POLİTİKA
27 Mart 2026 Cuma - 20:34 Akçadağ Küçük Sanayi Sitesi’nin arazi sorunu çözülüyor AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Akçadağ ilçesinde planlanan sanayi alanlarının arazi sorunlarını görüşmek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı’nı ziyaret etti. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ile yapılan görüşmede, Akçadağ Küçük Sanayi Sitesi alanı için Türkşeker’e ait arazinin devri ve Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projeleri ele alındı. Görüşme sonucunda ilgili birimlere teknik çalışmaların başlatılması yönünde talimat verildi. Ziyaret kapsamında Akçadağ Küçük Sanayi Sitesi’nin kurulması planlanan arazinin mülkiyet durumu ve Türkşeker’den tahsisi konusu öncelikli gündem maddesi oldu. Ayrıca ilçedeki kırsal mahallelerin yerleşim alanlarına dair düzenleme talepleri de Bakan Yardımcısı Gizligider’e iletildi. Bakanlık yetkilileri, sanayi sitesi arazisi ve OSB çalışmaları için Tarım Bakanlığı Daire Başkanlığı ile Türkşeker’in koordineli çalışması yönünde karar aldı. Akçadağ’daki projelerin takibi ve gelinen aşama hakkında bilgi veren AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, "Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider’i ziyaret ederek, özellikle Akçadağ için önemli olan küçük sanayi sitesi alanı için arazinin Türkşeker’den alınması ile ilgili taleplerimizi ilettik. Yine kırsal mahallelerdeki yerleşim alanlarıyla ile ilgili taleplerimizi ilettik. Taleplerimizin çözümü noktasında bakanımız sağ olsun hem Türkşeker’e ve Tarım Bakanlığı Daire Başkanlığına talimat vererek birlikte çalışılıp çözülmesi noktasında yol aldık, mesafe aldık. Yine özellikle Akçadağ’a yapılacak Organize Sanayi Bölgesi ile de yeniden bir çalışma talimatı verildi" açıklamasında bulundu. Akçadağ’ın ekonomik yapısını güçlendirmesi planlanan Organize Sanayi Bölgesi için de yeni bir çalışma süreci başlatıldı. Bakanlıktaki görüşmenin ardından sanayi alanlarının oluşturulması ve kırsal yerleşim sorunlarının giderilmesi için hazırlanan teknik raporların ilgili kurumlara sunulacağı bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 19:58 İstanbul’da Trabzon Tanıtım Günleri başladı İstanbul Trabzon Dernekleri Federasyon tarafından düzenlenen Trabzon Tanıtım Günleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı programla başladı. Programda konuşan Bakan Uraloğlu, "Son 24 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için 2 trilyon lirayı aşan yatırım gerçekleştirdik. Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık" dedi. Trabzon Dernekleri Federasyonu (TDF) tarafından düzenlenen Trabzon Tanıtım Günleri, açılış töreni ile başladı. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBBM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Şatıroğlu, Trabzon Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve çok sayıda partili, STK üyeleri, Trabzonlular katıldı. 26-29 Mart günleri arasında gerçekleşecek tanıtım günleri, tüm vatandaşlara açık olacak. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, "Doğduğun yer değil, doyduğun yer derler ya, biz doyduğumuz yerde de doğduğumuz yeri hiç unutmadık. Trabzon’u tanıttık, Trabzonluyu sevdirdik. Nerede olursak olalım, içimizde bitmeyen bir Karadeniz inadı, bir memleket özlemi taşıdık. Trabzon’umuzu daha güçlü ve refah dolu bir geleceğe taşımak için çalıştık. Bu ruhla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Trabzon’umuzda ulaşım ve iletişim alanında birçok hizmeti hayata geçirdik. Bölünmüş yollar, bitümlü sıcak karışımlı (BSK) yollar yaptık. Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli Zigana Tüneli’ni inşa ettik. Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık. Trabzon Güney Çevre Yolumuzu da iki kesim halinde hayata geçiriyoruz. Birinci etabında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kıymetli hemşehrilerim, hem şehrimizi modern bir kent içi raylı sistemle donatacak hem de hızlı tren ile tanıştıracak dev projelerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla hayata geçiyor" dedi. "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemizin yapım çalışmalarına başladık" Trabzon ve Karadeniz’de gerçekleşmesi planlanan altyapı projelerine değinen Bakan Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Bu sene devamını da ihale edeceğiz. Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte hayata geçirdiğimiz Trabzon Hafif Raylı Sistem hattımızın Akyazı-Havalimanı arasındaki 16,2 kilometre uzunluğundaki 1. etabınının yapım ihalesine de önümüzdeki günlerde çıkacak ve inşa çalışmalarımıza başlayacağız. Yeni Trabzon Havalimanı’nı da 10 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ve 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladık. Şimdi yeni projemiz kapsamında mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz. Yatırım programına aldık, ihalesini yaptık, yer teslimi yaptık. Yakın zamanda temeli atıp, yapım çalışmalarına başlayacağız. Trabzon kalkınırsa Karadeniz yükselir, Karadeniz yükselirse Türkiye güçlenir" diye konuştu. "Son 24 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için 2 trilyon lirayı aşan yatırım gerçekleştirdik" İstanbul’daki altyapı ve tünel inşaatı çalışmalarından bahseden Bakan Uraloğlu, "Kuzey Marmara Otoyolumuzun son kısmını oluşturan Nakkaş-Başakşehir kesimindeki yapım çalışmalarımız tüm hızıyla ilerliyor. Sarıyer Kilyos Tüneli projemiz de İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden önemli bir karayolu projemiz. Tamamlandığında ücretsiz olarak hizmete başlayacak projemizle Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne Sarıyer, Maslak ve Levent bölgelerinden erişimi kolaylaştıracağız. Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve hemen akabindeki Sarıyer-Kilyos Tüneli vasıtasıyla İstanbul Havalimanı’na ve Kuzey Marmara Otoyolu’na hızlıca bağlanmış olacak. Son 24 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için 2 trilyon lirayı aşan yatırım gerçekleştirdik" şeklinde konuştu. Trabzonlu vatandaşların İstanbul’a faydalı katkılar sunduğunu belirten İstanbul Valisi Davut Gül ise, "İstanbul 80 ilden oluşan bir şehir. İstanbul’da görev yaptığımız süre içerisinde ve öncesinde şunu gördük ki, Trabzonlu hemşehrilerimiz yaşadıkları İstanbul’a çok önemli ve faydalı katkılar sunuyor. Bizler bu tanıtım günlerine ev sahipliği yapıyoruz. Bu sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Çevre ve Şehircilik Bakanımızı talimatlandırmasıyla birlikte bu tesisler yapıldı. Hemşehri derneklerimize bu hizmeti sunmaya devam edeceğiz" dedi. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir de, "Kıymetli hemşehriler Trabzon’umuz ülkemizin bugünlere gelmesinde çok büyük bedeller ödeyen Trabzonlu hemşehrilerimizin omzunda yükselmiştir. Çok kıymetli isimler ülkemize hizmet etmiş, ülkemizin birliği ve beraberliği için kardeşliği için Trabzon’u çimento vazifesi görmesine vesile olmuştur. Baktığımızda bugün aklımıza en çok şehit veren memleketin başında Trabzon gelmiştir. 15 yaşındaki Eren Bülbül kardeşimiz bu vatan için toprağa düşmüştür. Ülkemizde görev yapan, burada da bulunan kıymetli siyasi büyüklerimiz, terörün bitmesi için, ülkemizin gelişimi ve beraberliği için çok büyük mücadelenin ortağı olmuşlardır" ifadelerini kullandı.
MHP Kayseri Milletvekili Ersoy’dan Başkan Büyükkılıç’a tebrik ve teşekkür
12 Aralık 2025 Cuma - 15:22 MHP Kayseri Milletvekili Ersoy’dan Başkan Büyükkılıç’a tebrik ve teşekkür MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; TBMM Genel Kurulu Gençlik ve Spor Bakanlığı Bütçe görüşmelerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alarak konuşma yaptı. Ersoy, yaptığı konuşmada Kayseri Büyükşehir Belediyesinin Avrupa’da 700 belediye arasında spor alanında en aktif belediye ödülüne laik görüldüğünü memnuniyetle belirterek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a ve ekibine teşekkürlerini iletti. Konuşmasını sosyal medya hesapları üzerinden de paylaşan Ersoy, şu ifadelere yer verdi; "Gençlik ve Spor Bakanlığı Bütçe Görüşmelerinde yaptığım konuşmada, Kayserispor’u, Erciyes 38 FK’yı ve Melikgazi Kayseri Basketbol Takımımızı şehrimizi başarıyla temsil etmeleri dolayısıyla tebrik ettim. Avrupa’nın ’En İyi Spor Şehri’ unvanının Kayserimize verilmesinden duyduğumuz gururu, Kayserimizin Dünya Spor Başkenti olması için adaylık başvurumuzu yaptığımızı Kayseri Büyükşehir Belediyemizin, Avrupa’da 700 belediye arasında spor alanında en aktif belediye ödülüne layık görüldüğünü büyük bir memnuniyetle paylaştım. Bu kıymetli başarılar dolayısıyla Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Memduh Büyükkılıç’a ve özverili ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Sporun ve sporcularımızın yanında olmaya devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: "Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak"
12 Aralık 2025 Cuma - 15:20 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: "Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak" "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci" adlı konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak, kimlik istismarı üzerinden yapılan hukuk dışı faaliyetler sona erecek; siyaset üzerindeki terör, kültür alanları üzerindeki terör, din alanları üzerindeki terör tamamen ortadan kalkacaktır. Terörsüz Türkiye hedefi böyle bir projedir" dedi. Mudanya Üniversitesi’nin düzenlediği "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci" adlı konferansın konuğu Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum oldu. Mudanya Üniversitesi’nde akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelerek Türkiye’nin Terörsüz Türkiye hedefine geçiş aşamasını ve sonrasında elde edeceği kazanımları aktaran Uçum, "Hakikaten bu tarihî bir fırsat; başarmanın eşiğindeyiz ve inanıyorum ki hep birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye arayışı son bir yılın özlemi değildir" Daha önce de Türkiye’yi terörden arındırma girişimleri olduğunu fakat başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerden alınan derslerle Türkiye’nin tarihi bir fırsat eşiğinde olduğunu vurgulayan Uçum, "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci, elbette meseleye yakın tarihler açısından bakanlar tarafından bu sürecin 1 Ekim 2024’te başladığı şeklinde değerlendirilebilir. Belki sembolik bir tarih vermek gerekirse, 1 Ekim 2024 bu sembolizm açısından güçlü bir tarihtir. Çünkü 1 Ekim 2024’te Cumhurbaşkanımız, Meclis’in yasama yılı açılışında devletin yeni paradigmasına ilişkin bir yaklaşım ortaya koydu ve Cumhurbaşkanımızın konuşmasından sonra Sayın Bahçeli, hakikaten Türkiye’nin zor dönemlerinde yüksek bir sorumluluk bilinciyle elini taşın altına koyarak çok önemli tutumlar aldı. 1 Ekim 2024’e bu anlamları verebilirsiniz. Ama terörsüz Türkiye özlemi, Terörsüz Türkiye arayışı son bir yılın ya da son 14 ayın arayışı değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimlerinde özellikle yoğunlaşan "Türkiye’yi terörden arındırmak, Türkiye’yi terör riskinden kurtarmak" çabaları hep önde gelen gündem oldu. Önceki yönetimlerde de Türkiye’yi terörden arındırma konusunda birtakım girişimler olmuştu. 41 yıllık bir süreçten söz ediyoruz. Herkes bir şekilde Türkiye’yi terörden arındırmak, terör riskinden kurtarmak için bir çaba içerisine girmişti. Ama bu çabaların giderek yoğunlaştığı dönem, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yönetimlerinde gerçekleşen girişimlerle ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye ‘Kürt meselesinin’ çözümü olarak bağdaştırılmamalı" Terörsüz Türkiye hedefinin Kürt meselesi diye tabir edilen sorunun çözümü olarak düşünmenin doğru olmadığını, sistematik terörün fiilen sona erdirilmesi anlamına geldiği belirten Uçum, "Bu 14 aylık süreçte ne oldu, ne kazandık, bunları da değerlendirmek gerekiyor. Birincisi; devlet bu konuyu ele alınca, Cumhurbaşkanımızın ülke liderliğinde, Bahçeli’nin cesur kararı ve siyasi liderliğinde, Cumhur İttifakı’nın ve toplumun diğer kesimlerinin büyük desteğinde, DEM yönetiminin soğukkanlı, ölçülü ve yapıcı yaklaşımlarıyla sonuçta bir süreç yönetildi. Ama devlet bu konuyu ele alırken nasıl ele aldı, bunun altını çizmek istiyorum. Devlet, terörsüz Türkiye konusunu bir devlet inisiyatifi olarak başlattığında bunu bir "Kürt meselesi" olarak ele almadı. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bu tamamen sistematik terörün sona erdirilmesi, terör örgütünün fiilen ortadan kaldırılması, demokratik siyaset alanının açılması, demokratik siyaset üzerindeki terör vesayetinin kaldırılması konusu olarak ele alınmalıdır. Bu iki şeyin birbirine karıştırılmaması gerekiyor. Türkiye’de bir Kürt meselesi tartışması öteden beri hep oldu. Ama terörsüz Türkiye hedefine yönelik devlet politikası, Kürt meselesinin çözümüne yönelik bir devlet politikası olarak asla değerlendirilmemelidir. Çünkü Türkiye’de "Kürt meselesi" diye tarif edilen konu aslında geçmişe ait bir sorundur" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye hedefi, kimlik esaslı bir sorun üzerinden ele alınan bir konu değildir" Kimlik hakları üzerinden yapılan yorumları fikri sabotaj olarak değerlendirdiklerini kaydeden Uçum, "Türkiye’de geçmişte kötü pratiklerin yaşandığı, kimliğin reddine dayalı bazı uygulamaların olduğu dönemler artık geride kalmıştır. Elbette demokrasinin geliştirilmesi, genişletilmesi, ufuk reformları, yeni anayasa çerçevesinde toplumun tüm kesimlerine ilişkin çok daha önemli hak ve özgürlükler tarif edilebilir; mevcut hak ve özgürlükler geliştirilebilir. Bunlar artık Türkiye toplumunun tamamına ait konular olarak ele alınır ve değerlendirilir. Bunlar içerisinde elbette Kürt vatandaşlarımızın talepleri de bir kimlik esası üzerinden değil, bu toplumun yurttaşları olarak dikkate alınır. Demokrasi geliştirme meselesi, hukuksal reformlar yapma meselesi, hukuku güçlendirme meselesi ayrı bir mecradır; tüm Türkiye toplumuna, Türk milletinin tamamına aittir. Fakat terörsüz Türkiye hedefi, kimlik esaslı bir sorun üzerinden ele alınan bir konu değildir. Sistematik terör sona erdirilecek, terör örgütü fiilen ortadan kalkacak, kimlik istismarı üzerinden yapılan hukuk dışı faaliyetler sona erecek; siyaset üzerindeki terör, kültür alanları üzerindeki terör, din alanları üzerindeki terör tamamen ortadan kalkacaktır. Terörsüz Türkiye hedefi böyle bir projedir. Terörsüz Türkiye hedefini, Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir proje gibi gösterip kimlik hakları üzerinden birtakım müzakereler yürütmeye çalışanlar bu işin nitelik farkını görmüyor ya da bilinçli olarak karıştırıyorlar. Terörsüz Türkiye hedefinin Kürt meselesiyle bu anlamda bir bağlantısı olmadığı için ve bugün dünyamızda geçmişte kaldığını söylediğimiz nitelikte bir Kürt meselesi olmadığı için terörsüz Türkiye hedefiyle Kürt vatandaşlarımızı özdeşleştirip onların demokratik taleplerini bir kimlik grubu üzerinden buraya bağlayan yaklaşımları riskli fikir manipülasyonları olarak görüyoruz. Hatta bunun üzerine yapılan yorumların sürece yönelik fikrî sabotajlar olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. "Türkiye 14 aylık süreçte ciddi kazanım elde etti" Artık basın ve yayın organlarında şehit haberleri duyulmadığına dikkat çeken Uçum, "Şimdiye kadar geçen 14 aylık süreçte neler yapıldı, neler elde edildi diye baktığımızda, terör örgütünün kurucusu 27 Şubat’ta bir deklarasyon yayımladı. Bu 27 Şubat deklarasyonu şu içeriğe sahipti, birincisi, ayrılıkçı taleplerinden tümden vazgeçildiğini ortaya koyuyordu. "Ayrı bir ulus-devlet hedefimiz yok" diyordu. "Siyasi özerklik hedefimiz yok" diyordu. Kültürel realist diye tanımladığı "kültürel hesaplara dayalı birtakım taleplerimiz yok" diyordu ve ortaya koyan deklarasyonun içeriğinde, devletle ve toplumla bütünleşme yaklaşımı benimsendiğini ifade ediyordu. Dolayısıyla 52 yıllık bir terör örgütünün bizzat kurucusu, kendi örgütünün hem örgütsel olarak sona ermesi gerektiğini ilan etti hem de örgütün ideolojik-politik varlığına son verdi. 27 Şubat deklarasyonunun asıl anlamı budur. Münfesih terör örgütünün ideolojik-politik ve ontolojik varlığına son verilmesi ve pratik varlığının sona erdirilmesi kararıdır. Sonra 12 Mayıs’ta terör örgütü, kendisini feshettiğine ilişkin kongresini yaptı ve bu karar sonrasında silah bırakma süreçleri başladı. 11 Temmuz’da sembolik silah bırakma töreni yapıldı ve bu süreç hızlanarak devam ediyor. 52 yıldır Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en uzun süreli sistematik teröre dayanan hukuk dışı faaliyetlerin sona erdiği bir dönem yaşadık. Şükürler olsun demek lazım artık şehitlerimiz gelmiyor, insanlarımız ölmüyor. Doğu ve Güneydoğu şehirlerimizde umut arttı, Türkiye toplumunun tamamında umut arttı. Terörle kesintisiz mücadele devam etmesine rağmen terörle mücadelenin maliyeti çok azaldı. Türkiye bu 14 aylık süreçte ciddi bir kazanım elde etmiştir. Bunun da altını özellikle çizmek gerekir" dedi. TBMM’de kurulan komisyon tarihi görev yapıyor TBMM’de kurulan terörsüz Türkiye komisyonunun tarihi görev yaptığını belirterek hazırlayacağı raporun, TBMM geleceği için referans oluşturabileceğine dikkat çeken Uçum, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyon, bence tarihî bir görev yapıyor. Komisyon 5 Ağustos’ta kurulduktan sonra yoğun bir dinleme faaliyeti gerçekleştirdi. Bu dinlemelerde 134 kişi ve kuruluş temsilcisi dinlendi. En son dinleme faaliyetini, komisyonu temsil eden üç milletvekilinden oluşan heyet yaptı; dinlemeler tamamlandıktan sonra da komisyon şu anda raporunu oluşturma aşamasına geçti. Bu komisyon, Meclis’te temsil edilen bir parti hariç bütün partileri bir araya getiren bir komisyon olmasıyla meşruiyeti son derece yüksek bir komisyon olmuştur. Hem siyasi meşruiyeti hem toplumsal meşruiyeti son derece yüksek bir komisyon olan bu yapı, terörsüz Türkiye hedefine yönelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesinin şartlarını hazırlamak bakımından çok ciddi bir misyona sahip olmuştur. Bu komisyonun aralık ayında görev süresi doluyor ve eğer isterse kendi kararıyla iki aylık sürelerle görev süresini uzatabilir. İhtiyaç duyarlarsa bunu da yapabilecek bir komisyondur. Ancak komisyonun hazırlayacağı raporun öngörüye göre üç bölümden oluşması beklenen bu raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bundan sonraki yasama faaliyetleri açısından son derece önemli bir referans belgesi olması beklenmektedir. Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında, raporun ilk bölümünde dinlemelere ilişkin tespitlerin yer alabileceği; ikinci bölüm diyebileceğimiz bölümde geçiş sürecine ilişkin hukuksal düzenlemelere yönelik bir hukuk politikasının önerileceği; üçüncü bölümde ise demokrasiyi ilerletme, geliştirme ve hukuku güçlendirme tespitine uygun bir yaklaşım olacağı görüşü edinilmiştir. Dolayısıyla bu rapor, Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından terörsüz Türkiye’ye geçişin şartlarını hukuken hazırlamak bakımından en temel referans belgelerinden biri olabilir. Bu da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, terörsüz Türkiye’ye geçişte devletin en önemli karar organı olarak çok önemli ve tarihi bir rol oynadığını ortaya koymaktadır" diye konuştu. Terörsüz Türkiye’ye geçiş aşaması nasıl olacak? Silah bırakan terör örgütü için hukuksal düzenleme yapılacağını anlatan Uçum, "Kamuoyunda, geçiş sürecinin terör örgütünün aktif ve destek unsurlarını kapsayan özel bir düzenleme olması konusunda da değerlendirmeler yapıldığını biliyoruz. Anayasaya göre aynı durumda olanlara aynı kurallar uygulanır; farklı durumda olanlara da farklı kurallar uygulanır. Eğer farklı durumda olanlara farklı kurallar uygularsanız, bu eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Geçiş sürecine ilişkin hukuk konusunda komisyonun geliştireceği hukuk politikası, kendisini feshetmiş terör örgütünün mensuplarıyla sınırlı bir düzenleme içerecektir. Bu da anayasanın eşitlik ilkesi açısından bir tartışma konusu oluşturmaz. Peki terör örgütü mensuplarının hepsine aynı statü tanımlanıp aynı şekilde mi düzenleme yapılmalıdır? Bu konuda edindiğimiz tecrübelere göre, farklı kategorilerde değerlendirmenin daha doğru olacağı yönünde bir yaklaşım bulunmaktadır. Dolayısıyla hiç suç işlememişler, hafif suç işlemişler, ağır suç işlemişler, üst düzey yöneticiler, sade üyeler gibi farklı kategoriler üzerinde hukuksal düzenlemeler gündeme gelebilir. Bunu, hukuk politikasını komisyon raporu hazırladığında göreceğiz. Türkiye’nin geçiş süreci adım adım ilerliyor. Şu an komisyonun rapor oluşturma aşamasındayız. Komisyon raporunu ay sonuna kadar oluşturursa, 2026’nın ilk ayları içerisinde geçiş sürecine ilişkin hukuki düzenlemeler de Meclis’in gündemine gelir. Bu hukuki düzenlemelerin yapılabilmesi için devletin yetkili kuruluşlarının açıkladığı, Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında perspektif olarak ortaya koyduğu, Meclis Başkanımızın da zaman zaman ifade ettiği üzere bu fesih sürecinin, silah bırakma sürecinin, örgütün sona erme sürecinin tam olarak gerçekleşmesinin pratik teyitlerine ihtiyaç vardır. Sürece baktığımızda, bu konuda ciddi ilerlemeler olduğu görülüyor. Mağaralar boşaltılıyor, silahlar toplanıyor ve sürecin daha da ilerleyeceği yönünde değerlendirmeler ve bilgiler paylaşılıyor. Dolayısıyla bu pratik teyit süreçleri nihai olarak tamamlanınca, bu yasal düzenlemelerin de en kısa sürede Meclisimiz tarafından kabul edileceği ve Cumhurbaşkanımız tarafından Resmî Gazetede yayımlanacağı öngörülebilir. Dikkat edilmesi gereken şudur, pratik teyitlerle ilgili bir takım aksamalar, geçiş sürecinin unsurları tarafından veya sürecin muhatapları tarafından yaşatılırsa, hukuk birleştirme süreci açısından bu bir probleme dönüşebilir. O nedenle oradaki unsurların da bu işin hukukunun oluşmasını istiyorlarsa süreci hızlandırma bakımından yüksek bir sorumluluk içinde hareket etmeleri beklenen durumlardan biridir" ifadelerini kullandı. "Başarmaya çok yakınız" Terörsüz Türkiye’nin çözüme kavuşmasıyla birlikte önemli kazanımlar elde edileceğini ifade eden Uçum, "Bu model hakikaten Türkiye’ye özgü bir modeldir. Türkiye bu modeli başardığında, çatışma çözümleri literatürüne çok büyük ve ciddi bir katkı yapmış olacaktır. Şu anda geldiğimiz nokta, değerli arkadaşlar, son derece umutlu olmamız gereken bir noktadır. Başarmanın eşiğine geldik, hakikaten bunu inanarak söylüyorum, başarmanın eşiğine geldik. Tabii ki bir takım fikrî sabotajlar, fiilî sabotajlar oluyor, istihbarat örgütlerinin bu süreci sabote etmek için hem dijital mecralarda hem sahadaki faaliyetlerde girişimlerde bulunduğu biliniyor. Türkiye bu sorunu çözerse Cumhuriyet’in bir yükseliş dönemi yaşayacağı herkes tarafından fark ediliyor. Dolayısıyla zorlukları olan bir süreç ama bu zorluklara rağmen çok ciddi bir mesafe kat ettiğimizi görüyorum. Çok iyi bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülke liderliği ile Bahçeli’nin her daim gösterdiği cesur ve kararlı yaklaşımları, Meclis’in büyük bir kısmının ortaya koyduğu irade ve toplumun geniş desteğiyle bugünlere geldik. Terörsüz Türkiye hedefinde başarıya ulaşacağımızı gösteren umutlarımız artıyor. Hakikaten bu tarihî bir fırsat; başarmanın eşiğindeyiz ve inanıyorum ki hep birlikte başaracağız" dedi.
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti
12 Aralık 2025 Cuma - 14:57 MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı kabul etti. Görüşme sonrası yapılan ortak açıklamada sürecin 2. aşamasına geçildiği ve yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu vurgusu yapıldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı heyetinde yer alan TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlık görevini üstlenen Asrın Hukuk Bürosu Üyesi Faik Özgür Erol ile Meclis’teki makamında bir araya geldi. Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Basın kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı. Çok verimli bir görüşmenin gerçekleştiğini ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "2 Aralık tarihinde İmralı’da yapmış olduğumuz görüşme ve daha sonrasında yaşanan tartışmalara dair sayın Bahçeli ve heyetini bilgilendirdik. Sürecin geldiği aşamaları konuştuk Bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da istişarelerde bulunduk. Sürecin geldiği aşama itibari ile yeni bir zemin üzerinde ya da yeni bir aşama üzerinde ilerlemek gerektiğini düşünüyoruz İkinci aşamaya geçtiğimizi söylemek gerekiyor. İkinci aşamada da yasal hukuki bir zemine ihtiyaç var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yasal düzenleme elbette ki bir barış yasası olmalıdır. Şimdi bundan sonra hem komisyonun hem siyasi partilerin yapacağı çalışmalar bu düzeyde önemli olacaktır. O yüzden biz de kendi görüşlerimizi Bahçeli’ye aktardık. Yasaya dair beklentilerimizi ve kendilerinin katkılarını istedik" dedi. Buldan’dan sonra açıklamada bulunan MHP Lideri Bahçeli, Pervin hanımın açıklıkla ifade ettiğini ve her cümlesine imzasını attığını söyledi.
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti
12 Aralık 2025 Cuma - 14:49 MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı kabul etti. Görüşme sonrası yapılan ortak açıklamada sürecin 2. aşamasına geçildiği ve yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu vurgusu yapıldı.MHP Lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı heyetinde yer alan TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlık görevini üstlenen Asrın Hukuk Bürosu Üyesi Faik Özgür Erol ile Meclis’teki makamında bir araya geldi. Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Basın kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı. Çok verimli bir görüşmenin gerçekleştiğini ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "2 Aralık tarihinde İmralı’da yapmış olduğumuz görüşme ve daha sonrasında yaşanan tartışmalara dair sayın Bahçeli ve heyetini bilgilendirdik. Sürecin geldiği aşamaları konuştuk Bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da istişarelerde bulunduk. Sürecin geldiği aşama itibari ile yeni bir zemin üzerinde ya da yeni bir aşama üzerinde ilerlemek gerektiğini düşünüyoruz İkinci aşamaya geçtiğimizi söylemek gerekiyor. İkinci aşamada da yasal hukuki bir zemine ihtiyaç var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yasal düzenleme elbette ki bir barış yasası olmalıdır. Şimdi bundan sonra hem komisyonun hem siyasi partilerin yapacağı çalışmalar bu düzeyde önemli olacaktır. O yüzden biz de kendi görüşlerimizi sayın Bahçeli’ye aktardık. Yasaya dair beklentilerimizi ve kendilerinin katkılarını istedik" dedi.Buldan’dan sonra açıklamada bulunan MHP Lideri Bahçeli, Pervin hanımın açıklıkla ifade ettiğini ve her cümlesine imzamı attığını söyledi. (HT
Başkan Doğan: "İki önemli kavşak projesinde sona yaklaşıldı"
12 Aralık 2025 Cuma - 14:04 Başkan Doğan: "İki önemli kavşak projesinde sona yaklaşıldı" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Recep Tayyip Erdoğan (RTE) Bulvarı’ndaki Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı’nda sona yaklaşıldığını, AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı’nda ana imalatların tamamlandığını, Kenan Şara Köprüsü çalışmalarının ise gelecek hafta başlayacağını açıkladı. Başkan Halit Doğan, RTE Bulvarı ile Kenan Şara Köprülü Kavşağı’ndaki çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. RTE Bulvarı üzerinde yapımı süren Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı’nda imalatların son aşamaya geldiğini belirten Başkan Doğan, alt geçit kazısı ve yol çalışmaları öncesi ekiplerin hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğunu ifade etti. Doğan, aynı güzergâhtaki AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı’nda ise fore kazık, temel, perde ve prekast kiriş yerleştirme işlemlerinin bitirildiğini, toprakarme çalışmalarının da kısa sürede tamamlanacağını aktardı. Başkan Doğan, projeler hakkında şu bilgileri verdi: "Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı üzerinde bulunan Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı imalatındaki çalışmalarımızda sona yaklaştık. Ekiplerimiz alt geçit kazı çalışmaları ve yol çalışmaları öncesi son çalışmaları gerçekleştiriyorlar. AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı imalatında ise fore kazık, temel, perde ve prekast kiriş yerleştirme çalışmalarını tamamladık. Toprakarme çalışmalarımız da hız kesmeden önümüzdeki süreçte tamamlayacağız. Farklı Seviyeli Kavşak çalışmalarımızdan Kenan Şara Köprüsü Revizyonu ve ek Kol bağlantı çalışmalarında altyapı deplase işlemleri tamamlanmak üzere olup önümüzdeki hafta çalışmalara başlayacağız. Şehrimiz için çalışmaya devam ediyoruz."