POLİTİKA
27 Şubat 2026 Cuma - 18:05 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Başkan Er’e tebrik Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi Hizmet binası içerisinde yapılan kütüphane çalışmalarıyla ilgili Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i tebrik etti. Bir dizi ziyaretlerde bulunmak ve iş insanlarıyla toplantı yapmak üzere Malatya’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Başkan Er, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a Büyükşehir Belediyesi içerisinde inşa edilen 815 kişi kapasiteli kütüphanenin inşaatı hakkında bilgi verdi. "Başkanım sizi tebrik ediyorum" Başkan Er, bölgenin en büyük kütüphanesini yaptıklarını ifade ederek, "Kütüphanemiz 24 saat açık olacak. Belediyeden tamamen bağımsız bir alan olarak inşa ediyoruz. Elektrik, ısınma, aydınlatma, havalandırma ve soğutma sistemi de ayrı olacak. 7/24 açık olacak kütüphanemizde öğrencilerimiz ve gençlerimiz için her detayı düşündük" dedi. Kapasitesi ve inşa edildiği alan itibariyle bölgenin en büyüğü olacak kütüphanenin projesini inceleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Başkanım sizi tebrik ediyorum, hayırlı olsun" sözleriyle projeyi beğendiğini dile getirdi. Başkan Sami Er, belediye ziyaretinde ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a Malatya’da yapılan ve yapımı devam eden çalışmalar hususunda sunum yaptı.
27 Şubat 2026 Cuma - 18:04 Bakan Gürlek, Nevşehir’de 28 Şubat mağdurlarıyla buluştu Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir’de 28 Şubat sürecinde mağduriyet yaşayan vatandaşlarla bir araya geldi. Gürlek, o dönem yaşanan baskıların unutulmaması gerektiğini belirterek, "28 Şubat’ta insanların kılık kıyafetinden dolayı eğitimden, kamu görevinden ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığı günler yaşandı" dedi. Bir dizi ziyaret ve program kapsamında Nevşehir’e gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, 28 Şubat sürecinde mağduriyet yaşayan vatandaşlarla buluştu. Programda konuşan Gürlek, 28 Şubat döneminin Türkiye için zor bir süreç olduğunu belirterek, o günleri unutmanın mümkün olmadığını söyledi. Bakan Gürlek, "Gerçekten çok zor günlerden geçtik. Üniversitelerde başörtüsü nedeniyle eğitimine devam edemeyen öğrenciler oldu. Kamu görevinde bulunan birçok kişi baskılar nedeniyle görevini bırakmak zorunda kaldı. O günleri yaşayan sizler bu dönemin en yakın şahitlerisiniz" ifadelerini kullandı. 28 Şubat sürecinde insanların inançları ve kıyafetleri nedeniyle çeşitli hak mahrumiyetleri yaşadığını vurgulayan Gürlek, "Başörtüsü sebebiyle üniversiteye giremeyen öğrenciler, kamu görevinden uzaklaştırılan vatandaşlarımız oldu. Hatta başörtüsü nedeniyle sağlık hizmeti alamayan, oğlunun askerlik yemin törenine katılamayan annelerimiz vardı. Biz bu günlerden geçtik" dedi. Türkiye’nin artık o dönemleri geride bıraktığını belirten Gürlek, "Milletimizin iradesiyle artık bu ülkede kimsenin inancından, kıyafetinden dolayı ayrımcılığa uğramasına izin verilmeyecek. O günleri unutmayacağız ama bir daha yaşanmaması için de mücadele edeceğiz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin önemli kazanımlar elde ettiğini ifade eden Gürlek, "Millet sevdasıyla çalışan bir Cumhurbaşkanımız var. Bizler de üzerimize düşeni yaparak vatandaşlarımızın haklarını korumaya devam edeceğiz" dedi. Program sonunda Bakan Gürlek, 28 Şubat mağdurlarıyla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:56 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye üretim ihracat ve istihdamda yoluna güçlü şekilde devam ediyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin ihracatta 396 milyar dolara ulaştığını, enflasyonda düşüş sürecinin devam ettiğini ve 100 milyar liralık finansman paketiyle üretim ve istihdamın destekleneceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya’da düzenlenen İş Dünyası Buluşması’nda yaptığı konuşmada son üç yılda Türkiye’nin tarihinin en büyük afetlerinden biriyle karşı karşıya kaldığını belirterek, depremin hemen ardından bölgeyi ziyaret ettiğini ve yıkımı yerinde gördüğünü söyledi. Malatya’da yapı stokunun ağır hasar aldığını ifade eden Yılmaz, devletin tüm imkânlarının seferber edildiğini ve şehirlerin yeniden ayağa kaldırılması için kapsamlı bir sürecin başlatıldığını belirtti. Bugün itibarıyla 455 bin hak sahibine konutlarının teslim edildiğini açıklayan Yılmaz, orta hasarlı kategoride 65 bin konut, 8 bin iş yeri ve 2 bin 200 ahır olmak üzere toplam 75 bin hak sahibinin belirlendiğini, bu kapsamda 75 bin 572 konut ile 4 bin 88 iş yerinin kurasız şekilde teslim edildiğini kaydetti. Sosyal konut hedefi çerçevesinde Malatya’da 9 bin 609 konutun tamamlandığını belirten Yılmaz, yerinde dönüşüm modelinin de sürece önemli katkı sunduğunu ifade etti. Malatya’da en az 120 bin bağımsız bölümün inşa edildiğini ifade eden Yılmaz, bunun 360 bin ila 480 bin vatandaşın yeni ve güvenli yapılara kavuşması anlamına geldiğini söyledi. Yalnızca konutların değil hastanelerin, okulların, üniversite yatırımlarının, yolların, altyapının, organize sanayi bölgelerinin ve spor tesislerinin de yenilendiğini belirten Yılmaz, spor yatırımlarının yaklaşık 4 milyar lira seviyesinde olduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalarla şehirlerin daha dirençli hale getirildiğini belirten Yılmaz, Malatya’nın yeni deprem yönetmeliklerine uygun yapı stoku ile Türkiye’nin en güvenli illerinden biri konumuna geldiğini söyledi. Türkiye ekonomisine ilişkin önemli değerlendirmelerde de bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel ekonomide yaşanan durgunluklara ve Avrupa’daki talep daralmasına rağmen Türkiye’nin büyümesini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, üretim ihracat ve istihdam odaklı politikaların kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin mal ihracatının 270 milyar doları aştığını kaydeden Yılmaz, hizmet ihracatıyla birlikte toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını ifade etti. 2002 yılında Türkiye’nin toplam ekonomik büyüklüğünün 238 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, bugün gelinen noktanın üretim kapasitesindeki artışı net şekilde ortaya koyduğunu kaydetti. Enflasyonla mücadeleye de değinen Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75 seviyelerine kadar çıkan enflasyonda yaklaşık 45 puanlık düşüş sağlandığını ve sürecin aşağı yönlü devam ettiğini belirtti. Yılın ilerleyen aylarında daha olumlu bir tablo beklediklerini belirten Yılmaz, finansal istikrarın güçlendirilmesinin öncelikli hedef olduğunu söyledi. Sanayinin zorlu küresel şartlara rağmen büyümeye devam ettiğini ifade eden Yılmaz, özellikle savunma sanayii, otomotiv ve elektronik gibi yüksek teknolojili sektörlerde güçlü bir performans sergilendiğini söyledi. Savunma sanayi ihracatının 10 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, emek yoğun sektörlerde ise desteklerin artırıldığını belirtti. Yılmaz, geçen yıl çalışan başına 2 bin 500 TL olarak uygulanan istihdam desteğinin bu yıl 3 bin 500 TL’ye çıkarıldığını ve kapsamının genişletildiğini açıkladı. KOBİ’ler ve hassas sektörler için 100 milyar liralık finansman paketi oluşturduklarını aktaran Yılmaz, kredi garanti destekli mekanizmalarla daha uygun maliyetli finansman sağlandığını belirtti. Ayrıca İŞKUR tarafından hayata geçirilen "Gençlerin Üretim Çağrısı" programı kapsamında 18-25 yaş arası gençlerin istihdamında 6 ay boyunca asgari ücret ve tüm maliyetlerin devlet tarafından karşılanacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde üretimi, istihdamı ve ihracatı güçlendirmeye devam edeceklerini belirten Yılmaz, ortak hedefler doğrultusunda Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma taşınacağını söyledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Dijital bağımlılık, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:23 MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Dijital bağımlılık, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "2024 yılındaki Aile Kurumu Çalıştayımızın kapanış bildirgesinde kamuoyuna sunduğumuz üzere dijital bağımlılık artık yalnızca bireysel bir sorun değil, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, ‘Dijital Köleliğe Geçit Yok’ pilot projesi ve aile kurumunu koruma amaçlı faaliyetlere dair açıklama yaptı. Yurdakul, aileyi korumanın devletin ve milletin bekasını korumak olduğunu belirterek, "Bu çerçevede MHP olarak, Türk milletine hizmet etme gayesiyle 14-15 Eylül 2024 tarihinde Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin himayelerinde ‘Güçlü Türk Aile Yapısı, Sağlıklı Toplum ve Lider Ülke Türkiye’ parolasıyla gerçekleştirdiğimiz Aile Kurumu 2024 Çalıştayımızda aile kurumunu tehdit eden unsurları akademik ve politik çerçevede değerlendirmiştik. Aile Kurumu Çalıştayı sürecinde küresel tehditlerden demografik dönüşüme, bireyselleşmeden kültürel erozyona kadar pek çok başlık masaya yatırılmış, ‘Dijital Bağımlılık, Madde Bağımlılığı ve Aile’ başlığı ile aile yapısını doğrudan hedef alan en acil risk alanlarından biri olarak tespit edilmiştir. Dijital bağımlılığın çocuklarımızın ruh ve beden sağlığını bozduğu, aile içi iletişimi zayıflattığı, eğitim, sosyal gelişim ve değer aktarımını sekteye uğrattığı bilimsel olarak ortaya konulmuştur" ifadelerini kullandı. "Dijital bağımlılık, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir" Teknolojinin insanı yalnızlaştıran ve aileyi zayıflatan bir araca dönüştüğünü aktaran Yurdakul, "2024 yılındaki Aile Kurumu Çalıştayımızın kapanış bildirgesinde kamuoyuna sunduğumuz üzere dijital bağımlılık artık yalnızca bireysel bir sorun değil, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir. Bu tehdide karşı koruyucu ve önleyici politikalar, aile temelli rehberlik mekanizmaları, anne-baba dijital okuryazarlığı ve toplumsal farkındalık çalışmaları hayata geçirilmek zorundadır" açıklamasında bulundu. "Pilot projenin ilk ayağına başkentimiz Ankara’nın Sincan ilçesinden başlıyoruz" Akademisyenler ve uzmanlarla yürüttükleri çalışmalar neticesinde ulaştıkları bilgi ve tecrübeleri Türk milleti ile paylaşmak ve MHP’nin ailelerin yanında olduğunu göstermek üzere yola çıktıklarını anlatan Yurdakul, şu ifadeleri kullandı: "Bu çerçevede pilot projenin ilk ayağına başkentimiz Ankara’nın Sincan ilçesinden başlıyoruz. 21 Şubat 2026 Cumartesi günü Ankara Sincan’da gerçekleştirilecek olan ve ailelerimizin katılacağı ‘Dijital Köleliğe Geçit Yok’ başlıklı programda dijital bağımlılık meselesi, aile kurumu merkezli bir perspektifle ele alınacaktır. Programın bilimsel altyapısı, akademisyenler ve uzmanların görüşleriyle birlikte MHP Aile, Kadın ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı Birimi tarafından oluşturulmuştur. Etkinlik MHP Ankara İl Başkanlığı, İl ve Sincan İlçe MHP Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikalarından Sorumlu (KAÇEP) teşkilatlarımızın organizasyonunda icra edilecektir. Bu etkinlik Türk siyasetinde dijital bağımlılığı doğrudan aileler düzeyinde ve ailelerle birlikte ele alan ilk siyasi mücadele programı olma özelliği taşımaktadır." Programın içeriğine ilişkin bilgi veren Yurdakul, "MHP Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikalarından Sorumlu (KAÇEP) İl ve İlçe teşkilatımızın ev sahipliğinde yapılacak olan ve ailelerin ağırlanacağı çok etkileşimli programda dijital bağımlılığın çocuklar ve gençler üzerindeki psikolojik, sosyal ve kültürel etkileri, bilimsel veriler ışığında sağlıklı teknoloji kullanımı ilkeleri, ailenin koruyucu ve dengeleyici rolü, kadim değerler çerçevesinde aileyi merkeze alan koruma refleksi, MHP’nin ‘Teknoloji insana hizmet etmeli’ anlayışı doğrultusunda geliştirdiği çözüm önerileri kapsamlı biçimde ele alınacaktır" ifadelerine yer verdi. "Çocuklarımızı ekrana teslim etmeyeceğiz" Söz konusu programın yalnızca bir bilgilendirme toplantısı olmadığını ifade eden Yurdakul, şunları kaydetti: "MHP, dijitalleşmenin sunduğu fayda ve imkanları reddetmeden insanı, aileyi ve milli kültürü önceleyen bir yaklaşımı esas almaktadır. Bu doğrultuda söz konusu program, yalnızca bir bilgilendirme toplantısı değil, ailelerin sürece aktif katılımını hedefleyen, onlara bu mücadelede yeni teknik ve yöntemleri anlatan ve karşılıklı etkileşime dayalı bir toplumsal bilinç oluşturma adımıdır. Etkinliğin sonunda gerçekleştirilecek soru-cevap bölümünde ailelerin doğrudan sahadan getirdiği sorunlar değerlendirilecek; MHP’nin aile politikalarına yön veren bilimsel ve sosyal perspektifi kamuoyuyla ve bizzat katılımcı aileler ile paylaşılacaktır. MHP, Liderimiz ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi güçlü devletin temelinin güçlü aile olduğuna inanmaktadır ve bu çerçevede dijital çağın riskleri karşısında aileyi yalnız bırakmayan, sorumluluk alan ve çözüm üreten siyaset anlayışını her boyutta kararlılıkla sürdürecektir. Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz ki çocuklarımızı ekrana teslim etmeyeceğiz. Aile kurumunu dijital kuşatma karşısında yalnız bırakmayacağız. Türk milletinin değerlerini, dijital çağda da kararlılıkla koruyacağız. Başkentimiz Ankara’nın Sincan ilçesinde pilot olarak başlattığımız bu süreci önümüzdeki dönemde farklı şehirlerimize de taşıyacağız. Çünkü bu önemli konu milli bir meseledir. Tüm ailelerimizi bu bilinç ve sorumluluk çağrımıza ortak olmaya davet ediyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kritik bir dönemde iç cephemizi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attık"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kritik bir dönemde iç cephemizi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Valiler Buluşması’na katıldı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek yeni İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi."Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum"Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça birbirimizin yaralarını sardıkça yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu."Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır"Devlet anlayışından ve devletin ne anlam ifade ettiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış ‘Ebed Müddet’ şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" ifadelerini kullandı."Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız"Valilerin, devletin sahadaki yansıması olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlikte esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlikte yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri hakkın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın her fırsatta vurguluyorum. Bugün altını tekrar çiziyorum. Unvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi."Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz"Sosyal medya kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi.Tahir Bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır Valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun.’ Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum" diye konuştu."Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlere eyvallah demeyeceğiz"Ramazan ayında hem Türkiye’de hem de sınırların ötesinde iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını dile getiren Erdoğan, "Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu.Ramazan ayında valilerden çok büyük gayret beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin mağrur olduğunu, kalbini herkese açmadığını, derdini ve sıkıntısını herkese anlatmadığını ve maruzatını ya da ihtiyacını herkesle paylaşmadığını dile getirerek, onlar kendilerine gelmeden valilerin ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmaları gerektiğini söyledi."Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz"Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla ve yardım çalışmalarıyla devletin şefkatli elini vatandaşa devlet elini valilerin uzatacağına dikkati çeken Erdoğan, "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum" ifadelerini kullandı."Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydederek, "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız, sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi."Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur"TBMM’de kurulan Milli dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu bugün tamamlandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Komisyon, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması; terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin yerel yönetimlerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız."Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü’nü İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer’e, Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli’ye, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz’a, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş’a ve Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü ise Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu’ya takdim etti.(MMG-
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebed müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:07 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebed müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Valiler Buluşması’na katıldı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek yeni İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi."Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum"Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça birbirimizin yaralarını sardıkça yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu."Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır"Devlet anlayışından ve devletin ne anlam ifade ettiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış ‘Ebed Müddet’ şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" ifadelerini kullandı."Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız"Valilerin, devletin sahadaki yansıması olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlikte esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlikte yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri hakkın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın her fırsatta vurguluyorum. Bugün altını tekrar çiziyorum. Unvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi."Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz"Sosyal medya kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi.Tahir Bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır Valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun.’ Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum" diye konuştu."Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlere eyvallah demeyeceğiz"Ramazan ayında hem Türkiye’de hem de sınırların ötesinde iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını dile getiren Erdoğan, "Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu.Ramazan ayında valilerden çok büyük gayret beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin mağrur olduğunu, kalbini herkese açmadığını, derdini ve sıkıntısını herkese anlatmadığını ve maruzatını ya da ihtiyacını herkesle paylaşmadığını dile getirerek, onlar kendilerine gelmeden valilerin ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmaları gerektiğini söyledi."Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz"Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla ve yardım çalışmalarıyla devletin şefkatli elini vatandaşa devlet elini valilerin uzatacağına dikkati çeken Erdoğan, "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum" ifadelerini kullandı."Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydederek, "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız, sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi."Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur"TBMM’de kurulan Milli dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu bugün tamamlandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Komisyon, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması; terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin yerel yönetimlerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız."Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü’nü İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer’e, Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli’ye, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz’a, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş’a ve Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü ise Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu’ya takdim etti.
Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısına katılacak
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:18 Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısına katılacak ABD’nin başkenti Washington’da 19 Şubat tarihinde düzenlenecek Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katılacak. Bakan Fidan, 22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos şehrinde düzenlenen imza törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen katılarak, Gazze Barış Kurulu Şartı’nı imzalamıştı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 19 Şubat’ta ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenecek Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Bakan Fidan’ın katılacağı ifade edildi. Bakan Fidan’ın Barış Kurulu’nun ilk toplantısında bir konuşma da yapacağı kaydedildi. Açıklamada, "Dışişleri Bakanı Fidan’ın Barış Kurulu’nun ilk toplantısında gerçekleştireceği hitabında Filistin meselesinin çözümüne yönelik çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bu doğrultudaki girişimlere desteğini ifade etmesi, İsrail’in ateşkes ihlallerine ve insani yardımların kesintisiz ve yeterli miktarda ulaştırılmasını engellemeye yönelik uygulamalarına son vermesi gerektiğini belirtmesi, Türkiye’nin Gazze’de insani yardım sağlamayı sürdüreceğini ve yeniden imar faaliyetlerine katkı sağlamaya hazır olduğunu kaydetmesi, Türkiye’nin Gazze’de Filistin halkının haklarının korunmasını ve güvenliğinin sağlanmasını teminen tesis edilecek uluslararası mekanizmalarda yer alma iradesini yinelemesi, Batı Şeria’da İsrail’in baskılarına, artan yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yerleşimci şiddetine karşı bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini vurgulaması ve Türkiye’nin iki devletli çözüm perspektifine yönelik desteğini teyit etmesi öngörülmektedir" denildi.
Denizli Anahtar Parti üyeleri düzenlenen törende bir araya geldi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:57 Denizli Anahtar Parti üyeleri düzenlenen törende bir araya geldi Anahtar Parti Denizli teşkilatı, Hakan Saruhan’ın il başkanlığına gelmesinin ardından geçen üç aylık süre içinde ilk büyük organizasyonunu gerçekleştirdi. Teşkilat buluşmasında salonda coşku hakimdi. Zeybek gösterileri ve çocukların sahneye çıktığı programda renkli görüntüler oluştu. Anahtar Partililer, geçtiğimiz hafta sonu Merkezefendi Kültür Merkezi’nde yapılan teşkilat buluşmasında bir araya geldi. Yaklaşık 1500 partili ve vatandaşın katıldığı programa, Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç, Teşkilat Başkan Yardımcısı 2. Bölge Başkanı Murat Tekin İl Başkanı Hakan Saruhan, ilçe başkanları, gençlik ve kadın kolları başkanları ve yönetimleri de katıldı. Anahtar Parti Denizli teşkilatının tam kadro hazır bulunduğu programa çevre illerden il başkanları da salonda yerlerini aldı. Çocukların ellerinde Türk Bayrakları ile sahnede yer aldığı programda coşkulu anlar yaşandı. Hakan Saruhan’ın il başkanı olarak atanmasının ardından ilk kez gerçekleşen program, katılımcılar ve partililerden tam not aldı. Günün anlam ve önemine binaen çeşitli hediyelerin de yer aldığı programın açılış konuşmasını Anahtar Parti Denizli İl Başkanı Hakan Saruhan yaptı. Saruhan emeği geçenlere teşekkür etti Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederek sözlerine başlayan Saruhan, partiyi Denizli’de daha yukarıya taşımak için teşkilat mensupları ile ellerinden geleni yapacaklarına söz verdi. Saruhan, "Göreve gelmemizden kısa bir süre içinde bu kadar büyük bir organizasyonun hayata geçmesi hem partimize duyulan güven, hem de bizlere bir özlem olduğunu bir kez daha gösteriyor. Genel başkanımızın liderliğinde ülke yönetiminde gelecek kuşaklara daha müreffeh bir Türkiye bırakma adına çalışmaya devam edeceğiz. Bizleri yalnız bırakmayan Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç ile Teşkilat Başkan Yardımcısı 2. Bölge Başkanı Murat Tekin’e ve herkese teşkilatım ve şahsım adına teşekkür ediyorum" dedi. Denizli’ye teşekkür etti Hakan Saruhan’ın göreve geldiği günden bu yana geçen süreçlerin ve Denizli teşkilatının yaptığı faaliyetlerin gösterildiği sinevizyon gösterisinin ardından sahneye gelen Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç, "Anahtar Parti olarak, millet olarak çocukların yüzündeki gülücüklerin eksik olmadığı bir denklem, bir memleket kurmak olmalı. İnşallah bu yolculukta da sizlerle beraberi. Bu gibi toplantılar hakikaten çok kıymetli. Özellikle pazarın erken saatinde bu kadar kalabalığı toplamak herkesin mahareti değil. Hakan Başkan’a teşekkür ediyorum. Emekleriniz için, varlığınız için, katkılarınız için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı Anahtar partinin kuruluş nedenini anlattı "Anahtar Parti, memleketin her alanda ihtiyacı olduğu bir alanda; hukuktan sanayiye, eğitimden sağlığa kadar her alanda sıkışık olduğu bir dönemde, bu ihtiyaç üzerine kurulmuş bir partidir" diyen Keskinkılıç, "Anahtar Parti biliyorsunuz, memleketin her alanında bu zamanlarda sıkışık bir denklem üzerinde yaşıyoruz. Hukuktan eğitime, sağlıktan... Tabii bunun majör sebebi, liyakatle devlet arasındaki bağın kopmuş olmasıdır. Farkındasınız, dolayısıyla 22 yıllık iktidar sonucunda bizim bulduğumuz miras; liyakatle değil, sadakatle, biatle bir devlet yönetimi mirasıdır. Anahtar Parti tam da burada, Sayın Genel Başkanımızın 30 yıllık siyasi mirası üzerine liyakatle devleti buluşturma yolculuğunun adı ve tarifi olaraktan kurulmuştur. İşte sizler de bizimle beraber bu tarifin, bu yolculuğun kutlu neferlerisiniz" şeklinde konuştu. "Boyun eğmeyeceğiz" Ekonomiye atıf yapan Keskinkılıç, "Çiftçinin bereketinde, esnafın siftahında, bir ailenin sofrasında, bir babanın çocuğuna bıraktığı harçlıkta ekonomi yaşanıyor. O yüzden ekonominin ne halde olduğunu hepiniz yaşayarak; sokakta, çarşıda, pazarda görüyorsunuz. Son dönemeçteyiz. Şu an gördüğünüz oyunlar, kurgulanan tiyatro farkındaysanız bir veliaht düzeninin, bir hanedanlık düzeninin kurulması noktasına doğru bizi içine çekiyor. Biz buna izin vermeyeceğiz. Neden izin vermeyeceğiz? Biz çünkü demokratik bir Cumhuriyetle yönetilmeye alışmış, bunun kutsallığı içerisinde yaşamaya alışmış bir milletiz. Boyun eğmeyeceğiz. Ancak siyasetimizi; nobran, ayrıştıran, ötekileştiren bir dille de yapmayacağız. Sayın Genel Başkanımızın belki de siyaset arenasına kazandırdığı en büyük şeylerden bir tanesi, nezaket dilinin siyasete kazandırılması olsa gerek. En derin, en kalbi muhalefet eden düşmanlarımız diye adlandıracağımız muhalefetin dahi kendi adaletimizden, bizden, nezaketimizden, merhametimizden, vicdanımızdan emin olduğu bir ilişki hattında durmak zorundayız. Halkımızı, toplumu, milletimizi böyle kucaklayacağız. Teşekkür ediyorum Denizli iyi ki varsınız" dedi.