POLİTİKA
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:28 TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:19 Bakan Ersoy Nazilli’de festival açılışına katıldı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesinde İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali’nin açılışına katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesi İsabeyli Mahallesi’nde bu yıl ilki gerçekleştirilen "İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali"ne katıldı. Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet, açılışın ardından stantları gezerek ilçenin ve bölgenin yöresel ürünleri hakkında bilgi aldı. Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Taner Sayın’ın ev sahipliğinde İsabeyli Mahallesi’nde ilk kez düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Ömer Özmen, Seda Sarıbaş, Aydın eski milletvekilleri, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçelerin belediye başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası" Festivalin açılışında konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı için Aydın’a geldiğini ifade ederek, "Aydın, tarihin derin izlerini, doğanın cömertliğini ve çalışkan insanlarının emeğini aynı anda harmanlayan, geçmişiyle geleceği arasında güçlü bir köprü kuran özel bir şehrimiz. İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali, sadece bir etkinlik olmanın çok ötesinde bu toprakların ruhunu, emeğini ve irfanını geleceğe taşıyan güçlü bir iradenin de tezahürü. Aydın tarih boyunca bereketiyle, üretimiyle ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkmış nadide şehirlerimizden biri. Bu topraklar sadece ürün yetiştiren değil aynı zamanda değer üreten, kültür inşa eden ve medeniyet taşıyan bir anlayışın merkezi. Nazilli ise çalışkan insanıyla, üretim gücüyle ve sağlam toplumsal yapısıyla her zaman milletimizin yanında durmuş, değerlerine sahip çıkmış güzide ilçelerimizden biri. Bu festivalde yer alan her bir stant alınterinin, sabrın ve ustalığın bir hikayesini anlatmaktadır. Sergilenen her ürün bu toprakların hafızasını, kimliğini ve ruhunu taşımaktadır. Yöresel lezzetlerimizden el sanatlarımıza kadar her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası. Bizler bu mirası korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Dünyanın zor ve çalkantılı bir dönemden geçtiğine de dikkat çeken Bakan Ersoy, kültürün ve ortak değerlerin bu süreçte daha da önemli hale geldiğini belirtti. Ersoy, bu tür etkinliklerin, toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli buluşmalar olduğuna vurgu yaptı.
Başkan Hallaç, koltuğunu 10 yaşındaki Ebubekir’e devretti
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:24 Başkan Hallaç, koltuğunu 10 yaşındaki Ebubekir’e devretti 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Kahta Belediyesi tarafından anlamlı ve coşku dolu bir etkinlik düzenlendi. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, bu özel günün ruhuna uygun olarak başkanlık koltuğunu Atatürk İlkokulu öğrencisi Ebubekir Eren Şaşmaz’a devretti. Gerçekleştirilen devir teslim programında, Atatürk İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Ebubekir Eren Şaşmaz, okulundan belediyeye ait makam aracıyla alınarak Kahta Belediyesi’ne getirildi. Büyük bir heyecan yaşayan Ebubekir, başkanlık makamına oturarak görevine başladı. 10 yaşındaki genç başkan Ebubekir, park sayısının artırılması, okullarda sosyal etkinliklerin çoğaltılması, çevre temizliğine daha fazla önem verilmesi ve okul kantinlerinde sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaların sunulması yönündeki öneri ve taleplerini dile getirdi. Göreve başlar başlamaz Hüseyin Veli Arı ve Mustafa Taşkıran’ı başkan yardımcısı olarak atayan genç başkan, birim müdürleriyle iletişime geçerek talimatlarını iletti. Özellikle okul kantinlerinin denetlenmesi ve sağlıklı beslenme imkânlarının artırılması konusunda Zabıta Müdürlüğü’ne talimat veren genç başkan, ayrıca İtfaiye Müdürlüğü’ne de gerekli talimatları iletti. Program sonunda konuşan Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, 23 Nisan’ın anlam ve önemine vurgu yaparak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu özel gün, sadece bir bayram değil; aynı zamanda geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklara duyduğumuz güvenin de bir göstergesidir. Bugün çocuklarımızın düşüncelerini dinlemek ve hayallerine ortak olmak bizlere ilham verdi. Kahta Belediyesi olarak çocuklarımızın eğitimine, haklarına ve sosyal gelişimlerine yönelik desteklerimizi artırarak sürdürmeye devam edeceğiz. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum" dedi. Program sonunda Başkan Hallaç, genç başkan ve yardımcılarına çeşitli hediyeler takdim etti. Bu anlamlı gün, çocukların neşeyle hatırlayacağı anların hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştirilmesiyle sona erdi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü altında 7 Daire Başkanlığı kuruldu
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:09 Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü altında 7 Daire Başkanlığı kuruldu Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü altında 7 Daire Başkanlığı kurulduğunu açıkladı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma’ vizyonumuz doğrultusunda, ceza adalet sistemimizin etkinliğini artırmaya devam ediyoruz. ‘Gülistan Doku soruşturması’ gibi toplum vicdanında derin iz bırakan faili meçhul olayların aydınlatılması için bu alanda kurumsal kapasitemizi ayrıca güçlendiriyoruz. Terörden örgütlü suçlara, dijital suçlardan dezenformasyonla mücadeleye, afet süreçlerinden faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına kadar geniş bir alanda ihtisaslaşmayı güçlendiriyoruz. Bu kapsamda Bakanlığımız bünyesinde bugün itibariyle 7 yeni daire başkanlığı kurduk: Adli Emanet Daire Başkanlığı, Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Kamu Düzeni, Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Daire Başkanlığı, Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığı, Terör Suçları Daire Başkanlığı, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Daire Başkanlığı. Hedefimiz; daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemi inşa etmektir. Adaletin Yüzyılı için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çocuklarımıza bırakacağımız miraslardan biri Cumhuriyet ve Demokrasi olacaktır"
23 Nisan 2026 Perşembe - 17:45 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çocuklarımıza bırakacağımız miraslardan biri Cumhuriyet ve Demokrasi olacaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğalının ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizdeki, gönül coğrafyamızdaki ve dünyanın tamamındaki çocuklara barış dolu, mutluluk dolu bir hayat temenni ediyorum. Bilhassa savaş ve çatışmaların yükünü minik omuzlarında taşımak zorunda kalan Filistinli, Lübnanlı çocuklara buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum. 23 Nisan Çocuk Bayramı, dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayramdır. Bu bayramı sizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal’le birlikte tüm devlet büyüklerimizi şehit ve gazilerimizi bir kere daha şükranla anıyorum. Biraz önce ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla bizleri karşılayan tüm çocuklarımızın oluşturduğu bir çiçek bahçesinden geçtik. Ümidin, baharın, mutluluğun müjdesiyle dolup taşan bu çiçek bahçesinde bizleri siz evlatlarımızla bir araya getiren TRT yönetimine teşekkür ediyorum. ‘Gelecek çocukların’ temasıyla bu yıl 48’incisi düzenlenen şenliklerin kendi evlatlarımızın yanı sıra 23 Nisan coşkumuzu paylaşmak üzere şuan aramızda bulunan 27 ülkeden 490 misafirimiz içinde hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı."Savaşın, çatışmanın, kavganın yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamak sizlerin en doğal hakkıdır"23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olmasının yanı sıra Milli Egemenlik bayramı olduğunu da dile getire Erdoğan, "Bu tarih aynı zamanda dün ziyaret ettiğiniz Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılış günüdür. Gazi Meclisimizin kuruluş gününün Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının bizim için çok özel anlamları bulunuyor. Bakın millet olarak bağımsızlığımızı çetin mücadeleler neticesinde kazandık. İstiklal Harbimizi her türlü imkansızlığa rağmen zafere taşıdık. Bu savaşı sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizdi. Tarihimizin böyle önemli bir dönüm noktasını kendi çocuklarımızla birlikte tüm dünya çocuklarına armağan ettik. Siz çocuklara bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri şüphesiz milli iradenin egemenliği yani cumhuriyet ve demokrasi olacaktır. Her birinizin bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacağınıza inanıyoruz" diye konuştu."Biz çocuklar korkmadan uykuya dalsın, bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz"Savaşın, çatışmanın, kavganın yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamanın çocukların en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz içeride demokrasi ve özgürlükleri dışarıda barış ve adaleti savunarak işte bu ideali gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak tüm çabalarımıza rağmen maalesef bölgemizdeki savaşlar ve zulümler devam ediyor. Bu savaşların bedelini ise genellikle masum çocuklar ödüyor. Türkiye olarak ister bölgemizde ister başka yerde olsun. Bütün bu acıları, hüzünleri, hayal kırıklıklarını kalbimizde tüm ağırlığıyla hissediyoruz. Sadece bununla kalmıyor. Acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak, çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ediyoruz. Bütün bunları yaparken tek bir amacımız var. Dünyanın tüm çocuklarının huzur içinde, güven içinde kardeşçe yaşamasıdır. Büyük şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk, ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk’ diyerek anlattığı ay yüzlü gül kokulu çocukların yarınlarına güvenle bakmasını diliyoruz. Biz bütün çocuklar, bütün gençler okullarına güle oynaya gitsin, en güzel, en kaliteli eğitimi alsın istiyoruz. Biz çocuklar korkmadan uykuya dalsın. Bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz. Yani kendi çocuklarımız için ne istiyorsak Asya’dan Afrika’ya tüm çocuklar içinde aynı güzellikleri samimiyetle istiyoruz" şeklinde konuştu."Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz"Türkiye’nin geleceğini çocukların şekillendireceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerden de Gazzeli, Lübnanlı çocuklar başta olmak üzere sıkıntılı günler geçiren kardeşlerinizi dualarınızda unutmamanızı özellikle rica ediyorum. İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğalının ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin. Şunu da hiçbir zaman unutmayın sevgili çocuklar. Her biriniz yarın birer sanatçı, sporcu, bilim adamı, öğretmen, zanaatkar, mühendis, siyasetçi, doktor, iş insanı olarak ülkenize hizmet edeceksiniz. Bu yolculukta zorluklarla karşılaşsanız dahi umutsuzluğa lütfen kapılmayın. Her zorlukla beraber bir kolaylığın her karanlığın sonunda bir aydınlığın her çabanın sonunda inşallah bir başarının olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın" sözlerini söyledi."Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz"Kardeşliğin dilinin bir olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz. Konuştuğunuz diller farklı olsa da sevginin dostluğun dili birdir. Kardeşliğin dayanışmanın, paylaşmanın dili aynı şekilde birdir. Aranızda kardeşliği yüceltmekten, dostluğu yaşatmaktan, barışa inanmaktan hiçbir zaman geri durmayın. Son olarak sizlerden dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmanızı karşınıza çıkan her bilginin doğru her karakterin güvenilir olmadığını asla unutmamanızı istiyorum. Sanal dünyada eğlenceli vakit geçirmek elbette önemlidir. Sizin en doğal hakkınızdır. Ama bu sizi sokakta oynamaktan, kitap okumaktan, spor yapmaktan, dışarıda arkadaşlarınızla doya doya koşturmaktan alıkoymamalıdır. Ben sizin o tertemiz vicdanınıza o tertemiz aklınıza güveniyorum" diye konuştu."Tüm güzellikler siz çocukların olsun"Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğrencileri ve Ayla öğretmeni anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce geçen haftaki saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerimizi ve ayla öğretmenimizi rahmetle iade ediyor acılı ailelerine sabır tedavileri devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Rabbim hiçbir ülkeye ve millete böyle acılar yaşatmasın diyorum. 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kere daha tebrik ederken ailelerinize ve arkadaşlarınıza bizlerden kucak dolusu selam götürmenizi siz çocuklarımızdan rica ediyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun. Tüm güzellikler siz çocukların olsun" dedi.
Bilal Erdoğan, Muş’ta STK temsilcileriyle buluştu
23 Nisan 2026 Perşembe - 17:42 Bilal Erdoğan, Muş’ta STK temsilcileriyle buluştu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na katıldı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na katıldı. Toplantıda sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelen Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara dikkat çeken Erdoğan, bu yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın buruk bir atmosferde idrak edildiğini söyledi. Erdoğan, "Biz de hem cenazelerinde hem taziyelerinde yanlarında olduk. Bir eğitimci, bu konulara çok ilgili dertli bir insan olarak muhakkak bulunmak istedim. Cumhurbaşkanımız da gitmemizi uygun gördüler ve halen hastanede olan çocuklarımızı da ziyaret ettik. Çocuklarımızın ne kadar önemli olduğunu ne kadar kırılgan bir dönemde çocuk yetiştirdiğimizi unutuyoruz. Bunun sadece anne babanın, sadece okuldaki öğretmenin işi olmadığını artık kabul etmemiz lazım. Şimdi karşımda bir çocuk var. Ben bir yetişkin olarak bu çocuğun yetişmesinde şu anda vebal sırtıma bindi. Bu çocukla konuşacağım, selamlaşacağım. Ben çocuğa selam vermek durumundayım ki çocuk selamı öğrensin. Ben çocuğa nezaketle muamele etmek zorundayım ki çocuk nezaketi öğrensin. Ben çocuğa merhametle davranmak zorundayım ki çocuk merhameti öğrensin. Kimse ben bunun dışındayım, benim böyle bir görevim yok diye düşünemez" dedi. Bazı keskin tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, bugüne kadar farklı saiklerle konuyu siyaset zemininde işlevsiz hale getirenlerin artık kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini vurgulayarak, "İşte tam sosyal medya düzenlemesi meclisteyken bu iş oldu. Korkarım eğer bu iş olmasaydı mecliste bu düzenleme kim bilir ne kadar sulandırılacaktı, kim bilir ne kadar zayıflatılacaktı, kim bilir geçmesi kaç hafta sürecekti. Maalesef millet olarak da çocuklarımızı korumak için bu ülkeyi yönetenlerin, oy verdiklerimizin, meclisteki temsilcilerimizin, bakanlarımızın yapmak istedikleri düzenlemeleri, yapılması gereken düzenlemeleri yapması konusunda daha çok talepkar olmamız lazım. Buna engel olanları, bunu yavaşlatanları da ’Bak engel olan da bu’ dememiz lazım diye düşünüyorum çünkü artık çok zaman kaybettik. Çocuklarımızı korumak için halen zamanımız var şeylerini geçtik artık. Bu işi biz 25-30 sene önce iyi bir yola koyabilseydik bugün daha iyi bir noktada olurduk. Milli Eğitim Bakanlığımız bundan önce okulların önüne güvenlikle ilgili bir tedbir almak istediği zaman ilgili işte kuruluş çıkıyor, ’Biz okullarda işte güvenlik istemiyoruz.’ Ondan sonra aynı kuruluş öğretmenleri okula sokmuyor. Düşünebiliyor musunuz? Üzülerek söylüyorum. Kahramanmaraş’ta anneler taziyelerde yanımıza gelip ’Ben çocuğumu nasıl okula koyacağım şimdi?’ dediğimde öğretmenin okula gitmediği yerde ben acaba bu anneye ne diyebilirim diye gerçekten kendimi çok kötü hissettim. Onlar da inşallah yaptıkları hatanın farkına vardılar çünkü öğretmen olmadıktan sonra biz neyi konuşabiliriz ki" ifadelerini kullandı. Erdoğan, herkesin çocuklara karşı duyarlı olması gerektiğini belirterek, çocukların terbiyesi ve eğitiminin bir parçası olarak herkesin kendini sorumlu görmesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, "Bize yol gösterecek olan öğretmen. Yani okulda bir şey oldu öğretmene gittik. Öğretmen bize nasıl davranmamız gerektiğini söyleyecek. Biz öğretmene öğretmenlik öğretmeyeceğiz. Böyle bir yerde öğretmenin elini taşın altından çekmesi mümkün olabilir mi? Yani ben çocuklarımın yanında olmak istiyorum diyen öğretmene ’Hayır, sen gitme okula.’ demek, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu salgın döneminde de yaşadık. Nice cefakar, fedakar eğitim gönüllüleri salgın zamanında çocuklarından ayrı tutuldular. Dolayısıyla bizim öğretmenlerimizi destekleyici rolde eğitime destek olmamız da lazım. Kahramanmaraş olaylarının ardından bir çocuk bayramının gününde belki daha çok düşünmemiz gereken, daha çok kafa yormamız gereken meseleler diye bunlardan başlamak istedim" şeklinde konuştu. Bölgede sürekli savaş, çatışma ya da farklı huzursuzlukların yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, "Böyle bir bölgede Türkiye olarak eğer biz güvende olmak istiyorsak sadece kendi emniyetimizi düşünüyorsak dahi Türkiye olarak biz çok güçlü durmak zorundayız. Türkiye olarak kendi güvenliğimizi sağlamak istiyorsak aynı zamanda bölgemizdeki bütün ülkelerin de güvenliğini sağlamak için çalışıyor olmamız lazım. Yani Türkiye’nin artık savunma hattını bizim Türkiye’nin dışında kurmamız lazım. Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, Kafkaslar’da kurmamız lazım. Oraların istikrarı, oraların stabil olması, oraların müreffeh olması, oraların huzurlu olması aslında Türkiye’nin güçlü ve huzurlu olmasının teminatı olacak. Bunu yapacak gücümüz var mı? O güce erişiyoruz Allah’ın izni ile. İşte o güce erişen Türkiye olarak eğer biz çocuklarımızı kaybedersek, çocuklarımızı böyle bir mefkure, böyle bir tahayyül ufkuna hazırlayamazsak bunları başaramayız. Bunların altı boş kalır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine bir ufuk çizdiğini vurgulayan Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız bize 2023 hedefleri dediği zaman 3 sene sonrasını görmeyen bir Türkiye olmaktan biz buraya geldik. Cumhurbaşkanımız bize 10 yıllık bir ufuk verdi o zaman. Ne dedi başka? 2053 hedefleri dedi. Başka ne dedi? 2071 hedefleri dedi. Bir millet 1 yıl sonrasını görememekten 10 yıl sonrasını görmeye başladı. 2023’te hamdolsun bu kadar global küresel finansal kriz olmasına rağmen, bu kadar bölgemizde savaşlar, çatışmalar olmasına rağmen o gün için çok iddialı hedeflerimize büyük oranda ya ulaştık ya yaklaştık. Dolayısıyla hamdolsun iyi bir imtihan verdik. Yani normal zamanlar olsaydı biz evvel Allah o 2023 hedeflerinin hepsini belki de yakalayıp geçecektik. Şimdi önümüzde 2053 var. Nedir? 30 yıllık bir ufuk koyuyoruz ülkemizin önüne. Ne demek 30 yıllık ufuk? Demek ki bugünün çocukları işte orta yaşta olduğu zaman onların Türkiye’sinin ufku. Türkiye Yüzyılı denilen şeyin şey. Nedir Türkiye Yüzyılı? 21. yüzyıla damgasını vuran, 21. yüzyılda dünyanın meselelerine tesir eden Türkiye. Cumhuriyet’in 2. yüzyılını taçlandırmış bir Türkiye" dedi. Herkesin Sultan Alparslan’ı hayırla yad ettiğini söyleyen Erdoğan, "Sultan Alparslan’ın böyle bir isim yapmasının nasıl bir cesaretle mümkün olduğunu hepimiz takdir edebiliyoruz değil mi? Onun için bütün Müslüman camilerinde sadece Alparslan’ın yönettiği topraklarda değil, onun da ötesinde her yerde Alparslan için dualar ediliyor. Bütün Müslümanların gönüllerini birleştirebilmiş bir liderlik, bir komutanlık sergiliyor Alparslan. Ondan sonra onun üstüne o cesaretle taçlandırıyor. Yani bugün nasıl İslam aleminin neresine gitseniz Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili insanlar dua ediyorlarsa, nasıl Recep Tayyip Erdoğan bugün ümmetin kalplerini birleştirmeyi başarmış. Alparslan o gücün üzerine bu zaferleri inşa etmiş. İşte şimdi o Tayyip Erdoğan’ın birleştirici, gönülleri bir araya getiren ümmetin adeta umutlarında yükselen o duruşunu bizim nice yeni zaferlerle taçlandırmamız lazım" şeklinde konuştu. Soruların cevaplanmasının ardından Erdoğan, beraberindeki heyetle İlim Yayma Cemiyeti Muş Şubesi’ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından Erdoğan, Muş’ta "Gönül Sofrası" programına katıldı. Muş Öğretmenevinde partililerle, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaş ve çocuklarla yemekte bir araya gelen Erdoğan, "Burada güzel yavrularımızla aynı masada yemek yemekten ayrı bir keyif aldığımı muhakkak belirtmeliyim. Çocuklarımıza da afiyet olsun, Rabbim bahtlarını açık etsin. Karşılarına hep güzel insanlar, iyi arkadaşlar çıkarsın. Derslerinde, çalışmalarında başarılı olmalarını nasip etsin. Allah gönüllerine göre versin. Bugün gündemimiz çocuklar. Çocuklarımızın güvenli, emniyetli bir şekilde okullarına devam edebilmeleri gündemde. Fiziki emniyetin ötesinde çocuklarımızın ekran bağımlılığıyla mücadelede oradan nasıl korunacağı, sosyal medya ve türevleri üzerinden çocuklarımızı esir almaya çalışan kötü etkenlerden nasıl korunacakları, şu anda gündemimizde bunlar var. Toplumca inşallah bu geride bıraktığımız musibetten sonra daha dirayetli, daha dik duruşla inşallah bu çocuklarımızın aydınlık yarınlara ulaşmasını sağlayacağız" dedi. Programa, Muş Valisi Avni Çakır, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Vedat Demiröz, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, AK Parti Bitlis İl Başkanı Engin Günceoğlu, belediye başkanları, partililer, İlim Yayma Vakfı üyeleri, Türk Kızılay üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Nisan’da koltuğunu Civan Boran’a devretti
23 Nisan 2026 Perşembe - 17:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Nisan’da koltuğunu Civan Boran’a devretti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti. Kabulde Erdoğan, koltuğunu 5. sınıf öğrencisi Civan Boran Vargün’e devretti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul ederek, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu 5. sınıf öğrencisi Civan Boran Vargün’e devretti. Kabine ve Milli Güvenlik Kurulu gibi önemli toplantıların gerçekleştirildiği salonda bu kez minikler vardı. Minikler hem sorular sordu hem de şiirler okudu. Kendi yazdığı şiir kitabını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye eden 2. sınıf öğrencisi Bengü Yeşilbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı akrostiş şiiri okudu. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı görmek istediği için gözyaşları döken 3. sınıf öğrencisi Mutlucan Korkmaz ise, Erdoğan’ın yanına giderek sarıldı. Mutlucan Korkmaz, daha sonra Ziya Gökalp’in 1912 tarihli "Asker Duası" isimli şiirini okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada yapılan tüm hizmetlerin çocukların geleceği için yapıldığını söyleyerek, "Bu anlamlı günde siz evlatlarımızı milletin evinde ağırlamanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle her birinizin gözlerinden öpüyor, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı yürekten kutluyorum. Sizlerin aracılığıyla tüm çocukların bayramını tebrik ediyorum. Geçtiğimiz hafta milletçe hepimizi ziyadesiyle üzen iki olay yaşadık. Saldırılarda kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, tedavileri devam eden vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. 23 Nisan’ı çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Milli Mücadele’yi başarıyla yöneten Meclisimizin değerli üyelerini saygıyla anıyorum. Burada şunu tüm kalbimle sizlere ifade etmek isterim. Işıl ışıl parlayan gözleriniz, gökyüzü kadar temiz ve masum yüzleriniz, şefkat ve merhamet dolu yüreğinizle her biriniz bizim umudumuzsunuz. Sizin gibi yavrularımızla her buluşmamızda Türkiye’nin aydınlık geleceğine olan inancım daha da artıyor, güçleniyor. Çünkü ileride bu koltuklarda sizler oturacak, bu makamlara inşallah sizler geleceksiniz. Üstlendiğiniz görevlerde ülkenize ve milletinize en güzel şekilde hizmet edeceksiniz. Biliyorum ki aranızdan çok kıymetli isimler çıkacak. Bilimde, sanatta, sporda, siyasette, sivil toplumda, yani hayatın her alanında birer yıldız gibi parlayacaksınız. Yeter ki hayallerinizle aranıza hiçbir engelin girmesine izin vermeyin. Yeter ki kendinize güvenin, başarabileceğinize inanın. Disiplinli bir şekilde çalışmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyin. Gerisi sadece biraz sabır ve zaman meselesidir. Bundan hiçbir şüphe duymadığımı özellikle vurgulamak istiyorum. Bugün ne yapıyorsak sizin hayallerinizi gerçekleştirmeniz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak gözlerinizdeki ışık hayatınız boyunca hiç sönmesin diye yapıyor, bunun samimi mücadelesini veriyoruz. Sizleri seviyor, her birinize inanıyor, güveniyor, hepinizin tek tek gözlerinden öpüyorum. Ailelerinize, öğretmenlerinize ve üzerinizde emeği olan herkese buradan selamlarımı iletiyorum. Ziyaretiniz için teşekkür ediyorum. Hepinize sağlıklı, mutlu ve başarılı ömürler diliyorum" dedi. Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan çocuklara bisiklet hediye ederek, onlarla fotoğraf çektirdi.