POLİTİKA
MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu: "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır" 25 Mart 2026 Çarşamba - 00:05:56 Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Erhan Afyoncu, "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" dedi. MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu, TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada kendisine yönelik iddialarına sosyal medya hesabından yanıt veren bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, "Gazeteci Müyesser Yıldız, kendi internet sitesinde 23 Mart 2026’da yayınladığı yazısında TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun yaşananlara ilişkin fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiği, Cumhurbaşkanı’na "Bu kılıçlar size çekiliyor" dediği, bunun rektörlüğünün devamı için kurguladığını beyan ettiği yolunda iddiada bulunmuş ve diğer bazı haber siteleri de bu iddiayı iktibas etmişlerdir. Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" ifadelerini kullandı. "Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir" Gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Afyoncu, "Avukat Namık Öztürk’ün dava ile ilgili belgelerde ve duruşma zaptında böyle bir beyanına rastlanmaması bir tarafa, bu gerçek dışı iddiaları nakleden Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’ün mahkemeye hitaben hakkımda asılsız suçlamalarda bulunurken "Doğru, yanlış" şeklinde sözler kullandığını yazması, yani iddialarında bilgi sahibi olmamaktan doğan bir kararsızlık ifadesinin bulunduğunu açıkça ifade etmesi de, Öztürk’ün söylediklerinin yalan ve iftira olduğunun kanıtıdır. Dolayısı ile, Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir. Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi. "Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden kişiler de bu yalanlara alet olmaktadır" FETÖ’cülerin yalanlara ve karalama kampanyalarına devam ettiğini ifade eden Afyoncu, paylaşımında şunları kaydetti: "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün yıllar boyu devam eden tahribatına uğramış olan askeri eğitim kurumları ayağa kaldırılmış ve darbenin ardından kurulan Milli Savunma Üniversitesi, TSK’ya bugüne kadar 62 bin subay, astsubay ve kurmay subay yetiştirmiştir. Bu gelişmeleri hazmedemeyen hain FETÖ mensupları yalanlarına, iftiralarına, karalama kampanyalarına ve kara propagandalarına devam etmekte, Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bazı kişiler ile çevreler de bu yalanlara alet olmaktadır. Atılan iftiralar beni Türk Milleti’ne ve devletine hizmet yolundan geri döndürmeyecek, Milli Savunma Üniversitesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece Türk devletine bağlı, demokrasinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde nitelikli subaylar ile astsubaylar yetiştirmeye devam edecektir."
24 Mart 2026 Salı - 22:07 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "CHP Genel Başkanı’nın demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretleri kabul edilemez" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "CHP Genel Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretler kabul edilemez" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in söylemlerine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Paylaşımda, "CHP Genel Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretler kabul edilemez. Bu sorumsuz siyaset tarzını en güçlü şekilde kınıyor ve sağduyulu CHP seçmeni dahil olmak üzere aziz milletimizin vicdanına havale ediyorum. Seviyeden yoksun bu üslup, halkımızın oylarıyla milli iradenin yürütmedeki temsilcisi konumunda olan Cumhurbaşkanımıza zarar vermez; olsa olsa muhalefetin kalite yoksunluğunu, politika geliştirememe gerçeğini ve ateş çemberine dönmüş bir bölge karşısında sergilediği sorumsuz siyaset anlayışını ortaya koyar. İçinden geçtiğimiz fırtınalı dönemde Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği, ülkemiz için olduğu kadar bölgemiz ve dünyamız için de son derece kıymetli bir değerdir. Milletimizin esenliği ve refahı için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz çalışmaya; polemik ve kutuplaştırma siyaseti yerine, milli birliğimizi güçlendirmeye ve halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
24 Mart 2026 Salı - 20:26 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu’nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Türk milletinin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, Ramazan boyunca paylaşma ve yardımlaşma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştıklarını ifade ederek, Ramazan sevincine gölge düşürmeye çalışanlara rağmen 86 milyon olarak dost kardeş olmanın sıcaklığının kalplerde hissedildiğini aktardı. "Ramazan ayında 592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti"- Bu sene ikincisi düzenlenen Külliye’de Ramazan programının halkın ilgisine mazhar olduğunu dile getiren Erdoğan, "592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti. Özellikle çocuklarımız, kendileri için hazırlanan 12 bin metrekarelik alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar. Konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlendiği Külliye’de Ramazan programının Ankara’da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik" dedi. Hedef alınan Maarifin Kalbinde Ramazan programının okullarda Ramazan ayının farklı atmosferde teneffüs edilmesine katkı sağladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kim ne derse desin, milletle etle tırnak gibiyiz. 86 milyon ile ezelden ebede kadar kardeşiz. İnşallah bu topraklarda yaşadığımız müddetçe sıkılmış bir yumruk misali tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayramın üçüncü günü Katar’da bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu alınan acı haberin yürekleri dağladığını belirten Erdoğan, "Katar’da eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 4’ü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Kazada şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri mensuplarına Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Katarlı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum" diye konuştu. "Nevruz’u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz" Bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününün baharın müjdecisi Nevruz Günü’ne tekabül ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Nevruz; Anadolu’dan Kafkaslara, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya pek çok yerde kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor. Daha önceki yıllarda Nevruz’un ruhuna hiç yakışmayan tatsız hadiseler yaşanmakla birlikte terörsüz Türkiye sürecimizin de etkisiyle son iki yıldır bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz. Diyarbakır ve İstanbul’da olduğu gibi, Nevruz’u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili de gerekeni yapıyoruz. Nevruz’un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiçbir provokasyona izin vermeyiz" ifadelerine yer verdi. "(Terörsüz Türkiye) 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız" Erdoğan, terörsüz Türkiye sürecini baltalamayı amaçlayan tahriklerin gereken cevabı alacağını vurgulayarak, "Türkiye’yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların özellikle ipini ellerinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir. Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü açıktır, ufku açıktır. Allah’ın izniyle yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye sürecimiz nasıl yarım asırlık kanlı bir oyunu bozuyorsa terörsüz bölge idealimiz de Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük. Son olarak bunu İran’a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Sadece bu iki bölgesel gelişmeye bakmak bile bizim bir buçuk sene önce ortaya koyduğumuz vizyonun isabetini ve stratejik değerini anlamak için kafidir. Birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe, kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetin devri kapandıkça kazananı hep söylediğimiz gibi ülkemiz olacak, milletimiz olacak, bölgemizdeki kardeş halklar olacaktır. Bundan hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın" ifadelerine yer verdi. Gerek halkla buluşma ve kucaklaşma gerekse dış politik temaslar bağlamında oldukça yoğun iki haftayı geride bıraktıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "12 Mart’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Külliyemizde ağırladık ve kendisine Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü bizzat takdim ettik. Gazze’deki soykırım başta olmak üzere, insani krizlere karşı en başından beri ilkeli ve tutarlı bir tavır ortaya koyan Guterres’e bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 13 Mart’ta Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin birinci etabının temelini attık ve yapımı tamamlanan 16 hizmet binamızın resmi açılışını gerçekleştirdik. Aynı akşam Milli İrade Platformu tarafından tertip edilen iftar programına iştirak ederek İstanbul’daki kardeşlerimizle bir araya geldik. Tıp Bayramı’nı kutladığımız 14 Mart’ta ise sağlık çalışanlarımızla aynı iftar sofrasını paylaştık. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni idrak ettiğimiz 16 Mart’ta Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Büyük Finali’ne katılarak hocalarımızla, hafızlarımızla aynı manevi havayı soluduk. Tilavetleriyle gönlümüze ferahlık veren Kur’an bülbülü kardeşlerimi bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel programı tam 10 yıldır başarıyla ekranlara taşıyan TRT ailemize ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 17 Mart’ta Ankara’da Hacı İbrahim Demir Camii’mizi ibadete açtık. Yıllarca yer altı mescitlerine mahkum ve mecbur edilen başkentimize hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinden izler taşıyan yeni bir camiyi daha böylelikle kazandırmış olduk. Aynı gün bu kez gazeteci ve yazarlarımızı milletin evinde misafir ettik. Tarihimizin en şanlı zaferlerinden biri olan 18 Mart Çanakkale Destanı’nın 111. yıl dönümünde hem eğitim ailemizle buluştuk hem de Külliyemizde sahnelenen Şüheda 1915 tiyatro oyununu izledik. Ramazan Bayramı’nın ilk gününde Rize’de vatandaşlarımızla bir araya geldik. Devamında Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanemizin resmi açılış törenini icra ettik. Hem Güneysu ilçemize hem de Rize’mize sağlık alanında çok önemli bir değer katan hastanemizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak çok iyi hazırlandık" Küresel sistemin 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini dile getiren Erdoğan, "Söz konusu değişim dört ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Uluslararası sistem temelde şu soruların cevabını aramaktadır. Teknolojiye kim yön verecek? Veriyi ve yapay zekayı kim yönetecek? Üretim, tedarik ve tüketim zincirlerini kim domine edecek? Enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını kim kontrol edecek? Çok kutupluluğa doğru evrilen dünya düzeninde yeni kutup başları kimler ve hangi ülkeler olacak? Can yakıcı sonuçlarıyla bir süredir yüzleştiğimiz meselelerin özü ve özeti bu sorulara verilecek cevaplarda mahfuzdur. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kere daha bölgemiz belirlenmiştir. Klasik ittifaklar çözülürken benzer tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olan ülkeler arasında yeni ittifaklar kurulmaktadır. Yine bu süreçte bölgesel iş birliğinin daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktığını görmekteyiz. Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık" dedi. "Çok geniş skalada yerli milli imkanlarla büyük işler başardık" Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek adımların atıldığını, hem kaynak çeşitlendirmesine hem de kendi yer altı kaynaklarını devreye alacak projeleri hayata geçirdiklerine vurgu yapan Erdoğan, "Ulaştırma alanında zaten ülkemizin kısa sürede yazdığı destan ortadadır. Şayet Londra’dan Çin’e kadar kesintisiz demir yoluyla gidilebiliyorsa bu ülkemizde inşa ettiğimiz demir yolları, köprüler, tüneller sayesindedir. Ana muhalefetin ’kuşların göç yolunu engelliyor’ diyerek karşı çıktığı İstanbul Havalimanımız; bayram boyunca 5 bin 871 uçuşla toplam 874 bin yolcuya hizmet verdi. Havalimanlarımızın tamamında 16 bin 851 uçak trafiği ile 2 milyon 531 bin yolcuya hizmet sunuldu. Demir yollarımızı 2 milyon 490 bin kişi kullandı. Diğer taraftan bankacılık sistemimiz başta olmak üzere finansal yapımızı beklenmedik şoklara karşı dayanıklı hale getirdik. Toplam 47 ülke ile yüksek düzeyli iş birliği konseyleri tesis ettik. Afrika ve Latin Amerika gibi ilişkilerimizin kısıtlı olduğu coğrafyalarla ticari ve beşeri münasebetlerimizi ilerlettik. Sanayi ve üretimde 182 yeni organize sanayi bölgesi, 85 yeni teknopark kurarak altyapımızı tahkim ettik. Savunma sanayiinde katettiğimiz mesafe ise akademik çalışmalara konu olan büyük bir başarı hikayesidir. Karşılaştığımız onca engele, gizli açık ambargoya rağmen hamdolsun pek çok alanda kendi kendine yeten bir ülke konumuna geldik. İnsansız hava araçlarından füze ve roketlere, elektronik harp sistemlerinden hava savunma yeteneklerine, savaş gemilerinden top, tank, helikopter, zırhlı araç ve obüslere kadar çok geniş bir skalada yerli milli imkanlarla büyük işler başardık. Bir başka devrimi ülkemizin güvenlik paradigmasında gerçekleştirdik. Türkiye’nin güvenlik çemberini hudutlarımızın ötesine kadar genişlettik. Yolumuza konulan takozları tek tek kaldırarak, önümüze örülen duvarları bir bir yıkarak bu günlere geldik. Darbe girişiminden sokak olaylarına, terör saldırılarından salgına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri biz olabilecek en az hasarla atlattık" açıklamasında bulundu. "Birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz, ülkemizi ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız" Türkiye’nin doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilme cesareti gösteren nadir ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "28 Şubat’ta komşumuz İran’a yönelik İsrail’in baskısıyla başlayan saldırılar sonrasında ülkemizin bu vasfı daha çok konuşulmaya başlandı. Türkiye; bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan bu süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, doğru analiz eden, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Hamdolsun ki tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükuneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Savaş; sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Özellikle körfezdeki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir" ifadelerini kullandı. "Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor" Savaşın uzamasıyla başka komplikasyonların da ortaya çıktığını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat’tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır. Bunun üzerine kimi ülkeler yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye almıştır. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir; savaş, İsrail’in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu’nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail’in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke bundan böyle İsrail’in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." "Beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir" Kabine’nin 60’ıncı toplantısında trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya kadar pek çok konuyu değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa son günlerde araç sahiplerinin serzenişlerine sebep olan plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan çok dikkatli yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık. Öte yandan, İran’daki savaşın piyasalarda sebep olduğu dalgalanmaları yakından takip ediyoruz. Petrol fiyatlarını aniden yükselten bu küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşlarımızı korumak için eşelmobil gibi farklı tedbirleri devreye alıyoruz. Bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Türkiye’nin bugünkü seviyelerine gelmesinin temelinde siyasette istikrar ve güven ortamının kökleşmesi vardır. Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah’ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden kolayca geliriz" açıklamasında bulundu.
MHP Genel Başkan Başdanışmanı Macit: "Tarihi mekanın yorumlanarak güncellenmesi siyasi söylemin en somut ifadesidir"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:40 MHP Genel Başkan Başdanışmanı Macit: "Tarihi mekanın yorumlanarak güncellenmesi siyasi söylemin en somut ifadesidir" Milliyetçi Hareket Partisi tarafından düzenlenen "Köke Yolculuk Panel ve Sergi Programı"nda konuşan Genel Başkan Başdanışmanı Macit, "Tarihi mekanın yorumlanarak güncellenmesi siyasi söylemin en somut ifadesidir. Milliyetçiliğin, kültürel ve tarihsel yorumu kaynağını ve ilhamını hafıza mekanlardan alır" dedi. MHP tarafından Gün Sazak Konferans Salonu’nda "Köke Yolculuk Panel ve Sergi Programı" düzenlendi. Programa Parti Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit, panel başkanı Bekir Koçlar, panelistler Celil Arslan, Adnan Çevik ve Murat Küçükuğurlu ile çok sayıda davetli katıldı. Programda açılış konuşması gerçekleştiren Macit, "Tarihi mekanın yorumlanarak güncellenmesi siyasi söylemin en somut ifadesidir. Milliyetçiliğin, kültürel ve tarihsel yorumu kaynağını ve ilhamını hafıza mekanlardan alır. Bir başka ifadeyle bu kültür milliyetçiliğinin ete ve kemiğe bürünmüş halidir" dedi. Başdanışman Macit konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir medeniyet tarihini siyasi fenomenler olan kavramlar ve mekanlar aracılığıyla siyasi söylem alanına ve varlık alanına taşır. Hem bir siyasi teorisyen hem bir parti lideri olarak genel başkanımız sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin sanatkarca sezişle Türk kültürünün özgün sembol ve simgelerini estetik tasarımlara, mimari eserlere dönüştürmek suretiyle tarih içinde süreklilik duygusunu her daim canlı tuttuğu gözlemektedir. Ahlak Emir Bayındır Devlet Bey Konağı’da Devlet Bahçeli Beyefendi’nin tarih ve kültür yorumunun en sembolik ifadelerindendir." Program panelistlere plaket takdiminin ardından sonlandı.
Dışişleri Sözcüsü Keçeli’den Miami’deki "Gazze" toplantısına ilişkin açıklama
20 Aralık 2025 Cumartesi - 15:01 Dışişleri Sözcüsü Keçeli’den Miami’deki "Gazze" toplantısına ilişkin açıklama Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Miami’de Türkiye, ABD, Katar ve Mısır’dan yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilen Gazze konulu toplantıya ilişkin, "Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesini temin edecek düzenlemeler ele alınmış; barış anlaşmasında öngörülen Barış Kurulu ile Uluslararası İstikrar Gücü’ne ilişkin atılacak adımlar değerlendirilmiştir" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Türkiye, ABD, Katar ve Mısır’dan yetkililerin katılımıyla Miami’de gerçekleştirilen Gazze konulu toplantıya ilişkin açıklama yaptı. Keçeli, toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın temsil ettiğini belirterek, "Türkiye, ABD, Katar ve Mısır temsilcileri, 19 Aralık 2025 tarihinde Miami’de bir araya gelmiştir. Gazze’deki gelişmelerin ele alındığı toplantıda ülkemizi Sayın Bakanımız temsil etmiştir. Toplantıda, Gazze barış planının birinci aşamasının hayata geçirilmesine ilişkin hususlar değerlendirilmiş ve ikinci aşamaya geçiş süreci konusunda fikir alışverişinde bulunulmuştur. Görüşmelerde, birinci aşamada sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam ettiği belirtilmiş, rehinelerin serbest bırakılmasının tamamlandığı ve çatışmaların büyük ölçüde durdurulduğu kaydedilmiştir. İkinci aşamaya ilişkin olarak ise Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesini temin edecek düzenlemeler ele alınmış; barış anlaşmasında öngörülen Barış Kurulu ile Uluslararası İstikrar Gücü’ne ilişkin atılacak adımlar değerlendirilmiştir" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan’ın Miami’de bulunan yetkililerle görüş alışverişinde bulunduğunu aktaran Keçeli, "Ayrıca Sayın Bakanımız, söz konusu toplantı vesilesiyle, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın durdurulmasına yönelik yürütülen temaslar çerçevesinde Miami’de bulunan yetkililerle görüş alışverişinde bulunmuştur" açıklamasında bulundu.
Başkan Vekili Özdemir: "Alanya’yı hak ettiği hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 14:53 Başkan Vekili Özdemir: "Alanya’yı hak ettiği hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’i ziyaret etti. Özdemir, "Birlik ve beraberliğimizle daha çok güçlenecek, bütün zorlukların üstesinden gelecek, Alanya’yı hak ettiği yatırımlarla hep beraber buluşturacağız" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Alanya’da ilk olarak CHP ilçe örgütünde partililerle sohbet etti, Alanya’ya Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı hizmetleri paylaşarak Alanya için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, daha sonra Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’i makamında ziyaret etti. Büşra Özdemir ve Osman Tarık Özçelik, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve Alanya Belediyesi bürokratları ile Alanya’da yapılan çalışmalara ilişkin bir değerlendirmede bulundu. Alanya Belediyesi ile birlikte çok güzel çalışmalar yaptıklarını söyleyen Büşra Özdemir, "Birlik ve beraberliğimizle daha çok güçlenerek, bütün zorlukların üstesinden geleceğiz. Alanya’ya hak ettiği yatırımları Osman Başkanımızla hep birlikte buluşturacağız. Turizm ve tarımda önemli rollar üstlenen Alanya’nın yaşam kalitesini arttıracak ve Alanya’ya değer katacak projeler hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi. İlçe yatırımları değerlendirildi Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Alanya İlçe Hizmet Binasına geçerek Alanya Muhtarlar Derneği Başkanı Rüştü Vural, meclis üyeleri, muhtarlar ve STK temsilcileri ile bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya’da devam eden çalışmaları, yatırımları ve taleplere ilişkin ilgili daire başkanlarının da katılımıyla değerlendirme toplantısı yapıldı. Büşra Özdemir’e ziyarette Alanya’da Muhittin Böcek tarafından hizmete açılan yerel üretimi ve kadın istihdamına önemli destek veren Alanya Sapadere İpek Evi Üretim Merkezi’nde ipek kozasından üretilen ipek çiçeği hediye edildi. Büşra Özdemir, Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği Başkanı Duran Yılmaz ve yönetimiyle de buluştu.
Bakan Ersoy: "Asdendos, Phaselis, Olympos ve özellikle Side antik kentlerinde yürüttüğümüz çalışmalarla tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 14:02 Bakan Ersoy: "Asdendos, Phaselis, Olympos ve özellikle Side antik kentlerinde yürüttüğümüz çalışmalarla tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik" Alanya Doğu Çevre Yolu’nun 12 kilometrelik kesiminin hizmete açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Geleceğe Miras Projemiz ile Antalya’mıza önemli kazanımlar sağladık. Asdendos, Phaselis, Olympos ve özellikle Side antik kentlerinde yürüttüğümüz çalışmalarla tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik. Bu antik kentlerimizi adeta eski ihtişamlı günlerine döndürüyoruz ve buraları ziyaret eden herkesin o dönemi olabildiğince yaşayabileceği, hissedebileceği bir atmosfer inşa ediyoruz" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yapımı tamamlanan Alanya Doğu Çevre Yolu’nun Hasbahçe-Mahmutlar arası 12 kilometrelik kesimi ile Demirtaş Kavşağı açılışına katıldı. Ersoy, burada yaptığı konuşmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile sürekli dirsek teması halinde olduklarını söyledi. "Zira dünyanın en büyük insan hareketinin temelinde turizm var ve bu hareketten en yüksek payı alabilmenin kilidini açacak ilk anahtar, sizi rakiplerinizin bir adım önüne geçirecek olan temel unsur ulaşımdır" diyen Ersoy, "İşte bugün de Türk turizminin kalbi olan bu bölgede, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın yeni eserlerinin açılışını yapmak üzere bir aradayız. Alanya Doğu Çevre Yolu Hasbahçe-Kargıcak arasında toplam 15,2 kilometre uzunluğunda, bölünmüş yol standardında projelendirme yapılmıştı. Bu projenin Hasbahçe-Mahmutlar arasında kalan 12 kilometrelik kesimi tamamlandı ve trafiğe açılıyor. Transit trafiğin şehir merkezinin dışına alınmasını sağlayan bu çalışma sahil yolu üzerindeki ulaşımı daha güvenli, konforlu ve yüksek standartlı hale getirmiş; yoğunluğu azaltmıştı. Diğer yandan Alanya-Gazipaşa Yolu üzerinde, hemzemin dönel adalı kavşak olarak hizmet veren Demirtaş Kavşağı da inşa edilen alt geçit ile farklı seviyeli kavşak haline getirilmiştir. Artık Akdeniz Sahil Yolu’nun Alanya-Gazipaşa kesiminde trafik akışı kesintisiz hâle gelmiş; özellikle yaz aylarının o yoğun trafiği ve bunun sebep olduğu gecikmeler önemli ölçüde azalmıştır. Her iki çalışmanın da bölgeye ve insanımıza hayırlı olmasını diliyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak doğrudan ya da dolaylı şekilde elimizi güçlendiren her bir hizmet ve eserin ülkemize ve insanımıza en güçlü faydayı ve kazancı sağlaması adına gece-gündüz çalışmaktayız. Bu yoğun mesainin sonuçlarını en iyi şekilde aldığımızı görmekten son derece memnun olduğumu özellikle belirtmek isterim. Göreve geldiğimiz günden itibaren attığımız adımlarla ülkemize kazandırdığımız nitelikli turist akışı, ürün ve pazar çeşitliliği sayesinde de gelirlerimizi bölgemizdeki tüm olumsuzluklara ve savaşlara rağmen geçen yılın üzerine taşıdık. Bu gerçek, rakamlar üzerinden tasdiklenmiştir" ifadelerini kullandı. "Ocak-Eylül döneminde turizm gelirimiz 50 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" Ocak-Eylül ayında turizm gelirinin 50 milyar dolar olduğunu sene sonunda hedeflerinin ise 64 milyar doları yakalayacaklarını belirten Ersoy, "Baktığımızda bu yıl Ocak-Eylül döneminde turizm gelirimiz 50 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir ki bu tüm zamanların 9 aylık gelir rekorudur. 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 5,7 oranında artış gerçekleştirmiş olduk. Son çeyrek rakamları da oldukça iyi geliyor. Yıl sonu hedefimiz olan 64 milyar doları yakalayacağız. Bu başarıların arkasında oldukça detaylı örülmüş bir strateji mevcut. Bakın bir yandan hava yolundan otoyollara kadar lojistik konuları tüm bakanlıklarımızla ortak hareket ederek çözerken bir yandan da dünyaya örnek olan bir turizm tanıtım stratejisi yürütüyoruz. TGA ile 200’e yakın ülkede tanıtım faaliyetleri yürüttüğümüzün altını çizmiştim. Dünyanın dört bir yanında seyahatini planlayacak potansiyel ziyaretçilerimize ülkemizi tanıtıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik" Antalya turizmine önemli katkılar sağladıklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy, "Kültür sahasında da Cumhuriyet tarihimizin ilklerini gerçekleştirmekte, rekor üzerine rekor kırmayı sürdürmekteyiz. Geleceğe Miras ve Taş Tepeler gibi sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli ve büyük arkeoloji çalışmaları bir yandan devam ediyor. Geleceğe Miras Projemiz ile Antalya’mıza önemli kazanımlar sağladık. Asdendos, Phaselis, Olympos ve özellikle Side antik kentlerinde yürüttüğümüz çalışmalar ile tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik. Bu antik kentlerimiz adeta eski ihtişamlı günlerine döndürüyoruz ve buraları ziyaret eden herkesin o dönemi olabildiğince yaşayabileceği, hissedebileceği bir atmosfer inşa ediyoruz. İlkleri gerçekleştirerek, özgün çalışmalarla öncülük ederek ülkemize ve halkımıza layık oldukları hizmetleri, proje ve eserleri kazandırmaya devam edeceğiz. Bu yolda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız gibi kendi hizmet sahalarında tarih yazan ilgili tüm bakanlıklarımızla omuz omuza yürümeye, en güçlü şekilde iş birliği yürütmeye devam edeceğiz. Ülkemiz ve aziz milletimiz için daima en büyük hedefleri önümüze koyacak, hamasetten uzak akılcı projeler, doğru uygulamalarla bu hedeflere ulaşacak ve durup dinlenmeden daha büyüklerine ilerlemeyi sürdüreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonunu gerçekleştirecek, Allah’ın izniyle Türk asrının kapılarını açacağız" şeklinde konuştu. Törende konuşan AK Parti Antalya Milletvekili Mevlit Çavuşoğlu ise şunları söyledi: "Bugün önemli bir yolun, çevre yolunun, tünellerin, köprülü kavşaklar ve viyadüklerin açılışını yapıyoruz. Gerçekten sadece bir açılış yapmıyoruz. Alanyalı hemşehrilerimizin de bir hayalini hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz sayın Bakanım. O nedenle sizlere, tüm çalışma arkadaşlarımıza, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Ve Alanya’ya her zaman önem veren saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza da buradan şükranlarımızı arz ediyoruz. Elbette bu yolun 16 kilometresinin bitmesi önemli ama devamını da inşallah hep birlikte bitireceğiz. Önümüzdeki süreçte bazı imar sorunları var. Bazı kavşaklar için de içinde düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bunun için de Karayollarımızın ve Belediye, Alanya Belediyemizin iş birliği yapmasında fayda var. Gördüğünüz gibi her alanda Antalya, Alanya’mıza hizmet etmek için çalışıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanımızın da bizlere her zaman yakından ilgisi ve desteği var. Tüm projelerimizi kabinede de her yerde de yakından takip ediyor. O nedenle kendilerine de özellikle teşekkürlerimi arz etmek istiyorum. Değerli hemşehrilerimiz, bugünkü açacağımız yol, köprü, viyadüklerin Demirtaş Köprülü kavşağının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."
Bakan Uraloğlu: "23 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 244,6 milyar lirayı aşan yatırımlar gerçekleştirdik"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 13:54 Bakan Uraloğlu: "23 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 244,6 milyar lirayı aşan yatırımlar gerçekleştirdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Son 23 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 244,6 milyar lirayı aşan yatırımlar gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 197 kilometreden 761 kilometreye, BSK kaplamalı yol uzunluğumuzu ise 123 kilometreden bin 101 kilometreye çıkardık" dedi. 2025 yılının Temmuz ayında temeli atılan Alanya Doğu Çevre Yolu’nun Hasbahçe-Mahmutlar arası 12 kilometrelik kesimi ile Demirtaş Kavşağı bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu tarafından hizmete açıldı. Açılış töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, "Antalya’ya her zaman hizmetle, eserle, bereketle geliyoruz. Sadece bu yıl içerisinde daha ilk aydan Korkuteli-Elmalı Yolu’nu açtık. Nisan ayında Antalya Havalimanımızın 35 milyon olan yolcu kapasitesini 82 milyona çıkaran yeni terminal binasını hizmete sunduk. Temmuz ayında Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini attık, Demre Yat Limanı’nın açılışını gerçekleştirdik. Ekim ayında Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nı, Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Finike Yolu’nun Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışlarını yaptık. Avlanbeli-Finike kesiminin yapımını başlattık. Geçen ayın başında hemen yanı başımızdaki Gazipaşa’da denizcilik vizyonumuzun en yeni mücevheri olan Gazipaşa Yat Limanımızı açarak başta Alanya olmak üzere tüm bölgenin deniz turizmi faaliyetlerine güçlü bir nefes kattık. Ve bugün de Alanya’mıza, Alanya Doğu Çevre Yolu ve Demirtaş Kavşağı’mızın açılışını gerçekleştirmek üzere iki büyük müjde ile geldik" dedi. "23 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 244,6 milyar lirayı aşan yatırımlar gerçekleştirdik" AK Parti olarak 23 yılda Antalya için büyük yatırımlar yapıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, son 23 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 244,6 milyar lirayı aşan yatırımlar gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 197 kilometreden 761 kilometreye, BSK kaplamalı yol uzunluğumuzu ise 123 kilometreden bin 101 kilometreye çıkardık. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Antalya Kuzey Çevre Yolunda; Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını hizmete sunduk. Antalya-Kemer-Tekirova-Finike Yolu kapsamında Phaselis (Fasalis) Tüneli’ni açtık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti beldelerinin ulaşımını güçlendirdik. Antalya’yı Konya’ya bağlayan kuzey-güney aksının en önemli geçiş noktasını oluşturan 5 000 metre uzunluğundaki Demirkapı Tünelini hizmete açtık. Akdeniz ve İç Anadolu’yu ayıran Torosların tünel konforuyla sadece 5 dakikada geçilmesini sağladık. Alanya-Kuşyuvası-Taşkent Yolu Tünellerini inşa ettik. Kızılkaya-Antalya Yolu, Antalya-Alanya-Gazipaşa Yolu, Kumluca-Finike Yolu, Demre Şehir Geçişi, Kaş Çevre Yolu, Kalkan Şehir Geçişi, Akseki Bağlantı Yolu, Kızılcadağ-Elmalı Yolu, Konaklı-Güzelbağ Yolu ve Antalya Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları’nı da hizmete sunduk. Antalya’yı kuzeyden güneye, doğudan batıya modern yollarla, tünellerle, köprülerle donattık. Ve az önce bahsettiğim üzere Antalya-Alanya Otoyolu’muzun yapımına başladık. 84 km ana gövde ve 38 km bağlantı yoluyla toplam 122 km’lik bu dev proje, 5 tünel, 16 viyadük ve 7 kavşakla modern mühendisliğin zirvesi olacak’’ şeklinde konuştu. "14 sinyalize kavşak, 3 yaya üstgeçidi ve 43 yaya altgeçidi" Antalya-Alanya Doğu Çevre Yolu hakkında bilgilendirmelerde bulunan Uraloğlu, "Akdeniz’in turkuaz kıyılarında, Toroslar’ın heybetli gölgesinde her yıl milyonlarca misafiri ağırlayan Alanya her mevsim cazibe merkezi olarak turizmde parlayan yıldızımızdır. Özellikle yerli ve yabancı ziyaretçi hareketliliği ile nüfus artışına paralel olarak kent içinde trafik yoğunluğuyla karşı karşıya kalıyor. Ulaşım imkanları açısından şehir içi ve doğu aksında yeni soluklar gerektiriyordu. İşte bugün açılışını yaptığımız Alanya Doğu Çevre Yolumuz ve Alanya-Gazipaşa Yolu üzerindeki Demirtaş Kavşağımız, tam bu ihtiyaçlara cevap veriyor. Bildiğiniz üzere Alanya’nın büyüyen yapısı ve turizm amaçlı artan trafik hacmi nedeniyle mevcut Alanya Çevre Yolu şehir içi yol haline gelmişti. Her gün ortalama 33 bine yaklaşan araç geçişinin olduğu bu yolda 14 sinyalize kavşak, 3 yaya üstgeçidi ve 43 yaya altgeçidi de bulunmakta. İşte bu noktada Alanya Doğu Çevre Yolu’nda gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla; Akdeniz sahil yolunun yoğun trafik yükü altında kalan Alanya şehir geçişini rahatlatarak, transit trafiği şehir merkezinden uzaklaştırdık. Çevre Yolumuzu Hasbahçe- Kargıcak arasında toplam 15,2 km uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirdik. Ve bugün yolumuzun Hasbahçe-Mahmutlar arasındaki 12 kilometrelik kesimini hizmete açmanın gururunu yaşıyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu 12 kilometrelik kesimin ilk 4,5 kilometresini 3 gidiş 3 geliş 6 şeritli, devamındaki 7,5 kilometresini ise 2 gidiş ve 2 geliş 4 şeritli olarak inşa ettik. Yine hizmete sunduğumuz bu kesimde; 653 metre uzunluğunda Oba Tüneli, 1.692 metre uzunluğunda Dim Tüneli ve 363 metre uzunluğunda Mahmutlar Aç-Kapa Tüneli olmak üzere toplam 2 bin 708 metre uzunluğunda 3 adet çift tüplü tünel ile 1031 metre uzunluğunda 7 çift köprü, 60 metre uzunluğunda 1 adet tek köprü ve 3 adet farklı seviyeli kavşak inşa ederek modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini hayata geçirdik’’ ifadelerini kullandı. Açılış törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ak Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Antalya İl Alay Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Engin Burak Mindivanlı, Alanya İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Hüseyin Direk, Alanya İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Hilmi Özgönül, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşların temsilcileri ile davetliler katıldı.
MHP’li Ersoy: "Emekliye ayrılmış vatandaşlarımızın refahını sağlamak, bizlerin boynunun borcudur"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 12:38 MHP’li Ersoy: "Emekliye ayrılmış vatandaşlarımızın refahını sağlamak, bizlerin boynunun borcudur" Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; TBMM Genel Kurulu’nda Gelir Bütçesi üzerine yaptığı konuşmada; "Yıllarca çalışmış, devleti milleti için emek vermiş ve görev süresini doldurarak emekliye ayrılmış vatandaşlarımızın refahını sağlamak, bizlerin boynunun borcudur" dedi. 2024 Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifinin 2. maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili Baki Ersoy TBMM’ Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada; ülkenin en büyük gücünün her türlü zorluğa rağmen vazgeçmeyen sanayicisi, tarlasını boş bırakmayan çiftçisi ve kepenk kapatmayan esnafı olduğunu söyledi. Ersoy; "Bugün; sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve üretim çarkını ayakta tutmak için gece gündüz emek veren tüm kesimlerin sahadan bizlere ilettiği talep, beklenti ve tespitleri Gazi Meclisimizin dikkatine sunmak istiyorum. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar; enerji maliyetlerindeki artışlar, emtia fiyatlarında yaşanan belirsizlik, tedarik zincirlerinde meydana gelen aksamalar ve finansmana erişimdeki küresel sıkılaşma, bugün yalnızca ülkemizi değil, dünyanın pek çok ülkesini derinden etkilemektedir. Türkiye de bu küresel konjonktürden elbette payını almaktadır. Ancak altını özellikle çizmek isterim ki; ülkemizin en büyük gücü, her türlü zorluğa rağmen üretmekten vazgeçmeyen sanayicisi, tarlasını boş bırakmayan çiftçisi ve kepenk kapatmayan esnafıdır. Sanayicilerimizle gerçekleştirdiğimiz istişarelerde, özellikle ihracat yapan firmalarımızın, döviz kurundan ziyade artan işçilik maliyetleri nedeniyle rekabet gücünde zorlandıkları ifade edilmektedir. İş gücü maliyetlerinin doğrudan maliyet yapısını etkilediği bu süreçte, nitelikli eleman bulma sorunu da sanayicimizin önünde önemli bir başlık olarak durmaktadır. Bu tablo, firmalarımızı üretimi sürdürülebilir kılmak adına yeni arayışlara yöneltmekte; istihdamı koruyacak ve verimliliği artıracak desteklerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Öte yandan, piyasa şartları birçok üretici firmamızın bilançosunu olumsuz etkilemiş; borçluluk oranlarını artırmış ve kredi notlarında düşüşlere yol açmıştır. Bu durum, kredilere erişimi zorlaştırmakta; özellikle üretim ve ihracat odaklı firmalarımız açısından ilave bir baskı oluşturmaktadır. Üretimin, istihdamın ve ülkemizin ekonomik direncini korumak için yerli firmalarımızı desteklememiz büyük önem arz etmektedir. Sanayicilerimizin dikkat çektiği bir diğer önemli husus ise lojistik ve nakliye maliyetlerindeki ciddi artıştır. Bugün iç piyasada dahi navlun fiyatlarının rekabet gücünü zayıflattığı, bazı durumlarda yurt dışından gelen ürünlerin yerli ürünlere kıyasla daha avantajlı hâle gelebildiği ifade edilmektedir. Bu durum, yerli üretimin korunması ve desteklenmesi açısından lojistik maliyetlerin de bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Üretici firmalarımızın sahada karşılaştığı sorunlardan biri de çalışanların adına gelen icra bildirimleri ve işlemlerin işveren sorumluluğunda olmasıdır. Personellerin icra bildirimlerinin zaman zaman firmalara ulaşmadan doğrudan banka hesaplarına haciz olarak yansıması işletmelerin günlük nakit akışını aksatmakta ve üretim süreçlerinde ciddi mağduriyetler doğurabilmektedir. Aynı zamanda çalışan açısından bakıldığında, işverenlerin bu yükümlülükten kaçınma endişesiyle borçlu kişileri istihdam etmekten çekindiği; bunun da halihazırda ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlarımızın iş bulamamasına ve borçlarını ödeyememesine yol açtığı görülmektedir. İcra tahsilatlarının mümkün olduğunca çalışanın şahsi hesabı üzerinden yürütülmesi hem bürokrasiyi azaltacak hem de firmalarımızın üretim düzenini koruyacaktır. Finansmana erişim noktasında bankalara uygulanan kredi büyüme kriterlerinin de reel sektör üzerinde baskı oluşturduğu görülmektedir. Özellikle üretim yapan firmalar ve KOBİ’ler için belli ölçüde esneklik sağlanması, sektöre özel kredi modellerinin geliştirilmesi ve üretimi önceleyen finansman araçlarının güçlendirilmesi, ekonominin sağlıklı bir şekilde yoluna devam edebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İhracat yapan firmalarımız açısından bir diğer önemli başlık ise gelir ve borçlanma para birimi arasındaki uyumsuzluktur. Döviz geliri olmayan firmaların dövizle borçlanmak zorunda kalması, mevcut küresel şartlarda ciddi maliyetler doğurabilmektedir. Bu noktada, firmaların gelir yapısına uygun kredi mekanizmalarının geliştirilmesi ve finansal risklerin azaltılması, ekonomik istikrar açısından fayda sağlayacaktır" dedi. "Emekliye ayrılmış vatandaşlarımızın refahını sağlamak, bizlerin boynunun borcudur" İlave desteklerin önemini vurgulayan Ersoy; "Çiftçilerimiz son yıllarda yaşanan kuraklık, don, sel ve benzeri doğal afetler nedeniyle ciddi kayıplar yaşamıştır. Yeterli ürün hasadı yapılamayan bölgelerde, tarım kooperatiflerine ve bankalara olan borçlar çiftçimiz için ağır bir yük hâline gelmiştir. Afetlerden etkilenen çiftçilerimize yönelik borç erteleme, faiz indirimi ve yapılandırma gibi kolaylıkların sağlanması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önemdedir. Aynı şekilde sanayicilerimiz, esnafımız ve çiftçilerimiz açısından vergi ve SGK borçlarına uygulanan faiz yükü de sahada sıkça dile getirilen önemli bir başlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha önce matrah artırımı ve yapılandırma imkânlarından faydalanmış olmasına rağmen, küresel ekonomik şartlar nedeniyle borçlarını ödemekte güçlük yaşayan mükelleflerin, belirli kriterler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi; ayakta kalmayı başaran işletmelerin üretime, istihdama ve ekonomiye katkı sunmaya devam edebilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte, vergi mükelleflerinden gelen bir diğer yaygın talep de kapsamlı bir vergi ve SGK yapılandırması ile matrah artırımı imkânının yeniden hayata geçirilmesidir. Bu yönde atılacak adımların, hem mükelleflerin beklentilerini karşılayacağına hem de ekonomik canlılığa katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu süreçte emeklilerimiz, dar gelirli vatandaşlarımız ve asgari ücretle çalışan vatandaşlarımız için gerekli değerlendirmeler yapılarak ilave desteklerin hayata geçirilmesi yerinde olacaktır. Burada emeklilerimiz için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Yıllarca çalışmış, devleti milleti için emek vermiş ve görev süresini doldurarak emekliye ayrılmış vatandaşlarımızın refahını sağlamak, bizlerin boynunun borcudur. Son yıllarda covid 19 pandemisi ile başlayan küresel büyük kriz ve ardından ülkemizde yaşanan yüz yılın felaketi depremler ve diğer afetler mali disiplini ciddi düzeyde bozmuş ve birçok kesim bu durumdan doğrudan etkilenmiştir. Kayseri’deki emekli vatandaşlarımızla da zaman zaman bir araya gelip yaptığımız sohbetlerde onların yaşam şartlarını konuşuyor nasıl bir mücadele ve hayat şartları ile olduklarına şahit oluyoruz. 16 milyon emeklimizin sadece 640 bini 25 bin TL üzeri maaş almaktadır. Hayat şartlarını göz önüne aldığımızda emekli maaşlarında ciddi bir artış yapılmasının emekliliklerimizin haklı talepleri olduğunu görüyoruz. Aksi hâlde mevcut ekonomik şartların bu kesimler üzerindeki yükü artacak ve sosyal refahın korunması noktasında ilave tedbirlerin gerekliliği daha belirgin hale gelecektir. Ayrıca 1. dereceye gelen memurlarımızın tamamına 3600 ek gösterge talebimiz ve ev hanımlarına prim desteği verilerek emeklilik haklarının sağlanması bir diğer talebimizdir. Bunların yanında, esnaf ve çiftçilerimizin emeklilik BAĞKUR prim sayısının düşürülmesi emektar esnaf ve çiftçilerimizin yararına olacak bir başka düzenleme olacaktır. Son olarak staj ve çıraklık konusuna değinmek istiyorum. Staj ve çıraklık dönemleri, gençlerimizin meslek öğrendiği, üretime fiilen katıldığı ve sosyal güvenlik sistemine resmî olarak dâhil edildiği süreçlerdir. Bu dönemlerde yapılan sigorta girişlerinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmemesi, aynı tarihte çalışmaya başlayan vatandaşlarımız arasında açık bir adaletsizliğe yol açmaktadır. Devlet kayıtlarında mevcut olan ve fiilî çalışmaya dayanan bu sürelerin yok sayılması, hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabında değerlendirilmesi hem mesleki eğitimi teşvik edecek hem de uzun yıllardır dile getirilen haklı bir beklentiyi karşılayacaktır. Yeni yılda bir kanuni düzenlemenin yapılacağını umuyor, imkanlar doğrultusunda bu mağduriyetin giderileceğine inanıyoruz. Cumhur İttifakı olarak bizler; üretimi, istihdamı, emeği ve sosyal adaleti birlikte gözeten bir anlayışla hareket ediyoruz. Bugün burada dile getirdiğimiz hususlar; sahadan gelen, gerçek, yapıcı ve çözüm odaklı taleplerdir. İnanıyoruz ki; devletimiz, milletimiz ve üreticimiz el ele verdiğinde, bu küresel zorlukların da üstesinden gelmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.