Son Dakika
|
İsrail ordusu: "İran’da 30’dan fazla hedef vuruldu"
Sürgündeki Rıza Pehlevi: "Hamaney’in ölümüyle, İran rejimi fiilen sona erdi"
Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini hayatını kaybetti
BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı
ABD ordusu, İran’a karadan gerçekleştirilen saldırıların görüntülerini yayınladı
Beyaz Saray, Trump’ın İran saldırılarını izlediği anlara dair fotoğrafları paylaştı
İsrail-İran gerginliği uluslararası uçuşları etkiledi: 227 uçuş iptal edildi
ABD ve İsrail'in İran saldırıları New York'ta protesto edildi
İran saldırılarında Dubai Havalimanı da hasar aldı: 4 yaralı
Trump, İran’ın yeni lideri ile ilgili olarak: "Çok iyi bir fikrimiz var"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini hayatını kaybetti
İran ordusu, ABD ve İsrail’e ait 12 İHA düşürdüklerini açıkladı
Putin, Güvenlik Konseyi üyeleri ile toplantı yaptı
Bakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Macaristan Dışişleri Bakanları ile telefonda görüştü
İletişim Başkanı Duran: "Sıcak çatışma kabul edilemez bir durumdur"
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Şikarçi: "Bölgedeki tüm ABD üsleri hedef alınacak"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
01 Mart 2026 Pazar - 00:31:45
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.
01 Mart 2026 Pazar - 00:31
Özgür Özel: "Tanju’yla gurur duyuyoruz"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sabah saatlerinde irtikap suçlamasıyla Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmada ifadeleri tamamlanmasıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel Bolu’ya geldi. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde kalabalığa seslenen Özel, Tanju Özcan’a destek açıklamasında bulundu. Tanju Özcan’ın yaptıklarıyla gurur duyduklarını dile getiren Özgür Özel, "Bu kadar yokluk yoksulluk varken garibanın çocuğuna burs verdirmenin, onu okutmanın, onu doyurmanın, onu bir eve yerleştirmenin neresi suç olabilir? Bizi bu operasyonla Tanju’yu utandıracaklarını sananlara sesleniyorum partinin genel başkanı olarak: Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz. Ve bu geceyi burada geçirecek, yarın ümit ediyoruz hakim karşısına çıkacak. Bugün de savunmasını gördük, açık net bir durum var, açık net" ifadelerine yer verdi. "Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir" Tanju Özcan’ın vakıf üzerinden 528 öğrenciye burs vermesinin övünülecek bir iş olduğunu söyleyen Özel, "Bu şehir, bu yoklukta bu zorlukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz. Sen onu asla ve asla itibarsızlaştıramazsın. Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir. Bu vakfı hep beraber kurduk, hep beraber yönetiyoruz. Bu vakıf Bolu’nun namusudur, Bolu namusuna sahip çıkacaktır" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 23:35
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" dedi. Bağcılar Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda "ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar" programı düzenlendi. Programa, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Meclis Başkanı Kurtulmuş, "28 Şubat sürecinde yaşananları dün gibi hafızalarımızda taşıyoruz. 28 Şubat Türkiye siyasetinde kırılma noktasıydı. Millet ile devletin bir araya gelmesinden rahatsız olanlar toplumda var olma, kamusal alanda var olma haklarını ellerinden almak olarak gördüler. 28 Şubat mağdurlarına bütün kapılar açılmıştır. Bu mücadelede emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. O süreçte direnenlerin hepsinin hayatlarında oldukça başarılı olduklarına şahit olduk. 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlerin hiçbirisinden geriye eser kalmadı. Bu millet vesayetçilere evet demediği için, vesayetçiler kenara itilmiş oldu. Vesayet düzeni sona ermiş oldu" dedi. "Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" Kurtulmuş konuşmasının devamında, "Dünya maalesef kural bazlı bir sistemin kalmadığı, yani uluslararası alanda kuralın geçerli olmadığı, güçlü olanın dediğinin ortaya konulduğu ve güçlü olanın borusunun öttüğü bir dünya haline gelmiştir. Lafı hiç eğip bükmeden söylemek gerekirse, kural bazlı bir dünya sistemi yerine orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir dünya düzeni kurulmaya başlamıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. İsteyenin dilediğine, rakip gördüğüne, düşman gördüğüne, kendisinden daha zayıf gördüğüne, hatta terbiye etmesini gerekli gördüğüne karşı böylesine üstten bir tavırla dünya sisteminde yer alması, mücadele etmesi, uygulamayı ortaya koyması asla kabul edilemez. Söz sırası geldiği zaman demokrasiden bahsedenlerin, söz sırası geldiği zaman devletlerin egemen eşitliğinden bahsedenlerin, söz sırası geldiğinde insan haklarından bahsedenlerin bu değerlerin hiçbirine itibar etmediği, bu değerleri yekle yeksan ettikleri ve bu değerlerin hiç de umurlarında olmadığı ayan beyan ortadadır. Bunun en somut örneklerinden birisi, İsrail’in üç seneye yakın bir süredir Gazze’de devam ettiği soykırıma ilave olarak artık Batı Şeria’da da hiçbir Filistinli’nin hakkını tanımayacağını gösteren uygulamaları ortaya koymasıdır. 15 Şubat 2026 tarihinde İsrail’de çıkarılan bir yasa ile birlikte orada bulunan Batı Şeria’da bulunan insanların mülkiyetlerine dahi el konulabilmesi ve bu yolun açılması ve buna da dünya sisteminin seyirci kalması başlı başına orman kanunlarının artık geçerli olduğunu göstermesi bakımından yeterlidir. Bundan bir müddet evvel bir ülkenin devlet başkanının eşiyle birlikte gece yarısı yatağından alınarak başka bir ülkeye götürülmesi ve hapse atılması orman kanunlarının geçerli olmaya başladığının açık bir ifadesidir. Yine bugün İsrail ile Amerikan kuvvetlerinin egemen bir devlet olan İran’a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar nükleer silah var diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail herhangi bir başka ülkeye karşı insan hakları ihlalleri yapıyor diye savaş yapabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahlanmasına sahip olan, en çok silahlarına sahip olan ülkeler başka ülkeleri silahlanıyor diye tehdit etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, bu anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur" dedi. "Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" "Zaten yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir" diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yolu olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, müzakerelerin önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez, dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade önemli bir adımdır. Türkiye olarak diyoruz ki, ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları da taban tabana zıt olabilir. Ancak savaştan çok daha kolay olan yol barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz." Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Bu gelişmeler bize de Türkiye olarak şunu gösteriyor, Türkiye olarak her zaman bölgemizde barışın, esenliğin, kardeşliğin yanında olduk. Dünyanın en zor coğrafyasında yaşıyoruz. Bu coğrafyada ayakta durmak için herhangi bir şekilde varlığınızı güçlü bir şekilde sürdürebilmek için ayaklarınızın sağlam yere basması lazım. Güçlü olmanız lazım ve her alanda fevkalade muktedir bir ülke olmanız lazım. Türkiye olarak kendimize çizdiğimiz yol budur. Çevremizdeki bütün bu çatışmaların ortadan kaldırılması için mücadele ederken, Türkiye’ye karşı da hesapları olanların varlığını biliyor, ona karşı da güçlü ve büyük Türkiye’den başka yolumuzun olmadığını da gayet iyi kavrıyoruz" şeklinde konuştu. "Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz?" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de 28 Şubat süreciyle ilgili, "Bu tarih, hafızası olan herkes için çok şeyler anlatıyor. Önümüzde duran bu tabloya, bu hafızayla bakınca kullanılan dilin, kurulan tehdit cümlelerinin, dini olanı kamusal alandan uzaklaştırmanın hangi zihniyet kodlarından beslendiğini çok daha net görebiliyoruz. 28 Şubat’ın bıraktığı yara, insanın gündelik hayatına kadar inen bir kuşatma tecrübesiydi. Malumunuz o süreçte baskı, okul kapısına, kampüs koridoruna, öğretmen odasına, ailelerin ev içi kararlarına kadar yayılmıştı. Başörtülü kızlarımız, imam hatipli gençlerimiz, dindar emekçi ailelerimiz bu müdahalenin yükünü hep beraber ağır bir biçimde taşıdık. 28 Şubat’ın bize ağır bedeller ödettiği hakikatlerden biri, vesayetin her zaman tank sesiyle gelmemiş olmasıydı. Kimi zaman gazete manşetleriyle, kimi zaman bildirilerle, kimi zaman da örgütlü bir mutabakat görüntüsü altında toplumun değerleri üzerine kurulan baskıyla işledi. Nitekim dönemin merkez medya dili, sivil görünümlü baskı odakları ve temel hak ve hürriyet alanını daraltan o mutabakatlar, bu müdahalelerin en ana taşıyıcı unsuruydu. Bugün Ramazan etkinlikleri etrafında yükselen tepkilere baktığımızda aynı kuşatma dilinin güncellenmiş bir sürümüyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bu tablo karşısında sözü dolandırmadan açık açık konuşmamız gerekiyor. Çocuklarımız Ramazan’ı tanıyınca, orucun edebini öğrenince, namazın manasını merak edince, okul bahçesinde ilahi ile kendi medeniyetinin sesiyle buluşunca kimler ve neden acaba ideolojik bir alarm sürecine geçiyor? Ramazan etkinliklerimizi talibanlaştırma diye yaftalayacak kadar ölçüyü nasıl kaybettiniz? Bir çocuğun iftarı, sabrı, infakı, hürmeti öğrenmesinden nasıl bir tehdit üretebiliyorsunuz? Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz? Teneffüste dahi ilahi söyleyen çocukların sesinden hangi hukuk düzeninin zarar gördüğünü lütfen bana anlatın. Pedagojiden söz edenler, çocukların kendi kültürünü tanıma hakkını hangi pedagojik ölçüyle dışarıda bırakabiliyorsunuz? Özgürlükten söz edenler, iş milletin inancına ve bu ülkenin manevi hafızasına gelince niçin yasakçı bir dile savruluyorsunuz? Laikliği savunuyoruz diyerek ortaya çıkanlar, okul bahçesindeki Ramazan neşesini gericilik, çocukların değer eğitimiyle temasını ise tehdit, toplumun inançla kurduğu gerçek bağı ise tehlike göstermeye siz nasıl kendinizi hak görüyorsunuz" dedi. "Bu millet kendi inancını savunduğu için mahcubiyet duymak zorunda değildir" Bakan Tekin, "Bugün Ramazan etkinlikleri vesilesiyle yeniden sahneye sürülen laiklik bildirileri işte bu hafızayı yok sayıyor. Sözde emekçinin hakkından, demokratik cumhuriyetten söz ediyorlar. Peki, 28 Şubat’ta kapısından çevrilen işçi çocuklarını, disiplin cezalarıyla meslek hayatı elinden alınan öğretmenleri, katsayı duvarına toslayan meslek lisesi gençlerini, bu ülkenin yurttaşı olarak hangi vicdan gördü? O gün o çocuklar hangi emek mücadelesinin, hangi demokrasi iddiasının içinde kendi sorunlarının çözümünü bulabildi? Laikliği savunmak suç değildir cümlesini tekrar edip duruyorlar. Elbette değildir. Sorun o bu cümleyi kendine zırh yapıp, tesettürlü kadınlara, sarıklı cübbeli insanlara, başında tülbent, ayağında şalvar var diye seçilmiş bir belediye başkanına hakaret yağdıran zihniyettedir. Sorun laiklik değil, sorun takıntılı, kibirli laikçilik anlayışıdır. Ramazan’da da ilahi söyleyen çocuklardan rejim krizi çıkarmaya çalışanlar aslında diyor ki, bu toplumun inancı kamusal alanda görünür olamaz. Bu millet kendi inancını savunduğu için kimsenin karşısında mahcubiyet duymak zorunda değildir. Bizim itirazımız, laiklik ilkesini her defasında milletin inancına saldırı vesilesi yapan vesayet dilinedir. Hamdolsun bugün bu vesayet dininin karşısında dimdik durabiliyor isek eğer bu AK Parti iktidarlarının ve yıllara yayılan demokrasi mücadelesiyle yasakçı düzenekleri adım adım değiştiren reform siyasetleriyle ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bedel ödemeyi göze alan sarsılmaz liderliğiyle mümkün olmuştur" şeklinde konuştu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 22:51
DMM: "Savaş başlayacağı iddiasıyla vatandaşların hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir"
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında "savaş başlayacağı" iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine dair paylaşımların dezenformasyon içerdiğini açıkladı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, ‘savaş başlayacağı’ iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir. Türkiye’nin güvenlik ve savunma süreçleri, ilgili kurumların koordinasyonunda etkin bir kapasiteyle yürütülmekte olup; kamuoyunda paniğe neden olacak herhangi bir durum söz konusu değildir. Toplumu korku, endişe ve kaosa sürükleme hedefiyle hareket eden bu hesaplara yönelik adli süreçler kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Şubat 2026 Cumartesi- 20:53
MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı"
2
28 Şubat 2026 Cumartesi- 21:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz"
3
28 Şubat 2026 Cumartesi- 17:02
Dışişleri Bakanlığı: "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz"
4
28 Şubat 2026 Cumartesi- 14:04
Dışişleri Bakanlığı’ndan İran’daki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına güvenlik uyarısı
5
28 Şubat 2026 Cumartesi- 11:53
AK Parti Ankara İl Başkanlığı’ndan 28 Şubat’ın yıl dönümünde açıklama
15 Şubat 2026 Pazar - 12:20
Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi. Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti. Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu. Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı. Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğal gaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Türkiye’nin enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti: "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım.’ Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir." "Ne yapıyoruz bunun için" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğal gaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğal gazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğal gazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız. İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibarıyla Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak." "Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.
15 Şubat 2026 Pazar - 12:14
Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi. Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti. Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar, yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de, hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu. Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı. Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğalgaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti; "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım’. Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir." "Ne yapıyoruz bunun için?" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı; "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğalgaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğalgazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğalgazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız. İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibariyle Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak." "Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.
15 Şubat 2026 Pazar - 11:22
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan; "Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir"
AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 63. İl Danışma Meclisi Toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Muhammed Müfit Aydın’ın yanı sıra Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi ve Marmara Bölge Koordinatörü Zeki Tutlübük, ilçe başkanları, belediye başkanları, il yönetim kurulu üyeleri ve gençlik kolları teşkilatları katıldı. Programda gençlik çalışmaları, teşkilat disiplini ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ana gündem maddeleri olarak ele alındı. "Bursa sıradan bir şehir değil" Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa’nın tarihi misyonuna dikkat çekerek, "Osmanlı’nın filizlendiği bu şehir sadece bir coğrafya değil; bir medeniyetin mayasının karıldığı yerdir" dedi. Danışma meclisinin yalnızca bir toplantı değil, aynı zamanda bir fikir ve medeniyet tasavvurunun yeniden konuşulduğu bir zemin olduğunu vurgulayan Gürkan, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Gençliği yarının değil, bugünün gücü olarak görüyoruz" AK Parti’nin gençliğe bakışını net ifadelerle ortaya koyan Gürkan, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı değil, bugünün en güçlü öznesi olduğunu söyledi. Bursa’da eğitime yapılan yatırımlar, yeni okullar, spor tesisleri, gençlik merkezleri ve teknoloji atölyeleriyle gençlere güçlü bir altyapı sunulduğunu belirten Gürkan, "Güçlü Türkiye, güçlü gençlikle olur" ifadelerini kullandı. Savunma sanayiindeki atılımlara ve TEKNOFEST kuşağına da değinen Gürkan, genç mühendislerin İHA ve SİHA projeleriyle dünyada söz sahibi olduğunu belirterek, medeniyet inşasının yalnızca teknolojiyle değil; ahlak, adalet ve fikri derinlikle mümkün olacağını vurguladı."Bu dava sadece siyaset yapma davası değildir; aynı zamanda bir değerler davasıdır" diyen Gürkan, gençlere yalnızca diploma değil, duruş ve memleket bilinci kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. "Türk Silahlı Kuvvetleri bu milletin gözbebeğidir" Konuşmasında son dönemde yaşanan polemiklere de değinen Gürkan, afet süreçlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahada olduğunu hatırlatarak, "Bu milletin askeri, bu milletin evladıdır. Hiç kimse Türk askerine dil uzatamaz" dedi. Devlet kurumlarının siyasi polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini vurgulayan Gürkan, gençlerin milli değerlere sahip çıkan bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini ifade etti. AK Parti gençliğinin konfor alanında değil sahada olduğunu belirten Başkan Gürkan, Bursa’nın 17 ilçesinde aktif teşkilat çalışması yürütüldüğünü söyledi. Teşkilat kültürünün disiplin, bilinçli aidiyet ve liyakat esasına dayandığını ifade etti. Başkanı Gürkan, teşkilat mensuplarını tebrik ederek, "Bu gençlik bu davayı emekle büyütüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere duyduğu güveni hatırlatan İl Başkanı Gürkan, 18 yaşında seçilme hakkının AK Parti döneminde hayata geçirildiğini belirtti. "Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir" Yaklaşan Ramazan ayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davut Gürkan, teşkilatın bu mottoyla sahada olacağını söyledi. Yüz yüze iletişimin önemine dikkat çeken Gürkan, gençlerin dijital çağın imkânlarını doğru kullanarak sahadan kopmadan çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gürkan, "Üreten olun. Şikâyet eden değil inşa eden olun. Dünyayı takip edin ama kendi medeniyet kodlarınızı unutmayın" mesajını verdi. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın ise teşkilatın son dönemde yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Mahalle yapılanmasından üniversite çalışmalarına, sosyal sorumluluk projelerinden gençlik organizasyonlarına kadar birçok alanda kapasiteyi büyüttüklerini belirten Akın, AK Gençlik Bursa’nın artık sadece faaliyet yapan değil; strateji üreten, planlayan ve sonuç alan bir yapı haline geldiğini söyledi. Program sonunda saha çalışmaları kapsamında teşkilata en fazla genç üye kazandıran gençlik kolları mensuplarına plaket takdim edildi. Plaket töreninin ardından teşkilat mensuplarının ilettiği soru, öneri ve talepler İl Başkanı Gürkan ve milletvekilleri tarafından tek tek yanıtlandı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 20:07
Bakan Ersoy: "Bu millet can cana, gönül gönüle verdikçe geleceğimiz güçlü ve aydınlık olacaktır"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hızır Orucu Lokması’nda Alevi-Bektaşi dedeleriyle bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi’nde düzenlenen Hızır Orucu Lokması’nda Alevi-Bektaşi dedeleri, cemevi temsilcileriyle araya gelerek, ortak manevi mirasın birlik ve dayanışmayı güçlendiren temel değer olduğunu vurguladı. Birlik ve beraberlik içinde kurulan gönül sofrasında konuşan Bakan Ersoy, "‘Ya Hızır’ diyerek kurulan; birlik ve dirliğimizin nişanesi olan bu sofrada sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. Hızır Orucu’nun sabır, paylaşma ve dayanışmayı temsil ettiğini belirten Ersoy, bu geleneğin zor zamanlarda umudu diri tutan ve toplumsal kardeşliği güçlendiren önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında ortak manevi mirasa da değinen Bakan Ersoy, Yesevi’den Yunus’a, Hacı Bektaş’tan Mevlana’ya uzanan değerler dünyasının farklılıkları bir arada tutan güçlü bir birlik mayası oluşturduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, sevgi, hoşgörü ve adaleti merkeze alan Alevi-Bektaşi öğretisinin toplumsal beraberliğe katkısına vurgu yaptı. Bakan Ersoy, Bakanlık olarak milli ve manevi mirası bütün unsurlarıyla korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirterek, "Bu millet can cana, gönül gönüle verdikçe geleceğimiz güçlü ve aydınlık olacaktır" dedi. Kazım Karabekir Cemevi Başkanı Erdal Ahi, Hızır ayının anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada, bu ayın inanç dünyasında sabır, paylaşma ve dayanışmayı temsil ettiğini belirtti. Hızır’ın darda kalanın yardımına yetişen, umudu diri tutan manevi bir değer olduğuna işaret eden Ahi, "Hızır demek, zor zamanda kapıyı çalan iyilik demektir" ifadelerini kullandı. Hızır ayı boyunca tutulan oruçların sabrı, paylaşmayı ve birbirini anlamayı hatırlattığını dile getiren Ahi, komşunun halini gözetmenin, lokmayı bölüşmenin ve kırgınlıkları geride bırakmanın bu ayın en kıymetli tarafı olduğunu vurguladı. Yollarının birlik, kardeşlik ve rızalık yolu olduğunu kaydeden Ahi, programa katılımlarından dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ederek, ziyaretin kendilerini onurlandırdığını ifade etti. Hızır Lokması’na Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve Alevi- Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin katıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:47
Bakan Bayraktar: "2026, müjdeler yılı olarak bizlere nasip olacak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Yarın yine tarihi bir adım atacağız. Çağrı Bey gemimizi, Mersin Taşucu’ndan Somali’ye uğurlayacağız ve Somali’de petrol arayacağız. İnşallah 2026 bu anlamda bir keşif yılı, bir müjdeler yılı olarak bizlere nasip olacak" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:08
Bahçeli: "’Terörsüz Türkiye’ ve ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye’mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir. ’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:02
AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Bakanın yeminini engellemek demokrasiyi askıya almak demektir"
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemenin tamamen demokrasiyi askıya almak demek olduğunu belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu" dedi. AK Parti Konya İl Danışma Meclisi Toplantısı, Selçuklu Kongre Merkezi’nde yapıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "AK Parti’miz 24 yıldır Türkiye’nin umudu, milletimizin sesi, geleceğimizin mimarı oldu. Bu büyük hareket sadece bir siyasi hareketten ibaret değil, aynı zamanda bir dava, gönül işi, gönül davası, gönül hareketi olarak yaşamını devam ettiriyor. Ve hiç şüphesiz bizi bu kadar güçlü kılan da milletimizin bağrında tutan AK Parti’mizin temel taşı olan istişare kültürüdür. Biz sandık müşahitlerimizden mahalle başkanlarımıza, ilçe teşkilatlarımızdan il yönetimimize kadar her bir yol arkadaşımızın fikrine, emeğine, alın terine sonuna kadar değer veren bir partiyiz, değer veren bir hareketiz" dedi. "31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye çok önemli bir değişim ortaya koydu. Bugün Türkiye artık bölgesinin en önemli gücü. Masada Türkiye’nin olmadığı bir çözüm ortaya konmuyor. Bununla birlikte Konya da bu manada Türkiye’de süreci en iyi yöneten, şehircilik manasında çok önemli kazanımlar ortaya çıkaran bir şehir olarak öne çıktı. Biz de görev aldığımız günden itibaren aldığımız bayrağı daha yukarıya taşımak üzere Konya Modeli Belediyecilik anlayışımızla 42 bin kilometrekarelik alanda 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz. Konya coğrafi olarak Türkiye’nin en büyük ili. Aynı zamanda AK Parti’nin nüfus olarak en büyük ili. Bu sorumlulukla 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" şeklinde konuştu. "AK Partili olmak ayrıcalıktır" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Konya Teşkilatının üye çalışmalarının genel merkezle paralel gittiğini belirterek, "Kuruluşundan 14 Ağustos 2001’den bu tarafa AK Parti içerisinde bulunan arkadaşlarımız fırsat bulduklarında her an, her zaman partilerinin yaptığı işleri, icraatları görev addedip sonuna kadar koşma gayreti içerisindeler. Çünkü biz geçici bir görevle değil, bir misyonu temsil edip, bir dava uğruna koşanlarız. Onun için AK Partili olmak ayrıcalıktır. Konya’da 370 bin üyemiz var. İl başkanımızı tebrik ediyorum. Konya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i AK Parti üyesi olmuş. Türkiye’de 11 milyon 500 bin üyemiz var. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i de AK Parti üyesi olarak devam ediyor. Demek ki Konya teşkilatı genel merkeze paralel olarak bir aktivite göstererek bu hareketini gerçekleştirmiş" ifadelerini kullandı. "Anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir" Geçtiğimiz günlerde TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşanan olaylara değinen Elitaş, "Anayasaya göre atanmış iki bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin etmesinde ortaya çıkardıkları engeli gördük. Düşünebiliyor musunuz? Ana muhalefet partisinin genel başkanı, ana muhalefet partisinin grup başkan vekilleri, ana muhalefet partilerinin temsilcileri anayasa gereği yemin etmesi gereken iki bakanın kürsüye gelmesini engellemek için kürsüyü işgal ediliyor. Demokrasi tarihinde görülmemiş, Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış bir iş. 18 Nisan 1999 seçimlerindeki hariç. Ben 23 yıl milletvekilliği yaptım. 15-16 yıl grup başkan vekilliği yaptım ama hiç kimsenin birbirini yemin etmemesi için kürsüyü engellediğini görmedim. Protesto yapılabilir, salon terk edilebilir ama kürsüde anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu. Onlar sahip, millet maraba. Onlar ne derse olur, onlar yemin et derse yemin edilir, yemin etme derse yemin edilmez. Düşünebiliyor musunuz? Bir siyasi partinin, Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanının, ‘Egemenlik bilakayduşart milletindir’ diyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, milletin tek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden üstün bir irade yoktur diyen kurucu liderin ortaya koyduğu iradenin dışında parlamento kürsüsünü işgal edip demokrasiyi ortadan kaldırmak için yaptığı eylem hayret verici bir şey" diye konuştu. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları, partililer katıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:49
AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Bakanın yeminini engellemek demokrasiyi askıya almak demektir"
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemenin tamamen demokrasiyi askıya almak demek olduğunu belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu" dedi. AK Parti Konya İl Danışma Meclisi Toplantısı, Selçuklu Kongre Merkezinde yapıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "AK Parti’miz 24 yıldır Türkiye’nin umudu, milletimizin sesi, geleceğimizin mimarı oldu. Bu büyük hareket sadece bir siyasi hareketten ibaret değil, aynı zamanda bir dava, gönül işi, gönül davası, gönül hareketi olarak yaşamını devam ettiriyor. Ve hiç şüphesiz bizi bu kadar güçlü kılan da milletimizin bağrında tutan AK Parti’mizin temel taşı olan istişare kültürüdür. Biz sandık müşahitlerimizden mahalle başkanlarımıza, ilçe teşkilatlarımızdan il yönetimimize kadar her bir yol arkadaşımızın fikrine, emeğine, alın terine sonuna kadar değer veren bir partiyiz, değer veren bir hareketiz" dedi. "31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye çok önemli bir değişim ortaya koydu. Bugün Türkiye artık bölgesinin en önemli gücü. Masada Türkiye’nin olmadığı bir çözüm ortaya konmuyor. Bununla birlikte Konya da bu manada Türkiye’de süreci en iyi yöneten, şehircilik manasında çok önemli kazanımlar ortaya çıkaran bir şehir olarak öne çıktı. Biz de görev aldığımız günden itibaren aldığımız bayrağı daha yukarıya taşımak üzere Konya Modeli Belediyecilik anlayışımızla 42 bin kilometrekarelik alanda 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz. Konya coğrafi olarak Türkiye’nin en büyük ili. Aynı zamanda AK Parti’nin nüfus olarak en büyük ili. Bu sorumlulukla 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" şeklinde konuştu. "AK Partili olmak ayrıcalıktır" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Konya Teşkilatının üye çalışmalarının genel merkezle paralel gittiğini belirterek, "Kuruluşundan 14 Ağustos 2001’den bu tarafa AK Parti içerisinde bulunan arkadaşlarımız fırsat bulduklarında her an, her zaman partilerinin yaptığı işleri, icraatları görev addedip sonuna kadar koşma gayreti içerisindeler. Çünkü biz geçici bir görevle değil, bir misyonu temsil edip, bir dava uğruna koşanlarız. Onun için AK Partili olmak ayrıcalıktır. Konya’da 370 bin üyemiz var. İl başkanımızı tebrik ediyorum. Konya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i AK Parti üyesi olmuş. Türkiye’de 11 milyon 500 bin üyemiz var. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i de AK Parti üyesi olarak devam ediyor. Demek ki Konya teşkilatı genel merkeze paralel olarak bir aktivite göstererek bu hareketini gerçekleştirmiş" ifadelerini kullandı. "Anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir" Geçtiğimiz günlerde TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşanan olaylara değinen Mustafa Elitaş, "Anayasaya göre atanmış iki bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin etmesinde ortaya çıkardıkları engeli gördük. Düşünebiliyor musunuz? Ana muhalefet partisinin genel başkanı, ana muhalefet partisinin grup başkan vekilleri, ana muhalefet partilerinin temsilcileri anayasa gereği yemin etmesi gereken iki bakanın kürsüye gelmesini engellemek için kürsüyü işgal ediliyor. Demokrasi tarihinde görülmemiş, Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış bir iş. 18 Nisan 1999 seçimlerindeki hariç. Ben 23 yıl milletvekilliği yaptım. 15-16 yıl grup başkan vekilliği yaptım ama hiç kimsenin birbirini yemin etmemesi için kürsüyü engellediğini görmedim. Protesto yapılabilir, salon terk edilebilir ama kürsüde anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu. Onlar sahip, millet maraba. Onlar ne derse olur, onlar yemin et derse yemin edilir, yemin etme derse yemin edilmez. Düşünebiliyor musunuz? Bir siyasi partinin, Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanının, ‘Egemenlik bilakayduşart milletindir’ diyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, milletin tek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden üstün bir irade yoktur diyen kurucu liderin ortaya koyduğu iradenin dışında parlamento kürsüsünü işgal edip demokrasiyi ortadan kaldırmak için yaptığı eylem hayret verici bir şey" diye konuştu. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları, partililer katıldı. (İY-FM-
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:18
Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu: "Ömrüm boyunca birçok kumpasla karşılaştım ama bu derece alçakça, planlı bir saldırıyla ilk kez karşılaşıyorum"
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddialara ilişkin olarak, "Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddiaların ardından basın açıklamasında bulundu. AK Parti Genel Merkezi tarafından kesin ihraç talebi ile Disiplin Kurulu’na sevk edildiği söylemlerine yönelik kendisine herhangi bir tebliğ yapılmadığını belirten Işıksu, "Son günlerde, devam eden bir tehdit ve şantaj davası üzerinden kamuoyunda bilinçli bir algı oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. 11 Şubat’ta düzenlenen bir programda kürsüye çıkan bir şahsın, gizlilik ve yayın yasağı bulunan bir dosya hakkında gerçek dışı ifadeler kullanması ve bu sözlerin hızla medya ve sosyal mecralara servis edilmesi tesadüf değildir. Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Hukuki hakkını arayan şahsımı suçlu gibi göstermeye çalışan bu anlayışı asla kabul etmiyorum. Ancak herkes bilsin ki; şantaj ve tehdit ile karşılaştığım anda hemen suç duyurusunda bulunan taraf benim. Hiçbir aşamada geri adım atmadım, saklanmadım" dedi. "İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır" Başkan Işıksu, "Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim. Ben AK Parti’liyim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde geçen siyasi hayatım, yaptıklarım ve gayretim ortadadır. Sonuna kadar Cumhurbaşkanımızın destekçisi olacağımı herkesin bilmesini isterim. Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun benim için her şeyden daha kıymetlidir. O bizim baş tacımızdır. Allah var gam yok. Ancak şunu da hep birlikte sormalıyız: Bu kurguyu kim yaptı? Bu pahalı bir organizasyon. Kimler birlikte organize planladı? Nerelerde, hangi operasyonları yürüttü? Perde arkasında nasıl yayıldı, nasıl süreç yönetildi? İsim isim, kanıtlarıyla tespitlerim vardır. Hiçbir şey gizli kalmaz. Hem yüce Türk yargısı önünde hem de milletimizin huzurunda, vakti geldiğinde herkes her şeyi öğrenecek inanıyorum. Bugün yaşananlar, hukuki bir süreci medya tartışmasına çevirme çabasıdır. İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır. Para talebi iddiaları ortadayken yargı yoluna başvuran ilk tarafın ben olduğumu bir kez daha özellikle hatırlatmak isterim. Algı üretmek yerine yargıya gitmek gerekir. Şunu da net söylüyorum: Organize bir operasyon görüntüsü veren bu girişimler karşısında asla geri adım atmayacağım. Hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Gerçek dışı bilgi ve belgeleri yayanlar hakkında tüm hukuki süreçler başlatılmıştır ve devam edecektir. Nihai söz, bağımsız Türk yargısına aittir" diye konuştu. "Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır" Kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden Başkan Işıksu, "Şunu herkes bilsin: Biz bu şehre hizmet etmek için buradayız, algı operasyonlarıyla da yolumuzdan dönecek değiliz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar nasıl milletimizin duasına güvenerek yürüdüysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla AK Parti çizgisinde ve dünya lideri, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunda yürümeye devam edeceğiz. Hakikat er ya da geç ortaya çıkar. İnanan herkes dedikoduyla değil hakikatle yürümelidir. Bizim inancımız da duruşumuz da nettir: Alnımız ak, başımız dik. Sözümüz de yönümüz de milletimizdir. Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır. A4 kağıtlarında yazışma diye sundukları hiçbir sosyal medya yazışması ve tarafıma ait bir sosyal medya hesabı dahi olmamıştır. Partimizi kandırmak hedefiyle, parti içindeki bazı isimlerle birlikte hareket etmek için ellerinden ne gelirse uygulamaya koymuşlardır. Bütün tuşlara basmışlardır. Parti içerisinde şahsıma muhalif bazı isimlerin yaydığı, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan yazışma görüntülerinde yer alan fotoğraf aslında hiç olmamıştır; kurgulanmış bir yazışma dolaşıma sokulmuştur. Bunların hepsi de hukuk önünde ortaya çıkacaktır. Uzun yıllardır hayatım hep siyasetin içerisinden geçti. Ömrüm boyunca birçok kumpasla, birçok tehditle ve birçok yalanla karşılaştım. Ama bu derece alçakça, bu derece planlı ve bu derece pervasız bir saldırıyla açıkçası ilk kez karşılaşıyorum. Bu seferki iftira sadece şahsıma yönelik değildir. Bu iftira aileme yöneliktir, bu iftira bana inananlara yöneliktir, bu iftira gerçeğe inanan herkese atılmış alçakça bir iftiradır. Günlerdir hakkımda yalan beyanlar, asılsız söylemler ve organize edilmiş karalama kampanyaları dolaştırılmaktadır. Gerçek, kendi gücüyle ve kendi ağırlığıyla zaten konuşacaktır. Ben susmayacağım. Ben geri adım atmayacağım. Gerçeği sonuna kadar ortaya koyacağım. Bu kumpası kuranlar, bu iftirayı atanlar ve bu karanlığı büyütenler, er ya da geç gerçeğin karşısında durmak zorunda kalacaktır" şeklinde konuştu.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:09
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, ’Terörsüz Türkiye’ hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir."
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, ’Terörsüz Türkiye’ hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir."
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:08
MHP lideri Bahçeli: "’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir."
MHP lideri Bahçeli: "’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir."
14 Şubat 2026 Cumartesi - 16:45
İmamoğlu’nu şikayet ettiği için evi kurşunlanmıştı: Pankartın kaldırılmamasına tepki gösterdi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarının kaldırılması için başvuruda bulunduktan sonra evi kurşunlanan Erol Temurçi, pankartın kaldırılmasına ilişkin tebliğin ardından yaşananlara tepki gösterdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder