POLİTİKA
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:54 Bakan Bayraktar: "600 milyon dolarlık yatırım olacak, bin 500’e yakın yeni istihdamı Eskişehir’imize kazandırzacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı Eskişehir’imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu. Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Eskişehir programı kapsamında Eskişehir AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Alparslan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak karşıladı. Ziyarette AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de bulundu. Bakan Bayraktar, Eskişehir için 3 proje hakkında bilgi verdi. Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde önemli adımların kaydedildiğini söyleyen Bakan Bayraktar, bu tesislerde Eskişehir’e bin 500 istihdam sağlanacağını aktardı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde, endüstriyel tesis üretimine bu yıl içerisinde başlanacağına değinen Bakan Alparslan Bayraktar, bu anlamdan Türkiye’nin dünyanın ilk 5’inde olmasını hedeflediklerini söyledi. "600 milyon dolarlık bir yatırım olacak" Bayraktar, "Türkiye ekonomisi büyüyen, ihracatı büyüyen bir ülke. Son 23 yılda 230 milyar dolardan 1 buçuk trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldik. Bunun ana itici gücü, ana motoru açıkçası bizim sanayimiz, üretimimiz ve ihracatımızdır. Dolayısıyla emek burada var, çok önemli bir çaba var. Sayın Bakanımız da ifade ettiler, bu çabanın karşılık bulması çok önemli ama samimi bir şekilde; yani istismar unsuru değil, samimiyetle bu çabanın karşılık bulması önemli. Biz 23 buçuk yıldır olduğu gibi, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonraki süreçte de bu emekçimizin hakkının hiçbir zaman için kaybolmaması için büyük bir gayret içerisinde olacağız. Biz Kırka tesislerimizde bugün incelemelerde bulunduk. 2026’ya dair yatırım planlamalarımızı da bu arada yerinde inceledik. Onları da kısaca size ifade edeyim, özellikle 3 tane çok önemli projemiz var; Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. İnşallah bu nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var. Dünyada bugün artık maden savaşları, bu nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Ülkemizi bu anlamda o üst lige çıkaracak çok önemli projelerimizden bir tanesi. Onda da pilot tesisi malumunuz, bakanımızın döneminde tamamlamıştık, hizmete açmıştık. Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz. Bütün bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir’imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız. İnşallah hayata geçtiğinde Eskişehir’in bir taraftan da sanayisinin de aynı şekilde lokomotif olacağı bir döneme gireceğiz. Biz her zaman için madencilikte şunu söylüyoruz: İş sağlığı ve güvenliği bizim için önemli. Dolayısıyla işçimiz, emekçimiz önemli. Çevreyle uyumlu madencilik; çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte, onunla uyumlu bir şekilde madencilik ve katma değerli madencilik. İşi sadece ham maddeden ibaret değil; ham maddeyi ara ürüne ve nihai ürüne çevireceğiz" dedi. "Buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış" Eskişehir’in kırsal alanının elektrik ve doğalgaz hizmetlerinde geri de kaldığını belirten Bakan Bayraktar, Sevinç Mahallesi için düşünülen doğalgaz projesini planlanandan daha da erken bitireceklerini belirterek, "Bir başka konuda, bizim kendi alanımız; elektrik ve doğalgaz hizmetleri. Malumunuz vatandaşlarımızın, 86 milyonun 7/24 elektriğe ihtiyacı var, enerjiye ihtiyacı var. Artık elektriksiz, enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Bu hizmetlerin de ki Eskişehir ve bu bölge diyelim buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış durumda. Bunları da inşallah o aradaki farkı kapatarak daha da ileri götürmek ve bu anlamda bu elektrik çağında, yeni dönemde herhangi bir şekilde hizmet kalitesinde düşüklük olmadan bu hizmetleri sizlere, vatandaşlarımıza ulaştırmak istiyoruz. Eskişehir aslında 1995’te doğalgazla tanışmış ama şu anda doğalgazın gitmediği halen mahallelerimiz var, özellikle merkezdeki mahalleler. Başta bunlar olmak üzere doğalgazı da gitmeyen yerlere götürmekle alakalı bir gayretin içerisindeyiz. Burada özellikle Sevinç Mahallesi’ndeki arkadaşlarımızla bugün konuştuk. Zaten takvimimizdeydi, onu inşallah biraz daha öne aldık. Önümüzdeki kış, inşallah onları doğalgazla tanıştırmış olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar hepinize teşekkür ediyorum."
MHP Kütahya İl Başkanlığı’na atanan Türker görevi devraldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 18:43 MHP Kütahya İl Başkanlığı’na atanan Türker görevi devraldı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya İl Başkanlığı görevine atanan Mehmet Ali Türker, düzenlenen programla görevi resmen devraldı. Programda birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Görevi devralan MHP Kütahya İl Başkanı Mehmet Ali Türker konuşmasında, "Allah kabul etsin, Allah hayır etsin. Biz diyoruz ki insan insana cennet olsun, insan insana can olsun, cana derman olsun. Sevgide buluşalım, hoşgörüde uzlaşalım. Karşılıklı anlayış ve saygı çerçevesi altında hiç ayrılmamak kaydıyla kutlu hedeflere yürüyelim. Bir olalım, diri olalım. Tam 57 yıldır bu yoldayız. Çelme taktılar, tökezledik ama düşmedik. Arkamızdan ittiler, sendeledik ama eğilmedik. Kuyuya attılar, vakti geldiğinde Yusuf olup çıktık. Mahkûm ettiler ‘vatan sağ olsun’ dedik. Mağdur ettiler, ‘kaderimiz buymuş, Allah bizimledir’ dedik. Acılarımıza rağmen ye’se kapılmadık, karanlık gecelerde kutup yıldızı gibi parladık. Tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır" dedi. "Önce gönüllerimizi barıştıracağız" Programda konuşan MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ise birlik ve huzur vurgusu yaptı. Erbaş, "Ben 2007 yılından bu yana bu ilde siyaset yapıyorum. 19 yıldır partisiyle, genel başkanıyla, teşkilatıyla hiçbir sorun yaşamadan yol yürüdük. Artık geçmişi uzun uzun konuşma zamanı değil; önümüze bakacağız. Hatalarımızdan ders çıkaracağız, eksiklerimizi gidereceğiz. Önce gönüllerimizi barıştıracağız. El sıkışmadan önce gönül barışına ihtiyacımız var. Bizimle aynı yolda yürüyenlerle devam edeceğiz. Ama gönlü ve zihni başka yerde olanlara da tavizimiz olmayacak. Milletler geçmişine sahip çıkarak geleceğe yürür. Eğer tarihini bilmiyorsan, o milletin ileriye bakması mümkün değildir. Bu yüzden milli şuura ve güçlü bir milli devlete ihtiyacımız var. Allah’a şükür güçlü bir devletimiz var. Bugün burada bulunan kadrolarla Kütahya’da adeta yeniden başlıyormuş gibi sahaya ineceğiz" diye konuştu. "Mehter bizim milli kültürümüz" Milletvekili Erbaş ve İl Başkanı Türker, daha sonra partililerle birlikte Hava Şehitliği’ni ziyaret ederek dua etti. Ziyaret sonrası konuşan Milletvekili Ahmet Erbaş, Gaziantep’teki 23 Nisan kutlamalarında çocuk mehteran takımına sırtlarını dönenerek protesto eden CHP’lilere tepki gösterdi. Erbaş, "Mehter müziği bizim milli müziğimizdir. Öyle güçlü bir müzik ki Avrupa’yı bile etkilemiştir. Osmanlı ordusu sefere mehterle çıkardı. Bu bizim köklü kültürümüzdür. Bir fotoğraf gördüm; büyükler arkalarını dönmüş ama çocuklar mehteri can kulağıyla dinliyor. Asıl örnek almamız gerekenler çocuklardır. Onlar samimiyetiyle doğruyu gösterir" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk Devletleri Teşkilatı inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:02 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk Devletleri Teşkilatı inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, "Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), kıymetli devlet başkanlarımızın da vizyonuyla birlikte yaklaşık 300 milyon nüfusu, 5 milyon kilometrekare yüz ölçümüyle ve yaklaşan 2.4 trilyon dolarlık hasılaya baktığımızda inşallah dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi haline gelecek" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Zorlu, TÜRKSOY, Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) iş birliğinde düzenlenen "Emir Timur’un Doğumunun 690. Yılı Vesilesiyle Türkiye-Özbekistan İlişkileri" programına katıldı. "Olayların böldüğü tarihimizin içinde yeniden bütünleşmeliyiz" Burada konuşan Zorlu, tarihin; acılarla, hüzünlerle, sevinçlerle ve zaferlerle bir bütün olduğunu dile getirerek, "Türk tarih çizgisini dikkate aldığımızda bizi farklı kılan en önemli şey bu çizginin hiçbir sapma göstermeden, kaybolmadan tarihi derinliğinde kadim geçmişimizden devam ederek geleceğe taşınmış olmasıdır. Atatürk, bundan yaklaşık yüzyıl önce ‘dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür’ diyor. Olayların böldüğü tarihimizin içinde yeniden bütünleşmeliyiz" ifadelerine yer verdi. "Türk Devletleri Teşkilatı inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek" Emir Timur’un, Semerkant’ın bozkırlarından uzak coğrafyalara kadar uzanan büyük bir imparatorluk inşa ederken fetih temelli bir ekonomi kurmak istediğini ve bir yandan da yenilikçiliği ayakta tuttuğunu dile getiren Zorlu, "En önemli yanlarından birisi kültürel mirası korudu, sahip çıktı. Şehirleri yeniden inşa ve ihya etti. Bu bağlamda Semerkant, Buhara hep bu medeniyetin öncülüğünde yükseldi, bugünlere taşındı. Timur’un o dönemde attığı o temeller, esasında bugün çok daha fazla işlenmesi gereken pek çok yönüyle irdelenmesi gereken bir durumdur. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), 2021 yılında Türk adını aldı. 2040 vizyon belgesini ortaya koydu. Kıymetli devlet başkanlarımızın da vizyonuyla birlikte yaklaşık 300 milyon nüfusu, 5 milyon kilometre kare yüz ölçümüyle ve yaklaşan 2.4 trilyon dolarlık hasılaya baktığımızda inşallah dünyanın ilk on ekonomisinden birisi haline gelecek" diye konuştu. Türkiye ile Özbekistan arasında var olan ilişkilerin yükselerek devam ettiğini kaydeden Zorlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bir başka sevindirici bir durumda Özbekistan’ın bugün nüfusu 38 milyon düzeyine gelmiş durumda. Bu süratle ilerlerse 2050 yılında 52 milyon dolayına geleceği ifade edilmekte. Dolayısıyla bu nüfus projeksiyonuyla birlikte Türk dünyasının farklı kazanımları, farklı güç birliktelikleri bizi çok daha güçlü bir şekilde ileriye taşıyacak. 2014 yılında 1.2 milyar dolar olan dış ticaretimiz bugün 5 milyar dolara geldi. İnşallah liderlerimizin 10 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmamız imkansız değil. Bunu hep birlikte başaracağımıza ben yürekten inanıyorum."
Başkan Çetinkaya’dan üretim hamlesi: Belediye marangozhanesinin kapasitesi 3 kat arttı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:40 Başkan Çetinkaya’dan üretim hamlesi: Belediye marangozhanesinin kapasitesi 3 kat arttı Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın öncülüğünde belediye hizmetlerinde üretim gücünü artıracak önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. Modernize edilerek 800 metrekarelik yeni alanına taşınan belediye marangozhanesi, artırılan makine parkuru ve genişleyen üretim kapasitesiyle daha güçlü bir üretim merkezine dönüştürüldü. Daha önce sınırlı bir alanda faaliyet gösteren marangozhane, yapılan düzenlemelerle modern ve yüksek kapasiteli bir üretim tesisine dönüştürülürken, belediyenin kendi imkanlarıyla hizmet üretme kapasitesinde de önemli artış sağlandı. Teknik altyapıyı güçlendirmek amacıyla marangozhaneye çizgi yatar makinesi, freze makinesi, planya makinesi ve kalınlık makinesi olmak üzere toplam 4 yeni makine kazandırıldı. Yeni makineler sayesinde ahşap malzemelerin hassas kesimi, yüzey düzeltme, kalınlık ayarlama ve detaylı şekillendirme işlemleri daha hızlı ve kaliteli şekilde yapılmaya başlandı. Yatırımla birlikte park ve yeşil alanlarda kullanılan bank, kamelya ve çeşitli kent mobilyalarının üretimi ile bakım-onarım çalışmalarının daha kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Böylece belediyenin hem daha ekonomik hem de daha etkin hizmet üretmesi amaçlandı. Çalışmaları yerinde inceleyen Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, belediyenin birçok ihtiyacını artık kendi bünyesinde karşılayabildiğini ifade ederek, "Kendi ürünümüzü kendimiz üretiyoruz. Kapılardan kent mobilyalarına kadar birçok ihtiyacı belediyemiz bünyesinde karşılıyoruz. Kazandırdığımız makinelerle üretimimiz iki üç kat arttı. Artık daha seri üretim yapabiliyoruz" dedi. Vatandaşların yenilik ve çeşitlilik beklentilerine önem verdiklerini kaydeden Çetinkaya, taleplerin dikkate alınarak üretim süreçlerinin buna göre şekillendirildiğini söyledi. Çalışanlara da teşekkür eden Çetinkaya, "Ben çok beğendim, hepinizin ellerine sağlık. Rabbim kaza bela vermesin" ifadelerini kullandı. Yapılan yatırımla Karabük Belediyesinin üretim odaklı hizmet anlayışını güçlendirdiği ve öz kaynaklarla hizmet kapasitesini artırmayı sürdürdüğü bildirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:08 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünyanın teknoloji ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak "Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir" dedi."Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi’ne katıldı.Zirvede katılımcılara hitap eden Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimim insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz yapmaktadır. Ama şunu hepimiz görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değiBşim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor" ifadelerini kullandı."Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor"Uluslararası araştırmaların OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, "Nüfusumuz giderek yaşlanırken, işgücü piyasalarımız yeni baskılara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak işgücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına ’karanlık fabrika’ denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotları uyguladığı, üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı, hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece ’karanlık fabrika’ gerçeğine bakmak bile işgücü açısından sanayi devrimine bezer bir değişimi dalgası ile karşı karşıya olduğumuzu görmek için yeterlidir. Beceriler zirvesinde ele alınacak 3 konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesi eğitim bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket, bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi sahibi için yüktür Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor" şeklinde konuştu."2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor"İş gücündeki yaşlanmaya dikkat çeken Erdoğan, "OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. 2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha fazla süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, ’her koyun kendi bacağından asılır’ sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesini çeşitli projelere güçlendirirken, diğer yandan dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz" diye konuştu."Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır"Hayat boyu öğrenme sürecinin sadece bireylerin kariyerlerini değil ülkelerin rekabet gücünü de belirleyeceğini savunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;"Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını sadece ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke, gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 25 sene önce hayal dahi edilmeyen başarılara imza attık. Göreve geldimizde yüze 27,9 olan kadıların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ey çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanun ile çok önemli bir kolaylığı kadınları istifadesine sunduk. Yeni düzenlemeyle çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şeklide gençlerimizin eğitim ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizde bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana atılan mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyası ile irtibatını arttırıyoruz. Kamuoyu ile paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı bunlardan biridir. GÜÇ programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:04 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünyanın teknoloji ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak "Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir" dedi. "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi’ne katıldı. Zirvede katılımcılara hitap eden Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimim insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz yapmaktadır. Ama şunu hepimiz görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değiBşim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor" ifadelerini kullandı. "Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor" Uluslararası araştırmaların OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, "Nüfusumuz giderek yaşlanırken, işgücü piyasalarımız yeni baskılara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak işgücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına ’karanlık fabrika’ denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotları uyguladığı, üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı, hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece ’karanlık fabrika’ gerçeğine bakmak bile işgücü açısından sanayi devrimine bezer bir değişimi dalgası ile karşı karşıya olduğumuzu görmek için yeterlidir. Beceriler zirvesinde ele alınacak 3 konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesi eğitim bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket, bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi sahibi için yüktür Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor" şeklinde konuştu. "2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor" İş gücündeki yaşlanmaya dikkat çeken Erdoğan, "OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. 2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha fazla süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, ’her koyun kendi bacağından asılır’ sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesini çeşitli projelere güçlendirirken, diğer yandan dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz" diye konuştu. "Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır" Hayat boyu öğrenme sürecinin sadece bireylerin kariyerlerini değil ülkelerin rekabet gücünü de belirleyeceğini savunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını sadece ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke, gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 25 sene önce hayal dahi edilmeyen başarılara imza attık. Göreve geldimizde yüze 27,9 olan kadıların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ey çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanun ile çok önemli bir kolaylığı kadınları istifadesine sunduk. Yeni düzenlemeyle çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şeklide gençlerimizin eğitim ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizde bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana atılan mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyası ile irtibatını arttırıyoruz. Kamuoyu ile paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı bunlardan biridir. GÜÇ programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız"
Eşme Belediye Başkan Vekilliğine Zeki Işık seçildi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:53 Eşme Belediye Başkan Vekilliğine Zeki Işık seçildi Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan’ın tutuklu yargılanmasının ve İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmasının ardından toplanan belediye meclisinde başkan vekilliğine CHP’li Zeki Işık seçildi. Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan’ın tutuklu yargılanması sürerken, Eşme Belediyesi Meclisi tek gündem maddesiyle olağanüstü toplandı. Eşme Belediyesi içinde bulunan Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, başkan vekili seçimini gerçekleştirmek üzere meclis üyesi Meliha Akcan yönetiminde üyeler bir araya geldi. 11 meclis üyesinin katılım sağladığı toplantıda siyasi parti grupları adaylarını belirledi. CHP Grubu başkan vekilliği için Zeki Işık aday gösterirken, AK Parti Grubu Altan Aydemir’i aday olarak gösterdi. Kapalı oylama yöntemiyle gerçekleştirilen seçimde 11 meclis üyesinin tamamı oy kullandı. İlk turda her iki aday içinde yeterli sayıya ulaşılamazken, yapılan üçüncü tur sayım sonucunda 7 oy alan Zeki Işık, Eşme Belediye Başkan Vekili seçildi. AK Parti’nin adayı Altan Aydemir ise 4 oy aldı. Seçim sonrası bir konuşma yapan Başkan Vekili Zeki Işık; "Her işimiz Eşme için. İşimiz çok zor. Eşme için tüm arkadaşlarımızla kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Kararları alırken tüm arkadaşlarımızla mesai yapacağız. Onların görüşlerini alacağız. Sivil toplum kuruluşlarının, mahalle muhtarlarının görüşlerini alacağız. Herkesle ortak bir çalışmamız olacak. Hiç kimseyi ötekileştirmeden işimize devam edeceğiz. İşimizin ağırlığının farkındayım" dedi. Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 17 Nisan günü ‘irtikap’ soruşturma kapsamında gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Soruşturma çerçevesinde toplam 8 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, 7’si gözaltına alınırken, 1 kişinin ise ilçede başka bir soruşturma kapsamında tutuklandığı ve cezaevinde olduğu öğrenilmişti. Bunlardan Başkan Tozan’ında aralarında bulunduğu 3 kişi tutuklanırken, 2’si adli kontrol şartıyla serbest, 2’si ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Öte yandan, Yılmaz Tozan’ın tutuklamasının ardından İçişleri Bakanlığı’nca Tozan 22 Nisan 2026 tarihli olur ile görevden uzaklaştırılmıştı.