Son Dakika
|
İzmir’de parkta oynayan 2 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı
Malatya’da tır ile otomobil kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü, 1 yaralı
Romanya Milli Takımı’nda Mircea Lucescu dönemi sona erdi
Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinde Yasin Kol düdük çalacak
Burundi'de mühimmat deposunda patlama: 13 ölü, 57 yaralı
Endonezya'da 7.4 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Arakçi: "(Trump’ın ‘Taş Devri’ tehdidi) ABD Başkanı zamanı geriye çevirmek mi istiyor?"
İran Devrim Muhafızları Ordusu: "ABD’ye ait bir savaş uçağı imha edildi"
Rusya: "Hürmüz Boğazı bize açık"
Orban: "Tek çıkış yolu, Rus enerjisine uygulanan yaptırımları kaldırmak"
ABD Adalet Bakanı Bondi istifa etti
Balık firmasında amonyak zehirlenmesi: 14 kişi hastaneye kaldırıldı
İngiltere’de "Hürmüz Boğazı" konulu zirve
POLİTİKA
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında ara karar: 18 sanık tahliye edildi
03 Nisan 2026 Cuma - 00:47:40
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda, mahkeme tarafından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapıldı. Mahkemede, 18 sanığın tahliyesine karar verildi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda, mahkeme tarafından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapıldı. Mahkemede, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun da bulunduğu 18 sanığın tahliyesine karar verildi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:49
MHP’li Özdemir’den çiftçilere müjde: "Zararların tamamı devlet tarafından karşılanacak"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, 2025 yılında kuraklıktan etkilenen çiftçilerin zararlarının tamamının devlet tarafından karşılanacağını bildirdi. "Kuraklıktan etkilenen Kayserili çiftçilerimize hayırlı olsun" ifadeleriyle müjdeyi duyuran Özdemir; "11 Mart 2026 tarihinde ilan ettiğimiz, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde başlattığımız girişimlerimiz sonucunda; 2025 yılında Kayseri’de yaşanan kuraklık sebebiyle ürünlerinde kayıp yaşayan çiftçilerimizin zararlarının tazmin edilmesi konusunda yürüttüğümüz çalışmalarımız hayırla sonuçlanmıştır. Buna göre kuraklıktan etkilenen ve zararları doğan çiftçilerimizin yaşadıkları kayıpların tamamı devletimiz tarafından karşılanacaktır. Yaşanan kayba mukabil, Kayseri Tarım İl Müdürlüğümüzün tespitlerine istinaden çiftçilerimize yapılacak olan ödemeler ’tohum desteği vermek’ suretiyle gerçekleştirilecek, böylelikle hem zararın telafisi hem de üretimin devamlılığı sağlanacaktır. Çiftçilerimize göstermiş olduğu destek ve yakın ilgilerinden ötürü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya hemşerilerimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:40
Adalet Bakanı Gürlek, Nevşehirli iş adamlarını kabul etti
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehirli iş adamlarıyla bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlıkta kabul ettiği Nevşehirli iş insanlarına şehirde oluşturdukları istihdam için teşekkür etti. Nevşehir denince insanların aklına öncelikle Kapadokya bölgesinin geldiğini belirten Bakan Gürlek, "Nevşehir’in birçok zengin bölgesi var. Özellikle Bims sektörü çok iyi. Organize Sanayi bölgemiz çok iyi. Biz el birliğiyle hep birlikte özellikle İstanbul’daki yatırımcı arkadaşları Nevşehir’e çekmemiz lazım. Organize sanayimizi tanıtmamız lazım" dedi. Diğer bakanlıklarla iş birliği halinde hareket edeceklerine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Burası bizim bölgemiz. Sanayicinin yatırıma sevk edilmesi konusunda ne gerekiyorsa yardımcı olacağız. Bizler de sizin işlerinizi kolaylaştıracağız. Teşvik anlamında bölgeye teşvik getireceğiz, yatırımcı getireceğiz. Gerekirse organize sanayi bölgesinin arttırılmasını sağlayacağız" diye konuştu. Nevşehir’de 33 yıl sonra da bakanlık yapmanın kendisine nasip olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, şöyle konuştu: "Bize güzel proje getirin. ‘Şunu yapalım, bunu yapalım’ deyin. Yani bize tekliflerle gelin, projelerle gelin. Bizim bölgemizin, insanlarının gerçekten işe ihtiyacı var. Bölgemizin insanlarının tanıtılmaya ihtiyacı var. Bizler de elimizden geldiğince bu sürece katkı da sunacağız. Sürekli istişare halinde olalım. Bir araya gelelim." Bakan olduktan sonra ilk ziyaretini Nevşehir’e yaptığını ifade eden Bakan Gürlek, "Sahayı bizzat yerinde gözlemledim. Sizler de o bölgede elinizden geldiğince iş imkanı sağlayarak insanlara yardımcı oluyorsunuz. Bu yatırımların bölgeye gelmesi konusunda üzerimize ne düşüyorsa yardımcı olacağız. Ankara’da her zaman bir açık kapınız var. Ben o bölgede doğdum, o bölgede yetiştim, o bölgenin suyunu içtim. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bakan Gürlek, farklı sanayi kollarında Nevşehir’e yatırımcı getirilip istihdam sağlanması, şehrin kalkınması ve gelişmesi için çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:09
Bakan Bolat mart ayı dış ticaret verilerini açıkladı
VAN (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 Mart ayında mal ihracatının 21,9 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bu, geçen yılın Mart ayına kıyasla yaklaşık 1,5 milyar dolarlık, yani yüzde 6,4’lük bir azalışa tekabül etmektedir" dedi. Sabah saatlerinde Van’a gelen ve ilk olarak valiliği ziyaret eden Bakan Bolat, daha sonra Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Burada konuşan Bakan Bolat, mart ayındaki 2026 raporuna göre geçen yıl 2025’te yüzde 4,6 oranında artan küresel ticaret hacminin bu yıl yüzde 1,9’a gerilemesinin tahmin edildiğini söyledi. Bakan Bolat, "35 gününü dolduran ABD-İsrail’in İran’a yönelik açtığı savaş; İran’ın direnişi, mukabelesi ve Körfez ülkelerine yönelik saldırıları bu durumu daha da zorlaştırmaktadır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Mart raporuna göre, 2025 yılında yüzde 3,3 büyüyen dünya ekonomisinin bu yıl ancak yüzde 2,9 büyüyebileceği tahmini yapılmaktadır. Tabii ki komşularımızda, bölgemizde ve dünyada bir savaşı asla istemeyen bir ülkeyiz, milletiz ve böyle bir siyasi yönetime sahibiz. Barışın sağlanması konusunda her cephede Cumhurbaşkanımızın başkanlığında büyük bir çaba var. Rusya-Ukrayna arasında, Azerbaycan-Ermenistan arasında, Balkanlar’da, Sırbistan ile komşuları arasında ve güneyimizde barışın olması için Irak ve Suriye’de büyük çabalarımız oldu. Filistin’de, Gazze’deki soykırımın durdurulması için İsrail nezdinde çok büyük baskılar yaptık ve bu anlamda ticareti 2 yıldan bu yana durdurduk" dedi. "Dünya petrolünün ve doğal gazının yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor" "35 gündür devam eden Körfez Savaşı’na gelirsek; Hürmüz Boğazı dar bir boğaz olmasına rağmen dünya petrolünün ve doğal gazının yüzde 20’si buradan geçiyor" diyen Bakan Bolat, şöyle devam etti: "Petrokimya ürünlerinde ise yüzde 30’a yakın bir geçiş yoludur. Savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, başta enerji ve petrokimya ürünleri olmak üzere çok ciddi olumsuz etkiler meydana getirdi. Dünyanın her tarafında ve bölgemizde enflasyonu ile ithalat değerlerini artırıcı etkiler oluştu. Bölge ülkeleri bizim dostumuz, kardeşimiz ve komşumuzdur; bu ülkelere yönelik ihracatımızda bir ay boyunca %40’lık bir azalış gerçekleşti. Hükümetimiz bu olumsuz etkileri bertaraf etmek üzere yoğun bir çaba içindedir. Allah’a şükür enerji, doğal gaz, petrol, madeni yağlar, gübre ve petrokimya ürünleri noktasında arz sorunumuz yok. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın kaynak çeşitlendirme politikaları sayesinde stoklarımız mevcuttur. Maalesef dünyanın birçok ülkesinde, batıda, doğuda, kuzeyde veya güneyde akaryakıt istasyonlarında kuyruklar görüyoruz. Fiyatların ABD dahil olmak üzere 2-3 kat arttığına şahit oluyoruz. Ancak hükümetimiz, Mart tarihinde Eşel Mobil Sistemi’ni devreye alarak ve vergi gelirinden vazgeçerek akaryakıt fiyatlarının aşırı yükselmesini engellemeyi başarmıştır." ""Hürmüz Boğazı kapalı olsa da başka rotalar açılabilecek" "Hürmüz Boğazı kapalı olsa da başka rotalar açılabilecek; hükümetimiz bunun için büyük çaba sarf ediyor" diyen Bakan Bolat, "Kara yolu rotalarında Suriye üzerinden Ürdün, Suudi Arabistan ve Körfez’e yönelik rota açıldı. Irak üzerinden Kuveyt’e giden rota da açıktır. Umman’dan ve Cidde’den deniz ve kara yolu bağlantılı rotalarımız mevcuttur. Ancak böylesine acımasız ve zorlu bir savaş süreci; üreticileri ve tüketicileri tedirgin ettiği için ekonomik faaliyetler yavaşlıyor, yatırım kararları öteleniyor. Siparişlerin azalmasından dolayı üretimde bir yavaşlama meydana geliyor ve dış ticaret bundan olumsuz etkileniyor. Biz bunun sonuçlarını Mart ayı verilerinde de gördük. Özetle, 2026 Mart ayında mal ihracatımız 21,9 milyar dolar oldu. Bu, geçen yılın Mart ayına kıyasla yaklaşık 1,5 milyar dolarlık, yani yüzde 6,4’lük bir azalışa tekabül etmektedir. Ancak burada hem savaş şartlarının etkisi hem de uzun bayram tatili ile takvim etkisinin olumsuzluğu söz konusudur. 2026 yılında resmi ve dini bayramlar hafta arasına denk geldiği için ihracat olumsuz etkileniyor. Ocak ayının ilk günlerinin perşembe ve cumaya denk gelmesiyle bunu gördük. Türkiye’nin ihracat modeli pazartesi yavaş başlar, cuma günü maksimum seviyeye ulaşır. Ramazan Bayramı’nda arife gününün perşembe, cuma gününün tatil olması bizim için yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir kayıp oluşturdu. Bayramdan sonra motorların tam kapasite çalışması zaman alıyor. Sonuçta Mart döneminde bayramdan kaynaklanan yaklaşık 1,3 milyar liralık bir takvim etkisi olumsuzluğu yaşandı" diye konuştu. İşlenmiş altın ihracatında azalma İşlenmiş altın ihracatında 350 milyon dolarlık azalma olduğunu vurgulayan Bakan Ömer Bolat, "Bunun sebebi Birleşik Arap Emirlikleri ve Körfez bölgesindeki savaş şartları nedeniyle 800 milyon dolarlık bir azalma, toplamda ise yüzde 40’lık bir gerileme oldu. Eğer bu takvim etkisi ve Körfez Savaşı olmasaydı, Mart ayını rahatlıkla artışla kapatabilecektik. Bu yıl ihracatta dalgalı bir seyir söz konusu: Ocak: 800 milyon dolar azalış, Şubat: 300 milyon dolar artış. Mart: 1,5 milyar dolar gerileme. Nisan ayında 23 Nisan dışında bir tatilimiz yok, bu açığı Nisan’da kapatacağız. Mayıs ayında ise 9 günlük bir Kurban Bayramı tatili görünüyor, onu da Haziran ayında telafi edeceğiz. Mart ayında ithalatımız 33,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl bu rakam 30,6 milyar dolardı; yani yüzde 8,4’lük bir artış oldu. Bunun sebepleri; altın ve gümüş fiyatlarındaki aşırı artışın talebi körüklemesi ve Körfez Savaşı’nın enerji ve emtia fiyatlarında (bakır, alüminyum vb.) meydana getirdiği zıplamalardır. Böyle dönemlerde yatırımcılar ‘fiyatlar daha da artacak’ korkusuyla ihtiyacı olmadığı halde stok yapmaya başlar. Buna ‘ithalatın öne çekilmesi’ denir. Mart ayında ithalatımız 33 milyar 200 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mart ayı dış ticaret açığımız ise 11,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ocak-Mart dönemindeki ihracatımızda ise yüzde 3,1’lik bir azalış vardır. Ancak yıllıklandırılmış bazda geçen yıl Mart ayında 263,3 milyar dolar olan rakam, bu sene 271,3 milyar dolara çıkmıştır; yıllıkta 8 milyar dolar artıdayız. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,4’tür; 70’in üzeri bizim için her zaman rahatlatıcı bir orandır. İhracatımızda en çok artış gösteren ürünler: Savunma Sanayii: 500 milyon dolar artış, Otomotiv: 430 milyon dolar artış. Elektrikli Makineler: 274 milyon dolar artış. Bakır eşyada da 257 milyon dolar artış oldu. İşlenmiş altın ve mücevherat ürünlerinde 1.4 milyar dolar azalış. Madeni yağlar 875 milyon dolar, hava ve uzay taşıtlarında 244 milyon dolar ve demir-çelik 203 milyon dolar azalış olarak gerçekleşti. İthalatımızda en çok azalan ürünler de ilk 3 ayda 2.6 milyar dolar mineral yakıtlar, 252 milyon dolar otomobil, 200 milyon dolarla kakao ve 173 milyon dolarla canlı hayvan olmaktadır. İthalatımızda en çok artış gösteren ilk 3 ayda 1.7 milyar dolarla kıymetli ve yarı kıymetli taşlar. 2 milyar dolar dış açığımızın ilk 3 ayda olmasının sadece 1.7 milyar doları altın ve gümüş ithalatındaki artıştan kaynaklandı. Elektrikli makine ve cihazlar 1.1 milyar dolar ve yine aynı şekilde 1.1 milyar dolar kazan ve makine. Bakır 617 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatımızda ilk 3 ayda sırada 1. Almanya, 2. ABD, 3. İngiltere, 4. İtalya, 5. Fransa oldu. Avrupa Birliği yine Türkiye’nin en güçlü dış ticaret partneri olarak öne çıktı ve ihracatımızda 28.3 milyar dolar ilk 3 ayda gerçekleşti ve Türkiye AB ile ticaret de 1.4 milyar dolar fazla kazanmış oldu" ifadelerini kullandı. "Mart ayında hizmetler ihracatımızın 8 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz" "Hizmetler sektörü ki Van hizmetler sektöründe uzman ve ekonomisinin yüzde 67’si ile en çok payı olan şehir ve burada gerçekten Türkiye rekabetçi üstünlüğüyle başarısını ortaya koyuyor" diyen Bakan Bolat şöyle devam etti: "2024 yılında dünyada hizmetler ticaretinde en fazla ticaret fazlası sağlayan 6. ülke konumundaydık. 2025’te de 5. ülke konumundayız. 2024’te 61 milyar dolar hizmetler ticaret fazlası sağlamıştık. 2025’te ise 63,5 milyar dolar dış ticaret fazlası sağladık. Bu da 2024 yılında yaklaşık 13 milyar dolar ve 2025 yılında 25 milyar dolarla cari işlemler açığımızı makul düzeylerde tutmamızı sağladı. Geçen yıl 122.6 milyar dolar hizmet ihracatı yapmıştık. Bu yıl için hedefimiz 128 milyar dolardı. Şimdi bizim ticaret araştırmalarımızın tahminlerine göre Mart ayında inşallah hizmetler ticareti ihracatımızın yıllık bazda 124,5 milyar dolar civarında olmasını tahmin ediyoruz. Bu iyi bir seviye. Mart ayında hizmetler ihracatımızın 8 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığımızı az önce söyledim. 2023 yılında milli gelir payı yüzde 3.6 iken 2024’te yüzde 1 olmuştu. Geçen yıl 2025’te yüzde 1.9 olarak kapadık. Tarihsel ortalamaların oldukça altındaydı. Fakat Bu savaşın devam etmesi hem dünya ekonomisi hem bölge ekonomisi hem de ülkemiz açısından tabii ki enerji girdi maliyetleri, enerjiye bağlı birçok ham madde ve emtia ürünlerindeki girdi maliyetleri açısından gerçekten dikkatli olmamız gerektiren bir durumdur. Gerek insaniyet namına, gerekse komşu ülkelerimizin huzur ve istikrarı anlamında bu savaşın bir an önce bitmesi için Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanımız, hükümet olarak var gücümüzle bir çaba sarf ediyoruz." Dış ticaret verileri Türkiye’nin dış ticarette güçlü bir performans göstermesi açısından neler yaptıklarına da değinen Bakan Bolat, "Ticaret diplomasisi diyoruz. 2025 yılında 71 ülke ile 215 temas gerçekleştirdik. 19 ülke ile Karma Ekonomi Komisyonu toplantıları yapıldı. 5 ülke ile Ekonomi Ticaret Ortak Komite toplantıları JETCO’lar yapıldı. Libya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Tanzanya, Kolombiya ve Suriye ile JETCO’yu kuran anlaşmalar imzaladık. 36 dünya örgütü ile toplantılarımız oldu. Libya, Güney Kore ile KEK toplantıları, İngiltere, Kanada, Macaristan, Fransa ile JETCO toplantılarımızla yeni pazarlar arayışında ve kanallar açma çabasında olduk. Daha geçen hafta ayağımızın tozuyla döndüğümüz Dünya Ticaret Örgütü’nün 14. bakanlar toplantısına katıldık. Orada gerçekten Türkiye olarak çok saygın, itibarlı duruşumuz ve çabalarımız oldu. Bütün Afrika ülkelerinin ve gelişmekte olan ülkelerin umut bağladığı yatırımların kolaylaştırılması anlaşmasının önünü açtık. Bu da dünya ülkelerince büyük takdir gördü. Türkiye-Avrupa Birliği yüksek düzeyli ticaret diyaloğunu 2024 Temmuz’da başlatarak bugüne kadar 2 bakanlar düzeyinde 4 de bakan yardımcıları düzeyinde Türkiye AB ticaretini ekonomik ilişkilerini yürütüyoruz ve 233 milyar dolar ihracat ve ithalat hacmine sahibiz. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin 30. yılını kutlarken, Made in EU (Avrupa’da Üretilmiştir) kapsamı içinde Türkiye’nin de yer almasını lobi çalışmalarımızla sağladık. Konsey ve Parlamento’dan da geçtiği durumda ki bizim çalışmalarımız devam edecek. Türkiye Avrupa Birliği Ekonomik İlişkileri ve Sanayi Ürünlerinde, değer zincirleri ve Avrupa’daki üreticilere tedarikçilik gücümüzü koruyabileceğimiz çok önemli bir şeydir. Bakanlık olarak bu yıl 45 milyar liralık bütçemizi ihracatçılarımıza ayırdık. Merkez Bankası reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya çıkardık ve maliyetleri yüzde 24’e çektik. Türk Ticaret Bankası üzerinden 76 milyar liralık kredi açıldı. İGE AŞ ise 227 milyar liralık kefalet sağladı. Son 1 yıldır Merkez Bankamızın döviz dönüşüm desteği yüzde 2’den yüzde 3’e çıkarılmış olarak ihracatçılarımıza ödeniyor. Ve küçük, orta, büyük demeden, üretimi, istihdamı korumak kaydıyla işçi başına, 3 bin 500 liraya yükselttiğimiz istihdamı koruma desteğimiz var. Zaten 5. bölgede 6 bin 500 lira, 6. bölgede 11 bin lira kişi başına istihdam sigorta, hem işveren prim hem işçi prim desteğini devletimiz karşılıyor. Ayrıca günlük kredi limitlerinde 1.5 dolarlık limit 5 milyon dolara çıkarıldı. Ve 150 milyon dolarlık toplam limit de 1 milyar dolara çıkarılmış durumda. Bütün bu çabalarımızla ihracatımızı daha fazla arttırmanın çabası içindeyiz. Ama ihracat kolay bir süreç değil. Korumacılık savaşları, gümrük vergisi savaşları, bazı ülkelerin aşırı haksız sayılan sübvansiyonlar yoluyla dünya pazarlarına hücum etmesi, bazı ülkelerin gümrüklerde çıkardıkları zorluklar, kendi içlerinde çıkardıkları zorluklar çabalarımız açısından zorluklar çıkartıyor. Ancak yılın sonunda 2021’den bu yana ihracatımızı her yıl arttırmayı başardık. Geçen yıl neredeyse 12 milyar dolar mallarda, 5,5 milyar dolar da hizmetlerde artış sağlamıştık. Toplamı 17,5 milyar dolardı. Bu yıl ticaret savaşlarına sıcak savaşlar da eklenmiş olsa da hükümet olarak bu çetin dönemden zaferle ayrılacağız. Türkiye Yüzyılı’nda yatırım, üretim, istihdam ve ihracat hedefimizle ilerliyoruz. Kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutlayan Van’ın merkezinden bu verileri paylaşıyoruz. Bölgemizde sulh ve istikrar olduğu müddetçe refah artacaktır. Katılımınız için teşekkür ediyor, hepinize selam ve saygılar sunuyorum" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Nisan 2026 Çarşamba- 15:19
Zonguldak İl Genel Meclisi başkanlık seçiminde ’geçersiz oy’ gerginliği
2
01 Nisan 2026 Çarşamba- 23:38
Bakan Gürlek, Hollanda’dan Savcı Kiraz cinayetinin azmettiricisi Musa Aşoğlu’nun iadesini talep etti
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 17:56
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çetintepe Barajı’nın açılışını yaptı
4
01 Nisan 2026 Çarşamba- 13:30
Bakan Tekin: "LGS sınavını bir gün önce yapmayı planlıyoruz"
5
31 Mart 2026 Salı- 10:38
Bakan Göktaş: "Sağlıklı hayat merkezlerimizde aile bakanlığımızın da irtibat birimi oluşacak"
28 Kasım 2025 Cuma - 15:27
Başkan Aras’tan Barselona’da Akdeniz için önemli açıklamalar
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen MedCities Genel Kurulu’na konuşmacı olarak katıldı. Başkan Aras konuşmasında Akdeniz’in karşı karşıya olduğu zorlukların çözülmesinde diyaloğun, güvenin ve iş birliğinin şart olduğunu vurguladı. Akdeniz Kentler Birliği (MedCıtıes) Genel Kurulu İspanya’nın Barselona kentinde toplandı. Barselona’da düzenlenen MedCities Genel Kurulu ve etkinliklerde, Akdeniz bölgesinden belediye başkanları, politika yapıcılar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve MedCities Başkan Vekili Clare Hart da konuşmacı olarak yer aldı. Merkezi İspanya’nın Barselona kentinde olan ve dünya çapında Büyükşehirlerin oluşturduğu küresel bir ağ olan MedCıtıes (Akdeniz Kentleri Birliği) 30 yıldır büyükşehirler arasında işbirliği ve bilgi paylaşımı çalışmaları ile dikkat çekiyor. Başkan Aras: "İşbirliği güçlü bir Akdeniz için devam etmelidir" MedCities Genel Kurulu’nda konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Akdeniz’in karşı karşıya olduğu zorlukların çözülmesinde diyaloğun, güvenin ve iş birliğinin şart olduğunu vurguladı. Ortak deniz ve paylaşılan umutlar üzerinden bölgesel iş birliğinin önemine değinen Başkan Aras şunları söyledi; "Barcelona süreci 30 yıllık deneyimle kentler arası iş birliği için ortak vizyon sağladığı gibi Türk kentleri için de önemli bir motivasyon kaynağı oluyor. Katıldığımız MedCities Genel Kurulu da Muğla’nın uluslararası projelere katılımını güçlendirecek bir Genel Kurul. Bu sebeple böyle güçlü bir kurulda Muğla’yı temsil etmek ve anlatmak çok değerli. Bu ilişkiler dayanıklı, iş birliğine açık şekilde güçlü bir Akdeniz için devam etmelidir" dedi.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle ana muhalefet aktörlerinin bilerek ya da bilmeyerek alet oldukları bu yıpratma savaşından bir an önce vazgeçmelerini temenni ediyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle ana muhalefet aktörlerinin bilerek ya da bilmeyerek alet oldukları bu yıpratma savaşından bir an önce vazgeçmelerini temenni ediyorum."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suça ve suçluya karşı mücadelede bu devletin başı olarak yanınızdayım. Sizlerin de görevinizi yerine getirirken insan odaklı hareket edeceğinizden hiçbir şüphe duymuyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suça ve suçluya karşı mücadelede bu devletin başı olarak yanınızdayım. Sizlerin de görevinizi yerine getirirken insan odaklı hareket edeceğinizden hiçbir şüphe duymuyorum."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:15
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suçu geçim kapısı haline getirmiş hiçbir alçağa kaptıracak tek bir evladımız yoktur. Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan hiçbir yapıya kaptıracak tek bir vatandaşımız yoktur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suçu geçim kapısı haline getirmiş hiçbir alçağa kaptıracak tek bir evladımız yoktur. Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan hiçbir yapıya kaptıracak tek bir vatandaşımız yoktur."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:15
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımıza güvenlik hizmeti verirken hukukun dışına çıkmayacaksınız. Görevinizi icra ederken omuzlarınızda taşıdığınız ağır emanetin hakkını vermeye gayret edeceksiniz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımıza güvenlik hizmeti verirken hukukun dışına çıkmayacaksınız. Görevinizi icra ederken omuzlarınızda taşıdığınız ağır emanetin hakkını vermeye gayret edeceksiniz."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:15
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenlik kuvvetlerimizin gücü, kendilerine verilen yetkiden ve taşıdıkları silahtan ziyade, aziz milletimizin vicdanında edindikleri yerden gelir. Bu güveni artırmanın yolu vatandaşın gönlündeki yerimizi pekiştirmekten geçer."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenlik kuvvetlerimizin gücü, kendilerine verilen yetkiden ve taşıdıkları silahtan ziyade, aziz milletimizin vicdanında edindikleri yerden gelir. Bu güveni artırmanın yolu vatandaşın gönlündeki yerimizi pekiştirmekten geçer."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda attığımız adımlarla yanlışlara son verdik, hataları telafi ettik. Devlet-millet bağını her yerde daha önce hiç olmadığı kadar güçlendirdik."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda attığımız adımlarla yanlışlara son verdik, hataları telafi ettik. Devlet-millet bağını her yerde daha önce hiç olmadığı kadar güçlendirdik."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yeni araçlarımızın zehir tacirleri ve şehir eşkıyalarıyla mücadele başta olmak üzere güvenlik ve asayiş faaliyetlerimizin başarılı ifasında sizlere yardımcı olacağına inanıyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yeni araçlarımızın zehir tacirleri ve şehir eşkıyalarıyla mücadele başta olmak üzere güvenlik ve asayiş faaliyetlerimizin başarılı ifasında sizlere yardımcı olacağına inanıyorum."
28 Kasım 2025 Cuma - 15:06
Atatürk Havalimanı’nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatı’na 9 bin 200 aracın hizmete alım töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şehirlerde polisimiz, kırsalda jandarmamız, denizlerde sahil güvenliğimiz milletimizin huzuru için
Atatürk Havalimanı’nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatı’na 9 bin 200 aracın hizmete alım töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şehirlerde polisimiz, kırsalda jandarmamız, denizlerde sahil güvenliğimiz milletimizin huzuru için büyük bir özveri ile çalışıyor" dedi.
28 Kasım 2025 Cuma - 14:10
Merkezefendi Halk Ekmek Büfe sayısı 30’a yükseldi
Merkezefendi Belediyesi, vatandaşların hem ekonomik hem de kaliteli sıcak ekmek tüketimine destek olmak amacıyla 30’ncu ‘Merkezefendi Halk Ekmek’i büfesini Alpaslan Mahalllesi’nde hizmete açtı. Her geçen gün belirli periyotlar ile büfe sayısı artan ‘Merkezefendi Halk Ekmek’ ilçe geneline hızla yayılıyor. Alpaslan Mahallesi’ne kurulan büfe ile ‘Merkezefendi Halk Ekmek’ büfe sayısı 30’a yükseldi. Hane bütçelerine destek olması amaçlanarak kurulan ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören Merkezefendi Halk Ekmek büfeleri artık 30 noktada hizmet veriyor. Merkezefendililerin hem ekonomik hem de kaliteli sıcak ekmek tüketimine katkı sağlayan büfelerde ekmek satışları, sabahın erken saatlerinde başlıyor. "Yeni büfelerimiz ilçemize hayırlı olsun" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Hemşerilerimizin günlük ekmek ihtiyacını ucuz ve kaliteli bir şekilde karşılamak için, Merkezefendi Halk Ekmek Büfelerimizin sayısını artırarak ilçemizin geneline yaymaya devam ediyoruz. Alpaslan Mahallemize kurduğumuz ve git gide artıracağımız yeni büfelerimiz ile vatandaşlarımıza hizmet vermeyi sürdürüyoruz" dedi.
28 Kasım 2025 Cuma - 13:51
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Amaç, terörün olmadığı bir Türkiye’nin tesisidir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın, "Amaç, terörün olmadığı bir Türkiye’nin tesisidir. MHP’nin bu hususta ilham aldığı kaynak kendi şanlı tarihimiz, binlerce yıllık devlet geleneğimiz ve yönetim anlayışımızdır" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, sürecin Türkiye’nin ilerleyen dönemde lider ülke olma yolunda önemli bir adım taşıdığını belirtti. Bu konuda MHP olarak ellerini taşın altına koyduklarını ve hiçbir zaman arka planda bulunmayacaklarını vurgulayan Yalçın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da katkılarından dolayı teşekkür etti. "Terörsüz Türkiye, ülkenin her yanında coşku ve takdirle karşılanıp desteklenmektedir" Terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için bir dönüm noktası olacağını belirten Yalçın, "Son dönemde başlattığımız siyasi faaliyetler ve sosyal etkinlikler sırasında sevinçle görmekteyiz ki ’Terörsüz Türkiye’, ülkenin her yanında coşku ve takdirle karşılanıp desteklenmektedir. Terörsüz Türkiye, 21. yüzyılda lider ülke olma yolunda önemli bir kilometre taşıdır. Terörün olmadığı bir toplumsal hayat tarzı, domino taşı gibi öteki bölge ülkelerine de sıçrayacaktır. Terörsüz Türkiye olgusunun gerçekleşmesi, bölge barışının güçlenmesine katkıda bulunmakla kalmayacak, küresel barışa giden yolda önemli bir merhaleye ulaşılmasını sağlayacaktır. Türkiye sadece bölgesel bir güç değil, aynı zamanda süper devlet olmak için her türlü birikime sahiptir. Elbette süper devlet olmak için yapay zeka, yazılım ve uzay teknolojisi unsurlarda öne çıkmak yetmeyecektir. Nadir toprak elementlerine sahip olmak da kafi değildir. Askeri törenlerde sergilenen gelişmiş ve süper silahlar da bir ülkeyi süper devlet yapmaz. Siyasi ekonomik veya askeri herhangi bir uluslararası oluşumun üyesi, öncüsü olmak da lider ülke hedefine ulaşmaya yeterli değildir. Birinci Dünya Savaşı öncesinin yanlış konumlanmaları, İkinci Dünya Savaşı yıllarının zaman zaman haklı ama kayıplara yol açan ürkek politikaları, Türk siyasetinin önünde ders mahiyetindedir. Bölgede ve dünyada yeni paradigmalar oluşurken, yeni birliktelikler şekillenirken, Türkiye sahip olduğu tarihi birikimle yeni dünyada yerini alacaktır, almalıdır. Lakin Türkiye, yeni bölgesel ve küresel maceralara heveslenen bölgesel ve küresel aktörler karşısında ayakları yere basan tavır içinde olmalıdır. Türkiye’yi yönetme iddiasındaki siyasi partiler de bölgesel ve küresel konjonktürün gerekleri doğrultusunda akılcı politikalar üretmekle mükelleftir. Bu manada Cumhur İttifakı ve MHP, üzerine düşen mesuliyeti vukufla ifa etmektedir. Ordusu tecrübeli ve silahları güçlü, dinamik bir ülke de olsak ihtiyacımız olan, işe ’Terörsüz Türkiye’den başlamaktır" ifadelerini kullandı. "CHP’nin TBMM’de kurulan ’Terörsüz Türkiye’ komisyonuna katılması da samimiyetten değil, mecburiyettendir" Muhalefetin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci için çaba göstermek yerine karalama kampanyası yürüttüğünü ve bu durumun ülkenin bütünlüğünü zarara uğrattığını vurgulayan Yalçın, "Vaktiyle Osmanlı ordusu savaştayken cephe gerisinde çıkarılan karışıklık ve içeride sergilenen ihanetlerin doğurduğu ciddi güvenlik sorunları daima hatırda tutulmalıdır. Sovyet zulmünden kaçıp bize sığınan soydaşlarımızın cellatlarına teslim edildiği ikinci büyük savaş yılları unutulmamalıdır. Terörsüz Türkiye, büyük devlet aklıdır. Mantığında ve temelinde büyük devlet aklı vardır. Binlerce yıllık Türk tarihinden süzülen devlet felsefesi ve yönetim anlayışı vardır. Buna karşılık milletin ve devletin ihtiyaçlarını dikkate alan sorumlu politikalarla halkın karşısına çıkması icap eden muhalefet partileri, Terörsüz Türkiye çabalarına destek vermek yerine karalama kampanyaları başlatmışlardır. Bu meseleyi kimi siyasi partilerin kar/zarar hanesine yazma noktasından görmesi, Türkiye’nin bekasına şaşı bakmaktır. Türkiye’nin geleceğini değil, kendi çıkarlarını öncelemektir. Bindiği dalı kesmek, kendi ayağına kurşun sıkmaktır. CHP’nin TBMM’de kurulan Terörsüz Türkiye komisyonuna katılması da samimiyetten değil, mecburiyettendir. Hatta yasak savmak içindir. CHP vaktiyle altılı, yedili masalar kurup DEM Parti’den oy rüşveti almasının mahcubiyeti içinde çarnaçar komisyonda yer almıştır. CHP, demokrasi istasyonundan kalkan Türkiye Yüzyılı trenini kaçırdığı takdirde sandıkta başına geleceklerin farkındadır. Mikro milliyetçi ve marjinal bazı particiklerse Türkiye Yüzyılı trenine binecek siyasi pasaport ve ehliyete sahip olmadıklarından, cibilliyetleri icabı lokomotifi ve kompartımanları taşlamaktadır" dedi. "Özgür Özel’in bu çapsız tutumu, bütün samimi, mütereddit ve kararsız CHP’lilerin kendi partilerinden ümit kesmelerine yol açmıştır" MHP ve Cumhur İttifakı ilerleme kaydettikçe başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere muhalefet kesiminin çırpınmaya ve batmaya başladığını belirten Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sözünü ettiğimiz bu siyasi çevreler, bilhassa MHP aleyhtarlığını köpürtmek için olanca marifetlerini kullanmaya çalışmakta, ancak çırpındıkça batmaktadır. MHP ve Cumhur İttifakı mesafe aldıkça bunlar gerilemekte, tel tel dökülüp tükenmektedir. Bazen Meclis kürsüsünden, bazen de sokaklarda avaz avaz bağırmaları, bir bardak suda fırtına koparmaya çalışmaları bu yüzdendir. Dün CHP’nin yanında saf tutup, CHP’nin kanatları altına sığınıp DEM Parti ile ‘al taviz ver oy’ yapanlar, genel başkanımızın çıkışı karşısında paniğe kapılmışlardır. Devlet Bahçeli, malum girişimiyle hem DEM Parti’ye PKK’nın olmadığı meşru bir siyaseti tercih etmekten başka seçenek bırakmamış, hem de DEM Parti karşıtlığından ziftlenmek isteyen çevreleri besinsiz bırakmıştır. Terörsüz Türkiye karşıtı mikro milliyetçi ve marjinal partilerin durumu, bir bakıma kara kışta yiyecek arayan aç tilkilerin evlere dadanmasına benzemektedir. Diğer taraftan mikro partilerin ‘karga’ kılavuzu CHP, Türkiye’nin ve bölgenin meselelerine odaklanmak yerine hala eski İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu’nun ikbal ve istikbalini kurtarma derdindedir. Çünkü İmamoğlu’nun sermayesi CHP’yi rehin almıştır. Üstüne üstlük CHP’nin başı Özgür Özel siyasi fanatizmde zirve yapmış, partisinin standart oylarını konsolide etme kaygısıyla şedit, hırçın ve kavgacı bir dili itiyat haline getirmiştir. Oysa Özgür Özel’in bu çapsız tutumu, bütün samimi, mütereddit ve kararsız CHP’lilerin kendi partilerinden ümit kesmelerine yol açmıştır. Gerçek CHP’liler; mevcut yönetimin çözüm üretmeyen, iç barışı baltalayan, yetersiz ve kısır politikaları karşısında alternatif arayışına girmişlerdir. Kararsız seçmen huzur ve güven istemektedir. Barış ve uyum istemektedir. Siyasi partilerden iç ve dış politikayı doğru okumalarını beklemekte; ülke, bölge ve yerküre gerçeklerinin iyi analiz edilmesini beklemektedir. Tehditkar, kavgacı, intikamcı, huysuz üslup seçmeni kaçırmaktadır. Halkın sağduyu iklimine, çözüm üreten siyasete ve siyasetçiye ihtiyacı vardır. Ayrıca saldırgan ve çatışmacı politikalar, MHP’ye ve Cumhur İttifakı’na geri adım attıramayacaktır. Mikro partilerin karalama kampanyaları, iftira ve yalan siyasetleri Terörsüz Türkiye yürüyüşünü engelleyemeyecektir. MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın tekerleği tümsekte kalmayacaktır ama muhalefetin ahlaksız siyaseti kara saplanacaktır."
28 Kasım 2025 Cuma - 13:16
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak bütün halkların aynı safta yer almasını sağlayacağız"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakmakta olduğuna dikkat çekerek, "Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil, terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün halkların aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız" dedi. Bir dizi temas için Adana’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Çukurova Üniversitesi Akademik Yıl açılış töreninde Birleşmiş Milletler (BM) ile terörsüz Türkiye sürecine değindi. Önümüzdeki dönemde dünyanın en fazla üzerinde konuşacağı alanlardan birinin küresel siyasal sistemindeki haksızlıklar, eşitsizlikler olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Aynı ekonomik sistemin kurumlarında olduğu gibi dünyadaki küresel sistemin de kurumları çatırdamakta. Fonksiyonlarını yitirmekte ve artık tamamen işlevsiz hale gelmektedir. Dünyanın en önemli örneği ise dünyada barışı ve insanlar arasında adaleti tesis etmek üzere kurulmuş olan Birleşmiş Milletler’in ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının ortaya çıkardığı mahsurlardır. Sadece çevremizdeki iki büyük olaya baktığımız zaman Birleşmiş Milletlerin ne kadar işlevsiz hale geldiğini görüyoruz. Rusya ile Ukrayna arasında 3 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş ne yazık ki Birleşmiş Milletler tarafından tam tersine Güvenlik Konseyi’ne gelen kararlarda veto edilerek, savaşın devamı bir şekilde temin edilmiştir. Benzer şekilde iki yılı geride bıraktığımız İsrail’in Gazze üzerindeki baskıları, soykırımı ve işlediği insanlık suçları asla önlenememiştir. Bunun en temel nedenlerinden birisi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve bu yapının da maalesef sadece güçlünün sözünün geçtiği bir yapı şeklinde mevcudiyetidir" ifadelerini kullandı. "İsrail ateşkesi sürekli ihlal etmekte" İsrail’in ateşkese rağmen insanları öldürmeye devam ettiğini belirten Kurtulmuş, "Dolayısıyla İsrail’in aleyhine bu süre içerisinde ne zaman Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na karar almak için müracaat edilirse, başvurulsa İsrail’in dayısı tarafından veto edilmiş ve soykırım bugüne kadar sürdürülmüştür. İsrail bir ateşkese razı olmuş görülse de ne yazık ki sürekli olarak ateşkesi ihlal etmekte ve insanları öldürmeye, insanları insan onuru dışında bir yaşama mahkum etmeye devam etmektedir. Dolayısıyla bu sistem böyle devam etmez. İnsanoğlu böylesine bir gayriadil küresel sistemin içerisinde bundan sonra adil ve onurlu bir geleceği asla tasavvur edemez, asla duramaz. Onun için diyoruz ki aslında güçlünün, kuvvetlinin sözüne zayıfı ise asla göz önünde bulundurmayan bu küresel sistem, siyasal sistem bütünüyle değişmeli ve dünya yeni bir siyasal yapıya kavuşmalıdır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür sözünün sadece bir slogan olmadığını dile getiren Kurtulmuş, "Dünyanın yeni bir sisteme duyduğu ihtiyacın millet adına ve bütün insanlık adına dile getirilmiş bir temenni işidir. Sevgili gençler açıkça söylemeyi gerçek bir vazife telakki ediyorum. Biz görürüz, görmeyiz. Ama sizler mutlaka Birleşmiş Milletlerin dünya siyasal sisteminin değiştiğini göreceksiniz. Yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni bir dünya düzeni inşallah sizin zamanınızda kurulacaktır" şeklinde konuştu. "Terör belasını artık geride bırakıyoruz" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Kurtulmuş, "İlk asrını geride bıraktığımız, yani yüzyılı artık aştığımız Cumhuriyetimizin maalesef 50 yılında ayaklarımıza pranga gibi vurulan, bu ülkenin ileriye gitmesini, bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini temsil, teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakıyoruz. Türkiye’de emperyal projelerin bir şekilde kendi maşaları olarak kullandıkları bölünme ve parçalama siyasetlerinin bir unsuru, bir vekalet unsuru olarak gördükleri terör meselesini Türkiye bir daha asla canlanmamak üzere tarihe gönderiyor. Beraber yaşamış, aralarında şimdiye kadar hiçbir husumet, hiçbir kavga, hiçbir çatışma olmamış olan Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bu topraklarda yaşayan bütün etnik ve mezhebi farklılıklar içerisindeki 86 milyon yurttaşımızın arasında ezeli ve ebedi kardeşliğimizi yeniden takdim ederek yolumuza devam ediyoruz. Aramızdaki birtakım nifak kapısında unsurları olan bu aparatları geride bırakıyoruz. Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece birlik ve beraberlik türküleri, sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak, Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün halkların aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu ülkeyi her türlü şerden korusun" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder