POLİTİKA
DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma 05 Nisan 2026 Pazar - 00:41:16 Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 20:15 Özgür Özel, Kütahya’da "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kütahya’da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde yaptığı konuşmada, erken seçim çağrısı yaptı. Kütahya’yı "zaferin ve direnişin şehri" olarak nitelendiren Özel, Büyük Taarruz’un önemine dikkat çekti. Yerel seçim başarısını "Kütahya İttifakı"na bağlayan Özel, kentin yeterli yatırım alamadığını savundu. "Eylemdeyiz, direnişteyiz, dimdik ayaktayız" diyen Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, "Çare sandıktadır. Gel kimse kimseyi üzmeden, kimse kimseyi yormadan, bu milletin önüne yaza varmadan seçim sandığını koyalım. Millet karar versin. Eğer yetkiyi sana verirse, o gün siyaseti bırakıyorum. Yaz gelmeden milletin önüne sandığı koyarsan yarışırız. Kazanırsan beş yılın daha var. Ben yok olup gidiyorum. Ancak şunu da çok iyi biliyorum ki; o sandık gelecek ve bu millet o sandığa damgasını vuracak, yumruğunu vuracak" dedi. Özel, İmamoğlu hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Peki Kütahya bir seçim hazır mı? Peki adayınız var mı? Adayınız kim? Cumhurbaşkanı adayınız kim? Cumhurbaşkanı İmamoğlu. Kütahya’nın namuslu güzel insanları. Hatırlayın geçen sene bugünlerde başladı, neredeyse 10 ay sürdü. Her yalanda çıktım, dedim ki ‘Ben buradayım. İddianamede bunlar olmayacak. Bunlar yalan. Asla ispatlanamayacak. Ben o iddianameyi yargılanmak için değil, yargılamak için bekliyorum’ dedim. Nihayet iddianame çıktı. Gece gündüz bir yalanı tekrar edenleri hatırlayın. ‘560 milyar yolsuzluk’ dediler 56 kuruşun ispatı çıkmadı. ‘Bin 200 cep telefonu alındı ve dağıtıldı’ dediler. Yalan çıktı, iddianamede çıkmadı. Söyleyen kadın ‘Bana da öyle demişlerdi’ deyip işin içinden çıktı. ‘Parkelerin altından Eurolar, dolarlar çıktı. Videosu var’ dediler. Tamamen sahtekarlık ürünü çıktı. Söyleyene sorulunca ‘Anlatanın yalancısıyım’ deyip işin içinden çıktı. Beklenen iddianame bomboş peçete çıktı. O iddianame her gün, her bir arkadaşımıza sıra geldikçe, namuslu arkadaşlarımızın ayaklarının altında ezilmektedir. Şunu, bütün Kütahya bilsin ki, şunu herkes bilsin ki; Tayyip Erdoğan bir yıl önce ‘Bir aya kalmaz insan içinden çıkamayacaklar’ dedi, bir yıl sonra Kütahya’da insanların arasındayım. Ne yaptılarsa başka bir şey çıktı. Eninde sonunda Genel Başkan yine alnının akıyla Kütahya’da sizin mukabil çıktı. Bir yıl sonra" diye konuştu.
Kotan: "Konyaaltı belediyesi olarak şiddetin her türlüsüne karşıyız"
25 Kasım 2025 Salı - 14:22 Kotan: "Konyaaltı belediyesi olarak şiddetin her türlüsüne karşıyız" Konyaaltı Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla farkındalık sergisi ve konferans düzenledi. Açılışta konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Sosyal Hizmet Uzmanlarımız ile kurumumuz içerisinde verdiğimiz eğitimler sonucu, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla farkındalık için bu sergiyi hazırladık" dedi. Konyaaltı Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla farkındalık sergisi düzenledi. Konyaaltı Belediyesi Sosyal Hizmet Uzmanları’nın koordinesiyle kurum içerisinde gerçekleştirilen eğitimler sonucu düzenlenen serginin açılışını Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan yaptı. Konyaaltı Belediyesi Ana Hizmet Binası içerisinde yer alan fuaye alanında yer alan serginin açılışına Başkan Kotan’ın yanı sıra, Konyaaltı Belediyesi Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Öte yandan Konyaaltı Belediyesi içerisinde gerçekleştirilen farkındalık eğitimlerinin sonunda çoğunlukla erkek personelin hazırladığı farkındalık tabloları da sergideki yerini aldı. Başkan Cem Kotan; aile, kadın, sevgi, şiddet, çocuk, insan, erkek ve iletişim konularının ele alındığı tabloların parçalarını katılımcılarla birlikte birleştirdi. Tablolar, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. "Şiddete karşı eğitim ve çalışmalarımız devam edecek" Sergi açılışında konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Sergimiz bugüne özel, personelimizin hazırladığı bir sergi. Sosyal Hizmet uzmanlarımız ile kurumumuz içerisinde verdiğimiz eğitimler sonucu, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla farkındalık için bu sergiyi hazırladık. Kurum içindeki eğitimlerin bu şekilde sanata dönmesi bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Sergide emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum" dedi. Park ve Bahçeler, Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde bu tip eğitimlerin gerçekleşmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Kotan, "Konyaaltı Belediyesi olarak şiddetin her türlüsüne karşıyız. Bu yüzden kurum içi ve kurum dışı eğitim ve çalışmalarımız devam edecek. Biz, pankarta yazdığımızda kaybettiğimiz kadınların sayısı 403’tü. Ne yazık ki 5 gün içerisinde bu sayı 411’e yükseldi. Maalesef ki kadın şiddetiyle alakalı Türkiye’de büyük bir sıkıntı var. Bununla ilgili eğitim çalışmaları çok önemli. Sadece kadınla ilgili değil şiddetin her türlüsü ve başta çocuklarımız olmak üzere de bu eğitimlerimiz devam edecek. Bu yüzden hem anlamlı hem de bir sosyal proje olarak karşınızdayız. Tekrar çalışma arkadaşlarıma ve eğitimi veren hocalarımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. ‘Aile içi iletişimde şahitlik kavramı’ konferansı Açılış sonrası Konyaaltı Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki Feslikan Salonu’nda ‘Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Aile İçi İletişimde Şahitlik Kavramı’ konulu konferansta Dr. Murat Kaplan konuşmacı olarak bilgilendirmelerde bulundu. Farkındalık amacıyla düzenlenen konferansa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Bakan Ersoy: "Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyon sürecini başlattık"
25 Kasım 2025 Salı - 12:53 Bakan Ersoy: "Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyon sürecini başlattık" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Mimar Sinan’dan bu yana Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı, en geniş çaplı restorasyon sürecini başlattık" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen ‘Zamanın İzleri-Vakıf Medeniyeti Fotoğraf Yarışması’nın ödül törenine katıldı. Ersoy, törende yaptığı konuşmada vakıf kültürünün asırlardır toplumsal dayanışmayı, iyiliği ve insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışını yaşattığını kaydetti. Bakanlık olarak vakıf kültürünü güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Ersoy, "Ecdat yadigarı vakıflarımızı, vakıf eserlerimizi gelecek nesillere en doğru ve en sağlam şekilde aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Restorasyon projelerinin önemine de vurgu yapan Bakan Ersoy, özellikle Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen kapsamlı çalışmalara dikkati çekti. Ayasofya’nın ibadete açılmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu ve güçlü iradesi sayesinde gerçekleştiğini hatırlatan Ersoy, caminin UNESCO’daki statüsünün korunması için ciddi bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyon sürecini başlattık" Ayasofya’da en geniş kapsamlı restorasyon sürecini başlattıklarını kaydeden Ersoy, "Cumhurbaşkanımız liderliğinde üstümüze düşen neyse yapmak için kollarımızı sıvadık ve Mimar Sinan’dan bu yana Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı, en geniş çaplı restorasyon sürecini başlattık. Külliyenin her noktasında çalışmalar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz" dedi. Ayasofya’da mühendislik ve bilim odaklı restorasyon Bakan Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde gerçekleştirilen güçlendirme, onarım ve koruma çalışmalarının mühendislik, sanat ve bilimin buluştuğu büyük bir seferberlik olduğuna vurgu yaptı. Ersoy, bilim heyetinin çalışmalarını Prof. Dr. Can Binan, Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Güleç, Prof. Dr. Hasan Fırat Diker ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten gibi isimlerin yürüttüğünü söyledi. Kubbe, minare ve dış cephede devam eden teknik işlemler hakkında bilgi veren Ersoy, deprem güçlendirme kapsamında kubbenin kurşun kaplamalarının yenilendiğini, mozaiklerin korunması için kurulan çelik konstrüksiyonun 43,5 metre yüksekliğe ulaştığını belirtti. Bakan Ersoy, zemini korumak için uygulanan çok katmanlı sistemin de Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin özgün dokusunun zarar görmemesi amacıyla titizlikle planlandığını aktararak, çalışmaların ibadet düzenini aksatmamak için yatsı sonrası başlayıp sabah namazına kadar sürdürüldüğünü sözlerine ekledi. Konuşmasında İzzet Keribar’a da atıf yapan Bakan Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin restorasyonu tamamlandığında Keribar ile birlikte yeni fotoğraf çekimleri yapılabileceğini ifade etti. Ersoy, "İlk kitabın sergisini Cumhurbaşkanımız açmıştı; yeni fotoğraflardan hazırlanacak sergiyi de yine Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle açarız" dedi. Bakan Ersoy, tüm sanatçılara ve jüriye teşekkür ederek, yarışmanın vakıf kültürüne yönelik farkındalığı artıracak, topluma ilham veren ve gelecek nesiller için kalıcı bir hafıza oluşturan bir vesile olduğunu söyledi. Fotoğraf sanatının bu mirası geleceğe taşıyan gücüne de değinen Bakan Ersoy, yarışmayı vakıf medeniyeti ruhunun diri tutulmasına sağladığı katkı nedeniyle son derece anlamlı bulduğunu söyledi. Ersoy, vakfın sadece maddi bir bağış değil, insanın yüreğini, kalbini ve ruhunu da sonsuzluğa bağlaması olduğunu ifade etti. Vakıf geleneğinin yetimlerden yaşlılara, şehirlerden doğaya kadar insanlığın tüm kesimlerini düşünen bir medeniyet anlayışı oluşturduğunu kaydeden Ersoy, gerçek zenginliğin mal biriktirmekle değil paylaşmakla mümkün olduğunu dile getirdi. "Fotoğraf sadece görüntü değil, bir anın duygusunu, hafızasını ve hikayesini geleceğe taşıyan eşsiz bir sanat" Bakan Ersoy, yapay zeka çağında bile fotoğrafın sadece görüntü değil, bir anın duygusunu, hafızasını ve hikayesini geleceğe taşıyan eşsiz bir sanat olduğunun altını çizdi. Sergide yer alan fotoğrafların vakıf medeniyetinin toplumsal dayanışmaya, paylaşmaya ve insanı merkeze alan yaklaşımına dair güçlü tanıklıklar sunduğunu ifade eden Ersoy, ünlü isimlerden oluşan jüriye de teşekkür ederek, İzzet Keribar, Coşkun Aral, Merih Akoğul, Cengiz Karlıova ve Ali Can Atay’ın eserler arasında seçim yaparken zorlandığını söyledi. Ödüller sahiplerini buldu Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ise törende yaptığı konuşmada, yarışmanın bu yıl iki ayrı kategoride düzenlendiğini hatırlatarak, ödül alan isimleri açıkladı. Aksu, ’Dijital Renkli ve Siyah-Beyaz’ ile bu yıl ilk kez açılan ’Mobil Fotoğrafçılık’ kategorilerinin büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Aksu, "Bu yıl yarışmamıza ülkemizin dört bir yanından, Azerbaycan, Kıbrıs ve Balkanlar gibi kardeş coğrafyalardan gelen 2 bini aşkın fotoğraf, vakıf kültürünün yalnızca Anadolu’ya değil, gönül coğrafyamıza da sirayet eden evrensel bir değer olduğunu bir kez daha göstermiştir" dedi. Yarışmaya katılımın genişliğine dikkat çeken Aksu, ödül listesini de şu şekilde aktardı: "Dijital Fotoğrafçılık Kategorisi: Fatih Sultan Mehmet Han 1.’lik ödülü, Mimar Sinan 2.’lik ödülü, Bezmialem Valide Sultan 3.’lük ödülü." Aksu, Mobil Fotoğrafçılık kategorisinde ise vakıf ruhunun farklılık ve çeşitliliğini yansıtmak amacıyla üç özel ödül verildiğini belirterek, "Fahrettin Türkan Paşa Özel Ödülü, İzzet Keribar Özel Ödülü, Coşkun Aral Özel Ödülü" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmaların ardından ödülleri sahiplerine takdim etti.
Merkezefendi’nin 33’ncü mama makinesi Çerkezköy’e teslim edildi
25 Kasım 2025 Salı - 12:29 Merkezefendi’nin 33’ncü mama makinesi Çerkezköy’e teslim edildi Merkezefendi Belediyesi’nin Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde üretilen mama makineleri, yeni durağı olan Tekirdağ Çerkezköy Belediyesi’ne ulaştı. Türkiye’nin dört bir yanında kullanılmaya devam eden makinelerin sayısı 33’e yükseldi. .Merkezefendi Belediyesi’nin Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde üretilen mama makineleri, bugüne kadar Tekirdağ Çerkezköy Belediyesi ile beraber Türkiye genelinde 33 belediyeye ulaştırıldı. Her biri özenle hazırlanan sistemler, hem doğaya hem de sokak hayvanlarının yaşamına katkı sunuyor. Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde tamamen yerli imkânlarla geliştirilen mama makineleri, geri dönüşümden elde edilen atıkları değerlendiren yapısıyla sürdürülebilir belediyeciliğin güçlü bir örneğini oluşturuyor. "Üreten belediyecilik anlayışımızla 33’ncü mama makinemizi Çerkezköy’e ulaştırdık" Hem doğaya hem de sokak hayvanlarının yaşamına katkı sunan projeleriyle dikkat çektiklerini belirten Başkan Doğan, "Kendi imkânlarımızla hem belediyemize ekonomik katkı sağlıyor hem de can dostlarımız için değer üretiyoruz. Ürettiğimiz mama makinelerimizin 33’ncü durağı olan Tekirdağ Çerkezköy Belediyesi’ne teslimatını gerçekleştirdik. Her bir mama makinemiz, çevreye duyarlılığın ve sosyal sorumluluğun somut bir göstergesidir. Üreten, yenilikçi ve her alanda sürdürülebilirliği hedefleyen bir belediye olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz"
25 Kasım 2025 Salı - 12:15 AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz" AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, kadına yönelik şiddetle mücadelenin evrensel bir mücadele olduğunu vurgulayarak, "Gazze, Doğu Türkistan ve Ukrayna başta olmak üzere kadın ve çocuklara yönelik her türlü saldırıyı lanetliyor; dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla parti genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında risk altındaki kadınlara destek olmak için durmadan çalıştıklarını ifade etti. Ercan, "Konuşmak kolaydır, bildiri yayımlamak kolaydır. Zor olan ise kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kağıt üzerinde olmaktan çıkarıp, uygulamada, sahada, KADES çağrısında, ŞÖNİM kapısında, kadın konukevinin sıcak odasında ve bu mücadelenin her satırında gösterebilmektir. Bizler AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız. 81 ilde, 922 ilçede milyonlarca kadına ulaşan yapımızla hem farkındalık çalışmalarını yürütüyor hem de risk altındaki kadınlara destek olabilecek tüm mekanizmaların doğru şekilde işletilmesi için durmadan çalışıyoruz. Kadınların sesi olmak, ihtiyaçlarını devletimizin ilgili kurumlarına iletmek, politika üretmek ve çözüm mekanizmalarının güçlenmesine katkı sunmak en temel sorumluluğumuzdur. Bu doğrultuda Kadın Kolları olarak iki ayrı başlıkta ’Güven Toplumunun İnşası: Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları’ ile ’İki İnsan’ eğitim programlarını 81 ilde başlatıyoruz. Bu eğitimlerle şiddetsiz bir toplum idealine katkı sunan bilinç ve farkındalık çalışmalarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" dedi. "Kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 36,6 seviyesine ulaştı" Ercan, kadınların her alanda güçlendirilmesinin şiddetle mücadelenin en temel unsuru olduğunu belirterek, "Kadınların her alanda güçlendirilmesi, şiddetle mücadelenin en önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle bir yandan koruma mekanizmalarını güçlendirirken bir yandan da kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal hayatta daha görünür ve güçlü olmasını sağlayacak politikalar üretmeye devam ediyoruz. Bu bilinçle, kadın istihdamını artıracak, girişimcilik fırsatlarını güçlendirecek, eğitim ve mesleki gelişim imkanlarını yaygınlaştıracak projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Bugün kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 36,6 seviyesine ulaştı, üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki oranı ise yüzde 20’yi aştı. Parlamentoda kadın milletvekili oranı yüzde 20’lere, kadın girişimcilerin oranı ise yüzde 18’lere ulaştı. Bu rakamlar, kadınların sadece aile ve özel hayatlarında değil, toplumsal karar alma süreçlerinde, iş dünyasında ve kamusal alanda da giderek daha güçlü bir şekilde var olduklarını göstermektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca her daim kadının bu ülkenin siyasetinde ek bir başlık değil, asli özne olduğunu savunmuştur. Bugün kadınların siyasette, karar alma mekanizmalarında, eğitimde, istihdamda, bürokraside, sivil toplumda ulaştığı düzey; tesadüflerin değil, bu vizyonun sonucudur" ifadelerini kullandı. "Tüm kadınlara yalnız değilsiniz diyoruz" Kadına yönelik şiddetle mücadelenin evrensel bir mücadele olduğunu vurgulayan Ercan, "Kadına yönelik şiddet tüm dünyanın ortak meselesidir. Bu nedenle mücadelemiz evrensel bir mücadeledir. Bu çerçevede özellikle şunu vurgulamak isterim; Gazze, Doğu Türkistan ve Ukrayna başta olmak üzere kadın ve çocuklara yönelik her türlü saldırıyı lanetliyor; dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz. AK Parti Kadın Kolları olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha adil, daha güvenli bir hayatı güçlü kadınlarla birlikte inşa etmeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken ifade etmek isterim ki hiçbir kadın kendisini çaresiz hissetmeyene kadar, bu topraklarda kadına yönelik şiddet tamamen son bulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi 25 Kasım vesilesiyle Türkiye’nin dört bir yanından yükselen güçlü bir sesle bir kez daha ilan ediyoruz ve tüm kadınlara yalnız değilsiniz diyoruz" diye konuştu.
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır"
25 Kasım 2025 Salı - 12:11 MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ""Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde haftalık olağan grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre bu sayının artırılması temennimizdir" MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Öğretmenler medeniyet meşalemiz, aydınlık geleceğin mimarlarıdır" sözleriyle başlayarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı. Bahçeli, "2023 KPSS sonuçlarına göre, ilk 20 bine giren ve atanmaya hak kazanan, ne var ki mülakatlarda elenen bin 611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS’de yüksek başarı gösterip dereceye giren, ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması, 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10 bin kadro ihdas edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının artırılması, ayrıca 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır" MHP Genel Başkanı Bahçeli, Prof.Dr. Ahmet Süheyl Ünver’in, "Bu beni alakadar etmez dediğiniz gün bu ülkeye en büyük suikastı yapmış olursunuz. Aksini vatana ve millete hizmet sayarım" sözlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır. Neymiş, bizi yargılayacaklarmış? Neymiş, bizden hesap soracaklarmış? Neymiş, anayasa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz. Siz yargılasanız yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun. Biz korkuyu korkutalı çok oldu. Bizim sahte korkuluklara eyvallah ettiğimiz de hiç duyulmadı, hiç görülmedi. Kurt izine karışmış çakal izinin sahte meydan okumalarına aldırış etseydik ya ülkümüzden ya da ülkemizden çoktan şüpheye düşerdik. Kurdun takip edeceği yine kurttur, kimin kemik peşinde koşacağının cevabını verecek olanlar da bellidir." "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Terörsüz Türkiye sürecinde partisinin tarafının Türk milleti olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır. TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’ Komisyonu’nun geçtiğimiz Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar, bu karar doğrultusunda MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı’ya gitmekten sarfınazar etmişler. Varsın etsinler, hiç sorun değil, ondan bundan medet umarak ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini takip etmiş olsaydık, onun bunun ağzının içine bakarak izin ve icazet arasaydık böylesi ağır bir sorunu bırakınız konuşmayı, yerimizden bile kıpırdayamazdık" şeklinde konuştu. "Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz" Mevzu bahsin Türkiye ise ayrıyı gayrıyı bir kenara bırakıp birleşmenin önemini vurgulayan Bahçeli, "Bozgunculara, yıkıcılara fırsat vermeyeceğiz. İstismarcılara itibar etmeyeceğiz. Tahrik ve tertiplere ihtimam göstermeyeceğiz. Birlik olup kucaklaşacağız. Kürt ve Türk olarak tek bir ses, tek bir nefes olacağız. Türkiye’mizi ve aziz milletimizi çağların ötesine taşıyabilmemizin başka bir yolu ve yöntemi olmadığını aklımızdan çıkarmayacağız. Hepimiz bunu başaracak azim ve inanca sahibiz. Gün; kısır tartışmaların günü değildir. Gün birleşme, bütünleşme, saflarımızı sıkılaştırma günüdür. Hakikati arayan, hakkın peşinden giden hiç kimse gürültüye kulak asmaz, yalan ve dedikoduya itibar etmez. İsrail’in bölgemizdeki soykırım ve şiddete dayalı provokasyonları, 10 Ekim ateşkes kararını inatla ihlali, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ABD Başkanı’nın hazırladığı 28 maddelik planıyla sözde sona erdirme çabaları, Mücavir coğrafyalardaki kutuplaşma ve kamplaşmadaki sertlik, yeni bir küresel çatışma denkleminin kurulma çalışmaları bize iç cephemizi sağlam esaslara bağlamayı mecburi kılmaktadır. Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz. Türk-Kürt kardeştir, araya giren, bozgunculuğa heveslenen kim varsa kamburdur, kalleştir, kanser hücresidir, kahrolmaya mahkumdur. Terörün her türlüsünü reddetmenin, defetmenin ve imha etmenin sonsuz kararlığındayız" dedi.
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır"
25 Kasım 2025 Salı - 12:07 MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde haftalık olağan grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Öğretmenler medeniyet meşalemiz, aydınlık geleceğin mimarlarıdır" sözleriyle başlayarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı. Bahçeli, "2023 KPSS sonuçlarına göre, ilk 20 bine giren ve atanmaya hak kazanan, ne var ki mülakatlarda elenen bin 611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS’de yüksek başarı gösterip dereceye giren, ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması, 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10 bin kadro ihdas edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının artırılması, ayrıca 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır" MHP Genel Başkanı Bahçeli, Prof.Dr. Ahmet Süheyl Ünver’in, "Bu beni alakadar etmez dediğiniz gün bu ülkeye en büyük suikastı yapmış olursunuz. Aksini vatana ve millete hizmet sayarım" sözlerini anımsatarak şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır. Neymiş, bizi yargılayacaklarmış? Neymiş, bizden hesap soracaklarmış? Neymiş, anayasa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz. Siz yargılasanız yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun. Biz korkuyu korkutalı çok oldu. Bizim sahte korkuluklara eyvallah ettiğimiz de hiç duyulmadı, hiç görülmedi. Kurt izine karışmış çakal izinin sahte meydan okumalarına aldırış etseydik ya ülkümüzden ya da ülkemizden çoktan şüpheye düşerdik. Kurdun takip edeceği yine kurttur, kimin kemik peşinde koşacağının cevabını verecek olanlar da bellidir." "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Terörsüz Türkiye sürecinde partisinin tarafının Türk milleti olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır. TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’ Komisyonu’nun geçtiğimiz Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar, bu karar doğrultusunda MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı’ya gitmekten sarfınazar etmişler. Varsın etsinler, hiç sorun değil, ondan bundan medet umarak ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini takip etmiş olsaydık, onun bunun ağzının içine bakarak izin ve icazet arasaydık böylesi ağır bir sorunu bırakınız konuşmayı, yerimizden bile kıpırdayamazdık" şeklinde konuştu. "Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz" Mevzu bahsin Türkiye ise ayrıyı gayrıyı bir kenara bırakıp birleşmenin önemini vurgulayan Bahçeli, "Bozgunculara, yıkıcılara fırsat vermeyeceğiz. İstismarcılara itibar etmeyeceğiz. Tahrik ve tertiplere ihtimam göstermeyeceğiz. Birlik olup kucaklaşacağız. Kürt ve Türk olarak tek bir ses, tek bir nefes olacağız. Türkiye’mizi ve aziz milletimizi çağların ötesine taşıyabilmemizin başka bir yolu ve yöntemi olmadığını aklımızdan çıkarmayacağız. Hepimiz bunu başaracak azim ve inanca sahibiz. Gün; kısır tartışmaların günü değildir. Gün birleşme, bütünleşme, saflarımızı sıkılaştırma günüdür. Hakikati arayan, hakkın peşinden giden hiç kimse gürültüye kulak asmaz, yalan ve dedikoduya itibar etmez. İsrail’in bölgemizdeki soykırım ve şiddete dayalı provokasyonları, 10 Ekim ateşkes kararını inatla ihlali, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ABD Başkanı’nın hazırladığı 28 maddelik planıyla sözde sona erdirme çabaları, Mücavir coğrafyalardaki kutuplaşma ve kamplaşmadaki sertlik, yeni bir küresel çatışma denkleminin kurulma çalışmaları bize iç cephemizi sağlam esaslara bağlamayı mecburi kılmaktadır. Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz. Türk-Kürt kardeştir, araya giren, bozgunculuğa heveslenen kim varsa kamburdur, kalleştir, kanser hücresidir, kahrolmaya mahkumdur. Terörün her türlüsünü reddetmenin, defetmenin ve imha etmenin sonsuz kararlığındayız" dedi. (OHÖ-
9 milyona yakın kadın ‘KADES’ uygulamasını indirdi"
25 Kasım 2025 Salı - 11:41 9 milyona yakın kadın ‘KADES’ uygulamasını indirdi" Sivas AK Parti Kadın Kolları, 25 Kasım Dünya Kadına Şiddetle Mücadele Günü kapsamında basın toplantısı düzenleyerek, kadına yönelik şiddetle mücadelede yürütülen çalışmalar ve yeni Ulusal Eylem Planı hakkında bilgi verdi. 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında AK Parti Sivas Kadın Kolları tarafından İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya kadın kolları yönetimi ile il yönetimi katıldı. Basın toplantısında konuşan AK Parti Kadın Kolları İnsan Hakları Başkanı Mesude Eken, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kâğıt üzerinde bırakılmadığını, sahaya inen ve sonuç üreten bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Eken, KADES uygulamasının bu çalışmaların en somut örneklerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "KADES, kadınların hayatına doğrudan dokunan bir güvenlik zırhıdır. Uygulama 8 milyon 990 bin kadın tarafından indirilmiş, ihbarlar tek tuşla alınmış, kolluk birimlerimiz olay yerine ortalama 6 dakika gibi kısa bir sürede ulaşarak koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirmiştir" dedi. "İlmek İlmek ördük" Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında 208 bin 525 hanede kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yüz yüze bilgilendirme görüşmeleri yapıldığını aktaran Eken, ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı üzerinden yapılan her başvuruda uzman ekiplerin risk altındaki kadınlara anlık ve bütüncül destek sağladığını belirterek, "Kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik aşama olan "Veriye dayalı politika üretimi" için bu yıl yeni bir döneme giriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bugün açıklanacak olan 2026-2030 dönemini kapsayan 5. Ulusal Eylem Planı, dijital şiddet, risk analizi, erken uyarı sistemleri ve izlenebilir politikalara odaklanan çok boyutlu bir çerçeve sunmaktadır. Bu plan, kadınların güvenliği için kurumsal kapasiteyi derinleştirirken toplumsal katılımı da güçlendiren bir vizyonla tasarlanmıştır. Ve biz AK Parti olarak diyoruz ki: Bu kurumsal yapıyı, bu istatistikleri ve sahadaki emeği sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam 23 yılda ilmek ilmek ördük" dedi.
Bakan Tunç: "2025 yılında yargı teşkilatımız toplam 11 milyon 397 bin 74 dosyada karar vermiştir"
25 Kasım 2025 Salı - 11:37 Bakan Tunç: "2025 yılında yargı teşkilatımız toplam 11 milyon 397 bin 74 dosyada karar vermiştir" Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığının 2026 yılı bütçesi görüşülmeye başlandı. Bakan Tunç, "Toplam 12 milyon 10 bin 82 derdest dosya bulunmaktadır. 2024 yılının Kasım ayı itibarıyla yargı teşkilatımız ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarında 10 milyon 960 bin 177 karar vermişti. 2025 yılının aynı döneminde ise yargı teşkilatımız yüzde dört artışla toplam 11 milyon 397 bin 74 dosyada karar vermiştir" dedi. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe kesin hesap görüşülmeye başlandı. Malatya CHP Milletvekili Veli Ağbaba, İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in basın yayın organlarına konuşmasına tepki gösterdi. TİHEK Başkanı Fahrettin Altun’un toplantıya katılmamasına da tepki gösteren Ağbaba, "Bu komisyona bir hakarettir" dedi. Ardından CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, kadına karşı şiddet kapsamında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a siyah mektup vermek istedi. Bakan Tunç buna rağmen, "Şov yapmayın kadınlar üzerinden size siyaset yaptırmayız. Türkiye’de kadına karşı şiddetle mücadelede biz en ön saftayız" ifadelerinde bulundu. "Anayasamızda önemli reformları milletimizin desteğiyle hayata geçirmeyi başardık" Tartışmanın ardından konuşma gerçekleştiren Bakan Tunç, "Mülkün temeli olan adaletin hakkıyla tecellisi için son yirmi üç yılda, hukuk devleti ilkesini tahkim eden, temel hak ve özgürlükleri güçlendiren, hak arama yollarını genişleten, yargının ihtiyaç duyduğu fiziki ve teknolojik imkânları geliştiren, insan kaynağı kapasitesini artıran, mevzuatı çağın gereklerine ve milletimizin ihtiyaçlarına uyarlayan köklü reformlara imza attık. Adaletin olmazsa olmaz şartı olan hukuk devletinin bir gereği olarak; sistemi vesayetçi anlayıştan arındırmak, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü hâkim kılmak için Anayasamızda önemli reformları milletimizin desteğiyle hayata geçirmeyi başardık" dedi. "Son 23 yılda, mevzuatımızı çağın gereklerine uygun olarak yeniledik" Milli Güvenlik Kurulu’ndan Yüksek Askeri Şura’ya, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’ndan Anayasa Mahkemesi’ne kadar birçok kurumu yeniden yapılandırarak ülkeyi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmasının mücadelesini verdiklerinden bahseden Bakan Tunç, "Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve özel yetkili mahkemeleri kaldırarak, sivillerin dahi askeri mahkemelerde yargılandığı dönemleri geride bıraktık. Sıkıyönetim ilanına izin veren hükümler başta olmak üzere, darbecilerin yargılanamayacağına dair demokrasimize gölge düşüren hükümleri kaldırdık; böylece, yıllar sonra da olsa, darbecilerin adalet önünde hesap vermelerinin önünü açtık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçerek, parlamenter sistemin neden olduğu yönetim zafiyetlerini, kısa ömürlü koalisyonları ve bunların doğurduğu siyasi istikrarsızlıkları geride bıraktık. Böylece demokrasimizi derinleştirdik, Cumhuriyetimizi güçlendirdik. Adaletin, her alanda hissedilmesi için hak arama yollarını genişlettik ve yeni mekanizmalar oluşturduk. Son 23 yılda, Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz köklü değişikliklerin yanı sıra mevzuatımızı çağın gereklerine uygun olarak yeniledik ve hukuk güvenliğini artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" dedi. "2025 yılında yargı teşkilatımız toplam 11 milyon 397 bin 74 dosyada karar vermiştir" Adaletin tecellisinin, yalnızca kanunlarla değil, kanunları doğru yorumlayıp eksiksiz uygulayacak güçlü bir yargı teşkilatının varlığıyla mümkün olduğunu belirten Bakan Tunç, "Bir ülkenin yasaları ne kadar iyi olursa olsun, onları lafzından adaletin ruhuna taşıyacak olan hukukçularımızdır; hâkim, savcı ve avukatlarımızdır. Onlar, metne hayat, hükme vicdan katarak; hakkı soyut bir kavram olmaktan çıkarıp milletin adalet duygusuna dönüştürmektedir. 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 68 bin 751, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 935 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 536 bin 865, Temyiz mahkemelerinde ise 469 bin 466 olmak üzere toplam 12 milyon 10 bin 82 derdest dosya bulunmaktadır. 2024 yılının Kasım ayı itibarıyla yargı teşkilatımız ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarında 10 milyon 960 bin 177 karar vermişti. 2025 yılının aynı döneminde ise yargı teşkilatımız yüzde dört artışla toplam 11 milyon 397 bin 74 dosyada karar vermiştir. Bu rakam her sene yargı teşkilatımızca bir önceki yıldan daha fazla karar verildiğini göstermektedir. Öte yandan yıl sonu itibarıyla yaklaşık 14 milyonun üzerinde karar verileceğini değerlendirdiğimizde, derdest dosya sayısından daha fazla yıl içinde karar verileceğini öngörüyoruz" ifadelerinde bulundu. Bakan Tunç, bu başarının sağlanmasında 2002 yılında 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayısının 25 bin 452’ye yükseltilmesinin etkili olduğundan bahsetti. Tunç şöyle devam etti: "2002 yılında bin 847 olan kadın hâkim savcı sayımızı yüzde 431 artırarak 9 bin 813’e yükselttik. OECD Raporunda ülkemizin 2014 yılından bu yana kadın hâkim oranını en çok artıran ülke olduğu da ifade edilmiştir. 2025 yılı içerisinde bin 75 hâkim ve savcının mesleğe başlamasını sağladık. Adaylık dönemini tamamlayan bin 545 hâkim ve savcı adayı ise önümüzdeki günlerde görevine başlayacaktır. Ayrıca 2002 yılında 51 bin 681 olan personel sayısını 179 bin 440’a yükselttik. Önümüzdeki dönem için alımını planladığımız 20 bin yeni personelin ilk 5 binlik kısmının sınav süreci devam etmektedir." Hukuk fakültelerine girişte ilk 100 bine girme şartı getirilmesi ve kontenjanların 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürülmesinin hukuk eğitimindeki kaliteyi artıracağına değinen Bakan Tunç, amaçlarının yalnızca teorik değil, vicdani, ahlaki ve entelektüel derinlikle donatılmış hukukçular yetişmesini sağlamak olduğunu belirtti. "Hâkim ve savcı yardımcı sayısını 3 bin 72’ye yükselteceğiz" Hâkim ve savcı yardımcılığı sınavında mülakata çağrılan kişi sayısını iki katı fazlasından bir katı fazlasına indirerek objektif yaklaşım ortaya koyduklarını ifade eden Tunç, "Bu kapsamda hâlihazırda 2 bin 72 hâkim ve savcı yardımcısı görev yapmaktadır. 20-21 Aralık tarihlerinde gerçekleştireceğimiz sınavla bin hâkim ve savcı yardımcısı alımını daha yaparak hâkim ve savcı yardımcı sayısını 3 bin 72’ye yükselteceğiz. Diğer yandan bu yıl, adalet teşkilatımızın insan kaynağı yapısını daha adil, daha şeffaf ve çağın gereklerine uygun hale getirmek amacıyla Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde kapsamlı değişiklikler yaptık. Bu kapsamda fizyoterapist ve işaret dili tercümanı gibi yeni kadroların eklenmesi, zabıt kâtipliği uygulama sınavının sadeleştirilmesi, ilgili alan mezunlarına kontenjanlı öncelik hakkı tanınması, zorunlu rotasyon uygulamalarının kaldırılması gibi düzenlemeler yaptık. 2002 yılında adli yargıda 3 bin 581 mahkeme faaliyet gösterirken, bugün itibarıyla bu sayıyı 8 bin 681’e yükselttik. İdari yargıda da faal mahkeme sayısını 146’dan 239’a yükselttik. Ayrıca adli ve idari yargıda son iki buçuk yılda 3 bin 470 mahkeme ve istinaf dairesi kurduk" ifadelerinde bulundu. Adli Tıp Kurumunu da geliştirmeye devam ettiklerini belirten Tunç, "2002 yılında 25 ilde, 6 grup başkanlığı ve 18 şube müdürlüğünde verilebiliyordu. Bugün itibarıyla 81 ilimizin tamamında 16 grup başkanlığı ve 147 şube müdürlüğüyle ilçelere kadar uzanan ve teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı bir hizmet ağı oluşturduk" dedi. Yargının teknolojik altyapısını daha da geliştirmek için son yıllarda önemli ve kalıcı adımlar attıkları ifade eden Tunç, UYAP’ın 60 kurumla 200 farklı entegrasyonunu tamamladıklarını vurguladı. "2020 yılından bugüne kadar 4 milyonun üzerinde e-Duruşma gerçekleştirilmiştir" Yeni Adli Sicil Bilgi Sistemi ile vatandaşlara e-Devlet üzerinden silme ve düzeltme başvurusu yapabilme ve 43 yabancı dilde adli sicil belgesi alabilme imkânı getirdiklerini aktaran Tunç, "Avukatlara bulundukları yerlerden cep telefonları da dâhil olmak üzere dosya ve duruşmalarını anlık olarak takip edebilme ve işlem yapabilme imkânı getirdik. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ve e-Duruşmayla duruşmalara elektronik ortamda katılmanın yolunu açtık. 2013 yılından bu yana 7 milyonun üzerinde SEGBİS görüşmesi; 2020 yılından bugüne kadar 4 milyonun üzerinde e-Duruşma gerçekleştirilmiştir. e-Tebligat uygulamasıyla tebligat süreçlerini hızlandırdık. Zorunlu e-Tebligat sistemine geçtiğimiz 2019 yılından bugüne kadar toplam 330 milyon e-Tebligat gönderildi" ifadelerinde bulundu. "2026 yılı teklifinde tahsisi öngörülen miktar ise 389 milyar 560 milyon 443 bin TL’dir. 2002 yılında bütçenin 808 milyon 141 bin TL iken bu rakamın 2025 yılında 280 milyar 275 milyon 802 bin TL olduğunu söyleyen Tunç, "2026 yılı teklifinde tahsisi öngörülen miktar ise 389 milyar 560 milyon 443 bin TL’dir. 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunuyla Bakanlığımıza 198 milyar 703 milyon 54 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. Yıl içinde eklenen ve düşülenlerle birlikte toplam ödenek 204 milyar 556 milyon 975 bin 938 lira 48 kuruş olmuştur" dedi. Adalet Bakanı Tunç konuşmasını noktalarken, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya verdiği 52 mektupta yer alan isimlerin bildirilmesi durumunda iletişime geçileceğini belirtti.