistlerin bu milletin üstüne tahmil ettiği bir çatışma olduğunu kaydetti. Bu ülkede çıkarılmak istenen Alevi-Sünni, Türk-Kürt çatışmasına prim verilmediğini, bundan sonra da verilmeyeceğini belirten Kurtulmuş, "Bu ülkede hiçbir vatandaşımızın hiçbir gerekçeyle bir diğerinden ayrıldığı senaryoya asla ve asla eyvallah etmeyeceğiz. Türk’ün, Arap’ın, Kürt’ün, Sünni’nin, Alevi’nin, Şii’nin hiçbirisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiçbir vatandaşımızın bir diğerinden farkı yoktur. Bütün bu farklılıklarımızı, etnik, mezhebi, kültürel, hayat tarzına ilişkin farklılıklarımızı ise sadece büyük zenginliğimizin bir parçası olarak kabul edeceğiz" dedi. "Bu oyunu bozuyoruz" Türkiye gibi bu kadar zengin kültürel bir mirasa sahip birkaç ülkenin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, Anadolu’da taşınan her bir kültürel farklılığı, "pırlanta değerinde tarihsel miras" şeklinde niteledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle, bölgede terörün sona ermesi, halkların arasına sokulmaya çalışılan fitnenin ortadan kaldırılmasıyla birlikte bu coğrafyanın her yerinde insanların barış ve huzur içerisinde olacağını vurguladı. Bu topraklarda yaşayan Arap’ı, Kürt’ü, Türk’ü birbirinden ayırt edecek bir tek rasyonel sebep bulunmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bunların bölgeyi bir asır evvel bölüp parçalayıp kendilerince kolay lokma haline getirmek isteyenlerin ortaya koyduğu senaryolar olduğunu anlattı. Kurtulmuş, "Üzülerek ifade ediyorum ki bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Allah’ın izniyle birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bize düşer, bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. Bunun için gayretle mücadele ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Her birimiz bulunduğumuz her noktada, her yerde bu kardeşlik türkülerini birlik ve beraberlikle ilgili konuları gündeme getireceğiz ve sonuç alacağız. Bir asır evvel yapmış oldukları o ayrılık senaryosunun üzerinden nasıl bu aziz millet hep bir araya gelerek, ’Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı, bir büyük kurtuluş mücadelesi verdi, istiklalini kazandıysa biz de Allah’ın izniyle istikbalimizi garanti altına alarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Kurtulmuş, İstiklal Marşı’nın kabul edilmesinin 105. yıl dönümünü iftiharla kutladıklarını da ifade ederek, "Mehmet Akif Bey, sadece İstiklal Marşı’mızın yazarı değil, o dönemdeki milletimizin tamamının sahip olduğu ruhu anlatabilen bir büyük insandır. O ruhu bugün de taşıyoruz, o ruhu bugün de yaşıyoruz. Mehmet Akif Bey, aynı zamanda Burdur Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin de fevkalade önemli, kahraman kurucularından birisidir. Kendisinin şahsında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün kurucularını, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygıyla anıyorum ve Türkiye’nin bu ulusal kurtuluş mücadelesinde yaşadıklarımızın bizim için yarınımızın da teminatı olduğunun altını çizerek ifade ediyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şu dua ile sonlandırdı: "Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin, hanelerimize neşe, birlik ve beraberlik versin. Cenab-ı Allah bu milletimize kıyamete kadar beraber olmayı nasip etsin. Allah bizi sevsin, bizleri sevdirsin ve kendisini hakkıyla sevenlerden olmayı nasip etsin. Ahirimiz ve akıbetimiz hayır olsun, dinimiz ve dünyamız mamur olsun diyorum." TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekilleri ve işçilerle fotoğraf çektirdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 22:06
BM Genel Sekreteri Guterres Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret etti
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret ederek gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş sürecine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü" takdim törenine katılmak üzere Türkiye’de bulunan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Göç İdaresi Başkanlığı Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret etti. Programda, Göç İdaresi Başkanlığı Başkanı Hüseyin Kök’ün yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl, Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı İlişkiler Genel Müdürü Büyükelçi Onur Özçeri, Birleşmiş Milletler (BM) Mukim Koordinatörü Babatunde A. Ahonsi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, Göç İdaresi Başkanlığı yönetim kademisi yer aldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ziyaret sırasında ülkesine gönüllü geri dönüş yapan Suriyelilerin işlemlerinin yapıldığı alanı gezdi. Guterres, Türkiye’nin göç yönetimi, geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilere ilişkin yürütülen çalışmalar, gönüllü geri dönüş uygulamaları hakkında bilgi aldı.
12 Mart 2026 Perşembe - 21:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ’İstiklal Marşı’ mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Milletimizin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi olan, milli mutabakat metnimiz olarak gördüğümüz İstiklal Marşımızın kabulünün 105’inci yıl dönümünde, bu nadide hediyeyi bizlere armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yad ediyorum. İstiklalimizin olduğu kadar istikbalimizin de tapu senedi olan İstiklal Marşımızı kabul eden Meclisimizin muhterem üyelerini de rahmetle ve minnetle anıyorum. Kurtuluş Savaşımız başta olmak üzere bin yıldır cennet vatanımızı mübarek kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimize, tüm gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak İstiklal Marşımıza da istiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı, bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 21:33
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekilleriyle İftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Ramazan’ın bolluk ve bereketini, mana ve muhabbetini ruhumuzun derinlerinde yaşıyoruz. Bölgesel sorunların, insani krizlerin, beşeri felaketlerin, tırmanan savaşların, kışkırtılan çatışmaların biteviye takviye edildiği hüsran verici bugünkü zaman diliminde, içinde bulunduğumuz mübarek ayın rahmet dolu atmosferinden ümidimizi hiç kesmedik. İsterdik ki, İslam âlemi huzur ve huşu içinde bir Ramazan geçirseydi. Dilerdik ki, silahların, bombaların, düşmanlıkların yerini barışçıl diyaloglar ile dostane ilişkiler alabilseydi. Olmadı, olamadı, maalesef Ramazan ayımız bölgemizde yaşanan savaş ve şiddet sahneleriyle perdelendi. Karamsar olmanın, kötümserliğe hapsolmanın, umutsuzluğa kapılmanın hem insani, hem de İslami anlamda caiz olmadığını biliyor ve inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır" Türk milletinin barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyeceğini belirten Bahçeli, "Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, ‘Terörsüz Türkiye’yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu inanıyorum ki nice mucizelere imza atacaktır. Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır. Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir. Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir" şeklinde konuştu. "Anadolu coğrafyasında birliğimizi savunamazsak bu topraklarda asla tutunamayız" Terörsüz Türkiye hedefinin Türkiye Yüzyıl’ının iradesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefi taviz değil, Türk ve Türkiye Yüzyılına yönelik kesif bir tahkimattır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi teslimiyet değil, Türk ve Türkiye Yüzyılının muzaffer ve muteber iradesinin kesin bir teminidir. Şayet Anadolu coğrafyasında birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi yürekten savunamazsak; sudan sebeplerle, ucuz hesaplarla, basit ve bayağı heveslerle onun bunun tazyik ve telkinleriyle birbirimizden uzaklaşırsak, biliniz ki, yurt yaptığımız bu topraklarda asla tutunamayız. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi ortak tarih ve kültürümüzün şemsiyesi altında, kardeşlikle geçen asırların geleceğin ülkü ve heyecanlarıyla eklemlendiği kaynaşma ve kucaklaşma potasıdır" ifadelerini kullandı. "Ahlak kahramanımız Merhum Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle ve minnetle yad ediyorum" Milli varlığa ve müdafaaya yeminli olduklarını ifade eden Bahçeli, "Mücavir toprakların altüst oluşu karşısında, tıpkı Akif’in dediği gibi biz bastığımız mukaddes vatan toprakların geçmeden tanıyacağız, düşüneceğiz altındaki binlerce kefensiz yatanı. Çünkü şehit oğluyuz, incitmeyiz, yazıktır atamızı; Vermeyiz dünyaları alsak da bu cennet vatanı. İstiklalimizin manzum şaheserinin İlk Meclis’te kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünde, ezelden beri hür yaşamanın şuuruyla, hiçbir korkuya, hiçbir korkuluğa takılmadan tam bağımsızlığımızı, milli varlığımızın tamamiyetini cesaretle, hamiyetle müdafaaya yeminliyiz. Bir kez daha ahlak kahramanımızı; edebi şanıyla, kalemi ve kelamıyla ufkumuzu meşale gibi aydınlatan Merhum Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum" dedi. "Allah’ın izniyle 2053’te Süper Güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız" Tahrik ve tertiplere boyun eğmeyeceklerini belirten Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak ülkemizin hem bugününe hem de geleceğine ışık tutuyor, güvence oluyoruz. Bizim boş laflarla vakit kaybetmeye hakkımız yoktur. Bizim onun bunun tahrik ve tertiplerine boyun eğecek halimiz de yoktur. Yolumuza bakacağız, önümüze bakacağız, işimize bakacağız, mücadelemize bakacağız, Allah’ın izniyle 2053’te Süper Güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız. Hedefi büyük, ama heyecanı küçük bir hareket değiliz" ifadelerini kullandı. "Milli ahlak, Milli ruhtur" Siyasetin kalbine giden damarların açık olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Toplum hayatını, ekonominin kurallarını, sosyal ilişkileri ve insan ihtiyaçlarını başkalarına zarar vermeden düzenlemek bir arada yaşamaya ve ahlaki gelişmeye büyük bir destek sağlayacaktır. Bu da aileden başlayarak, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi partilere kadar gözetilmesi gereken başlıca konulardan birisidir. Siyasetin kalbine giden damarların açık olması ve görevini tam yapması evvela birlikte yaşamanın vazgeçilmezliğine duyulan bağlılıkla mümkün olacaktır. Akif’in sözleriyle ifade edecek olursak; ‘Milli ahlak, Milli ruhtur’. En büyük güvencemiz de milli ruhun sağlam oluşudur. Milli ve manevi değeri olmayan, kökünden kopan, öz değerlerine yabancılaşan toplumların tarihten silinmesi kaçınılmazdır" diye konuştu. "Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz" Türkiye’nin, Siyonist algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet olmadığının altını çizen Bahçeli şöyle konuştu: "ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır. Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir. Hatta Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek, İran’la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir. Stratejik bilgi çift katmanlıdır. Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir. Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır. Hiçbir tehdite eyvallah demeyiz, diyemeyiz. Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mart 2026 Çarşamba- 22:03
Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi
2
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:48
Bakan Çiftçi: "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
3
11 Mart 2026 Çarşamba- 14:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu''
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 17:32
Başkan Yalım ve ekibi tüm gün çeşitli etkinliklerde vatandaşla bir araya geldi
5
10 Mart 2026 Salı- 23:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:49
AK Parti Sözcüsü Çelik: "İran konusunu çok yakından ve endişeyle takip ediyoruz. İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısındayız"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:30
AK Parti Sözcüsü Çelik: "PKK tüm unsurlarıyla silah bırakmalı"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:38
AK Parti MKYK toplantısında; Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut, Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül Ak Parti’ye katıld
AK Parti MKYK toplantısında; Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut, Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül Ak Parti’ye katıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:29
Konya’nın gelişen raylı sistem yolculuğunda önemli bir yatırımın daha temeli atıldı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ikinci etap çalışmaları kapsamında hayata geçecek Tümosan Köprülü Kavşağı için temel atma töreni düzenlendi. Törende konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte Konya tarihi açısından önemli raylı sistem yatırımları gerçekleştirdiklerini ifade etti. "2027’ye kadar 21.1 kilometrelik raylı sistem hattımızı tamamlamayı planlıyoruz" 21.1 kilometrelik Şehir Hastanesi- Stadyum Tramvay Hattı’nda Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) ile birlikte yoğun şekilde çalıştıklarını kaydeden Başkan Altay, "Büyükşehir Belediyemizin yaptığı ilk etapta inşa işlerinin büyük bir kısmını tamamladık. İnşallah işi tamamlamakla ilgili sürece devam ediyoruz. AYGM ile ilgili kısımda da yoğun bir çalışma yürütülüyor. Şu an itibariyle en kısa sürede Şehir Hastanesi’ne kadar olan ilk etabın açılması, sonra Yeni Sanayi alanına kadar olan 10 kilometrelik ikinci etap hattın açılması ve bugün de hat üzerinde temel atacağımız alandaki çalışmaların da 2026 sonu, 2027 başında tamamlanarak Konya’mıza hizmet edecek 21.1 kilometrelik raylı sistem hattımızı tamamlamayı planlıyoruz" dedi. "Konya 58 kilometrelik bir raylı sistem hattını inşa etme çalışmalarını tamamlamak üzere" Konya’nın 26.7 kilometre raylı sistem hattıyla 1985’lerde başladığı yolculukta Anadolu’da ilk raylı sistemi kullanan şehir olduğunu hatırlatan Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti: "Şu anda Konya 58 kilometrelik bir raylı sistem hattını inşa etme çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. 21.1 kilometrelik Stadyum-Şehir Hastanesi Hattı’mızda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Yine Meram Gar’dan başlayıp Pınarbaşı’na kadar TCDD ile 23 kilometrelik banliyö projemiz var. Genel Müdürümüz Veysi Kurt’a teşekkür ediyorum. Pınarbaşı’na kadar olan hattın yapımını TCDD’de üstlenmiş durumda; araç alımını da Konya Büyükşehir Belediyesi olarak biz yürütüyoruz." 13.8 kilometrelik Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın da Dünya Bankası ile kredilendirildiğini, ihalesini yaptıklarını ve bahar ayında yapımına başlayacaklarına değinen Başkan Altay, "Böylelikle 58 kilometre yeni hattı Konya’mıza kazandırmış olacağız. Bununla birlikte bu yıl yatırım programına giren Fetih Caddesi-Ahmet Özcan Caddesi Tramvay Hattı işini yine Genel Müdürümüzle takip ediyoruz. Selçuk Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Alaaddin ve Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında yapılacak 29 kilometrelik metroyla ilgili proje çalışmalarını inşallah Nisan ayı itibariyle tamamlayıp onun yapım süreciyle ilgili görüşmelere ve çalışmalara devam ediyoruz. Bunlar tamamlandığında Konya’mız yaklaşık 116 kilometrelik yeni bir raylı sistem hattına ve 29 kilometrelik bir metro hattına kavuşmuş olacak. Böylece şehir içindeki günlük trafiği azaltmayı, insanların ulaşabildiği bir şehir oluşturmaya gayret ediyoruz. Özellikle bu hatlarımız tamamlandığında havaalanı, yeni otogarımız ve Hızlı Tren Garlarımız birbirine bağlanmış olacak. Böylece Konya’ya nereden gelmiş olursanız olun hem şehrin raylı sistemine dahil olacağınız hem de diğer ulaşım araçlarının terminallerine ulaşabileceğiniz bir raylı sistem hattına kavuşmuş oluyoruz. Yine, Şehir Hastanesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, NEÜ Tıp Fakültesi, Selçuk Üniversitesi olmak üzere bütün hastanelere raylı sistemle ulaşabilecek bir ağ oluşturuyoruz" değerlendirmesini yaptı. "Araçlar için 293 metrelik bir üst geçit inşa ediyoruz" Aslım Caddesi ile Aksaray Çevre Yolu’nun kesiştiği noktada temeli atılan köprülü kavşakla ilgili de bilgi veren Başkan Altay, "Şehir Hastanesi- Stadyum Tramvayı kapsamında buraya araçlar için 293 metrelik bir üst geçit inşa ediyoruz. Transit geçen araçlar, Aksaray Yolu’ndan gelip şehre gelen araçlarımız bu üstgeçidi kullanırken, Aslım Caddesinden gelip Ankara Yolu’na ya da şehir merkezine gidenler alttan, hemzeminden kullanacaklar. Ayrıca tramvayımız da burada hemzeminden geçerek yoluna devam etmiş olacak. Milyarlık bir yatırımı şehrimize kazandırmış oluyoruz. Bu kapsamda yapacağımız işler bununla sınırlı değil. İnşallah hemen az ileride bulunan Aksaray Köprülü Kavşağı’nın yenilenmesi, hızlı tren üstgeçidinin yenilenmesiyle ilgili bir planlama yaptık. Ona da en kısa sürede başlayacağız. Yine Otogar Kavşağı’nda Doktor Sadık Ahmet Caddesi’nden gelip Halil Ürün Caddesi’ne geçenlerin üstten geçtiği, tramvayın yukarıdan geçtiği bir sistemin inşaatına hızla devam ediyoruz. İnşallah çok kısa bir sürede orada birlikte temel atma programımızı yapmayı hedefliyoruz" dedi. Yeni 2 köprülü kavşak yapılacak, 2 köprülü kavşak yenilenecek, 3 de yaya üst geçidi yapılacak Raylı sistem çalışmaları kapsamında yaya üstgeçitleri ile yenilenecek ve sıfırdan yapılacak köprülü kavşak çalışmalarından da bahseden Başkan Altay, şunları söyledi: "Aksaray Yolu - Ankara Yolu Kavşağı’nda yapacağımız yeni otogarın bulunduğu yerde bir yaya üstgeçidi, mevcut otogarımızın bulunduğu yerde bir yaya üstgeçidi ve Selçuklu Belediyesi’nin bulunduğu yerde de bir yaya üstgeçidi yaparak, toplamda 2 köprülü kavşağın sıfırdan yapılması, 2 köprülü kavşağın yenilenmesi, 3 yaya üst geçidinin yapılması gibi şehrimize yeni eserleri de bu kapsam da kazandırmış olacağız. İnşallah en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Burada özellikle sanayide çalışan kardeşlerimizin toplu ulaşımla iş yerlerine ulaşmasını sağlamış olacağız." "Türkiye’de en ucuz ulaşımı yapan şehirlerden birisiyiz" Konforlu bir toplu ulaşım kazandırmak adına geçtiğimiz yıl 180 hibrit otobüsü Konya’ya kazandırdıklarını da hatırlatan Başkan Altay, "İnşallah bu yıl yine 100 otobüsle şehrimizin otobüs filosunu da yenileme çalışmalarımıza kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. Bu hizmetleri yürütürken Türkiye’de en ucuz ulaşımı yapan şehirlerden birisiyiz. Öğrenci ulaşımında Türkiye’nin en ucuzu olarak, 9 lirayla öğrencilerimize hizmet veriyoruz. Yine sivil ulaşımda da Türkiye’nin en ucuz ulaşımlarından birisini en konforlu şekilde Konyalılara sunma gayretimiz kesintisiz bir şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Yerel yönetim, merkezi hükümet iş birliğiyle Konya’mızı adeta demir ağlarla örüyoruz" Tümosan Köprülü Kavşağı’nın hayırlı olmasını temenni eden Başkan Altay, "Yerel yönetim, merkezi hükümet iş birliğiyle Konya’mızı adeta demir ağlarla örüyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na, bugün bizleri yalnız bırakmayan Altyapı Genel Müdürümüz Yalçın Eyigün’e çok teşekkür ediyorum. Müteahhit firmamıza teşekkür ediyorum, kesintisiz bir şekilde kar kış demeden yoğun bir şekilde gayret ediyorlar. İşçi kardeşlerimize teşekkür ediyoruz, bu soğukta herkes sıcacık evinde otururken onlar Konya için üretmeye devam ediyor. Bugün bizi yalnız bırakmayan başta Valimiz, Milletvekilimiz, İl Başkanımız olmak üzere tüm protokol üyelerimize teşekkür ediyorum" sözleriyle konuşmasını bitirdi. "Yapılan bu hizmet Konya’mızın trafiğini rahatlatacak" AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "24 yılda hamdolsun ülkemizde olduğu gibi Konya’mızda da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük katkı sağlanıyor. Bu noktada hem Büyükşehir Belediye Başkanımız hem ilçelerimizin değerli belediye başkanları çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yapılan bu hizmet inşallah Konya’mızın trafiğini de rahatlatacaktır" ifadelerini kullandı. Konya raylı sistemde örnek şehirlerden olacak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AYGM Genel Müdürü Yalçın Eyigün, dünyadaki raylı sistemi gelişmiş metropollerden örnekler vererek, Konya’nın Tokyo, Paris ve New York gibi raylı sistem entegrasyonlarıyla kuşatılan bir şehir olma yolunda hızla ilerlediğine değindi. "Başkanımızın Konya sevdalılığı bu yatırımları kazandırıyor" Konya Büyükşehir Belediyesi ile beraber güzel bir çalışma düzeni oturttuklarını kaydeden Eyigün, "Konya’yı her defasında masaya yatırıyoruz, her defasında farklı bir konuyu irdeliyoruz. Bu iyi iş birliği güzel sonuçlar doğuruyor. Başkanımızın Konya’ya vakıflığı, Konya sevdalılığı bu yatırımları kazandırıyor. Burada kendilerinin emeklerini takdir ediyorum. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine özel olarak teşekkür ediyorum. Adeta aynı bir bünyeymişçesine uyumlu, koordinasyonlu çalıştığımızı, Konya’nın her derdi için onlarca defa Ankara’ya geldiklerini bunun da ürünler, eserler ortaya çıkardığını söyleyebilirim" dedi. Kavşakların yapım amacına dikkati çeken Eyigün, "Biz bu kavşaklarla neden uğraşıyoruz? Çünkü bu kavşaklar yapıldığında raylı sistemin akışkanlığı sağlanacak, ortalama hızı yükselecek, konfor artacak, kara yolu trafiğinin güvenliği artacak, dur-kalk azalacak, kesintisiz sürüş artacak, zaman kazancımız artacak, akaryakıt tasarrufumuz artacak, kazalar azalacak ve en önemlisi can güvenliğimiz artacak. Dolayısıyla bu kavşakların her birisi yatırım bedeli itibariyle ciddi bir külfet. İnşa süresince de tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederiz. Bittiği zaman inşallah en az yüz yıl insanımıza, şehre hizmet edecek" şeklinde konuştu. "Temel atmama törenlerinin yapılıp, yaprakların dahi alkış tuttuğu bir ülkede işte belediyecilik budur" AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, "Temel atmama törenlerinin yapılıp, yaprakların dahi alkış tuttuğu bir ülkede işte belediyecilik budur. İşte ülke sevdası budur. İşte işini bilmek, yaşamak budur. Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Konya’mızı Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki yatırımlar ile gergef gibi dokuyan tüm Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı mensuplarımıza Konyalılar adına teşekkürü, şükran borcunu ifade etmek istiyorum. Zira bu yatırımlar, bu çalışmalar el birliği ile yapılıyor, iş birliği ile yapılıyor. Yerelde yapılsa bile proje anlamında destekler üretiliyor. Belki isimler hatırlanmayacak ama yapıp gidenin anası, atası nurda yatsın duasıyla bu işte emeği olan herkes bu dualardan nasiplenecek inşallah" diye konuştu. "Konya’mız ulaşımda bugünü ve geleceği planlayan bir anlayışla her geçen gün daha da gelişmektedir" Konya Valisi İbrahim Akın ise, Tümosan Köprülü Kavşağı Projesi’nin Konya’nın trafik, sanayi, sağlık ve şehir merkezi akslarını birbirine entegre eden stratejik bir ulaşım hamlesi olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Bu proje çok seviyeli kavşak sistemi, kesintisiz trafik akışı, raylı sistem entegrasyonu ve yüksek taşıma kapasitesiyle Konya’mızın ulaşım ağını daha modern, daha verimli ve daha güvenli bir yapıya kavuşturacaktır. Konya’mız ulaşımda bugünü ve geleceği planlayan bir anlayışla her geçen gün daha da gelişmektedir. Günbegün daha iyiye giden, altyapısını sürekli güçlendiren ve insan odaklı şehircilik yaklaşımını önceleyen bu hizmetlerin şehrimize kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese şükranlarımı ifade ediyorum." Konuşmaların ardından yapılan duayla TümosanKöprülü Kavşağı’nın temeli atıldı. Programa; 3. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Mete Kuş, Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Büyük Birlik Partisi İl Başkan Yardımcısı Mehmet Atasağun, ilçe belediye başkanları, rektörler ve davetliler katıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:10
AK Parti MKYK toplantısı başladı
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:10
Kurtulmuş: "Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da temkinli bir şekilde karşılıyoruz"
TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da tedbirli bir şekilde, temkinli bir şekilde karşılıyoruz. Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş olan bir hükümetin bir yönetimi öyle çok kolay insani yardımların kapısına aralamayacağı ya da vazgeçtim artık katliam, soykırım yapmıyorum demeyeceği aşikardır" dedi. Kurtulmuş, İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ile ikili ve heyetler arasında görüşmeler gerçekleştirdi ve sonrasında basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, Türkiye ile İspanya arasındaki ikili ilişkilerin fevkalade olduğunu söyleyerek, Gazze’de İspanya’nın takındığı tavrın takdire şayan olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "En son 10 sene evvel İspanyol Senato Başkanı Türkiye’yi ziyaret etmiş. 28 yıl evvel de Temsilciler Meclisi Başkanı ziyaret etmiş. Bu kadar uzun bir aradan sonra İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı’nın Türkiye’yi ziyaret etmesi bizim için önemlidir, tarihi bir eşiktir. Ümit ediyorum ki yeni dönemde her alanda güçlenen Türkiye, İspanya arasındaki ilişkiler bu ziyaretle birlikte artarak devam edecektir. Yine ifade etmek isterim ki bildiğiniz gibi artık parlamenter diplomasi uluslararası ilişkilerin en (3:28) önemli araçlarından birisi haline gelmiştir. Klasik diplomatik ilişkilerin yanı sıra ve belki ondan da önce halkların doğrudan temsilcisi olan Meclisler vasıtasıyla ülkeler arasındaki ikili ilişkiler ya da çok taraflı ilişkilerin geliştirilmesi çok daha mümkün olmaktadır. Bu çerçevede Türkiye ve İspanya zaten birçok alanda uluslararası platformlarda da yakın işbirliği içerisinde olan iki ülke olarak bundan sonra parlamenter diplomasinin imkanlarına da kullanarak bu ilişkilerimizi çok daha güçlü bir şekilde tahkim etmeye kararlıdır"i,fadelerini kullandı. Socias, Türkiye ve İspanya’nın ikili ve çoklu ilişkiler kapsamında uluslararası konularda paylaştıkları ortak stratejiler olduğunu hatırlatarak, "Bu anlamda Türkiye ile birlikte Filistin’deki barışı da savunuyoruz ve aynı zamanda bu soykırımın bir son bulmasını diliyoruz ve aynı zamanda burada bir Filistin devletinin kurulması imkanını da destekliyoruz" şeklinde konuştu. Törörsüz Türkiye sürecinde rapor yazımına ilişkin soruya Kurtulmuş, "Son derece titiz, fevkalade ciddi çalışmayı sürdürüyoruz. Son noktaya gelinmiştir. İnşallah önümüzdeki günlerde rapor hazırlanacak. Bu rapor komisyon üyelerine takdim edilerek onların görüşleri de alındıktan sonra ümit ediyorum ki ittifakla kabul edilerek ya da çok büyük bir oyla nitelikli bir çoğunlukla kabul edilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu’nun ortak bir raporu olarak o raporun son bölümünde yer alacak olan somut teklifler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi takvimi içerisinde bu konuyla ilgili yasal hazırlıkları yaparak Meclis Genel Kurulu’na sunacaktır"diye konuştu. SDG’nin durumuna ilişkin soruya Kurtulmuş, "Tabii ki Suriye’deki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde Suriye hükümeti ülkede ulusal birliği sağlayacak adımları sonlandırsın. Ve bu anlamda Suriye’de artık terör örgütlerinin hiçbirisinin esamesinin okunmadığı, silahlı grupların tamamının meşhur güçler olarak Suriye Devleti’nin içinde askeri yapılanmasının içerisinde yer aldığı ve entegrasyon sürecinin de başarıyla tamamlandığı bir gelişmeyi hep beraber takip edelim ve bunları gözlemleyelim. Biliyorsunuz Suriye’de devrimin olduğu günün hemen ertesi gün sabah şafak vaktinden itibaren ısrarla şunu söylüyoruz. Suriye’de artık hiçbir gayrimeşru silahlı güç terör örgütü kalmamalıdır. İki Suriye’deki bütün farklı unsurlar etnik, mezhebi, dini farklılıklarıyla birlikte yeni Suriye yönetiminin bir parçası olmalıdır. Ve bu anlamda da Suriye yönetiminde herkesin işin içerisine katılabileceği bir demokratik sürecin önü açılmalıdır. Bu çerçevede bir anayasa hazırlama sürecinin de Suriye’nin geleceği için de önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi artık oradaki bütün silahlı unsurların, silahlı örgütlerin tamamının Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir" ifadelerini kullandı. Gazze’de ateşkes ilan edildiğini hatırlatan gazeteciye Kurtulmuş, "İsrail maalesef bir barış ilan edilmiş olmakla birlikte, İsrail barış anlaşmasının mürekkebi kurumadan soy kırımına hız kesmeden devam ediyor. Ayrıca insani yardımların Gazze şeridine ulaşmasını engelleyerek yaşlıların, kadınların ve çocukların açlıktan ve soğuktan ölmesini temin etmeyene devam ediyor. Şunu ifade etmek isterim. Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da tedbirli bir şekilde, temkinli bir şekilde karşılıyoruz. Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş olan bir hükümetin bir yönetimi öyle çok kolay insani yardımların kapısına aralamayacağı ya da vazgeçtim artık katliam, soykırım yapmıyorum demeyeceği aşikardır. Dolayısıyla uluslararası camiada, bu soykırımcı İsrail hükümeti yönetiminin, Netanyahu yönetiminin tarzını ciddi bir şekilde uluslararası baskıyla kontrol altına alması şarttır. Ve o anlamda da uluslararası camia nasılsa burada bir barış var diye rehavete kapılmamalıdır. Çünkü tavrı tarzı artık herkes tarafından bilinen bir hükümetten bahsediyoruz. Dolayısıyla burada bütün baskılar sürdürülmeli ve bir an evvel Refah sınır kapısı açılarak oraya insani yardımların girmesi ve Gazze halkının yeniden ayağa kalkmasının temin edilmesi için her türlü desteğin verilmesi şarttır. Türkiye olarak başından beri barışı desteklediğimizi, Gazze halkının geleceği için herkesle, iyi niyetli olan herkesle müşterek çalışmaya hazır olduğumuzu ve her şeyden evvel de Gazze’de acil insani yardımların ve oradaki özellikle yaşlı ve çocukların korunması için adımdan atılmasını gerekli görüyoruz" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:58
Başkan Arslan muhtarlarla bir araya geldi
Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçedeki tüm mahalle muhtarlarıyla toplantı yaparak mahallelerin ihtiyaç, talep ve önerilerini dinledi. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçenin tüm mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda mahallelerde hayata geçirilen projeler, önümüzdeki süreçte yapılması planlanan çalışmalar ve asfalt yapılacak alanlar detaylı şekilde ele alındı. Başkan Arslan, muhtarlarla birebir görüşmeler yaparak iletilen tüm talep ve önerileri Fen İşleri Müdürlüğü aracılığıyla kalem kalem not aldı. Mahallelerin ihtiyaçlarının yerinde tespit edilmesine büyük önem verdiklerini belirten Arslan, hizmetlerin planlı ve hızlı bir şekilde hayata geçirileceğini ifade etti. "Çameli’nin ilçe merkezinde ne varsa mahallelerimizde de o olacak" anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Arslan, mahallelerin yaşam kalitesini artırmak adına hizmetlerin kararlılıkla ve hız kesmeden devam edeceğini dile getirdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:57
Fidan, Nijeryalı mevkidaşı Tuggar ile Ankara’da görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Yusuf Maitama Tuggar ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkiler ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alındı. Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Yusuf Maitama Tuggar, 26 Ocak’ta Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, Tuggar’ın Türkiye’ye ilk ziyareti olma özelliğini taşıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, temasları kapsamında Nijeryalı mevkidaşı Tuggar ile Ankara’da görüştü. Görüşmelerde, Türkiye ile Nijerya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmelerin ele alındığı öğrenildi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:48
CHP Genel Başkanı Özel ile Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan bir araya geldi
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı (CHP) Özgür Özel’i genel merkezinde ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özel, Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından konuşan Özel, "Özellikle 19 Mart’tan bugüne kadar partimiz çok zor günler geçirdi. Tüm yaşadığımız zorluklarda ve acılarda ki kayıplarımız oldu, ilk telefonu açan, ilk ziyaretimize gelen ve her zaman dayanışma gösteren Mahmut Arıkan’a ve 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi örgütleriyle tam bir dayanışma halinde, bir kardeşlik hukukuna bağlı olarak siyaset yapan tüm Saadet Partisi teşkilatına ben de çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra Türkiye’de çok daha güzel günlerde, umut dolu günlerde hep birlikte olmayı, birlikte siyaset yapmayı, birlikte çalışmayı ümit ediyoruz" dedi. "Bahçeli, en dipteyken ülkeyi erken seçime götürdü" Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin erken seçim ve emekli aylıklarına ilişkin kendisine yönelik açıklamalarını şöyle değerlendirdi: "Bahçeli, erken seçime kapıyı kapattı. Bahçeli, erken seçime kapıyı açtığında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını başlatmıştı. Kendisi bir üçlü koalisyondaydı ve çok zorlukları olan bir koalisyondu. Deprem geçmişti ve büyük bir ekonomik kriz, çok katı önlemlerle aşılmaya çalışılıyordu. Hükümetinin en zor olduğu dönemde ve ondan sonra yaşanacak her gün biraz daha ekonomik tedbirlerin sonuç vermeye başlayacağı, vatandaşın rahat edeceği ve hükümete tepkinin azalacağı bir süreçte en dipteyken, ülkeyi erken seçime götürdü. Adalet ve Kalkınma Partisi kendilerinin dahi hayal edemeyeceği bir sonuç alarak, iktidarı oluşturan 3 partinin de baraj altı kalmasıyla, Türkiye’nin en köklü partilerinin baraj altı kalmasıyla, sadece 2 partinin barajı geçebildiği noktada, kuruluşunun üzerinden 13-14 ay geçtikten sonra tek başına iktidarı yakaladı. O gün, Bahçeli’nin bıraktığı gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altındı, bugün 2 çeyrek altın. Aradaki 6 çeyrek altın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının eseri olarak emeklinin cebinden uçup gitti. Bir emekli değil, her emekli; bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın; bir kere değil, her ay kaybediyorlar. Bu süreci Bahçeli’nin erken seçim çağrısı başlattı." Özel, "Şimdi Bahçeli, milletin bu iktidardan en rahatsız olduğu, ekonomik krizin en yüksek noktada olduğu, milletin şikayetlerinin en fazla olduğu, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin dayanılamaz bir noktaya geldiği yerde bu sefer erken seçime kapıyı kapatıyor. Erken seçime bugün kapıyı aralasa emekli kurtulacak, asgari ücretli kurtulacak, çiftçi kurtulacak, esnaf kurtulacak, memur kurtulacak. Ama kendisi iktidardayken en avantajlı zamanda AK Parti’ye erken seçim kapısını aralayan AK Parti için en dezavantajlı noktada erken seçime kapıyı kapatıyor. O zaman ne diyelim? Bahçeli, biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta" dedi. "Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı" Emeklilerin çoğunluğunun en düşük emekli maaşını alacak olması ve Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkındaki soruyu cevaplayan Özel, "Anayasa Mahkemesi ile ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tabii normal şartlarda yapılan düzenlemenin iptali, bin liralık zammın iptali noktasına gelebilir. Ama biz Anayasa Mahkemesi’ne çalışmamızı, anayasanın insanca yaşam hakkı, barınma hakkı başta olmak üzere, emeklilerin bu maaşla mahrum oldukları temel insan haklarından dolayı Anayasa Mahkemesi’nin uzunca bir süre vermeksizin, Meclis’in görevlerini ve anayasanın saydığı temel insan haklarını değerlendirerek ve kısa bir süre vererek kanunun yeniden görüşülmek üzere iptal edilmesi talebiyle bir başvuru yapmayı düşünüyoruz. Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı, arkadaşlar detaylı olarak çalışıyorlar. Çalışmalarını tamamladıklarında başvuruyu gerçekleştirecek arkadaşlarımız" diye konuştu. "Vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" Emekli maaşlarına değinen Arıkan, "Türkiye’nin her yerini özellikle muhalefet partileri geziyorlar. Sahadaki durum artık çalışmak ya da çalışmamak insanların onurlu bir şekilde yaşamını garanti altına almayan bir sürece geldi. Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, çalışanlarımız, esnaflarımız, gençlerimiz, iş insanlarımız dün Manisa ilindeydik ziyaretlerde bulunduk. Sanayinin çok gelişmiş olduğu bir şehir, tarımın çok gelişmiş olduğu bir şehir. İşsizişliğin çok hızlı bir şekilde arttığını, çok büyük firmaların işçi çıkartmak durumunda kaldığını gördük. Böyle bir ortamda erken seçim istememek çok mantıklı değil. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir kanun teklifinde bulundum. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılması diğer emekli maaşlarının da ödeme primi oranının da artırılması talebinde bulunduk. Birkaç günlük bir imza kampanyası başlattık. Birkaç gün içerisinde 1 milyon 214 bin insan bu teklifimize destek imzası verdiler. Bahçeli, iktidar yetkilileri ne kadar erken seçim istemiyoruz dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:47
Başkan Arıkan: "Cumhurbaşkanımızla bir araya gelmek büyük onur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve ilçe belediye başkanlarıyla Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde bir araya geldi. Gerçekleşen önemli buluşmada Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan da bulundu. Aydın’da gerçekleşen buluşma ve sonrasındaki toplu açılış töreni ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Arıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir kez daha bir arada bulunmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu vurgulayarak, "Öncelikle Cumhurbaşkanımızın Sökeli hemşerilerime selam ve sevgilerini iletmek isterim" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Söke’ye ve Aydın’a gösterdiği özel ilginin dikkat çekici olduğunu ifade eden Başkan Arıkan, resmi açılışı yapılan 1300 yatak kapasiteli Aydın Şehir Hastanesi başta olmak üzere tamamlanan tüm kamu yatırımlarının hayırlı olmasını diledi. Toplam yatırım bedeli 87,5 milyar lirayı bulan projelerin Aydın’a kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Arıkan, "Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bu önemli yatırımların hayata geçirilmesinde katkı sunan tüm kişi ve kurumlara gönülden teşekkür ediyorum. Milletimiz için var gücümüzle çalışmaya, şehrimize ve hemşerilerimize hizmet etmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:31
MHP Genel Başkan Danışmanı Çiçek’ten ’Ankara -Kayseri’ kıyası
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Danışmanı Yıldıray Çiçek; sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ‘(2M-Mansur-Memduh) ve Ankara ve Kayseri Hizmet/Vizyon Farkı’ başlıklı yazı ile iki şehir arasındaki vizyonu kıyasladı. Ankara’da meselelerin hep bir bahane ile örtbas edilmeye çalışıldığı fakat Kayseri’de Bütükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın çözüm üreten belediyecilik anlayışının olduğunu belirten Çiçek; "İki hafta önce, Türkgün Ankara Temsilcisi Bahadır Çoban ile birlikte memleketim Kayseri’deydim. Ben, kalp krizi geçirip yoğun bakımda tedavi gördükten sonra sağlığına kavuşan, bir dönem Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı yapmış Taşmedreseli ülküdaşımız Ahmet Kaplan’a ’geçmiş olsun’ ziyareti için; Bahadır Çoban ise MHP Kayseri Milletvekilimiz Baki Ersoy ile Türkgün Gazetesi’nde yapacağı röportaj için Kayseri’ye gelmişti. Gün boyu MHP Kayseri Milletvekilimiz Baki Ersoy bizlere büyük bir misafirperverlik gösterdi. Yanında danışmanı Serkan Kural da bizlere eşlik etti. Röportajın sabah gerçekleşen bölümü, değerli iş insanı Türker Horoz’un sahibi olduğu Burak At Çiftliği ve Deluxe Düğün Salonu’nda yapılırken; öğleden sonraki bölümü Kayserispor tesislerinde gerçekleşti. Hediye formalarımızı aldık, Kayserispor’un teknik yöneticileri ve bazı futbolcularıyla tanışıp sohbet etme imkânı bulduk. MHP Kayseri Milletvekilimiz Baki Ersoy ile araçla bir yerden bir yere geçerken sohbet Kayseri’deki gelişmelere geldiğinde, memleketim Kayseri ile yaşadığım Ankara arasındaki dikkat çekici farklar gözümün önünde canlandı. Bunlardan biri, bir yerden bir yere giderken hissedilen ferahlık ve zamanın insanın lehine işlemesiydi. Ankara’da hep bahanelerle meseleleri örtbas etmeye çalışan bir Mansur Yavaş yönetimi varken; Kayseri’de Dr. Memduh Büyükkılıç’ın her meseleye özgüvenle çözüm üreten bir belediyecilik anlayışı söz konusudur. Ankara’da yaşamak her açıdan bunalım üretirken, Kayseri’de nefes alabildiğiniz bir atmosfer vardır. Mansur Yavaş, 2019 yılından itibaren ne söz verdiyse yapmadı. Dr. Memduh Büyükkılıç ise ne söz verdiyse yaptı. Belki bazıları, Ankara ile Kayseri’nin nüfusu aynı mı diye bir savunma geliştirebilir. Oysa burada yapılan bir nüfus kıyaslaması değil, açık bir vizyon kıyaslamasıdır. Ankara ile Kayseri’yi; ulaşım, su yönetimi, temizlik hizmetleri, park ve bahçelerin bakımı, sosyal ve kültürel tesisler, sosyal hizmet ve destekler, kırsal ve tarımsal destekler, altyapı çalışmaları, tarihî, kültürel ve doğal mirası koruma faaliyetleri, çevre politikaları, yenilenebilir enerji ve sıfır atık uygulamaları, akıllı şehir projeleri, bilim ve teknoloji faaliyetleri, afet farkındalık eğitimleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve belediyeciliği ilgilendiren daha birçok başlık altında karşılaştırın. İnanın, Kayseri Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde belediyecilikte örnek bir şehir olurken; Ankara, Mansur Yavaş yönetiminde kayıp yıllarını yaşamaktadır. Örneğin su konusunda. Bugün su tartışmalarının odağında yer alan CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçimlerden önce şu ifadeleri kullanmıştı: "Biz suyu Allah’ın nimeti olarak görüyoruz ve sudan para kazanılmayacağına inanıyoruz. Su parasını belirlerken maliyet artı çok cüzi kârla vermeye devam edeceğiz." Ancak gelinen noktada Ankara’da suya sürekli zam yapılmakta, mevcut suyu Ankaralılara ulaştırma konusunda ise başarısız bir belediyecilik tablosu ortaya çıkmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi pahalı su satışı konusunda üst sıralarda yer alırken; Kayseri Büyükşehir Belediyesi ise su tarifelerinde Türkiye genelinde örnek gösterilmektedir. Yapılan güncel değerlendirmelere göre Kayseri; mesken su tarifesinde 28,77 TL ile 30 büyükşehir arasında 2’nci sırada, iş yeri su tarifesinde 44,40 TL ile 30 büyükşehir arasında 3’üncü sırada yer almaktadır. Bu veriler, Kayseri’de içme suyunun hem erişilebilir hem de ekonomik şartlarla vatandaşlara sunulduğunu açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Çiçek yazısında, hangi alandan kıyaslama ve değerlendirme yapılırsa yapılsın, Kayseri’deki vizyonun Ankara’ya büyük fark attığını söyleyerek; "Tüm Türkiye biliyor ki Ankara’da çok büyük bir trafik sorunu vardır. Çünkü Ankara’ya diğer illerden gelenler ve Ankara üzerinden bir ilden başka bir ile yolculuk yapanlar bunu bizzat yaşamaktadır. Mansur Yavaş’a "Ankara’nın trafiği ne olacak?" diye sorulduğunda verdiği cevap ise şöyledir; ’Ben hep şunu iddia ediyorum, beni cahillikle suçluyorlar; ne kadar çok yol açarsanız trafik o kadar sıkışır.’ Geçtiğimiz günlerde de, ’Ankara’daki en büyük trafik sıkışıklığı AVM’lerin önünde yaşanıyor’ açıklamasını yapmıştır. Hep bir bahane. Oysa trafik sorununa karşı en etkili ve gerçekçi çözümler, raylı sistemler (metro, tramvay, banliyö hatları) etrafında şekillenirken; yedi yıl boyunca neden en ufak bir alternatif çözüm arayışına girilmediği sorusu ortadadır. Kayseri’de ise yapılan kavşaklar, köprüler ve yollar ile trafiğin yükünü alan tramvay, otobüs, otopark ve bisiklet paylaşım sistemleri vatandaşları trafikte rahatlatmaktadır. Buna rağmen ulaşım noktasında Kayseri’yi daha da rahatlatmak adına yeni yol yapım çalışmaları da sürmektedir. 2019 yılından beri Ankara’da sadece Cumhurbaşkanı olma hayali kuran, fırsat kollayan ve tüm yatırımlarını buna göre yapan Mansur Yavaş, Ankara’da halkın çocuklarıyla gidebileceği tek bir alan dahi oluşturamamıştır. Önceki dönemlerin ABB Başkanı Melih Gökçek’in yaptığı Ankapark’a çevre illerden çoluk çocuk milyonlarca aileyi getirmek mümkünken, Mansur Yavaş burayı bile çalıştırmayı başaramamış ve çürümeye terk etmiştir. Sırf siyasi istismar uğruna işletmek yerine yıkmayı tercih etmiştir. Kayseri’de ise Erciyes Dağı’nda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner yapılanmasıyla birlikte Erciyes turizmine bu dönem 3 milyon insanın katılım göstermesi beklenmektedir. Sunulan imkânlar sayesinde Erciyes Dağı’nın Türkiye’de en fazla ziyaret edilen turizm merkezlerinden biri hâline gelmesi de açık bir vizyon farkıdır. Ankara’nın iki güzide spor kulübü vardır. Altı milyon nüfuslu Ankara’da, Ankaragücü ve Gençlerbirliği’ne sahip çıkma konusunda büyük zaaflar yaşanırken, Mansur Yavaş gerçeği ortadadır. Sembol takım Ankaragücü’nü Süper Lig’de tutmayı başaramamış; Gençlerbirliği ise kendi imkânlarıyla Süper Lig’e çıkmıştır. Buna karşılık Kayseri’de, Kayserispor’a her alanda sahip çıkan bir Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç gerçeği vardır. Hangi alandan kıyaslama ve değerlendirme yapılırsa yapılsın, emin olun Kayseri’deki vizyon Ankara’ya büyük fark atmaktadır. Bu kıyaslamayı yapmak bile memleketim Kayseri’ye ayıp olmaktadır. Her konuda fark vardır. Ancak asıl fark şudur: Bir tarafta, Mansur Yavaş gibi siyasi hırslarının peşinde koşarak Ankara halkına hizmeti öncelikli görevi saymayan biri; diğer tarafta ise siyasi hırs derdi olmadan, derviş edasıyla Kayseri halkına hizmet etmeye çalışan, Cumhur İttifakı’nın medarıiftiharı Dr. Memduh Büyükkılıç gibi biri vardır. Kayseri’den döndüğümde bu kıyaslamayı birçok sohbetimde dile getirmiştim. Bugün ise yazıya dökerek hakkı teslim etmek istedim. Ankara ile Kayseri arasındaki hizmet ve vizyon farkını daha fazla örnekle anlatmak, hak edene hakkını çok daha geniş şekilde vermek elbette mümkündür. Ancak alanımız bu kadar olduğu için, bu özetin dahi verilmek istenen mesajı fazlasıyla taşıdığına inanıyorum" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:28
Şenol Kul: "Terme’nin geleceğine yeni yollar açıyoruz"
Elmalık Mahallesi’ndeki imar yolu açma çalışmalarını yerinde inceleyen Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Sadece yol açmıyoruz; modern, erişilebilir ve konforlu bir Terme’nin altyapısını ilmek ilmek işliyoruz. Açtığımız her yeni yol, mahallelerimizin gelişimine vurulan bir mühürdür" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul; beraberinde AK Parti Terme İlçe Başkanı İsa Baş, Belediye Meclis Üyesi Yaşar Kumcu ve Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Şahin ile birlikte Elmalık Mahallesi’nde devam eden çalışmaları inceleyerek teknik ekipten bilgi aldı. Ziyaret sırasında bölgedeki yeni dönem yatırımların süreçleri hakkında detaylı bilgiler veren Başkan Kul, Terme’nin planlı ve modern gelişimini sürdürmek adına imar planında yer alan yolları öncelikli olarak açtıklarını söyledi. Daha yaşanabilir ve erişilebilir bir Terme için durmadan çalışmaya devam ettiklerine dikkat çeken Kul, imar yollarının açılmasıyla birlikte bölgeye altyapı hizmetlerinin çok daha hızlı ulaştırılacağını belirtti. İlçenin değişim ve dönüşümüne ışık tutan yatırımlara her gün bir yenisini eklediklerini ifade eden Başkan Kul, "Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı saha ekiplerimizin Elmalık mahallemizde gerçekleştirdiği imar yolu açma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Bu mahallemizin ulaşım ağını yenilemek, araç trafiğini rahatlatmak ve altyapı hizmetlerinin bölgeye ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla adımlar atıyoruz. Kartal Sokak ve Biçer Sokak bağlantılı olarak açtığımız bu yeni yollarla, Elmalık ve Cumhuriyet mahallelerimiz arasında güçlü bir ulaşım aksı oluşturuyoruz" diye konuştu. Başkan Kul ve beraberindeki heyet, imar yolu çalışmalarının yanı sıra Kartal ve Biçer Sokak’ta tamamlanan üst yapı parke yol çalışmalarını da yerinde denetledi. Kul, "Altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte açtığımız yolları asfaltlayarak buraya konforlu, akıcı ve güvenli yeni bir yol güzergâhı kazandırmış olacağız. Terme için en iyisini yapana kadar sahadaki mesaimiz sürecek" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder