POLİTİKA
AK Parti Milletvekili Fırat’tan 28 Şubat uyarısı: "Pusuda bekliyorlar" 28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:47:20 AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, 28 Şubat darbesinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Ramazan ayı genelgesi ve başörtüsü tartışmalarını hatırlatarak, "28 Şubat zihniyeti bitmemiştir, pusuda bekleyen bir vesayet anlayışı olarak varlığını korumaktadır" dedi. Fırat, 28 Şubat sürecinin, "Laiklik elden gidiyor" söylemi üzerinden yürütüldüğünü belirterek, milletin inancına, değerlerine ve demokrasiye sahip çıkarak AK Parti’yi iktidara taşıdığını ve vesayet odaklarına sandıkta en güçlü cevabı verdiğini kaydetti. Ancak 28 Şubat zihniyetinin bitmediğini, pusuda bekleyen bir vesayet anlayışı olarak varlığını koruduğunu dile getiren Fırat, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı genelgesini hedef alan çevrelerin, "laikliğe aykırılık" gerekçesiyle tahkir edici ifadeler içeren bildiriler yayınladığını hatırlattı. Fırat, "Tökezlediğimiz anda muhafazakâr kesime yönelik baskı ve cadı avının yeniden başlatılmak isteneceği açıktır" ifadelerini kullandı. AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat’ın "28 Şubat zihniyeti bitmedi, pusuda bekliyor" başlıklı açıklaması şöyle: "28 Şubat süreci, ’Laiklik elden gidiyor’ yaygarası koparılarak milli iradeye pranga vurulmak istenen karanlık bir dönemdir. Aziz milletimiz, inancına, değerlerine ve demokrasiye sahip çıkarak AK Parti’yi iktidara taşımış, vesayet odaklarına en güçlü cevabı sandıkta vermiştir. Ancak geri çekilmek zorunda kalan bu odakların tamamen ortadan kalkmadığını, fırsat kolladığını asla unutmamalıyız. Yani 28 Şubat zihniyeti bitmemiştir, pusuda bekleyen bir vesayet anlayışı olarak varlığını korumaktadır. Tökezlediğimiz anda muhafazakâr kesime yönelik baskı ve cadı avının yeniden başlatılmak isteneceği açıktır. Üniversitelerde kurulan ikna odalarının mimarı olan bu karanlık zihniyet, şimdilerde ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı vesilesiyle öğrencilerde dayanışma ve paylaşma duygusunu geliştirmeye yönelik hazırladığı genelgeyi hedef almakta, laikliğin arkasına sığınarak tahkir edici ifadelerle bildiriler yayınlamaktadır. Her ne kadar İslam karşıtlığını süslü cümlelerle kamufle etmeye çalışsalar da asıl dertlerinin bu milletin inancı ve değerleri olduğu açıkça görülmektedir. Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’in giyim tarzı nedeniyle hedef alınması tartışmalarında da gördük ki, rövanşizm naraları atan, ’28 Şubat bin yıl sürecek’ diyen anlayışı temsil eden çevreler, AK Parti iktidarının sona ereceği varsayımıyla eski Türkiye hayali kurmaktadır. Geçmişte başörtülü okul birincilerinin, ağızları kapatılıp ’Senin konuşmaya hakkın yok’ denilerek kürsüden indirildiği günleri bu millet unutmadı. O zihniyetin değişmediği, bugün yaşanan hadiseler ışığında bir kez daha görülmektedir. Bugün 29. yıl dönümü dolayısıyla insanlık dışı uygulamalarını anımsattığımız 28 Şubat darbesini lanetliyor, merhum Necmettin Erbakan Hocamızı rahmetle anıyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, aziz milletimizin özgürlük alanını genişletmeye ve demokrasimizi korumaya kararlılıkla devam edecektir".
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:31 Başkan Kavuş: "Hep birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" Konya’nın merkez Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, "Meram büyük bir aile. Bu ailedeki birlik beraberliğimizden güç alarak muhtarlarımız ve hizmet neferleri ilçe kurum müdürlerimizle birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" dedi. Meram Belediye Başkanı Kavuş, Meram muhtarları ve ilçede görev yapan kamu kurumlarının müdürleriyle iftar sofrasında bir araya geldi. Başkan Mustafa Kavuş, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz’ın da katıldığı iftar programında Meram muhtarları ve ilçe kurum müdürleri ile istişarelerde bulundu, belediye hizmetleri hakkında bilgi verdi ve mahallelerin ihtiyaçlarını muhtarlardan dinledi. Başkan Kavuş: "Hep birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" Başkan Kavuş, iftar öncesinde muhtarlar ve kurum müdürleriyle yakından ilgilenerek mahallelerin ihtiyaçları, devam eden yatırımlar ve planlanan projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Yerel yönetim ile mahalleler arasındaki en güçlü bağın muhtarlar olduğunu vurgulayan Kavuş, onların sahadaki gözlemlerinin ve geri bildirimlerinin hizmet kalitesini artırdığını ifade etti. Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğuna dikkat çeken Başkan Kavuş, "Meram’ımız için omuz omuza görev yapan kıymetli muhtarlarımız ve kamu kurumlarımızın değerli müdürleriyle aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Meram büyük bir aile. Bu ailedeki birlik beraberliğimizden güç alarak muhtarlarımız ve hizmet neferleri ilçe kurum müdürlerimizle birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" dedi. Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz da yaptığı konuşmada kamu kurumları ile belediye arasında güçlü bir koordinasyon bulunduğunu belirtti. Bu uyumun ilçeye yapılan yatırımlara ve vatandaş memnuniyetine doğrudan yansıdığını dile getiren Kaymakam Yılmaz, ortaya konulan birlik ve beraberliğin en büyük kazanım olduğunu ifade ederek, "Birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir mesele yoktur. Ortak akıl ve istişare kültürüyle Meram’ı daha güzel yarınlara taşımaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:57 Başkan Yardımcısı Kabak: "Bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" AK Parti Kayseri İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Fatma Kabak, 28 Şubat Postmodern Darbe’nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, "Demokrasi tarihimizde bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" dedi. 28 Şubat’ın topluma yönelik yapılan ağır bir darbe olduğunu söyleyen Fatma Kabak, "28 Şubat darbesinin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bugün bir araya geldik. Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz" dedi. Kabak, 28 Şubat’ı bir daha yaşamamak için milli irade anlayışını daima diri tutacaklarını söyleyerek, "Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:27 Aldemir: "28 Şubat, millet iradesine indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir, 28 Şubat’ın sadece siyasete değil topluma yönelik ağır bir darbe olduğunu belirterek, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Aldemir, 28 Şubat sürecinin 29. yıl dönümü dolayısıyla parti binasında açıklamalarda bulunarak darbe ve darbecilik zihniyetini kınadıklarını söyledi. 28 Şubat’ın sadece siyasete değil topluma yönelik ağır bir darbe olduğunu ifade eden Aldemir, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur" diye konuştu. Sürecin milletin milli ve manevi değerlerini hedef aldığını belirten Aldemir, millet iradesine karşı tankların yürütüldüğünü ve seçilmiş hükümetin görevden el çektirildiğini dile getirdi. Başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik baskıların yaşandığını söyleyen Aldemir, vatandaşların dini hassasiyetleri nedeniyle kamu kurumlarına alınmamaya çalışıldığını ifade etti. AK Parti olarak tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduklarını kaydeden Aldemir, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" ifadelerini kullandı. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik bazı tavırların 28 Şubat zihniyetini hatırlattığını kaydeden Aldemir, demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün önemine dikkat çekti. Aldemir, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi mücadelesidir, bir hak mücadelesidir, büyük Türkiye mücadelesidir. Toplumsal barışımıza kasteden bu anlayış var olduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşacağız." Aldemir, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkeye hizmet etme kararlılıklarını sürdüreceklerini belirterek, demokrasi tarihinde bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerin yaşanmaması için milli irade anlayışını diri tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 00:50 KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Toplantıda söz alan Erhürman, "Kıbrıs Rum Liderliğinin bakış açısına göre Kıbrıslı Türkler azınlık. Kıbrıslı Türklere bakıldığı zaman sadece azınlık haklarını kullanabilirler bakış açısıyla hareket ediliyor" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Söz alan Erhürman, "Öncelikle şunu söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı görevini üstleneli daha dört ay oldu aşağı yukarı. Onun öncesinde seçim döneminde ben Kıbrıs Türk halkı çözüm ister istiyor dediğimde aslında şu soruyla karşılaştığımı hatırlıyorum. Neden Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor? İşte şu anda zaten ortamda bir sorun yok. İnsanlar birbirinden memnun. Bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimiz var. Onun yasama, yürütme, yargı organı var. Bakanlıkları var, milletvekilleri var, meclisi var. Orada bir problem yok. Problem şudur. Kıbrıs Türk halkının bu adadaki hakları bundan ibaret değil. Kıbrıs Türk halkının bu adada başka hakları da var. Ne gibi hakları var? Adanın tamamının üzerindeki güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar Uluslararası ticaret yolları ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Avrupa Birliği olduktan sonra bir de Avrupa Birliği vatandaşlığı yani altı tane konu başlığında Kıbrıslı Türler iki eşit kurucu ortaktan biri. Bu şartla ortak haklardan egemenlik haklarına sahip ve eşit egemenlik haklarına sahiptir" ifadelerini kullandı. "Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erhürman, "Biz seçim döneminde bunu anlattık, şimdi söyleyeceklerimi halkımıza. Bunu anlatarak oy aldık ve göreve geldikten sonra da ne anlattıysak onları masaya koyduk. Masaya koyduğumuz şuydu. Bu benzetmeyi yapalım. Hani maça çıkmadan önce kurallara biliriz ya yani futbol maçıysa işte doksan dakika sürecek. Sonra şöyle olur böyle olur dedik ki biz Birleşmiş Milletlere kuralları net olmasını istiyoruz. Çünkü kaç defalık maç yapıyoruz? Golümüzü atıyoruz. Geçersiz sayıyorsunuz. Beraberlik ilan ediyorsunuz. Bizde Dört maddelik bir metodoloji ortaya koyduk. Dört maddeden birinci maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin açıklamalarında da gördüğümüz bizim açıklamalarımızda da görebileceğimiz bir noktanın altını çiziyordu. O nedir? Türkiye Cumhuriyeti’nde biz de her defasında şu tespiti yaptık. Neden çözüme ulaşılamıyor? Cevap tektir. Çünkü Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor. Tespit net. Baktıkları yerden söylüyorum. Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" ifadelerine yer verdi. Öte yandan toplantı ödül takdimiyle sona erdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz"
17 Şubat 2026 Salı - 23:19 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, "Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma da, girişime de asla izin vermeyeceğiz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Ankara’da AK Parti Sincan İlçe Başkanlığı’nın Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Zorlu yaptığı konuşmada, "Türk milleti binlerce yıllık kadim geçmişini bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir gelecek umuduna doğru taşıyor. Öyle ki Asya’dan Avrupa’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e, Afrika’dan Amerika’ya kadar sözüne itibar edilen, liderlik gücü ve mührüyle bir marka haline gelmiş Cumhurbaşkanımızın liderliğinde artık Türkiyesiz bir masa kurmak neredeyse imkansızlaşmış bir şey. Biz bu liderlikle, güçlü liderliğimizin altında bu davanın temelinde köklü tarihimizi barındırıyor" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Zorlu, "Anadolu’nun bir evladı olarak, sizlerin bir kardeşi olarak söylüyorum. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma, girişime asla izin vermeyeceğiz. Altını özellikle çizmek istiyorum, ülkemizi bir araya getiren değerleri ve birleştirici unsurlarımızı sımsıkı koruyacağız. Üniter devlet yapımızı, milli birliğimizi tehlikeye düşürecek hiçbir adıma da, girişime inanın izin vermeyeceğiz. Sizlere bunun sözünü bir kez daha burada veriyoruz" diye konuştu. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan ise, "Ankara’daki toplam nüfus artışının üçte biri Sincan’da gerçekleşiyor. Nüfus olarak onda birine tekabül etmesine karşın bu artarak devam edecek. Yakında yarısı ve sonra yarısından daha fazlası da Sincan’da gerçekleşecek. Çünkü biliyorsunuz Saraycık gibi inanılmaz büyüyen yeni yaşam alanlarımız var. Çünkü bizim beş tane organize sanayimiz var. Fabrikalarımızın her biri kapasitelerini ikiye katlıyor. Bu, şu anda binleri aşan fabrika sayısının önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde iki binleri bulması demek. Bu Sincan’ın daha ne kadar büyüyeceğini gösteriyor" dedi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, AK Parti Sincan İlçe Teşkilatı yöneticileri ile partililer katıldı.
Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum"
17 Şubat 2026 Salı - 22:12 Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci toplantısı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, Ramazan ayının paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olduğunu hatırlattı. Bursa’da mübarek Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak için Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Bozbey, "Kentimizin işlek caddelerini mahyalarla süsledik. 17 ilçemizde her gün farklı noktalarda iftar sofralarını hep birlikte oluşturacağız. Emirsultan, İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı, Fomara Fevzi Çakmak Katlı Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’nde de sabit iftar noktalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. İftara yetişemeyen hemşehrilerimiz için 14 farklı ulaşım noktasında iftariyelik dağıtımını gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Bursa’daki bin 60 mahallede de teravih namazı sonrası ikramlarda bulunarak paylaşma ve dayanışma kültürünü büyüteceklerini anlatan Başkan Bozbey, "Kent lokantalarında ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca Ramazan desteğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Kültürpark Ramazan Meydanı’nda geleneksel Ramazan atmosferini hep birlikte yaşatacağız. Ramazan ayının kentimize ve ülkemize bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Birliğimizin ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Meclis oturumu, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek"
17 Şubat 2026 Salı - 22:09 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" dedi. TBMM Tören Salonu’nda "Valiler Buluşması Programı" düzenlendi. Programa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 ilin valisi katıldı. Programda konuşan İçişleri Bakanı Çiftçi, "Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" Sorumluluklarının Türkiye’nin huzuru ve güvenliği olduğunu dile getiren Çiftçi, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kardeşliğimizi pekiştirecek yeni bir sayfaya yelken açtık. Terörsüz Türkiye ile 86 milyon hep birlikte ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek, nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek, yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak, bugün de aynı ruhla, aynı inançla, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zira huzur evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir. Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" dedi. "BM’den NATO’ya kadar artık hiçbir kurumun ne fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır" Dünyada yaşanan son gelişmelerin tesadüf olmadığının altını çizen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların yeniden alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız. Venezuela’nın devlet başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi, kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi, uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir" diye konuştu. "Küresel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" Orman kanunlarının uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin başında olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor. Ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle doğruyu dünyanın bütün insanlar için anlatmak ve tahmin etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda sadece kurallar değil, aynı zamanda kavramlar da değişiyor. Örneğin savunma kavramı bundan 20-30 sene evvel başka bir anlama gelirken, başka bir içeriğe sahipken, artık savunma kavramının içerisinde her gün yenilenen teknolojilerle birlikte yeni kavramlar oluşuyor. Örneğin siber güvenlik meselesi sadece savunma alanındaki değişikliklerden bir tanesidir. Çok farklı alanda yeni kavramlarla karşımıza devlet yönetimiyle ilgili yeni gerekler ve sorumluluklar da ortaya çıkıyor. Bütün bunları şunun için söylüyorum: Hem küresel olarak yaşadığımız şartlar hem de yerel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" dedi. "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Şimdi yeni bir dönemin başındayız. Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. Türkiye içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır. Ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi çerçevesinde yerine getirilecektir" ifadelerini kullandı. "Ümit ediyoruz ki Suriye topraklarında bütün halklar, aynı bayrak, idare altında yaşar" Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Ayrıca Suriye’deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye’de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar, kardeşler aynı bayrak altında, aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak, silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik olarak kalkındırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birlik beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de, Suriye’nin de, bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, barışın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir"
17 Şubat 2026 Salı - 21:20 İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, barışın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında Türkiye’nin Afrika Boynuzu’na bakışını net ifadelerle ortaya koydu. Cumhurbaşkanımız, bölgenin meselelerine yine bölge ülkelerinin çözüm üretmesi gerektiğini, Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin rekabet alanına dönüştürülmesine asla rıza göstermeyeceğimizi vurguladı. Bu yaklaşım, Türkiye’nin adalet ve hakkaniyet merkezli dış politikasının en somut göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, Etiyopya’da faaliyet gösteren 200’ü aşkın firmamızın 2,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalı kardeşimize istihdam sağladığını ifade ederek, kalkınma odaklı iş birliğimizin her iki ülke için de kazanç ürettiğini belirtti" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Somaliland’ı tanımasının hiçbir faydası olmadığını söylediğini vurgulayan Duran, "Cumhurbaşkanımız ayrıca, Etiyopya’nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiğimiz önemin altını çizdi. Türkiye olarak bölgenin yeterince acı çektiğini, yeni çatışmalara ve istikrarsızlıklara kapı aralanmaması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bu duruş, barıştan yana, ilkeli ve sorumlu bir diplomasi anlayışının tezahürüdür. Cumhurbaşkanımız, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne Somaliland’a ne de Afrika Boynuzu’na fayda sağlayacağını bir kez daha ifade etti. Ayrıca Etiyopya ile Somali arasında yürüttüğümüz Ankara sürecindeki yapıcı tutumlarından dolayı her iki tarafa da teşekkür ederek, Türkiye’nin barış ve ara buluculuk rolünü kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi.