POLİTİKA
29 Mart 2026 Pazar - 12:01 Bakan Bayraktar’dan doğal gaz açıklaması Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2028’de tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" dedi. Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı arz güvenliğini sağlamlaştırmak için çalışmalarını sürdüren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kış sezonu sonrasında kısmen boşalan doğal gaz depolarını yeniden dolduruyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depolarımızı yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalışıyoruz." dedi. Doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "Yapacağımız yatırımlarla 2028 yılında, tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" açıklamasını yaptı. Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan iki önemli doğal gaz depolama tesisi bulunuyor. Tuz Gölü ve Silivri’de bulunan bu yer altı depolama tesisleri, doğal gaz tüketiminin arttığı günlerde arz-talep dengesinin sağlanmasına fayda sağlıyor. Depolar doluyor Kışa doğal gaz depoları dolu giren Türkiye, geliştirdiği LNG altyapısı ve kaynak çeşitliliği sayesinde soğuk kış günlerini depolarına çok fazla ihtiyaç duymadan geride bıraktı. Halihazırda depoların doluluk oranı yüzde 71 seviyesinde. Türkiye, küresel arz krizinin yaşandığı dönemde depoları yeniden tam kapasiteyle doldurmak için çalışmalarına da başladı. En büyük tesis Silivri Bir yandan depoların dolumu devam ederken, diğer yandan da depoların kapasitesinin artması için çalışılıyor. Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi, halihazırda 4,6 milyar metreküp depolama kapasitesiyle hizmet veriyor. ‘Denizlerde Avrupa’daki en büyük depolama tesisi’ unvanına da sahip olan Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin kapasitesinin artırılması için çalışmalara devam ediliyor. Silivri’deki kapasitenin 2028’de 6 milyar metreküp çıkarılması planlanıyor. Tuz Gölü’nde de kapasite artıyor Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin kapasitesi ise halihazırda 1,7 milyar metreküpe ulaşmış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tuz Gölü’ndeki bu kapasiteyi de 2032 yılında 8,5 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Depolarımızın boş kalmasını önledik Doğal gaz depolarındaki gaz miktarının normal şartlarda kış aylarından sonra azaldığını, yaz aylarında tekrar doldurularak gelecek kışa hazır hale getirildiğini anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "‘LNG alım kapasitemizi önemli ölçüde artırarak doğal gaz depolarımızın boş kalmasını önledik. Bu nedenle, kış aylarından çıkmamıza rağmen doğal gaz depolarımız yüzde 71 seviyesinde dolu vaziyette. Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimleri ve arz krizini yakından takip ediyor, gerekli adımları atıyoruz. Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depolarımızı yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalışıyoruz." dedi. Yüzde 20’sini depolayabileceğiz Doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla Silivri ve Tuz Gölü’nde toplam depolama kapasitemizi 6,3 milyar metreküpe çıkardık. Depolama konusundaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Yapacağımız yatırımlarla 2028 yılında, tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:52 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" kapsamında etkinlikler düzenleyecek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2 Nisan "Dünya Otizm Farkındalık Günü" kapsamında Nisan ayı boyunca Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Etkinlikler arasında mavi ve kırmızı ışıkla aydınlatılan kamu binaları, seminerler, söyleşiler, yürüyüşler, sosyal ve sportif aktiviteler ile bilgilendirme çalışmaları yer alıyor. Bakanlık, afiş, broşür ve sosyal medya paylaşımlarıyla da otizme dair farkındalığı yaygınlaştıracak. Bakanlık, Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerin toplumsal hayata katılımına yönelik farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" dolayısıyla bu yıl da Nisan ayı boyunca ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenlemeyi planlıyor. Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri hizmet binaları ile bazı tarihi ve simgesel yapılar Otizmi temsilen mavi veya kırmızı ışıkla aydınlatılacak. Seminer, söyleşi, panel, çalıştay ve konferanslar düzenlenip ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla farkındalık yürüyüşleri gerçekleştirilecek. Etkinlikler kapsamında merkezi noktalarda tanıtım stantları kurulacak ve Bakanlık personeli aracılığıyla bilgilendirme faaliyetleri yürütülecek. Sinema gösterimi, tiyatro, piknik ve otizm şenlikleri gibi sosyal etkinliklerin yanı sıra spor karşılaşmalarında farkındalık pankartları kullanılacak, el baskısı atölyeleri ve bowling gibi etkinliklerle farkındalık artırılacak. Öte yandan Bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından afiş, broşür, kamu spotu ve kısa film çalışmaları yürütülecek, otizme yönelik bilgi yarışmaları düzenlenecek ve sosyal medya paylaşımları gerçekleştirilecek. Yerel basın ve yayın organlarında söyleşi ve haber çalışmaları yapılacak, farkındalık videoları ile radyo programları hazırlanarak kamuoyuna sunulacak.
29 Mart 2026 Pazar - 08:46 CHP Genel Başkanı Özel "Benim Adım Özgürlük" programına katıldı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’da düzenlenen "Benim Adım Özgürlük: Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması" etkinliğine katıldı. CHP, Küçükçekmece’de "Benim Adım Özgürlük: Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması" etkinliği düzenledi. Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB’nin tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ile birçok sanatçı ve vatandaş katıldı. Programda çeşitli gösteriler sahnelendi ve şarkılar söylendi. "Sözünü sakınmayan cesur sanatçılara, akademisyenlere, sivil toplum temsilcilerine teşekkür ediyorum" Programda bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Özel, "Bir yılda 100 eylemde buluştuk. Partinin her bir otobüsü 100 bin kilometre yol yaptı. 100 eyleme katılanların sayısı 16 milyona dayandı. Bugün de mücadelemizin 374’üncü gününde bir dost meclisindeyiz. Dilimizde özgürlüğe, aydınlık yarınlara dair şiirler var, şarkılar var. Milli iradeye, yani millete savaş açanlar onlar, kul hakkına girenler onlar, tarihe darbeci olarak geçecek olanlar onlar. Bu millet çok kara kışlar gördü, çok dar yollardan geçti. Her darbede sanatçılar, gazeteciler, aydınlar hedef oldu. Gün oldu tutuklandılar, gün oldu işkencelerden geçtiler ama dik durmaktan, kalemi ve sözü savunmaktan vazgeçmediler. Bugün hapiste olan Merdan Yanardağ’ı, Alican Uludağ’ı, İsmail Arı’yı hasretle ve özlemle kucaklıyorum. Nice siyasetçi, aydın, akademisyen, sivil toplum temsilcisi gibi bugün de kalemini satmayan gerçek gazetecilere, sözünü sakınmayan cesur sanatçılara, akademisyenlere, sivil toplum temsilcilerine teşekkür ediyorum. Önümüzde bakır taslar güneş dolu. Dostların arasındayız, güneşin sofrasındayız. Bütün sanatçılarımızı, Dilek Hanım’ı, İl Başkanımızı, Büyükşehir Belediye Başkanımızı, ilçe belediye başkanlarımızı, biraz önce çıkan tüm ilçe başkanlarımızı bu kez kadın ve gençlik kollarıyla birlikte buraya çağırıyorum. Dostların arasındayız, umudun sofrasındayız" şeklinde konuştu.
Bakan Yerlikaya: "8 Aralık 2024 sonrası gönüllü olarak 578 bin Suriyeli, Suriye’ye geri döndü"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 18:50 Bakan Yerlikaya: "8 Aralık 2024 sonrası gönüllü olarak 578 bin Suriyeli, Suriye’ye geri döndü" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Esad rejiminin devrildiği 8 Aralık 2024 tarihinden bugüne kadar 578 bin Suriyelinin ülkelerine geri döndüğünü açıkladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Suriye iç savaşı başladığında tarihsel mirasımıza ve medeniyet değerlerimize uygun olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Suriyeli kardeşimize insan hakları ve hukuka uygun olarak kucak açtık. En zor zamanlarında onlara umut ışığı olduk. Tam bir yıl önce Suriye özgürlüğüne kavuştu. Suriye’deki zulüm tarihin karanlık sayfalarındaki yerini aldı. Ve 8 Aralık’tan sonra Suriye’de meydana gelen bu tarihi gelişmelerin ardından gönüllü geri dönüşler hız kazandı. Şimdi artık Suriye’den ayrılık, acı ve gözyaşı değil; vatanına, toprağına, akrabalarına yeniden kavuşan Suriyeli kardeşlerimizin haberleri geliyor. Dünyanın farklı ülkelerine sığınmak zorunda bırakılan Suriyeliler, vatanlarını yeniden inşa etmek, ülkelerini çocukları ve torunları için daha güçlü hale getirmek için ana vatanlarına koşuyor" dedi. Esad rejiminin devrildiği 8 Aralık’tan bugüne kadar 578 bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü açıklayan Bakan Yerlikaya, "8 Aralık 2024 sonrası gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli bir olarak 578 bin Suriyeli, ülkemizden Suriye’ye geri döndü. 2016-2025 döneminde ise toplam 1 milyon 318 bin kardeşimiz Suriye’ye gönüllü geri dönüş yaptı. Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü geri dönüş işlemlerini, Göç İdaresi Başkanlığımız koordinesinde ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yüksek hassasiyet ve titizlikle sürdürüyoruz. Türkiye’de bulundukları süre boyunca Türkçe öğrenen ve toplumumuzla güçlü bağlar kuran Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine döndükten sonra da Türkiye ile Suriye halkı arasında birer gönül elçisi olarak bu dostluk köprüsünü yaşatmaya devam edeceklerine yürekten inanıyorum. Bu sürecin yalnızca bir geri dönüş hareketi olmadığını, aynı zamanda komşuluk hukukunun yeniden inşası anlamına geldiğini ifade etmek istiyorum. Dün olduğu gibi gönüllü geri dönüş sürecinde de Suriyeli kardeşlerimizin yanındayız" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Macaristan ile ticaret hedefimiz 10 milyar dolar"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 18:45 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Macaristan ile ticaret hedefimiz 10 milyar dolar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’la Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Orban ile belirlediğimiz 6 milyar dolarlık ticaret hacmimize ulaşmak üzereyiz. Hacim hedefimizi 10 milyar dolar olarak güncellemeyi görüştük" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde resmi törenle karşıladı. Ardından iki lider, heyetler arası görüşmeye geçti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Orban, anlaşmaların imza törenine katıldı. Türkiye ile Macaristan arasında enerji, savunma sanayii, eğitim gibi alanlarda 16 yeni anlaşma imzalandı. İmza töreni sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yıl önce Budapeşte’de düzenlediğimiz toplantımızda ilişkilerimizi geliştirilmiş ortaklık düzeyine çıkarmıştık. Son yıllarda Sayın Orban ile gerek ikili ziyaretler, gerek Türk Dünyası Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlarda birçok görüşmemiz oldu. Geçtiğimiz nisan ayında 4. Antalya Diplomasi Forumu’nda ve akabinde Macaristan’ın ev sahipliğinde Budapeşte’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı gayriresmi zirvesi marjındaki toplantıda Sayın Orban ile bir araya gelmiştim. Dostluk anlaşmasının 100. yılı münasebetiyle ilan ettiğimiz Kültür Yılı kapanış etkinliğini de geçen yıl aralık ayında sayın cumhurbaşkanı ve Sayın Orban ile birlikte yapmıştık. Bugünkü görüşmemizde ikili ilişkilerimizi gözden geçirmekle kalmayıp enerji, ulaştırma, ticaret, savunma ve kültür gibi alanlarda işbirliğimizi daha da geliştirme irademizi teyit ettik. Havacılıktan güvenliğe, teknolojiden kültür ve eğitime münasebetlerimizin ahdi zeminini güçlendirecek muhtelif belgelerin imzasını gerçekleştirdik. Dışişleri ve savunma bakanlarımız ile istihbarat ve savunma sanayii başkanlarımız evvelce tesisinde mutabık kaldığımız ortak istişare mekanizmasının ilk toplantısını yaptılar. Bugün ayrıca ikili ve küresel meselelerin çok daha kurumsal bir şekilde ele alınmasına imkan verecek ortak bir planlama ile dışişleri bakanlarımızın başkanlığında kurulmasını kararlaştırdık. Her iki mekanizmayı, ilişkilerimizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından anlamlı buluyor, bu istişare formatlarının işbirliğimizin güçlendirilmesine ilave katkılarda bulunacağına inanıyorum" dedi. "6 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak üzereyiz" İki ülke arasındaki işbirliğinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyasi ilişkilerimizde eriştiğimiz bu müstesna düzeyin ekonomi alanına yansımalarını da görüyoruz. Sayın Orban’la belirlediğimiz 6 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak üzereyiz. Aramızdaki güçlü ticaret potansiyelini dikkate alarak hacim hedefimizi 10 milyar dolar olarak güncellemeyi görüştük. Mevcut ekonomi ve ticaret mekanizmalarının en verimli şekilde işletilmesinde mutabık kaldık. Pek tabii savunma sanayii alanında somut projeler üzerinden ilerlettiğimiz ortaklıklarımızın ticaret ve yatırımlara müspet etkilerini de görüyoruz. Avrupa’da değişen güvenlik koşulları dikkate alındığında, savunma sanayii işbirliğimizi daha da ileri seviyelere taşıyacak, ortak üretimi de öngören projeleri değerlendiriyoruz. Stratejik önemde gördüğümüz enerji ve ulaştırma konuları da görüşmelerimizde öne çıkan başlıklardandı. Türkiye-Macaristan Bilim ve İnovasyon Yılı olarak ilan ettiğimiz 2025 senesi boyunca araştırma-geliştirmeden dijitalleşmeye, yapay zekâdan girişimciliğe kadar 28 ortak eylemi hayata geçirdik, belirlenen müşterek projelere kaynak aktardık" diye konuştu. Ukrayna’da kalıcı barışın sağlanması vurgusu "Ukrayna konusunda Türkiye olarak savaşın en başından bu yana taraflar arasında adil ve kalıcı tesisi için diplomasinin tüm imkanlarını seferber ediyoruz" diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugünkü görüşmelerimizde Orta Doğu ve Ukrayna’daki gelişmeler dahil olmak üzere güncel, bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldık. Bu noktada Macaristan’ın Türk Dünyası Teşkilatımızın çalışmalarına yaptığı katkılardan duyduğu memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Geçtiğimiz mayıs ayında Macaristan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen gayriresmi zirvemiz, Avrupa Birliği sınırları dahilinde yapılan ilk Türk dünyası zirvesi olması nedeniyle tarihi bir toplantı olmuştur. Stratejik hedefimiz olan Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde Macaristan’ın yapıcı katkılarını ve güçlü desteğini sürdüreceğine eminiz. Ukrayna konusunda Türkiye olarak savaşın en başından bu yana taraflar arasında adil ve kalıcı tesisi için diplomasinin tüm imkanlarını seferber ediyoruz. Bu çerçevedeki gayretlerimiz tüm dünya kamuoyunun malumudur. Bundan sonra da savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz şiarıyla elden gelen gayreti göstereceğiz. Konsey toplantımızın ilişkilerimizin ve halklarımız arasındaki köklü dostluk bağlarının daha da güçlendirilmesine katkıda bulunacağına samimiyetle inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye ile elbette tarihi yakınlıklarımızı dikkate alıyorum" Türkiye ile tarihi yakınlıkarı olduğuna vurgu yapan Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise, "Türkiye Cumhurbaşkanı ile görüştüğümde elbette tarihi yakınlıklarımızı dikkate alıyorum ve bundan yararlanıyorum. Bu tarihi arka plan, görüşmelerimizin değerli bir parçasını oluşturuyor. Söz konusu tarihi bağlar, iki halk ve iki hükümet arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ve derinleşmesine katkı sağlıyor. Macaristan coğrafi olarak batıda yer alıyor ancak batıda bir anlamda yalnız duruyor. Üç büyük dünya kültürü mevcut: Alman (Cermen) dünyası, Slav dünyası ve Latin dünyası. Biz ise bunlardan hiçbirine tam olarak ait olmayan, doğudaki akrabalarını geride bırakmış bir milletiz. Bu nedenle Türk dünyasıyla ilişkimiz bizim için büyük önem taşıyor. Bu her zaman böyleydi" şeklinde konuştu. ’Türk Yüzyılı’ vurgusu Türk-Macar ilişkilerini sürekli geliştirdiklerini belirten Başbakan Orban, "Ancak en önemli gelişme, 2010’dan sonra Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tarihi pencereyi yeniden açmasıdır. ’Yeni bir dönem başlıyor, farklı bir dünya ortaya çıkacak’ dedi ve Türk dünyasının büyük bir enerji toplayacağını, büyük bir planla hareket ettiğini gördüm. Bizi, ’Türk Yüzyılı’ olarak adlandırılan bu vizyon doğrultusunda Türk Devletleri Teşkilatı’na davet etti. Türk-Macar iş birliğini sürekli geliştiriyoruz ve Türk dünyasıyla ilişkilerimizi de karşılıklı olarak daha da güçlendiriyoruz. Macaristan’ın içinde bulunduğu coğrafi ve kültürel çevreye baktığımda gerçekten çaba gösteren ve öne çıkan bir dünya görüyorum; bu da Türk dünyasıdır" diye konuştu. "Sadece Erdoğan başarılı oldu" Ukrayna-Rusya savaşı konusunda barış görüşmelerinde sadece Türkiye’nin başarılı olduğunu söyleyen Başbakan Orban, "Türkiye ile birlikte barıştan yana olmak bizim için çok önemlidir. Ukrayna-Rusya savaşı konusunda da savaş meydanlarının çözüm üretmeyeceğini düşünüyoruz. Eğer savaş alanında çözüm yoksa, barışın sağlanması gerekir. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çabalarını takdirle karşılıyoruz. Bu konuda başarılı tek arabulucu o oldu. Barış yönündeki gayretlerimizi uyumlaştırmak konusunda da mutabık kaldık" dedi.
SBB Meclisi, 57 maddeyi gündeme aldı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 17:18 SBB Meclisi, 57 maddeyi gündeme aldı Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Meclisi Aralık ilk toplantısında toplam 57 madde gündeme alınarak ilgili komisyonlara havale edildi. SBB Meclisi Aralık ayı toplantısının ilk birleşimi, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında meclis binasında yapıldı. Toplantıda 39 gündem, 6 gündem dışı ve 12 gündem önerisi olmak üzere toplam 57 madde ele alındı. Komisyonlara havale edilen maddeler arasında mezar yeri fiyat tarifesinin yanı sıra 2026 yılında uygulanması talep edilen SBB daire başkanlıklarına ait ücret tarifeleri, sokak isim değişiklikleri, ek bütçe talepleri, vergi ve SGK borçlarına karşılık arsa satış yetkisi, imar uygulamaları ve mali konuları içeren maddeler de oy birliği ile kararlaştırılarak daha kapsamlı görüşülmek üzere ilgili komisyonlara havale edildi. Samsunlu şehidin adı baba ocağındaki sokağa verilecek İlgili komisyonlara havale edilen maddeler arasında Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı’ndan meclise sunulan Vezirköprü ilçesi Mezraa Mahallesi’nde bulunan Merkez 20 Sokak’ın adının "Şehit Ulaştırma Er Cihat Şengil Sokak" olarak değiştirilmesi maddesi de yer alıyor. Teklif meclisten geçerse Mersin’in Mut ilçesinde askerlerin sevk edildiği sivil otobüsün şarampole devrilmesi sonucu 4 askerin şehit olduğu kazada ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan Ulaştırma Er Cihat Şengil’in adı baba ocağının bulunduğu sokakta yaşatılacak. Aralık ayı komisyon toplantısı 10 Aralık Çarşamba, meclis toplantısı ise 12 Aralık Cuma günü yapılarak maddeler karara bağlanacak.
Başkan Sandıkçı: "Canik 2. Yeni Bulvar Yolu’nu ilçeye kazandıracağız"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:17 Başkan Sandıkçı: "Canik 2. Yeni Bulvar Yolu’nu ilçeye kazandıracağız" Güvenli ve estetik şehirleşme hamlesini sürdürdüklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, kentsel dönüşüm ve yol çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini belirterek, Canik 2. Yeni Bulvar Yolu’nu ilçeye kazandıracaklarını söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, güvenli ve modern yaşam alanlarını vatandaşlarla buluşturmak için büyük bir gayretle çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Kentsel dönüşüm çalışmaları doğrultusunda ilçedeki depreme dayanıksız ve can güvenliği için tehlike oluşturan binaları ortadan kaldırmaya devam ettiklerini söyleyen Başkan İbrahim Sandıkçı, kentsel dönüşüm çalışmaları ile birlikte yol, sosyal yaşam alanı ve aydınlatma çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerini belirtti. Canik’te gerçekleştirdikleri ulaşım atağıyla ayrıca Canik 2. Yeni Bulvar Yolu’nu da ilçeye kazandıracaklarını vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imize geleceğe yönelik eserler kazandırıyor, güvenli şehirleşme hamlemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Hız kesmeden devam Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi’yle ilçedeki depreme dayanıksız binaları bertaraf etmeye devam ettiklerini ve kentsel dönüşümle güvenli yaşam alanlarını vatandaşlarla buluşturacaklarının altını çizen Sandıkçı, "Canik’imizde depreme dayanıklı ve güvenli yaşam alanları için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Soğuksu Mahallemizde yürüttüğümüz Soğuksu Kentsel Dönüşüm projemizle, mahallemizde yer alan depreme dayanıksız binaların yıkım işlemlerini gerçekleştiriyoruz. 17.5 hektar alanda sürdürdüğümüz kentsel dönüşüm çalışmamızla, can güvenliği için büyük risk oluşturan binalar yerlerini, depreme dayanıklı binalara ve yeni sosyal yaşam alanlarına bırakacak. Hemşehrilerimizi depreme dayanıklı yaşam alanlarıyla buluşturacağımız projemizle, ayrıca ilçemizin çehresine değer katacak, mahallemizi planlı ve modern bir şehir yapısına kavuşturacağız" şeklinde konuştu. Canik’e bir bulvar yolu daha Canik 2. Yeni Bulvar Yolu’nu ilçeye kazandıracaklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, modern şehirleşme hamlesinin bir parçası olan bu çalışmayla, ulaşıma yönelik önemli bir yatırımın daha ilçede hayat bulacağını ifade ederek, "Canik Yeni Bulvar Yolu’nun ardından ilçemize kazandıracağımız Canik 2. Yeni Bulvar Yolu’yla yeni bir ana arter güzergâhını daha ilçemizde hayata geçireceğiz. Şehir içi trafik akışının daha rahat bir hale gelmesine ciddi katkı sunacak olan Canik 2. Yeni Bulvar Yolu, ayrıca hemşehrilerimizin ilçe merkezinden Samsun Şehir Hastanesi’ne kolay ve sorunsuz ulaşımı noktasında önemli bir rol üstlenecek" diye konuştu. "Park alanlarını 144 bin 581 metrekareye yükselttik" Canik’te park ve aydınlatma çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini söyleyen Başkan Sandıkçı, yeni parkların ve aydınlatma çalışmalarının şehir estetiğine katkı sunduğuna işaret ederek, "Canik’imizde sosyal yaşam alanı seferberliğimizi sürdürüyor, yeni parkları, mesire alanlarını, yürüyüş ve bisiklet yollarını hemşehrilerimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Üreten belediyecilik anlayışıyla her mahallemize, çocuklarımızın ve hemşehrilerimizin durak noktası olan yeni parklar kazandırıyoruz. Canik’imizde 79. parkımızı hizmete sunarken, ilçemizdeki park alanlarını 144 bin 581 metrekareye yükselttik. Azim ve gayretle çalışmaya devam ederek şehir estetiğine katkılar sunan, mahallelerimize nefes olan yeni parkları ilçemize kazandırmayı sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2025 yılında bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira olacağını tahmin etmekteyiz"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:34 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2025 yılında bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira olacağını tahmin etmekteyiz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2025 yılında bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira olacağını tahmin etmekteyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin tümü üzerine konuştu. Türkiye ekonomisi ile ilgili değerlendirmede bulunan Yılmaz, "2024 yılı boyunca küresel ölçekte dezenflasyon odaklı parasal sıkılaşmanın dış talepte yol açtığı zayıflamaya ve jeopolitik gerilimlere rağmen, Türkiye ekonomisinde ılımlı ancak istikrarlı bir büyüme performansı sergilenmiştir. Fiyat istikrarını önceleyen politika çerçevesiyle uyumlu bir patikada, 2024 yılı yüzde 3,3’lük büyüme oranıyla tamamlanmıştır. Salgınla başlayan, jeopolitik gerilimler ile enerji, gıda ve tedarik zinciri krizleriyle derinleşen küresel dalgalanmalara karşın, Türkiye ekonomisi istikrarlı büyümesini sürdürerek dünya ekonomisinde olumlu yönde ayrışan ülkeler arasında yer almıştır" ifadelerini kullandı. "Kişi başına milli gelirin yaklaşık 17 bin dolar seviyesine çıktığı görülmektedir" Güçlü büyüme performansıyla milli gelirin Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olan 2023 itibarıyla ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşarak 1 trilyon 130 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Yılmaz, "Kişi başına düşen milli gelir ise 13 bin 243 dolar olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılında kişi başına düşen milli gelirimiz 15 bin doları aşmıştır. 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla GSYH’nin dolar cinsinden yıllıklandırılmış büyüklüğü 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine yükselmiştir. Aynı dönemde yıllıklandırılmış kişi başına milli gelirin ise yaklaşık 17 bin dolar seviyesine çıktığı görülmektedir. Yıl sonu tahminimiz ise 17 bin 748 dolardır. 2025 yılı itibarıyla kişi başına düşen milli gelirimizin bu seviyelere ulaşmasıyla ülkemizin Dünya Bankası’nın Atlas yöntemiyle belirlediği eşik değerleri ilk defa aşarak yüksek gelir grubu ülkeler arasında yer alması öngörülmektedir" dedi. "Türkiye dünyanın 17’nci büyük ekonomisi konumundadır" Türk ekonomisinin gelişmiş ülkelere yakınsama sürecinin devam ettiğini dile getiren Yılmaz, "2024 yılı itibarıyla, nominal dolar bazında Türkiye dünyanın 17’nci büyük ekonomisi konumundadır. 2025 yılı tahminleri ışığında ise Türkiye ekonomisinin 1,5 trilyon dolarlık milli geliri aşması ve 16’ncı büyük ekonomi konumuna yükselmesi beklenmektedir. Satın Alma Gücü Paritesi cinsinden GSYH büyüklüğüne göre ise ülkemiz, dünyanın en büyük 12’nci, Avrupa’nın ise en büyük 5’inci ekonomisi konumunda olup, 2025 yılı tahminleri ışığında İtalya’yı geride bırakarak, dünyanın en büyük 11’inci, Avrupa’nın ise en büyük 4’üncü ekonomisi olması beklenmektedir. Ekonomimizin gelişmiş ülkelere yakınsama süreci devam etmektedir. Ülkemizin kişi başına milli gelirinin AB ülkeleri ortalamasına oranı 2002 yılında yüzde 38 iken 2024 yılında bu oran yaklaşık yüzde 70 olarak gerçekleşmiş, 2025 yılında yüzde 71’i ve 2026 yılında ise yüzde 72’yi aşması öngörülmektedir" şeklinde konuştu. "Aralık ayına yönelik enflasyon görünümü de olumlu seyretmektedir" 2024 yılının Haziran ayında uygulamaya konulan dezenflasyon programı ile dezenflasyon sürecinin Türkiye’de artık kalıcı fiyat istikrarının hedefi doğrultusunda ilerlediğinin açıkça görüldüğünü söyleyen Yılmaz, "Dezenflasyon sürecinin program takvimimizle uyumlu şekilde ilerlemesi, yılın ikinci yarısında çok daha somut biçimde hissedilmiştir. Kasım 2025 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,1 düzeyine kadar gerilemiştir. Temel mal enflasyonunda çok daha belirgin bir düşüşle bu oran yüzde 18,6 olmuştur. Aralık ayına yönelik enflasyon görünümü de olumlu seyretmektedir. Önceliğimiz açık ve nettir. Bütüncül bir yaklaşımla para, maliye, gelirler politikaları ve yapısal dönüşüm adımlarıyla dezenflasyonu kararlılıkla sürdüreceğiz. 2026 yılında enflasyonun yüzde 20’li seviyelerin altına indirilmesi, fiyatlama davranışlarında yapışkanlığın kalıcı olarak kırılması ve 2027 yılından itibaren enflasyonun tekrar tek haneli seviyelere indirilmesi temel hedefimiz olmaya devam edecektir. Bir yandan mali disiplini sürdürürken, diğer yandan yönetilen/yönlendirilen fiyatlar başta olmak üzere maliye politikaları ile enflasyonla mücadeleyi güçlendireceğiz. Ayrıca, sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalarla enflasyonla mücadelemizi bütüncül bir çerçevede kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. "2025 yılı Kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 270,6 milyar dolara ulaşmıştır" Türkiye’nin 261,8 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere karşın dünya ihracatından aldığı yüzde 1,07’lik payı muhafaza ettiğini dile getiren Yılmaz, "Bu dönemde sanayimizin geniş tabanlı ve çeşitlendirilmiş üretim yapısı, küresel belirsizliklere karşı ekonomimize önemli ölçüde dayanıklılık kazandırmış; elde edilen ihracat performansında belirleyici bir unsur olmuştur. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat gelirlerimiz yüzde 3,7 oranında artarak 247,2 milyar dolara ulaşmıştır. 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 270,6 milyar dolara ulaşmıştır. Turizm gelirleri dahil 120 milyar doları aşan hizmet ticaretimiz de ilave edildiğinde, toplam mal ve hizmet ihracatı, hedefimiz olan 390 milyar doların üzerinde gerçekleşecektir. Dış ticaret performansımızı önümüzdeki dönemde daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz. Ticaret hacmimizin temel belirleyicisi olan ticaret ortaklarımızın büyümesi bu yıl yüzde 2,3 oranında beklenmektedir. Küresel ticaretteki belirsizliklere rağmen önümüzdeki üç yılda da ticaret ortaklarımızda büyümenin yüzde 2,5 oranında yukarı yönlü olması ihracatımızı destekleyecektir. Bu gelişmede başta Orta Doğu ve Kuzey Afrika ‘MENA’ ülkelerindeki beklenen büyüme performansı ile Avrupa Birliği ülkelerinde tahmin edilen toparlanma etkili olmaktadır" ifadelerini kullandı. "2025 yılında bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira olacağını tahmin etmekteyiz" 2025 yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,6 olarak tahmin edildiğinin altını çizen Yılmaz, "İçinde bulunduğumuz 2025 yılında; Merkezi yönetim bütçe giderlerinin 14 trilyon 674 milyar lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 12 trilyon 466 milyar lira, bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira, faiz dışı açığın 156 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz. 2025 yılında vergi gelirlerinin 10 trilyon 734 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise 1 trilyon 732 milyar lira olacağını öngörüyoruz. 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde bütçe giderlerinin 18 trilyon 979 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 16 trilyon 266 milyar lira olacağını öngörmekteyiz. Bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının ise yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Deprem nedeniyle bütçe açıklarında yaşanan arızi artış sonrasında, bütçe açığını yeniden Hükümetlerimiz dönemindeki yüzde 3’ün altında olan ortalama seviyeye yaklaştırıyoruz. Hükümetlerimiz döneminde mali disiplin her zaman temel önceliğimiz oldu. Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik. 2002 yılında milli gelire oranla yüzde 14,3 olan faiz giderlerini oldukça düşük seviyelere indirdik" dedi. "Meskenlerde kullanılan elektriğe ortalama yüzde 54, doğalgaza ise yüzde 45 destek verilmektedir" Vatandaşların elektrik ve doğal gazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak öngördüklerini ifade eden Yılmaz, "Halihazırda meskenlerde kullanılan elektriğe ortalama yüzde 54, doğal gaza ise yüzde 45 destek verilmektedir. 2022 yılı Ocak ayı itibarıyla, asgari ücrete kadar tüm çalışanlarımızın ücretlerini vergi dışı tuttuk. Dolayısıyla bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda 2026 yılında 1 trilyon 92 milyar lira vergi istisnası öngörüyoruz. Doğal gaz ve elektrikteki devlet destekleri ile asgari ücret tutarına kadar olan tüm ücretlerin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda, sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar 2 trilyon 382 milyar liraya ulaşmaktadır. Bu tutarın bütçemize oranı yüzde 12,6 seviyesindedir" şeklinde konuştu. "Sanayi üretimi devletin öncülüğü ve desteğiyle özel sektör tarafından hayata geçirilmeye devam etmektedir" Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odağıyla özel sektör önceliğinde büyüme stratejilerini sürdürdüklerini aktaran Yılmaz, "Sürdürülebilir sanayi üretimi devletin öncülüğü ve desteğiyle özel sektör tarafından hayata geçirilmeye devam etmektedir. Bu anlayışla, 2025 yılında 31,7 milyar lira olan yatırım teşvik ödeneklerini 2026 yılında yüzde 58 artışla 50 milyar lira olarak öngörüyoruz. 2002-2025 Eylül döneminde düzenlenen 129 bin 892 teşvik belgesi yatırımcıların Türk ekonomisine olan güvenini artırmıştır. Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarına reel kesimle istişare içinde hassasiyetle yaklaşıyoruz. Ülkemiz ekonomisi ve istihdamında önemli yer tutan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun imalat sanayii sektörlerinde üretimin canlandırılması ve istihdamın korunması amacıyla önemli destekler sağlanmaktadır. Bu çerçevede, 2025 yılında ‘İstihdamı Koruma Destek Programı’ hayata geçirilerek bu sektörlerde istihdamını koruyan KOBİ’lere çalışan başına aylık 2 bin 500 TL destek sağlanmıştır. 2026 yılında bu desteği 3 bin 500 TL’ye çıkarmayı ve kapsamını genişletmeyi planlıyoruz. Yatırımla sağlanan ilave istihdam için sigorta primi işveren hissesi 14 yıl, sigorta primi işçi hissesi desteği için 12 yıl süreyle karşılanmaktadır" ifadelerini kullandı.