POLİTİKA
Ramazan’da gençler AK Parti Gençlik Kolları’nın düzenlediği iftar ve sahur sofralarında buluştu 26 Mart 2026 Perşembe - 23:37:07 AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Gençlik Kolları tarafından çeşitli noktalarda ikram dağıtımı ve iftar sofraları ile Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını belirterek, ’Gençlik Sofrası’ programı ile bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini, "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu, ayrıca 30 ilde GENÇNOKTA iftar çadırları kurulduğunu söyledi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, partinin 178. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen gençlik çalışmaları ve faaliyetlerine ilişkin bir sunum yaptı. Gençlik Kolları’nın gelenekselleşen programlarından "İftara 5 Kala" etkinlikleri kapsamında iftara yetişemeyen vatandaşlara destek sağlandığını belirten İbiş, şehirlerin yoğun ve trafik ışıkları olan 7 bin farklı noktasında mobil ikramlarla toplam 1 milyon 175 bin iftariyeliğin vatandaşlara ulaştırıldığını ifade etti. Ramazan öncesinde başlatılan ve gençlerle AK Parti Genel Başkan Yardımcılarını, bakanları ve milletvekillerini buluşturan program serisinin Ramazan ayında da sürdürüldüğünü belirten İbiş, Türkiye genelinde 750 noktada düzenlenen buluşmalarda 255 bin gençle bir araya gelinerek istişare ve paylaşım ortamının güçlendirildiğini dile getirdi. İbiş, ‘Gençlik Sofrası’ programı çerçevesinde 81 il ve 922 ilçede bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini söyledi. "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede gerçekleştirilen organizasyonlarda 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu ifade eden İbiş, gençlerin iftar sonrasında bir araya geldiği sosyal alanlar haline getirildiğini vurguladı. 30 ilde kurulan GENÇNOKTA iftar çadırlarının da gençlerin bir araya geldiği buluşma alanları arasında yer aldığını belirten İbiş, iftar sonrasında gerçekleştirilen buluşmalar ve çeşitli etkinliklerle gençlerle doğrudan iletişim kurulduğunu vurguladı. İbiş, Türkiye genelinde 3 bin noktada 475 bin ikram dağıtımı yapılarak Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını ifade ederek, Genel Merkez Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "Geçmişten Günümüze AK Gençlik İftarı" programı ile önceki dönemlerde görev almış teşkilat mensuplarıyla mevcut kadroların bir araya geldiğini ifade etti.
26 Mart 2026 Perşembe - 21:24 Bakan Işıkhan, Gaziantep Protez-Ortez Merkezi’nde engelli bireylerle bir araya geldi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gaziantep’te Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret ederek, engelli bireylerle bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret etti. Türkiye’de yerel yönetim tarafından kurulan ilk protez-ortez merkezi olma özelliği taşıyan tesiste incelemelerde bulunan Işıkhan, merkezde yürütülen üretim ve uygulama süreçlerine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Merkezde protez ve ortez üretim aşamalarını yerinde gözlemleyen Bakan Işıkhan, kullanılan teknolojiler ve kişiye özel uygulamalar hakkında detaylı bir sunum dinledi. Rehabilitasyon süreçlerine ilişkin bilgi alan Işıkhan, merkezin önemine dikkat çekti. "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü hizmeti sunacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlara yönelik hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile proje öncesinde görüş alışverişinde bulunduğunu belirterek, "Projenin daha adını söyledi, hayırlı olsun dedim. Sadece adı, yani o kadar önemli ki. İnşallah diğer belediyelerimize de örnek olur bu Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin projesi" dedi. Bakan Işıkhan, ziyaret kapsamında merkezden hizmet alan vatandaşlarla da yakından ilgilendi.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:53 Bakan Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Oğuz ile bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve beraberindeki heyetle bakanlıkta bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC’nin uluslararası toplumun bağımsız, eşit egemen bir üyesi olarak hak ettiği yeri alması için gerekli desteği her zaman vereceklerini belirtti. Bakan Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve heyetiyle bakanlıkta bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda ve Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nde gözlemci üye statüsü kazanması için de gerekli adımların atılmasını düşünüyoruz. Dün ve bugün olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının her zaman yanındayız" dedi. Ortak tarih, dil, kültür ve kader birliğine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Kıbrıs Türk halkının özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesine verdiğimiz destek de her zaman bizim bir ortak değerlerimizin yansımasıdır" diye konuştu. Bakan Gürlek, iki ülke arasında adli iş birliği anlaşmasına dikkat çekti. Gürlek, adli iş birliği anlaşması kapsamında suçluların iadesi ve KKTC’nin göndermiş olduğu taleplerin adli anlamda yerine getirilmesi için çalışacaklarını ifade etti. Hakim ve savcı eğitimleri Hâkim ve savcıların mesleki eğitimlerine ilişkin yapılan anlaşmaya da dikkat çeken Bakan Gürlek şöyle konuştu: "İki ülke arasındaki gerek ortak değerlerin yükselmesi gerek de tekrardan işlerinin pekiştirilmesi için hâkim savcı adaylarının eğitilmesi konusunda gerekli adımları attık. Bu konuda her zaman destek veriyoruz. Kıbrıs’tan hâkim, savcı arkadaşlarımız Türkiye Adalet Akademisi’ne eğitime gidiyor. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumu sistemimizde infaz hukuku anlamında önemli çalışmalar yaptık. İhtiyaç duyduğunuz konularda destek vermeye hazırız. Özellikle yargı kurumlarının kapasitesinin arttırılması için iş birliği anlamında elimizden geldiğince Adalet Bakanlığı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına katkı sunmaya hazırız. Bu görüşmelerin; iki ülke arasındaki gerek adli anlamdaki konularında iş birliğinin desteklenmesi gerek de kardeşlik hukukunun pekişmesi için ben faydalı olduğuna inanıyorum." Kıbrıs’a yeni adli müşavir atanacak Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC Adli Müşavirinin görev süresinin tamamlandığını ve buraya kısa zamanda yeni bir atama yapılacağının müjdesini verdi. Bakan Gürlek, "Adli müşavirimiz 16 ülkede var. Kıbrıs adli müşavirliğine çok önem veriyoruz. Özellikle orada yaşayan vatandaşlarımız, adli konuların takibi ve iş birliği konusunda da çok faydalı olacağını düşünüyoruz. Kısa bir sürede de inşallah onun atamasını yapacağız. Bu da ikili ilişkilerimizi inşallah pekiştirecek" dedi. "Anavatan garantörlüğü kırmızı çizgimizdir" KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da Bakan Gürlek’e teşekkür ederek, iki ülke arasındaki iş birliğinin her alanda devam etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bakan Oğuz, içinde bulunduğumuz coğrafyadaki meydana gelen savaşlarda anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı. 1960 Garanti Anlaşmasını imzalayanları yad eden Oğuz, "Öyle güzel bir anlaşma yapmışlar ki bugün dünya dahil iç cephe bunu kaldırmaya uğraşıyorlar. Ama o anlaşma ki bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin adada ki varlığını ve garantörlüğünü sağlıyor. Kıbrıs Türk Halkı olarak ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir. Bu tarih boyunca böyle kalacaktır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanımızdadır" Türkiye Cumhuriyeti’nin her alanda KKTC’nin tanınmasında çok büyük katkılar sunduğunun altını çizen Oğuz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 4 defa üst üste bütün dünyaya KKTC’yi tanıyın demesi izolasyonlar altında kalan bir KKTC’nin tanınması yönünde çok büyük bir adımdır" dedi. Ambargolar altındaki bir devletin dış ilişkiler yapmasının önemine değinen Oğuz, "KKTC’nin tanınırlığının arttırılması, uluslararası ilişkilerde çok önemli bir boyuttur. Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanımızdadır. Biz bu şekilde bakıyoruz ve anlamlı buluyoruz" diye konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:26 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Türk işletenli tankere Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Ham petrol taşıyan ‘ALTURA’ isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik bugün Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Türk işletenli bir ticari gemiye yönelik Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırı hakkında açıklama yaptı. Keçeli, "Ham petrol taşıyan ‘ALTURA’ isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik bugün Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz. Saldırıya ilişkin olarak ilgili kurumlarımız tarafından gerekli inceleme ve teknik müdahaleler yapılmakta olup, gemide bulunan 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmiştir. Karadeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölgemiz içerisinde meydana gelen ve uluslararası hukuka aykırı olan bu ve benzeri saldırılar, bölgede can, mal, seyir ve çevre emniyeti bakımından ciddi riskler oluşturmaktadır. Savaşın Karadeniz sathına yayılmasının ve daha da tırmanmasının önlenmesini teminen, ilgili taraflarla temaslarımızı sürdürmekteyiz. Bu doğrultuda ayrıca, ülkemizin bölgedeki ekonomik çıkar ve faaliyetlerinin korunması amacıyla, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkımızı saklı tutuyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: "Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak"
12 Aralık 2025 Cuma - 15:20 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: "Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak" "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci" adlı konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak, kimlik istismarı üzerinden yapılan hukuk dışı faaliyetler sona erecek; siyaset üzerindeki terör, kültür alanları üzerindeki terör, din alanları üzerindeki terör tamamen ortadan kalkacaktır. Terörsüz Türkiye hedefi böyle bir projedir" dedi. Mudanya Üniversitesi’nin düzenlediği "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci" adlı konferansın konuğu Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum oldu. Mudanya Üniversitesi’nde akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelerek Türkiye’nin Terörsüz Türkiye hedefine geçiş aşamasını ve sonrasında elde edeceği kazanımları aktaran Uçum, "Hakikaten bu tarihî bir fırsat; başarmanın eşiğindeyiz ve inanıyorum ki hep birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye arayışı son bir yılın özlemi değildir" Daha önce de Türkiye’yi terörden arındırma girişimleri olduğunu fakat başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerden alınan derslerle Türkiye’nin tarihi bir fırsat eşiğinde olduğunu vurgulayan Uçum, "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci, elbette meseleye yakın tarihler açısından bakanlar tarafından bu sürecin 1 Ekim 2024’te başladığı şeklinde değerlendirilebilir. Belki sembolik bir tarih vermek gerekirse, 1 Ekim 2024 bu sembolizm açısından güçlü bir tarihtir. Çünkü 1 Ekim 2024’te Cumhurbaşkanımız, Meclis’in yasama yılı açılışında devletin yeni paradigmasına ilişkin bir yaklaşım ortaya koydu ve Cumhurbaşkanımızın konuşmasından sonra Sayın Bahçeli, hakikaten Türkiye’nin zor dönemlerinde yüksek bir sorumluluk bilinciyle elini taşın altına koyarak çok önemli tutumlar aldı. 1 Ekim 2024’e bu anlamları verebilirsiniz. Ama terörsüz Türkiye özlemi, Terörsüz Türkiye arayışı son bir yılın ya da son 14 ayın arayışı değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimlerinde özellikle yoğunlaşan "Türkiye’yi terörden arındırmak, Türkiye’yi terör riskinden kurtarmak" çabaları hep önde gelen gündem oldu. Önceki yönetimlerde de Türkiye’yi terörden arındırma konusunda birtakım girişimler olmuştu. 41 yıllık bir süreçten söz ediyoruz. Herkes bir şekilde Türkiye’yi terörden arındırmak, terör riskinden kurtarmak için bir çaba içerisine girmişti. Ama bu çabaların giderek yoğunlaştığı dönem, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yönetimlerinde gerçekleşen girişimlerle ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye ‘Kürt meselesinin’ çözümü olarak bağdaştırılmamalı" Terörsüz Türkiye hedefinin Kürt meselesi diye tabir edilen sorunun çözümü olarak düşünmenin doğru olmadığını, sistematik terörün fiilen sona erdirilmesi anlamına geldiği belirten Uçum, "Bu 14 aylık süreçte ne oldu, ne kazandık, bunları da değerlendirmek gerekiyor. Birincisi; devlet bu konuyu ele alınca, Cumhurbaşkanımızın ülke liderliğinde, Bahçeli’nin cesur kararı ve siyasi liderliğinde, Cumhur İttifakı’nın ve toplumun diğer kesimlerinin büyük desteğinde, DEM yönetiminin soğukkanlı, ölçülü ve yapıcı yaklaşımlarıyla sonuçta bir süreç yönetildi. Ama devlet bu konuyu ele alırken nasıl ele aldı, bunun altını çizmek istiyorum. Devlet, terörsüz Türkiye konusunu bir devlet inisiyatifi olarak başlattığında bunu bir "Kürt meselesi" olarak ele almadı. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bu tamamen sistematik terörün sona erdirilmesi, terör örgütünün fiilen ortadan kaldırılması, demokratik siyaset alanının açılması, demokratik siyaset üzerindeki terör vesayetinin kaldırılması konusu olarak ele alınmalıdır. Bu iki şeyin birbirine karıştırılmaması gerekiyor. Türkiye’de bir Kürt meselesi tartışması öteden beri hep oldu. Ama terörsüz Türkiye hedefine yönelik devlet politikası, Kürt meselesinin çözümüne yönelik bir devlet politikası olarak asla değerlendirilmemelidir. Çünkü Türkiye’de "Kürt meselesi" diye tarif edilen konu aslında geçmişe ait bir sorundur" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye hedefi, kimlik esaslı bir sorun üzerinden ele alınan bir konu değildir" Kimlik hakları üzerinden yapılan yorumları fikri sabotaj olarak değerlendirdiklerini kaydeden Uçum, "Türkiye’de geçmişte kötü pratiklerin yaşandığı, kimliğin reddine dayalı bazı uygulamaların olduğu dönemler artık geride kalmıştır. Elbette demokrasinin geliştirilmesi, genişletilmesi, ufuk reformları, yeni anayasa çerçevesinde toplumun tüm kesimlerine ilişkin çok daha önemli hak ve özgürlükler tarif edilebilir; mevcut hak ve özgürlükler geliştirilebilir. Bunlar artık Türkiye toplumunun tamamına ait konular olarak ele alınır ve değerlendirilir. Bunlar içerisinde elbette Kürt vatandaşlarımızın talepleri de bir kimlik esası üzerinden değil, bu toplumun yurttaşları olarak dikkate alınır. Demokrasi geliştirme meselesi, hukuksal reformlar yapma meselesi, hukuku güçlendirme meselesi ayrı bir mecradır; tüm Türkiye toplumuna, Türk milletinin tamamına aittir. Fakat terörsüz Türkiye hedefi, kimlik esaslı bir sorun üzerinden ele alınan bir konu değildir. Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak, kimlik istismarı üzerinden yapılan hukuk dışı faaliyetler sona erecek; siyaset üzerindeki terör, kültür alanları üzerindeki terör, din alanları üzerindeki terör tamamen ortadan kalkacaktır. Terörsüz Türkiye hedefi böyle bir projedir. Terörsüz Türkiye hedefini, Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir proje gibi gösterip kimlik hakları üzerinden birtakım müzakereler yürütmeye çalışanlar bu işin nitelik farkını görmüyor ya da bilinçli olarak karıştırıyorlar. Terörsüz Türkiye hedefinin Kürt meselesiyle bu anlamda bir bağlantısı olmadığı için ve bugün dünyamızda geçmişte kaldığını söylediğimiz nitelikte bir Kürt meselesi olmadığı için terörsüz Türkiye hedefiyle Kürt vatandaşlarımızı özdeşleştirip onların demokratik taleplerini bir kimlik grubu üzerinden buraya bağlayan yaklaşımları riskli fikir manipülasyonları olarak görüyoruz. Hatta bunun üzerine yapılan yorumların sürece yönelik fikrî sabotajlar olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. "Türkiye 14 aylık süreçte ciddi kazanım elde etti" Artık basın ve yayın organlarında şehit haberleri duyulmadığına dikkat çeken Uçum, "Şimdiye kadar geçen 14 aylık süreçte neler yapıldı, neler elde edildi diye baktığımızda, terör örgütünün kurucusu 27 Şubat’ta bir deklarasyon yayımladı. Bu 27 Şubat deklarasyonu şu içeriğe sahipti, birincisi, ayrılıkçı taleplerinden tümden vazgeçildiğini ortaya koyuyordu. "Ayrı bir ulus-devlet hedefimiz yok" diyordu. "Siyasi özerklik hedefimiz yok" diyordu. Kültürel realist diye tanımladığı "kültürel hesaplara dayalı birtakım taleplerimiz yok" diyordu ve ortaya koyan deklarasyonun içeriğinde, devletle ve toplumla bütünleşme yaklaşımı benimsendiğini ifade ediyordu. Dolayısıyla 52 yıllık bir terör örgütünün bizzat kurucusu, kendi örgütünün hem örgütsel olarak sona ermesi gerektiğini ilan etti hem de örgütün ideolojik-politik varlığına son verdi. 27 Şubat deklarasyonunun asıl anlamı budur. Münfesih terör örgütünün ideolojik-politik ve ontolojik varlığına son verilmesi ve pratik varlığının sona erdirilmesi kararıdır. Sonra 12 Mayıs’ta terör örgütü, kendisini feshettiğine ilişkin kongresini yaptı ve bu karar sonrasında silah bırakma süreçleri başladı. 11 Temmuz’da sembolik silah bırakma töreni yapıldı ve bu süreç hızlanarak devam ediyor. 52 yıldır Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en uzun süreli sistematik teröre dayanan hukuk dışı faaliyetlerin sona erdiği bir dönem yaşadık. Şükürler olsun demek lazım artık şehitlerimiz gelmiyor, insanlarımız ölmüyor. Doğu ve Güneydoğu şehirlerimizde umut arttı, Türkiye toplumunun tamamında umut arttı. Terörle kesintisiz mücadele devam etmesine rağmen terörle mücadelenin maliyeti çok azaldı. Türkiye bu 14 aylık süreçte ciddi bir kazanım elde etmiştir. Bunun da altını özellikle çizmek gerekir" dedi. TBMM’de kurulan komisyon tarihi görev yapıyor TBMM’de kurulan terörsüz Türkiye komisyonunun tarihi görev yaptığını belirterek hazırlayacağı raporun, TBMM geleceği için referans oluşturabileceğine dikkat çeken Uçum, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyon, bence tarihî bir görev yapıyor. Komisyon 5 Ağustos’ta kurulduktan sonra yoğun bir dinleme faaliyeti gerçekleştirdi. Bu dinlemelerde 134 kişi ve kuruluş temsilcisi dinlendi. En son dinleme faaliyetini, komisyonu temsil eden üç milletvekilinden oluşan heyet yaptı; dinlemeler tamamlandıktan sonra da komisyon şu anda raporunu oluşturma aşamasına geçti. Bu komisyon, Meclis’te temsil edilen bir parti hariç bütün partileri bir araya getiren bir komisyon olmasıyla meşruiyeti son derece yüksek bir komisyon olmuştur. Hem siyasi meşruiyeti hem toplumsal meşruiyeti son derece yüksek bir komisyon olan bu yapı, terörsüz Türkiye hedefine yönelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesinin şartlarını hazırlamak bakımından çok ciddi bir misyona sahip olmuştur. Bu komisyonun aralık ayında görev süresi doluyor ve eğer isterse kendi kararıyla iki aylık sürelerle görev süresini uzatabilir. İhtiyaç duyarlarsa bunu da yapabilecek bir komisyondur. Ancak komisyonun hazırlayacağı raporun öngörüye göre üç bölümden oluşması beklenen bu raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bundan sonraki yasama faaliyetleri açısından son derece önemli bir referans belgesi olması beklenmektedir. Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında, raporun ilk bölümünde dinlemelere ilişkin tespitlerin yer alabileceği; ikinci bölüm diyebileceğimiz bölümde geçiş sürecine ilişkin hukuksal düzenlemelere yönelik bir hukuk politikasının önerileceği; üçüncü bölümde ise demokrasiyi ilerletme, geliştirme ve hukuku güçlendirme tespitine uygun bir yaklaşım olacağı görüşü edinilmiştir. Dolayısıyla bu rapor, Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından terörsüz Türkiye’ye geçişin şartlarını hukuken hazırlamak bakımından en temel referans belgelerinden biri olabilir. Bu da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, terörsüz Türkiye’ye geçişte devletin en önemli karar organı olarak çok önemli ve tarihi bir rol oynadığını ortaya koymaktadır" diye konuştu. Terörsüz Türkiye’ye geçiş aşaması nasıl olacak? Silah bırakan terör örgütü için hukuksal düzenleme yapılacağını anlatan Uçum, "Kamuoyunda, geçiş sürecinin terör örgütünün aktif ve destek unsurlarını kapsayan özel bir düzenleme olması konusunda da değerlendirmeler yapıldığını biliyoruz. Anayasaya göre aynı durumda olanlara aynı kurallar uygulanır; farklı durumda olanlara da farklı kurallar uygulanır. Eğer farklı durumda olanlara farklı kurallar uygularsanız, bu eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Geçiş sürecine ilişkin hukuk konusunda komisyonun geliştireceği hukuk politikası, kendisini feshetmiş terör örgütünün mensuplarıyla sınırlı bir düzenleme içerecektir. Bu da anayasanın eşitlik ilkesi açısından bir tartışma konusu oluşturmaz. Peki terör örgütü mensuplarının hepsine aynı statü tanımlanıp aynı şekilde mi düzenleme yapılmalıdır? Bu konuda edindiğimiz tecrübelere göre, farklı kategorilerde değerlendirmenin daha doğru olacağı yönünde bir yaklaşım bulunmaktadır. Dolayısıyla hiç suç işlememişler, hafif suç işlemişler, ağır suç işlemişler, üst düzey yöneticiler, sade üyeler gibi farklı kategoriler üzerinde hukuksal düzenlemeler gündeme gelebilir. Bunu, hukuk politikasını komisyon raporu hazırladığında göreceğiz. Türkiye’nin geçiş süreci adım adım ilerliyor. Şu an komisyonun rapor oluşturma aşamasındayız. Komisyon raporunu ay sonuna kadar oluşturursa, 2026’nın ilk ayları içerisinde geçiş sürecine ilişkin hukuki düzenlemeler de Meclis’in gündemine gelir. Bu hukuki düzenlemelerin yapılabilmesi için devletin yetkili kuruluşlarının açıkladığı, Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında perspektif olarak ortaya koyduğu, Meclis Başkanımızın da zaman zaman ifade ettiği üzere bu fesih sürecinin, silah bırakma sürecinin, örgütün sona erme sürecinin tam olarak gerçekleşmesinin pratik teyitlerine ihtiyaç vardır. Sürece baktığımızda, bu konuda ciddi ilerlemeler olduğu görülüyor. Mağaralar boşaltılıyor, silahlar toplanıyor ve sürecin daha da ilerleyeceği yönünde değerlendirmeler ve bilgiler paylaşılıyor. Dolayısıyla bu pratik teyit süreçleri nihai olarak tamamlanınca, bu yasal düzenlemelerin de en kısa sürede Meclisimiz tarafından kabul edileceği ve Cumhurbaşkanımız tarafından Resmî Gazetede yayımlanacağı öngörülebilir. Dikkat edilmesi gereken şudur, pratik teyitlerle ilgili bir takım aksamalar, geçiş sürecinin unsurları tarafından veya sürecin muhatapları tarafından yaşatılırsa, hukuk birleştirme süreci açısından bu bir probleme dönüşebilir. O nedenle oradaki unsurların da bu işin hukukunun oluşmasını istiyorlarsa süreci hızlandırma bakımından yüksek bir sorumluluk içinde hareket etmeleri beklenen durumlardan biridir" ifadelerini kullandı. "Başarmaya çok yakınız" Terörsüz Türkiye’nin çözüme kavuşmasıyla birlikte önemli kazanımlar elde edileceğini ifade eden Uçum, "Bu model hakikaten Türkiye’ye özgü bir modeldir. Türkiye bu modeli başardığında, çatışma çözümleri literatürüne çok büyük ve ciddi bir katkı yapmış olacaktır. Şu anda geldiğimiz nokta, değerli arkadaşlar, son derece umutlu olmamız gereken bir noktadır. Başarmanın eşiğine geldik, hakikaten bunu inanarak söylüyorum, başarmanın eşiğine geldik. Tabii ki bir takım fikrî sabotajlar, fiilî sabotajlar oluyor, istihbarat örgütlerinin bu süreci sabote etmek için hem dijital mecralarda hem sahadaki faaliyetlerde girişimlerde bulunduğu biliniyor. Türkiye bu sorunu çözerse Cumhuriyet’in bir yükseliş dönemi yaşayacağı herkes tarafından fark ediliyor. Dolayısıyla zorlukları olan bir süreç ama bu zorluklara rağmen çok ciddi bir mesafe kat ettiğimizi görüyorum. Çok iyi bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülke liderliği ile Bahçeli’nin her daim gösterdiği cesur ve kararlı yaklaşımları, Meclis’in büyük bir kısmının ortaya koyduğu irade ve toplumun geniş desteğiyle bugünlere geldik. Terörsüz Türkiye hedefinde başarıya ulaşacağımızı gösteren umutlarımız artıyor. Hakikaten bu tarihî bir fırsat; başarmanın eşiğindeyiz ve inanıyorum ki hep birlikte başaracağız" dedi.
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti
12 Aralık 2025 Cuma - 14:57 MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı kabul etti. Görüşme sonrası yapılan ortak açıklamada sürecin 2. aşamasına geçildiği ve yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu vurgusu yapıldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı heyetinde yer alan TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlık görevini üstlenen Asrın Hukuk Bürosu Üyesi Faik Özgür Erol ile Meclis’teki makamında bir araya geldi. Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Basın kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı. Çok verimli bir görüşmenin gerçekleştiğini ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "2 Aralık tarihinde İmralı’da yapmış olduğumuz görüşme ve daha sonrasında yaşanan tartışmalara dair sayın Bahçeli ve heyetini bilgilendirdik. Sürecin geldiği aşamaları konuştuk Bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da istişarelerde bulunduk. Sürecin geldiği aşama itibari ile yeni bir zemin üzerinde ya da yeni bir aşama üzerinde ilerlemek gerektiğini düşünüyoruz İkinci aşamaya geçtiğimizi söylemek gerekiyor. İkinci aşamada da yasal hukuki bir zemine ihtiyaç var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yasal düzenleme elbette ki bir barış yasası olmalıdır. Şimdi bundan sonra hem komisyonun hem siyasi partilerin yapacağı çalışmalar bu düzeyde önemli olacaktır. O yüzden biz de kendi görüşlerimizi Bahçeli’ye aktardık. Yasaya dair beklentilerimizi ve kendilerinin katkılarını istedik" dedi. Buldan’dan sonra açıklamada bulunan MHP Lideri Bahçeli, Pervin hanımın açıklıkla ifade ettiğini ve her cümlesine imzasını attığını söyledi.
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti
12 Aralık 2025 Cuma - 14:49 MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı kabul etti. Görüşme sonrası yapılan ortak açıklamada sürecin 2. aşamasına geçildiği ve yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu vurgusu yapıldı.MHP Lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı heyetinde yer alan TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlık görevini üstlenen Asrın Hukuk Bürosu Üyesi Faik Özgür Erol ile Meclis’teki makamında bir araya geldi. Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Basın kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı. Çok verimli bir görüşmenin gerçekleştiğini ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "2 Aralık tarihinde İmralı’da yapmış olduğumuz görüşme ve daha sonrasında yaşanan tartışmalara dair sayın Bahçeli ve heyetini bilgilendirdik. Sürecin geldiği aşamaları konuştuk Bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da istişarelerde bulunduk. Sürecin geldiği aşama itibari ile yeni bir zemin üzerinde ya da yeni bir aşama üzerinde ilerlemek gerektiğini düşünüyoruz İkinci aşamaya geçtiğimizi söylemek gerekiyor. İkinci aşamada da yasal hukuki bir zemine ihtiyaç var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yasal düzenleme elbette ki bir barış yasası olmalıdır. Şimdi bundan sonra hem komisyonun hem siyasi partilerin yapacağı çalışmalar bu düzeyde önemli olacaktır. O yüzden biz de kendi görüşlerimizi sayın Bahçeli’ye aktardık. Yasaya dair beklentilerimizi ve kendilerinin katkılarını istedik" dedi.Buldan’dan sonra açıklamada bulunan MHP Lideri Bahçeli, Pervin hanımın açıklıkla ifade ettiğini ve her cümlesine imzamı attığını söyledi. (HT
Başkan Doğan: "İki önemli kavşak projesinde sona yaklaşıldı"
12 Aralık 2025 Cuma - 14:04 Başkan Doğan: "İki önemli kavşak projesinde sona yaklaşıldı" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Recep Tayyip Erdoğan (RTE) Bulvarı’ndaki Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı’nda sona yaklaşıldığını, AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı’nda ana imalatların tamamlandığını, Kenan Şara Köprüsü çalışmalarının ise gelecek hafta başlayacağını açıkladı. Başkan Halit Doğan, RTE Bulvarı ile Kenan Şara Köprülü Kavşağı’ndaki çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. RTE Bulvarı üzerinde yapımı süren Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı’nda imalatların son aşamaya geldiğini belirten Başkan Doğan, alt geçit kazısı ve yol çalışmaları öncesi ekiplerin hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğunu ifade etti. Doğan, aynı güzergâhtaki AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı’nda ise fore kazık, temel, perde ve prekast kiriş yerleştirme işlemlerinin bitirildiğini, toprakarme çalışmalarının da kısa sürede tamamlanacağını aktardı. Başkan Doğan, projeler hakkında şu bilgileri verdi: "Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı üzerinde bulunan Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı imalatındaki çalışmalarımızda sona yaklaştık. Ekiplerimiz alt geçit kazı çalışmaları ve yol çalışmaları öncesi son çalışmaları gerçekleştiriyorlar. AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı imalatında ise fore kazık, temel, perde ve prekast kiriş yerleştirme çalışmalarını tamamladık. Toprakarme çalışmalarımız da hız kesmeden önümüzdeki süreçte tamamlayacağız. Farklı Seviyeli Kavşak çalışmalarımızdan Kenan Şara Köprüsü Revizyonu ve ek Kol bağlantı çalışmalarında altyapı deplase işlemleri tamamlanmak üzere olup önümüzdeki hafta çalışmalara başlayacağız. Şehrimiz için çalışmaya devam ediyoruz."