POLİTİKA
MHP’li Akçay: "Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" 03 Mayıs 2026 Pazar - 19:01:33 MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" dedi. MHP’li Erkan Akçay, Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada esnafa hitap eden Akçay, esnaf ve sanatkar sayısının 2,5 milyona yaklaştığını belirterek, "Mart ayı sonu itibarıyla ülkemizde 2 milyon 264 bin esnaf ve sanatkar ve bunlara ait 2 milyon 553 bin iş yeri bulunmaktadır. Manisa ilimizde 91 odaya bağlı 60 bin 365 esnafımız faal olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu en yaygın örgütlenme ağına sahip sivil toplum kuruluşudur, meslek odasıdır. Çevremizdeki savaşlara, küresel ve bölgesel kaos ve krizlere, artan enerji ve ulaşım maliyetlerine paralel olarak artış gösteren enflasyona rağmen 2026 yılının ilk üç çeyreğinde yaklaşım 75 bin esnafımız yeni işyeri açmıştır" dedi. "Basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenleme gözden geçirilmelidir" Esnaf ve sanatkarların en önemli beklentilerinden birinin basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenlemenin iptal edilmesi olduğunu söyleyen Akçay, "Ticari kazancı basit usulle tespit edilen mükelleflerin kazançları 2021’de gelir vergisinden istisna edilmiş ve gelir vergisi beyanname verme yükümlülüğü kaldırılmıştı. Ancak 8 Eylül 2025’te tarihi kararla büyükşehirlerdeki esnafımızın 2026 yılı itibarıyla gerçek usule geçirilmesi öngörülmüştür. Vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadeleyi destekliyoruz. Ancak aynı işi yapan, aynı ciroya sahip iki esnafın sırf tabela adresi farklı diye farklı vergilendirilmesini de hakkaniyetli bulmuyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde 10 Aralık 2025’te yeni bir düzenleme yapılarak bundan kısmen dönülmüş, büyükşehir sınırlarında nüfusu 2 bini geçmeyen eski köy ve beldelerimizdeki esnaflarımız bu zorunluluktan muaf tutulmuştur. Bu düzeltme kırsaldaki esnafımız için önemlidir, doğru buluyoruz. Fakat bu adım sorunu kökten çözmemektedir. Hesap ortadadır; basit usulden gerçek usule geçişin bir esnafa yıllık maliyeti vergiler hariç 90 bin lirayı bulmaktadır. Kıt kanaat geçinen esnafımıza ’Sen artık şirket gibi yönetileceksin’ demek, o dükkana kilit vurmak anlamına gelir. Bu karar, iş yerlerinin kapanmasına ve kaçak çalışmanın artmasına yol açabilecektir. Ustaların dükkân kapatmasıyla, zaten kanayan yaramız olan çırak yetişmeme sorunu iyice çıkmaza girecektir. Yarın otomobil ve traktörleri, kombileri tamir edecek usta bulamayabiliriz. Usta yoksa çırak yoksa hizmet zinciri kopar. Kaybeden sadece esnaf değil hepimiz oluruz. Bu düzenleme yeniden gözden geçirilmelidir. Ahilik kültüründen gelen esnafımız sadece bir tüccar değil devlet-millet kaynaşmasının, mahallenin emini ve bekçisidir. Onlar defter, beyanname ve stopaj sarmalına muhatap edilmemelidir. Konu sadece nüfus kriterine veya coğrafi sınıra hapsedilmemelidir. Yıllık cirosu kar haddi belirli bir seviyenin örneğin asgari ücretin yıllık tutarının belli bir katının altında kalan esnaf basit usulde kalmaya devam etmelidir. Genç ve yeni esnafa destek verilmelidir. Mesleği yeni başlayan çırak ve kalfalar için geçiş süreci iki veya üç yıl ertelenmelidir. Kademeli geçiş, 2026 yılında gerçek usule geçecek esnafa ilk yıl için beyanname başına damga vergisi muafiyeti ve muhasebe desteği sağlanmalıdır" dedi. "Esnaf ve sanatkarlarımızın krediye ulaşımı kolaylaştırılmalıdır" Esnaf ve sanatkârların krediye ulaşmasının kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Akçay, "Vergi ya da SGK prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarlarımız devletimizin sübvanse ettiği Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi tarafından verilen krediye ulaşmakta sıkıntı yaşamaktadır. Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârlar finansman sorunu yaşamaktadır. Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkârlarımızın kredilere irişimi kolaylaştırılmalıdır. Esnaf ve sanayicimize yönelik destek ve teşvik sistemi sadeleştirilerek etkinleştirilmelidir. Bankacılık kesimi esnaf ve sanatkârlara sürekli destek verebilir hale getirilmelidir. Esnaf ve sanatkârların KOSGEB kredi ve desteklerinden etkin şeklide yararlanabilmesi için sadece esnaf ve sanatkârlara özgü programlar uygulamaya konulmalıdır. E-hacizler, esnafın gayrimenkulü dahil olmak üzere bankadaki parasına uzanmaktadır. Bu nedenle insanlar borcunu ödemek istese bile gayrimenkulüne ve bankadaki parasına haciz konulduğu için ödeyememektedir. Bu sorunun çözümü için kapsamlı bir borç yapılandırması çalışması başlatılmalıdır" dedi. Esnaf ve sanatkarların beklentilerine değinen Akçay, "Esnaf ve sanatkarların faaliyet çerçevesine ilişkin yasal düzenlemeler yapılmalıdır. AVM ve büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları kurallara bağlanmalıdır. Haksız rekabet şartları oluşturarak küçük esnafa iş fırsatı bırakmayan belediye işletmeciliği yeniden düzenlenmelidir. Küçük esnafın emekliliği için gerekli prim gün sayısı 9000 günden 7200 güne düşürülmelidir. Esnaflarımız elektrik ve doğalgaz faturalarındaki yüksek fatura bedellerini maliyete yansıtmak zorunda kalmaktadır. Esnaf ve sanatkârlar için özel bir elektrik ve doğalgaz tarifesi uygulanmalıdır. Şoför esnafının yenileyeceği araç ve kullanacağı yakıta ilişkin farklı vergi uygulanmalıdır. Şoför esnafımıza fiili hizmet zammı ve yıpranma payı hakkı verilmelidir" dedi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 18:29 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Görevler davamız için bir araçtır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, "AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Biz büyük ve güçlü Türkiye’yi gerçekleştirmek, dünya mazlumlarına umut olmak heyecanıyla, coşkusuyla, mücadele azmiyle Anadolu insanının gelecek azmini inşallah nesillerle buluşturmak için görev üstlenmiş kadrolarız" dedi. AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Mahalle Başkanları Toplantısı, yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantıda AK Parti Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, mahalle temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş yaptığı konuşmada, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin düşmanı değiliz. Biz millete hizmet yolunda milletimize daha iyisini sağlamak için rekabet ettiğimiz bir anlayışla Türkiye’de siyaset yapıyoruz, iddiamızı ortaya koyuyoruz, fikrimizi ortaya koyuyoruz ve her durumda milletimizin kararlılığını başımıza taç ederiz. Ama bu demek değildir ki yolsuzlukla, arsızlıkla, ahlaksızlıkla şehirlerimiz adil olamaz. Bunun karşısında da milli iradenin gücüyle ve ilgili kurumlarla mutlaka devletimiz gereğini yapmalıdır" dedi. "Yalanların karşısında doğruları söylemeye devam edeceğiz" AK Parti belediyeciliğine vurgu yapan Büyükgümüş, "AK Parti belediyeciliğinin Bursa’yı sarıp sarmalayan, gönüllere hitap eden, kardeşliği şehrinin mayası olarak gören bu güzel anlayışla inşallah şu kürsüde gördüğümüz sıcak tebessümüyle Bursa’yı bir başkan olarak kuşatacağına inanıyoruz. Biz de kardeşleri olarak her daim değerli başkanımızın Bursa’da taş üstüne taş koyacak herkesin yanında olduğunu bir kez daha bu güzel hazirunla birlikte ifade etmek istiyoruz. Olaylar çerçevesinde yalanların karşısında doğruları, iftiraların karşısında hakikati söylemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bizim boşa ayıracak vaktimiz yok" Büyükgümüş, "Teşkilatlarımızla birlikte vakarlı, kararlı ama son 25 yılına ülkemizin, dünya mazlumlarının damgasını vurmuş bir siyasi hareket olmanın da gereğiyle inşallah çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Onun için o onu demiş, bu bunu demiş, o öyle yapmış, bu böyle yapmış, şu bu yalanı söylemiş. Bizim ona ayıracak vaktimiz yok. Bizim siyasi geleneğimizde, bizim siyaset anlayışımızda asla ve asla teşkilatçılık itibariyle söylüyorum, hiyerarşi yayıl yoktur. Biz bakanlarından mahalle teşkilatlarına, kabinesinden köy temsilcilerine kadar bir ve bütün halinde davamızın, ideallerimizin tahakkuk etmesi için, liderimizin vizyonunun, fikrinin, heyecanının Anadolu’ya yayılması için gönül seferberliğiyle çalışan inançlı kadrolarız" diye konuştu. "Görevler davamız için bir araçtır" Büyükgümüş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun için bizim açımızdan siyasette bazı süreçler ve burada elde edilen görevler sadece davamızı, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer araç niteliğindedir. Çok açık söyleyeceğim. Burada davamızın en güçlü şehirlerinden biri olan Bursa’dan ifade edeceğim. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Biz büyük ve güçlü Türkiye’yi gerçekleştirmek, dünya mazlumlarına umut olmak, heyecanıyla, coşkusuyla, mücadele azmiyle Anadolu insanının gelecek azmini inşallah nesillerle buluşturmak için görev üstlenmiş kadrolarız." "Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak zorundayız" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "En başta mahalle başkanlarımızdan başlayarak sahadaki çalışmalarımızda vatandaşın sesini dinleyerek, onlarla hemhal olarak biz AK Parti’nin nasıl bir hizmet yaptığını göstererek Bursa’da başarılı olmak ve Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak zorundayız. Bu minval üzere hep beraber hareket edeceğiz ve bunun üzerinde de çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Yakında projelerimiz bir bir hizmete girecek" Bursa’daki yatırımlara değinen Gürkan, "Hızlı tren 2026 yılı sonunda hizmete girecek. Bursaray, hızlı tren ve şehir hastanesi bağlantıları kısa sürede tamamlanacak. Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin de ki şehrimizin ikinci şehir hastanesi sayılır. Biliyorsunuz birincisi bin 355 yataklı bir hastanemizdi. Bu ikincisi de bin 315 yataklı. Gerçekten çok büyük bir kompleks olarak hayırlısıyla altıncı, yedinci ayda faaliyete geçerek Bursalı hemşehrilerimize hizmetine başlamış olacak" dedi. "Bursa’nın hiçbir meselesi sahipsiz değildir" Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da konuşmasında şunları söyledi: "Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel yönetimlerimizle birlikte Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu eser ve hizmet siyasetini Bursa’da en güçlü şekilde sürdürmekte kararlıyız. Kıymetli teşkilat mensuplarımız. Bursa’nın hiçbir meselesi sahipsiz değildir. Bu kadim şehrin ulaşımı, altyapısı, çevresi, sosyal hizmetleri, gençleri, esnafı, emeklisi, kadını, çocuğu hepimizin sorumluluğundadır. Şehrimizin hangi mahallesinde bir ihtiyaç varsa, hangi sokağında bir beklenti varsa, hangi vatandaşımızın çözüm bekleyen bir meselesi varsa biz orada olacağız."
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:56 CHP Genel Başkanı Özel: "Düğünü de cenazeyi de AK Parti’lilerle, MHP’lilerle birlikte yapıyoruz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Vallahi biz, köyümüzde, beldemizde, ilçemizde düğünü AK Parti’lilerle, MHP’lilerle beraber yapıyoruz. Cenazeyi birlikte kaldırıyoruz. Biz bu ülkeyi ayrıştıran, bölen değil, birleştiren Türkiye’nin kurucu iradesiyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük’te Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bizi ayakta tutan, ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı renklerini o bayraktan alır. Milli takım kazanınca sevinen, filenin sultanları ile birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferiyle ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır. Bizim gönlümüz onlarla birliktedir" diye konuştu. Ülkenin değerlerine saygı duyan herkesle birlikte hareket edeceklerini belirten Özel, "Kim bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıysa bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil, bir ülkeyi savunuyoruz. Bir ülkenin demokrasiyle yönetilmesini savunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Gün didişme günü değil" Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’ni "baba ocağı" olarak nitelendirerek, şunları kaydetti: "Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağıdır. Herkes baba ocağına doğar. Kimi orada kalır, kimi başka yeri arar. Ama huzuru bozulan bilir ki orada bir baba ocağı vardır. Kapısı açık, çayı demli, çorbası sıcak bir ocaktır. O baba ocağının tapusu ne bendedir ne de bir başkasında; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Gün, demokratların, Cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin birbiriyle didişme günü değil; Cumhuriyet’e ve sandığa sahip çıkma günüdür." "Devr-i sabık yapmayacağız" Özel, konuşmasının devamında geçmişe dönük bir hesaplaşma anlayışı içinde olmayacaklarını da belirterek, "Gençler ‘gün gelecek, devran dönecek’ diyor. Bunu duyan kimse ‘CHP gelirse bizden hesap soracak’ diye düşünmesin. Biz kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden dolayı sorumlu tutmayız. Devr-i sabık yapmayız" dedi. Toplumsal birlik mesajı veren Özel, "Biz bu ülkeyi ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayıştan geliyoruz. Kutuplaştırmaya değil, kucaklaştırmaya geliyoruz" ifadelerini kullandı. Gazze açıklaması Özel, konuşmasında Gazze’ye yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırıya da değinerek, "Geçtiğimiz günlerde Gazze’ye yardım taşıyan filoya saldırı oldu, 20’si Türk 175 kişi gözaltına alındı. Buna ilişkin gerekli tepkinin verilmediğini düşünüyoruz. Yapılan açıklamaları kınıyoruz" diye konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:55 BBP Genel Başkanı Destici: "Böyle giderse, nüfusumuz 50 milyonun altına düşer" Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi’nde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz, ülkenin içindeyiz. Böyle giderse, 50 milyonun altına düşeriz" dedi. Büyük Birlik Partisi Olağan İl Kongresi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından toplu fotoğraf çekimi yapılan programda ilk olarak Büyük Birlik Partisi Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kürsüye çıkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme dair konular hakkında konuştu. "Günyüzü’ne 38 milyon metrekare sanayi bölgesi yapılacak" Eskişehir sanayisi hakkında da konuşan Destici, "En son Türkiye’de biliyorsunuz sanayimiz, üretimimiz, imalatımız Marmara Bölgesi’ne sıkışmış vaziyettedir. İşte burada Sakarya Erenler Belediye Başkanımız var, sağ olsunlar 2024 Mart 31’den beri diğer belediye başkanlarımızla birlikte inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Günyüzü Belediye Başkanımız da burada aynı şekilde, inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum ve inşallah daha da başarılı olacaklar. Kendilerine emanet edilen, bize emanet edilen belediyelerde inşallah zirveyi yakalayacaklar. Dolayısıyla devletin, hükümetin bu üretimi, imalatı, sanayi bölgelerini Anadolu’ya kaydırma, ama nereden? İşte yukarıdan aşağıya doğru Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Hatay, Adana buralara indirme hedefi var. 15 civarında sanayi bölgesi ilave edilecek. Bizim talebimiz, gayretlerimizle sağ olsunlar Cumhurbaşkanımız da Sanayi Bakanımız da bizleri kırmadılar ve bunlardan bir tanesi de Günyüzü oldu. Tam 38 bin dönüm yeni sanayi bölgesi, 38 milyon metrekare" ifadeleri kullandı. "Gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var" Geçtiğimiz ay gerçekleşen okul saldırılarına değinen ve olayda ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bugün hayat mücadelesini kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’na rahmet dileyen Destici, şöyle devam etti: "14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf, 8. sınıf öğrencisi saldırganın kendi okulunda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 9 öğrencimiz, yavrumuz ve 1 öğrencilerini kurtarmak için öğrencilerin önüne kendini kapayan öğretmenimiz şehit oldu. Kendilerini bir kere daha rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Biz hem şehit öğrencilerimizin ve öğretmenimizin ailelerini ziyaret ederek taziyede bulunurken, aynı zamanda hastanedeki yavrularımızı da ziyaret etmiştik. Maalesef onların içinde 2 tanesi ağır yaralıydı. Bugün 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu yavrumuzun da öldüğünü, şehadete erdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Onlar cennete gittiler, sabiler, günahsızlar. Cenab-ı Hak cennetin en güzel köşesinde onları misafir etsin. Aileleri büyük acı yaşıyor, inşallah cennetinde de onları buluştursun diyoruz. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak bu suça sürüklenen çocuklar, aileden kopan çocuklar, okuldan, aileden, gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var. Maalesef bu çocukların psikolojileri bozuluyor." "Eskiden aile başına 3 çocuk düşerken bugün 1 buçuklara kadar düştü" Aile yapısı hakkında da konuşan ve Türkiye’de doğruganlık oranının yarı yarıya düştüğünü söyleyen Destici, "Kıymetli kardeşlerim, değerli hemşehrilerim; bakın, nüfus olarak aşağıya iniyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz. Yani böyle giderse, hani 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ya 50 milyonun altına düşeriz. O zaman ailemizi de kaybederiz, ülkemizi de kaybederiz, topraklarımızı da kaybederiz. Onun için aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Dezavantajlı kesimler, ekonomik olarak en büyük sıkıntıyı yaşayan kesimler, asgari ücretliler. Onun için diyoruz ki; mademki topyekün artıramıyorsunuz, ’bütçe sıkıntısı var’ diyorsunuz, o zaman Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi bir ’Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu’ kurulsun" ifadelerini yer verdi. Mustafa Destici, program sonunda bugün hayatını kaybeden Eskişehirli gazeteci Ertuğrul Yılmaz için başsağlığı dileklerinde bulundu. Ayrıca Dectici, Eskişehirspor’a da başarılar diledi. Programa Genel Başkan Destici’nin yanı sıra, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi katılım gösterdi.
Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:33 Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da iki gün süren ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesine ilişkin, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, Bakanlığın ev sahipliğinde UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesini değerlendirdi. Zirveye, 21 ülkeden üst katılımcıyla beraber 13 farklı ülkeden bakanlar katıldığını belirten Göktaş, 2 günlük zirvenin en önemli tarafının çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın zirveye teşrif etmesinin, çocuk odaklı politikalarındaki güçlü iradeyi ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, dünyada pek çok ülkenin benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dijital dünyada bilgiye kolayca erişebildiği gibi risklerle de maalesef karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle akran zorbalığı, uygun olmayan içerikler, psikolojik, fiziksel ve zihinsel olarak olumsuz etkileyen içeriklere çok sık maruz kalabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız" Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı Zirvesi’nde katılımcı bakanların, akademisyenlerin, uzmanların, politika yapıcıların ve çocukların benzer konuları dile getirdiğini bildiren Göktaş, "Çocukların bu zirvede yer alması bizler için çok kıymetliydi. Çünkü çocuklara yönelik karar aldığımız politikalara onları da dahil etmemiz, fikirlerini, önerilerini almak oldukça önemli" diye konuştu. Göktaş, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesinde veya çocukları dijital dünyada korunmasında sürecin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Teknik ve mevzuat düzeyinde pek çok güçlendirmeyi yapmamız gerekiyor. Çocukları ve gençleri sürece dahil etmeliyiz. Diğer yandan, ailelere, öğretmenlere ve çocuklara dijital okuryazarlık konusunda eğitim vererek güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sosyal medyanın, dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız. Teknoloji şirketlerinin, özellikle teknoloji üretirken çocuklarımızı risklerden koruyacak şekilde yapılandırmasını özellikle önemsiyoruz. Bu kapsamda ülke olarak pek çok çalışmayı hayata geçirdik. Hâlihazırda TBMM Genel Kurulu’nda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlememiz görüşülüyor." "Bu zirvemiz, uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu" Çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik eylem planı hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, aynı zamanda dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesini hayata geçirerek, bu konuda uluslararası boyutta farkındalık oluşturduklarını söyledi. Amaçlarının, çocukları dijital dünyada faydalarından istifade etmelerini sağlarken, risklere karşıda tedbirler almak olduğunu aktaran Bakan Göktaş, yarının dünyasının bunu gerektirdiğini, bu kapsamda çocukları ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Değişen ve dönüşen dünyada teknolojiye karşı aileleri ve çocukları güçlendirmek, farkındalığı artırmak ve regülasyonları sağlamak zorunda olduklarını ifade eden Göktaş, "Bu zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvemiz, gerçekten uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu. Türkiye olarak bu konularda öncüyüz. Pek çok ülkeden olumlu geri dönüşler oldu. Katılamayan ülkeler ‘keşke burada olsaydık’ diyerek önerilerini iletti" dedi. Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Riskler eskiden sokaktaydı. Kapılarımızı kapattığımızda çocuklarımızı koruyabiliyorduk. Fakat maalesef artık çocuklarımıza yönelik tehditler doğrudan yan odamızda, hatta taşıdıkları cihazlarda. Biz politika yapıcıları olarak, bu konuda güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya karar verdik. Ülke olarak yürüttüğümüz öncü çalışmaların, farklı ülkelere de ilham olduğunu görmek bizlere mutluluk veriyor. Bu iş birliğimizi daha da güçlendirmemiz lazım. Zira bu konularla tek başına bir ülkenin mücadele etmesi mümkün değil. Küresel şirketler, teknolojilerini hızla geliştirirken zaman zaman aileler, politika yapıcıları bu süreçlerde yalnız kalabiliyor. Bu ortak zemin bizler için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemlerde de farklı alanlarda bir araya geleceğiz ve dijital dünyada çocukları korumaya yönelik pek çok tedbiri, güçlendirme mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Başkan Sami Er, Söğütlü Camii inşaatını yerinde inceledi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:14 Başkan Sami Er, Söğütlü Camii inşaatını yerinde inceledi Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Söğütlü Camii inşaatındaki çalışmaları inceledi, kente büyük bir cami yapılacağının müjdesini verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Söğütlü Camii inşaatındaki çalışmaları yerinde inceleyerek, inşa faaliyetindeki son durum hakkında bilgi aldı. Proje üzerinde inceleme yapan Başkan Er, Söğütlü Cami’nin kısa sürede tamamlanması için çalışmaların hızlandırılmasını istedi. Başkan Er, Malatya’nın simge eserlerinden Söğütlü Cami’nin yapımını üstlenen iş insanı Bayram Kızılaslan’a teşekkür ederek, Kızılaslan’ın sadece Söğütlü Camii’ni yapmadığını, kente birçok eser kazandırdığını söyledi. "İbadethanelerimizi de bir bir hizmete açıyoruz" Başkan Er, Malatya’yı ayağa kaldırırken, şehir için önemli olan ibadethanelerini de inşa ettiklerine de dikkati çekerek, "Konutlarımızı artık hızlı bir şekilde teslim ediyoruz. İşyerlerimizi tamamlıyor ve hak sahiplerine teslim ediyoruz. Bir yandan sosyal donatı alanlarımızın yapımını sürdürürken, diğer yandan yol, asfalt ve peyzaj çalışmalarımızı da hız kesmeden devam ettiriyoruz. Aynı zamanda şehrimizin en önemli unsurlarından olan ibadethanelerimizi de birer birer hizmete açıyoruz" dedi. "Malatya’mıza 5 bin kişilik cami" Kentin simge yapılarından olan Söğütlü Camii’nin yeni mimarisi ve yeni konumuyla Malatya’ya çok önemli bir değer kalacağını kaydeden Başkan Er, "5 bin kişilik kapasitesiyle şu an itibarıyla Malatya’nın en büyük camilerinden biri olacak." dedi Cuma camisi müjdesi Başkan Er, "Buradan sizlere bir müjdeyi de paylaşmak istiyorum. Malatya’mızın daha büyük bir Cuma Camisi’ne kavuşması için uzun bir süredir çalışıyoruz. Gerek projesi için gerekse de finansman kaynağı için birçok görüşme yaptık. Geçtiğimiz günlerde, Mahmut Çalık amcamızın taziyesi için İstanbul’a gitmiştim. Bu vesile ile kıymetli iş insanımız Ahmet Çalık beyefendiyle bu projeyi istişare ettik. Sağ olsunlar, kendileri, Malatya için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da taşın altına elini koyacağını ve bu çerçevede, Malatya’mıza yakışır, binlerce hemşehrimizin gönül rahatlığıyla ibadetlerini edebilecekleri; çoucuklarımızın, gençlerimizin bir çok alanda istifade edebilecekleri büyük bir caminin yapımını üstleneceğini ifade ettiler. Bu güzel müjde bizi son derece heyecanlandırdı. Ben de bu anlamlı gelişmeyi, Söğütlü Camii’nin önünde siz değerli hemşehrilerimizle paylaşmak istedim. Bu vesileyle kıymetli is insanımız Ahmet Çalık beyefendiye Malatya’mıza sağlayacağı bu kıymetli katkıdan dolayı gönülden teşekkür ediyorum. Bu vesile ile bir kez daha merhum Mahmut Çalık amcamıza Allah’tan rahmet diliyorum, inşallah yapılacak bu cami, kendisi icin sadakai cariye olur" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkanvekili Ala: "AK Parti, CHP’ye adresin sandık olduğunu öğretti, gösterdi"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:55 AK Parti Genel Başkanvekili Ala: "AK Parti, CHP’ye adresin sandık olduğunu öğretti, gösterdi" AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "AK Parti, CHP’ye adresin sandık olduğunu öğretti, gösterdi. İktidar, sistemin odaklarıyla ittifak yapardı. Anayasa Mahkemesi, Genelkurmay koridorlarında iktidarı orada arardı. CHP’yi o yollardan kurtardı" dedi. AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığının düzenlediği ‘Kütüphane Sohbetleri’ programı, AK Kütüphane’de gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın moderatörlüğünü yaptığı programa AK Parti Genel Başkanvekili Ala ve davetliler katıldı. Program, Ala ve Yayman’ın sohbeti ile başladı. "AK Parti; Türkiye’de, siyasette bir markadır" AK Parti’nin siyasete girdiği yıllara değinen Efkan Ala, "AK Parti; Türkiye’de, siyasette bir markadır. Çünkü siyasette makas değiştirmiştir. En önemli husus, Türkiye’de sistemle toplum arasında müthiş bir gerilim vardı. Adeta sistem toplumu kendi arzu ve istikametinde yönlendirmek ve biçimlendirmek üzere kurgulamıştı. Moderniteyi de tamamen insanların hayat tarzını değiştirmek üzere tanımlamıştı" ifadelerini kullandı. "AK Parti ile birlikte halk, hükümet de oldu iktidar da oldu" Herkesin kendi aklının kendisine yeteceğini düşündüğünü dile getiren Ala, "Ortak sorunlarımız var. Bunlara ayrıca zaman ayıramayız. Hepsini biz yapamayız. Ortak işlerimizin giderilmesini arzu ederiz ve yöneticiler seçeriz. Sistemin izin verdiği ölçüde seçilenler altyapı hizmetlerini yapardı. Belediyecilik hizmetlerini seçilmiş olan yöneticiler yapardı. Dış politikada kurulu düzenin mottoları var. AK Parti ile bu değişti. Halk, eskiden hükümet olurdu iktidar olamazdı. AK Parti ile birlikte halk, hükümet de oldu, iktidar da oldu. O yüzden makas değişti" diye konuştu. "AK Parti, yanlışları siyaset yoluyla toplumun şiddete yönelmesine imkan vermeden çözdü" Efkan Ala, "Hanımefendilerin ne giyeceğine, neyi konuşacağına, hangi dilde konuşulacağına mekanizma karar veriyordu. 28 Şubat en haysiyet kırıcı darbe bir müdahaleydi. İnsanların inancının üzerinden tank geçirdiğini düşündüler. Şimdi AK Parti, siyaset yoluyla bütün bu yanlışları şiddete sapmadan, toplumun şiddete yönelmesine imkan vermeden çözdü. Hepsini demokratik yollarla çözdü. Son derece kıymetli bir harekettir. Demokratik sabırla çözdü" dedi. "Ne zaman büyük problemle karşılaştıysak referanduma gittik" AK Parti’nin halkla ittifak kurduğunu vurgulayan Ala, "Kanıtı, ne zaman büyük problemle karşılaştıysak referanduma gittik, seçim kararına gittik, halka gittik. Cumhurbaşkanımız da ilk kurduğunda dedi ki ‘Bu partiyi halk kurdu, biz tabelasını astık. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır’ dedi. Gerçekten de böyle oldu. Muhtıra verildi, hükümet tarafından yırtıldı ve halka gidildi" ifadelerine yer verdi. "Ordumuz güçlendi, çünkü siyasetle değil kendi işiyle uğraşıyor" Ordunun çok daha güçlü hale geldiğini belirten Efkan Ala, "18 bölge ve ülkede, bizim askeri varlığımız var. Barışa ve huzura hizmet ediyor. Savunma sanayiinde zamanında düşünmediğimiz gelişmeler oldu. 2010’a kadar biz parasıyla İHA ve SİHA’ları alamıyorduk, satmıyorlardı. Sonra biz bunları ürettik, başka ülkelere satar hale geldik. Ordumuz hiç olmadığı kadar güçlendi. Çünkü siyasetle değil kendi işiyle uğraşıyor" dedi. "AK Parti, CHP’ye adresin sandık olduğunu öğretti, gösterdi" AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti, CHP’ye adresin sandık olduğunu öğretti, gösterdi. İktidar, sistemin odaklarıyla ittifak yapardı. Anayasa Mahkemesi, Genelkurmay koridorlarında iktidarı orada arardı. CHP’yi o yollardan kurtardı. Siyaset milletle yapılır, milletle ittifak kurulur dedik. Millet referandumda ‘evet’ dedi. Bunu da değiştirdik. Biz aslında bu ülkeye siyasi otoban yaptık. En önemli değişim. Biz aslında devletle, vatandaş arasına öyle bir gönül bağı kurduk ki bu bağ sökülüp atılamaz. Bu benim için daha kıymetli." AK Parti’nin kuruluşunun 25’inci yılının ilk sohbet programı, katılımcılar ile sohbetin ardından sonlandı.
Dijital Mecralar Komisyonu sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini görüşmek için toplandı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:32 Dijital Mecralar Komisyonu sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini görüşmek için toplandı TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini görüşmek için toplandı. Alanında uzman akademisyenler, milletvekillerine sunum yaptı. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas başkanlığında toplandı. Komisyonda alanında uzman akademisyenler, sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Toplantıya Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Samur ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Orhan Koçak katıldı. CHP’li vekiller komisyonu terk etti Toplantının açılışında CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Komisyon Başkanı Elmas’tan söz istedi. Komisyonun çalışma usul ve esasları konusunda ciddi endişelerinin olduğunu belirten Özkan, "Sağlık Komisyonu’nda görüşülen sosyal medya ile ilgili yaş sınırlamasının olduğu teklifi burada görüşmüşüz gibi göstererek oraya bildirdiniz. Komisyona gelen tarihle yani Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen tarihle sizin Komisyondan gönderdiğiniz yazı tarihi arasında herhangi bir toplantımız yoktur. Yapmadığımız bir toplantıyı yapılmış gibi gösterdiniz; bu yanlıştır. Bugüne kadarki uygulamalarımızda biz böyle bir şey yaşamadık. İkincisi; Komisyona davet edeceğiniz kişilerle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü olarak benimle ya da başka bir arkadaşımla bilgilendirme, bizim fikrimizi alma, bu konuyla ilgili olarak bizim tarafımızın da vereceği isimlerin olup olmadığını sormadınız. Belki de sizin davet edeceğiniz isimleri biz de söylerdik ancak bu konuda herhangi bir bilgi verme gereği hissetmediniz, bu konuyu bizimle paylaşmadınız. Üçüncüsü de Komisyonu böyle yönetemezsiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyonların nasıl yönetileceğine dair İç Tüzük var. O İç Tüzük’te komisyon üyelerinin haberi olmadan, bilgisi olmadan ve komisyonun usul esasında yanlış yapan bir yönetim anlayışını bizim kabul etmemiz mümkün değildir" dedi. Özkan’ın konuşmasının ardında CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılıç ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk toplantıyı terk etti. "Bugün hepimizin ortak bir sorunu var: Avucumuzun içine sığan o devasa dijital dünya" Toplantıya ilişkin konuşan Komisyon Başkanı Elmas, "Bugün hepimizin ortak bir sorunu var: Avucumuzun içine sığan o devasa dijital dünya. Çocuklarımız bu dünyanın içinde doğdular ve orada bizden çok daha hızlı hareket ediyorlar ancak bu hız beraberinde kontrol edilmesi güç bir risk olan dijital şiddeti ve ‘Çocuklarımızı bu görünmez tehlikeden nasıl koruyacağız?’ sorusunu da beraberinde getirmektedir. Özellikle şu hususu ifade etmek gerekir ki aslında bu sürecin sadece yasaklarla değil, çocuklara yapılacak doğru bir rehberlikle yönetilmesi daha isabetli bir yaklaşım olacaktır. Yasaklardan önce yapılacak doğru rehberlikle çocuklara güvenli arama motorları açmanın, oyunlardaki yaş sınırlarına dikkat etmenin, dijital dünyadaki birçok unsurun aslında bir kurgu olduğunun, dijital dünyada izlenen her şeyin gerçek olmadığının ve tıklanan her içeriğin aslında karşılaşılacak bir sonraki içeriğin ne olduğunu belirtilmesinin bilgisi verilmelidir" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımıza rehberlik edebilmemiz için ebeveyn olarak bizlerin de bazı konularda bilgi sahibi olmamız gerek" Çocukları bir şeyden korumadan önce onların neye karşı korunması gerektiğini bilmeleri gerektiğini ifade eden Elmas, "Dijital dünyada istismar, sömürü, siber zorbalık veya diğer uygunsuz materyallerle karşılaşıldığında bunun muhakkak ebeveynle paylaşılması gerektiği çocuğa öğretilmeli ve çocukta ‘Başıma bir şey gelirse ailem beni anlar ve bana yardım eder’ düşüncesinin hâkim olduğu bir ortam oluşturulmalıdır. Ancak çocuklarımıza rehberlik edebilmemiz için ebeveyn olarak bizlerin de bazı konularda bilgi sahibi olmamız gerektiği yadsınamaz bir gerçektir. Dolayısıyla çocuklarımızı bir şeyden korumadan önce onları neye karşı korumamız gerektiğini bizim de bilmemiz gerekir. Dijital dünyadaki şiddetin sadece kan ve silah olmadığını, oyun odalarındaki veya sosyal medyadaki hareketlerin, dışlamaların ve tehditlerin birer psikolojik şiddet olduğunu, yaş sınırına uygun olmayan videoların, ani korku unsurlarının veya ’meydan okuma’ adı altında yapılan kendine zarar verme videolarının görsel ve işitsel şiddet olduğunu, nefret söylemi, ayırımcılık ve radikalleşme eğilimi barındıran içeriklerin birer ideolojik şiddet olduğunu bilmeli ve bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile görüştü
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:31 CHP Genel Başkanı Özel, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile görüştü CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunu tartışma kaldırmadığı bir noktadayız" dedi. Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM başkanlık makamında görüştükten sonra açıklama yaptı. Özel, Can Atalay’ın Meclis kütüğüne çoktan kaydedilmesi gerektiğini savunarak, "Burada şu hatırlatmayı yapmak isterim arkadaşlar. Anayasa Mahkemesi kararlarına birinci kademe mahkemesinin uymamasının patenti bugün Adalet Bakanı’na ait. Yine birinci kademe mahkemesinin uymamasına güç verme, katkı sağlama, bunu savunma aktivizmi de bugünkü Adalet Bakanı’na ait. Kendisi ki aldığı bazı mahkeme kararlarında burada rahmetli Sırrı Süreyya Önder’e verdiği mahkumiyet kararlılığında on beşte on beşle bozulduğu kadar anayasaya aykırı olduğunu da hatırlayalım" dedi. Özel şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği diğer kararlarda Meclisin birlikte çözüm aradığı birçok konuda hem Meclisin önünü açacak hem Türkiye’yi rahatlatacak hem de bundan sonra yapılması gereken yasal düzenlemelerle ilgili süreç konusunda meclisin kararlılığını, birlikteliğini ve bu sürecin birtakım kazanımlarını basit incelik göreve başlaması kayyum atanan belediyelere, üçü Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait, 10 tanesi Dem Parti’ye ait seçilmiş belediye başkanlarının göreve dönmesi, geziden tutuklu olup defalarca haklarında hak ihlali kararı verilmiş olan kişilerin göreve dönmesi, Anayasa Mahkemesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali kararı verdiği noktalarda gerektiği işlerin yapılması ve bunun ötesinde yapılması gereken işler konusunda altıncı ve yedinci madde veya kısımlar neleri söylüyorsa o konuda bir demokratik uzlaşıyla adımların atılmasının son derece önemli olduğunu bir kez daha ifade ettik, ifade etmek isteriz" ifadelerini kullandı. "Bütün muhalefetin ara seçimi istediği bir noktadayız" Ara seçim konusunda Özel, "Kendisine partiler arasındaki bir uzlaşıyla kendisine görev düşebileceğini söyledik. Biz de uzlaşıyı aramanın da Meclis Başkanının görevleri arasında olduğunu kendisine ifade etme imkanı bulduk" diye konuştu. Bütün muhalefetin ara seçim istediğini söyleyen Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunun tartışma kaldırmadığı bir noktadayız. Bu noktada biz Meclis Başkanımızın iç tüzük hem kendisinin görevlerini tanımlayan 14 ve 15 maddeleri hem de danışma kurulu Meclis ne çalışacak, ne karar verilecek, ne gereken karar verilecek. Uzlaşı aranan 19. maddesinin Meclis Başkanı tarafından işletilmesi ve hepimizin üzerinde büyük anayasaya uymak lazım" dedi. "Ara seçimden kaçmayın" Dün grup toplantısında gerekirse 50 veya 55 milletvekili istifasını istemesinin hatırlatılması üzerine Özel, "-İstifa ettirsin milletvekillerini, gelsin görelim- diyorlar. -22 istifa gelir, 20’sini kabul ederiz, ikisini etmeyiz-. Bunlar hani siyasi dilinde değil, normalde köyde anlatılır, çakallık derler. Pozisyonunuzu netleştirin diyorum. Diyorlar ki -siz ilk önce bir istifa ettirin bakalım-. Hiç ara seçimden kaçmayacağınızı söyleyin. Şartınızı söyleyin kardeşim" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan-Rutte görüşmesinin detayları belli oldu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:24 Cumhurbaşkanı Erdoğan-Rutte görüşmesinin detayları belli oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Yaklaşık 1 saat süren kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. İletişim Başkanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgemizdeki istikrarsız ortamın NATO müttefikleri arasındaki yardımlaşma ve dayanışmanın önemini bir kez daha gösterdiğini, Ankara Zirvesi’nde müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirecek ve İttifak’ın krizlere karşı her daim hazırlıklılığını destekleyecek kararlar alınmasını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin hava savunma sistemleri başta olmak üzere savunma sanayii alanında kapasitesini her geçen gün artırdığını, müttefik ülkelerle bu alanda iş birliğini daha da geliştirmeyi hedeflediğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Trans-Atlantik bağın muhafazasının vazgeçilmez önemde olduğunu, Türkiye olarak İttifak’ın Avrupa ayağının daha fazla sorumluluk üstlenmesini beklediğimizi, bu noktada Avrupa Birliği üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerin Birliğin savunma girişimlerinden dışlanmasının amaca hizmet etmeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreçte kendini barışın ve diplomasinin tarafında konumlandırdığını belirtti. Cumhurbaşkanımız görüşmede Türkiye olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın da barışla neticelenmesi için devrede olduğumuzu, müzakerelerin yeniden canlandırılması ve liderler düzeyinde görüşmelere başlanabilmesi için gayret gösterdiğimizi ifade etti. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Genel Sekreter Rutte, NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlıklarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdiler."
Bakan Güler şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:16 Bakan Güler şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi. Bakan Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarını Milli Savunma Bakanlığında ağırladı. Bakan Güler, çocukların bayramını kutlayarak, "Bugün hep birlikte çok güzel bir bayramı kutlamanın tarifsiz mutluluğu içerisindeyiz. Sizlerin sevincini, umutlarını ve hayallerini paylaştığımız ve gözlerinizdeki heyecanı gördüğümüz böylesine özel bir günde siz değerli evlatlarımızı Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz" Milli Mücadele’nin milletin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Bakan Güler, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, özgürlüğün ve güçlü bir geleceğe olan inancın sembolü olduğunu vurguladı. Güler, "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa ve bizler bu topraklarda huzur içinde yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onlar sizlerin güven içinde büyümesi, hayaller kurabilmesi ve güzel bir geleceğe ulaşabilmesi için büyük fedakarlıklar yaptılar. Bu kıymetli mirası korumak ve daha güçlü yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. "Sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi, ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır" Şehit ve gazi çocuklarının Türkiye’nin en kıymetli hazineleri olduğunu dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle vurgulamak isterim ki şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan ailelerimiz ve siz yavrularımız başımızın tacısınız. Bu kıymetli emanetin temsilcileri olan sizlerden beklentim kendinize güvenmeniz, merak duygunuzu hiç kaybetmemeniz ve sürekli öğrenmeye açık olmanızdır. Kitap okuyan, araştıran, soru soran ve düşündüklerini cesaretle ifade edebilen bireyler olarak yetişmeniz hem sizin hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. İleride hangi mesleği seçerseniz seçin, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmanız ve ülkenize faydalı bireyler olmanız, en büyük hedefiniz olmalıdır. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz ve bizler için çok değerlisiniz. Sizlerin mutluluğu ve başarısı hepimizin ortak sevincidir. Bu yüzden devletimiz sizlerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi güven içinde büyüyebilmesi ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Çünkü sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de her zaman yanınızda olmaya ihtiyaç duyduğunuz her an destek vermeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kez daha kutluyor, sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir gelecek diliyorum." Bakan Güler’e Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da eşlik etti.
Bakan Güler, şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:12 Bakan Güler, şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarını Milli Savunma Bakanlığında ağırladı. Bakan Güler, burada çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak "Bugün hep birlikte çok güzel bir bayramı kutlamanın tarifsiz mutluluğu içerisindeyiz. Sizlerin sevincini, umutlarını ve hayallerini paylaştığımız ve gözlerinizdeki heyecanı gördüğümüz böylesine özel bir günde siz değerli evlatlarımızı Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz" Milli Mücadele’nin milletin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Bakan Güler, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, özgürlüğün ve güçlü bir geleceğe olan inancın sembolü olduğunu vurguladı. Güler, "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa ve bizler bu topraklarda huzur içinde yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onlar sizlerin güven içinde büyümesi, hayaller kurabilmesi ve güzel bir geleceğe ulaşabilmesi için büyük fedakarlıklar yaptılar. Bu kıymetli mirası korumak ve daha güçlü yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. "Sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır" Şehit ve gazi çocuklarının Türkiye’nin en kıymetli hazineleri olduğunu dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle vurgulamak isterim ki şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan ailelerimiz ve siz yavrularımız başımızın tacısınız. Bu kıymetli emanetin temsilcileri olan sizlerden beklentim kendinize güvenmeniz, merak duygunuzu hiç kaybetmemeniz ve sürekli öğrenmeye açık olmanızdır. Kitap okuyan, araştıran, soru soran ve düşündüklerini cesaretle ifade edebilen bireyler olarak yetişmeniz hem sizin hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. İleride hangi mesleği seçerseniz seçin, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmanız ve ülkenize faydalı bireyler olmanız, en büyük hedefiniz olmalıdır. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz ve bizler için çok değerlisiniz. Sizlerin mutluluğu ve başarısı hepimizin ortak sevincidir. Bu yüzden devletimiz sizlerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi güven içinde büyüyebilmesi ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Çünkü sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de her zaman yanınızda olmaya ihtiyaç duyduğunuz her an destek vermeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi; rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kez daha kutluyor; sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir gelecek diliyorum." Bakan Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da yer aldı. (ECE-
BBP Genel Başkanı Desteci: "Okulda şiddet artık toplumsal ve güvenlik meselesidir"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:59 BBP Genel Başkanı Desteci: "Okulda şiddet artık toplumsal ve güvenlik meselesidir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Okul şiddeti artık yalnızca bir eğitim sorunu değil, doğrudan bir toplumsal ve güvenlik meselesidir" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. Ankara’nın Sincan ilçesi Temelli semtinde eğitim uçuşu sırasında meydana gelen helikopter kazasında can kaybı yaşanmamasının en büyük teselli olduğunu dile getiren Destici, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne geçmiş olsun dileklerini iletti. 13’üncü kez Avrupa şampiyonu olan milli güreşçi Rıza Kayaalp’i ve Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’ü de tebrik eden Destici, "13’üncü Avrupa şampiyonluğunu kazanarak önemli bir rekora imza attı" dedi. "Silah sesleri aslında bir günde patlamadı" Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına da değinen Destici, okul şiddetinin büyüyen bir sorun olduğunu belirterek, "Çocuk ve ölüm kelimelerinin yan yana gelmesinin neden olduğu tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Çocuk ve ölüm kelimelerini aynı cümle içinde kullanmak zorunda kalacağımız hadiselerden bundan sonra Cenab-ı Hakk milletimizi, bizleri ve çocuklarımızı muhafaza etsin inşallah diyorum. Okul koridorlarında yankılanan silah sesleri aslında bir günde patlamadı. Ve bu çocuklar bir günde bu hale gelmedi. Bu dert gözümüzün içine baka baka büyüdü. Ama biz umursamadık. Gücü kabadayılıkta bulan hikayeleri alkışlarken, şiddeti sıradanlaştıran sahneleri hayatın gerçeği diye tüketirken ve buna devam ederken biz çok önemli şeyleri millet olarak kaçırdık" diye konuştu. "Aktörlerin her bölümde yüzlerce kişiyi öldürdüğü sahnelerin elbette etkisi var" Toplumda şiddetin normalleştiğini ifade eden Destici, medya ve sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu gençlerimizin, bu çocuklarımızın bu hale gelmesinde evet ekranların, o dizi diye oynatılan televizyonlardaki baş aktörlerin her bölümde yüzlerce kişiyi öldürdüğü sahnelerin elbette etkisi var. O dizilerde her bölümde onlarca kişiyi öldüren aktörlerin kahramanlaştırılmasının çok önemi var. Onlara verilen itibarın çok önemi var. Çünkü çocuklar bunun gerçek hayatta da böyle olabileceği konusunda bir kanaat sahibi oluyorlar. Aynı şey sosyal medya platformları için de geçerli. Oralar daha tehlikeli. Oralar sadece göstermekle kalmıyor. Aynı zamanda bir nevi bu çocukları suça teşvik ediyor ve suçun nasıl işleneceğini de öğretiyor. Geçmişte bu suçu işleyenler oralarda kahramanlaştırılıyor ve çocuklara öncü olarak sunuluyor." "Okul şiddeti artık yalnızca bir eğitim sorunu değil" Destici, okullarda disiplinin yeniden sağlanması gerektiğini vurgulayarak, "İnternet üzerinden gençlerimizi etkileyen zararlı yayınlarla kararlılıkla mücadele edilmelidir. Güvenlik güçlerimizin dışındakilerin ateşli silahlara ulaşmasına engel olacak sert ve tavizsiz tedbirler alınmalıdır. Okullarımızda eğitimin her aşamasında değerler eğitimini müfredatın merkezine koymalıyız. Okul şiddeti artık yalnızca bir eğitim sorunu değil, doğrudan bir toplumsal ve güvenlik meselesidir. Eski reflekslerle hareket etmek sorunu asla çözmez, tam tersine sorunu büyütür. Fiziki önlemler elbette gereklidir. Ancak güvenlik kapıda değil, sistemin içinde başlamalıdır. Şanlıurfa ve Maraş saldırılarını herkes unutsa biz unutmayacak ve sürekli gündemde tutacağız. Bunun için Büyük Birlik Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz ki okullarımızda öğretmen otoritesi mutlaka yeniden tesis edilmelidir. Velilerin çocuklarının şiddet ve zorba davranışlarından doğrudan ve ortaklaşa sorumlu tutulduğu bir yasal zemin oluşturulmalıdır. Sorumluluğun sadece öğretmenin omzuna bırakıldığı sistem asla işlemeyecektir" şeklinde konuştu. "Devlete, hükümete meydan okuyor" Türkiye’de yürütülen ’terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Destici, terörle müzakereye karşı olduklarını belirterek, "Bütün bu süreçlerden cesaret alan Öcalan ‘Bana bebek katili denemez’ diyor. Bir kere daha buradan söylüyoruz, sen bebek katili, ırz düşmanı, vatan ve millet düşmanı, İmralı canisi it oğlu itsin. Beni kendi savaş tarzlarına alet etmesinler. Devlet de imhada ısrar ediyorsa onlara da söylüyorum. Madem öyle gidin ’terörle mücadele edenlerle terörü bitirin’ deyin. Şimdi açıkça devlete, hükümete meydan okuyor. Meydan okumalar bununla bitmiyor. ‘Ben müsaade ederlerse devletin demokratik kanadı olurum. İcranın başında benim olmam lazım’ diyor" diye konuştu. "Türkiye’nin seçime değil birliğe ihtiyacı var" Destici, erken seçim tartışmalarına ilişkin de şunları söyledi: "Biz daha önce de ifade ettik. Şu anda Türkiye’nin bir seçime değil birliğe, beraberliğe ihtiyacı var. Özellikle çevremizde yaşanan gelişmeler, coğrafyamızdaki savaşlar, bunun ekonomimize darbeleri, Türkiye’nin bir seçime değil, ortak akılla Türkiye’yi bu kritik süreçlerden başarılı bir şekilde önce milletin güvenliğini sağlamak, bunu devam ettirmek, sonra da refahını artırmak için hem yasalar çıkartmak, hem birlik beraberlik içerisinde bunları gerçekleştirmek olmalıdır. Seçim ayrıştırma getirir, kutuplaştırma getirir, çatıştırma getirir. Seçimler zamanında yapılır. Ama yok. İlla ısrar ediyorsa o zaman yasa, anayasa açık, yöntem bellidir. Hangi sayıda gerekiyorsa o kadar sayıda milletvekilini istifa ettirir, Türkiye’de ara seçime gider. Bu zaten kanuni bir zorunluluktur. Ama bunu yapmadan yani ara seçimin şartlarını oluşturmadan, şartları oluşmadan bir ara seçim teklifi yapmak sadece siyasettir." "Suç işleyenler hak ettikleri cezayı bulmalılar" Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine de değinen Destici, "Acı hepimizin acısıdır, milletimizin acısıdır. Burada kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz de kim tarafından işlenmiş olursa olsun bunların üstü kapatılmamalıdır. Bunlar açığa çıkarılmalıdır ve bu suçu işleyenler hak ettikleri cezayı bulmalıdır. Son dönemde özellikle Gülistan Doku cinayetinde 6 yıl aradan sonra bu cinayetin aydınlatılmak üzere olması, failleriyle ilgili emniyet ve takibatı, savcılık soruşturması ve akabinde gelen hukuki süreçler milletimize bir umut vermiştir. Ne kadar faili meçhul varsa aydınlatılmasının bir an önce hem ailelerin acısını dindirme adına, hem de adaletin gecikmiş de olsa yerine getirilmesi açısından çok önemli ve mühim olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Bakan Kacır’dan Esenler’e müjde: "İlçeye muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:46 Bakan Kacır’dan Esenler’e müjde: "İlçeye muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Esenler’e muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz. Bu teknoparkın içerisinde Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini, Esenler Belediyemiz ve TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Bu merkez, İstanbul’un gençlerine çok daha büyük imkanlar sunacaktır" dedi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini açacağımızın müjdesini paylaşmak istiyorum. Bu merkezlerde yetişecek gençler, bilgilerini insanlığın huzuru ve barışı için kullanacaktır" ifadelerini kullandı. Esenler Belediyesi’nce Milli Teknoloji Hamlesi programı kapsamında bilim, teknoloji ve sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak ve çocukların bu alanlara olan ilgisini artırmak amacıyla 16. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali ve Bilim Esenler’in açılış töreni düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, T3 Vakfı ve Esenler Belediyesi iş birliğiyle Esenler’de hayata geçirilen Bilim Esenler, Türkiye’nin 30. Bilim Merkezi olarak çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Proje kapsamında teknoloji, astronomi ve havacılık, doğa bilimleri, matematik ve tasarım atölyeleri ile donatılmış olan merkez, özellikle 6-14 yaş arası çocukların bilimle etkileşimini artırmayı hedefliyor. Programa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışın ardından Esenler Bilim Merkezi’ndeki sınıfları tek tek gezerek öğrencilerle sohbet etti. Öte yandan Esenler Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel bu yıl 16’ncısını düzenlediği Uluslararası Barış Ekmeği Festivali kapsamında 12 farklı ülkeden gelen 140 çocuk barış ekmeği pişirerek, yazmış oldukları mektupları dünya liderlerine gönderdi. "Bu yolculukta en büyük gücümüz Türkiye gençliği’" Programda konuşan Bakan Kacır, "Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük bir yolculuğu adım adım hedefine ulaştırmanın gayreti içerisindeyiz. Bu yolculuk Milli Teknoloji Hamlesi ile güçlenen, kendi teknolojisini geliştirebilen, üretebilen ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma yolculuğudur. Bu yolculuk, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek dünyada teknoloji geliştirmenin sadece bir avuç ülkenin tekelinde kalmaması fikrini tüm dünyayla paylaşmasının yolculuğudur. Hamdolsun bu yolculukta bugüne kadar büyük kazanımlar elde ettik. Türkiye, bugünün dünyasında kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, ele güne muhtaç olmayan, kendi ihtiyaçlarını kendi öz evlatlarının alın teriyle, akıl teriyle karşılayabilen bir ülke haline geldi. Ama daha gidecek çok yolumuz var. İnanıyoruz, biliyoruz ki bu yolculukta en büyük gücümüz Türk gençliği, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle TEKNOFEST kuşağı olacaktır. Eğer hayallerinin önündeki engelleri kaldırabilir, heyecanlarını araştırma ve geliştirme projelerine yönlendirecek imkanları sunabilirsek Türk gençleri bugünkü başarıların çok daha ötesine ülkemizi taşıyacaktır" dedi. "Esenler’e muhteşem bir Teknopark kazandırıyoruz" Esenler’e Teknopark yapılacağı müjdesi veren Bakan Kacır, "İşte bu anlayışla Türkiye’nin dört bir yanında gençlerimize ve çocuklarımıza yönelik altyapılar inşa ediyoruz. Bugüne kadar 132 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. 81 ilimizin tamamında ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy bu ülkenin yetenekli evlatlarını keşfetmeye, onları erken yaşta bilimle buluşturmaya ve teknoloji geliştirme yolculuğuna dahil etmeye gayret ediyoruz. Yine bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bilim merkezleriyle birlikte Türkiye’nin dört bir yanında TÜBİTAK desteğiyle 42 bilim merkezi kurmuş olduk. Bugüne kadar bu merkezlerde 20 milyondan fazla misafirimizi ağırladık. Gençlerimizin ve çocuklarımızın bilimle tanıştığı, meraklarının peşinden gittiği bu merkezler; geleceğin mühendislerinin ve bilim insanlarının yetişmesine vesile oluyor. İnanıyorum ki bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Bilim Esenler de bu yolculukta kıymetli bir kilometre taşı olacaktır. Ancak değerli başkanımızın ifade ettiği gibi bu merkez bir mukaddime, yani bir başlangıçtır. Bunun devamı da gelecektir. Esenler’e muhteşem bir teknopark kazandırıyoruz. Bu teknoparkın içerisinde Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini, Esenler Belediyemiz ve TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. İnşallah bu merkez, İstanbul’un gençlerine çok daha büyük imkanlar sunacaktır" ifadelerini kullandı. "Dünyayı barışla buluşturacak olanlar Türk çocukları ve dünya çocuklarıdır" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen Barış Ekmeği Festivali’yle ilgili düşüncelerini paylaşan Bakan Kacır, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan bir diğer önemli çalışma da Esenler Belediyemizin 2011 yılından bu yana kararlılıkla sürdürdüğü Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’dir. Dünyanın dört bir yanından gelen çocuklar, kendi memleketlerinin ununu, suyunu getiriyor, Anadolu’nun mayasıyla burada buluşturuyor ve dünyaya güçlü bir mesaj veriyorlar. Aslında bu iki programın bir arada olması, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı vizyonunun da bir özetidir. Çünkü biz Milli Teknoloji Hamlesi’ni sadece ekonomik güç elde etmek için değil, insanlığı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasıyla sürdürüyoruz. İnanıyoruz ki bilim ve teknoloji ancak insanlığa hizmet ettiği ölçüde kıymetlidir. Dünyanın başkalarının topraklarına göz dikenlere, başkalarının ekmeğini elinden almak isteyenlere, dünyayı kana bulayanlara değil adalete, merhamete, huzura ve barışa ihtiyacı vardır. Ve Allah’ın izniyle dünyayı barışla buluşturacak olanlar; Türk çocukları ve dünya çocuklarıdır. İşte birlikte pişirdiğimiz barış ekmeği de bunun bir sembolüdür. İnanıyorum ki biz bu yolda kararlılıkla yürüdükçe, Türkiye güçlendikçe, dostlarımızla ve mazlum coğrafyalarla dayanışmamızı sürdürdükçe insanlık özlediği barışa adım adım ulaşacaktır" diye konuştu. "Esenler’de dönüşüm bilimle, sanatla, sporla, kültürle oldu" Dünyadaki savaş ortamı ve Esenler’de geçmişten bugüne yaşanan değişim ve dönüşümü dile getiren Bakan Kacır, "Gece ne kadar karanlık olursa olsun Allah’ın izniyle aydınlık yakındır. Evet, zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde yıllardır süren bir savaş var. Güneyimizde büyük acılar yaşanıyor. Ne yazık ki dünyada bu zulümlere dur diyecek adil bir sistem henüz tesis edilebilmiş değil. Dolayısıyla barıştan yana olanların daha fazla çalışması, daha fazla gayret göstermesi gerekiyor. İnşallah biz de bu anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Sözlerime son verirken, ev sahibi kıymetli Belediye Başkanımızı ve ekibini bir kez daha tebrik ediyorum. Ben buraları bilirim. Çocukluk yıllarım İstanbul’da, Bağcılar’da geçti ama Bağcılar-Esenler sınırında yaşadım. Dolayısıyla bu bölgenin geçmişini de iyi bilirim. Tevfik Başkan gerçekten Esenler’i baştan başa değiştirdi, dönüştürdü. Esenler’de suç oranlarının yıllar içinde ciddi şekilde düştüğünü görüyoruz. Bu dönüşüm sadece güvenlik sistemleriyle değil, eğitimle, sosyal projelerle, gençlere yapılan yatırımlarla gerçekleşti. Bilimle, sanatla, sporla, kültürle gençleri buluşturmakla oldu" şeklinde konuştu. "Barış için bu toprakların mayasına ihtiyaç var" Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bugün burada farklı ülkelerden gelen çocuklarımız kendi unlarını getirdi. Birazdan bakanımız ve kıymetli protokolümüzle birlikte bu hamuru yoğuracağız. İçine bu toprakların mayasını katacağız. Çünkü barış için bu toprakların mayasına ihtiyaç var. Yoğurduğumuz bu ekmekleri pişirecek ve PTT aracılığıyla dünya liderlerine, çocuklarımızın kaleme aldığı mektuplarla göndereceğiz. Bu çabayı, hedefimize ulaşana kadar sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü birileri savaş için uğraşıyorsa, birilerinin de barış için mücadele etmesi gerekir. 16 yıldır bu projeyi kesintisiz sürdürüyoruz. Bu süreçte bize destek olan başta TİKA olmak üzere tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca Maarif Vakfı’na ve katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarına şükranlarımı sunuyorum. İnşallah çocuklarımızın duaları kabul olur ve yeryüzüne barış hakim olur. Bugün aynı zamanda önemli bir açılışı da gerçekleştiriyoruz. Esenler Bilim Merkezi’nin kapılarını açıyoruz. Çünkü biliyoruz ki barış ve bilim birbirinden ayrı düşünülemez. Bilgi, insanlığı adalete ve merhamete ulaştıran en önemli araçtır" dedi. "Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini daha açacağız" Esenler’e yeni bir bilim merkezi müjdesi veren Başkan Göksu, "Çok yakında Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birini daha açacağımızın müjdesini de paylaşmak istiyorum. Bu merkezlerde yetişecek gençler, bilgilerini insanlığın huzuru ve barışı için kullanacaktır. Çünkü burası Esenler; adı gibi esenler veren bir şehir. Barışın, bilginin ve hikmetin en çok yakıştığı yerlerden biri. Çocukların duasıyla, barış için pişirdiğimiz ekmekle ve bilgiyle inşallah yeryüzüne umut olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’da da yeni Bilim Merkezimizin açılışını gerçekleştireceğiz" Programa katılan T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır, "T3 Vakfı olarak temel hedefimiz bu toprakların potansiyeline inanan merak eden, araştıran ve üreten bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz bilim merkezlerimizle çocuklarımızın erken yaşta bilimle tanışmasını, soru sorarak deneyimleyerek öğrenmesini önemsiyoruz. 2018 yılında başlattığımız bilim Türkiye yolculuğu bugün önemli bir seviyeye ulaştı. Bugün Türkiye genelinde 15 farklı ilde 29 farklı bilim merkezimiz aktif olarak faaliyetlerine devam ediyor. İnşallah önümüzdeki günlerde TİKA ile birlikte Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’da da yeni bilim merkezimizin açılışını gerçekleştireceğiz. 2018’den bu yana merkezlerimizde 5 milyonu aşkın öğrencimiz atölye çalışmalarına katıldı. Bugün içinde bulunduğumuz dünyada çocuklarımıza güvenli, anlamlı ve üretime yönlendiren alanlar açmanın ne kadar kıymetli daha iyi görüyoruz" dedi. Programa Bakan Kacır, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır ve çok sayıda davetli katıldı.