Son Dakika
|
İran Dışişleri: "Bu saldırıya karşılık vermek, İran’ın meşru hakkı''
İsrail'in İran'a saldırılarında 41 öğrenci hayatını kaybetti
Medvedev: "Barış elçisi bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi"
Türk Hava Yolları’ndan Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Gürsel Tekin göreve devam edecek
Kazakistan’da kafede gaz tüpü patladı: 7 ölü, 19 yaralı
Sanatçı Edis Görgülü İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı
Pakistan, Afganistan'a savaş ilan etti
İstanbul’da yasadışı bahis ve POS tefeciliği soruşturması: 10 gözaltı
MİT ve Emniyetten bombalı eylem hazırlığındaki DHKP-C’lilere operasyon
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Şikarçi: "Bölgedeki tüm ABD üsleri hedef alınacak"
Türk Hava Yolları’ndan Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Ordu’da heyelan: Evler yıkıldı, yol çöktü!
Evde çıkan yangında elektrik kabloları patladı
ABD’li Özel Temsilcisi Barrack, Irak Başbakanı Sudani ile bir araya geldi
Gözaltına alınan şarkıcı Edis hakkında karar
Milano’da tramvay raydan çıktı: 1 ölü, 39 yaralı
POLİTİKA
Küçükoğlu’ndan 28 Şubat açıklaması; ‘’Milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz’’
28 Şubat 2026 Cumartesi - 15:05:45
AK Parti Erzurum İş Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, 28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Başkan Küçükoğlu, ‘Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur’ dedi. !Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır’ diyen Başkan Küçükoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü; ‘Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk.’ Son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’nun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ettiklerini anlatan Başkan Küçükoğlu, ‘Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz.’ Dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:51
Bakan Göktaş: "Kimsenin hayallerinin yarım bırakılmadığı yarınlar için çalışmayı sürdüreceğiz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kimsenin eğitim hakkıyla kimliği arasında kalmadığı, kimsenin hayallerinin yarım bırakılmadığı yarınlar için çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 28 Şubat postmodern darbesine ilişkin videolu mesaj yayımladı. Göktaş, 28 Şubat’ın görünmeyen yaralarını unutmadıklarını belirterek, "O dönemde engellenen, hayatları kısıtlanmak istenen binlerce kadın ve onların yanında duranlar hala hafızalarımızda. Bugün, inançlarımızla ve farklılıklarımızla özgürce bir arada olabiliyorsak bunları unutmadığımız içindir. ‘Bin yıl sürecek’ denilen 28 Şubat’a son veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Kimsenin eğitim hakkıyla kimliği arasında kalmadığı, kimsenin hayallerinin yarım bırakılmadığı yarınlar için çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:44
DMM: "İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:43
AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir"
AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Şubat 2026 Cuma- 13:44
Bakan Uraloğlu: "İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak"
2
27 Şubat 2026 Cuma- 14:23
DEM Parti, Öcalan’ın mesajını paylaştı
3
27 Şubat 2026 Cuma- 16:09
Çifteler Belediyesi hakkında hukuki süreç başlıyor
4
27 Şubat 2026 Cuma- 21:00
Adalet Bakanı Gürlek: "Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor, artık yeni anayasaya ihtiyacımız var"
5
26 Şubat 2026 Perşembe- 21:04
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına müsaade etmeyin"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 00:50
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman "Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Toplantıda söz alan Erhürman, "Kıbrıs Rum Liderliğinin bakış açısına göre Kıbrıslı Türkler azınlık. Kıbrıslı Türklere bakıldığı zaman sadece azınlık haklarını kullanabilirler bakış açısıyla hareket ediliyor" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Sarıyer’de bir otelde gerçekleşen toplantıya katıldı. Söz alan Erhürman, "Öncelikle şunu söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı görevini üstleneli daha dört ay oldu aşağı yukarı. Onun öncesinde seçim döneminde ben Kıbrıs Türk halkı çözüm ister istiyor dediğimde aslında şu soruyla karşılaştığımı hatırlıyorum. Neden Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor? İşte şu anda zaten ortamda bir sorun yok. İnsanlar birbirinden memnun. Bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimiz var. Onun yasama, yürütme, yargı organı var. Bakanlıkları var, milletvekilleri var, meclisi var. Orada bir problem yok. Problem şudur. Kıbrıs Türk halkının bu adadaki hakları bundan ibaret değil. Kıbrıs Türk halkının bu adada başka hakları da var. Ne gibi hakları var? Adanın tamamının üzerindeki güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar Uluslararası ticaret yolları ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Avrupa Birliği olduktan sonra bir de Avrupa Birliği vatandaşlığı yani altı tane konu başlığında Kıbrıslı Türler iki eşit kurucu ortaktan biri. Bu şartla ortak haklardan egemenlik haklarına sahip ve eşit egemenlik haklarına sahiptir" ifadelerini kullandı. "Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erhürman, "Biz seçim döneminde bunu anlattık, şimdi söyleyeceklerimi halkımıza. Bunu anlatarak oy aldık ve göreve geldikten sonra da ne anlattıysak onları masaya koyduk. Masaya koyduğumuz şuydu. Bu benzetmeyi yapalım. Hani maça çıkmadan önce kurallara biliriz ya yani futbol maçıysa işte doksan dakika sürecek. Sonra şöyle olur böyle olur dedik ki biz Birleşmiş Milletlere kuralları net olmasını istiyoruz. Çünkü kaç defalık maç yapıyoruz? Golümüzü atıyoruz. Geçersiz sayıyorsunuz. Beraberlik ilan ediyorsunuz. Bizde Dört maddelik bir metodoloji ortaya koyduk. Dört maddeden birinci maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin açıklamalarında da gördüğümüz bizim açıklamalarımızda da görebileceğimiz bir noktanın altını çiziyordu. O nedir? Türkiye Cumhuriyeti’nde biz de her defasında şu tespiti yaptık. Neden çözüme ulaşılamıyor? Cevap tektir. Çünkü Kıbrıs Rum liderliği iktidarı bu adadaki zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor. Tespit net. Baktıkları yerden söylüyorum. Kıbrıslı Türkler onlar için azınlık" ifadelerine yer verdi. Öte yandan toplantı ödül takdimiyle sona erdi.
17 Şubat 2026 Salı - 23:46
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "CİMER’de 90 bin kişinin görev yaptığı iddiası doğru değildir"
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, "CİMER’de 90 bin kişinin görev yaptığı" iddialarının doğru olmadığını açıkladı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan ’CİMER’de 90 bin kişinin görev yaptığı’ iddiası doğru değildir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nde 90 bin kamu personeli istihdamı söz konusu değildir. Ortaya atılan iddialar, sistemin işleyişine dair yanlış yorumdan kaynaklanmakta ve kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşımaktadır. CİMER, başvuruların ilgili kurumlara yönlendirildiği bir mekanizma olup, her kamu kurumunda bu sürece de destek veren o kurumdan sorumlu bir personel bulunmaktadır. Kamuoyunun kasıtlı oluşturulan yanıltıcı içerik ve paylaşımlara karşı dikkatli olması önem arz etmektedir" denildi.
17 Şubat 2026 Salı - 23:19
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, "Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma da, girişime de asla izin vermeyeceğiz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Ankara’da AK Parti Sincan İlçe Başkanlığı’nın Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Zorlu yaptığı konuşmada, "Türk milleti binlerce yıllık kadim geçmişini bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir gelecek umuduna doğru taşıyor. Öyle ki Asya’dan Avrupa’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e, Afrika’dan Amerika’ya kadar sözüne itibar edilen, liderlik gücü ve mührüyle bir marka haline gelmiş Cumhurbaşkanımızın liderliğinde artık Türkiyesiz bir masa kurmak neredeyse imkansızlaşmış bir şey. Biz bu liderlikle, güçlü liderliğimizin altında bu davanın temelinde köklü tarihimizi barındırıyor" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Zorlu, "Anadolu’nun bir evladı olarak, sizlerin bir kardeşi olarak söylüyorum. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma, girişime asla izin vermeyeceğiz. Altını özellikle çizmek istiyorum, ülkemizi bir araya getiren değerleri ve birleştirici unsurlarımızı sımsıkı koruyacağız. Üniter devlet yapımızı, milli birliğimizi tehlikeye düşürecek hiçbir adıma da, girişime inanın izin vermeyeceğiz. Sizlere bunun sözünü bir kez daha burada veriyoruz" diye konuştu. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan ise, "Ankara’daki toplam nüfus artışının üçte biri Sincan’da gerçekleşiyor. Nüfus olarak onda birine tekabül etmesine karşın bu artarak devam edecek. Yakında yarısı ve sonra yarısından daha fazlası da Sincan’da gerçekleşecek. Çünkü biliyorsunuz Saraycık gibi inanılmaz büyüyen yeni yaşam alanlarımız var. Çünkü bizim beş tane organize sanayimiz var. Fabrikalarımızın her biri kapasitelerini ikiye katlıyor. Bu, şu anda binleri aşan fabrika sayısının önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde iki binleri bulması demek. Bu Sincan’ın daha ne kadar büyüyeceğini gösteriyor" dedi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, AK Parti Sincan İlçe Teşkilatı yöneticileri ile partililer katıldı.
17 Şubat 2026 Salı - 22:12
Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum"
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci toplantısı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, Ramazan ayının paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olduğunu hatırlattı. Bursa’da mübarek Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak için Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Bozbey, "Kentimizin işlek caddelerini mahyalarla süsledik. 17 ilçemizde her gün farklı noktalarda iftar sofralarını hep birlikte oluşturacağız. Emirsultan, İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı, Fomara Fevzi Çakmak Katlı Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’nde de sabit iftar noktalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. İftara yetişemeyen hemşehrilerimiz için 14 farklı ulaşım noktasında iftariyelik dağıtımını gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Bursa’daki bin 60 mahallede de teravih namazı sonrası ikramlarda bulunarak paylaşma ve dayanışma kültürünü büyüteceklerini anlatan Başkan Bozbey, "Kent lokantalarında ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca Ramazan desteğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Kültürpark Ramazan Meydanı’nda geleneksel Ramazan atmosferini hep birlikte yaşatacağız. Ramazan ayının kentimize ve ülkemize bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Birliğimizin ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Meclis oturumu, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
17 Şubat 2026 Salı - 22:09
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" dedi. TBMM Tören Salonu’nda "Valiler Buluşması Programı" düzenlendi. Programa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 ilin valisi katıldı. Programda konuşan İçişleri Bakanı Çiftçi, "Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" Sorumluluklarının Türkiye’nin huzuru ve güvenliği olduğunu dile getiren Çiftçi, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kardeşliğimizi pekiştirecek yeni bir sayfaya yelken açtık. Terörsüz Türkiye ile 86 milyon hep birlikte ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek, nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek, yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak, bugün de aynı ruhla, aynı inançla, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zira huzur evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir. Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" dedi. "BM’den NATO’ya kadar artık hiçbir kurumun ne fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır" Dünyada yaşanan son gelişmelerin tesadüf olmadığının altını çizen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların yeniden alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız. Venezuela’nın devlet başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi, kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi, uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir" diye konuştu. "Küresel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" Orman kanunlarının uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin başında olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor. Ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle doğruyu dünyanın bütün insanlar için anlatmak ve tahmin etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda sadece kurallar değil, aynı zamanda kavramlar da değişiyor. Örneğin savunma kavramı bundan 20-30 sene evvel başka bir anlama gelirken, başka bir içeriğe sahipken, artık savunma kavramının içerisinde her gün yenilenen teknolojilerle birlikte yeni kavramlar oluşuyor. Örneğin siber güvenlik meselesi sadece savunma alanındaki değişikliklerden bir tanesidir. Çok farklı alanda yeni kavramlarla karşımıza devlet yönetimiyle ilgili yeni gerekler ve sorumluluklar da ortaya çıkıyor. Bütün bunları şunun için söylüyorum: Hem küresel olarak yaşadığımız şartlar hem de yerel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" dedi. "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Şimdi yeni bir dönemin başındayız. Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. Türkiye içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır. Ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi çerçevesinde yerine getirilecektir" ifadelerini kullandı. "Ümit ediyoruz ki Suriye topraklarında bütün halklar, aynı bayrak, idare altında yaşar" Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Ayrıca Suriye’deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye’de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar, kardeşler aynı bayrak altında, aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak, silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik olarak kalkındırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birlik beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de, Suriye’nin de, bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 21:20
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, barışın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında Türkiye’nin Afrika Boynuzu’na bakışını net ifadelerle ortaya koydu. Cumhurbaşkanımız, bölgenin meselelerine yine bölge ülkelerinin çözüm üretmesi gerektiğini, Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin rekabet alanına dönüştürülmesine asla rıza göstermeyeceğimizi vurguladı. Bu yaklaşım, Türkiye’nin adalet ve hakkaniyet merkezli dış politikasının en somut göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, Etiyopya’da faaliyet gösteren 200’ü aşkın firmamızın 2,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalı kardeşimize istihdam sağladığını ifade ederek, kalkınma odaklı iş birliğimizin her iki ülke için de kazanç ürettiğini belirtti" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Somaliland’ı tanımasının hiçbir faydası olmadığını söylediğini vurgulayan Duran, "Cumhurbaşkanımız ayrıca, Etiyopya’nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiğimiz önemin altını çizdi. Türkiye olarak bölgenin yeterince acı çektiğini, yeni çatışmalara ve istikrarsızlıklara kapı aralanmaması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bu duruş, barıştan yana, ilkeli ve sorumlu bir diplomasi anlayışının tezahürüdür. Cumhurbaşkanımız, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne Somaliland’a ne de Afrika Boynuzu’na fayda sağlayacağını bir kez daha ifade etti. Ayrıca Etiyopya ile Somali arasında yürüttüğümüz Ankara sürecindeki yapıcı tutumlarından dolayı her iki tarafa da teşekkür ederek, Türkiye’nin barış ve ara buluculuk rolünü kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edecektir" dedi.
17 Şubat 2026 Salı - 21:05
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Kapsamlı yol haritası üzerinde mutabık kaldık"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Etiyopya ile somut projeler üretmeyi hedeflediklerini belirterek, "Mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık" dedi. Enerji alanında bölgesel ve küresel etkinliğini arttıran Türkiye, stratejik bir konumda bulunan Afrika Boynuzu’nda üst üste hamleler yapıyor. Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisi petrol aramak üzere Somali’ye doğru yola çıkarken, Somali’nin komşusu Etiyopya ile de enerji alanında iş birliği anlaşması imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl aranın ardından Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’nin daveti üzerine Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyarette, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu İtefa ‘Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na imza attı. Buna göre iki ülke elektrik, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında ortak projeler geliştirecek. Hidroelektrik santrali ekipmanlarının ve elektrik türbinlerinin üretimi ve kurulumuna yönelik iş birliği yapılacak. Başta elektrik üretim, iletim ve dağıtım sektörleri olmak üzere kamu kurumlarının ve özel şirketlerin enerji altyapı projelerine yönelik yatırımlar desteklenerek, ilgili kurumlar arasında bilgi ve tecrübe aktarımı sağlanacak. Ticarette 1 milyar dolar hedefi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde Türkiye-Etiyopya Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 9. Dönem Toplantısı için de imzalar atıldı. Eş başkanlar Bakan Bayraktar ile Etiyopya Maliye Bakanı Ahmed Shide, KEK tutanağını imzaladı. Tutanak ile ortak fayda ve kazan-kazan ilkeleri temelinde iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1 milyar dolara ulaştırılması yönündeki ortak hedef teyit edildi. Etiyopya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılım müzakereleri kapsamında Türkiye’nin Etiyopya ile müzakereleri tamamlayan ilk ülkelerden biri olduğu vurgulandı. İmzalanan tutanak çerçevesinde iki ülke, tarım, eğitim, sağlık, enerji ve madencilik, çevre ve şehircilik, ulaştırma, kültür ve turizm gibi alanlar başta olmak üzere geniş bir yelpazede mevcut iş birliği alanlarının derinleştirilmesi ve yeni iş birliği imkânlarının tespit edilmesine yönelik çalışmalar yapacak. Yatırım ortamının iyileştirilmesi, özel sektörler arası temasın artırılması ve gümrük alanında iş birliğinin güçlendirilmesi hususlarında da somut adımlar atacak. "Mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık" Bakan Bayraktar, Etiyopya ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Addis Ababa ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya Başbakanı Sayın Abiy Ahmed Ali’nin başkanlığında gerçekleşen heyetler arası görüşmeye katıldık. Görüşmeler kapsamında Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Sayın Habtamu Itefa ile Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Elektrik üretiminden şebeke altyapısına, yenilenebilir enerji yatırımlarından hidroelektrik altyapı çalışmalarına kadar geniş bir alanda tecrübe paylaşımını güçlendirerek somut projeler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Türkiye-Etiyopya Karma Ekonomik Komisyonu’nun 9. Dönem Toplantı Tutanağı’nı, Türk tarafı eş başkanı olarak Etiyopya Maliye Bakanı Sayın Ahmed Shide ile birlikte imzaladık. Enerji ve madencilikten eğitime, sağlıktan ulaştırma ve tarıma, çevre, şehircilik, kültür ve turizme kadar geniş bir yelpazede mevcut iş birliğimizi derinleştirecek, yeni ortaklık alanlarını somutlaştıracak kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabık kaldık."
17 Şubat 2026 Salı - 20:15
Bakan Göktaş: "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor’’ dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğiyle İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı, 16-17 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Konferans, bugün yapılan oturumların ardından Sütlüce Kampüsü’ndeki kapanış programıyla sona erdi. "Türkiye’de ve Özbekistan’da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları" temasıyla düzenlenen konferansın kapanış toplantısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Züleyha Mahkamova, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Sharipov Kongratbay Avezimbetovich, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği Başkanı Ozoda İslomova ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı. Konuşmalardan önce ilkokul öğrencilerinden oluşan dans ekibi, Türk kültürüne ait yöresel dansları sergiledi. "Temennimiz buradaki bilgi ve öneriler, Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün" İstanbul’da pek çok ülkenin geleceğini ilgilendiren bir başlık etrafında buluştuklarını aktaran Bakan Göktaş, "İki gün süren 1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı’nda akademinin birikimini, sahadan gelen tecrübeyi ve kurumlarımızın çözüm önerilerini aynı masada buluşturduk. Konferans boyunca aile yapısındaki değişimi, evlilik ve ebeveynliği destekleyen mekanizmaları, kuşaklar arası dayanışmayı ve sahada etkisi kanıtlanmış iyi uygulamaları değerlendirdik. Demografi ve nüfus eğilimlerinden sosyal hizmet modellerine, dijital risklerden aile içi iletişime kadar geniş bir çerçevede ele aldık. Temennimiz odur ki burada ortaya çıkan bilgi ve öneriler Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün. Sahada karşılığı olan ortak projeler, aileyi güçlendiren somut adımları çoğaltsın’’ şeklinde konuştu. "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi, artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor" Ailenin kimliğin, aidiyetin, merhametin, sorumluluğun, dayanışmanın ilk öğretildiği yer olduğuna da dikkat çeken Bakan Göktaş, "Çağımızda aile çok katmanlı bir baskı altında. Bu noktada meseleye iki pencereden bakmak zorundayız. Birincisi, demografik dönüşüm penceresidir. Yıllarca ülkemizde aile planlanması adı altında doğurganlık hızının azaltılması için çalışmalar yürütüldü. Bugün yaşadığımız düşük doğurganlık oranları, bu yaklaşımın birikmiş bir sonucudur. Türkiye’de doğurganlık hızının 2024’te 1,48’e düşmesi, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor. Birçok Avrupa ülkesi düşük doğurganlık düzeyine 200 yılda inerken, Türkiye bu noktaya 60 yıl gibi kısa bir sürede geldi. Türkiye, Çin, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra doğurganlık hızı en çok düşen dördüncü ülkedir’’ ifadelerini kullandı. İlk evlenme yaşının yükselmesinin, evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişimin aileyi güçlendiren ‘önleyici ve destekleyici’ politikaları daha da kritik hale getirdiğini belirten Bakan Göktaş, "İkincisi günlük hayatın kırılganlıkları penceresidir. Aileyi sadece bir değer olarak değil, aynı zamanda sosyal refahı büyüten, birliği ve beraberliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız. Çünkü artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri, hayatımızı kuşatan dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Bu durum da bizler için sahaya inen, aileye ulaşan, riskleri erken gören ve aileyi kendi gücüyle ayakta tutan politika tasarımlarını zorunlu kılıyor’’ diye konuştu. "Tüm adımlarımızla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ Aile Eylem Planı’yla aileye erişim ve hizmet kapasitesini büyütürken de iki temel ilkeye dayandıklarını belirten Bakan Göktaş, "Yakınlık, hizmetin ailenin kapısına kadar gidebilmesi demektir. Süreklilik ise bir defalık müdahale yerine aileyle ’hayatın akışı içinde’ yol yürümek demektir. Çocuğu aile yanında desteklemek, ebeveyni güçlendirmek, riskleri erken tespit etmek ve aileye rehberlik etmek bu yaklaşımın omurgasıdır. Sosyal hizmet merkezlerimiz, sosyal risk haritalarımız, mobil SHM, yüz yüze ve online eğitim ve danışmanlık mekanizmalarımız bu ilkelerin sahadaki karşılığıdır. Böylece tüm bu adımlarla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ dedi. Sümeyye Erdoğan Bayraktar da, iki gün boyunca yürütülen tartışmaların ailenin ne kadar kritik ve çok boyutlu bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
17 Şubat 2026 Salı - 19:47
Bakan Göktaş oyun içerik üreticileriyle bir araya geldi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul’da oyun içerik üreticileri ile bir araya geldi. Bakan Göktaş, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, oyun içerik üreticileriyle bir araya gelerek dijital dünyadaki gelişmeleri ve risk alanlarını kapsamlı bir şekilde ele aldık. Onlardan gelen geri bildirimleri ve önerileri dikkatle dinledik. Çocuklarımızın hayatın her alanında olduğu gibi dijital platformlarda da huzurla ve güvenle var olmalarını istiyoruz. Bu kapsamda yasaklayan değil, yol gösteren ve denetleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Evlatlarımızın daha sağlıklı ve bilinçli şekilde büyüyebileceği güçlü bir dijital ekosistemi hep birlikte inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.
17 Şubat 2026 Salı - 19:11
Ersoy CHP Erzincan İl Başkanı olarak atandı
Cumhuriyet Halk Partisi Erzincan İl Başkanlığı görevine, Merkezi Yönetim Kurulu kararıyla Cevdet Ersoy ve yeni yönetimi atandı. Partiden yapılan açıklamada, Erzincan için güçlü, kararlı ve birlik içinde bir çalışma dönemi başlayacağı vurgulanırken, İl Başkanı ve yönetimine görevlerinde başarılar dilendi. Açıklamada ayrıca, adalet ve demokrasi mücadelesinde birlikte omuz omuza yürümeye devam edileceği ifade edildi. Yeni yönetimde yer alan isimler şunlar: Hasan Nergiz, Tuncay Gül, Özkan Beydili, Melek Kara, Ersin Atalay, Turan Gürakan, Sabri Şeker, Emrah Geyik, Coşkun Kelpetin, İsmail Karip, Ayşe Güven, Mansur Yıldırım, Yakup Kaymaz, Hasan Hüseyin Kahraman, Güler Aslan Can, Aynur Bakır, Sibel Alkan, Aydıncan Ağyüz, Erkan Koç ve Yaşar Süslü.
17 Şubat 2026 Salı - 18:27
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı’nda afetlere dirençli kent hedefiyle yapılan çalışmalara değindi. İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alacaklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya da hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, "Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" dedi. Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı programda farklı il ve ilçe belediyeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerine ait stantlar kuruldu. Başkan Tugay, stantları tek tek ziyaret ederek, arama kurtarma ekipmanları ve bu konuda yapılan çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Program, ilçe belediye başkanları, akademisyenler, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki ve gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sunumlarıyla devam etti. Türkiye’de örnek model Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, "İlk defa İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alıyoruz. Kendimiz kırsal alanda, yamaçlarda, ormanlık alanlardaki yangınlara müdahale edebilir hale geleceğiz. Genelde aşırı sıcak, kuru ve rüzgarlı havada elektrik hatlarından çıkan ve yayılan yangınların söndürülmesi ancak havadan müdahale ile mümkün. Yangının yayılmaması için de ormanlık alanlarda yangına dirençli ağaç plantasyonuna ihtiyaç var. Bunlar maalesef yetkimiz dışında. Eğer izin verilme ihtimali varsa İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya, yangınlarda bunları kullandırmaya hazırız. Nasıl Orman Bakanlığı kiralıyorsa biz de kiralayabiliriz. İzmir için bunu yaparız. Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" diye konuştu. Köylere yangın tankeri dağıttıklarını söyleyen Tugay, "Vatandaşlarımız yakınlarında çıkan yangına erken müdahale ediyorlar ve pek çok yangını söndürüyorlar" dedi. "Depremler oluyor" Başkan Tugay, 30 Ekim’de İzmir’de yıkımlara neden olan depremi ve 6 Şubat depremini hatırlatarak "Acı deneyimleri olan bir ülkeyiz. Hem İzmir hem de Türkiye’nin büyük kısmı hareketli yer tabakasını üzerinde. Bunu ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ diyen herkes bilmeli. Deprem gerçeği ile birlikte yaşayan bir ülke olarak her şeyi buna göre düzenlememiz lazım" ifadelerini kullandı. Deprem master planı ve mikrobölgeleme çalışmaları devam ediyor Başkan Tugay, en öncelikli görevin riskli alanları, binaları saptamak olduğunu belirterek, "Biz şehrimizi afetler açısından dirençli, risklerin azaltıldığı, mümkünse tamamen ortadan kaldırıldığı bir kent haline getirmek için yoğun çaba gösteriyoruz" dedi. Deprem master planı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’in bir proje kapsamında hazırlanmış sınırlı bir deprem master planı vardı ama şu anda iki üniversitemizle, dış paydaşlarla yoğun şekilde yeni bir plan yapıyoruz. Depremle ilgili riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında, sonrasında yapılacak her şeyi anlatacağımız bir plan çalışması bu. Öte yandan İzmir’de hem yapı stoku çalışmalarına, hem zemini incelediğimiz mikrobölgeleme çalışmasına devam ediyoruz." "İzmir’in tamamında mikrobölgeleme çalışmasını yapmayı planlıyoruz" Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlandığını dile getiren Başkan Tugay, "Şu anda Karşıyaka’da da mikrobölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Arkasından Bayraklı ve Konak’ta yapılacak ve diğer ilçelerde tamamlanacak. İzmir’in tamamında bu çalışmayı yapmayı planlıyoruz. Risk saptamaya yönelik bina tarama çalışması da aynı şekilde kent geneline yayılacak. Bornova ve Bayraklı’da tamamlandı, Karşıyaka’daki tarama devam ediyor" diye konuştu. "Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var" Riskli binaların dönüştürülmesi gerektiğinden söz eden Tugay, "Bunu hangi kaynakla yapacağız? Tüm vatandaşlardan vergi toplayan devlet buna kaynak ayırabilir mi? Dünya Bankası gibi kaynak ayırmaya hazır bazı kurumların kredilerini kullanırken ayrımcılık yapmama şansı var mıdır? Kentsel dönüşüm konusunda inanın çok çalışıyoruz. Bir noktaya geldiğimizde kaynak ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Kaynağı kendi imkanlarımızla sağlamaya çalışıyoruz, çalışırız ama sınırlı olacağı kesin. Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var. Bu haksızlığa kesinlikle ‘evet’ dememesine ihtiyacımız var. Deprem master planını sene sonuna kadar tamamlayacağımızı tekrar söylüyorum" dedi. "Türkiye’nin problemi" Şehirlerin altyapısının ani ve yoğun yağışlara hazırlıklı olmadığını da dile getiren Başkan Tugay, "Bu Türkiye’nin problemi. Türkiye’nin tamamında bu ölçüde yağışlara hazırlıklı altyapı oluşmamış. Pek çok noktada dere taşkınlarından kaynaklı su baskınları var. Dereler kapatılmış, görmezden gelinmiş ya da dar geçişli, kapalı dereler haline getirilmiş. Bazılarının yolları değiştirilmiş. Aşırı yağışta bu taşkınlar bu nedenle oluyor. ‘İklim krizi var’ diyorsanız aşırı yağışların her zaman olacağını unutmayalım. Dere yatağını da, şehrin altyapısını da ona göre yapacağız. Bazı yerleri yıkmamız, bazı binaları ortadan kaldırmamız, her şeyi olması gereken şekle getirmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak önümüzdeki yıllarda yeni problemler yaşayacağımız çok açık" diye konuştu. "Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da afetlerin günümüz dünyasının en büyük tehdidi olduğunu belirterek, "Afetler hayatın gerçeği. İklim değişikliğinin negatif etkilerini en çok hissettiğimiz yer Batı Anadolu kıyıları. Kuraklıkla, orman yangınlarıyla, zamansız ve yoğun yağışlarla oluşan su ve sel baskınlarıyla, depremlerle iç içe yaşıyoruz. Yerel yönetimlerin bu konuda kesinlikle aktif çalışması ve rol alması gerek. Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük. Siyasi ayrım gözetilmeden afete hazırlık durumlarında iş birliği ve koordinasyonun tesis edilmesi elzem. Depremde, selde, orman yangınlarında, kuraklıkta, gıda krizinde, su krizinde hiçbirimiz sorumluluktan kaçamayız. Bugünden hazırlanmak zorundayız. Depremlerden etkilenen en kırılgan grup engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar. Oradaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmalıyız. Buna toplamda ‘dirençli kent’ diyoruz. Dirençli kent derken de dirençli altyapı, dirençli kurum kapasitesi, afetlere dirençli belediyeyi söylüyoruz. Birlik olarak koordinasyonu sağlamak için çalışıyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki afetlere dirençli kentlere ilişkin sunum yaptı.
17 Şubat 2026 Salı - 17:24
Türkiye ile Suriye arasında sağlık işbirliği
Suriye Sağlık Bakanı Musab Nizal el-Ali Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder