Son Dakika
|
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Oyun alanı savaş alanına döndü: O anlar kamerada
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
İran, Tel Aviv’i vurdu: 6 yaralı
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Irak’ta Haşdi Şabi'ye ABD-İsrail saldırılarına karşılık verme yetkisi
’Yenidoğan Çetesi’ davasının 8’inci duruşmasının görülmesine devam edildi
Kaan Kundakçı cinayetinde Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun gözaltına alındığı anlar kamerada
İran Milli Takımı kamp için Antalya’ya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazak mevkidaşı Tokayev ile görüştü
MSB: Ağrı’da 1 asker şehit oldu
Pakistan Başbakanı Şerif: "ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazırız"
POLİTİKA
MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu: "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır"
25 Mart 2026 Çarşamba - 00:05:56
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Erhan Afyoncu, "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" dedi. MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu, TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada kendisine yönelik iddialarına sosyal medya hesabından yanıt veren bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, "Gazeteci Müyesser Yıldız, kendi internet sitesinde 23 Mart 2026’da yayınladığı yazısında TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun yaşananlara ilişkin fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiği, Cumhurbaşkanı’na "Bu kılıçlar size çekiliyor" dediği, bunun rektörlüğünün devamı için kurguladığını beyan ettiği yolunda iddiada bulunmuş ve diğer bazı haber siteleri de bu iddiayı iktibas etmişlerdir. Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" ifadelerini kullandı. "Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir" Gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Afyoncu, "Avukat Namık Öztürk’ün dava ile ilgili belgelerde ve duruşma zaptında böyle bir beyanına rastlanmaması bir tarafa, bu gerçek dışı iddiaları nakleden Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’ün mahkemeye hitaben hakkımda asılsız suçlamalarda bulunurken "Doğru, yanlış" şeklinde sözler kullandığını yazması, yani iddialarında bilgi sahibi olmamaktan doğan bir kararsızlık ifadesinin bulunduğunu açıkça ifade etmesi de, Öztürk’ün söylediklerinin yalan ve iftira olduğunun kanıtıdır. Dolayısı ile, Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir. Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi. "Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden kişiler de bu yalanlara alet olmaktadır" FETÖ’cülerin yalanlara ve karalama kampanyalarına devam ettiğini ifade eden Afyoncu, paylaşımında şunları kaydetti: "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün yıllar boyu devam eden tahribatına uğramış olan askeri eğitim kurumları ayağa kaldırılmış ve darbenin ardından kurulan Milli Savunma Üniversitesi, TSK’ya bugüne kadar 62 bin subay, astsubay ve kurmay subay yetiştirmiştir. Bu gelişmeleri hazmedemeyen hain FETÖ mensupları yalanlarına, iftiralarına, karalama kampanyalarına ve kara propagandalarına devam etmekte, Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bazı kişiler ile çevreler de bu yalanlara alet olmaktadır. Atılan iftiralar beni Türk Milleti’ne ve devletine hizmet yolundan geri döndürmeyecek, Milli Savunma Üniversitesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece Türk devletine bağlı, demokrasinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde nitelikli subaylar ile astsubaylar yetiştirmeye devam edecektir."
24 Mart 2026 Salı - 23:42
AK Parti Milletvekili Dönmez: "Temennimiz odur ki; barışın yeniden güç kazandığı bir iklim hakim olsun"
AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, "Temennimiz odur ki; silahların sustuğu ve barışın yeniden güç kazandığı bir iklim en kısa sürede hakim olsun" dedi. AK Parti Eskişehir Milletvekili ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Etrafımızda savaşın dumanı tüm şiddetiyle tüterken, enerji piyasalarında yaşanan depremin sarsıntılarını tüm dünya hissediyor. Sadece Şubat 2026’dan Mart 2026’ya petrolün varil fiyatının yüzde 40 artarak 71 dolardan yaklaşık 100 dolara yükselmesi tesadüfi bir piyasa hareketi değildir. Benzer şekilde, doğal gaz fiyatlarında da çarpıcı bir artış yaşanmış; Avrupa gazı yaklaşık olarak 40 dolar/MWh’den 65 dolar/MWh’ye yükselmiştir. Bu yüksek ivmeli hareket; savaşın, istikrarsızlığın ve güvensizliğin oluşturduğu suni ama yıkıcı bir sıçramadır. Bu durumun küresel ekonomiye maliyeti ise oldukça ağırdır. Günlük yaklaşık 6 milyar dolar düzeyinde bir yük, dünya genelindeki ekonomik büyüme ve istikrarı tehdit etmektedir. Temennimiz odur ki; silahların sustuğu ve barışın yeniden güç kazandığı bir iklim en kısa sürede hakim olsun" ifadelerini kullandı.
24 Mart 2026 Salı - 22:07
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "CHP Genel Başkanı’nın demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretleri kabul edilemez"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "CHP Genel Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretler kabul edilemez" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in söylemlerine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Paylaşımda, "CHP Genel Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretler kabul edilemez. Bu sorumsuz siyaset tarzını en güçlü şekilde kınıyor ve sağduyulu CHP seçmeni dahil olmak üzere aziz milletimizin vicdanına havale ediyorum. Seviyeden yoksun bu üslup, halkımızın oylarıyla milli iradenin yürütmedeki temsilcisi konumunda olan Cumhurbaşkanımıza zarar vermez; olsa olsa muhalefetin kalite yoksunluğunu, politika geliştirememe gerçeğini ve ateş çemberine dönmüş bir bölge karşısında sergilediği sorumsuz siyaset anlayışını ortaya koyar. İçinden geçtiğimiz fırtınalı dönemde Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği, ülkemiz için olduğu kadar bölgemiz ve dünyamız için de son derece kıymetli bir değerdir. Milletimizin esenliği ve refahı için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz çalışmaya; polemik ve kutuplaştırma siyaseti yerine, milli birliğimizi güçlendirmeye ve halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
24 Mart 2026 Salı - 20:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu’nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Türk milletinin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, Ramazan boyunca paylaşma ve yardımlaşma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştıklarını ifade ederek, Ramazan sevincine gölge düşürmeye çalışanlara rağmen 86 milyon olarak dost kardeş olmanın sıcaklığının kalplerde hissedildiğini aktardı. "Ramazan ayında 592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti"- Bu sene ikincisi düzenlenen Külliye’de Ramazan programının halkın ilgisine mazhar olduğunu dile getiren Erdoğan, "592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti. Özellikle çocuklarımız, kendileri için hazırlanan 12 bin metrekarelik alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar. Konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlendiği Külliye’de Ramazan programının Ankara’da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik" dedi. Hedef alınan Maarifin Kalbinde Ramazan programının okullarda Ramazan ayının farklı atmosferde teneffüs edilmesine katkı sağladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kim ne derse desin, milletle etle tırnak gibiyiz. 86 milyon ile ezelden ebede kadar kardeşiz. İnşallah bu topraklarda yaşadığımız müddetçe sıkılmış bir yumruk misali tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayramın üçüncü günü Katar’da bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu alınan acı haberin yürekleri dağladığını belirten Erdoğan, "Katar’da eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 4’ü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Kazada şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri mensuplarına Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Katarlı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum" diye konuştu. "Nevruz’u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz" Bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününün baharın müjdecisi Nevruz Günü’ne tekabül ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Nevruz; Anadolu’dan Kafkaslara, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya pek çok yerde kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor. Daha önceki yıllarda Nevruz’un ruhuna hiç yakışmayan tatsız hadiseler yaşanmakla birlikte terörsüz Türkiye sürecimizin de etkisiyle son iki yıldır bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz. Diyarbakır ve İstanbul’da olduğu gibi, Nevruz’u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili de gerekeni yapıyoruz. Nevruz’un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiçbir provokasyona izin vermeyiz" ifadelerine yer verdi. "(Terörsüz Türkiye) 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız" Erdoğan, terörsüz Türkiye sürecini baltalamayı amaçlayan tahriklerin gereken cevabı alacağını vurgulayarak, "Türkiye’yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların özellikle ipini ellerinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir. Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü açıktır, ufku açıktır. Allah’ın izniyle yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye sürecimiz nasıl yarım asırlık kanlı bir oyunu bozuyorsa terörsüz bölge idealimiz de Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük. Son olarak bunu İran’a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Sadece bu iki bölgesel gelişmeye bakmak bile bizim bir buçuk sene önce ortaya koyduğumuz vizyonun isabetini ve stratejik değerini anlamak için kafidir. Birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe, kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetin devri kapandıkça kazananı hep söylediğimiz gibi ülkemiz olacak, milletimiz olacak, bölgemizdeki kardeş halklar olacaktır. Bundan hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın" ifadelerine yer verdi. Gerek halkla buluşma ve kucaklaşma gerekse dış politik temaslar bağlamında oldukça yoğun iki haftayı geride bıraktıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "12 Mart’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Külliyemizde ağırladık ve kendisine Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü bizzat takdim ettik. Gazze’deki soykırım başta olmak üzere, insani krizlere karşı en başından beri ilkeli ve tutarlı bir tavır ortaya koyan Guterres’e bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 13 Mart’ta Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin birinci etabının temelini attık ve yapımı tamamlanan 16 hizmet binamızın resmi açılışını gerçekleştirdik. Aynı akşam Milli İrade Platformu tarafından tertip edilen iftar programına iştirak ederek İstanbul’daki kardeşlerimizle bir araya geldik. Tıp Bayramı’nı kutladığımız 14 Mart’ta ise sağlık çalışanlarımızla aynı iftar sofrasını paylaştık. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni idrak ettiğimiz 16 Mart’ta Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Büyük Finali’ne katılarak hocalarımızla, hafızlarımızla aynı manevi havayı soluduk. Tilavetleriyle gönlümüze ferahlık veren Kur’an bülbülü kardeşlerimi bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel programı tam 10 yıldır başarıyla ekranlara taşıyan TRT ailemize ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 17 Mart’ta Ankara’da Hacı İbrahim Demir Camii’mizi ibadete açtık. Yıllarca yer altı mescitlerine mahkum ve mecbur edilen başkentimize hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinden izler taşıyan yeni bir camiyi daha böylelikle kazandırmış olduk. Aynı gün bu kez gazeteci ve yazarlarımızı milletin evinde misafir ettik. Tarihimizin en şanlı zaferlerinden biri olan 18 Mart Çanakkale Destanı’nın 111. yıl dönümünde hem eğitim ailemizle buluştuk hem de Külliyemizde sahnelenen Şüheda 1915 tiyatro oyununu izledik. Ramazan Bayramı’nın ilk gününde Rize’de vatandaşlarımızla bir araya geldik. Devamında Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanemizin resmi açılış törenini icra ettik. Hem Güneysu ilçemize hem de Rize’mize sağlık alanında çok önemli bir değer katan hastanemizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak çok iyi hazırlandık" Küresel sistemin 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini dile getiren Erdoğan, "Söz konusu değişim dört ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Uluslararası sistem temelde şu soruların cevabını aramaktadır. Teknolojiye kim yön verecek? Veriyi ve yapay zekayı kim yönetecek? Üretim, tedarik ve tüketim zincirlerini kim domine edecek? Enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını kim kontrol edecek? Çok kutupluluğa doğru evrilen dünya düzeninde yeni kutup başları kimler ve hangi ülkeler olacak? Can yakıcı sonuçlarıyla bir süredir yüzleştiğimiz meselelerin özü ve özeti bu sorulara verilecek cevaplarda mahfuzdur. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kere daha bölgemiz belirlenmiştir. Klasik ittifaklar çözülürken benzer tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olan ülkeler arasında yeni ittifaklar kurulmaktadır. Yine bu süreçte bölgesel iş birliğinin daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktığını görmekteyiz. Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık" dedi. "Çok geniş skalada yerli milli imkanlarla büyük işler başardık" Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek adımların atıldığını, hem kaynak çeşitlendirmesine hem de kendi yer altı kaynaklarını devreye alacak projeleri hayata geçirdiklerine vurgu yapan Erdoğan, "Ulaştırma alanında zaten ülkemizin kısa sürede yazdığı destan ortadadır. Şayet Londra’dan Çin’e kadar kesintisiz demir yoluyla gidilebiliyorsa bu ülkemizde inşa ettiğimiz demir yolları, köprüler, tüneller sayesindedir. Ana muhalefetin ’kuşların göç yolunu engelliyor’ diyerek karşı çıktığı İstanbul Havalimanımız; bayram boyunca 5 bin 871 uçuşla toplam 874 bin yolcuya hizmet verdi. Havalimanlarımızın tamamında 16 bin 851 uçak trafiği ile 2 milyon 531 bin yolcuya hizmet sunuldu. Demir yollarımızı 2 milyon 490 bin kişi kullandı. Diğer taraftan bankacılık sistemimiz başta olmak üzere finansal yapımızı beklenmedik şoklara karşı dayanıklı hale getirdik. Toplam 47 ülke ile yüksek düzeyli iş birliği konseyleri tesis ettik. Afrika ve Latin Amerika gibi ilişkilerimizin kısıtlı olduğu coğrafyalarla ticari ve beşeri münasebetlerimizi ilerlettik. Sanayi ve üretimde 182 yeni organize sanayi bölgesi, 85 yeni teknopark kurarak altyapımızı tahkim ettik. Savunma sanayiinde katettiğimiz mesafe ise akademik çalışmalara konu olan büyük bir başarı hikayesidir. Karşılaştığımız onca engele, gizli açık ambargoya rağmen hamdolsun pek çok alanda kendi kendine yeten bir ülke konumuna geldik. İnsansız hava araçlarından füze ve roketlere, elektronik harp sistemlerinden hava savunma yeteneklerine, savaş gemilerinden top, tank, helikopter, zırhlı araç ve obüslere kadar çok geniş bir skalada yerli milli imkanlarla büyük işler başardık. Bir başka devrimi ülkemizin güvenlik paradigmasında gerçekleştirdik. Türkiye’nin güvenlik çemberini hudutlarımızın ötesine kadar genişlettik. Yolumuza konulan takozları tek tek kaldırarak, önümüze örülen duvarları bir bir yıkarak bu günlere geldik. Darbe girişiminden sokak olaylarına, terör saldırılarından salgına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri biz olabilecek en az hasarla atlattık" açıklamasında bulundu. "Birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz, ülkemizi ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız" Türkiye’nin doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilme cesareti gösteren nadir ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "28 Şubat’ta komşumuz İran’a yönelik İsrail’in baskısıyla başlayan saldırılar sonrasında ülkemizin bu vasfı daha çok konuşulmaya başlandı. Türkiye; bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan bu süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, doğru analiz eden, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Hamdolsun ki tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükuneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Savaş; sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Özellikle körfezdeki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir" ifadelerini kullandı. "Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor" Savaşın uzamasıyla başka komplikasyonların da ortaya çıktığını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat’tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır. Bunun üzerine kimi ülkeler yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye almıştır. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir; savaş, İsrail’in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu’nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail’in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke bundan böyle İsrail’in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." "Beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir" Kabine’nin 60’ıncı toplantısında trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya kadar pek çok konuyu değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa son günlerde araç sahiplerinin serzenişlerine sebep olan plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan çok dikkatli yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık. Öte yandan, İran’daki savaşın piyasalarda sebep olduğu dalgalanmaları yakından takip ediyoruz. Petrol fiyatlarını aniden yükselten bu küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşlarımızı korumak için eşelmobil gibi farklı tedbirleri devreye alıyoruz. Bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Türkiye’nin bugünkü seviyelerine gelmesinin temelinde siyasette istikrar ve güven ortamının kökleşmesi vardır. Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah’ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden kolayca geliriz" açıklamasında bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mart 2026 Salı- 13:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a baba ocağında led imza sürprizi yapılmış
2
24 Mart 2026 Salı- 16:47
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
3
24 Mart 2026 Salı- 13:22
MHP lideri Bahçeli: "Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"
4
24 Mart 2026 Salı- 18:34
MSB: Ağrı’da 1 asker şehit oldu
5
24 Mart 2026 Salı- 11:31
Milletvekili Altınok’tan Hacıosmanoğlu’na ziyaret
21 Aralık 2025 Pazar - 23:13
TBMM’de 2026 yılı bütçesi kabul edildi.
TBMM’de 2026 yılı bütçesi kabul edildi.
21 Aralık 2025 Pazar - 22:12
AK Parti Bursa Milletvekili Varank: "Özgür Özel ve arkadaşlarının verdiği görüntülerden Türkiye utandı"
AK Parti Bursa Milletvekili Musatafa Varank, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve bazı milletvekillerinin mezar başında rakı içtiği görüntülülere ilişkin, "Özgür Özel ve arkadaşlarının verdiği görüntülerden Türkiye utandı" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinin kapanışta konuştu. Tüm dünyayı etkileyen küresel krizler ve tarihin en büyük doğal felaketlerine karşı canhıraş bir mücadele verdiklerini dile getiren Varank, "Bunları yaparken; sosyal devlet anlayışımızdan taviz vermedik, ama popülizme de yenilmedik. Birileri gibi milletin kürsüsünü vaat cambazlığı için asla kullanmadık. Biliyorsunuz bu kürsüde sayın Özgür CHP iktidarında mazot 33 lira olacak’ dedi. Neyse ki, milletimiz Özgür Bey’in sicilini iyi biliyor. CHP’li belediyelerin yönettiği şehirlerde yaşayan çiftçiler hala Özgür Bey’in vaad ettiği bedava traktörleri bekliyor, ’nerede bizim traktörümüz?’ diye soruyor. Kendisi de halefi gibi hesap yapmayı çok sever. Ama belli ki o bedava dağıtmaya söz verdiği traktörlerin kaynağını bulamamış. O kaynağı nerede bulacağını bir hesapla ben kendisine göstereyim, belki bana teşekkür eder. Biliyorsunuz; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, tarihin en büyük yolsuzluk soruşturması yürütülüyor. İBB’de tespit edilen kamu zararı ne kadar biliyor musunuz? Üstelik buna; rantlar, rüşvetler, komisyon ve irtikaplar dahil değil. Özgür Bey, partisindeki bu rüşvet çarkını durdurabilseydi, işte bu parayla, çiftçilere sözünü tutabilir, 134 bin çiftçiye bedava traktör dağıtabilirdi" şeklinde konuştu. "Özgür Özel ve arkadaşlarının verdiği görüntülerden Türkiye utandı" Özel’in vaatlerinin 1001 gece masallarını aratmadığını söyleyen Varank, "Geçtiğimiz yıl rakıyla ilgili de büyük bir vaatte bulunmuştu. Açık söyleyeyim o zaman Özgür Bey’in niyetini hiçbirimiz anlamadık. Meğer onun da bir çılgın projesi varmış. Meğer mezar başındaki anma programı için rakının derdine düşmüş. Tarihçi Murat Bardakçı’nın ‘bana Ayyaşlar Bayramını hatırlattı’ dediği, Özgür Özel ve arkadaşlarının verdiği görüntülerden kendileri değil ama emin olun tüm Türkiye utandı. Hadi diriden utanmıyorsunuz; yahu ölüye de mi hiç saygınız yok? Bir mezarın başında, kocaman ’ruhuna fatiha’ yazısının önünde kadeh tokuşturulmayacağını bilmiyor musunuz? Bu milletin değerlerine bu kadar mı yabancısınız? O hayran olduğunuz Antonio Costa var ya, emin olun ona sorsanız, bir Portekizli olarak o bile böyle bir saygısızlığı ayıplardı. Gerçi pardon, onunla görüşemediniz. Ama sokaktan herhangi birini çevirip sorsanız sizi zaten uyarırdı. Ayıptır. Utanın biraz" dedi. CHP’li milletvekillerinden Varank’a tepki AK Parti Bursa Milletvekili Varank’ın konuşması sırasında CHP Grubu sıralarından tepki geldi. Masalara vurarak Varank’ı protesto eden CHP’li vekillere karşılık AK Partili milletvekilleri de alkışlarla Varank’a destek çıktı. Tansiyonun yükselmesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş birleşime 5 dakika ara verdi.
21 Aralık 2025 Pazar - 21:23
2026 bütçe görüşmeleri
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, "Milliyetçi Hareket Partisi dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek olarak Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil TRÇ ittifakının inşa edilmesini önermektedir" dedi. TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. Bütçe görüşmelerinin son günü AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İYİ Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu Genel Kurul salonunda yerlerini aldılar. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, görüşmeler öncesinde MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin yanına giderek tokalaştı. AK Parti Genel Başkanvekili Ala da Bahçeli, Dervişoğlu ve Bakırhan ile selamlaştı. CHP Genel Başkanı Özel, Genel Kurul Salonu’na girdikten sonra genel başkanlarla ve AK Parti Grubu ile de tokalaştı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz da genel başkanlarla selamlaştı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8 Aralık 2025 Pazartesi günü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 2026 yılı bütçesi ve 2024 yılı kesin hesap sunuşlarıyla başlayan bütçe maratonunun bugün itibarıyla sona ereceğini söyleyerek, "Bu 13 günlük süre içerisinde 13 birleşim ve 35 oturumda yaklaşık 154 saat mesai harcanmış ve bin 206 sayfalık tutanak tutulmuştur. Bu görüşmeler kapsamında Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, 17 sayın bakanımız ve 457 sayın milletvekilimiz olmak üzere toplam bin 208 söz hakkı talebi karşılanmıştır. Bu görüşmelerin, müzakerelerin bugüne kadar gelmesinde emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Katkılarıyla bu bütçe görüşmelerine fevkalade olumlu katkı sunan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızda bize, Genel Kurula ve milletvekili arkadaşlarımıza destek olan Meclis çalışanlarımıza, emekçilerimize sizler adına da tebriklerimi, teşekkürlerimi ifade ediyorum" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye’nin yeni yönetim sistemiyle diplomasiden ekonomiye, enerjiden savunma sanayisine, sağlıktan kültüre, terörle mücadeleden egemenlik çıkarlarımızı müdafaaya kadar her alanda göz doldurduğunu söyleyerek, "Türkiye, çok yönlü ve insani dış politika anlayışıyla bölgesel gelişmelerin belirleyicisi küresel düzeyde etkili bir aktör konumuna gelmiştir. Uluslararası sistemin giderek daha büyük belirsizliklere sürüklendiği bir dönemde Türkiye’nin izlediği etkili diplomasi dünya başkentleri tarafından yakından takip edilmektedir. Milli dış politikamız bölgesel barışı ve güvenliği güçlendirmeyi, dış ilişkilerimizin kurumsal zeminini genişletmeyi, bölgemizde ekonomik kalkınmayı ve refahı geliştirmeyi hedeflemektedir. Küresel ölçekte yaşanan olayların büyük çoğunluğu yakın coğrafyamızda cereyan etmekte, bu çatışma ve savaşların yol açtığı sorunlar komşu ülkelerle birlikte en çok bizi etkilemektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Türkiye’nin girişimleri bölgesel istikrar ve uluslararası barış için kritik öneme sahiptir ve ülkemizin diplomatik saygınlığını pekiştirmektedir. Türkiye Filistin halkının haklarını korumak, İsrail’in soykırım saldırılarını durdurmak ve uluslararası camianın harekete geçmesini sağlamak için aktif diplomatik çaba göstermiştir. Türk askerinin Gazze’de oluşturulacak barış gücü içinde yer alma önerisi İsrail’i korkutmuş, Filistinlilerde büyük umut ve heyecan oluşturmuştur. ’Türk beklenendir; Türk özlenendir; Türk adalet, merhamet ve barışın timsalidir.’ Avrasya’nın ortası Türk dünyasıdır, Türkistan’dır, bu bölgede bir uluslararası aktör olarak Türk Devletleri Teşkilatı bulunmaktadır. Türk Dünyası 2040 Vizyonu hedefleri kademe kademe ve hızla gerçekleşmektedir. Türkiye yürüttüğü çok boyutlu ve kapsayıcı dış politikayla bölgesel ve küresel etkisini artırmış, diplomasinin merkezi olmuştur. 2026 yılında Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Zirvesi, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı Türkiye’nin başkanlığı ve ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir. Ayrıca, Antalya Diplomasi Forumu her yıl çok sayıda devlet ve hükûmet başkanlarının ve bakanların katılımıyla ve başarıyla gerçekleştirilmektedir. Küresel sistemin daha adil ve kapsayıcı bir hâle gelebilmesi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür.’ Türkiye, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların yeniden tanzimi hususunda etkili bir diplomasi yürütmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek olarak Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil TRÇ ittifakının inşa edilmesini önermektedir. Bizim dış politika vizyonumuzu çift başlı Selçuklu Kartalı simgelemektedir. Hem doğu hem batı diyoruz, iki tarafı da kucaklıyor, iki yöne de bakıyoruz" dedi. Kalaycı, küresel krizler ve belirsizliklerin, dezenflasyon politikalarının ve yüksek faiz oranlarının Türkiye ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydederek, "Başta KOBİ’ler olmak üzere, reel sektör için erişilebilir ve uygun maliyetli fonlama mekanizmaları güçlendirilmeli, verimliliği artırıcı ve maliyetleri düşürücü teşvikler devreye girmeli, ihracatı destekleyici politikalara daha fazla öncelik verilmelidir. Esnaf ve sanatkârlarımız toplumumuzun ve ekonomimizin istikrar unsuru ve orta direğidir. Esnaf ve sanatkarlar yalnızca üretim yapan, hizmet sunan kişiler değil, aynı zamanda ahlaki değerlerin, dayanışmanın ve kardeşliğin taşıyıcı gücüdür. Esnafı korumak ve rekabet gücünü artırmak için perakende sektörüne yönelik düzenleme artık yapılmalı, AVM ve büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları kurallara bağlanmalı ve pazar günleri kapalı olmaları sağlanmalıdır. Esnafımızın vergi ve prim borçlarının yapılandırılmasına dair talepleri dikkate alınmalıdır. Esnafımız için ciddi maliyet oluşturulan kredi kartı pos komisyonları makul bir seviyeye düşürülmelidir. Büyükşehir olan illerin nüfusu 30 bini aşan ilçelerindeki esnafın büyük çoğunluğunu yılbaşından itibaren gerçek usule tabi tutacak düzenleme, büyükşehir olan illerde vergi adaleti açısından bir eşitlik sağlamakla birlikte, bu defa diğer iller ve ilçeler bakımından eşitsizlik ortaya çıkaracak, özellikle küçük esnafı büyük sıkıntıya sokacaktır. Aslında Gelir Vergisi Kanunu’ndaki şartlara göre gerçek usule tabi olması gerekenlerin belirlenmesi suretiyle tüm esnafın aynı kefeye konulmaması uygun olacaktır. Küçük esnafa mutlaka kolaylık sağlanmalı, vergi, prim ve faiz yükü hafifletilmelidir. Şoför esnafı, yenileyeceği araç ve kullanacağı yakıta ilişkin verginin farklılaştırılması suretiyle desteklenmelidir. Ayrıca, esnaf ve çiftçinin emeklilik prim gün sayısı 7 bin 200’e düşürülmelidir. Tarımda üretim planlaması ve destekleme konusunda devrim niteliğinde düzenlemeler yapılmış ve bütçeden tarıma ayrılan kaynaklarda önemli artış sağlanmıştır ancak ürün fiyatlarının düşüklüğü ve mazot, elektrik, gübre, yem fiyatlarının yüksekliği çiftçilerimizin başlıca şikâyetidir. Yüksek girdi maliyetleri altında üretimini fedakârca sürdüren çiftçimizin, besicimizin ve süt üreticimizin gelirini artıracak ve daha fazla üretmesini sağlayacak ilave tedbirleri uygulamaya koymamız lazımdır. Sürdürülebilir bir tarım ve verimlilik için havzalar arası su transferi yapılması zorunluluktur. Orta Anadolu’nun, özellikle de çölleşme riski altındaki Konya Ovası’nın suya kavuşturulması acil bir ihtiyaçtır. Konya kapalı havzasında 684’e ulaşan obruklar can ve mal güvenliğini de tehdit etmektedir. Ülkemizi petrol ve doğal gaz boru hatları, bölünmüş yollar, otoyollar ve demir ağlarla ören, dağları delik deşik edip onlarca tüneller açan bir iktidar şüphe yok ki Konya Ovası’na da suyu kolaylıkla getirir. Yapılacak harcamalar üretim ve verimlilik artışından sağlanacak gelirle kısa sürede amorti edilecektir. Gerekirse Konya yatırımlarına ayrılan kaynağı bu işe aktarın. Daha da ötesi, çiftçimiz ’destek almayalım, yeter ki suyu getirin’ diyor. Su hayattır, su yoksa hiçbir şeyin kıymeti yoktur. Hiç olmazsa kışın denizlere boşa akıp giden suları Konya havzasına çevirerek yer altı sularımızı ve göllerimizi beslememiz gerekmektedir. Ayrıca, su zengini olmayan ülkemizde bir damla suyun bile heba olmaması için yağmur hasadı yapılmalı, sulama kanalları kapalı sistemlere dönüştürülmeli, sulama organizasyon altyapıları iyileştirilmeli, basınçlı sulama sistemlerine verilen destekler etkinleştirilmelidir" diye konuştu. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu da istikrar ve refah bütçesi olarak takdim edilen 2026 yılı bütçesinin kalkınma vizyonunun güçlendirileceğini, milletin refahını kalıcı biçimde yükseltecek politikaların kararlılıkla sürdürüleceğinin belirterek, "Ana ekseni, kalkınma planı ve orta vadeli program hedefleri olan bütçenin giderleri bir önceki yıl bütçe teklifine göre yüzde 26,4 artışla 18,9 trilyon liraya çıkarılmakta, bütçe giderlerinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 24,5 olması öngörülmektedir. Bütçe gelirlerinin yüzde 26,6 artışla 16,2 trilyon liraya yükseltilmesi hedeflenmektedir. Bütçe açığının yüzde 40,5 artışla 2,7 trilyon lira, açığın gayrisafi yurt içi hasılaya oranının ise yüzde 3,5 olmasını öngörmektedir. Ekonomik ve sosyal politikaların amacı toplumsal refahı yükseltmek ve gelir dağılımını adaletli hâle getirmektir. Bu kapsamda, kaynakların artırılması kadar mevcut kaynakların bütçe yoluyla adil bir şekilde dağıtılması da önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, bütçede depremin yaralarını saracak, esnaf ve sanayicimizin rekabet gücünü artıracak, çiftçimizi destekleyecek, çalışan ve emeklilerimizin yaşam standardını yükseltecek, gençlerimizin önünü açacak, muhtaçlarımızı sosyal koruma şemsiyesi altına alacak dengeli bir kaynak dağılımının yapıldığı anlaşılmaktadır" ifadelerini kullandı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile ilgili, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu yıllardır dile getirilen ama ertelenen bir gerçeğin kabulüdür. Yıllardır dile getirdiğimiz gibi, bu meselenin çözüm adresi Meclistir. Komisyonda oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’ı ziyaret ederek görüşmesi tarihi bir adımdır. Burada emeği geçen bütün parti ve siyasetçileri bu anlamlı, olumlu, barışa katkı sunan cesur adımlarından dolayı bir kez daha tebrik etmek istiyorum; emeğinize, yüreğinize sağlık. Çünkü barış süreçleri, barışın aktörlerini yok sayarak değil hakikatin kabulüyle ilerler. Birlikte yaşamak istiyorsak bu sorunu birlikte çözmek zorundayız. Devlet aklıyla siyasal, toplumsal aklın buluşacağı yer tam da burasıdır, Türkiye Büyük Millet Meclisidir yani toplumun iradesini temsil eden kurucu siyasetin çatısıdır" dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Bütçenin de birçok fonksiyonu var; hukuki fonksiyonu var, sosyal fonksiyonu var, istikrar sağlayıcı fonksiyonu var, adalet fonksiyonu var, sosyal adalet fonksiyonu var, saymakla bitmiyor fakat bütçe bunların hiçbirine tam anlamıyla bugüne kadar yanıt üretememiş. 2026 bütçesinin de yanıt üretme olasılığı çok düşük. Otuz aylık program sonucunda enflasyonla mücadele performansı bile bize aslında bütçenin ne kadar kifayetsiz olduğunu gösteriyor. Enflasyon düşmüş mü? Düşmemiş. Bütün dünyada enflasyon rekoru bizde; hele hele OECD, Avrupa Birliği gibi ülkelerle karşılaştırdığımızda ciddi bir hayat pahalılığı var, enflasyon devam ediyor" dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Bugün asgari ücretli, emekli çalışanların; bu ülkedeki ezilenlerin kredi ve kredi kartı borcu toplam 5,7 trilyon. İnsanlar yılda 1,2 trilyon faiz veriyor ve kredi kartı borçlarından dolayı 4 milyon 180 bin insan icrada. Ama buraya çıkan milletvekilleri 1930’ları, 1940’ları, 1950’leri hatta Jön Türkler’i konuşuyor. Kardeşim, bugünü konuşalım. Bakın, bir şey daha: ’Bu ülkede toplu iğne bile üretmiyorduk’ Ne kadar ayıp değil mi? Her gelen de buna benzer şeyler söyledi. Cumhuriyetten 2025 yılına kadar olan birikimlerimizi 65 milyar dolara. Ne kadar para yapıyor? 2,7 trilyon. Ne acıdır, 2026’da faiz kalemine ayırdığınız rakam 2,7 trilyon. Cumhuriyetin tüm değerlerini satacaksın, bir yıllık faiz kalemini karşılayacak, sonra ’Ne ürettin?’ Ya, ne tükettiniz? Biz bunu konuşalım arkadaşlar, biz bunu konuşalım" diye konuştu. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de, "Gerçekten işsizlik azaldı mı bu ülkede? Yine gerçek rakamlara bakalım. İşsizlik dediğiniz şey bir ay boyunca, işsiz gelmiş, başvurmuş, siz onu ölçüyorsunuz. Onda bir miktar gerileme çıkınca da diyorsunuz ki ’İşsizliğin belini kırdık’. Tam bir yalan, tam bir palavra. Bakıyorsunuz rakamlara, eksik istihdamda artış var yani eksik istihdam, iki saat çalışıyor; aslında iş bulsa çalışacak. Onu çıkarttığınız zaman sanki işsizliği azaltmış gibi görünüyorsunuz ama bu ülkede işsizlik artıyor arkadaşlar hepiniz biliyorsunuz. Rakamlarla bu kadar oynamayın, insanların aklıyla bu kadar alay etmeyin. Geldiğimiz nokta yüzde 29. Neredeyse her üç kişiden biri işsiz arkadaşlar, Türkiye’nin gerçeği bu" diye konuştu. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, bütçeyi değerlendirerek, "Bakın, biz burada rakamları konuşuyoruz ama millet pazarda etiket konuşuyor. Biz burada hedef, program, oran konuşuyoruz; emekli evde tencere konuşuyor, asgari ücretli kira konuşuyor, çiftçi mazot konuşuyor, sanayici elektrik konuşuyor, gençlik gelecek konuşuyor. Bu bütçe kimin bütçesi; zenginin mi yoksulun mu? Sayın Başkan, Komisyondaki konuşmalarımda da söyledim, bu ülkede vergi alınması gerekenler yani üretmeden zenginleşenlerden yeteri kadar vergi alınmıyor. Yük kimin sırtında? Ekmek alanın, elektrik faturası ödeyenin, minibüse binip işe gidenin sırtında. Bu ülke grafikte iyi görünüyor olabilir ama halkın yüzü gülmüyor. Adalete inancın olmadığı bir yerde ne ekonomi düzelir ne ülkeye yatırım gelir; demokrasiyi zayıflatır" ifadelerini kullandı.
21 Aralık 2025 Pazar - 17:30
Başkan Albayrak: "EBB kendi uhdesinde olan tarife belirleme yetkisini dahi alt belediyelere devrederek sorumluluktan kaçmaktadır"
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak AK Parti Daraltılmış İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kendi uhdesinde olan tarife belirleme yetkisini dahi alt belediyelere devrederek sorumluluktan kaçmaktadır" dedi. AK Parti il binasında ’yerel yönetimler’ gündemli toplantı düzenlendi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, toplantı sonrasında CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçen Odunpazarı Belediye Meclisi Üyesi Berke Akyel’e rozetini taktı. Ayrıca Gürhan Albayrak, toplantıda gerçekleştirdiği konuşmada, kentte son günlerde yaşanan su kesintilerine de değindi. "EBB kendi uhdesinde olan tarife belirleme yetkisini dahi alt belediyelere devrederek sorumluluktan kaçmaktadır" Başkan Albayrak, AK Parti Daraltılmış İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, güneme dair açıklamalarda bulundu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin (EBB) çalışmalarını eleştiren Başkan Albayrak, "AK Parti belediyeciliği; reklam değil hakikat, makam değil insan belediyeciliğidir. Bizim anlayışımızda israfı önlemek ve şeffaflık temel esastır. Ancak, bugün Eskişehir’de hem yönetim zafiyeti hem de vatandaşa yüklenen haksız maliyetlerle karşı karşıyayız. Bakınız, Evsel Katı Atık Bedelleri konusunda tam bir karmaşa ve sorumluluktan kaçma hali yaşanıyor. Kanun açık: Katı atık bertaraf tesislerini kurmak ve bu sistemi bir bütün olarak yönetmek Büyükşehir Belediyesi’nin görevidir. Ancak, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kendi uhdesinde olan tarife belirleme yetkisini dahi alt belediyelere devrederek sorumluluktan kaçmaktadır. Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerinden gelen; personel, araç ve şişirilmiş giderlerle dolu raporları meclisten aynen geçirerek vatandaşımıza yüksek faturalar çıkarılmasına göz yummuşlardır. Buradan soruyorum, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, katı atık tesisinden 2023 ve 2024 yıllarında elde ettiği toplam 110 bin MW’ın üzerindeki elektrik gelirini neden maliyetlerden mahsup etmiyor. Kayıt dışı işletmelerin maliyetini, neden esnafımızın ve vatandaşımızın omuzlarına yüklüyorsunuz. Belediyecilik, vatandaşı ’gelir kapısı’ olarak görmek değil, tam aksine vatandaşın derdine derman olmaktır. Bizler AK kadrolar olarak, bu bedellerin gerçekçi maliyetlerle minimuma indirilmesini hemşehrilerimizin adına özellikle istiyoruz. Buradan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni yetkisini kullanmaya davet ediyoruz. Geçtiğimiz gün, Tepebaşı ilçemizde yaşanan su krizi, mevcut altyapının ve bu köhne yönetim anlayışının iflas ettiğinin resmidir. Eskişehir artık, CHP’li ’eski’ zihniyetten kurtulmayı, modern ve çözüm odaklı bir vizyonla yönetilmeyi hak ediyor. Halkımızı mağdur eden her krizin, her haksız bedelin hesabını sormak bizim boynumuzun borcudur. Peki, ESKİ’de yaşanan bu krizler neden bitmiyor. Çünkü Eskişehir’in altyapısı, hâlâ rahmetli Selami Vardar döneminden kalma, miadını çoktan doldurmuş borularla ve yarım asırlık yorgun sistemlerle can çekişiyor. Şehrin altyapısı çürürken üstüne makyaj yapıp ’çağdaş kent’ masalları anlatanlar, bugün acı gerçekle yüzleşiyor. 19 Aralık’tan beri Eskişehirli vatandaşlarımızı bir damla suya muhtaç eden bu liyakatsizlik, sadece bir arıza değil, bir yönetim iflasıdır. ESKİ Genel Müdürü su hesabı yapıp, belediye meclisinde üstten bakan bir tavırla konuşacağına işini yap. 2025 yılında Eskişehir’in yarısı, sizin iş bilmezliğinizden dolayı saatlerce susuz bırakılarak mağdur edilmiştir. Yapay zeka çağında şu konuştuklarımız akıl alır gibi değil. Artık bu şehir S.O.S veriyor. Bugün sözde planlı bir tamiri bile günlerce onaramayan, halkına bir damla suyu veremeyen bu zihniyetle; Allah korusun yarın bir deprem yaşasak halimiz nice olur" dedi.
21 Aralık 2025 Pazar - 17:21
AK Parti Grup Başkanvekili Gül: "Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir" dedi. TBMM Genel Kurulu, 2026 yılı bütçe görüşmelerinin son gününde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Kurtulmuş, birleşimi açtıktan sonra bütçenin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi. Bütçe üzerine konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Bu bütçe milletimizin AK Parti’ye vermiş olduğu 24’üncü bütçe. Her zaman çıkıp ‘Bu millet sizi gönderecek. İşte bu son bütçeniz, bir daha burada oturamayacaksınız’ diyenleri gördük. Ama milletimiz her şeyi çok iyi görüyor, her şey milletimizin hakemliğinde gidiyor ve milletimiz hamdolsun 24’üncü bütçeyi de AK Parti’ye verdi, Cumhur İttifakı’na verdi. İnanıyorum ki daha nice bütçeyi, 2026’ları, 27’leri, 28’leri ve daha nice bütçeleri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu milletimiz güçlü desteğiyle inşallah verecek çünkü milletimiz bize güveniyor. Dünya demokrasi tarihinde benzeri az görülmüş bir siyasi süreklilik, siyasi istikrar ve büyük bir toplumsal güven ve mutabakat var. İşte biz de milletimize layık olmak için bütün yürütme olarak, gece gündüz çalışıyoruz ve hedefimiz Türkiye Yüzyılını kurmak" diye konuştu. Konuşmasının devamında milletin çizdiği istikametten yollarına devam edeceklerini dile getiren Gül, "Birçok şey yaptık değerli arkadaşlar; yollar, köprüler, birçok yapılar yaptık. Değerli arkadaşlar, bugün elde ettiğimiz bütün başarıların arkasında devlet ve millet arasındaki bir kaynaşması var. Gazi Meclisimiz, kurucu Meclis olması hasebiyle de dünya parlamentolarında çok önemli bir yere sahip ve Cumhuriyetimizi kurdu. Bu Cumhuriyetimiz ne zaman kök salsa kökü budanmaya çalışıldı, ne zaman demokrasi güçlense hep kesmeye; darbelerle, vesayetlerle, muhtıralarla bu milletin önü kesilmeye çalışıldı, darağacına gönderilen başbakanlar oldu ve bu ülke ne zaman kenetlense hep düşmanlar karşımıza çıkarıldı. Bu düşmanlar, bu ötekileştirilen kesimler kimi zaman dindarlar oldu, kimi zaman Aleviler oldu, kimi zaman Kürtler oldu ve bu kesimler dışlandı, hedef gösterildi. Rövanşist vesayetçi anlayışı, tepeden bakan bir anlayışı, milletin tepesinde boza pişiren zihniyetleri, dönemleri yaşadık" ifadelerini kullandı. "Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir" Terörsüz Türkiye ve bölgede yaşanan gelişmeler hakkında değerlendirmede bulunan Gül, "İç cephemizi ne kadar güçlendirirsek dışarıdaki meydan okumalara karşı daha güçlü olacağız, daha güçlü bir meydan okumalara karşı ülkemizin gücünü daha da güçlendirmiş olacağız. Dolayısıyla terörün sona ermesi, varlığını sona erdirmesi ve Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması bu anlamda çok önemlidir ve Suriye’nin Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Nusayri’siyle, hep birlikte, beraber kardeşçe yaşamasını, demokratik katılım ve istikrarını son derece önemli görüyoruz. Suriye’de, Irak’ta, İran’da yaşayan Kürt kardeşlerimizi kendimizden ayrı görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız, Esad zamanında da oradaki Kürtlerin kimlik problemlerini bire bir sorun eden, onların tanınmasına yönelik her türlü politikalarda Kürt kardeşlerimizin yanında olmuştur. Şimdi de varlıkları ve güçlü temsilleri için her zaman bölgedeki tüm Kürtlerin yanında güçlü bir şekilde olacağız, o kardeşlerimiz her zaman bizleri yanlarında görecekler ve böylece hem ülkemizde hem bölgede huzurlu, kalıcı bir barışı temin ediyoruz" dedi.
21 Aralık 2025 Pazar - 16:22
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan’dan BM’de Gazze tepkisi
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çatısı altındaki toplantıda Gazze’de yaşanan insani trajediye dikkati çekerek, "Bu gerçeği görmezden gelen bir bilgi toplumu ne kapsayıcıdır ne de insan merkezlidir" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, sosyal medya hesabından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çatısı altında düzenlenen WSIS+20 Yüksek Düzeyli Toplantısı’na ilişkin paylaşım yaptı. Sayan, Gazze’deki durumu bilip gerçeği görmezden gelen bir bilgi toplumunun ne kapsayıcı ne de insan merkezli olabileceğini ifade etti. "Türkiye Yüzyılı dijitalleşmenin de yüzyılı olacak" Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki ’Milli Teknoloji Hamlesi’ doğrultusunda yürüttüğünü belirten Sayan, teknolojinin bir egemenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken, teknolojinin sadece teknik bir konu değil, bir egemenlik, adalet ve haysiyet meselesi olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz, Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda dijitalleşmenin de yüzyılı olmasıdır" ifadelerine yer verdi. "Gazze’deki trajediyi görmezden gelen bir anlayış ne kapsayıcıdır ne de insan merkezlidir" Dijital geleceğin en önemli köşe taşının küresel adalet olması gerektiğini ifade eden Sayan, "Küresel adaletin ve herkes için eşitliğin; Filistin ve Gazze dahil tüm çatışma bölgelerinde dijital geleceğin temeli olması gerektiğine inanıyoruz. Gazze’deki durumu bilip de kapsayıcı, insan odaklı bir bilişim toplumundan nasıl söz edebiliriz? Bu trajediyi görmezden gelen bir anlayış ne kapsayıcıdır ne de insan merkezlidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu salonda ifade ettiği gibi; adalet ve eşitlik pazarlık konusu edilemez değerlerdir ve güvenilir bir dijital düzenin temelidir" diye konuştu. "Teknoloji, güce değil, insan onuruna hizmet etmeli" Yapay zeka ve yeni nesil teknolojiler konusundaki etik tartışmalara da değinen Sayan, önümüzdeki on yılın uluslararası toplumun inandırıcılığı için bir test olacağını söyledi. Teknolojinin bir güç enstrümanı olmaması gerektiğini kaydeden Sayan, "Ya zekanın insanlığa hizmet etmesini sağlayacağız ya da teknolojinin insanlığı yeniden tanımlamasına izin vereceğiz. 2035 yılına kadar teknoloji, güce değil, insan onuruna hizmet etmeli ve temel hakları korumalıdır" dedi. Sayan ayrıca, Türkiye’nin BM Teknoloji Bankası’na ev sahipliği yaparak dijital fırsatların en az gelişmiş ülkeler için de sürdürülebilir kalkınmaya destek vermesi adına çalışmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
21 Aralık 2025 Pazar - 13:03
Özgür Özel’i eleştiren İba: "Anlatılan Edirne ile yaşanan Edirne aynı değil"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Edirne’de düzenlenen mitingde belediye hizmetlerine yönelik övgü dolu sözlerini, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba fotoğraflarla eleştirdi. CHP’nin 76’ncı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi kapsamında Saraçlar Caddesi’nde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Edirne Belediyesi’ni öven açıklamalarına tepki gösteren AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kent genelinden çekilen fotoğrafları paylaşarak, mevcut tabloyla anlatılanlar arasında büyük fark olduğunu ortaya çıkardı. Çamurla kaplı sokaklar, çukurlarla dolu yollar, patlayan altyapı hatları ve taşan çöp konteynerlerine ait görüntüleri paylaşan İba, "Anlatılan Edirne ile yaşanan Edirne arasında uçurum var" dedi. CHP’li belediyenin yol ve altyapı çalışmalarına ilişkin iddialarını eleştiren İba, bazı bölgelerde yolların kullanılamaz halde olduğunu belirterek, Çilingirler Caddesi’nde yaşanan bir yaralanma olayını örnek gösterdi. Özel’in su sorununa ilişkin açıklamalarına da değinen İba, Edirne’de yaşanan sıkıntının belediyenin yıllardır bakım yapmamasından kaynaklandığını savundu. İba, sorunun çözümünde DSİ ekiplerinin yürüttüğü çalışmalara dikkat çekti. Altyapı sorunlarının sona erdiği yönündeki açıklamaların sahadaki durumla örtüşmediğini ifade eden İba, "Kürsüde anlatılanlarla vatandaşın günlük hayatta yaşadıkları birbirini tutmuyor" değerlendirmesinde bulundu. İba, açıklamasını "Gerçek Edirne’yi en iyi Edirneliler biliyor. Takdir milletimizin" sözleriyle tamamladı.
21 Aralık 2025 Pazar - 12:15
Sendikalarla kahvaltı programında birlik ve istişare vurgusu
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Erzurum İl Başkanlığı, sendika temsilcilerini kahvaltı programında ağırladı. Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum İl Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, STK’lardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ömer Metin, il yöneticileri, Türkiye Kamu-Sen, Kamu-Sen’e bağlı şubeler, Türkav ve Türk Hukuk Enstitüsü temsilcileri katıldı. İl Başkanlığı binasında düzenlenen programda sendika başkanları ve temsilcilerinin talep ve beklentileri dinlenirken, çözüm odaklı süreçlerin başlatıldığı belirtildi. Karşılıklı istişare ortamında geçen buluşmada, sendikalarla yürütülen iş birliğinin önemine dikkat çekildi. Program sonrası değerlendirmelerde bulunan Adem Yurdagül, Milliyetçi-Ülkücü camiada birlik ve beraberliğin en üst seviyede sürdürülmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: "Bilinsin ki sendikalarımızın derdi bizim derdimizdir. Bilinsin ki sendikalarımız bizim kırmızı çizgimiz ve hassasiyetimizdir." Yurdagül, aynı yolda yürüdükleri tüm sendika temsilcilerine ve misafirlere katılımlarından dolayı teşekkür etti.
21 Aralık 2025 Pazar - 11:29
Başkan Görgel: "Şehrimizin geleceğini ortak akılla şekillendiriyoruz"
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Bizim için en önemli husus, paydaşlarımızla uyum içinde çalışarak vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek" dedi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, şehirdeki mevcut durumu değerlendirmek ve istişarelerde bulunmak için Şairler Tepesi’nde ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Şehir genelinde sürdürülen alt ve üstyapı yatırımları masaya yatırıldı. Şehrin geleceğinin şekillendirilmesi noktasında ortak aklın önemine vurgu yapan Görgel, "Bizim için en önemli husus, paydaşlarımızla uyum içinde çalışarak vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek. Altyapıdan ulaşıma, sosyal yatırımlardan kültürel projelere kadar geniş bir yelpazede hizmet üretiyoruz. İlçe belediyelerimizle birlikte hareket ederek şehrimizin ihtiyaçlarını daha hızlı ve etkin şekilde karşılamak bizim için çok önemli. Kahramanmaraş’ın geleceğini ortak akılla, dayanışmayla ve güçlü bir koordinasyonla inşa ediyoruz. İnşallah hep birlikte daha yaşanabilir, daha güçlü bir Kahramanmaraş inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.
21 Aralık 2025 Pazar - 11:15
Güçlü Yol, Türkiye için Denizli’den sahaya indi
Genel merkezi Denizli’de bulunan Güçlü Yol Partisi, teşkilatlanma çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Parti, Denizli’nin Pamukkale ilçesinde ilçe teşkilatını kurarak önemli bir adım attı. Fatih Mahallesi’nde bulunan parti binasında gerçekleştirilen Pamukkale İlçe Kongresinde, tek aday olarak seçime giren Mehmet Kürşat Sarı, parti üyelerinin oylarıyla Pamukkale İlçe Başkanı seçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen kongreye Güçlü Yol Partisi Genel Başkanı Kemal Seyhan, Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Feyyaz Memiş, Denizli İl Başkanı Ela Çelen, Genel başkan yardımcıları Nuray Başaran, Hüseyin Avcı, Hatice Özdemir, Necati Yetim, Ahmet Seyhan, Hüseyin Bacaksız, Aylin Kıyak Özarslan, MYK üyeleri. Akın Kahveciler, Mehmet Şahan, Fatma Ana Avcı, Halil Özarslan, Disiplin kurulu üyeleri. Hüseyin Ertaş, Nedime Sözüdoğru, Mustafa Özkara, Muhammet Varel ile çok sayıda partili katıldı. Kongrede hem teşkilat yapılanması hem de partinin Türkiye genelindeki hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı. "Denizden Ateşi Yaktık, Türkiye’ye Yayıldı" Kongrede konuşan Genel Başkan Kemal Seyhan, Güçlü Yol Partisi’nin halktan doğan bir hareket olduğunu vurguladı. Seyhan, "Bugün bakıyoruz, birçok siyasi parti denizde toplantılar yapıyor ama denizden bir ateş yükselmedi. Biz Güçlü Yol Partisi olarak denizden ateşi yaktık ve bu ateş bugün tüm Türkiye’yi sardı" ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede önemli bir ivme yakaladığını belirten Seyhan, Kahramanmaraş’tan Erzincan’a, Antalya’dan İzmir’e, Kilis’ten Denizli’ye kadar 42 ilde teşkilatlanmanın tamamlandığını söyledi. "Arkada hiçbir destek yok, biz esnafız, biz halkız. Kimseden bir kuruş destek almadık. Bugün bizim düğünümüz; Güçlü Yol Partisi’nin ilk kongresini yapıyoruz. Gelecek aydan itibaren tüm illerde kongrelerimiz başlayacak. Güçlü Yol Partisi halkın partisidir" dedi. Hedef 81 İlde Teşkilatlanma Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Feyyaz Memiş ise teşkilatlanma sürecine ilişkin bilgi verdi. Ayın 17’sinde Kahramanmaraş İl Kongresi’ni gerçekleştirdiklerini hatırlatan Memiş, "Bugün Denizli Pamukkale’de Sayın Mehmet Kürşat Sarı’nın ilçe kongresi ve yönetim kurulu seçimindeyiz. Bu süreç hız kesmeden devam edecek" diye konuştu. Şu an itibarıyla 42 ilde teşkilatların hazır olduğunu belirten Memiş, seçim süreci başlayana kadar 81 ilin tamamında örgütlenmeyi hedeflediklerini ifade etti. Memiş, "Türkiye’de mevcut siyaset anlayışı içerisinde temiz siyaseti inşa edebileceğimize inanıyoruz. Yeni bir oluşum, yeni bir değişim başlamıştır. Bu değişimde yerimizi halkın yönetiminde almakta kararlıyız" dedi. "Bu Güneş Denizli’den Tüm Türkiye’ye Yayılacak" Denizli İl Başkanı Ela Çelen de konuşmasında, Güçlü Yol Partisi’nin Denizli için taşıdığı öneme dikkat çekti. Çelen, "Anadolu’da bir güneş doğdu; Güçlü Yol Partisi. Bu güneş Denizli’de doğdu. Denizli, Anadolu’nun parlayan yıldızı olarak Türkiye’nin geleceğine yön verecektir" ifadelerini kullandı. Çelen, gençler ve kadınlar için istihdamı artırmayı, ekonomiyi güçlendirmeyi, daha adil ve şeffaf bir yönetim anlayışı oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Bu yolda bizimle yürümek isteyen herkesi Güçlü Yol Partisi’ne davet ediyorum" çağrısında bulundu. "Pamukkale’de Güçlü Bir Ses Olacağız" Pamukkale İlçe Başkanı seçilen Mehmet Kürşat Sarı ise kongrede yaptığı konuşmada kendisine verilen destekten dolayı teşekkür etti. Sarı, "Bu kongrede emeği geçen tüm dava arkadaşlarıma, Genel Başkanımız Sayın Kemal Seyhan’a, Teşkilat Başkanımız Sayın Feyyaz Memiş’e ve yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Hep birlikte, el ele vererek Güçlü Yol Partisi’ni Pamukkale’de ve Denizli’de daha güçlü şekilde duyurmaya devam edeceğiz" dedi. Sarı, kongrenin Pamukkale’ye, Denizli’ye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ederek, ilçede aktif, sahaya dayalı ve halkla iç içe bir siyaset anlayışı benimseyeceklerini vurguladı.
20 Aralık 2025 Cumartesi - 23:01
AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Tunç: "Bu durum, ihmalkârlığın ve ciddiyetsizliğin sonucudur"
AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, yaşanan su kesintisiyle ilgili olarak, "ESKİ ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni yaşanan bu mağduriyetin sorumluluğunu üstlenmeye, derhal net bir açıklama yapmaya ve Tepebaşı halkından özür dilemeye davet ediyoruz" dedi. Gün boyu süren geniş çaplı su kesintisi sebebiyle siyasi isimler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü’ne tepki göstermeye devam ediyor. Son olarak ise AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklamada bulundu. Başkan Tunç’un açıklamasında, "ESKİ tarafından yapılan açıklamada, Tepebaşı İlçesi’nin bazı mahallelerinde 00.00-08.00 saatleri arasında planlı su kesintisi uygulanacağı duyurulmuştu. Ancak bugün gelinen noktada, Tepebaşı İlçesi’nin tamamında hâlâ su yoktur. Bu tablo, planlama eksikliğini ve ciddi bir yönetim beceriksizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Planlı olduğu söylenen bir çalışmanın saatleri belli olmasına rağmen, ne süreye uyulmuş ne de vatandaşlara doğru ve zamanında bilgi verilmiştir. Tepebaşı’nda yaşayan on binlerce vatandaş, sabah saatlerinden bu yana en temel ihtiyaçlarına dahi ulaşamamaktadır. Hijyen, sağlık ve günlük yaşam tamamen aksatılmıştır. Bu durum, ihmalkârlığın ve ciddiyetsizliğin sonucudur. Vatandaşlar açıklama değil bahane değil, çözüm beklemektedir. ESKİ ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni yaşanan bu mağduriyetin sorumluluğunu üstlenmeye, derhal net bir açıklama yapmaya ve Tepebaşı halkından özür dilemeye davet ediyoruz" ifadeleri yer aldı.
20 Aralık 2025 Cumartesi - 22:42
AK Parti Eskişehir Milletvekili Hatipoğlu’dan su kesintisine tepki
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, gün boyu süren su kesintisiyle ilgili olarak, "3 üniversite bulunan şehirde düştüğümüz bu durum gerçekten akıl alır gibi değil" dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde D4 deposunu besleyen ana hatta meydana gelen arıza sebebiyle kentin büyük bölümünde su kesintisi yaşandı. AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak konuyla ilgili tepkisini dile getirdi. Hatipoğlu’nun açıklamasında, "Defalarca nedenlerini anlattım yine anlatmayacağım. Dünya üzerinde liyakatsizlik diye bir kavram varsa, ESKİ ilk sırada gelir. Liyakatsizlik pastasının üstündeki çilektir. Su-Kanalizasyon idaresi gibi aşırı ölçüde multidisipliner mühendislik bilimi gerektiren bir kurumun Genel Müdürü, Basım-Yayıncılık mezunu olan dünya üzerinde bana bir tane metropol gösterin, tüm sözlerimi geri alıp özür dileyeceğim. 3 üniversite bulunan şehirde düştüğümüz bu durum gerçekten akıl alır gibi değil" ifadeleri yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder