Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
POLİTİKA
İYİ Parti’den CHP’ye bayram ziyareti
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:36:52
İYİ Parti heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla CHP’yi ziyaret etti. Ramazan Bayramı dolayısıyla partiler arası bayram ziyareti sürüyor. Bu kapsamda İYİ Parti heyeti Ar-Ge ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, Genel İdare Kurulu Üyesi Sevim Elif Babaoğlu ve Kocaeli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Mutlu Sarı CHP’yi ziyaret etti. Heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Parti Meclisi Üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz, Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar karşıladı. Yavuzyılmaz, Türkiye’nin ekonomik kriz içinde olduğunu belirterek, "Gelecekten umudunu kesmiş toplum içindeki kitle kim derse gençler. Bir genç şu anda bir araba almayı hayal edemiyor. Bir ev almayı hayal edemiyor. Evlenmeyi hayal edemiyor. Evlenecek olsa çocuk yapmaya cesaret edecek durumda değil. Ekonomik krizin altında ezildikçe eziliyor. Diğer yandan bu gençlerin bahsettiğiniz gençlerin anneleri, babaları çalışıyorsa şanslıysa ve iş bulmuşsa çalışıyorsa ağırlıklı olarak ortalama bir asgari ücret seviyesinde çalışmak durumunda asgari ücret şu anda ortalama ücrete dönmüş vaziyette. Eğer emeklilerse zaten bu kez de bir bayramda bile yılda iki bayramda bile asgari ücretin 28 bin lira olduğu yerde 4 bin lira adı ikramiye yani desek ki harçlık desek harçlık değil. Bir aileyi geçindirmek bakımından dolayısıyla böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Bugün dün zordu ülke açısından çünkü AK Parti’nin yirmi üç yıllık kurduğu bir rant sistemi var. Bu rant sistemi tabii birilerini beslerken birilerinin lüks ve şatafat içinde yaşamasını sağlarken diğer yandan halkın kalanını büyük ölçüde fakirleştirdi" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz da, "Trafikte kesilen cezalar, işte bir yılda toplanması gereken veya bütçeye konulan cezanın bir ayda kesilmesi hatta iki üç katı yüksek oranda kesilmesi artık hükümette şöyle bir şey var, enerjileri yok. Türkiye’yi bu ekonomik krizden kurtaracak planları, programları yok. Üç yıldır yoğun bir program uygulanıyor. Ya da uygulandığını söylüyorlar ama enflasyon hala 30’lu rakamlarda. Önümüzdeki altı ayda bu ekonomi düzelmeyecek. Maalesef bu konuların üstüne gidilmesi lazım. Şartlar öyle ağır hale geldi ki şimdi bir emeklinin bir öğrenci okutması mümkün değil. Veya bir çalışanın çocuğunu okutması mümkün değil. Artık bunları konuşur hale geldik. Maalesef. Ama tabii ekonominin gölgenin olması için konuşulmaması için ülkede başka başka gündemler konuşturuyorlar. Üzüntü duyuyoruz" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:25
Milletvekili Şahin: "Türkiye güçlü liderlikle güvenli liman"
AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, "Cumhurbaşkanımız, uluslararası siyasi ve ekonomik krizlerde güçlü bir liderlik sergileyerek Türkiye’yi güvenli bir liman olarak muhafaza etmektedir" dedi. AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, Karabük’te düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin uluslararası konumu ve iç siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın birçok bölgesinde çatışma ve zulümlerin yaşandığına dikkat çeken Şahin, Türkiye’deki huzur ve güven ortamının güçlü liderlik sayesinde sağlandığını belirtti. Şahin, "Bugün bizler huzur içerisinde bayramı idrak ederken dünyanın farklı coğrafyalarında acı ve zulüm yaşanıyor. Bu tablo, güçlü bir liderliğin bir ülke için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası krizlerde sergilediği liderliğe vurgu yapan Şahin, Türkiye’nin diplomasiyi etkin şekilde kullandığını ifade etti. Şahin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, uluslararası siyasi ve ekonomik krizlerde güçlü bir liderlik sergileyerek Türkiye’yi güvenli bir liman olarak muhafaza etmektedir. Ortaya koyduğu söylemler ve diplomatik hamleler, ülkemizi dünya siyasetinde sayılı aktörlerden biri haline getirmiştir" diye konuştu. Muhalefetin tutumunu da eleştiren Şahin, "Türkiye böylesine kritik bir süreçten geçerken muhalefetin yapay polemiklerle siyasi rant peşinde olması kabul edilemez. Milli meselelerde ortak bir duruş sergilenmesi gerekirken ne yazık ki bu sorumluluk yerine getirilmemektedir" ifadelerini kullandı. Geçmişte gündeme gelen "beka meselesi" tartışmalarına da değinen Şahin, yaşanan gelişmelerin bu kavramın önemini ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda kaydettiği ilerlemelere dikkat çeken Şahin, bu adımların stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Türkiye’nin "Terörsüz Türkiye" ve "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda ilerlediğini dile getiren Şahin, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti emin ellerdedir. Hedeflerimiz nettir. Ülkemizin daha güçlü, daha müreffeh ve daha huzurlu bir geleceğe ulaşacağına olan inancımız tamdır" şeklinde konuştu. Uluslararası kurumların etkinliğinin giderek azaldığını ifade eden Şahin, bazı küresel yapıların krizler karşısında yetersiz kaldığını, Türkiye’nin ise bağımsız ve güçlü duruşunu sürdürdüğünü kaydetti. Şahin, Türkiye’nin her alanda daha güçlü bir geleceğe yürüdüğünü belirterek çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:17
İYİ Parti’den CHP’ye bayram ziyareti
İYİ Parti heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ziyaret etti. Ramazan Bayramı dolayısıyla partiler arası bayram ziyareti sürüyor. Bu kapsamda İYİ Parti heyeti Ar-Ge ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, Genel İdare Kurulu Üyesi Sevim Elif Babaoğlu ve Kocaeli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Mutlu Sarı CHP’yi ziyaret etti. Heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Parti Meclisi Üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz, Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar karşıladı. Burada konuşan Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye’nin derin bir ekonomik krizin içinde olduğunu vurgulayarak, "Gelecekten umudunu kesmiş toplum içindeki kitle kim derse gençler. Bir genç şu anda bir araba almayı hayal edemiyor. Bir ev almayı hayal edemiyor. Evlenmeyi hayal edemiyor. Evlenecek olsa çocuk yapmaya cesaret edecek durumda değil. Ekonomik krizin altında ezildikçe eziliyor. Diğer yandan bu gençlerin bahsettiğiniz gençlerin anneleri, babaları çalışıyorsa şanslıysa ve iş bulmuşsa çalışıyorsa ağırlıklı olarak ortalama bir asgari ücret seviyesinde çalışmak durumunda asgari ücret şu anda ortalama ücrete dönmüş vaziyette. Eğer emeklilerse zaten bu kez de bir bayramda bile yılda iki bayramda bile asgari ücretin 28 bin lira olduğu yerde 4 bin lira adı ikramiye yani desek ki harçlık desek harçlık değil. Bir aileyi geçindirmek bakımından dolayısıyla böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Bugün dün zordu ülke açısından çünkü AK Parti’nin yirmi üç yıllık kurduğu bir rant sistemi var. Bu rant sistemi tabii birilerini beslerken birilerinin lüks ve şatafat içinde yaşamasını sağlarken diğer yandan halkın kalanını büyük ölçüde fakirleştirdi" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, "Trafikte kesilen cezalar, işte bir yılda toplanması gereken veya bütçeye konulan cezanın bir ayda kesilmesi hatta iki üç katı yüksek oranda kesilmesi artık hükümette şöyle bir şey var, enerjileri yok. Türkiye’yi bu ekonomik krizden kurtaracak planları, programları yok. Üç yıldır yoğun bir program uygulanıyor. Ya da uygulandığını söylüyorlar ama enflasyon hala 30’lu rakamlarda. Önümüzdeki altı ayda bu ekonomi düzelmeyecek. Maalesef bu konuların üstüne gidilmesi lazım. Şartlar öyle ağır hale geldi ki şimdi bir emeklinin bir öğrenci okutması mümkün değil. Veya bir çalışanın çocuğunu okutması mümkün değil. Artık bunları konuşur hale geldik. Maalesef. Ama tabii ekonominin gölgenin olması için konuşulmaması için ülkede başka başka gündemler konuşturuyorlar. Üzüntü duyuyoruz" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:05
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aşık Veysel’i vefatının 53. yıldönümünde andı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halk ozanı Aşık Veysel’in vefatının 53’üncü yıldönümünde anma mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Anadolu halk ozanımız Aşık Veysel’i ebediyete irtihalinin 53’üncü yılında rahmetle, hürmetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Mart 2026 Perşembe- 22:44
Bakan Çiftçi ve Bakan Tekin, Erzurum’da 4 bin kişiyle iftarda buluştu
2
21 Mart 2026 Cumartesi- 11:22
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
3
21 Mart 2026 Cumartesi- 18:04
Bakan Fidan: "Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil, İsrail’in barış istememesi"
4
19 Mart 2026 Perşembe- 23:41
Uşak protokolü bayramlaşma töreninde buluştu
5
21 Mart 2026 Cumartesi- 18:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı: "Bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 19:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiçbir terör örgütünün hedeflerimizle aramıza girmesine müsaade etmeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yeni Türkiye’yi, güçlü ve büyük Türkiye’yi tüm unsurlarıyla ilişkilendirerek kutlu bir emanet gibi bizden sonraki nesillere iftiharla teslim edeceğiz. Adı, iddiası ve istismar ettiği değer ne olursa olsun hiçbir terör örgütünün hedeflerimizle aramıza girmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 19:10
Milli Savunma Bakanı Güler: "Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldubitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz."
Milli Savunma Bakanı Güler: "Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldubitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 19:09
Bakan Güler: "SDG’nin bir an önce 10 Mart Mutabakatı’na uygun şekilde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi sürecin başarısı açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir."
Bakan Güler: "SDG’nin bir an önce 10 Mart Mutabakatı’na uygun şekilde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi sürecin başarısı açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 18:46
BBP Sivas İl Başkanı Ahmet Polat geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti
Büyük Birlik Partisi (BBP) Sivas İl Başkanı Ahmet Polat, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak hayatını kaybetti. BBP Sivas İl Başkanı Ahmet Polat bugün, BBP’nin merhum genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü dolayısıyla Kale Camisi’nde düzenlenen mevlit programı sonrasında namazını kılarken rahatsızlandı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Polat’ın kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. Polat burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etti. Muhsin Yazıcıoğlu’nun yakın arkadaşlarında olan 72 yaşındaki Polat, uzun yıllar BBP çatısı alında çeşitli kademelerde görev alırken son olarak BBP Sivas İl Başkanlığı görevini yürütmekteydi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 17:41
Başkan Doğan: "Hizmet ve projelerle dolu bir yıl yaşadık"
Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Başkanı Halit Doğan, hizmet ve projelerle dolu bir yılı geride bıraktıklarını söyledi. SBB, yıl boyunca altyapıdan üstyapıya, sosyal hizmetlerden, kültür-sanat faaliyetlerine kadar kente değer katan proje ve yatırımlara imza attı. 2025 yılı ile ilgili değerlendirme yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’un geleceğini şekillendiren hizmet ve projelerle dolu bir yıl yaşadık. Attığımız her adımda hemşehrilerimizin güvenini ve desteğini hissettik. 2026 yılında da daha fazla proje ve hizmetle Samsun’u daha ileri taşımaya devam edeceğiz. Tüm hemşehrilerimizin şimdiden yeni yılını kutluyor, 2026’nın herkes için sağlık ve huzurla geçmesini diliyorum" dedi. Büyükşehir Belediyesi, kent içi toplu taşımada önceliğimiz konfor, güvenlik ve hızlı ulaşım diyerek yeni otobüsleri filosuna dahil ederken, 12 yeni tramvay aracı için ise çalışmalar sürdürüldü. 17 ilçenin tamamında entegre bir toplu taşıma sistemi olan SATUS projesini hayata geçirerek ilçelerde SAMKART entegreli otobüs dönemini başlattı. Yeni hizmete giren Şehir Hastanesi’ne otobüslerle ulaşım sürecini yürüten Büyükşehir Belediyesi, Şehir Hastanesi Tramvay Hattı için de çalışmaların startını verdi. Havalimanına ulaşımda yeni bir dönem başlatarak SAMAIR projesini hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında SAMAIR ile binlerce vatandaşa hizmet sundu. Odak Samsun otobüsleri ile de turizm destinasyonlarını daha ulaşılabilir kılan Büyükşehir ile yüzlerce kişi şehrin kendine hayran bırakan turizm destinasyonlarını gezme fırsatı buldu. Mikromobilite projesi ile şehre yeni elektrikli bisikletler kazandırılarak çevre dostu ulaşıma katkı sağlandı. 2025 yol yapım, bakım ve onarım çalışmaları noktasında da büyük yatırım ve hizmetlerin sürdüğü bir yıl oldu. Bir yılda 17 ilçede 700 bin metre yol çalışması gerçekleştirdi. Kentin ulaşım altyapısını güçlendirmek adına bir taraftan mevcut yol ağlarında çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi, bir taraftan da Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı, Terme Yeni Bulvar Yolu ve Kenan Şara Köprülü Kavşağı gibi dev yol projeleri ile yeni yol ağlarını şehre kazandırdı. Dev altyapı projeleri Samsun’un içme suyu artırma kapasitesini artırma hedefi ile Selahattin Ereren İçme Suyu Arıtma Tesisi 2. kademe inşaatı ile Karadeniz’in en büyük içme suyu ve atık su laboratuvarı ve en büyük ambar binasının inşası da başladı. Atakum Sahili Kolektör Hattı projesi ile bölgenin altyapı gücünün artırılması hedeflendi. 17 ilçede sağlıklı ve kesintisiz içme suyu hedefi ile 2025 yılından kent genelinde 1 milyon 71 bin 840 metre içme suyu hattı döşeyen SASKİ, 8 bin 861 yeni abone bağlantısı gerçekleştirdi ve 137 içme suyu deposu ile 10 adet içme suyu terfi merkezini hizmete aldı. Kentsel dönüşümde kararlı adımlar Samsun’da uzun yıllardır beklenen, kentin çehresini değiştirecek tarihi kentsel dönüşüm için düğmeye basıldı, çalışmalar yerinde dönüşüm, katılımcı yönetim anlayışıyla başladı. Kadıköy, Zeytinlik, Anadolu ve Kökçüoğlu mahallerini kapsayan dönüşüm süreci ile ilgili adımlar atıldı. Gülsan Sanayi Sitesi Dönüşüm projesi kapsamında ise yıkımlar başladı. Kentsel dönüşüm sürecinin planlı ve şeffaf bir şekilde ilerlemesi adına güçlü iletişime büyük önem veren, süreci vatandaşla yürütmek isteyen Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından iki ayrı bölgede Kentsel Dönüşüm Ofisleri hizmete açıldı. Kente değer katan projeler Belediye, 2025 yılında Türkiye’nin en büyük air dome oyun alanı Balonya’yı, şehrin yeni buluşma noktası Yalı Kafe’yi ve gençlerin yeni mekanı Petek Genç ve Petek Kafe projesini şehre kazandırdı. Uçan Sinema ile Bilim Merkezi ve Planetaryum projelerin inşa çalışmaları da tamamlanmak üzere. Hamidiye Aile Yaşam Merkezi, Şehir Kütüphanesi ve İlkadım Spor Kompleksi’nde ise çalışmalar hız kesmeden sürdürüldü. İstiklal Meydanı ve Kurtuluş Yolu düzenlemesi ile Şehir Tanıtım Merkezi’nde ise çalışmalarda sona geliniyor. Her ilçeye bir park hedefi ile ilçelere kazandırılan parklardan, sahil düzenlemeleri ve kadınlar plajına, emekli kafeden muhtarlar konağına kente değer katan birçok proje 2025 yılında isminden söz ettirdi. Geleceğe sahip çıkan çevre projeleri Yenilenebilir enerji yatırımlarını stratejik bir öncelik haline getiren Samsun Büyükşehir Belediyesi, GES projeleriyle çevreye ve ekonomiye sağladığı katkıyla dikkat çekti. GES ile Mart 2024’ten bu yana 124 milyon 213 bin 277 kWh elektrik üretilmiş olup 296 milyon 951 bin TL elektrik tasarrufu sağlandı. 77 bin ton CO2 emisyonu ve 146 bin ağacın kesilmesi engellendi. Büyükşehir Belediyesi Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi ile 4 bin 500 ton atık geri dönüştürülerek ekonomiye kazandırıldı. Yılda 25 bin hanenin tüketimine denk 50 milyon kWh elektrik enerjisi üretildi, 66 bin ağacın kesilmesi engellendi. Büyükşehir’in "Atıklarımız Çiçek Oluyor" ödüllü projesi ile ise atık ısıdan faydalanarak oluşturulan serada 2 milyondan fazla çiçek üretilerek kent estiğine renk katıldı. Mavi Bayraklı plaj sayısı 2025’te 13’ten 16’ya yükseldi. Batı Park Mangal İstasyonu ve Çiftlik Caddesi Sıfır Atık Dönüşümü de 2025 yılında isminden söz ettiren çevre projeleri arasında yer aldı. Büyükşehir ile güçlü kırsal kalkınma Samsun Büyükşehir Belediyesi tarıma verdiği desteklerle de hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de bereketli ovaları ile bilinen şehrin bereketine bereket kattı. Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında yaklaşık 500 bin fide, 160 bin kiloyu aşkın tohum ve 24 bin meyve fidanı desteği ile üreticilerin yanında yer aldı. Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile üreticinin eli güçlendi, kırsal kalkınma hız kazandı. Büyükşehir Belediyesi büyük bölümü kadın kooperatiflerden oluşan üreticilere ait ürünlerin satışa sunulduğu "Samsun Market BB"yi hizmete açarak da üreticinin yanında yer almayı sürdürdü. Gönüllere dokunan hizmetler İnsan odaklı hizmet anlayışını tüm çalışmalarının merkezine yerleştiren Samsun Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği sosyal odaklı projelerle 2025 yılında da vatandaşların hayatına dokunmaya devam etti. 4 ayrı noktada bulunan ve uygun fiyatlı kaliteli yemeği vatandaşlarla buluşturan 153 Restoranlar bir yılda yaklaşık 1 milyon kişinin tercihi oldu. Vatandaşların temel gıda ürünlerine daha ekonomik şekilde ulaşabilmesi amacıyla da şehir genelinde 11 ayrı noktada Samsun Ekmek satış büfeleri hizmete açıldı. Büyükşehir Belediyesi, "Sıcak Bir Tebessüm" sloganıyla mobil mutfak araçları ile şehrin farklı noktalarında başlattığı ücretsiz çorba ikramı ile de gönülleri ısıttı. Sosyal belediyecilikte örnek hizmetler Önce insan diyerek çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında, eğitimden barınmaya, ulaşımdan gıdaya her alanda vatandaşların yanında olmayı ilke edindi. Gönül belediyeciliğinin en güzel örneklerini sürdüren Büyükşehir Belediyesi yaşlıların ve engellilerin yaşamlarına dokunarak onlara yalnız olmadıklarını hissettirdi. Nefes projesi kapsamında evde sağlık hizmetinden, temizliğe, kültürel etkinliklerden refakat hizmetine kadar birçok alanda vatandaşların yaşamını kolaylaştırdı. Samsun Büyükşehir Belediyesi, engelli bireyleri ve ailelerini 2025 yılında da unutmadı. Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Mavi Işıklar Engelliler Eğitim, Dinlenme ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli vatandaşlara tatil tadında konaklamalı hizmet sundu. Özel bireyleri denizle buluşturmak amacıyla Engelsiz Plaj ve Engelsiz Kafe projesi hayata geçirildi. Toplumun temel yapı taşı olan aileleri desteklemek adına kadınlara ve çocuklara yönelik eğitim programları, seminerler ve etkinlikler 2025 yılında hız kesmeden devam etti. Online ve yüz yüze olmak üzere psikolog ve diyetisyen desteği ile de binlerce kişiye ulaşıldı. Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında Cenaze Hizmeti ağını da genişleterek ilçelerdeki cenaze hizmetlerini kendi bünyesinde yürütmeye başladı. Büyükşehir Belediyesi ile kültür ve sanatın kalbi 2025 yılında da Samsun’da attı. Çocuk şenliklerinden söyleşilere, tiyatrolardan eğlenceli etkinliklere şehrin dört bir yanında kültür sanat rüzgarı esti. Uluslararası Halk Oyunları Festivali, Ot Yemekleri Festivali, Uluslararası Open WTA Tenis Turnuvası, Uluslararası Su Sporları Turnuvası, Çocuk Maratonu gibi birçok etkinlikle de Samsun 2025 yılında isminden söz ettirdi. Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü yüzlerce öğrenciyi ağırlayarak bilim yolculuğunda onlara ışık oldu. Samsun’a Büyükşehir’den 100 ambulans Her alanda yatırım ve hizmet rüzgarı estiren Samsun Büyükşehir Belediyesi kentin tüm sorunlarını ve meselelerini önceleyen bir anlayışla bir ilke imza atarak 100 ambulansı şehre kazandırdı. Kentin sağlık altyapısına önemli katkı sunacak ambulanslar ile acil sağlık hizmetlerinin daha hızlı yürütülmesi sağlanacak. "Hizmet ve projelerle dolu bir yıl yaşadık" 2025 yılı ile ilgili değerlendirme yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’un geleceğini şekillendiren hizmet ve projelerle dolu bir yıl yaşadık. 2025 yılı boyunca Samsun, büyük bir dönüşüm yolculuğuna tanıklık etti. Ulaşım projeleri, çevre yatırımları, kültür-sanat etkinlikleri, sosyal hizmetler, altyapı ve üstyapı projeleri ile Samsun her alanda güçlü ve dinamik bir yıl yaşadı. Attığımız her adımda hemşehrilerimizin güvenini ve desteğini hissettik. Geleceğe bırakacağımız en büyük miras kentsel dönüşümdür anlayışı ile dönüşümün startını verdik. Uzun yılların hayâli olan bu dönüşüm sürecini biz hemşehrilerimizle birlikte hareket ederek, birlikte yol yürüyerek gerçekleştiriyoruz. Ulaşım altyapısının güçlendirilmesini bir kalkınma hamlesi olarak görerek yol çalışmalarımızı hedeflediğimiz oranda tamamladık. Ulaşım ağımızı genişletecek yeni yol ve bulvar çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Kent içi toplu ulaşımı güçlendirmek adına filomuza yeni otobüsler dahil ettik. Önce insan diyerek, gönül belediyeciliği diyerek sosyal belediyeciliğin kapsamına giren her alanda çalışmalarımızı artırarak sürdürdük. Seçimden önce hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri önceleyerek çalışmalarımıza yön verdik. Şehrin kültürel ve sosyal yaşamına katkı sunacak çalışmalarımız kapsamında Balonya, Yalı, Petek Genç gibi sosyal donatı alanlarını şehrimize kazandırdık. Her alanda olduğu gibi Samsun’u kültür, sanat ve eğitimde de zirveye taşıma hedefi ile tiyatrolardan etkinliklere, festivallerden şenliklere dopdolu bir yıl geçirdik. Bizim bütçemiz şehrin bütçesi, şehrimizin ihtiyaçları ise birinci önceliğimiz diyerek 100 yeni ambulansı şehrimize kazandırdık. Şehrimizin ihtiyaç duyduğu her alanda hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Şunun altını özellikle çizmeliyim ki şehrimizde hayata geçen tüm eser ve hizmetler Samsun’da siyasetten bürokrasiye her alanda olan birlik ve beraberliğin eseridir. Yine bu şehirde yaşayan herkes, bu başarı hikâyesinin bir parçasıdır. Hemşehrilerimizin güveni, desteği ve duası oldukça Samsun büyümeye, gelişmeye ve Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya devam edecektir" diye konuştu. "2026 planımız ve çalışma takvimimiz hazır" 2026 mesajını da paylaşan Başkan Doğan, "Samsun, 2026’ya kendinden emin bir şekilde ilerliyor. Ulaşımdan çevreye, kültürden sosyal yaşama kadar şehrin her noktasına dokunan proje ve hizmetlerimiz 2026’da da kararlılıkla devam edecek. 2026 planımız ve çalışma takvimimiz hazır. 2026’da güçlü projelerle daha ileri Samsun diyerek çalışmaya devam edeceğiz. Tüm hemşehrilerimizin de yeni yılını kutluyor, sağlık ve huzur dolu bir 2026 diliyorum" şeklinde konuştu.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:15
Emine Erdoğan: "Zulümlerin son bulduğu; barışın, mutluluğun, refahın hakim olduğu bir 2026’da buluşmak dileğiyle"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Zulümlerin son bulduğu; barışın, mutluluğun, refahın hakim olduğu bir 2026’da buluşmak dileğiyle" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından 2026 yılı için iyi dileklerde bulundu. Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Yeni yılın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bütün mazlum coğrafyalarda zulümlerin son bulduğu; barışın, mutluluğun, refahın hakim olduğu bir 2026’da buluşmak dileğiyle."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:13
Cevdet Yılmaz: "Bu yıl uyguladığımız programla; istikrarı güçlendiren, kapsayıcı refahı önceleyen politikalarımızı hayata geçirdik"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bu yıl, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uyguladığımız programla; istikrarı güçlendiren, kapsayıcı refahı önceleyen politikalarımızı hayata geçirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yeni yıl mesajı yayımladı. Yılmaz, mesajında 2025 yılının değerlendirmesine yer verirken Türkiye’nin 2026 yılı hedeflerinden de bahsetti. Yılmaz, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda; ekonomiden sosyal politikalara, diplomasiden şehirleşmeye uzanan geniş bir alanda yoğun çalışmalar yürüttüğümüz bir yıl oldu. Bu yıl, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uyguladığımız programla; istikrarı güçlendiren, kapsayıcı refahı önceleyen politikalarımızı hayata geçirdik. Büyümede, ihracatta, turizmde olumsuz dış şartlara rağmen kazanımlarımızı daha ileriye taşımayı başardık. Enflasyonda başlayan düşüş eğilimi sonucunda, ocak ayı itibarıyla 20’li rakamları görmeyi bekliyoruz. 2026 yılı boyunca da programımızı kararlılıkla uygulayarak; vatandaşlarımızın satın alma gücünün yükseldiği, kalıcı refahın güçlendiği bir zemini adım adım inşa etmeye devam edeceğiz. Gıda, enerji, lojistik ve konut başta olmak üzere kritik alanlara öncelik vermeyi; eğitim, sağlık, adalet ve emniyeti yine vazgeçilmez önceliklerimiz arasında tutmayı sürdüreceğiz." "455 bininci konutu hak sahiplerine teslim ettik" 2025 yılının aynı zamanda, deprem bölgesinin yeniden ihyasında önemli bir eşiğin aşıldığı bir yıl olduğuna değinen Yılmaz, "Söz verdiğimiz gibi, 455 bininci konutu hak sahiplerine teslim ederek depremin yaralarını sarmada büyük bir mesafe kat ettik. 2026’da ise 500 bin sosyal konut hamlesiyle hem vatandaşlarımızın kendi evlerine kavuşmalarını sağlayacak büyük bir seferberliği başlatıyor, hem de dirençli şehirler inşa etme politikamızı daha geniş bir tabana yayıyoruz. Güvenlik alanında Terörsüz Türkiye yolunda büyük bir mesafe kaydettik. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefiyle; iç cephemizi tahkim edecek, bölgemizde oluşan güvenlik ikliminin yayılmasıyla hem ülkemizin hem de bölgemizin kalkınmasına güçlü bir ivme kazandıracağız" dedi. "2026 yılı ülkemiz için bir ‘Zirveler Yılı’ olacaktır" Dış politikada ise barış ve istikrara katkı veren etkin diplomasi anlayışının sürdürüldüğünü kaydeden Yılmaz, "Suriye’de kalıcı barış ve yeniden yapılanma, Gazze’de ateşkesin sağlanması, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi yönündeki süreçlerde; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatif alan liderliğiyle aktif ve yapıcı bir diplomatik rol üstlendik. 2026 yılında da çatışmaların yerini barışın aldığı bir bölgesel ve küresel iklim için gayretle çalışacağız. NATO Zirvesi’nden BM Taraflar Konferansı COP31’e, Türk Devletleri Zirvesi’nden Antalya Diplomasi Forumu’na; 2026 yılı ülkemiz için bir ‘Zirveler Yılı’ olacaktır. Bölgemizin ve dünyanın temel meseleleri ev sahipliğimizde ele alınacaktır" ifadelerine yer verdi. "Türkiye Yüzyılı Vizyonu ile her alanda ilerlemeyi sürdüreceğiz" Yılmaz paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı: "Gereksiz polemiklerden ve yapay tartışmalardan uzak durarak; gerçekçi, sonuç odaklı ve insanı merkeze alan politikalarımızı güçlü bir koordinasyon ve ortak akıl anlayışıyla hayata geçirmeye devam edecek, Türkiye Yüzyılı Vizyonu ile her alanda ilerlemeyi sürdüreceğiz. Bu düşüncelerle, 2026 yılının ülkemiz, milletimiz ve başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm insanlık için barışa, huzura ve refaha vesile olmasını diliyorum. Sağlıkla, umutla ve sevdiklerinizle birlikte nice yıllara."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:10
RTÜK Başkanı Daniş: "Kurulumuz, eleştiri ve farklı görüşlerin çoğulcu yayıncılık içinde yer almasını önemser"
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Kurulumuz, eleştiri ve farklı görüşlerin çoğulcu yayıncılık içinde yer almasını önemser; ancak mevzuatın açıkça ihlal edildiği durumlarda da yetkisini kullanmakla yükümlüdür" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, RTÜK’ün denetim ve yaptırım süreçlerinin; 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde, yayın içeriklerinin somut ihlalleri esas alınarak yürütüldüğünü kaydetti. Daniş, şu ifadelere yer verdi: "Üst Kurul kararları gerekçeli olarak alınır; kamuoyunun incelemesine açık biçimde Kurumumuzun resmî internet sitesinde yayımlanır. Ayrıca, kararlar yargı denetimine açıktır; yayın kuruluşları hukuki başvuru yollarını kullanabilmektedir. Bu kapsamda, 01 Ocak-31 Aralık 2025 tarihleri arasında Üst Kurulumuz tarafından 34 farklı medya hizmet sağlayıcıya toplam 90 idari para cezası uygulanmış; ayrıca program durdurma, katalogdan çıkarma, geçici yayın durdurma ve yayın lisansı iptali müeyyideleri uygulanmıştır. RTÜK; ifade özgürlüğü ile kişilik hakları, çocukların korunması, toplumsal barış ve yayıncılık etiği arasındaki hassas dengeyi gözeterek görevini sürdürmektedir. Kurumumuz, eleştiri ve farklı görüşlerin çoğulcu yayıncılık içinde yer almasını önemser; ancak mevzuatın açıkça ihlal edildiği durumlarda da yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Üst Kurul Üyemiz İlhan Taşcı’nın yapmış olduğu paylaşıma istinaden, ilgili bilgilendirici açıklamamız kamuoyuna saygıyla duyurulur."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:26
Emine Erdoğan, yıl boyunca katıldığı programlarda İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma dikkat çekerek zulmün sona ermesi için uluslararası topluma çağrılarda bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, yıl boyunca yurt içi ve dışında katıldığı programlarda başta Gazze olmak üzere sıfır atık, ailenin önemi ve çocuk haklarının korunması gibi konularda farkındalığı artırmak için çalıştı. Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da başta Gazze’deki durum üzere, sıfır atık konusuyla ilgili yurt içi ve dışında yoğun faaliyetlerde bulundu. Emine Erdoğan bunun yanı sıra, Gazze’deki soykırıma ilişkin ulusal ve uluslararası kamuoyunun farkındalığını artırmak ve zulmün sona ermesi için faaliyetlerini yıl boyunca sürdürdü. Vatikan’da 2 Temmuz’da Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile de görüşen Emine Erdoğan, kalıcı ateşkes ve insani yardımların ulaştırılması için Papa’ya "Gazze konusunda Hristiyan dünyası daha gür sesle destek çıkmalı" çağrısı yaptı. Emine Erdoğan, Filistin’de kalıcı ve sürdürülebilir barış için iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesinin ve Filistin Devleti’ni resmen tanıyan ülkelerin sayısının artmasının önemini dile getirdi. Melania Trump’a Gazze mektubu Emine Erdoğan, 23 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’a, Ukrayna’daki savaş için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani kriz için de göstermesi çağrısında bulunduğu mektup gönderdi. Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, BM Çocuk Fonu’nun, 45 dakikada bir çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir "cehenneme" yerin altını ise bir "çocuk mezarlığına" benzettiğini aktardı. Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek, "Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır" ifadelerini kullandı. İspanya’nın Ankara Büyükelçiliği ve Muğla Fahri Konsolosluğunca, 8 Ekim’de CSO Tarihi Salon’da, flamenko gösterisinin de yer aldığı "Rüzgar Gibi Özgür Filistin İçin Tek Yürek" yardım etkinliği düzenlendi. Etkinliğe katılan Emine Erdoğan, "Bu anlamlı etkinlikte, Filistinli kardeşlerimiz için buluştuk. Flamenko’nun zarafeti ve duygusu, Gazze’nin yaralı kalbine dokundu. Filistin’de devam eden soykırıma karşı sanatın birleştirici gücüyle bir araya gelip insanlığın vicdanına seslendik" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca 9 Aralık’ta düzenlenen "Soykırımın Kadın Tanıkları: Gazze’de Medya ve Direniş" programına katıldı. Programda konuşan Emine Erdoğan, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin insanlığa gönül koyarak hayata veda ettiklerini belirterek "O nedenle haksızlığa, yalana, adaletsizliğe, ayrımcılığa, soykırıma ve cümle kötülüğe savaş açmak hepimizin en meşru savaşıdır" dedi. İsrail ve onların enformasyon şiddetine ortak olan medya kuruluşlarıyla dünya kamuoyunun defalarca manipüle edildiğini ifade eden Emine Erdoğan, "Ne acı ki, dünyanın birçok yerinde bu yalanlara inanarak soykırıma alkış tutanlar oldu. Artık demokrasi ve insan hakları gibi evrensel değerlerin, ötekileştirilenler söz konusu olduğunda yalnızca bir tekerlemeden ibaret olduğunu biliyoruz. İnanıyorum ki biz hakikatin ışığını yansıttıkça bugün Gazze’nin üstüne çöken karanlık, yarın insanlığın topyekun direnişiyle inşallah aydınlığa dönüşecektir" diye konuştu. Emine Erdoğan, Gazze’de İsrail ateşi altında bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın hikayesini anlatan "Hind Rajab’ın Sesi" filminin 16 Aralık’ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki gösterimine katıldı. Filme ilişkin konuşan Emine Erdoğan, "Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi, tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen, vicdanları uyandıran, hafızaları diri tutan ’Hind Rajab’ın Sesi’ filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, 26 Aralık’ta Kalyon Vakfı ve Türk Kızılay iş birliğinde, Gazze’de yıkımın içinden doğan vakur direnişi sanatın diliyle görünür kılma amacıyla Nişantaşı’nda Kalyon Kültür’ün bulunduğu Tarihi Taş Konak’ta düzenlenen "Kalanlar" Filistin Sergisi’nin açılışına da katıldı. Programda konuşan Emine Erdoğan, "Bizim televizyon ekranlarına yansıdığında bakmakta dahi zorlandığımız bu yakıcı acıların merkezinde yaşayan Filistinliler, dipdiri bir imanla ’Allah bize yeter. O ne güzel vekildir’ diyorlar. O yüzden hala boyunlarında evlerinin anahtarlarını taşıyorlar. O anahtarlarla bir gün yeniden evlerinin kapılarını açmak için sabrediyorlar. Küllerinden doğacak bir Gazze’ye inanıyorlar. Biz de inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Filistin’i savunmanın, Filistinliler kadar tüm insanlığı, onu ayakta tutan değerleri ve en başta da insan kalma hakkını savunmak anlamına geldiğini kaydeden Emine Erdoğan, "Uluslararası topluma şu gerçeğin çok iyi anlatılması gerek, eğer bugün çocuklara kurşun sıkılabiliyorsa, açlığa mahkum edilen bebekler ağlamaktan katılıyorsa, kadınlar yoksulluk ve çaresizlik içinde çırpınıyorsa, hastalar ilaçsızlıktan ölüyorsa, erkekler İsrail zindanlarında ağza alınmayacak işkencelere maruz kalıyorsa ve tüm bunlar dünyanın gözü önünde olabiliyorsa, artık dünyada hiçbir insan güvende değildir" değerlendirmesinde bulundu. Sıfır atık, sürdürülebilirlik ve çevre kirliliği Sıfır atık, sürdürülebilirlik ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda farkındalığı artırmayı hedefleyen Emine Erdoğan, bu kapsamda yurt içindeki programlara ev sahipliği yaptı, yurt dışında da çok sayıda programa katıldı. Emine Erdoğan, bu yıl da çok sayıda lider eşi ve uluslararası üst düzey temsilciyle görüştü. Resmi temaslarda bulunmak üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eşlik eden Emine Erdoğan, 13 Şubat’ta "Döngüsel Ekonominin İlerletilmesi: Sürdürülebilirlik İçin Pakistan-Türkiye Ortaklığı" etkinliğine katıldı."Dönüşümsel Ekonomi ve Sıfır Atık" temasıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, "Her alanda ekolojik dengeyi yeniden tesis edecek politikalar üretmeliyiz. Yapılacaklar listemizin en başında, döngüsel ekonomiyi bir an önce hayata geçirmek yer alıyor. Çünkü döngüsel ekonomi çevre dostudur. Daha az kaynak tüketir ve kaynakların önemli bir kısmını geri kazanmayı hedefler." ifadelerini kullandı. BM’de "Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği"nde konuştu Emine Erdoğan, BM’nin 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği"nde konuşma yapmak üzere gittiği New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. Görüşmede Emine Erdoğan, iklim krizi ve çevre sorunlarının ancak kolektif bir çabayla çözülebileceğini belirterek, "Sıfır Atık" hareketini sadece bir çevre politikası olarak değil, insanlığın ortak geleceğini koruma sorumluluğu olarak gördüklerini vurguladı. Emine Erdoğan, Guterres’in de katılımıyla BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği, Sıfır Atık Vakfı, BM Çevre Programı ve BM-Habitat tarafından "Moda ve tekstilde sıfır atığa doğru" temasıyla düzenlenen 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği"nde katılımcılara hitap etti. Moda ve tekstil sektörünün çevre kirliliğinde çok yüksek bir payı olduğuna işaret eden Emine Erdoğan "O nedenle, biz de bu yılki kutlamalar için ’Moda ve Tekstilde Sıfır Atığa Doğru’ temasını seçtik. Bunun sebebi, kullan-at merkezli bir anlayışın ne yazık ki sektörün ana karakteri haline gelmesidir. ’Yavaş ve sürdürülebilir modayı’ hayata geçirmek artık hepimiz için bir zorunluluktur" dedi. Emine Erdoğan, "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" dolayısıyla Türkiye’nin yurt dışında bulunan temsilciliklerinde yapılan özel etkinliklere de video mesaj gönderdi. Mesajında bu yıl "Uluslararası Sıfır Atık Günü"nün 3’üncü yılının kutlandığını belirten Emine Erdoğan, "Her bir saniyede, bir çöp kamyonu dolusu giysi yakılıyor ya da dünyanın atık depolama sahalarına gönderiliyor. Üzerimizden kolayca çıkarıp attığımız kıyafetleri, doğa üzerinden çıkarıp atamıyor" diye konuştu. Sıfır Atık Enstitüsü kuruldu Birleşmiş Milletler (BM), Sıfır Atık Vakfı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğinde 12 Mayıs’ta Sıfır Atık Enstitüsü kuruldu. Emine Erdoğan, Türkiye ve dünya için hayırlı olması temennisinde bulunduğu Enstitü’nün, çevre alanında Türkiye’nin ilk akademik yapılanmalarından biri olarak büyük bir sorumluluğu omuzladığını vurguladı. Sıfır Atık Vakfı, her türlü atığın, bilinçsiz su ve elektrik tüketiminin çevreye verdiği zararlara dikkati çekmek amacıyla 5 Haziran’da "Farkında mısın?" kampanyası başlattı. Emine Erdoğan, Dünya Çevre Günü dolayısıyla hazırlanan kampanyaya ilişkin "Her yıl yaklaşık 11 milyon ton plastik atık, göllere, nehirlere, denizlere ulaşıyor. Plastiklerin parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler, gıdamıza, suyumuza, hatta soluduğumuz havaya sızıyor. Yani farkında olmadan canımıza karışıyor. Bugün bu vahim tabloya ’Dur’ demezsek, veriler yakın gelecekte çevreye sızan plastik miktarının yüzde 50 artacağını söylüyor" ifadelerini kullandı. Sıfır Atık hareketinin sadece bir proje değil farkındalığın, vicdan eksenli ve bilinçli bir insanlığın yol haritası olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, "Tek yapmamız gereken, tamir ettirmek, dönüştürmek ve yeniden kullanmak. 5 Haziran Dünya Çevre Günü, hepimiz için bir milat olsun. Plastik kirliliğine karşı tek yürek mücadele edelim. Toprağın diliyle konuşalım, suyun çağrısına kulak verelim. Farkında olanlardan olalım. Zira gelecek, farkındalıkla yeşerecek" çağrısında bulundu. Papa 14. Leo’dan "Sıfır Atık" hareketine destek istedi Emine Erdoğan, Vatikan’da 2 Temmuz’da Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüştü. Görüşmede, Emine Erdoğan, uluslararası toplumun bugün pek çok hayati sınamayla karşı karşıya olduğunu belirterek, bunlardan birinin de iklim değişikliğiyle mücadele olduğuna işaret etti. Kendisinin de kişisel olarak öncelik verdiği iklim değişikliği konusunda Türkiye’de başlattıkları "Sıfır Atık" hareketinden Papa’ya bahseden Emine Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadele meselesinin, Türkiye ile Vatikan arasında güçlü iş birliği potansiyeli taşıdığına inandığını belirtti. Emine Erdoğan, Papa 14. Leo’ya, BM bünyesinde kurumsallaşan "Sıfır Atık" hareketine destek vermesinin önemli olduğunu söyledi. Papa 14. Leo’nun da buna karşılık "Kesinlikle birlikte çalışma yolları bulmalıyı." dediği öğrenildi. "Sıfır Atık Projemizin başlangıç noktası, insanlığa duyduğumuz sadakattir" Emine Erdoğan, Vatikan’da Papalık Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde düzenlenen "Kardeşlik Temelli Ekonomi: Etik Çok Taraflılık" başlığıyla düzenlenen konferansa da katıldı. Buradaki konuşmasında, Türkiye’nin 2017’de başlattığı ve bugün BM kararıyla küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık hareketine değinerek "Sıfır Atık Projemizin başlangıç noktası, insanlığa duyduğumuz sadakattir. Biz bu meseleyi, çevresel bir sorumluluk olduğu kadar, toplumlar ve nesiller arası adaletin sağlanması için, başarıyla geçmemiz gereken bir sınav olarak da görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "Geleneksel Türk mutfağının bilgeliği bile başlı başına bir sıfır atık yaşam modelidir" Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu dolayısıyla 21 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile New York’a gitti. Devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini, himayesinde yürütülen "Anadoludakiler" projesi kapsamında Türkevi’nde düzenlediği "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" programında ağırlayan Emine Erdoğan, programda konuşma yaptı. Konuşmasında geleneksel Türk mutfağının tarladan tabağa uzanan bilgeliğinin bile başlı başına bir sıfır atık yaşam modeli olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, "Çünkü döngüsellik, Anadolu’da üretimin ve tüketimin kalbindedir. Bununla beraber son günlerde tüm dünyada gündemde olan etik üretim, ileri dönüşüm, sıfır atık, sürdürülebilir moda, doğal malzemeler, kadın emeğinin desteklenmesi gibi yaklaşımların tamamı, yüzyıllardır Anadolu’da yaşatılmaktadır. Dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin, adil ve barışçıl bir dünya geleceğinin, yerel kültürlerin yaşatılmasıyla doğrudan ilişkisi vardır" diye konuştu. Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca New York’ta oluşturulan "Sıfır Atık Mavi-Damla Damla Sergisi"nin açılışını da yaptı. Programda konuşan Emine Erdoğan, "Ne mutlu ki Sıfır Atık, artık küresel bir harekettir" dedi. "Su, ortak yaşam kaynağımızdır" anlayışıyla 2019’da "Sıfır Atık Mavi" hareketini başlattıklarını hatırlatan Emine Erdoğan, "Bugüne kadar 285 bin ton deniz çöpünü yani 22 bin kamyon dolusu atığı kıyılarımızdan ve denizlerimizden uzaklaştırdık. 551 mavi bayraklı plajımızla, dünyanın en fazla mavi bayraklı plaja sahip üçüncü ülkesiyiz. Bununla da yetinmedik, 2023’te ’Su Verimliliği Kampanyası’nı başlattık. 2 milyardan fazla insanın güvenli içme suyuna erişemediği dünyamızda su verimliliği çalışmalarını insanlığa karşı bir görev addettik" diye konuştu. Sıfır atık aktörlerini "Uluslararası Sıfır Atık Forumu"nda buluşturdu Onursal Başkanlığını Emine Erdoğan’ın yaptığı Sıfır Atık Vakfı tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, BM Çevre Programı (UNEP) ve BM-Habitat işbirliğiyle 17-19 Ekim’de "Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekan, Dönüşüm" temasıyla İstanbul’da Uluslararası Sıfır Atık Forumu düzenlendi. Sıfır atık dünyası yönünde somut adımlar atmak amacıyla dünyanın dört bir yanından harekete geçen aktörleri bir araya getiren forumda konuşan Emine Erdoğan, "Sıfır atık, umut ürettiğimiz, yepyeni bir dönemin adıdır" dedi. Bazen sıfır atık yaşam modelini uygulamanın zor olduğu yönünde eleştiriler duyduğunu aktaran Emine Erdoğan, "Şunun altını çizmek isterim ki bizim sıfır atığı mükemmel bir şekilde uygulayan bir azınlığa değil, küçük adımları kararlılıkla atan, evindeki organik atıkları kompost yaparak gübreye dönüştüren, restoranda artan yemeğini çekinmeden yanında götüren, elektrikli cihazını bekleme modunda bırakmayıp kapatan, velhasıl, ’Ben mi kurtaracağım dünyayı?’ demeden insanlığın iyiliği için elinden geleni geldiği kadarıyla yapma gayretinde olan milyonlara ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Türkiye olarak, iklim krizindeki paylarının çok düşük olmasına rağmen çözümün parçası olmak için çalıştıklarını ve 2017’de başlattıkları Sıfır Atık hareketinin, bu hedefin en net göstergesi olduğunu belirterek, "Bu yolun başında ülkemizde yüzde 13 olan geri kazanım oranımızı yüzde 36 seviyesine çıkardık. Bugüne kadar 74,5 milyon ton atığı geri kazandık. Ekonomimize 256 milyar lira kazanç sağladık. Sıfır Atık Mavi hareketi kapsamında, yaklaşık 285 bin ton deniz çöpünü topladık" dedi. Uluslararası Sıfır Atık Forumu "Bakanlar Oturumu"nun açılışında da konuşan Emine Erdoğan, Türkiye olarak, iklim ve çevre sorunlarının çözümünde uluslararası işbirliğini ve ortak hedefler belirlenmesini önemsediklerini belirterek, bu buluşmanın, adil sorumluluk paylaşımına dayalı stratejik ortaklıkların başlayacağı bir zemin olması temennisinde bulundu. Sıfır Atık hareketi, 21. yüzyılın en büyük iyilik hareketi" Emine Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Forumu kapsamında düzenlenen "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu 4. Resmi Toplantısı"na başkanlık etti. Toplantının açılışında konuşan Emine Erdoğan, Sıfır Atık hareketinin, 21. yüzyılın en büyük iyilik hareketi olduğunu belirterek, Türkiye olarak, bu hareketin öncü ülkesi olmaktan ve sıfır atığı yerelden küresele taşımaktan büyük gurur duyduklarını bildirdi. 2022 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen sıfır atık kararının, artık bir Birleşmiş Milletler politikası ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin kilit unsuru olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için önümüzde yalnızca 5 yıl kaldı ve maalesef hedeflerin henüz yüzde 18’i gerçekleştirilebildi. Bu süreci hızlandırabilmek için farkındalık çalışmalarına ağırlık vermemiz gerektiği inancındayım. Kadınlar ve çocuklar ana hedef kitlemiz olmalıdır. Onların nesilleri ve geleceği şekillendiren gücünü Sıfır Atık hareketine etkin bir şekilde kanalize etmeliyiz. Birleşmiş Milletler Habitat ve Birleşmiş Milletler Çevre Programının koordinasyonunda, Sıfır Atık Vakfımızın da desteğiyle kalıcı bir Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Mekanizması kurulmalıdır. Sıfır Atık Forumu da bu platformun evrensel yüzü ve bilgi merkezi olmalıdır." Emine Erdoğan, bizzat katılamadığı programlara da video mesaj göndererek sıfır atık konusundaki düşüncelerini paylaştı. Endonezya’nın Bali adasında düzenlenen "Asya Pasifik Sıfır Atık Uluslararası Seminer Programı"na 28 Ekim’de video mesaj gönderen Emine Erdoğan, "Medeniyet birikiminden beslenen ve sıfır atık ilkelerini temel alan yaşam modellerini bir an önce hayata geçirmeliyiz. Ancak bu sayede verimlilik ilkesiyle yönetilen atığın azaldığı ve geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştığı döngüsel şehirler kurabiliriz" ifadelerini kullandı. Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapacak Brezilya’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı’nda (COP30) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında yürütülen müzakereler sonucu, gelecek yıl düzenlenecek COP31 Taraflar Konferansı’nın, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılmasına karar verildi. Emine Erdoğan, konuyla ilgili NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, Türkiye ve tüm insanlık için hayırlı olmasını dileyerek, şu ifadeleri kullandı: "Hepimiz için gurur vesilesi olan bu önemli adım, sıfır atık hareketine küresel ölçekte yön veren Türkiye’nin, çevre bilincindeki kararlılığının dünyada karşılık bulduğunun bir göstergesidir. 196 ülkenin aynı masaya oturacağı tarihi zirvenin, iklim krizinin yükünü en fazla taşıyan ülkelere, güçlü bir rehberlik ve dayanışma sunulması için dönüm noktası olacağına inanıyorum. COP31’in daha adil, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dünya adına kararlı, etkili ve somut neticelere vesile olmasını diliyorum." "İstanbul, artık ’Sıfır Atık’ın başkenti" Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle "Gıda ve Su İsrafını Önlemek, Geleceği Sahiplenmek" temasıyla 28 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen Yüksek Düzeyli Tarım ve Orman Bakanları Paneli’ne katıldı. Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun tamamlayıcı oturumu olan panelin açılışında konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un artık "Sıfır Atık"ın başkenti, insanlığın sürdürülebilir gelecek vizyonunun merkezi olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, değişimin önce evlerde, sofralarda ve alışkanlıklarda başlaması gerektiğini belirterek, "Sıfır atık prensiplerini uygulayarak kendimizi ve hayatlarımızı değiştirmeye başladığımızda göreceğiz ki dünya da bizimle birlikte değişecek. Çünkü bir dilim ekmeği çöpe atmadığımızda 40 litre suyu, bir yumurtanın bozulmasına izin vermediğimizde 196 litre suyu, bir elmayı buzdolabında çürütmediğimizde 822 litre suyu kurtaracağız" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, sosyal medya hesaplarından zaman zaman yaptığı paylaşımlarda da atık krizinin üstesinden gelmek için sıfır atık bilincinin önemine işaret ederek sürdürülebilirlik vurgusu yaptı. Emine Erdoğan’ın bu yıl yurt içi ve dışında görüştüğü devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile ülkelerin, kurum ve kuruluşların temsilcileri, 2023’te BM 78. Genel Kurulu’nda küresel düzeyde imzaya açılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk imzacısı olduğu "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nı imzalayarak "Sıfır Atık" hareketine destek verdi. Aile ve çocuk temalı etkinlikler Emine Erdoğan, "Aile Yılı" kapsamında ailenin ve çocuk haklarının korunmasının önemine dikkat çekilen programlara da katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen, "Uluslararası Aile Forumu"nun gala yemeğine katılan Emine Erdoğan, konuşmasında, "Evlenme yaşını ileri atan bahanelere ve felaket kehanetleriyle doğum sayılarının geriletilmesine geçit vermemeliyiz" dedi. Emine Erdoğan, ailenin insan yaşamındaki önemine dikkati çekerek, "Ailenin geleneksel yapısında çözülmeler meydana geliyor. Toplumlar bir erime potasına atılmaya çalışılıyor. Tüm bu girişimler ahlaki ve manevi değerlerimizi hedef almaktadır. Zira bizi bu olumsuz dış etkilere dirençli kılan milli kimliğimizdir" ifadelerini kullandı. Haliç Kongre Merkezi’nde 6 Aralık’ta "Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek" başlığıyla düzenlenen TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi’ne katılan Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığını duyurdu. Sözleşmeyi çocukların dijital ortamlarda güvenliğini sağlamak, haklarını korumak ve onları desteklemek için sözleşmeyi imzaladığını belirten Emine Erdoğan, herkesi sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Emine Erdoğan, NSosyal hesabından bu yıl katıldığı program ve etkinliklerden görüntülerin yer aldığı videoyu da paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Yeni yılın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birlik ve beraberlik içinde dayanışmamızı koruduğumuz, umudumuzun eksilmediği, huzurlu bir yıl temenni ediyorum. Bütün mazlum coğrafyalarda zulümlerin son bulduğu, barışın, mutluluğun, refahın hakim olduğu bir 2026’da buluşmak dileğiyle."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:02
Emine Erdoğan, Gazze ve sıfır atık farkındalığını artırma faaliyetlerini 2025’te de sürdürdü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, yıl boyunca yurt içi ve dışında katıldığı programlarda başta Gazze olmak üzere sıfır atık, ailenin önemi ve çocuk haklarının korunması gibi konularda farkındalığı artırmak için çalıştı. Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da başta Gazze’deki durum üzere, sıfır atık konusuyla ilgili yurt içi ve dışında yoğun faaliyetlerde bulundu. Emine Erdoğan bunun yanı sıra, Gazze’deki soykırıma ilişkin ulusal ve uluslararası kamuoyunun farkındalığını artırmak ve zulmün sona ermesi için faaliyetlerini yıl boyunca sürdürdü. Vatikan’da 2 Temmuz’da Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile de görüşen Emine Erdoğan, kalıcı ateşkes ve insani yardımların ulaştırılması için Papa’ya "Gazze konusunda Hristiyan dünyası daha gür sesle destek çıkmalı" çağrısı yaptı. Emine Erdoğan, Filistin’de kalıcı ve sürdürülebilir barış için iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesinin ve Filistin Devleti’ni resmen tanıyan ülkelerin sayısının artmasının önemini dile getirdi. Melania Trump’a Gazze mektubu Emine Erdoğan, 23 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’a, Ukrayna’daki savaş için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani kriz için de göstermesi çağrısında bulunduğu mektup gönderdi. Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, BM Çocuk Fonu’nun, 45 dakikada bir çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir "cehenneme" yerin altınıysa bir "çocuk mezarlığına" benzettiğini aktardı. Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek, "Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır." ifadelerini kullandı. İspanya’nın Ankara Büyükelçiliği ve Muğla Fahri Konsolosluğunca, 8 Ekim’de CSO Tarihi Salon’da, flamenko gösterisinin de yer aldığı "Rüzgar Gibi Özgür Filistin İçin Tek Yürek" yardım etkinliği düzenlendi. Tüm geliri Gazze halkına bağışlanacak etkinliğe katılan Emine Erdoğan, "Bu anlamlı etkinlikte, Filistinli kardeşlerimiz için buluştuk. Flamenko’nun zarafeti ve duygusu, Gazze’nin yaralı kalbine dokundu. Filistin’de devam eden soykırıma karşı sanatın birleştirici gücüyle bir araya gelip insanlığın vicdanına seslendik." ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 9 Aralık’ta düzenlenen "Soykırımın Kadın Tanıkları: Gazze’de Medya ve Direniş" programına katıldı. Programda konuşan Emine Erdoğan, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin insanlığa gönül koyarak hayata veda ettiklerini belirterek "O nedenle haksızlığa, yalana, adaletsizliğe, ayrımcılığa, soykırıma ve cümle kötülüğe savaş açmak hepimizin en meşru savaşıdır." dedi. İsrail ve onların enformasyon şiddetine ortak olan medya kuruluşlarıyla dünya kamuoyunun defalarca manipüle edildiğini ifade eden Emine Erdoğan, "Ne acı ki, dünyanın birçok yerinde bu yalanlara inanarak soykırıma alkış tutanlar oldu. Artık demokrasi ve insan hakları gibi evrensel değerlerin, ötekileştirilenler söz konusu olduğunda yalnızca bir tekerlemeden ibaret olduğunu biliyoruz. İnanıyorum ki biz hakikatin ışığını yansıttıkça bugün Gazze’nin üstüne çöken karanlık, yarın insanlığın topyekun direnişiyle inşallah aydınlığa dönüşecektir" diye konuştu. Emine Erdoğan, Gazze’de İsrail ateşi altında bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın hikayesini anlatan "Hind Rajab’ın Sesi" filminin 16 Aralık’ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki gösterimine katıldı. Filme ilişkin konuşan Emine Erdoğan, "Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi, tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen, vicdanları uyandıran, hafızaları diri tutan ’Hind Rajab’ın Sesi’ filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, 26 Aralık’ta Kalyon Vakfı ve Türk Kızılay işbirliğinde, Gazze’de yıkımın içinden doğan vakur direnişi sanatın diliyle görünür kılma amacıyla Nişantaşı’nda Kalyon Kültür’ün bulunduğu Tarihi Taş Konak’ta düzenlenen "Kalanlar" Filistin Sergisi’nin açılışına da katıldı. Programda konuşan Emine Erdoğan, "Bizim televizyon ekranlarına yansıdığında bakmakta dahi zorlandığımız bu yakıcı acıların merkezinde yaşayan Filistinliler, dipdiri bir imanla ’Allah bize yeter. O ne güzel vekildir’ diyorlar. O yüzden hala boyunlarında evlerinin anahtarlarını taşıyorlar. O anahtarlarla bir gün yeniden evlerinin kapılarını açmak için sabrediyorlar. Küllerinden doğacak bir Gazze’ye inanıyorlar. Biz de inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Filistin’i savunmanın, Filistinliler kadar tüm insanlığı, onu ayakta tutan değerleri ve en başta da insan kalma hakkını savunmak anlamına geldiğini kaydeden Emine Erdoğan, "Uluslararası topluma şu gerçeğin çok iyi anlatılması gerek, eğer bugün çocuklara kurşun sıkılabiliyorsa, açlığa mahkum edilen bebekler ağlamaktan katılıyorsa, kadınlar yoksulluk ve çaresizlik içinde çırpınıyorsa, hastalar ilaçsızlıktan ölüyorsa, erkekler İsrail zindanlarında ağza alınmayacak işkencelere maruz kalıyorsa ve tüm bunlar dünyanın gözü önünde olabiliyorsa, artık dünyada hiçbir insan güvende değildir." değerlendirmesinde bulundu. Sıfır atık, sürdürülebilirlik ve çevre kirliliği Sıfır atık, sürdürülebilirlik ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda farkındalığı artırmayı hedefleyen Emine Erdoğan, bu kapsamda yurt içindeki programlara ev sahipliği yaptı, yurt dışında da çok sayıda programa katıldı. Emine Erdoğan, bu yıl da çok sayıda lider eşi ve uluslararası üst düzey temsilciyle görüştü. Resmi temaslarda bulunmak üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eşlik eden Emine Erdoğan, 13 Şubat’ta "Döngüsel Ekonominin İlerletilmesi: Sürdürülebilirlik İçin Pakistan-Türkiye Ortaklığı" etkinliğine katıldı."Dönüşümsel Ekonomi ve Sıfır Atık" temasıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, "Her alanda ekolojik dengeyi yeniden tesis edecek politikalar üretmeliyiz. Yapılacaklar listemizin en başında, döngüsel ekonomiyi bir an önce hayata geçirmek yer alıyor. Çünkü döngüsel ekonomi çevre dostudur. Daha az kaynak tüketir ve kaynakların önemli bir kısmını geri kazanmayı hedefler." ifadelerini kullandı. BM’de "Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği"nde konuştu Emine Erdoğan, BM’nin 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği"nde konuşma yapmak üzere gittiği New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. Görüşmede Emine Erdoğan, iklim krizi ve çevre sorunlarının ancak kolektif bir çabayla çözülebileceğini belirterek, "Sıfır Atık" hareketini sadece bir çevre politikası olarak değil, insanlığın ortak geleceğini koruma sorumluluğu olarak gördüklerini vurguladı. Emine Erdoğan, Guterres’in de katılımıyla BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği, Sıfır Atık Vakfı, BM Çevre Programı ve BM-Habitat tarafından "Moda ve tekstilde sıfır atığa doğru" temasıyla düzenlenen 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği"nde katılımcılara hitap etti. Moda ve tekstil sektörünün çevre kirliliğinde çok yüksek bir payı olduğuna işaret eden Emine Erdoğan "O nedenle, biz de bu yılki kutlamalar için ’Moda ve Tekstilde Sıfır Atığa Doğru’ temasını seçtik. Bunun sebebi, kullan-at merkezli bir anlayışın ne yazık ki sektörün ana karakteri haline gelmesidir. ’Yavaş ve sürdürülebilir modayı’ hayata geçirmek artık hepimiz için bir zorunluluktur." dedi. Emine Erdoğan, "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" dolayısıyla Türkiye’nin yurt dışında bulunan temsilciliklerinde yapılan özel etkinliklere de video mesaj gönderdi. Mesajında bu yıl "Uluslararası Sıfır Atık Günü"nün 3’üncü yılının kutlandığını belirten Emine Erdoğan, "Her bir saniyede, bir çöp kamyonu dolusu giysi yakılıyor ya da dünyanın atık depolama sahalarına gönderiliyor. Üzerimizden kolayca çıkarıp attığımız kıyafetleri, doğa üzerinden çıkarıp atamıyor." sözleriyle tekstil sektörünün yarattığı çevre kirliliğine dikkati çekti. Sıfır Atık Enstitüsü kuruldu Birleşmiş Milletler (BM), Sıfır Atık Vakfı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde 12 Mayıs’ta Sıfır Atık Enstitüsü kuruldu. Emine Erdoğan, Türkiye ve dünya için hayırlı olması temennisinde bulunduğu Enstitü’nün, çevre alanında Türkiye’nin ilk akademik yapılanmalarından biri olarak büyük bir sorumluluğu omuzladığını vurguladı. Sıfır Atık Vakfı, her türlü atığın, bilinçsiz su ve elektrik tüketiminin çevreye verdiği zararlara dikkati çekmek amacıyla 5 Haziran’da "Farkında mısın?" kampanyası başlattı. Emine Erdoğan, Dünya Çevre Günü dolayısıyla hazırlanan kampanyaya ilişkin "Her yıl yaklaşık 11 milyon ton plastik atık, göllere, nehirlere, denizlere ulaşıyor. Plastiklerin parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler, gıdamıza, suyumuza, hatta soluduğumuz havaya sızıyor. Yani farkında olmadan canımıza karışıyor. Bugün bu vahim tabloya ’Dur’ demezsek, veriler yakın gelecekte çevreye sızan plastik miktarının yüzde 50 artacağını söylüyor." ifadelerini kullandı. Sıfır Atık hareketinin sadece bir proje değil farkındalığın, vicdan eksenli ve bilinçli bir insanlığın yol haritası olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, "Tek yapmamız gereken, tamir ettirmek, dönüştürmek ve yeniden kullanmak. 5 Haziran Dünya Çevre Günü, hepimiz için bir milat olsun. Plastik kirliliğine karşı tek yürek mücadele edelim. Toprağın diliyle konuşalım, suyun çağrısına kulak verelim. Farkında olanlardan olalım. Zira gelecek, farkındalıkla yeşerecek." çağrısında bulundu. Papa 14. Leo’dan "Sıfır Atık" hareketine destek istedi Emine Erdoğan, Vatikan’da 2 Temmuz’da Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüştü. Görüşmede, Emine Erdoğan, uluslararası toplumun bugün pek çok hayati sınamayla karşı karşıya olduğunu belirterek, bunlardan birinin de iklim değişikliğiyle mücadele olduğuna işaret etti. Kendisinin de kişisel olarak öncelik verdiği iklim değişikliği konusunda Türkiye’de başlattıkları "Sıfır Atık" hareketinden Papa’ya bahseden Emine Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadele meselesinin, Türkiye ile Vatikan arasında güçlü işbirliği potansiyeli taşıdığına inandığını belirtti. Emine Erdoğan, Papa 14. Leo’ya, BM bünyesinde kurumsallaşan "Sıfır Atık" hareketine destek vermesinin önemli olduğunu söyledi. Papa 14. Leo’nun da buna karşılık "Kesinlikle birlikte çalışma yolları bulmalıyız." dediği öğrenildi. "Sıfır Atık Projemizin başlangıç noktası, insanlığa duyduğumuz sadakattir" Emine Erdoğan, Vatikan’da Papalık Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde düzenlenen "Kardeşlik Temelli Ekonomi: Etik Çok Taraflılık" başlığıyla düzenlenen konferansa da katıldı. Buradaki konuşmasında, Türkiye’nin 2017’de başlattığı ve bugün BM kararıyla küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık hareketine değinerek "Sıfır Atık Projemizin başlangıç noktası, insanlığa duyduğumuz sadakattir. Biz bu meseleyi, çevresel bir sorumluluk olduğu kadar, toplumlar ve nesiller arası adaletin sağlanması için, başarıyla geçmemiz gereken bir sınav olarak da görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "Geleneksel Türk mutfağının bilgeliği bile başlı başına bir sıfır atık yaşam modelidir" Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu dolayısıyla 21 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile New York’a gitti. Devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini, himayesinde yürütülen "Anadoludakiler" projesi kapsamında Türkevi’nde düzenlediği "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" programında ağırlayan Emine Erdoğan, programda konuşma yaptı. Konuşmasında geleneksel Türk mutfağının tarladan tabağa uzanan bilgeliğinin bile başlı başına bir sıfır atık yaşam modeli olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, "Çünkü döngüsellik, Anadolu’da üretimin ve tüketimin kalbindedir. Bununla beraber son günlerde tüm dünyada gündemde olan etik üretim, ileri dönüşüm, sıfır atık, sürdürülebilir moda, doğal malzemeler, kadın emeğinin desteklenmesi gibi yaklaşımların tamamı, yüzyıllardır Anadolu’da yaşatılmaktadır. Dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin, adil ve barışçıl bir dünya geleceğinin, yerel kültürlerin yaşatılmasıyla doğrudan ilişkisi vardır." diye konuştu. Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca New York’ta oluşturulan "Sıfır Atık Mavi-Damla Damla Sergisi"nin açılışını da yaptı. Programda konuşan Emine Erdoğan, "Ne mutlu ki Sıfır Atık, artık küresel bir harekettir." dedi. "Su, ortak yaşam kaynağımızdır" anlayışıyla 2019’da "Sıfır Atık Mavi" hareketini başlattıklarını anımsatan Emine Erdoğan, "Bugüne kadar 285 bin ton deniz çöpünü yani 22 bin kamyon dolusu atığı kıyılarımızdan ve denizlerimizden uzaklaştırdık. 551 mavi bayraklı plajımızla, dünyanın en fazla mavi bayraklı plaja sahip üçüncü ülkesiyiz. Bununla da yetinmedik, 2023’te ’Su Verimliliği Kampanyası’nı başlattık. 2 milyardan fazla insanın güvenli içme suyuna erişemediği dünyamızda su verimliliği çalışmalarını insanlığa karşı bir görev addettik." diye konuştu. Sıfır atık aktörlerini "Uluslararası Sıfır Atık Forumu"nda buluşturdu Onursal Başkanlığını Emine Erdoğan’ın yaptığı Sıfır Atık Vakfı tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, BM Çevre Programı (UNEP) ve BM-Habitat işbirliğiyle 17-19 Ekim’de "Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekan, Dönüşüm" temasıyla İstanbul’da Uluslararası Sıfır Atık Forumu düzenlendi. Sıfır atık dünyası yönünde somut adımlar atmak amacıyla dünyanın dört bir yanından harekete geçen aktörleri bir araya getiren forumda konuşan Emine Erdoğan, "Sıfır atık, umut ürettiğimiz, yepyeni bir dönemin adıdır." dedi. Bazen sıfır atık yaşam modelini uygulamanın zor olduğu yönünde eleştiriler duyduğunu aktaran Emine Erdoğan, "Şunun altını çizmek isterim ki bizim sıfır atığı mükemmel bir şekilde uygulayan bir azınlığa değil, küçük adımları kararlılıkla atan, evindeki organik atıkları kompost yaparak gübreye dönüştüren, restoranda artan yemeğini çekinmeden yanında götüren, elektrikli cihazını bekleme modunda bırakmayıp kapatan, velhasıl, ’Ben mi kurtaracağım dünyayı?’ demeden insanlığın iyiliği için elinden geleni geldiği kadarıyla yapma gayretinde olan milyonlara ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Türkiye olarak, iklim krizindeki paylarının çok düşük olmasına rağmen çözümün parçası olmak için çalıştıklarını ve 2017’de başlattıkları Sıfır Atık hareketinin, bu hedefin en net göstergesi olduğunu belirterek "Bu yolun başında ülkemizde yüzde 13 olan geri kazanım oranımızı yüzde 36 seviyesine çıkardık. Bugüne kadar 74,5 milyon ton atığı geri kazandık. Ekonomimize 256 milyar lira kazanç sağladık. Sıfır Atık Mavi hareketi kapsamında, yaklaşık 285 bin ton deniz çöpünü topladık." dedi. Uluslararası Sıfır Atık Forumu "Bakanlar Oturumu"nun açılışında da konuşan Emine Erdoğan, Türkiye olarak, iklim ve çevre sorunlarının çözümünde uluslararası işbirliğini ve ortak hedefler belirlenmesini önemsediklerini belirterek, bu buluşmanın, adil sorumluluk paylaşımına dayalı stratejik ortaklıkların başlayacağı bir zemin olması temennisinde bulundu. Sıfır Atık hareketi, 21. yüzyılın en büyük iyilik hareketi" Emine Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Forumu kapsamında düzenlenen "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu 4. Resmi Toplantısı"na başkanlık etti. Toplantının açılışında konuşan Emine Erdoğan, Sıfır Atık hareketinin, 21. yüzyılın en büyük iyilik hareketi olduğunu belirterek, Türkiye olarak, bu hareketin öncü ülkesi olmaktan ve sıfır atığı yerelden küresele taşımaktan büyük gurur duyduklarını bildirdi. 2022 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen sıfır atık kararının, artık bir Birleşmiş Milletler politikası ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin kilit unsuru olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için önümüzde yalnızca 5 yıl kaldı ve maalesef hedeflerin henüz yüzde 18’i gerçekleştirilebildi. Bu süreci hızlandırabilmek için farkındalık çalışmalarına ağırlık vermemiz gerektiği inancındayım. Kadınlar ve çocuklar ana hedef kitlemiz olmalıdır. Onların nesilleri ve geleceği şekillendiren gücünü Sıfır Atık hareketine etkin bir şekilde kanalize etmeliyiz. Birleşmiş Milletler Habitat ve Birleşmiş Milletler Çevre Programının koordinasyonunda, Sıfır Atık Vakfımızın da desteğiyle kalıcı bir Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Mekanizması kurulmalıdır. Sıfır Atık Forumu da bu platformun evrensel yüzü ve bilgi merkezi olmalıdır." Emine Erdoğan, bizzat katılamadığı programlara da video mesaj göndererek sıfır atık konusundaki düşüncelerini paylaştı. Endonezya’nın Bali adasında düzenlenen "Asya Pasifik Sıfır Atık Uluslararası Seminer Programı"na 28 Ekim’de video mesaj gönderen Emine Erdoğan, "Medeniyet birikiminden beslenen ve sıfır atık ilkelerini temel alan yaşam modellerini bir an önce hayata geçirmeliyiz. Ancak bu sayede verimlilik ilkesiyle yönetilen atığın azaldığı ve geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştığı döngüsel şehirler kurabiliriz." ifadelerini kullandı. Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapacak Brezilya’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı’nda (COP30) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında yürütülen müzakereler sonucu, gelecek yıl düzenlenecek COP31 Taraflar Konferansı’nın, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılmasına karar verildi. Emine Erdoğan, konuyla ilgili NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, Türkiye ve tüm insanlık için hayırlı olmasını dileyerek şu ifadeleri kullandı: "Hepimiz için gurur vesilesi olan bu önemli adım, sıfır atık hareketine küresel ölçekte yön veren Türkiye’nin, çevre bilincindeki kararlılığının dünyada karşılık bulduğunun bir göstergesidir. 196 ülkenin aynı masaya oturacağı tarihi zirvenin, iklim krizinin yükünü en fazla taşıyan ülkelere, güçlü bir rehberlik ve dayanışma sunulması için dönüm noktası olacağına inanıyorum. COP31’in daha adil, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dünya adına kararlı, etkili ve somut neticelere vesile olmasını diliyorum." "İstanbul, artık ’Sıfır Atık’ın başkenti" Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle "Gıda ve Su İsrafını Önlemek, Geleceği Sahiplenmek" temasıyla 28 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen Yüksek Düzeyli Tarım ve Orman Bakanları Paneli’ne katıldı. Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun tamamlayıcı oturumu olan panelin açılışında konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un artık "Sıfır Atık"ın başkenti, insanlığın sürdürülebilir gelecek vizyonunun merkezi olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, değişimin önce evlerde, sofralarda ve alışkanlıklarda başlaması gerektiğini belirterek "Sıfır atık prensiplerini uygulayarak kendimizi ve hayatlarımızı değiştirmeye başladığımızda göreceğiz ki dünya da bizimle birlikte değişecek. Çünkü bir dilim ekmeği çöpe atmadığımızda 40 litre suyu, bir yumurtanın bozulmasına izin vermediğimizde 196 litre suyu, bir elmayı buzdolabında çürütmediğimizde 822 litre suyu kurtaracağız." ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, sosyal medya hesaplarından zaman zaman yaptığı paylaşımlarda da atık krizinin üstesinden gelmek için sıfır atık bilincinin önemine işaret ederek sürdürülebilirlik vurgusu yaptı. Emine Erdoğan’ın bu yıl yurt içi ve dışında görüştüğü devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile ülkelerin, kurum ve kuruluşların temsilcileri, 2023’te BM 78. Genel Kurulu’nda küresel düzeyde imzaya açılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk imzacısı olduğu "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nı imzalayarak "Sıfır Atık" hareketine destek verdi. Aile ve çocuk temalı etkinlikler Emine Erdoğan, "Aile Yılı" kapsamında ailenin ve çocuk haklarının korunmasının önemine dikkat çekilen programlara da katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen, "Uluslararası Aile Forumu"nun gala yemeğine katılan Emine Erdoğan, konuşmasında, "Evlenme yaşını ileri atan bahanelere ve felaket kehanetleriyle doğum sayılarının geriletilmesine geçit vermemeliyiz." dedi. Emine Erdoğan, ailenin insan yaşamındaki önemine dikkati çekerek "Ailenin geleneksel yapısında çözülmeler meydana geliyor. Toplumlar bir erime potasına atılmaya çalışılıyor. Tüm bu girişimler ahlaki ve manevi değerlerimizi hedef almaktadır. Zira bizi bu olumsuz dış etkilere dirençli kılan milli kimliğimizdir." ifadelerini kullandı. Haliç Kongre Merkezi’nde 6 Aralık’ta "Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek" başlığıyla düzenlenen TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi’ne katılan Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığını duyurdu. Sözleşmeyi çocukların dijital ortamlarda güvenliğini sağlamak, haklarını korumak ve onları desteklemek için sözleşmeyi imzaladığını belirten Emine Erdoğan, herkesi sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Emine Erdoğan, NSosyal hesabından bu yıl katıldığı program ve etkinliklerden görüntülerin yer aldığı videoyu da paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Yeni yılın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birlik ve beraberlik içinde dayanışmamızı koruduğumuz, umudumuzun eksilmediği, huzurlu bir yıl temenni ediyorum. Bütün mazlum coğrafyalarda zulümlerin son bulduğu, barışın, mutluluğun, refahın hakim olduğu bir 2026’da buluşmak dileğiyle."
31 Aralık 2025 Çarşamba - 14:59
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "2025 yılının en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz ’Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesi"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2026 yılının barış ve istikrarın güç kazandığı bir dönemin başlangıcı olmasını dileyerek, "2025 yılının en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz ’Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesi; soyut ve sözde yaklaşımlar yerine somut adımların birer birer gerçekleşmesidir" dedi. MHP lideri Bahçeli yayımladığı yeni yıl mesajında, mevcut uluslararası tabloyu değerlendirirken, dünyada yaşanan gerginliklerin insanlığı derinden etkilediğini belirtti. Bahçeli, "Genelleşen çatışma ve cepheleşmeler mucibince huzursuzluğun dibine çakılan, kimi zaman ufuk çizgisini kaybeden beşeriyet gemisi kapsamlı ve kaotik bir belirsizliğin acımasız pençesindedir" değerlendirmesinde bulundu. Küresel ekonomik sistemlere ilişkin eleştirilerde bulunan Bahçeli, "Çözülen neoliberalizme eşanlı olarak çatallaşıp çarpıklaşan, müteakiben çürüyüp kokma safhasına geçen kapitalizm, yeni bir uluslararası düzen ve mimarinin doğumunu biteviye geciktirmekte, hatta engellemektedir" ifadelerini kullandı. Gazze ve bölgesel krizlere dikkat çekti Bahçeli, Gazze’de devam eden insani krize ilişkin değerlendirmesinde ise İsrail’i sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Gazze’de süregelen insani felaketlerin soysuz müsebbibi, savaş ve soykırım suçlusu Siyonist terör zihniyetinin sarıldığı emperyalizmin kundağında daha da azgınlaşması sadece Ortadoğu için değil, dünyanın tamamı için sivri ve ileri bir tehdittir" dedi. Sudan, Yemen ve Somali başta olmak üzere bölgedeki gelişmelerin de istikrarsızlığı artırdığını kaydeden Bahçeli, "Sudan’da vahşet, Gazze’de soykırım vandallığı ve Yemen ile Somali’nin içine çekilmek istendiği parçalanma girdabı, Ortadoğu ve Afrika’nın Siyonist-Emperyalist türbülansın tesirine kapıldığını acıklı şekilde göstermektedir" ifadesini kullandı. "Terörsüz Türkiye" vurgusu Türkiye’nin güvenliğine ilişkin başlıklara değinen Bahçeli, "2025 yılının en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesi; soyut ve sözde yaklaşımlar yerine somut adımların birer birer gerçekleşmesidir" dedi. Terör örgütlerine karşı mücadelede kararlılığın süreceğini vurgulayan Bahçeli, "Adı, kaynağı, gayesi ve üretildiği bataklığı ne olursa olsun terör örgütlerine hayat ve varlık hakkı tanınmayacaktır. Bu, tarihi bir beka meselesidir" ifadelerine yer verdi. Son dönemde yaşanan bazı olaylara da dikkat çeken Bahçeli, "Balıkesir, Çankırı ve Kocaali’de düşen ya da düşürülen insansız hava araçlarıyla Libya heyetini taşıyan özel jetin düşmesi akıllara çok soru getirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ menziline yaklaştıkça tahrik ve tahribat arayışlarının da artması beklenmelidir" değerlendirmesinde bulundu. Muhalefete çağrı Siyasi partilere birlik çağrısında bulunan Bahçeli, "Muhalefetin sağduyulu ve sorumlu bir dil kullanması, Türkiye ve Türk milleti paydasında buluşup birleşmeleri milli kimliğimizin ve milli geleceğimizin yüklediği bir ödevdir" dedi. Yeni yıl vesilesiyle tüm vatandaşların ve Türk-İslam dünyasının yeni yılını tebrik eden Bahçeli, "Türkiye hepimizindir, Türk milleti hepimizin göz bebeği ve istikbalin mimarıdır" ifadelerine yer verdi. Bahçeli, Yalova’da DEAŞ mensuplarının saldırısında şehit olan polis memurları için de "Kahraman polislerimize ve tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralanan kahraman evlatlarımıza acil şifa temenni ediyorum" mesajını paylaştı.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 14:55
Eski İlçe Başkanı Girgin’den CHP Kula İlçe Başkanlığı’na sert çıkış
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önceki dönem Kula İlçe Başkanı Kadir Girgin, mevcut CHP Kula İlçe Başkanı Esen Çınar’ı hedef alan sert açıklamalarda bulundu. Girgin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hem kendisinin hem de bazı meclis üyelerinin disipline sevk edilmesine tepki gösterdi. İlçe teşkilatı tarafından kendisine gönderilen savunma dilekçesini de paylaşan Girgin, disiplin sürecinin siyasi gerekçelerle başlatıldığını öne sürdü. CHP Kula İlçe Teşkilatında sular durulmuyor. Kendisi ve bazı meclis üyelerinin disipline sevk edilmesine tepki gösteren CHP önceki dönem Kula İlçe Başkanı Kadir Girgin, mevcut CHP Kula İlçe Başkanı Esen Çınar’ı hedef alan sert açıklamalarda bulundu. "Bu disiplin sürecini belediye başkanı için de başlattın mı" Girgin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada "Beni ve meclis üyelerimizi disipline sevk eden Kula İlçe Başkanımıza hepinizin önünde savunmamızı yapıyoruz. Benim ilçe başkanlığım döneminde belediye başkanı hiç grup toplantısına katılmadı, o yüzden anlaşamıyorduk zaten. Eminim şu anda da katılmıyor. O yüzden meclis üyelerinin belediye başkanının katılmadığı grup toplantısına katılmamaları gayet normal. Herkesin önünde buradan soruyorum İlçe Başkanım; belediye başkanını grup toplantısına getirebiliyor musun? Getiremiyorsan bu disiplin sürecini belediye başkanı için de başlattın mı? Meclis üyeleri ve ilk defa seçim kazanmış ilçe başkanıyla uğraşmayı bırakın da Kula için neler yapabilirsiniz, daha güzel nasıl hizmet ederiz diye düşünün. Biz o dönemde Semra Başkan ve meclis üyeleriyle bunu başardık. 7-8 ayda vatandaşın kalbine indik. Çıkın sokağa da bir sorun, anlayacaksınız" ifadelerini kullandı. "İlk defa seçim kazandığımız için mi disipline sevk ediliyoruz Girgin açıklamalarına şu sözlerle devam etti: "Sizin bir arada tutamadığınız, ‘giderlerse gitsinler’ dediğiniz meclis üyeleriyle birlik içinde olmamız mı sizi rahatsız ediyor? Siz becerseydiniz bunu da ben bu görevi üstlenmeseydim, sıradan bir partili olarak! Çok partili seçimlerde ilk defa seçim kazandığımız için mi disipline sevk ediliyoruz? Bizi kullanarak disiplin, ihraç gibi şeylerle belediye başkanına şirin görünmeye çalıştığınızı sadece biz değil, bütün partililer hatta bütün Kula görüyor. Belediye başkan adaylığı toplantımızda belediye başkanı adayımız için ‘ben bu bıyıkların arkasında koşmam’ demiştiniz ve doğru dürüst koşmadınız da. Başkan adayımız herkesin içinde kaç kere ‘nerede bu kadın kolları başkanı’ diye sormuştu. Şu anki ilçe başkanına ikinci sıra meclis üyeliği teklif ettiğimizde ‘ben kazanamayacağım yerden aday olmam, 1. sıradan olurum olursam’ dediniz. Biz de kabul etmedik. Bunun için mi disipline sevk ediliyoruz? Osman Başkan ve şu anki ilçe başkanı bana şöyle demiştiniz, hatırlatırım: Ferdi Zeyrek’in il başkanlığı, Özgür Özel’in genel başkan adaylığında ‘sen Özgür’ü tanımıyorsun, Özgür’e Ferdi’ye oy mu verilir’ demiştiniz. Ben de ‘sizin gibi düşünmüyorum’ demiştim. Bunun için mi disipline sevk ediliyoruz? Benim adaylığım zamanında, şu anki ilçe başkanına ‘abla ilçe başkanlığı senin hakkın, sen neden olmuyorsun’ demiştim. Siz de ‘torun bakacağım, yoruldum’ deyip bana ‘sen aday ol’ demiştiniz. O ara genel seçimden çıkmış, kazanamamış, hatta ilçe başkanı adayı bile bulamayan o partiye aday oldum ve seçim kazandık. Bunun için mi disipline sevk ediyorsunuz?" Mevcut ilçe yönetiminin CHP’li Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’i istemediğini iddia eden eski başkan Girgin, "Şu an kulağımıza gelen, kendi yönetim kurulu üyelerinizin söylediği ‘Hikmet Başkan gitsin de belediyeyi verelim karşıya, önemli değil’ sözleridir. Siz hiç seçim kazanmadığınız için seçim kazanmanın ne kadar zor olduğunu bilmiyorsunuz. Farkına varamadığınız ama bütün Kula’nın farkında olduğu bir şeyi hatırlatayım: O oturduğunuz koltuklarda, disipline sevk edip ihraç etmek istediğiniz meclis üyeleri sayesinde oturuyorsunuz. Kendinize güveniyorsanız biriniz bağımsız, diğeriniz bir sonraki kongrede tekrar aday olun, Kula görsün. Yazdıklarımın arkasındayım. İftira derseniz şahitler ve delillerle ispatlarım. Buradan ispatlarım, herkes görür. Atatürk’ün partisine, Atatürk’ün koltuğunda oturan genel başkana, milletvekillerine, büyükşehir belediye başkanlarına ve ilçe başkanlarına hakaret edenler disipline verilir. Önce bunları yapanları disipline verin, sonra bizi verirsiniz" dedi. Kadir Girgin’in bu açıklamaları, CHP Kula İlçe Teşkilatı’ndaki parti içi tartışmaları yeniden gündeme taşırken, disiplin sürecine ilişkin ilçe ve il yönetiminden yapılacak açıklamalar merakla bekleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder