Son Dakika
|
Sürgündeki Rıza Pehlevi: "Hamaney’in ölümüyle, İran rejimi fiilen sona erdi"
Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini hayatını kaybetti
BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı
ABD ordusu, İran’a karadan gerçekleştirilen saldırıların görüntülerini yayınladı
Beyaz Saray, Trump’ın İran saldırılarını izlediği anlara dair fotoğrafları paylaştı
İsrail-İran gerginliği uluslararası uçuşları etkiledi: 227 uçuş iptal edildi
ABD ve İsrail'in İran saldırıları New York'ta protesto edildi
İran saldırılarında Dubai Havalimanı da hasar aldı: 4 yaralı
Trump, İran’ın yeni lideri ile ilgili olarak: "Çok iyi bir fikrimiz var"
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini hayatını kaybetti
İran ordusu, ABD ve İsrail’e ait 12 İHA düşürdüklerini açıkladı
Putin, Güvenlik Konseyi üyeleri ile toplantı yaptı
Bakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Macaristan Dışişleri Bakanları ile telefonda görüştü
İletişim Başkanı Duran: "Sıcak çatışma kabul edilemez bir durumdur"
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Şikarçi: "Bölgedeki tüm ABD üsleri hedef alınacak"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
01 Mart 2026 Pazar - 00:31:45
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.
01 Mart 2026 Pazar - 00:31
Özgür Özel: "Tanju’yla gurur duyuyoruz"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sabah saatlerinde irtikap suçlamasıyla Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmada ifadeleri tamamlanmasıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel Bolu’ya geldi. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde kalabalığa seslenen Özel, Tanju Özcan’a destek açıklamasında bulundu. Tanju Özcan’ın yaptıklarıyla gurur duyduklarını dile getiren Özgür Özel, "Bu kadar yokluk yoksulluk varken garibanın çocuğuna burs verdirmenin, onu okutmanın, onu doyurmanın, onu bir eve yerleştirmenin neresi suç olabilir? Bizi bu operasyonla Tanju’yu utandıracaklarını sananlara sesleniyorum partinin genel başkanı olarak: Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz. Ve bu geceyi burada geçirecek, yarın ümit ediyoruz hakim karşısına çıkacak. Bugün de savunmasını gördük, açık net bir durum var, açık net" ifadelerine yer verdi. "Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir" Tanju Özcan’ın vakıf üzerinden 528 öğrenciye burs vermesinin övünülecek bir iş olduğunu söyleyen Özel, "Bu şehir, bu yoklukta bu zorlukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz. Sen onu asla ve asla itibarsızlaştıramazsın. Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir. Bu vakfı hep beraber kurduk, hep beraber yönetiyoruz. Bu vakıf Bolu’nun namusudur, Bolu namusuna sahip çıkacaktır" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 23:35
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" dedi. Bağcılar Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda "ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar" programı düzenlendi. Programa, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Meclis Başkanı Kurtulmuş, "28 Şubat sürecinde yaşananları dün gibi hafızalarımızda taşıyoruz. 28 Şubat Türkiye siyasetinde kırılma noktasıydı. Millet ile devletin bir araya gelmesinden rahatsız olanlar toplumda var olma, kamusal alanda var olma haklarını ellerinden almak olarak gördüler. 28 Şubat mağdurlarına bütün kapılar açılmıştır. Bu mücadelede emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. O süreçte direnenlerin hepsinin hayatlarında oldukça başarılı olduklarına şahit olduk. 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlerin hiçbirisinden geriye eser kalmadı. Bu millet vesayetçilere evet demediği için, vesayetçiler kenara itilmiş oldu. Vesayet düzeni sona ermiş oldu" dedi. "Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" Kurtulmuş konuşmasının devamında, "Dünya maalesef kural bazlı bir sistemin kalmadığı, yani uluslararası alanda kuralın geçerli olmadığı, güçlü olanın dediğinin ortaya konulduğu ve güçlü olanın borusunun öttüğü bir dünya haline gelmiştir. Lafı hiç eğip bükmeden söylemek gerekirse, kural bazlı bir dünya sistemi yerine orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir dünya düzeni kurulmaya başlamıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. İsteyenin dilediğine, rakip gördüğüne, düşman gördüğüne, kendisinden daha zayıf gördüğüne, hatta terbiye etmesini gerekli gördüğüne karşı böylesine üstten bir tavırla dünya sisteminde yer alması, mücadele etmesi, uygulamayı ortaya koyması asla kabul edilemez. Söz sırası geldiği zaman demokrasiden bahsedenlerin, söz sırası geldiği zaman devletlerin egemen eşitliğinden bahsedenlerin, söz sırası geldiğinde insan haklarından bahsedenlerin bu değerlerin hiçbirine itibar etmediği, bu değerleri yekle yeksan ettikleri ve bu değerlerin hiç de umurlarında olmadığı ayan beyan ortadadır. Bunun en somut örneklerinden birisi, İsrail’in üç seneye yakın bir süredir Gazze’de devam ettiği soykırıma ilave olarak artık Batı Şeria’da da hiçbir Filistinli’nin hakkını tanımayacağını gösteren uygulamaları ortaya koymasıdır. 15 Şubat 2026 tarihinde İsrail’de çıkarılan bir yasa ile birlikte orada bulunan Batı Şeria’da bulunan insanların mülkiyetlerine dahi el konulabilmesi ve bu yolun açılması ve buna da dünya sisteminin seyirci kalması başlı başına orman kanunlarının artık geçerli olduğunu göstermesi bakımından yeterlidir. Bundan bir müddet evvel bir ülkenin devlet başkanının eşiyle birlikte gece yarısı yatağından alınarak başka bir ülkeye götürülmesi ve hapse atılması orman kanunlarının geçerli olmaya başladığının açık bir ifadesidir. Yine bugün İsrail ile Amerikan kuvvetlerinin egemen bir devlet olan İran’a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar nükleer silah var diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail herhangi bir başka ülkeye karşı insan hakları ihlalleri yapıyor diye savaş yapabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahlanmasına sahip olan, en çok silahlarına sahip olan ülkeler başka ülkeleri silahlanıyor diye tehdit etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, bu anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur" dedi. "Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" "Zaten yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir" diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yolu olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, müzakerelerin önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez, dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade önemli bir adımdır. Türkiye olarak diyoruz ki, ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları da taban tabana zıt olabilir. Ancak savaştan çok daha kolay olan yol barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz." Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Bu gelişmeler bize de Türkiye olarak şunu gösteriyor, Türkiye olarak her zaman bölgemizde barışın, esenliğin, kardeşliğin yanında olduk. Dünyanın en zor coğrafyasında yaşıyoruz. Bu coğrafyada ayakta durmak için herhangi bir şekilde varlığınızı güçlü bir şekilde sürdürebilmek için ayaklarınızın sağlam yere basması lazım. Güçlü olmanız lazım ve her alanda fevkalade muktedir bir ülke olmanız lazım. Türkiye olarak kendimize çizdiğimiz yol budur. Çevremizdeki bütün bu çatışmaların ortadan kaldırılması için mücadele ederken, Türkiye’ye karşı da hesapları olanların varlığını biliyor, ona karşı da güçlü ve büyük Türkiye’den başka yolumuzun olmadığını da gayet iyi kavrıyoruz" şeklinde konuştu. "Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz?" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de 28 Şubat süreciyle ilgili, "Bu tarih, hafızası olan herkes için çok şeyler anlatıyor. Önümüzde duran bu tabloya, bu hafızayla bakınca kullanılan dilin, kurulan tehdit cümlelerinin, dini olanı kamusal alandan uzaklaştırmanın hangi zihniyet kodlarından beslendiğini çok daha net görebiliyoruz. 28 Şubat’ın bıraktığı yara, insanın gündelik hayatına kadar inen bir kuşatma tecrübesiydi. Malumunuz o süreçte baskı, okul kapısına, kampüs koridoruna, öğretmen odasına, ailelerin ev içi kararlarına kadar yayılmıştı. Başörtülü kızlarımız, imam hatipli gençlerimiz, dindar emekçi ailelerimiz bu müdahalenin yükünü hep beraber ağır bir biçimde taşıdık. 28 Şubat’ın bize ağır bedeller ödettiği hakikatlerden biri, vesayetin her zaman tank sesiyle gelmemiş olmasıydı. Kimi zaman gazete manşetleriyle, kimi zaman bildirilerle, kimi zaman da örgütlü bir mutabakat görüntüsü altında toplumun değerleri üzerine kurulan baskıyla işledi. Nitekim dönemin merkez medya dili, sivil görünümlü baskı odakları ve temel hak ve hürriyet alanını daraltan o mutabakatlar, bu müdahalelerin en ana taşıyıcı unsuruydu. Bugün Ramazan etkinlikleri etrafında yükselen tepkilere baktığımızda aynı kuşatma dilinin güncellenmiş bir sürümüyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bu tablo karşısında sözü dolandırmadan açık açık konuşmamız gerekiyor. Çocuklarımız Ramazan’ı tanıyınca, orucun edebini öğrenince, namazın manasını merak edince, okul bahçesinde ilahi ile kendi medeniyetinin sesiyle buluşunca kimler ve neden acaba ideolojik bir alarm sürecine geçiyor? Ramazan etkinliklerimizi talibanlaştırma diye yaftalayacak kadar ölçüyü nasıl kaybettiniz? Bir çocuğun iftarı, sabrı, infakı, hürmeti öğrenmesinden nasıl bir tehdit üretebiliyorsunuz? Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz? Teneffüste dahi ilahi söyleyen çocukların sesinden hangi hukuk düzeninin zarar gördüğünü lütfen bana anlatın. Pedagojiden söz edenler, çocukların kendi kültürünü tanıma hakkını hangi pedagojik ölçüyle dışarıda bırakabiliyorsunuz? Özgürlükten söz edenler, iş milletin inancına ve bu ülkenin manevi hafızasına gelince niçin yasakçı bir dile savruluyorsunuz? Laikliği savunuyoruz diyerek ortaya çıkanlar, okul bahçesindeki Ramazan neşesini gericilik, çocukların değer eğitimiyle temasını ise tehdit, toplumun inançla kurduğu gerçek bağı ise tehlike göstermeye siz nasıl kendinizi hak görüyorsunuz" dedi. "Bu millet kendi inancını savunduğu için mahcubiyet duymak zorunda değildir" Bakan Tekin, "Bugün Ramazan etkinlikleri vesilesiyle yeniden sahneye sürülen laiklik bildirileri işte bu hafızayı yok sayıyor. Sözde emekçinin hakkından, demokratik cumhuriyetten söz ediyorlar. Peki, 28 Şubat’ta kapısından çevrilen işçi çocuklarını, disiplin cezalarıyla meslek hayatı elinden alınan öğretmenleri, katsayı duvarına toslayan meslek lisesi gençlerini, bu ülkenin yurttaşı olarak hangi vicdan gördü? O gün o çocuklar hangi emek mücadelesinin, hangi demokrasi iddiasının içinde kendi sorunlarının çözümünü bulabildi? Laikliği savunmak suç değildir cümlesini tekrar edip duruyorlar. Elbette değildir. Sorun o bu cümleyi kendine zırh yapıp, tesettürlü kadınlara, sarıklı cübbeli insanlara, başında tülbent, ayağında şalvar var diye seçilmiş bir belediye başkanına hakaret yağdıran zihniyettedir. Sorun laiklik değil, sorun takıntılı, kibirli laikçilik anlayışıdır. Ramazan’da da ilahi söyleyen çocuklardan rejim krizi çıkarmaya çalışanlar aslında diyor ki, bu toplumun inancı kamusal alanda görünür olamaz. Bu millet kendi inancını savunduğu için kimsenin karşısında mahcubiyet duymak zorunda değildir. Bizim itirazımız, laiklik ilkesini her defasında milletin inancına saldırı vesilesi yapan vesayet dilinedir. Hamdolsun bugün bu vesayet dininin karşısında dimdik durabiliyor isek eğer bu AK Parti iktidarlarının ve yıllara yayılan demokrasi mücadelesiyle yasakçı düzenekleri adım adım değiştiren reform siyasetleriyle ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bedel ödemeyi göze alan sarsılmaz liderliğiyle mümkün olmuştur" şeklinde konuştu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:51
DMM: "Savaş başlayacağı iddiasıyla vatandaşların hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında "savaş başlayacağı" iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine dair paylaşımların dezenformasyon içerdiğini açıkladı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, ‘savaş başlayacağı’ iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir. Türkiye’nin güvenlik ve savunma süreçleri, ilgili kurumların koordinasyonunda etkin bir kapasiteyle yürütülmekte olup; kamuoyunda paniğe neden olacak herhangi bir durum söz konusu değildir. Toplumu korku, endişe ve kaosa sürükleme hedefiyle hareket eden bu hesaplara yönelik adli süreçler kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Şubat 2026 Cumartesi- 21:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz"
2
28 Şubat 2026 Cumartesi- 20:53
MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı"
3
28 Şubat 2026 Cumartesi- 17:02
Dışişleri Bakanlığı: "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz"
4
28 Şubat 2026 Cumartesi- 14:04
Dışişleri Bakanlığı’ndan İran’daki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına güvenlik uyarısı
5
28 Şubat 2026 Cumartesi- 11:53
AK Parti Ankara İl Başkanlığı’ndan 28 Şubat’ın yıl dönümünde açıklama
15 Şubat 2026 Pazar - 19:01
Tutuklama sonrası Görele’de CHP’li 2 meclis üyesi partisinden istifa etti
Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin tutuklanmasının ardından Belediye Meclisi’nde yapılacak başkan seçimi öncesi Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) iki meclis üyesi istifa etti. Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında sosyal medya üzerinden paylaştığı öne sürülen bir mesajla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında "cinsel taciz" suçlamasıyla tutuklama kararı verilmesinin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırma kararı alınmıştı. Belediye Meclisi’nde 16 Şubat Pazartesi günü yapılacak başkan seçimi öncesinde CHP’li meclis üyeleri Hüseyin Gürel ve Fırat İmat, partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Hüseyin Gürel, yaptığı açıklamada son günlerde kamuoyuna yansıyan iddiaların toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, partisinin kamu vicdanını rahatlatacak açık bir siyasi duruş sergilememesi ve vicdani sorumluluğu gereği CHP üyeliğinden istifa ettiğini ifade etti. Fırat İmat ise açıklamasında, toplumun ahlaki hassasiyetleri karşısında sessiz kalmanın doğru olmadığını belirterek, siyasi sorumluluğun yalnızca hukuki süreci beklemek değil, kamu vicdanını da gözetmek olduğunu vurgulayarak, CHP üyeliğinden ayrıldığını duyurdu. İstifaların ardından Görele Belediye Meclisi’nde CHP’nin üye sayısı 5’e düşerken, AK Parti’nin 4 meclis üyesi bulunuyor. Mecliste ayrıca 2 bağımsız üye yer alıyor.
15 Şubat 2026 Pazar - 18:51
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler, güzel haberler bekliyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali’ye uğurlandığı tören öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yaptığı telefon görüşmesinde gemi personeline yolculuklarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, müjdeli haberler beklediğini dile getirdi.
15 Şubat 2026 Pazar - 18:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali’ye uğurlanma töreni öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yaptığı telefon görüşmesinde, gemi personeline yolculuklarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunurken, müjdeli haberler beklediğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar, brifingin ardından Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Somalili heyet ve gemi personelinin de bulunduğu Çağrı Bey gemisinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptı. Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda yaptığı konuşmasında, "Efendim, Çağrı Bey, malumunuz bizim en yeni sondaj gemilerimizden bir tanesi. 7. nesil ve kulesi 114 metre olduğu için Süveyş kanalından geçemiyor. Yani oradaki köprüyü geçemiyor. Malum bizim boğazlardan da geçemiyor. Dolayısıyla mecburen Cebelitarık, Güney Afrika Ümit Burnu, orayı seyretmek suretiyle yaklaşık 45- 50 gün içerisinde inşallah Mogadişu’ya varacak. Yani nisan ayının ilk haftasında biz inşallah oraya varmasını hedefliyoruz. Bu gemide 180 mürettebat var. Şimdi kaptanımız burada, bütün Mersin milletvekillerimiz, valimiz hep beraber burada gemiyi göndermek için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bir de sizlerin hayır duasını alalım dedik. İnşallah bu Ramazan öncesi, Ramazan bereketiyle de gelir, inşallah Somali’den hayırlı haberleri size, milletimize ve Somali halkına vermiş oluruz" dedi Bakan Bayraktar, telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, dünyanın en derin ikinci kuyunun kazılacağı bilgisini de aktardı. "İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız" Bayraktar’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gemidekilere hitap ederek, "Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın değerli mensupları ve Çağrı Bey Sondaj Gemimizin değerli mensupları; öncelikle bu yolculuğunuzun hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Nisan ayına kadar sürecek olan uzun bir yolculuğunuz var ama bu yolculuk, gerçekten kutlu bir yolculuk olacak ve biz sizden, Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız. Onun için ben bu kutlu yolculuğun hayırla vesile olmasını diliyorum ve sizlere tekrar Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
15 Şubat 2026 Pazar - 18:41
Bakan Kacır: "Teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Yenilikçi işlere imza atan, tüm sektörlerimizin gelişmesine hız kazandıran dijital şirketlerimizi desteklemeye; dijital teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Dijital Teknolojiler İş Konseyi İstişare Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Kacır, şu ifadeleri kullandı: "DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile bir araya geldik. Dijital altyapılardan yapay zeka uygulamalarına, inovasyonu destekleyici adımlardan regülasyonlara kadar pek çok konuyu ele aldık. Yenilikçi işlere imza atan, tüm sektörlerimizin gelişmesine hız kazandıran dijital şirketlerimizi desteklemeye, dijital teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz." Bakan Kacır dijital dönüşüm için 7 adımı paylaştı Girişim sermayesi fonlarının hacmini artırdıklarını kaydeden Bakan Kacır, bunların "TÜBİTAK BİGG, Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Fonu, Kalkınma Ajansları Fonların Fonu programları, büyük şirketlerin ekosistem yatırımına yönelik düzenlemeler, hisseye dönüştürülebilir tahvil düzenlemesi" olduğunu belirtti. "Ulusal veri merkezi ve yapay zeka kapasitemizi büyütüyoruz" ifadesini kullanan Kacır, HIT-30 Veri Merkezi ve Yapay Zeka Çağrıları, TÜBİTAK ULAKBİM ARF Süperbilgisayarı, EuroHPC Süperbilgisayar ortaklıklarını örnek gösterdi. İşletmelerin dijital dönüşümünü hızlandırdıklarına vurgu yapan Bakan Kacır, buna örnek olarak da "Dijital Dönüşüm Teşvik Programı, KOSGEB-EBRD iş birliğiyle KOBİ Dijital Dönüşüm Programı, Rekabet Öncesi İşbirliği Programları"nı gösterdi. Yurt dışından yetenek transferini desteklediklerini belirten Kacır, "Türkiye Tech Visa, http://yetenektransferi.gov.tr"yi işaret etti. "Girişimciler için yeni hızlandırıcı merkezler kuruyoruz" diyen Bakan Kacır, Atatürk Havalimanı’ndaki Terminal İstanbul, GO Girişim Ofisleri’ni örnek gösterdi. "Gençlerimizin dijital yetkinlikler kazanmasını sağlıyoruz" diyen Kacır, "TEKNOFEST, DENEYAP Türkiye, Milli Teknoloji Akademisi Uzmanlık Eğitimleri, Sektör Kampüste Programı, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği"ni hatırlattı. "İşgücümüzün ve iş süreçlerinin dijital dönüşümünü destekliyoruz" diyen Bakan Kacır, buna da model fabrikalar ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri’ni örnek olarak gösterdi.
15 Şubat 2026 Pazar - 18:23
Dışişleri Bakanlığı: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz"
Dışişleri Bakanlığı, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da arazi tesciliyle alakalı aldığı kararı kınadı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz. Filistin halkını yurdundan zorla yerinden etmeyi ve İsrail’in yasa dışı ilhak adımlarını hızlandırmayı amaçlayan bu adım, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve hükümsüzdür. İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği bulunmamaktadır. Netanyahu hükümeti tarafından işgal altındaki Batı Şeria’da yoğunlaştırılan yayılmacı politikalar, bölgede devam eden barış çabalarını baltalamakta ve iki devletli çözüm perspektifine zarar vermektedir. Uluslararası toplumu İsrail’in fiili durum oluşturma girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilemeye çağırıyoruz. Türkiye, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik çabaları desteklemeyi sürdürecektir" denildi.
15 Şubat 2026 Pazar - 17:31
CHP Genel Başkanı Özel: "Egeliler hem kendi evlatlarına hem genel başkanlarına sahip çıktı"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Milas Atapark meydandaki vatandaşlara seslenen Özel, Muğla’da yerel seçimlerde elde edilen başarıya dikkat çekerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’u tebrik etti. Muğla’da 13 ilçenin 11’inin kazanıldığını hatırlatan Özel, "Egeliler hem kendi evlatlarına hem genel başkanlarına sahip çıktı" dedi. Merkezi bütçe üzerinden iktidarı eleştiren Özel, "Muğla 2025’te 68 milyar lira vergi ödedi. Muğla’ya ayrılan pay 5,7 milyar lira. Muğla’dan kepçeyle alıp çay kaşığıyla verdiler" ifadelerini kullandı. Tarım alanlarının daraldığını, çiftçilerin üretimden uzaklaştığını savunan Özel, ortalama çiftçi yaşının 58’e çıktığını belirterek, "Gençler köyde kalmak istemiyor. Bu tablo büyük bir tehlikedir" dedi. Muğla’da yüksek kira sorunu olduğunu söyleyen Özel, ortalama kiraların 30 bin liraya ulaştığını ifade etti. CHP’nin programında kiralık sosyal konut modelinin yer aldığını kaydeden Özel, "İktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacak. Çok kazanan çok, az kazanan az ödeyecek" dedi. Cumhuriyet tarihinde verilen maden ruhsatları ile son 20 yıldaki ruhsat sayılarını karşılaştıran Özel, "80 yılda bin 186 ruhsat verildi. Son 20 yılda 386 bin ruhsat verildi. Muğla’nın yüzde 60’ı maden ruhsat alanı" ifadelerini kullandı. Erken seçim çağrısı Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen Özel, "Erdoğan’dan zam değil, seçim sandığını istiyoruz" dedi. 19 Mart’tan bu yana meydanlarda olduklarını belirten Özel, "Yolun üçte birini yürüdük. Bu iktidarı değiştireceğiz" ifadelerini kullandı. Özel, "Hakkımızı kimse vermeyecek, kendimiz alacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
15 Şubat 2026 Pazar - 17:01
Bakan Fidan, Irak Savunma Bakanı Al Abbasi ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said Rıza Al Abbasi ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said Rıza Al Abbasi ile Ankara’da görüştü.
15 Şubat 2026 Pazar - 17:00
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said Rıza Al Abbasi ile Ankara’da görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said Rıza Al Abbasi ile bir araya geldi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said Rıza Al Abbasi ile Ankara’da görüştü.
15 Şubat 2026 Pazar - 16:44
AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "İstanbul tüm Türkiye’yi şahlandıracak bir sorumluluğa sahip"
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme kampı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" dedi. "Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul" teması ve "İstanbul’da Bir Olmak" sloganıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Kampı, 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında yoğun katılım ve güçlü bir teşkilat ruhuyla Ankara Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. Üç gün süren programda; mahalle teşkilatlarının sahadaki performansı, koordinasyon mekanizmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Programın ilk gününde, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan bir sunum gerçekleştirdi. Ardından düzenlenen "Teşkilat Zirvesi - Kuruluştan Geleceğe" oturumunda, AK Parti teşkilat yapısının dünden bugüne geçirdiği dönüşüm ve geleceğe dair vizyon başlıkları istişare edildi. Zirvenin moderatörlüğünü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş üstlenirken; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, Amasya Milletvekili Haluk İpek, Ekrem Erdem, Mustafa Ataş, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ve İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir tecrübelerini paylaştı. "Biz Türkiye’nin vicdanıyız" Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Biz sadece iktidar değiliz. Biz bu siyasi hareketin, bu partinin ve Türkiye’nin vicdanıyız. Bizim için bu bir parolaya dönüştü" dedi. Kamp programının önemine değinen Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, "Toplantımızın hayırlara vesile olmasını, bu kamp programının da önemli bir dönemin başlangıcı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" diye konuştu. "İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir" Programın ikinci günü, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in mahalle başkanlarına hitabıyla başladı. Ekonomik iyileşmenin de hissedilebilir bir şekilde yaşanmasıyla yıl sonu itibarıyla, 2027’ye girerken AK Parti dikiz aynasına baktığında arkasında kimseyi görmeyecek duruma geleceğini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "Bir yıllık süreçte her türlü sıkıntıya, zorluğa rağmen toplumumuzla bağımızı daha da kuvvetlendirdik. Anketlerimizde, İstanbul’da şu anda önemli bir ilerlemenin var olduğunu ifade etmek istiyorum. Kazandığımız 2023 seçimine göre dahi daha iyi bir noktadayız. Belediye Başkanlıklarımızda, ilçe belediyelerimizde 6 puan Nisan ayına göre daha yukarıdayız. Büyükşehirde de Nisan ayına göre daha ileri noktadayız. Bunları düzenli aralıkta ölçerek, ipi göğüsleyeceğimiz güne kadar bu yolculuğu devam ettireceğiz. Hepimiz biliyoruz, mermeri delen suyun sertliği değil sürekliliğidir. Gayretle, aşkla ve şevkle çalışacağız, bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul aynı zamanda sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip. Bu sorumluluk bilinciyle hep birlikte kendi evlatlarımızı, kendi torunlarımızı gözümüzün önüne getirerek onların daha güzel bir geleceğe sahip olması için, onların bizim çektiğimiz sıkıntıları çekmemesi için, onların üniversite kapılarında özgürlük mücadelesi çekmemesi için çalışacağız." "Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak" İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın gerçekleştirdiği söyleşide, gençlik çalışmaları ve sivil toplum perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Mahalle Başkanlarından gelen soruları da cevaplandıran Bilal Erdoğan, "Dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın evladı olarak bu duygu nasıl bir şeydir?" sorusuna, "Çok güzel bir duygu. Sadece oğlu olarak değil, gerçekten Türkiye’yi izleyen birisi olarak da kendimi çok şanslı hissediyorum. Neden? Gerçekten Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak. Tayyip Erdoğan’dan sonra anlatacaklar, herkes böyle ağzını açıp dinleyecek. ‘Vay be siz gördünüz mü? Gerçekten siz onun teşkilatında mıydınız?’ diyecekler. ‘Hiç elini tuttun mu?’ diyecekler. Gerçekten Tayyip Erdoğan tarihimiz açısından öyle biri. Ben inanın bunları söylerken babamı anlattığımı düşünerek söylemiyorum. Gerçekten ben bir tarihi figürü anlatan bir siyaset bilimci, iktisatçı, ekonomist, akademisyen gibi hissediyorum kendimi. Çok şanslıyız. O anlamda ben oğlu olduğum için, daha çok gördüğüm ve zaman geçirdiğim için de kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum" dedi.
15 Şubat 2026 Pazar - 16:39
Ferdi Özer yeniden başkan seçildi
Bartın’ın Ulus ilçesinde Esnaf ve Sanatkarlar Odası Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Ferdi Özer, oy çokluğu ile güven tazeledi. Bartın’ın Ulus ilçesinde toplantı gerçekleştirildi. Ulus Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından yapılan toplantıda odaya kayıtlı 556 üyenin oy kullandığı başkanlık seçimi gerçekleştirildi. Seçimi 470 geçerli oyun 302’si ile Ferdi Özer kazandı. Özer’in esnaf odası başkanlığında ikinci dönemi başlamış oldu. Başkanlık seçimine giren bir diğer isim olan Yusuf Yıldırım ise 168 oy aldı. Başkanlık seçimi kazanan Ferdi Özer konuşmasında, "Biz bu işi koltuk için değil sorumluluk için yapıyoruz. Üyelerimize kapımız ve telefonumuz her zaman açık. Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır" diye konuştu. Önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketinde yapılan oda başkanlığı seçimine katılmadığını bir mesajla iletirken, toplantıya AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, belediye başkanları, oda başkanları ve üyeleri katılım sağladı. Toplantıda açıklama yapan Vekil Aldatmaz, "Kazanan Ulus olsun, ilçemiz ve esnafımız olsun" dedi.
15 Şubat 2026 Pazar - 14:26
Bakan Tekin: "6 Şubat’ta depremde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "6 Şubat depremlerinde, 11 ilde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine şu anda 15 bin civarında derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı. Eylül ayına kadar bu sayı 25 bine çıkacak" dedi. Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası’nın (Türk Eğitim-Sen) 8. Olağan Genel Kurulu Ankara bir otelde gerçekleştirildi. Genel Kurulda konuşan Milli Eğitim Bakanı Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Başta ana dilimiz olmak üzere milli kültürümüzün çok önemli olduğunu biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak biliyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Çocuklarımız Türkçeyi hayatının merkezine alması lazım ve temel eğitimde Türkçe, ortaöğretimde Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde 4 temel beceri üzerinden ölçen ve 70 ile geçilen bir hale getirdik. Bu bizim için önemli. Çocuklarımızın hem milli kültürü içselleştirmesi açısından hem de akademik başarılarının güçlenmesi açısından ana dilimize vakıf olarak yetişmeleri bizim politikalarımızın merkezindedir." "6 Şubat’ta yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı" Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin ardından eğitim öğretime kazandırılan dersliklere ilişkin bilgi veren Bakan Tekin, "6 Şubat’ta deprem bölgesinde toplam 11 ilde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine şu anda 15 bin civarında derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı. Eylül ayına kadar bu sayı 25 bine çıkacak. Yıkılan 9 bin derslik yerine 25 bin derslik yapmışız. Bunu nasıl eleştiriyorlar? Ben onu da anlamıyorum. Bakın bir örnek vereyim size, 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, bizde birer okul yapalım demişler. 6 yıl önce bu taahhütte bulunmuşlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 24 derslikli Gazi Meslek Lisesi yapacağım demiş. Ne zaman yaptı? Bu yıl ocak ayında teslim etti yani 6 yıl sonra. İzmir Büyükşehir Belediyesi 6 yıl sonra 32 derslikli Atatürk Lisesi’nin sadece ihalesini yaptı. Sonra da oturuyorlar 25 bin derslik yaptık bunu eleştiriyorlar. İnsan da biraz utanma olur, ahlak olur" açıklamalarında bulundu. "Türk Eğitim-Sen, milletimizin vicdanında kök salan bir teşkilattır" Türk Eğitim-Sen’in eğitim çalışanının derdini milli bir mesele olarak gördüğünü belirten Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Türk milletinin söz konusu olduğu her durum ve koşulda, yönünü Türk milletinden yana belirleyen Türk Eğitim-Sen, milletimizin vicdanında kök salan bir teşkilattır. Bu teşkilat; ilkelerini rüzgara göre değiştirenlerin değil, istikametini değerlerine göre belirleyenlerin sendikasıdır. Bizim duruşumuz, günü kurtaran hesapların değil; hak, adalet, liyakat ve haysiyet çizgisinin timsalidir. Eğitim çalışanının alın terini korumayı, yalnız bir sendikal görev değil, millete karşı bir sorumluluk sayarız. Çünkü biliyoruz ki, eğitim güçlenirse Türkiye güçlenir, eğitim çalışanı huzur bulursa gelecek aydınlanır. Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanının derdini gündelik bir şikayet sananlara karşı, o derdi milli bir mesele olarak görenlerin teşkilatıdır. Çünkü eğitim meselesi, gelecek meselesidir, devletin beka meselesidir. Biz bu yüzden, her şart altında eğitim çalışanın yanında durmayı bir tercih değil, bir ahlak meselesi sayarız" diye konuştu. "Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değil; bir iradenin adıdır" Türk Eğitim-Sen’in sendikal istikametinden taviz vermeden mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Geylan, "Türk Eğitim-Sen bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı ve ahlaklı sendikal istikametinden zerre-i miktar taviz vermeden mücadelesini sürdürecektir. Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değil; bir iradenin adıdır. Bu irade; öğretmenin hakkını savunan, akademisyenin emeğini koruyan, idari personelin sesini duyan, tüm eğitim çalışanlarının alın terini sahiplenen iradedir. Bu irade; hukuku, adaleti, liyakati ve hakkaniyeti esas alan iradedir" şeklinde konuştu.
15 Şubat 2026 Pazar - 13:42
CHP Genel Başkanı Özel’in mitingi öncesi CHP Milas İlçe Başkanı Kılbey istifa etti
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Muğla’nın Milas ilçesinde bugün saat 14.00’te gerçekleştireceği miting öncesi, bahçesindeki zeytin ağaçlarını kestirdiği iddia edilen CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey istifa etti. Milas ilçesine bağlı Menteş Mahallesi’nde, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in iddiaya göre bahçesindeki zeytin ağaçlarını kestirdiği gündeme gelmişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Milas’ta bugün yapılacak olan mitingi öncesi CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey görevinden istifa etti. CHP Milas İlçe Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Partimizin vizyonu ve yereldeki güçlü duruşu, şahsi görüşlerin her zaman üzerinde yer alan sarsılmaz bir bütündür. Bu doğrultuda Milas İlçe Başkanımız, son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında; Genel Başkanımızın liderliğindeki kararlı yürüyüşümüze ve örgütümüzün disiplinli duruşuna herhangi bir zarar gelmesini önlemek amacıyla görevinden istifa etmiştir. Yeni yönetim süreciyle ilgili bilgilendirmeler en kısa sürede kamuoyu ile paylaşılacaktır" denildi. "Hangi yüzle ağaç sevgisinden bahsedeceksiniz?" İstifanın yeterli olmadığını, mitingin iptal edilmesini gerektiğini kaydeden AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ise istifa haberi sonrası şu ifadelere yer verdi: "CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Milas’ta ’Zeytin Mitingi’ yapmak üzere Milas ilçemize gelmektedir. Ancak Özel’in bilmesi gereken çok acı bir gerçek vardır. Savunmaya geldiği zeytinlerin katili, bizzat kendi ilçe başkanıdır. Özel bu mitingi derhal iptal etmelidir. Daha birkaç gün önce Akbelen üzerinden çevrecilik şovu yapan CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in, Menteş Mahallesi’ndeki zeytinleri nasıl acımasızca kestirdiği tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. Skandalın patlak vermesiyle istifa etmek zorunda kalan İlçe Başkanı, zeytinliğinde inşaat rantı oluşturabilmek için CHP’li Milas Belediyesi’nin Ruhsat ve Denetim Müdürü olan damadı Cenk Soydan ile el ele vermiştir. Özgür Özel’e soruyoruz. Hangi yüzle kürsüye çıkacaksınız? İlçe başkanınızın damadıyla kurduğu ’ruhsatlı zeytin kıyımı’ şebekesi belgeleriyle ortadayken, Milaslılara hangi yüzle ağaç sevgisinden bahsedeceksiniz? Özel, yanınıza alıp halkı selamlayacağınız ilçe başkanınız nerede? Kendi bahçesindeki zeytini ranta kurban eden bir ismi kürsüye çıkaramayacak olmanın utancı, bu mitingin neden derhal iptal edilmesi gerektiğinin en açık kanıtıdır. Hülleli satışa cevabınız nedir? Kendi başkanınızın, sorumluluktan kaçmak için el yazısıyla alelacele damadına yaptığı ’hülleli’ satışı ve noterden verdiği inşaat yetkilerini miting meydanında anlatacak mısınız? İstifa yetmez, iptal gerek. Suçüstü yakalanan ilçe başkanınızın istifası, bu organize samimiyetsizliği örtmeye yetmez. Bu miting artık bir hak arama değil, Milas halkının aklıyla alay etme mitingidir. Eski ilçe başkanınızın basına verdiği demeçte ’zeytinleri kestik’ itirafı, partinizin gerçek yüzünün bir yansımasıdır. Kendi bahçesindeki asırlık ağacı ranta kurban eden bir zihniyetin, Akbelen’de enerji bağımsızlığımıza karşı durması tam bir ikiyüzlülüktür. AK Parti Muğla İl Başkanlığı olarak Özgür Özel’e çağrımız nettir: Bu utanç tablosuyla yüzleşin. Elleri zeytin karasına bulanmış bir teşkilatla bu meydanda duramazsınız. Bu mitingi derhal iptal edin ve kendi ilçe başkanınız ile belediye kadrolarınızın gerçekleştirdiği bu doğa katliamı için Milas halkından özür dileyin. Milas halkı, kendi damatlarına ruhsat, kendi zeytinliklerine dozer gönderenlerin sahte çevreciliğini yutmayacaktır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder