Son Dakika
|
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Beşiktaş, Kasımpaşa’ya karşı galibiyet hasretini bitirdi
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Trump: "NATO, İran’ı durdurmak için mücadeleye katılmak istemedi"
Telefondan annesiyle bayramlaşan Mehmetçik’in duygu dolu anları
Mardin’de dilencinin para saydığı anlar kamerada
Ramazan hasılatını Gazze’ye gönderdi
Çankırı’da 2 katlı ahşap evde yangın: 2 ölü
İspanya, Irak’taki askerlerini Türkiye’ye tahliye etti
Kastamonu’da 8 asırlık "tekke çorbası" geleneği bu yıl da yaşatıldı
POLİTİKA
Bakan Yumaklı: "Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda"
20 Mart 2026 Cuma - 18:19:47
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. AK Parti Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, il ve ilçe yönetimi ile partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yumaklı, Kastamonu ve Türkiye’deki tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladığını ifade etti. "Soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz" Zulüm altındaki milletlere değinen Bakan Yumaklı, "Gazze’de 70 binin üzerinde hayatını kaybeden, şehit olan kardeşlerimiz var. Maalesef yüzde 60’ı, yani üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan bir halkın katliamına, soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz. Daha ilk günlerinden itibaren ki bunun öncesi de var ama bütün dünyaya bunun bir soykırım olduğunu haykıran sadece Türkiye oldu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Elimizden gelenin en üst seviyesinde, bütün hukuki yolları, bütün diplomatik kanalları en üst düzeyde harekete geçirerek o insanların mağduriyetini engellemeye çalışırken, yine bütün yolları deneyerek onların ihtiyaç duydukları başta gıda malzemesi olmak üzere yardım göndermek için gayret eden ve gönderen bir ülkedir Türkiye. Açıkçası gayret ederken, çalışırken, son dönemde maalesef hepimizin yakından takip ettiği ve dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen aynı cinayet şebekesinin başka bir İslam ülkesine saldırısına tanık oluyoruz. Geriye dönün, Ramazan ayında olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Direkt Müslüman olduğu için mezalime uğraması, sanki hak görülen kendisinin medeni dünya olarak tarif edenlerin bugün hiç seslerinin çıkmadığı, kendi işlerine gelmeyince ne medeniyeti ne insanlığın, tırnak içerisinde söylüyorum, uydurdukları değerlerin aslında hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da görmüş olduk. Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir" "Ben AK Partili bir fert olmaktan, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyan birisiyim" diyerek konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Ama bugün ben inanıyorum ki 86 milyon Türk insanı, hangi görüşten, hangi meşrepten olursa olsun artık bu hakkı teslim etmek durumunda. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı ne söylediyse çıkmıştır, ne öngördüyse olmuştur, neyi engellemek için neyin olması gerektiğini söylemişse de o olmuştur ve onun sayesinde bugün Türkiye’deki insan bir barış adasıdır. Bunu bütün zorluklara rağmen söylüyorum. Yani bu ülkenin son 5 yılına bakın başına gelmeyen kalmamıştır, son 10 yılına bakın dünyada hiçbir ülkenin yaşamadığı şeyleri yaşamıştır bu ülkede. Son 20 yılına bakın, AK Parti’nin hükümet olduğu zamanlardan itibaren bakın, her türlü engelleme, aklınıza ne gelirse olmuştur. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız bir adım bile geriatmamıştır, bize özgüvenimizi vermiştir, bize gitmemiz gereken yolu çizmiştir. Onların hepsi bugünler içindir. Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir. Eğer 2053, 2071 diye konuşuyorsa Türkiye bugün tam da bunun içindir. Bunları doğru anlamak gerekir, bunları doğru anlatmak gerekir. Hakikaten bugün bizim etrafımızdaki ülkelerin bir lokma ekmeğe muhtaç olma potansiyelini yarın bir gün zamanı geldiğinde bizler için de düşünüleceğini unutmamak gerekir. O yüzden sıkı sıkıya, omuz omuza iç cepheyi güçlendirelim söylemi bu sebepledir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin savaşın önlenmesi için bütün yolları denediğini ifade eden Bakan Yumaklı, "İnşallah en kısa zamanda bu kan dursun. Dünyanın dört bir tarafında mazlum ve mağdur olanlar kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, feraha, huzura kavuşmuş olsun" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir" Yaşanan gelişmele çerçevesinde İslam dünyasının birleşmesinin önemine değinen Bakan Yumaklı, "Biz Türkiye olarak içeriyi güçlendirmek, terörsüz bir Türkiye’nin oluşmasını sağlamak için her türlü şeyi yaparken İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu manada Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı, birleştirici, bir araya getirici ve İslam dünyasının artık bu tabiri caizse etkisiz olan veya olacak olanları engelleyecek herhangi bir hususiyetinin olmamasının son olması gerekir" dedi. "Empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar" Ailenin önemine de değinen Bakan Yumaklı, "Son dönemde sanki bir aile sahibi olmanın, sanki bir çoluk çocuk sahibi olmanın birilerine vefa duygusu göstermenin ayıp olması gibi empoze edilen çok güçlü bir akım var. Evlenmek sanki ayıp. Yani her türlü gayrimeşru iş olabilir. Yalnız şunu da söyleyeyim. Bu tür empoze haberleri, emin olun bize empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar. Bizim hasletlerimize sahip olmak için kendi toplumlarına o mesajı verirken bizim toplumumuza, aile sahibi olmanın, çocuk sahibi olmanın, düzgün bir hayat neredeyse ayıp sayılacağı görüşler, düşünceler empoze ediyorlar. Bundan da toplumumuzu korumak adına biz teşkilatlarımızın bu hasletlerini ifade etmemiz gerekir" diye konuştu.
20 Mart 2026 Cuma - 17:46
AK Parti Bursa’da bayramlaşma programı: Birlik, hizmet ve teşkilat vurgusu
AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Ramazan Bayramı’nın ilk gününde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKKM) düzenlenen bayramlaşma programında partililer ve vatandaşlar bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram mesajının okunmasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında bayramların toplumsal dayanışma ve kardeşlik bağlarını güçlendiren özel günler olduğunu vurgulayarak, birlik ve beraberlik mesajı verdi. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, konuşmasına katılımcıların bayramını kutlayarak başladı. Ramazan ayı boyunca teşkilatın yürüttüğü sosyal faaliyetlere değinen Gürkan, gençlik ve kadın kollarının çalışmalarının önemine dikkat çekti. Gürkan, Ramazan boyunca gerçekleştirilen sosyal destek faaliyetlerine ilişkin, gençlik kollarının "İftara 5 Kala" ve "Sahura 5 Kala" programları kapsamında 50 binden fazla kumanya dağıttığını, kadın kollarının ise "Kardeş Aile Projesi" ve "Arife Çiçekleri" çalışmalarıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştığını söyledi. Ramazan ayı boyunca yalnızca iftar organizasyonları düzenlemediklerini belirten Gürkan, "Kurulan sofralarda paylaşmanın bereketini ve kardeşliğin sıcaklığını birlikte yaşadık. Bursa’nın dört bir yanında vatandaşlarımızla gönül bağımızı daha da güçlendirdik" dedi. "Ramazan paylaşma ve dayanışma ayıdır" Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Ramazan ayının rahmet ve bereketini vatandaşlarla birlikte yaşamaya gayret ettiklerini ifade etti. İlçede farklı noktalarda kurulan iftar sofralarında 100 bini aşkın kişiyle bir araya geldiklerini belirten Yılmaz, Ramazan boyunca sadece yerelde değil yurt dışında da çeşitli sosyal destek faaliyetleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Yılmaz, Balkanlar ve Orta Doğu’daki çeşitli bölgelerde yapılan yardımlarla kardeşlik bağlarının güçlendirildiğini ifade ederek, "Gittiğimiz bölgelerde Türkiye’ye ve Bursa’ya duyulan sevgiyi yakından görme fırsatı bulduk" diye konuştu. "Çalınmadık kapı bırakmamalıyız" AK Parti Bursa Milletvekili ve eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise, konuşmasında teşkilat çalışmalarının önemine vurgu yaptı. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde güçlü bir dayanışma atmosferi oluştuğunu belirten Varank, vatandaşların sorunlarına çözüm üretmenin sadece kurumların değil, teşkilat mensuplarının da sorumluluğunda olduğunu söyledi. Varank, "Eğer bir vatandaşımızın sorunu varsa ve çözüm bekliyorsa, bu konuda hepimize görev düşüyor. Bu anlayışla hareket ederek ulaşılmadık vatandaş bırakmamalıyız" ifadelerini kullandı. "Dünya belirsizlik ve kuralsızlık sürecinden geçiyor" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da konuşmasında küresel gelişmelere değinerek, dünyada belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Uluslararası sistemde kuralların zayıfladığına dikkat çeken Ala, Türkiye’nin dış politikada adalet ve hakkaniyet temelinde hareket ettiğini ifade etti. Türkiye’nin diplomasi gücüyle birçok bölgede krizlerin büyümesini engellediğini belirten Ala, uluslararası ilişkilerde ilkeli ve öngörülebilir bir politika izlediklerini dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne eleştiri Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Davut Gürkan, belediye yönetiminin son dönemde vizyon eksikliği yaşadığını öne sürdü. Belediyenin bazı uygulamalarını eleştiren Gürkan, su tarifeleri, ulaşım ve çeşitli hizmet kalemlerinde yapılan zamların vatandaşlara yansıdığını ifade ederek, bu konuda mecliste çeşitli öneriler sunduklarını ancak henüz sonuç alınamadığını söyledi. Gürkan, "Vatandaşlarımız mazeret değil hizmet bekliyor. Bursa’nın ihtiyaçlarına odaklanan, çözüm üreten bir belediyecilik anlayışının gerekli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Programa katılan protokol üyeleri arasında AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Emel Gözükara Durmaz, Osman Mesten ve Muhammet Müfit Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa İl Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu ile AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın yer aldı. Bayramlaşma programına ayrıca AK Parti Bursa ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bayramlaşma programı, konuşmaların ardından partililer ve vatandaşların bayramlaşmasıyla sona erdi.
20 Mart 2026 Cuma - 17:37
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Etrafımızda füzeler uçuşuyor ama ana muhalefetin umurunda bile değil"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemlerinde etrafı saran ateş çemberinden ülkeyi uzak tutmak olduğunu belirterek, "Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Etrafımızda füzeler uçuşuyor, sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor, bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil" dedi. Bayram namazını Güneysu Merkez Camii’nde, cuma namazını ise Rize şehir merkezindeki Sahil Camii’nde kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliği’ni ziyaretinin ardından hemşehrileri ile Kültür Park’ta bir araya gelerek bayramlaştı. Bayramlaşmanın ardından Güneysu ilçesine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum annesinin ismini taşıyan Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi’nin açılış törenine katıldı. Törenden önce hastaneyi gezerek servisleri dolaşan ve hastane hakkında bilgi alan Erdoğan, yaptığı konuşmada kendisi için çok özel bir eseri hizmete açmanın sevincini yaşadığını söyledi. Erdoğan, "Güneysu‘nun güzel insanları, çok değerli kardeşlerim bugün Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla birlikte şahsım için çok özel bir eseri hizmete vermenin sevincini de yaşıyorum. Mutluyum, çünkü burada birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir hastaneyi ilçemize kazandırmış oluyoruz. Açılışını yaptığımız Rize Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi’nin Rize’mize, Güneysu’ya ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Kapalı alanı 22 bin 500 metrekare olan hastanemiz toplam 36 bin metrekarelik arsa alanı üzerine inşa edildi. İki bloktan oluşan hastanemiz, 100 yatak kapasitesi ile halkımıza hizmet verecek. Hastane bünyesinde acil servis, 11 üniteli hemodiyaliz birimi, 12 poliklinik ileri teknoloji ile donatılmış modern ameliyathane, 5 yataklı yoğun bakım ünitesi, idari bilimler ve hasta odaları bulunuyor. Ayrıca vatandaşlarımız hastanemizin 222 araç kapasiteli otopark alanından da istifade edecek. Rahmetli annemin adını taşıyan bu önemli sağlık tesisini Güneysuyu’muza kazandırmış olmak şahsım için ayrı bir bahtiyarlık kaynağıdır. Bu vesileyle bir kez daha sevgili anacığımı özlemle yad ediyor, Cenab-ı Hakk’tan kendisine gani gani rahmet niyaz ediyorum. Rabbim kabrini pir nur, ruhunu şad, mekanını cennet eylesin diyorum" diye konuştu. "Başkaları kendilerini çıkarlarına ve ikballerine adamış olabilir" "Biz millete ve memleketimize hizmet için varız" diyen Erdoğan, "Biz bu yola kendimizi adadık derken asla hamaset yapmıyoruz. Başkaları kendilerini çıkarlarına ve ikballerine adamış olabilir. Başkalarının önceliği kariyerleri, siyasi hırsları, koltukları olabilir ama bizim önceliğimiz insandır, insanımızın sağlığıdır. Bizim gayemiz insanımızın ekmeğini ve umutlarını büyütmektir. Her işin başı sağlıktır diyerek 2002’den beri ülkemizin sağlık altyapısını güçlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verir hale getirdik. Böylece bir dönem ülkemizin en zayıf halkası olarak görülen sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik. Bugün dünyanın çeşitli ülkelerinden uzmanlar geliyor. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere bizim sağlık sistemimizi inceliyor. Türkiye sağlık noktasında kendi vatandaşları ile birlikte her yıl yüzbinlerce yabancıya sağlık hizmeti veriyor. Bakın Covid-19 salgını başladığında neler yaşandığını hep birlikte gördük. Güçlü sağlık altyapımız sayesinde korona virüs salgınını dünyada en rahat ve en az kayıpla atlatan ülkelerden biri olduk. Bize gelişmiş diye örnek gösterilen ülkelerde yaşanan sahnelerin hiçbiri Türkiye’de yaşanmadı. Avrupa’dan Amerika’sına insanların çok ciddi paralar ödemek zorunda kaldığı hizmetleri biz vatandaşımıza tamamen ücretsiz sunduk. 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremlerinden aynı şekilde alnımızın akıyla çıktık. Dünyada bir başka ülkenin altından kolayca kalkamayacağı ağır bir yükü hamdolsun omuzlamayı başardık" ifadelerini kullandı. "Gökbey’i ambulans helikopter olarak da kullanacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bir müjde de vererek, "Büyük bir memnuniyetle güzel haberi sizlere vermek isterim. Yerli, milli helikopterimiz Gökbey’i inşallah ambulans helikopter olarak da kullanacağız. Bu sene sivil sertifikasyonu tamamlanmış 3 adet yerli Gökbey ambulans helikopterimizi sağlık filomuza inşallah dahil edeceğiz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Şunu bugün bir kere daha gururla ifade etmek istiyorum. Nasıl demokraside, güvenlikte, ulaştırmada, eğitimde çağ atladıysak, nasıl Türkiye’yi darbeci zihniyetin baskıcı karanlığından kurtardıysak, nasıl savunma sanayii alanında ülkemize tarihi başarılar yaşattıysak, Allah’a hamdolsun sağlıkta da büyük bir başarı hikayesi yazdık. Eski Türkiye şükürler olsun artık sağlık alanında da mazide kaldı. Artık eskiden olduğu gibi hastane denilince kapısından sağlam girenin hasta çıktığı çilehaneler akla gelmiyor. Tam tersine birinci sınıf hizmet veren modern, ferah, kaliteli, donanımlı şifahaneler akla geliyor. Hastane denilince otel konforunda odalarla, nitelikli kadrosuyla, modern tıbbi cihazlarıyla sağlık külliyeleri akla geliyor" şeklinde konuştu. "Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgaları ile işimiz yok" Erdoğan, konuşmasında ana muhalefet partisine de göndermelerde bulunarak, "Siz bize destek oldukça, siz bize dua ettikçe, biz de sizin için çalışmaya, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Çünkü kardeşlerim biz hizmet etmenin, iş üretmenin derdindeyiz. Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgaları ile işimiz yok. Bizim içi boş tartışmalarla israf edecek vaktimiz yok. Bizim gündemimizde Türkiye var, Türk milleti var, siz varsınız. Bizim gündemimizde etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi uzakta tutmak var. Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Ciddiyetsizlik, lakaytlık, vurdumduymazlık diz boyu. Siyasi nezaket ve saygı desen zaten hak getire. Etrafımızda füzeler uçuşuyor, sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor, bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil. Değil bölgemiz, Allah korusun dünya yansa bunların haberi bile olmaz. Binmişler bir alamete nereye gittikleri belli değil. Cenab-ı Allah bunlara akıl fikir versin diyorum" dedi. Erdoğan’ın konuşmasının ardından Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı.
20 Mart 2026 Cuma - 17:32
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Etrafımızda füzeler uçuşuyor ana muhalefetin umrunda değil"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemlerinde ülkemizin etrafını saran ateş çemberinden ülkemizi uzak tutmak olduğunu belirterek "Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Etrafımızda füzeler uçuşuyor sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Mart 2026 Perşembe- 01:30
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
2
19 Mart 2026 Perşembe- 22:44
Bakan Çiftçi ve Bakan Tekin, Erzurum’da 4 bin kişiyle iftarda buluştu
3
18 Mart 2026 Çarşamba- 20:00
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan yeni il binası müjdesi
4
19 Mart 2026 Perşembe- 12:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı
5
19 Mart 2026 Perşembe- 23:41
Uşak protokolü bayramlaşma töreninde buluştu
06 Ocak 2026 Salı - 12:40
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi tanıdık bir komplodur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Bahçeli, "ulaşılabilir stratejik hedefin süper güç Türkiye’nin inşası olduğunu" belirterek, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik müdahaleyi "zorla lider transferi" olarak nitelendirdi. Bahçeli, ABD’nin Venezuela’daki müdahalesini 15 Temmuz’a benzeterek, küresel düzeyde egemenlik mücadelelerinin çatışma riskini büyüttüğünü söyledi. Bahçeli, MHP’nin 24 Ekim 2025 tarihinde başlattığı "Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri" ile "Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları" kapsamında bugüne kadar 81 il, 963 ilçede 49 bin 725 program düzenlendiğini de kaydetti. "Maduro’ya karşı yapılan gayrimeşru ve hukuk dışı saldırıyı hepten lanetliyorum" Konuşmasında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik askeri müdahale girişimine geniş yer veren Bahçeli, bunu "dijital çağın yeni sürüm eşkıyalığı" olarak tanımladı. Bahçeli, "Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz ‘Karayip Korsanları’ filmi resmen ve alenen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş, film seti Venezuela’nın başkenti Karakas’ta kurulmuştur. Öncelikle seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayrimeşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu ahlaki yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu mütehakkim zorbalık hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir. Maduro’nun hataları, yanlışları ve kanunsuz iş ve işlemleri varsa bile bunun silahlı ve zora dayalı tecziyesi bir başka ülkenin yetki sahası içinde ele alınamaz. Muhatap Venezuela halkıdır, sorumluluk Venezuela halkınındır. Seçimle gelenin seçimle gitmesi, suç işleyenin, suçu olanın kendi ülkesindeki mahkemeler önünde hesap vermesi bir demokrasi ve hukuk normudur" ifadelerini kullandı. "Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi tanıdık bir komplodur" Bahçeli, söz konusu müdahalenin 15 Temmuz ile benzerlik taşıdığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı: "Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse, aynısı 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece yarısı Karakas’ta sahnelenmiştir. Bu müfrit ve mütehakkim tablonun ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanetiyle benzerliği de dikkat çekicidir. ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur. Türkiye’de 15 Temmuz 2026 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntem ile bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz’da casus ve haşhaşi örgütü maşa olarak kullanarak üzerimize salan ABD, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir. Türk milletinin ayağa kalkan iradesine ve kahramanca mücadelesine çapıp yerle yeksan olan FETÖ ihanetiyle Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür." "Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır" Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlere de işaret eden Bahçeli, "Trump’ın yeni hedefleri Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Gröland’dır. Tezahür eden akıl ve izan tutulmasının, tekmil halindeki egemenlik ve hukuk yarılmalarının dünyayı kademe kademe felakete taşıdığını fark ve idrak etmemek için yalnızca üç maymunu oynamak yeterlidir. Konu ne narko-terör konusu ne de otoriterleşen devlet veya yöneticiler konusudur. Bunun çok daha derininde, çok daha ötesinde hakimiyet ve paylaşım şiddetindeki basınç yüksekliğinin muhtelif coğrafyalarda öbek öbek patlamaya geçme halidir. Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır. Şimdi anlaşıldı mı iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz. Şimdi anlaşıldı mı ‘Terörsüz Türkiye’ hedefindeki ısrar ve irademiz. Şimdi anlaşıldı mı milli birlik, kardeşlik ve dayanışma azmimiz, savunmadaki tavizsiz karar ve kararlılığımız. Şimdi anlaşıldı mı Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt’ü sevmeyen de Türk olmaz söz ve beyanımızdaki sahicilik ve sağlamlık" şeklinde konuştu. "İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir" Venezuela’daki gelişmelerin etkilerinin süreceğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: "Jeopolitik depremler, ticaret savaşları, ekonomik operasyonlar, siyasi hesaplaşmalar, diplomatik kutuplaşmalar, asimetrik ve vekalet savaşları kıtaları vurmuş, ülkeleri karşı karşıya getirmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları öncesinde biriken ve derinlere sirayet eden yüksek basıncın aynısı, belki daha fazlası şu an küresel arenada tedavül halindedir. Venezuela’ya yapılan hukuk ve meşruiyet dışı darbenin türev sonuçları mutlaka olacak ve doğacaktır. Vekâlet savaşlarından doğrudan güç kullanma dönemine geçilmiştir. İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir. Tayvan gerilimi artarak devam etmektedir, muhtemel çatışma, hatta savaşın karşılıklı yığınakları süratle yapılmaktadır. Gazze’de süregelen soykırım, Somali, Yemen, Sudan, Etiyopya ve Kızıldeniz’i içine alan, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’ni kamplaştıran egemenlik arayışları, Rusya ile Ukrayna arasında beşinci yılına giren savaş hali, barış, huzur ve güvenlik arayışlarının duvara tosladığının en kısa göstergesinden başka bir şey değildir. Maduro’yu suçlayan ABD yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında yakalama kararı verdiği soykırımcı Netenyahu’nun sırtını sıvazlayıp pamuklara sarması utanç duyulacak bir ikiyüzlülük değil midir? Bu durum ahlaken ve hukuken çürüyen uluslararası sistemin irileşmiş bir safhası olarak değerlendirilmeyecek midir? Emperyalizm, kudurma aşamasına kan içe içe geçmiştir. İştahları kabartan petrol, her zillet ve rezaleti mubah hale getirmiştir. Tam bir teşhis ve tespit maharetiyle açıklarsak kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir." "Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür" Bir devlet için tehlikenin elindeki araçlarla ulaşması gereken hedefler arasındaki mesafenin devletin güvenliğini tehdit edecek kadar açıldığında ortaya çıktığına dikkati çeken Bahçeli, "İnsan bir kez ölür, o da şerefiyle olmalıdır. Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür. Puf diyecek bir ağız olmadığı için yerinde sallananlara seyirci kalacak, sakince katlanacak ve alttan alacak bir acziyet Türk milletinde yoktur. Geldiğimiz bu aşamada evrensel adalet ilkelerini paylaşmak isterim: Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı iade etmek. En yüksek strateji, araçların büyük amaçlara dikkatli şekilde uyarlanmasıdır. Türkiye’miz bu yüksek stratejiyle güvenlik duvarlarını aşılmaz hale getirmelidir" değerlendirmesinde bulundu. "SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi kaosu sertleştirecektir" Suriye’de entegrasyon sürecinin hızlanması gerektiğini belirten Bahçeli, "SDG/YPG, Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanda fiili hakimiyet kurmuştur. Bu bölge yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından son derece zengindir. SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir" dedi. "Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır" Suriye’nin üniter yapısının korunmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır. Suriye’de İsrail planları bozulacaktır. Bu siyonist şımarıklığın DEAŞ kartını masaya sürüp Türkiye üzerinde istihbarat operasyonları ve terörist faaliyetler yürütmesinin bedeli de çok ama çok ağır olacaktır. Sormak lazımdır ki, dünya Yahudileri İsrail’in soykırım siyasetini reddedip, on emirden birisi olan ’öldürmeyeceksin’ mesajını ne zaman dikte edeceklerdir? İsrail, insanlık vicdanı karşısında ciddi bir meşruiyet kaybı yaşamaktadır. Eninde sonunda işlenmiş soykırım suçunun siyasi ve hukuki sonuçları muhakkak olacaktır. Netenyahu politikalarının ahlaki ve hukuki lekesi esasen bütün Yahudilere tesir etmiştir. Dünya Yahudiliğinin temsilcilerini bu lekeyi temizlemeye, İsrail vahşetini durdurmaya, Gazze halkının insani ihtiyaçlarını karşılamaya, mazlumların dokunulmaz haklarını korumaya, bölgesel düzlemde barış ve istikrarı desteklemeye, bu kapsamda da inisiyatif almaya çağırıyorum" ifadelerini kullandı. "DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi sorunlu bir açıklamadır" Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ mensuplarına ilişkin açıklamalara da değinen Bahçeli, "Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı teröristlerin akıbeti herkese de ders ve ibret olsun. Son olarak bu DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi son derece rahatsız edici ve sorunlu bir açıklamadır. Böylesi düşüncesiz ve her yöne çekilebilecek mahsurlu değerlendirmelerden özenle kaçınılmasını temenni ediyor, aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla yad ediyorum" diye konuştu.
06 Ocak 2026 Salı - 12:01
Bakan Kurum: "Kuraların ardından hızla konutlarımızın inşa sürecine başlayacağız"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 500 bin sosyal konut projesi kapsamında kura çekimlerinin hemen ardından inşa sürecinin başlayacağını belirterek, "Yüzyılın Konut Projesi’nde şu ana kadar 18 bin 99 hak sahibimizi belirledik" dedi.
06 Ocak 2026 Salı - 12:00
Bakan Göktaş: "15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımız bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk edilecek"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa teklifinin bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk edileceğini açıkladı. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi çalışmalarına ilişkin soru üzerine Göktaş, bu yasal düzenlemeyle sosyal medya platformlarına özellikle sorumluluk yüklemeyi hedeflediklerini vurgulayarak, sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini, çocuklar zararlı içeriklere maruz kalmadan etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını önerdiklerini ifade etti. "15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımızı bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk ediyoruz" Birçok ülkenin çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için tedbirler aldığını, Avustralya’nın 16 yaş altı çocuklara sosyal medya erişimini yasakladığını hatırlatan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyal medya platformlarının çocuklarımızı ticari bir meta olarak kullanmasına izin vermememiz lazım. Bu duruma seyirci kalamayız. Biz 1,5 senedir bu konuya çalışıyoruz. Uzmanlar, akademisyenler, sosyal medya platformları, sivil toplum kuruluşları ve en önemlisi aileler ve bizzat çocuklarımız ile bu konuda çalışmalar yürüttük. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımızı bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk ediyoruz." "Bu düzenleme çocuk koruma kalkanının bir parçası olarak görülebilir" Sosyal medyanın çocuklarda çok yoğun bir depresyon, anksiyete ve davranış bozukluğuna yol açtığını kaydeden Göktaş, "Çetelerin çocuklara bazı sosyal medya platformları üzerinden ulaşarak, onları suça sürüklediğini biliyoruz. Dolayısıyla bu düzenleme çocuk koruma kalkanının bir parçası olarak görülebilir. Çocuklarımız dijital mecraların sunduğu imkanlardan yararlanırken, onların zihnini, ruhunu korumakla mükellefiz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı her türlü risk ve tehditten, zararlı içeriklerden korumak en önemli önceliğimizdir" dedi. Çocukların dijital güvenliğini desteklemek üzere ’Çocuklar Güvende’ web sitesini ve mobil uygulamasını geçtiğimiz ay kullanıma açtıklarını bildiren Göktaş, "Bu platformla çocuklara ve ailelerine güvenli içerik ve rehberlik hizmetlerini tek çatı altında sunuyoruz. Uygulama üzerinden acil durumlarda tek tuşla yardım çağrısı yapılabiliyor. Ayrıca DUY ihbar platformuyla çocuklar için güvenli bir dijital alan oluşturuyoruz. Sosyal Medya Çalışma Grubumuzla ise 7 gün 24 saat takip ettiğimiz zararlı içerikleri tespit ediyor ve gerekli müdahaleleri anında yapıyoruz. Bu çerçevede 2 bin 904 içeriğe doğrudan müdahale ettik. İçeriği görüyoruz, mahkemeye gidiyoruz. Mahkeme değerlendirdikten sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu erişim engeli getiriyor. Ama biz istiyoruz ki sosyal medya platformları proaktif bir şekilde bunları yapsın" ifadelerini kullandı.
06 Ocak 2026 Salı - 11:55
MHP lideri Bahçeli: "Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
06 Ocak 2026 Salı - 11:46
AK Parti’nin Konya’da üye sayısı 364 bin 687’ye çıktı
AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, teşkilat olarak sahada yürüttükleri çalışmalar neticesinde Konya’da üye sayısının 37 bin 200 artarak 364 bin 687’ye çıktığını söyledi. İl Başkanı Özgökçen, göreve geldiklerinden bu yana tüm ilçeleri, mahalle mahalle, sokak sokak ziyaret ettiklerini, teşkilatlarla, kadın kolları ve gençlik kollarıyla bir araya geldiklerini, istişarelerde bulunduklarını söyledi. Vatandaşların, teşkilat mensuplarının sesine kulak verdiklerini belirten Başkan Fatih Özgökçen, "İlçelerimizin, köylerimizin ihtiyaçlarını not ettik ve bu taleplerin karşılanması için de var gücümüzle çalışıyoruz. Tabii biz göreve geldiğimiz ilk gün bir hususu çok iyi biliyorduk. O da şudur: Konya teşkilatı büyük bir ailedir. Ve bu büyük aileye hizmet etmek için masada değil sahada olmak zorundayız. Ben bu noktada gururla ifade etmek isterim ki; tüm Türkiye’de AK Parti’mizin üye sayısı 2 Ocak 2026’da Yargıtay tarafından açıklanan resmi rakamlara göre 664 bin 568 artarak 11 milyon 543 bin 301’e ulaşmıştır. Bu artış da Türkiye siyasi tarihinde güçlü bir toplumsal karşılığın ve sahaya dayalı siyaset anlayışının somut bir göstergesi olmuştur. Konya’mızda da teşkilat olarak sahada yürüttüğümüz canhıraş çalışmalar neticesinde üye sayımız 37 bin 200 artarak 364 bin 687’ye çıkmıştır. AK Parti, kurulduğu günden bu yana siyaseti milletin gündeminden koparmadan yürütmeyi esas almış; talep ve beklentileri doğrudan sahadan okuyarak karar süreçlerini bu iradeyle şekillendirmiştir. Atılan her adımda milletle kurulan bu güçlü bağ, AK Parti’yi Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi hareketi haline getirmiştir. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen iktidar yılları boyunca AK Parti, siyaseti kapalı salonlardan değil; milletin içinde, milletle birlikte ve millet için yürütmüştür. Açıklanan üye artışı, yalnızca sayısal bir büyümeyi değil; bu liderliğe, bu anlayışa ve ortaya konulan istikrarlı vizyona duyulan güveni de açıkça ortaya koymaktadır. AK Parti, farklı sosyal kesimleri ve hayat tarzlarını ortak hedefler etrafında buluşturan, ‘Biz Büyük Bir Aileyiz’ anlayışıyla yoluna devam eden güçlü bir siyasi harekettir. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerleyen AK Parti, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin taleplerini merkeze alan bir siyaset anlayışıyla çalışmalarını sürdürecektir. Teşkilatlarımızın sahadaki gayreti, üyelerimizin fedakarlığı ve milletimizin desteğiyle büyüyen bu yapı, ülkemizin geleceği için aynı inanç ve azimle çalışmaya devam edecektir. Yargıtay’ın açıkladığı tablo bir kez daha göstermektedir ki AK Parti, milletimizin partisidir ve milletimizin partisi olmaya devam edecektir" dedi.
06 Ocak 2026 Salı - 11:45
MHP lideri Bahçeli: "15 Temmuz’da casus ve vahşi bir örgütü maşa olarak kullanıp üzerimize salan Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Devlet Bahçeli, "ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısını gerçekleştirdi. Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada "ulaşılabilir stratejik hedefin Süper Güç Türkiye’nin inşası olduğunu" belirterek Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik müdahaleyi "zorla lider transferi" olarak nitelendirdi. Bahçeli, ABD’nin Venezuela’daki müdahalesini 15 Temmuz ile benzeştirirken, küresel düzeyde egemenlik mücadelelerinin çatışma riskini büyüttüğünü söyledi.Bahçeli, MHP’nin 24 Ekim 2025 tarihinde başlattığı "Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri" ile "Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları" kapsamında bugüne kadar 81 il, 963 ilçede 49 bin 725 program düzenlendiğini kaydetti."Maduro’ya karşı yapılan gayri meşru ve hukuk dışı saldırıyı hepten lanetliyorum"Konuşmasında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik askeri müdahale girişimine geniş yer veren Bahçeli, bunu "dijital çağın yeni sürüm eşkıyalığı" olarak tanımladı. Bahçeli, "Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz ‘Karayip Korsanları’ filmi resmen ve alenen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş, film seti Venezuela’nın başkenti Karakas’ta kurulmuştur. Öncelikle seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayri meşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu ahlaki yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu mütehakkim zorbalık hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir. Maduro’nun hataları, yanlışları ve kanunsuz iş ve işlemleri varsa bile, bunun silahlı ve zora dayalı tecziyesi bir başka ülkenin yetki sahası içinde ele alınamaz. Muhatap Venezuela halkıdır, sorumluluk Venezuela halkınındır; seçimle gelenin seçimle gitmesi, suç işleyenin, suçu olanın kendi ülkesindeki mahkemeler önünde hesap vermesi bir demokrasi ve hukuk normudur" ifadelerini kullandı."Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi tanıdık bir komplodur"Bahçeli, söz konusu müdahalenin 15 Temmuz ile benzerlik taşıdığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı:"Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse, aynısı 2 Ocak’ı, 3 Ocak’a bağlayan gece yarısı Karakas’ta sahnelenmiştir. Bu müfrit ve mütehakkim tablonun ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanetiyle benzerliği de dikkat çekicidir. ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur. Türkiye’de 15 Temmuz 2026 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz’da, casus ve haşhaşi örgütü maşa olarak kullanarak üzerimize salan ABD, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir. Türk milletinin ayağa kalkan iradesine ve kahramanca mücadelesine çapıp yerle yeksan olan FETÖ ihanetiyle Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür.""Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır"Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlere de işaret eden Bahçeli, "Trump’ın yeni hedefleri; Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Gröland’dır. Tezahür eden akıl ve izan tutulmasının, tekmil halindeki egemenlik ve hukuk yarılmalarının dünyayı kademe kademe felakete taşıdığını fark ve idrak etmemek için yalnızca üç maymunu oynamak yeterlidir. Konu ne narko-terör konusu ne de otoriterleşen devlet veya yöneticiler konusudur. Bunun çok daha derininde, çok daha ötesinde hakimiyet ve paylaşım şiddetindeki basınç yüksekliğinin muhtelif coğrafyalarda öbek öbek patlamaya geçme halidir. Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır. Şimdi anlaşıldı mı, iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz. Şimdi anlaşıldı mı, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefindeki ısrar ve irademiz. Şimdi anlaşıldı mı, milli birlik, kardeşlik ve dayanışma azmimizi savunmadaki tavizsiz karar ve kararlılığımız. Şimdi anlaşıldı mı, Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt’ü sevmeyen de Türk olmaz söz ve beyanımızdaki sahicilik ve sağlamlık" şeklinde konuştu."İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir"Venezuela’daki gelişmelerin etkilerinin süreceğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:"Jeopolitik depremler, ticaret savaşları, ekonomik operasyonlar, siyasi hesaplaşmalar, diplomatik kutuplaşmalar, asimetrik ve vekalet savaşları kıtaları vurmuş, ülkeleri karşı karşıya getirmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları öncesinde biriken ve derinlere sirayet eden yüksek basıncın aynısı, belki daha fazlası şu an küresel arenada tedavül halindedir. Venezuela’ya yapılan hukuk ve meşruiyet dışı darbenin türev sonuçları mutlaka olacak ve doğacaktır. Vekâlet savaşlarından doğrudan güç kullanma dönemine geçilmiştir. İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir. Tayvan gerilimi artarak devam etmektedir, muhtemel çatışma, hatta savaşın karşılıklı yığınakları süratle yapılmaktadır. Gazze’de süregelen soykırım; Somali, Yemen, Sudan, Etiyopya ve Kızıldeniz’i içine alan, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’ni kamplaştıran egemenlik arayışları, Rusya ile Ukrayna arasında beşinci yılına giren savaş hali barış, huzur ve güvenlik arayışlarının duvara tosladığının en kısa göstergesinden başka bir şey değildir. Maduro’yu suçlayan ABD yönetiminin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında yakalama kararı verdiği soykırımcı Netenyahu’nun sırtını sıvazlayıp pamuklara sarması utanç duyulacak bir ikiyüzlülük değil midir? Bu durum ahlaken ve hukuken çürüyen uluslararası sistemin irileşmiş bir safrası olarak değerlendirilmeyecek midir? Emperyalizm kudurma aşamasına kan içe içe geçmiştir. İştahları kabartan petrol her zillet ve rezaleti mubah hale getirmiştir. Tam bir teşhis ve tespit maharetiyle açıklarsak; kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir.""Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür"Bir devlet için tehlikenin elindeki araçlarla ulaşması gereken hedefler arasındaki mesafenin, devletin güvenliğini tehdit edecek kadar açıldığında ortaya çıktığına dikkati çeken Bahçeli, "İnsan bir kez ölür, o da şerefiyle olmalıdır. Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür. Puf diyecek bir ağız olmadığı için yerinde sallananlara seyirci kalacak, sakince katlanacak ve alttan alacak bir acziyet Türk milletinde yoktur. Geldiğimiz bu aşamada evrensel adalet ilkelerini paylaşmak isterim: Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı iade etmek. En yüksek strateji, araçların büyük amaçlara dikkatli şekilde uyarlanmasıdır. Türkiye’miz bu yüksek stratejiyle güvenlik duvarlarını aşılmaz hale getirmelidir" değerlendirmesinde bulundu."SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi kaosu sertleştirecektir"Suriye’de entegrasyon sürecinin hızlanması gerektiğini belirten Bahçeli, "SDG/YPG Suriye’nin Kuzeydoğusunda geniş bir alanda fiili hakimiyet kurmuştur. Bu bölge yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından son derece zengindir. SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu Siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir" dedi."Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır"Suriye’nin üniter yapısının korunmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır. Suriye’de İsrail planları bozulacaktır. Bu Siyonist şımarıklığın DEAŞ kartını masaya sürüp Türkiye üzerinde istihbarat operasyonları ve terörist faaliyetler yürütmesinin bedeli de çok ama çok ağır olacaktır. Sormak lazımdır ki, Dünya Yahudileri İsrail’in soykırım siyasetini reddedip, on emirden birisi olan öldürmeyeceksin mesajını ne zaman dikte edeceklerdir? İsrail insanlık vicdanı karşısında ciddi bir meşruiyet kaybı yaşamaktadır. Eninde sonunda işlenmiş soykırım suçunun siyasi ve hukuki sonuçları muhakkak olacaktır. Netenyahu politikalarının ahlaki ve hukuki lekesi esasen bütün Yahudilere tesir etmiştir. Dünya Yahudiliğinin temsilcilerini bu lekeyi temizlemeye, İsrail vahşetini durdurmaya, Gazze halkının insani ihtiyaçlarını karşılamaya, mazlumların dokunulmaz hakları korumaya, bölgesel düzlemde barış ve istikrarı desteklemeye, bu kapsamda da inisiyatif almaya çağırıyorum" ifadelerine yer verdi."DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi sorunlu bir açıklamadır"Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ mensuplarına ilişkin açıklamalara da değinen Bahçeli, "Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı teröristlerin akıbeti herkese de ders ve ibret olsun. Son olarak, bu DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi son derece rahatsız edici ve sorunlu bir açıklamadır. Böylesi düşüncesiz ve her yöne çekilebilecek mahsurlu değerlendirmelerden özenle kaçınılmasını temenni ediyor, aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla yad ediyorum" diye konuştu.
06 Ocak 2026 Salı - 11:27
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu
06 Ocak 2026 Salı - 11:14
Bahçeli'den ABD'ye Maduro çıkışı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur" dedi.
06 Ocak 2026 Salı - 11:14
MHP lideri Bahçeli: "Yeni yüzyıl süper güçle taçlanmış bir Türkiye’ye gebedir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Devlet Bahçeli, "ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısını gerçekleştirdi. Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada "ulaşılabilir stratejik hedefin Süper Güç Türkiye’nin inşası olduğunu" belirterek Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik müdahaleyi "zorla lider transferi" olarak nitelendirdi. Bahçeli, ABD’nin Venezuela’daki müdahalesini 15 Temmuz ile benzeştirirken, küresel düzeyde egemenlik mücadelelerinin çatışma riskini büyüttüğünü söyledi.Bahçeli, MHP’nin 24 Ekim 2025 tarihinde başlattığı "Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri" ile "Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları" kapsamında bugüne kadar 81 il, 963 ilçede 49 bin 725 program düzenlendiğini kaydetti."Maduro’ya karşı yapılan gayri meşru ve hukuk dışı saldırıyı hepten lanetliyorum"Konuşmasında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik askeri müdahale girişimine geniş yer veren Bahçeli, bunu "dijital çağın yeni sürüm eşkıyalığı" olarak tanımladı. Bahçeli, "Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz ‘Karayip Korsanları’ filmi resmen ve alenen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş, film seti Venezuela’nın başkenti Karakas’ta kurulmuştur. Öncelikle seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayri meşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu ahlaki yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu mütehakkim zorbalık hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir. Maduro’nun hataları, yanlışları ve kanunsuz iş ve işlemleri varsa bile, bunun silahlı ve zora dayalı tecziyesi bir başka ülkenin yetki sahası içinde ele alınamaz. Muhatap Venezuela halkıdır, sorumluluk Venezuela halkınındır; seçimle gelenin seçimle gitmesi, suç işleyenin, suçu olanın kendi ülkesindeki mahkemeler önünde hesap vermesi bir demokrasi ve hukuk normudur" ifadelerini kullandı."Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi tanıdık bir komplodur"Bahçeli, söz konusu müdahalenin 15 Temmuz ile benzerlik taşıdığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı:"Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse, aynısı 2 Ocak’ı, 3 Ocak’a bağlayan gece yarısı Karakas’ta sahnelenmiştir. Bu müfrit ve mütehakkim tablonun ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanetiyle benzerliği de dikkat çekicidir. ABD’nin Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur. Türkiye’de 15 Temmuz 2026 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz’da, casus ve haşhaşi örgütü maşa olarak kullanarak üzerimize salan ABD, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir. Türk milletinin ayağa kalkan iradesine ve kahramanca mücadelesine çapıp yerle yeksan olan FETÖ ihanetiyle Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür.""Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır"Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlere de işaret eden Bahçeli, "Trump’ın yeni hedefleri; Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Gröland’dır. Tezahür eden akıl ve izan tutulmasının, tekmil halindeki egemenlik ve hukuk yarılmalarının dünyayı kademe kademe felakete taşıdığını fark ve idrak etmemek için yalnızca üç maymunu oynamak yeterlidir. Konu ne narko-terör konusu ne de otoriterleşen devlet veya yöneticiler konusudur. Bunun çok daha derininde, çok daha ötesinde hakimiyet ve paylaşım şiddetindeki basınç yüksekliğinin muhtelif coğrafyalarda öbek öbek patlamaya geçme halidir. Trump’ın sağduyusu, akli ve ahlaki melekeleri buharlaşmıştır. Şimdi anlaşıldı mı, iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz. Şimdi anlaşıldı mı, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefindeki ısrar ve irademiz. Şimdi anlaşıldı mı, milli birlik, kardeşlik ve dayanışma azmimizi savunmadaki tavizsiz karar ve kararlılığımız. Şimdi anlaşıldı mı, Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt’ü sevmeyen de Türk olmaz söz ve beyanımızdaki sahicilik ve sağlamlık" şeklinde konuştu."İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir"Venezuela’daki gelişmelerin etkilerinin süreceğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:"Jeopolitik depremler, ticaret savaşları, ekonomik operasyonlar, siyasi hesaplaşmalar, diplomatik kutuplaşmalar, asimetrik ve vekalet savaşları kıtaları vurmuş, ülkeleri karşı karşıya getirmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları öncesinde biriken ve derinlere sirayet eden yüksek basıncın aynısı, belki daha fazlası şu an küresel arenada tedavül halindedir. Venezuela’ya yapılan hukuk ve meşruiyet dışı darbenin türev sonuçları mutlaka olacak ve doğacaktır. Vekâlet savaşlarından doğrudan güç kullanma dönemine geçilmiştir. İran diken üstündedir, sokaklar kaynamaktadır, halk gergin, her ihtimal gündemdedir. Tayvan gerilimi artarak devam etmektedir, muhtemel çatışma, hatta savaşın karşılıklı yığınakları süratle yapılmaktadır. Gazze’de süregelen soykırım; Somali, Yemen, Sudan, Etiyopya ve Kızıldeniz’i içine alan, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’ni kamplaştıran egemenlik arayışları, Rusya ile Ukrayna arasında beşinci yılına giren savaş hali barış, huzur ve güvenlik arayışlarının duvara tosladığının en kısa göstergesinden başka bir şey değildir. Maduro’yu suçlayan ABD yönetiminin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında yakalama kararı verdiği soykırımcı Netenyahu’nun sırtını sıvazlayıp pamuklara sarması utanç duyulacak bir ikiyüzlülük değil midir? Bu durum ahlaken ve hukuken çürüyen uluslararası sistemin irileşmiş bir safrası olarak değerlendirilmeyecek midir? Emperyalizm kudurma aşamasına kan içe içe geçmiştir. İştahları kabartan petrol her zillet ve rezaleti mubah hale getirmiştir. Tam bir teşhis ve tespit maharetiyle açıklarsak; kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir.""Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür"Bir devlet için tehlikenin elindeki araçlarla ulaşması gereken hedefler arasındaki mesafenin, devletin güvenliğini tehdit edecek kadar açıldığında ortaya çıktığına dikkati çeken Bahçeli, "İnsan bir kez ölür, o da şerefiyle olmalıdır. Korkaklar her gün ölür, fakat adam gibi adam olanlar yalnızca bir kez ölür. Puf diyecek bir ağız olmadığı için yerinde sallananlara seyirci kalacak, sakince katlanacak ve alttan alacak bir acziyet Türk milletinde yoktur. Geldiğimiz bu aşamada evrensel adalet ilkelerini paylaşmak isterim: Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı iade etmek. En yüksek strateji, araçların büyük amaçlara dikkatli şekilde uyarlanmasıdır. Türkiye’miz bu yüksek stratejiyle güvenlik duvarlarını aşılmaz hale getirmelidir" değerlendirmesinde bulundu."SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi kaosu sertleştirecektir"Suriye’de entegrasyon sürecinin hızlanması gerektiğini belirten Bahçeli, "SDG/YPG Suriye’nin Kuzeydoğusunda geniş bir alanda fiili hakimiyet kurmuştur. Bu bölge yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından son derece zengindir. SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu Siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir" dedi."Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır"Suriye’nin üniter yapısının korunmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır. Suriye’de İsrail planları bozulacaktır. Bu Siyonist şımarıklığın DEAŞ kartını masaya sürüp Türkiye üzerinde istihbarat operasyonları ve terörist faaliyetler yürütmesinin bedeli de çok ama çok ağır olacaktır. Sormak lazımdır ki, Dünya Yahudileri İsrail’in soykırım siyasetini reddedip, on emirden birisi olan öldürmeyeceksin mesajını ne zaman dikte edeceklerdir? İsrail insanlık vicdanı karşısında ciddi bir meşruiyet kaybı yaşamaktadır. Eninde sonunda işlenmiş soykırım suçunun siyasi ve hukuki sonuçları muhakkak olacaktır. Netenyahu politikalarının ahlaki ve hukuki lekesi esasen bütün Yahudilere tesir etmiştir. Dünya Yahudiliğinin temsilcilerini bu lekeyi temizlemeye, İsrail vahşetini durdurmaya, Gazze halkının insani ihtiyaçlarını karşılamaya, mazlumların dokunulmaz hakları korumaya, bölgesel düzlemde barış ve istikrarı desteklemeye, bu kapsamda da inisiyatif almaya çağırıyorum" ifadelerine yer verdi."DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi sorunlu bir açıklamadır"Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ mensuplarına ilişkin açıklamalara da değinen Bahçeli, "Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı teröristlerin akıbeti herkese de ders ve ibret olsun. Son olarak, bu DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi son derece rahatsız edici ve sorunlu bir açıklamadır. Böylesi düşüncesiz ve her yöne çekilebilecek mahsurlu değerlendirmelerden özenle kaçınılmasını temenni ediyor, aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla yad ediyorum" diye konuştu.
06 Ocak 2026 Salı - 11:06
Bahçeli: "Suriye’de İsrail oyunları son bulacaktır"
Bahçeli: "Suriye’de İsrail oyunları son bulacaktır"
06 Ocak 2026 Salı - 11:00
Bahçeli: "İştahları kabartan petrol, her zilleti meşru hale getirmiştir"
Bahçeli: "İştahları kabartan petrol, her zilleti meşru hale getirmiştir"
06 Ocak 2026 Salı - 10:49
Bahçeli: "Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro’ya yapılanı nefretle, şiddetle sadece kınamıyor hepten lanetliyorum."
Bahçeli: "Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro’ya yapılanı nefretle, şiddetle sadece kınamıyor hepten lanetliyorum."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder