POLİTİKA
Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi 03 Nisan 2026 Cuma - 01:51:59 Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:49 MHP’li Özdemir’den çiftçilere müjde: "Zararların tamamı devlet tarafından karşılanacak" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, 2025 yılında kuraklıktan etkilenen çiftçilerin zararlarının tamamının devlet tarafından karşılanacağını bildirdi. "Kuraklıktan etkilenen Kayserili çiftçilerimize hayırlı olsun" ifadeleriyle müjdeyi duyuran Özdemir; "11 Mart 2026 tarihinde ilan ettiğimiz, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde başlattığımız girişimlerimiz sonucunda; 2025 yılında Kayseri’de yaşanan kuraklık sebebiyle ürünlerinde kayıp yaşayan çiftçilerimizin zararlarının tazmin edilmesi konusunda yürüttüğümüz çalışmalarımız hayırla sonuçlanmıştır. Buna göre kuraklıktan etkilenen ve zararları doğan çiftçilerimizin yaşadıkları kayıpların tamamı devletimiz tarafından karşılanacaktır. Yaşanan kayba mukabil, Kayseri Tarım İl Müdürlüğümüzün tespitlerine istinaden çiftçilerimize yapılacak olan ödemeler ’tohum desteği vermek’ suretiyle gerçekleştirilecek, böylelikle hem zararın telafisi hem de üretimin devamlılığı sağlanacaktır. Çiftçilerimize göstermiş olduğu destek ve yakın ilgilerinden ötürü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya hemşerilerimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:40 Adalet Bakanı Gürlek, Nevşehirli iş adamlarını kabul etti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehirli iş adamlarıyla bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlıkta kabul ettiği Nevşehirli iş insanlarına şehirde oluşturdukları istihdam için teşekkür etti. Nevşehir denince insanların aklına öncelikle Kapadokya bölgesinin geldiğini belirten Bakan Gürlek, "Nevşehir’in birçok zengin bölgesi var. Özellikle Bims sektörü çok iyi. Organize Sanayi bölgemiz çok iyi. Biz el birliğiyle hep birlikte özellikle İstanbul’daki yatırımcı arkadaşları Nevşehir’e çekmemiz lazım. Organize sanayimizi tanıtmamız lazım" dedi. Diğer bakanlıklarla iş birliği halinde hareket edeceklerine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Burası bizim bölgemiz. Sanayicinin yatırıma sevk edilmesi konusunda ne gerekiyorsa yardımcı olacağız. Bizler de sizin işlerinizi kolaylaştıracağız. Teşvik anlamında bölgeye teşvik getireceğiz, yatırımcı getireceğiz. Gerekirse organize sanayi bölgesinin arttırılmasını sağlayacağız" diye konuştu. Nevşehir’de 33 yıl sonra da bakanlık yapmanın kendisine nasip olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, şöyle konuştu: "Bize güzel proje getirin. ‘Şunu yapalım, bunu yapalım’ deyin. Yani bize tekliflerle gelin, projelerle gelin. Bizim bölgemizin, insanlarının gerçekten işe ihtiyacı var. Bölgemizin insanlarının tanıtılmaya ihtiyacı var. Bizler de elimizden geldiğince bu sürece katkı da sunacağız. Sürekli istişare halinde olalım. Bir araya gelelim." Bakan olduktan sonra ilk ziyaretini Nevşehir’e yaptığını ifade eden Bakan Gürlek, "Sahayı bizzat yerinde gözlemledim. Sizler de o bölgede elinizden geldiğince iş imkanı sağlayarak insanlara yardımcı oluyorsunuz. Bu yatırımların bölgeye gelmesi konusunda üzerimize ne düşüyorsa yardımcı olacağız. Ankara’da her zaman bir açık kapınız var. Ben o bölgede doğdum, o bölgede yetiştim, o bölgenin suyunu içtim. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bakan Gürlek, farklı sanayi kollarında Nevşehir’e yatırımcı getirilip istihdam sağlanması, şehrin kalkınması ve gelişmesi için çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak bütün halkların aynı safta yer almasını sağlayacağız"
28 Kasım 2025 Cuma - 13:16 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak bütün halkların aynı safta yer almasını sağlayacağız" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakmakta olduğuna dikkat çekerek, "Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil, terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün halkların aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız" dedi. Bir dizi temas için Adana’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Çukurova Üniversitesi Akademik Yıl açılış töreninde Birleşmiş Milletler (BM) ile terörsüz Türkiye sürecine değindi. Önümüzdeki dönemde dünyanın en fazla üzerinde konuşacağı alanlardan birinin küresel siyasal sistemindeki haksızlıklar, eşitsizlikler olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Aynı ekonomik sistemin kurumlarında olduğu gibi dünyadaki küresel sistemin de kurumları çatırdamakta. Fonksiyonlarını yitirmekte ve artık tamamen işlevsiz hale gelmektedir. Dünyanın en önemli örneği ise dünyada barışı ve insanlar arasında adaleti tesis etmek üzere kurulmuş olan Birleşmiş Milletler’in ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının ortaya çıkardığı mahsurlardır. Sadece çevremizdeki iki büyük olaya baktığımız zaman Birleşmiş Milletlerin ne kadar işlevsiz hale geldiğini görüyoruz. Rusya ile Ukrayna arasında 3 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş ne yazık ki Birleşmiş Milletler tarafından tam tersine Güvenlik Konseyi’ne gelen kararlarda veto edilerek, savaşın devamı bir şekilde temin edilmiştir. Benzer şekilde iki yılı geride bıraktığımız İsrail’in Gazze üzerindeki baskıları, soykırımı ve işlediği insanlık suçları asla önlenememiştir. Bunun en temel nedenlerinden birisi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve bu yapının da maalesef sadece güçlünün sözünün geçtiği bir yapı şeklinde mevcudiyetidir" ifadelerini kullandı. "İsrail ateşkesi sürekli ihlal etmekte" İsrail’in ateşkese rağmen insanları öldürmeye devam ettiğini belirten Kurtulmuş, "Dolayısıyla İsrail’in aleyhine bu süre içerisinde ne zaman Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na karar almak için müracaat edilirse, başvurulsa İsrail’in dayısı tarafından veto edilmiş ve soykırım bugüne kadar sürdürülmüştür. İsrail bir ateşkese razı olmuş görülse de ne yazık ki sürekli olarak ateşkesi ihlal etmekte ve insanları öldürmeye, insanları insan onuru dışında bir yaşama mahkum etmeye devam etmektedir. Dolayısıyla bu sistem böyle devam etmez. İnsanoğlu böylesine bir gayriadil küresel sistemin içerisinde bundan sonra adil ve onurlu bir geleceği asla tasavvur edemez, asla duramaz. Onun için diyoruz ki aslında güçlünün, kuvvetlinin sözüne zayıfı ise asla göz önünde bulundurmayan bu küresel sistem, siyasal sistem bütünüyle değişmeli ve dünya yeni bir siyasal yapıya kavuşmalıdır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür sözünün sadece bir slogan olmadığını dile getiren Kurtulmuş, "Dünyanın yeni bir sisteme duyduğu ihtiyacın millet adına ve bütün insanlık adına dile getirilmiş bir temenni işidir. Sevgili gençler açıkça söylemeyi gerçek bir vazife telakki ediyorum. Biz görürüz, görmeyiz. Ama sizler mutlaka Birleşmiş Milletlerin dünya siyasal sisteminin değiştiğini göreceksiniz. Yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni bir dünya düzeni inşallah sizin zamanınızda kurulacaktır" şeklinde konuştu. "Terör belasını artık geride bırakıyoruz" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Kurtulmuş, "İlk asrını geride bıraktığımız, yani yüzyılı artık aştığımız Cumhuriyetimizin maalesef 50 yılında ayaklarımıza pranga gibi vurulan, bu ülkenin ileriye gitmesini, bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini temsil, teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakıyoruz. Türkiye’de emperyal projelerin bir şekilde kendi maşaları olarak kullandıkları bölünme ve parçalama siyasetlerinin bir unsuru, bir vekalet unsuru olarak gördükleri terör meselesini Türkiye bir daha asla canlanmamak üzere tarihe gönderiyor. Beraber yaşamış, aralarında şimdiye kadar hiçbir husumet, hiçbir kavga, hiçbir çatışma olmamış olan Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bu topraklarda yaşayan bütün etnik ve mezhebi farklılıklar içerisindeki 86 milyon yurttaşımızın arasında ezeli ve ebedi kardeşliğimizi yeniden takdim ederek yolumuza devam ediyoruz. Aramızdaki birtakım nifak kapısında unsurları olan bu aparatları geride bırakıyoruz. Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece birlik ve beraberlik türküleri, sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak, Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün halkların aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu ülkeyi her türlü şerden korusun" ifadelerine yer verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş:" Terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak bütün hakların aynı safta yer almasını sağlayacağız"
28 Kasım 2025 Cuma - 13:04 TBMM Başkanı Kurtulmuş:" Terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak bütün hakların aynı safta yer almasını sağlayacağız" Bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini temsil teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakıyor olduklarına dikkat çeken Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş," Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olarak müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece birlik ve beraberlik türküleridir. Sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün hakları aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adana’ya gelerek çeşitli temaslarda bulunurken, akademik yıl açılış töreninde Birleşmiş Milletler (BM) ile Terörsüz Türkiye konularında konuştu. Önlerinde dönemde dünyanın en fazla üzerinde konuşacağı alanların birinin uluslararası siyasetin küresel siyasal sistemin durumuyla ilgili haksızlıklar eşitsizlikler olduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Aynı ekonomik sistemin kurumlarında olduğu gibi dünyadaki küresel sistemin de kurumları çatırdamakta. Fonksiyonlarını yitirmekte ve artık tamamen işlevsiz hale gelmektedir. Dünyanın en önemli örneği ise dünyada barışı ve insanlar arasında adaleti tesis etmek üzere kurulmuş olan Birleşmiş Milletlerin ve özellikle güvenlik konseyinin yapısının ortaya çıkardığı mahsurlardır. Sadece çevremizdeki iki büyük olaya baktığımız zaman Birleşmiş Milletlerin ne kadar işlevsiz hale geldiğini görüyoruz. Rusya ile Ukrayna arasında 3 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş ne yazık ki Birleşmiş Milletler tarafından tam tersine Güvenlik Konseyi’ne gelen kararlarda veto edilerek savaşın devamı bir şekilde temin edilmiştir. Benzer şekilde iki yılı geride bıraktığımız İsrail’in Gazze üzerindeki baskıları, soykırımı ve işlediği insanlık suçları asla önlenememiştir. Bunun en temel nedenlerinden birisi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve bu yapının da maalesef sadece güçlünün sözünün geçtiği bir yapı şeklinde mevcudiyetidir"ifadelerini kullandı. "İsrail ateşkesi sürekli ihlal etmekte" Sözlerine devam eden Kurtulmuş, "Dolayısıyla İsrail’in aleyhine bu süre içerisinde ne zaman Birleşmiş Milletler genel kuruluna karar almak için müracaat edilirse, başvurulsa İsrail’in dayısı tarafından veto edilmiş ve soykırım bugüne kadar sürdürülmüştür. İsrail bir ateşkese razı olmuş görülse de ne yazık ki sürekli olarak ateşkesi ihlal etmekte ve insanları öldürmeye, insanları insan onuru dışında bir yaşama mahkum etmeye devam etmektedir. Dolayısıyla bu sistem böyle devam etmez. İnsanoğlu böylesine bir gayriadil küresel sistemin içerisinde bundan sonra adil ve onurlu bir geleceği asla tasavvur edemez, asla duramaz. Onun için diyoruz ki aslında güçlünün, kuvvetlinin sözüne zayıfı ise asla göz önünde bulundurmayan bu küresel sistem siyasal sistem bütünüyle değişmeli ve dünya yeni bir siyasal yapıya kavuşmalıdır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda dile getirdiği dünya beşten büyüktür sözünün sadece bir slogan olmadığını dile getiren Kurtulmuş," Dünyanın yeni bir sisteme duyduğu ihtiyacın millet adına ve bütün insanlık adına dile getirilmiş bir temenni işidir. Sevgili gençler açıkça söylemeyi gerçek bir vazife telakki ediyorum. Biz görürüz, görmeyiz. Ama sizler mutlaka Birleşmiş Milletlerin dünya siyasal sisteminin değiştiğini göreceksiniz. Yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni bir dünya düzeni inşallah sizin zamanınızda kurulacaktır" şeklinde konuştu. "Terör belasını artık geride bırakıyoruz" Terörün bitmesiyle ilgili de konuşan Kurtulmuş, "İlk asrını geride bıraktığımız yani yüzyılı artık aştığımız Cumhuriyetimizin maalesef 50 yılında ayaklarımıza pranga gibi vurulan, bu ülkenin ileriye gitmesini, bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini temsil teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakıyoruz. Türkiye’de emperyal projelerin bir şekilde kendi maşaları olarak kullandıkları emperyal projelerin bölünme ve parçalama siyasetlerinin bir unsuru, bir vekalet unsuru olarak gördükleri terör meselesini Türkiye olarak bir daha asla canlanmamak üzere tarihe gönderiyor. Beraber yaşamış, aralarında şimdiye kadar hiçbir husumet, hiçbir kavgaya, hiçbir çatışma olmamış olan Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bu topraklarda yaşayan bütün etnik ve mezhebi farklılıklar içerisindeki 86 milyon yurttaşımızın arasında ezeli ve ebedi kardeşliğimizi yeniden takdim ederek yolumuza devam ediyoruz. Aramızdaki birtakım nifak kapısında unsurları olan bu aparatları geride bırakıyoruz. Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olarak müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece birlik ve beraberlik türküleridir. Sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün hakları aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu ülkeyi her türlü şerden korusun" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Tunç: "Hakim ve savcılar hakkında açılan bin 861 soruşturma ve incelemeden bin 331’i neticelendirildi"
28 Kasım 2025 Cuma - 12:47 Bakan Tunç: "Hakim ve savcılar hakkında açılan bin 861 soruşturma ve incelemeden bin 331’i neticelendirildi" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Teftiş Kurulu’nun hakim ve savcılarla ilgili 2023 yılından bu yana açılan bin 861 soruşturma ve inceleme dosyasından bin 331’ini neticelendirdiğini söyledi. Bakan Tunç, Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’nda HSK’nın Türk yargısı ve adeletin sağlanmasındaki önemine dikkat çekti. Bakan Tunç, "2024-2025 ve 2026 yıllarında gerçekleştirilen denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma faaliyetleriyle ilgili veriler, Teftiş Kurulu’nun adalet sistemimizin işleyişindeki kritik sorumluluğu da ortaya koymaktadır. Teftiş Kurulu’nda bir başkan ve üç başkan yardımcısı ile en son aldığımız 44 müfettişle birlikte 211 başmüfettiş ve müfettiş görev yapmaktadır. Bu sayıyı biraz daha arttıracağız" dedi. Bakan Tunç’tan Teftiş Kurulu üyelerine önemli çağrı HSK Teftiş Kurulu üyelerine seslenen Bakan Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teftiş Kurulu’na 2024 yılında 919’u devir, bin 732’si yeni gelen olmak üzere toplam 2 bin 651 inceleme ve soruşturma dosyası gelmiş, bunlardan bin 756’sı sonuçlandırılmıştır. 2025 yılında ise 895’i devir, 966’sı yeni gelen olmak üzere toplam bin 861 inceleme ve soruşturma dosyası gelmiş, bunlardan bin 331’i neticelendirilmiştir. 25 Kasım 2025 tarihi itibarıyla Teftiş Kurulu’nda bulunan derdest inceleme ve soruşturma evrakı sayısı 530’dur. Bunlardan 9’u 2023, 79’u 2024 ve 442’si 2025 yılına aittir. Dolayısıyla bu sayıyı düşürmeye devam etmemiz lazım. Bu yeterli mi? Hiç devir olmaması lazım. Çünkü teftiş acil, soruşturma açtınız, hemen inceleyip neticelendirmeniz lazım. Beklememesi lazım. 2023 yılından 9 dosya, hemen gittiğinizde bunun sonuçlanması lazım, askıda kalmaması lazım. O hakim ve savcımız için dosyasının bekletilmemesi önemli. Belki de bir yaptırıma maruz kalmayacak ya da yaptırıma maruz kalacak, hatta meslekten çıkarılmaya varan bir sonuca maruz kalacak. O yüzden 2024’den kalan dosyanın kalmaması lazım. Bu çok önemli bir şey" dedi.
Bakan Göktaş: "Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok"
28 Kasım 2025 Cuma - 12:45 Bakan Göktaş: "Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok. TÜİK projeksiyonlarına göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak. Şunu çok net ifade etmek isterim,; karşı karşıya olduğumuz bu gibi sorunların temelinde aile kurumunun zayıflaması yatıyor" dedi. Bakan Göktaş, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlediği "Şehir ve Aile Şurası"nın açılışına katıldı. Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada bugün aileyi konuşurken esasında şehirlerin geleceğini, ülkenin yarınlarını konuştuklarını belirterek, "İçinde bulunduğumuz çağda hızlı kentleşme, dijitalleşme ve küreselleşme gibi olgular hayatımızın her alanını değiştiriyor. Elbette şehirleşme, ekonomik gelişim ve modernleşme açısından pek çok fırsat sunuyor. Ancak bunun aile yapımız üzerinde önemli etkileri olduğunu da görüyoruz. Eskiden üç nesil bir arada yaşıyordu. Bugün ise evlilik yaşının artması, boşanma ve hiç evlenmeme oranlarının yükselmesinin de etkisiyle tek kişilik hane oranı yüzde 20’ye ulaşmış durumda. Bireyselleşme, sosyal izolasyon ve yalnızlık giderek artıyor. Modern şehir düzeni, iletişim teknolojilerinin gelişimi, yoğun iş temposu ve trafikte kaybolan saatler, ebeveynle çocuk arasındaki bağı zayıflatabiliyor. Bakın, Türk Dil Kurumu 2024 yılının kavramını ’Kalabalık yalnızlık’ olarak belirledi. Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok. TÜİK projeksiyonlarına göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak. Şunu çok net ifade etmek isterim, karşı karşıya olduğumuz bu gibi sorunların temelinde aile kurumunun zayıflaması yatıyor" ifadelerini kullandı. "Medya ve dijital platformlar, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor" Küresel eğilimler ve popüler kültürün aileyi ve evliliği değersizleştiren bir algı oluşturduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Medya ve dijital platformlar, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor. Ve tüm bunlara ek olarak, kadın ve erkek kimliğini belirsizleştiren cinsiyetsizleştirme söylemleri, aile yapısının en temel dayanaklarını hedef alıyor. Tüm bu dinamikler karşısında aile kurumunun ve demografik yapının güçlendirilmesi artık, toplumsal bir öncelik haline geldi. 2025 Aile Yılı, bu önceliği toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırdığımız ve ortak bir seferberliğe dönüştürdüğümüz bir dönüm noktası oldu. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımız, politika ve projelerimizin temel çerçevesi oldu. Belirlediğimiz hedefler doğrultusunda kurumsal yapımızı güçlendirdik. ’Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren bir vizyonla çalışıyoruz. 2025 Aile Yılı toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık buldu. Bakanlık olarak yıl boyunca 15 binden fazla etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik. Pek çok sektörde yaptığımız bin 926 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Finansal desteklerden eğitime, kültürel etkinliklerden dijital dönüşüme kadar her alanda çalışmalar hayata geçirdik. Evlenecek gençlerimize ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere sağladığımız destekler, sadece bir kısmını oluşturuyor. Aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi, bütün toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdik. Kamu kurumları, STK’lar, üniversiteler, iş dünyası ’Aile Yılı’na özgü çalışmalar yürüttüler" diye konuştu. Başkan Altay: "Şehirle aile arasındaki bağın yeniden güçlendirilmesi büyük bir zorunluluk" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bizim medeniyetimizde mukaddes kabul edilen, kökleri bin yıllık inanç ve kültür birikimine dayanan aile yapısı, ne yazık ki bugün ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Ailenin içi boşaltılmakta, insani değerler zayıflatılmakta, ben merkezli bir zihniyet güç kazanmaktadır. Bu nedenle aile mefhumuna daha geniş ve derin bir bakışla yaklaşmak zorundayız. Çünkü aile güçlenirse toplum güçlenir; aile çökerse toplum da çözülür. Bu meseleye ciddiyetle, hassasiyetle ve ortak bir vicdanla yaklaşmak hepimizin sorumluluğudur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını ’Aile Yılı’ ilan etmesi, devletimizin bu konudaki kararlılığının açık bir göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, bu hassasiyetin yalnızca bir yıla sığdırılamayacağını da belirterek 2026-2035 dönemini ’Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan etmiştir. Bu karar, milletimizin geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme iradesinin en güçlü ifadesidir. Bu noktada şehirle aile arasındaki bağın yeniden güçlendirilmesi büyük bir zorunluluk. Çünkü şehir, insanların nefes aldığı, çocuklarımızın büyüdüğü, ailelerimizin kök saldığı mekanlardır. Bu yüzden bir şehir ne kadar huzur ve güven verirse aileler de o denli huzurla ve güvenle geleceğe umutla bakarlar. Bizler de ’Aile Dostu Şehir’ anlayışımızı yerel yönetim anlayışımızın merkezine yerleştiriyoruz. Aynı bilinç ve kararlılıkla, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da aileyi merkeze alan güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edilmiş olması, şûramızın anlamını ve sorumluluğunu daha da artırmaktadır. Değişen toplumsal dinamikler karşısında aileyi desteklemek bugün hepimizin ortak görevidir. Bu itibarla şehir ve aile şûrası, şehirlerimizin geleceğine, aile yapımıza ve toplumsal bütünlüğümüze dair ortak bir iradenin somutlaşmış halidir. Şûramızda; yerel yönetimlerin aile odaklı hizmet kapasitelerinin artırılmasından, dijitalleşme ve sosyal destek mekanizmalarına, kültürel kimlik ve değer aktarımından aile içi risklerin önlenmesine, ruh sağlığı ve aile iletişiminden kırılgan grupların ailedeki yerine ve elbette ’Aile Dostu Kent’ yaklaşımına kadar geniş bir çerçevede ele alacağız" ifadelerini kullandı.
Yeni parti programının görüşüleceğıi CHP 39. Olağan Kurultayı başladı
28 Kasım 2025 Cuma - 12:05 Yeni parti programının görüşüleceğıi CHP 39. Olağan Kurultayı başladı Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. Olağan Kurultayı başladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti programını delegelerin takdirine sunacaklarını belirterek, "Bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak" dedi. ‘Şimdi iktidar zamanı’ sloganıyla düzenlenen CHP 39. Olağan Kurultayı, Atatürk Spor Salonu’nda başladı. Kurultayda divan başkanlığına delegelerin oylarıyla Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce seçildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, delegelerin tamamına yakınının hazirun listesine imzalarını atmasıyla toplantı yeter sayısının tamamlandığını söyleyerek, kurultayı açtı. Yeni parti programını delegelerin takdirine sunacaklarını aktaran Özel, "Yarın 81 ilden, Türkiye’nin dört bir yanından buraya koşup gelecek Cumhuriyet Halk Partililerin takip edecekleri bu salonda bugün delegelerimizle ve davetlilerimizle birlikte program çalıştayımızı yapacağız. Bildiğiniz gibi iki yıl önce bu salonda değişim kurultayımızda birtakım sözler, vaatler ve önümüze bir çalışma takvimi koyulmuştu. O takvimin içinde hiç şüphe yok ki en önemli iki hedefimiz, tüzüğümüzü değiştirmek ve programımızı yenilemekti" şeklinde konuştu. Özel, bugün yalnızca program detaylarına ilişkin konuşma taraftarı olduğunu aktararak, "Bugün programla ilgili detayların, programla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu perspektifin, Türkiye’nin önüne koyacağı yol haritasının önüne geçmemesi açısından konuşmamı sadece programla ilgili kısımlarla sınırlı tutacağım. Siyasi polemiklere, siyasi değerlendirmelere ya da önümüzdeki süreçle ilgili hep birlikte kararlılığımızı ifade edeceğimiz söylemlerin tamamını yarına bırakıyorum" ifadelerini kullandı. "100 yıl sonra ‘Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi bir kez daha kurtarır’ dedirtebilmenin esas yolunun bu çalışmalardan geçtiğini biliyorduk" Esas meselenin iktidar olmak olduğunu vurgulayan Özel, "Esas meselenin her şeyden kurtulmak için iktidar olmak, iktidar olmak için Türkiye’nin önüne Türkiye’nin sorunlarını çözecek hem kadroları, hem programı çıkarmak, bu programdan bir hükümet programı çıkarmak, o hükümet programının somut vaatlere evrilmesinin ve kamuoyunda ‘Evet, bizi bu program kurtarır, bu parti kurtarır, bu kadro kurtarır. 100 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi bir kez daha kurtarır’ dedirtebilmenin esas yolunun bu çalışmalardan geçtiğini biliyorduk. O kararlılıkla da bugün sizlerle buradayız, sizlerle birlikteyiz" şeklinde konuştu. "Güçlenen Türkiye’yi nasıl taahhüt edebiliriz, bugün burada bunları çalışacaksınız" Umudu örgütlemek için yola çıktıklarını söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu salonda bugün ben birazdan aranıza katıldıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasi ve adalet konusunda kurumların yıpratıldığı, kuralların esnetildiği, gevşetildiği, terk edildiği bir büyük çöküşe, bir yandan sokakta çetelerin dolaştığı, bir yandan insanların yarın evine ekmek götürüp götüremeyeceği kaygısını taşıdığı bir güvencesizlik ortamında başta mahkemelerde, hukukta, sonra ekonomide, sonra sosyal hayatta ve Türkiye’nin yarınlarında nasıl güvenli yarınları kurabiliriz, dirençli bir yurttaşı, güvenli yarınları ve kalkınan Türkiye’yi, güçlenen Türkiye’yi, kazanan Türkiye’yi nasıl sağlayabiliriz, nasıl taahhüt edebiliriz, bugün burada bunları çalışacaksınız. Bu çökmüş sisteme karşı umudu örgütlemek için yola çıktık. Bunun için demokrasiyi konuşacağız, hukuku konuşacağız. Demokrasinin önündeki en büyük engel olan seçim barajını konuşacağız. Sadece belli partilere yapılan Hazine yardımının nasıl siyasetin toplumsallaşmasının önünde engel olduğunu ve bunu nasıl aşacağımızı konuşacağız. Siyasetin finansmanını, Siyasi Ahlak Yasası’nı, GRECO kriterlerini de aşacak, Türkiye’de siyasetin hem finansmanını şeffaflaştıracak, hem yolsuzlukların önünü kesecek hem de bundan sonra her türlü tartışma ve ikili hukuk uygulamalarının önüne geçecek bir çalışmayı burada olgunlaştıracaksınız." "Vizesiz Avrupa’nın nasıl mümkün olduğunu bu salonda sizler olgunlaştıracaksınız" Dış politika perspektifinin de tartışılacağını anlatan Özel, "Türkiye’nin bundan sonraki hem dış politikasını, hem Avrupa’nın çok ihtiyaç duyduğu güvenlik kaygıları için en önemli müttefiki olabileceğini hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu cesur, kararlı ve doğru ilişkilerle ilerlediği Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinde gençler için yasaksız bir Türkiye, vizesiz Avrupa’nın nasıl mümkün olduğunu bu salonda sizler olgunlaştıracaksınız" açıklamasında bulundu. "Her şeye rağmen tartışmanın sesinin değil, içinin güçlü olduğu bir süreci birlikte örmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" Özel, kurultayda CHP iktidarı için bir hükümet programının ortaya çıkacağını söyleyerek şunları kaydetti: "Bu salondan elbette bir program için beklenenden çok daha somut ama ‘Sorunlar nasıl çözülecek?’ meselesine didik didik baktığında belki bir parça soyut kavramlar çıkacak. Ama bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak. Sonra bu programı burada bırakıp gitmeyeceksiniz. Bu programı zihninize, gönlünüze ve elinize alıp şehirlerinize gideceksiniz. Önce yöneticilerimizle, sonra 2 milyon üyemizle bir büyük ordu olarak ev ev, sokak sokak, dükkan dükkan, işçi servisinde, iş yerlerinin önünde, köylerde ve evlerde, Türkiye’nin en önemli seçmen gruplarından birisi olan, evinde çalışmayan, aslında ev işçisi olarak evdeki emeğiyle Türkiye’nin yarını çocuklarını yetiştiren ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin ulaşmakta güçlük çektiği ev kadınlarının kapısını çalacak, onun çocuğunun kreşini de, okul yemeğini de, barınma hakkını da, gelecek güvencesini de, bir dünya vatandaşı olması umudunu da onlarla birlikte öreceksiniz. Bu salondan Türkiye’nin gelecek iktidarının kararlılığını, o konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin inancını, birkaç gün içerisinde somutlaştıracağı ve zenginleştireceği kadrolarını ve bu konudaki yürüyüş ordusunun ilk harekete geçen takımını burada ağırlamaktan, bugün bu güçlü takımla, bu güçlü ekiple birlikte bunu her şeye rağmen oturup slogansız tartışmanın, sesinin değil içinin güçlü olduğu bir süreci birlikte örmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz." 3 gün sürecek kurultayın ilk gününde parti programı delegelere tanıtılacak. Ayrıca Parti Meclisi üye sayısının 60’dan 80’e yükseltilmesi ve gençlik kollarındaki yaş sınırının 18-40 aralığına çekilmesi gibi değişikliklerin de kurultayın ilk gününde yapılması planlanıyor. Bin 300’ün üzerinde delege, kuruytayda yeni parti programının yanı sıra, parti tüzüğündeki bazı maddelerde değişikliğe gidilmesi için de oy kullanacak.
Bakan Göktaş: "Bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk"
28 Kasım 2025 Cuma - 09:49 Bakan Göktaş: "Bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kasım ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, kasım ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, bugüne kadar 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini de hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini vurguladı. Bakan Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla da ulaşılabileceğini belirtti. "637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda kasım ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu: "Sosyal medyada gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli yer alabilmelerini sağlamak için yapılabilecekleri ele aldık"
28 Kasım 2025 Cuma - 09:15 Bakan Uraloğlu: "Sosyal medyada gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli yer alabilmelerini sağlamak için yapılabilecekleri ele aldık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Sosyal medyada yaş sınırlamaları başta olmak üzere gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli yer alabilmelerini sağlamak için yapılabilecekleri ele aldık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çocuk Hakları Alt Komisyonu heyetiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında bir araya geldi. Görüşmede dijital platformlarda çocuklara yönelik risklerin azaltılması, çevrimiçi güvenlik, erişim kısıtlamaları ve dijital okuryazarlık konuları ele alındı. Sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin getirilecek düzenlemelerle giderileceğinin sinyalini veren Bakan Uraloğlu, çocukları dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri tehditlerden korumanın en büyük sorumluluklardan biri olduğunu vurguladı. "Zararlı içeriklere karşı daha güçlü denetim mekanizmaları oluşturmayı hedefliyoruz" Siber zorbalığın, çevrimiçi taciz ve uygunsuz içeriklere maruz kalmanın gençleri en çok etkileyen riskler arasında olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Sosyal medyada yaş sınırlamaları başta olmak üzere gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli, bilinçli ve verimli bir şekilde yer alabilmelerini sağlamak amacıyla yapılabilecekleri kapsamlı şekilde ele aldık. Çocuklarımızı ve gençlerimizi dijital dünyanın risklerinden korumak ve onları bilinçli dijital vatandaşlar olarak desteklemek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Zararlı içeriklere karşı daha güçlü denetim mekanizmaları oluşturmayı ve dijital platformların sorumluluklarını artırmayı hedefliyoruz. Öte yandan çocuklarımızın sosyal medyaya erişiminde ve kullanıcı hesabı oluşturmasında ebeveyn onayını ve ebeveyn denetimini sağlamayı esas alan adımları istişare ettik" dedi.
Aydın’da cenaze ve defin hizmetleri sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacak
28 Kasım 2025 Cuma - 09:03 Aydın’da cenaze ve defin hizmetleri sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacak Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP grubunun cenaze ve defin işlerinin ilçe belediyelerinden alınmasına yönelik verdiği önergenin kabul edilmesi kararının ardından açıklama yapan Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Aydın’da cenaze ve defin hizmetlerinin sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacağını söyledi. Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, cenaze ve defin işlerinin ilçe belediyelerinden alınmasına yönelik alınan karar ile ilgili açıklamalarda bulundu. Büyükşehir meclisinde CHP grubunun verdiği önergenin kabul edilmesi kararına ilişkin Aydın’da cenaze ve defin hizmetlerini sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacağını söyleyen Başkan Erol; "Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bugün yapılan oturumunda, 5216 sayılı Büyükşehir Yasasının 7. Maddesinin ikinci fıkrasının e) bendi gereğince İlçe Belediyelerinin de yasal görevi olmasına rağmen CHP’li belediyelerin, maliyetli olduğu ve ekonomik yük olduğu, gerekçesiyle cenaze ve defin hizmetlerini Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne devretmek için verdikleri önerge kabul edildi. Bu karar, CHP’li belediyelerin yıllardır üstlenmesi gereken en temel ve en hassas görevi dahi yerine getiremediklerini, vatandaşın acılı gününde bile sorumluluktan kaçtıklarını açıkça göstermektedir. Yönetme iradesi sergileyemeyen bu zihniyet, hizmet üretmek yerine işi üzerinden atmayı tercih ederek, en zor anda vatandaşını yalnız bırakmıştır. Biz Buharkent Belediyesi olarak 11 yıldır yaşamın her anında olduğu gibi acı günlerde de hemşehrilerimizin yanında olduk. Mezarlık bakımları ile mezar açımından defin işlemlerine kadar tüm süreçlerde vatandaşımıza kesintisiz ve titiz bir hizmet sunduk, sunmaya da devam edeceğiz. Aynı meclis toplantısında AK Parti grubu olarak, ilçelerimizde bu hizmeti sürdürme irademizi bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyduk. Çünkü AK Parti olarak biz mezarlık ve defin hizmetlerini maliyet ve ekonomik yük olarak değil, insanı ve belediyeciliğin en temel hizmeti olarak görürüz. CHP’li belediyelerin kaçtığı sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu ifade eden önergemiz kabul edilmiştir. Artık Aydın’da cenaze ve defin hizmetleri sadece AK Partili Belediyeler tarafından yürütülecektir. Yani bir tarafta hizmetten kaçan, en temel belediyecilik görevini bile taşıyamayan bir anlayış, diğer tarafta vatandaşın acısına omuz vermeyi görev bilen, hizmet üretmekten geri durmayan AK Parti belediyeleri vardır. Aydınlı hemşehrilerimiz müsterih olsun. Bugün CHP’nin bıraktığı boşluğu yine AK Partili belediyeler dolduracak, vatandaşımızı yalnız bırakmayacaktır. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da milletimizin yanında durmaya devam edeceğiz" dedi.