POLİTİKA
Başkan Aras, Demokrasi zirvesi için Barselona’da 17 Nisan 2026 Cuma - 16:07:59 Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yerel yönetimlerin demokrasi üzerindeki rolünün ele alınacağı uluslararası programa katılmak üzere Barselona’ya gidiyor. "Yerelden Yükselen İlerici Güç: Demokrasinin İlk Hattı" başlığıyla düzenlenecek etkinlik, 18 Nisan’da gerçekleştirilecek. Küresel İlerici Hareket (Global Progressive Mobilisation) ve PES Group iş birliğiyle düzenlenen buluşmada, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere farklı ülkelerden yerel yönetim liderleri bir araya gelecek. Programda, şehirlerin demokratik değerleri güçlendirmedeki rolü ve "ilerici şehirler sonuç üretir" yaklaşımı öne çıkacak. Başkan Aras, küresel liderlerle aynı platformda Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni, Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri, Buenos Aires Valisi Axel Kicillof ve Toronto Belediye Meclis Üyesi Alejandra Bravo’nun da katılacağı etkinlikte, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Sosyalist Yerel ve Bölgesel Yönetimler Ağı Başkanı Ahmet Aras Türkiye’yi temsil eden isimlerden biri olacak. Programda ayrıca Avrupa Bölgeler Komitesi Başkanı Kata Tütt ve New York Belediyesi Uluslararası İlişkiler Ofisi Komiseri Ana Maria Archila da yer alacak. Gündemde Konut, Hizmet ve Dayanışma Var Etkinlikte; erişilebilir konut politikaları, ulaşım ve altyapı başta olmak üzere kamusal hizmetler, toplumsal dayanışmayı güçlendiren yerel uygulamalar gibi başlıklar ele alınacak. Yerel yönetimlerin yaşam kalitesini artıran somut çözümleri paylaşılırken, aşırı sağın ayrıştırıcı söylemlerine karşı kapsayıcı şehir modelleri tartışılacak. Yerelden küresele mesaj Barselona’da gerçekleştirilecek program aynı zamanda canlı yayınla da izlenebilecek. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın da katılımıyla, Barselona’dan Buenos Aires’e, Roma’dan Toronto’ya uzanan bu buluşma, yerel yönetimlerin artık sadece yerel değil, küresel ölçekte söz sahibi olduğunu ortaya koyacak. Başkan Aras: "Demokrasinin gücü yerelden yükselir" Yerel yönetimlerin demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Sosyalist Yerel ve Bölgesel Yönetimler Ağı Başkanı Ahmet Aras, "Bugün dünyada demokrasinin en güçlü savunma hattı şehirlerdir. Çünkü vatandaşın günlük yaşamına en doğrudan dokunan, sorunlara en hızlı çözüm üreten ve dayanışmayı büyüten yapılar yerel yönetimlerdir" dedi. Yerel yönetimlerin yalnızca hizmet sunan kurumlar olmadığını vurgulayan Başkan Aras, "Aynı zamanda adaletin, eşitliğin ve katılımcılığın hayat bulduğu alanlardır. Bizler şehirlerimizde ürettiğimiz çözümlerle sadece kendi kentlerimize değil, küresel ölçekte daha adil ve kapsayıcı bir dünyanın inşasına katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Barselona’daki buluşmanın bu açıdan önemli bir platform olduğunu belirten Başkan Aras, "Farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek deneyimlerimizi paylaşacağız, ortak aklı büyüteceğiz. İnanıyorum ki yerelden yükselen bu dayanışma, demokrasiyi güçlendiren küresel bir harekete dönüşmeye devam edecek" diye konuştu.
Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı
11 Kasım 2025 Salı - 16:14 Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı Mardin’in Derik ilçesinde 2016 yılında terör saldırısında görevi başında şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında görev yaptığı ilçede anıldı. Derik Kaymakamlığına 2015’te atanan, İçişleri Bakanlığınca Derik Belediye Başkan Vekili olarak da görevlendirilen, teröristlerce makamına yerleştirilen el yapımı patlayıcının 10 Kasım 2016’da infilak ettirilmesiyle ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bir gün sonra şehit düşen Safitürk için ilçede Mevlid-i Şerif okutuldu ve hatmi şerif duası yapıldı. Ardından Derik Kültür Merkezinde anma programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün özgeçmiş videosu izlendi. Görüntüler izlendiği sırada duygusal anlar yaşandı. Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün ilçe halkının gönlünde derin bir iz bıraktığını belirten Derik Kaymakamı Yunus Emre Bayraklı, "Şehit Kaymakamımızın şehadetinin dokuzuncu yıl dönümünde anma programları için değerli Derikli vatandaşlarımız, şehit ailelerimiz, gazilerimiz, öğrencilerimiz ve il dışından gelen misafirlerimizle bir araya geldik. Şehit kaymakamımız adına okunan mevlidin ve hatmi şerif duasını yaptık. Bugün de kültür merkezinde devamındaki programda şehit kaymakamımızı anmak üzere kıymetli hazirunla bir araya geldik. Şehit kaymakamımız Derik’te sevgi kalplerde sevgi hafızalarda bırakmış olduğu anılar ile şehadetinden bu yana hemen hemen her gün gerek vatandaşın için gerekli kamu kurumlarında hayırla ve rahmetle yad edilmektedir. Şehit kaymakamımız burada pek çok projesi, hedefi vardı. Ondan sonra gelen bizler kaymakamımızın şehadetinden sonra elimizden geldiğince tüm projelerini, yarım bırakmış olduğu eserleri tamamladık. Bizler de şehit kaymakamımızın devam ettirdiği bu yolda onun eserlerini projelerinin fikirlerini devam ettirerek hem fikirleriyle hem projeleri ile hem de şahsı ile anılması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu sene de valimizin, büyükşehir belediyemizin ve Dicle Kalkınma Ajansımızın desteğiyle, şehit kaymakamımızın Derik zeytinini duyurmak gibi bir hedefi vardı. Bu hedefi sonuca ulaştırmak adına da bu sene valimizin destekleriyle Derik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir zeytin atölyesi kurduk" dedi. Bayraklı, ilçede şehit kaymakamın adının yaşatıldığı cami, Kur’an kursu, taziye evleri, lise ve bir tepenin bulunduğunu da ifade ederek, "Sadece bununla değil bugün esnafın içerisinde pek çok esnafı gezdiğiniz zaman göreceksiniz ki şehit kaymakamımızın fotoğrafı asılı. Kamu kurumlarına gittiğiniz zaman şehit kaymakamımızın fotoğrafları var. Kalplerde bıraktığı sevgi ve hafızalarda bıraktığı anılar ile şehit kaymakamımızı rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Şehit kaymakamımızla birlikte tüm aziz şehitlerimizi rahmetle saygıyla anıyor intikal etmiş gazilerimizi de rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Oğluna "Muhammed Fatih" adını verdi Anma programına katılan öğretmen Şelal Kızılok ise oğluna şehit kaymakamın adını verdiğini anlattı. Kızılok, 2019 yılında Derik’e atandıktan sonra Safitürk’ün ilçede çok sevilen, değerli bir yönetici olduğunu öğrendiğini belirterek, "Rabbimiz bize bir evlat nasip ettiğinde, adını yaşatmak için Muhammed Fatih ismini verdik. Adını her söylediğimizde onu hatırlıyoruz. Bugün de özellikle çocuğumu getirerek ismini taşıdığını söylemek istedim" dedi. Program, satranç turnuvasında dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.
Başkan Balaban Yenimahalle’de esnafı dinledi
11 Kasım 2025 Salı - 16:09 Başkan Balaban Yenimahalle’de esnafı dinledi Mahalle ve esnaf ziyaretlerine hız kesmeden devam eden Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, son olarak Yenimahalle esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir belediyecilik anlayışıyla hareket eden Başkan Balaban, mahalle mahalle gezerek esnafın ve vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemeye devam ediyor. Yenimahalle’deki ziyaretinde işyerlerini tek tek gezen Balaban, esnafa "hayırlı işler" dileklerini iletirken, vatandaşlarla da samimi sohbetler gerçekleştirdi. Başkan Balaban’a ziyaretlerinde Belediye Başkan Yardımcısı Haydar İzci ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak da eşlik etti. Ziyaret sırasında hem esnafın hem de mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyen Başkan Balaban, belediye olarak her zaman esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını vurguladı. Başkan Balaban konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Her mahallemizde olduğu gibi Yenimahalle’de de vatandaşlarımızın ve esnaflarımızın yanındayız. Onların görüş ve önerileri bizim için çok değerli. Belediyecilik anlayışımızın merkezinde halk var. Birlikte hareket ederek daha yaşanabilir, daha güzel bir Yunusemre’yi hep birlikte inşa edeceğiz." Yenimahalle esnafı ve vatandaşlar da ziyaretlerinden dolayı Başkan Balaban’a teşekkür ederek, taleplerini doğrudan iletme fırsatı bulduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk"
11 Kasım 2025 Salı - 15:41 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 23,4 milyon hektara çıkardık ve bugün ülkemizin yüzde 30’u ormanlarla kaplı hale geldi. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak 3’üncü sıraya çıktık" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Programı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 il 922 ilçede, 7’den 70’e birlik olunduğunu belirterek, "Yeşil Vatan Seferberliği’ne katılmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Bugün burada sadece bir tören için değil, geleceğimize nefes olmak, vatanımıza can katmak için bir aradayız. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’müzün ülkemiz, milletimiz ve çevremiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toprağı fidanlarla buluşturma gayesiyle ağaç dikme alanlarına akın eden tüm vatandaşlarımıza buradan teşekkürlerimi gönderiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ağaçların doğa için önemine önemine değinerek, "Her zaman söylüyorum; biz "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin" buyuran bir inancın mensuplarıyız. Çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin hepimizin hayatını doğrudan etkilediği bir süreçte tabiatın korunmasına daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Biz ormanlarımızı sadece ağaç olarak değil, nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve Yeşil Kalkınma Devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz. Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk" değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orman varlığının 23,4 milyon hektara çıkarıldığını, bugün Türkiye’nin yüzde 30’unun ormanlarla kaplı hale geldiğini bildirdi. Erdoğan "Birleşmiş Milletler’in yayımladığı rapora göre Türkiye, 2020 yılında orman alanını en çok artıran ülkeler arasında 6’ncı sırada yer alıyordu. Aynı rapora göre 2025 yılında dünyada 4’üncü sıraya yükseldik. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak, 3’üncü sıraya çıktık" şeklinde konuştu. Bu rakamların, milletin gayreti, devletin kararlılığı, Orman Teşkilatının emeğinin en açık göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu başarıda katkısı olan Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Orman Genel Müdürlüğümüze, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum. İklim değişikliğinin etkisiyle orman yangınlarının riski her geçen yıl artıyor. Bu yangınlara karşı Orman Genel Müdürlüğümüz, teşkilatımızın kahraman mensupları, orman yangın gönüllülerimiz ve kalbi Yeşil Vatan için atan kurum, kuruluş ve vatandaşlarımız canla başla mücadele etti. Gökyüzünde İHA’larımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız; karada arazözlerimiz, iş makinelerimiz, orman kahramanlarımız, hepsi Yeşil Vatan’ı korumak için gece gündüz demeden çalıştı. Ne yazık ki bu mücadele sırasında, 17’si bu yaz mevsiminde olmak üzere, geçmişten bugüne 160 kahraman orman şehidimizi toprağa verdik. Her birine Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Onların emanetlerine ve mücadelelerine sahip çıkmaya devam ediyoruz" dedi. "Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan!" diyerek yeni bir seferberlik başlatıldığını ifade eden Erdoğan, "Orman Bakanım, 1 yıl boyunca hedefi 550 milyon fidan ve tohum olarak açıklamıştı. Orman teşkilatımızın gayreti ve vatandaşlarımızın desteğiyle, inanıyorum ki bu rakam 600 milyona çıkacaktır. 81 il 922 ilçedeki fidan dikim alanlarında vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla, bir günde fidan dikme rekorunu da bugün inşallah kıracağız. Her karış vatan toprağını yeşille, hayatla, umutla buluşturacağız" açıklamasını yaptı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Fatma Betül Sayan Kaya, Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve çok sayıda davetli katıldı. Programda, Diyanet işleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar tarafından dua edildi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, adına dikilen fidana can suyu verdi. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli ağaçların yaprak ve tohumlarından oluşan ay yıldızlı motifli tablo hediye etti.
Bakan Uraloğlu: "38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz"
11 Kasım 2025 Salı - 15:35 Bakan Uraloğlu: "38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "96 kilometrelik bisiklet yolunu hayata geçirdik, şu anda 38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeşil ulaşım hakkında açıklamada bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kurumsal karbon ayak izi hesaplamasını Türkiye’de ilk gerçekleştiren Bakanlık olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Karayolları Genel Müdürlüğümüz (KGM), Orman Genel Müdürlüğünden (OGM) sonra en fazla ağaç diken kamu kuruluşu olarak son 10 yılda yıllık ortalama 4,3 milyon adet fidan ve ağaç dikimi gerçekleştirdi. Bakanlık olarak da son 23 yılda 97 milyon fidanı toprakla buluşturduk." açıklamasında bulundu. Uraloğlu ayrıca yıllık 2 milyon ton asfaltın geri kazanımıyla kaynak ve enerji verimliliği sağladıklarını belirterek "6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometreye yaklaştırarak kesintisiz trafik akışıyla yıllık 6,3 milyon ton daha az karbondioksit salınımı gerçekleştirdik" şeklinde konuştu. "38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" Öte yandan ekolojik köprü ve bisiklet yolu gibi çevreci uygulamaları da hayata geçirmeye devam ettiklerini aktaran Uraloğlu, "Elazığ Diyarbakır Ayrımı-Sivrice İl yolu, Karadeniz Sahil Yolu Trabzon Geçişi ve Van Bölge Eğitim ve Araştırma hastanesi gibi farklı noktalarda Karayolları Genel Müdürlüğümüz eliyle 96 kilometrelik bisiklet yolunu hayata geçirdik, şu anda 38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "19 yeni ekolojik köprü planlıyoruz" Bakan Uraloğlu, çevreye duyarlı ulaşım projelerinde doğayla uyumu esas aldıklarını ifade ederek, ekolojik köprü çalışmalarına devam ettiklerini vurguladı. Uraloğlu, "Ülkemizin biyolojik çeşitliliğinin korunması ve yaban hayatı geçiş güzergahlarının sürdürülebilir biçimde yaşatılması hedefiyle mevcut karayolu ağında tespit edilen geçiş noktalarında ekolojik köprüler inşa ediyoruz. Karayolu ekolojik köprüleri kapsamında Karadeniz Sahil Yolu üzerinde Ganita ve Pazarkapı arasında ve Erzurum Kuzey Çevre Yolu’nda ekolojik köprü çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Konya-Aksaray Devlet Yolu, Kaş-Kalkan Yolu ve Batman-Hasankeyf Yolu Suçeken Boğazı mevkii gibi stratejik bölgelerde toplam 19 yeni ekolojik köprü planlıyoruz" açıklamasında bulundu. Dünyada yüksek hızlı tren hattı üzerinde inşa edilen ilk ekolojik köprü Ankara-Eskişehir Yüksek Hızlı Tren Hattı’nda (YHT) 2021 yılında yapımı tamamlanan ekolojik köprünün, dünyada yüksek hızlı tren hattı üzerinde inşa edilen ilk ekolojik köprü olduğunu da vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi kapsamında Kırklareli-Pancarköy arası ile Kırklareli-Ağayeri arasında iki ekolojik köprü ile Edirne- Kabaağaç arasındaki ekolojik köprünün yapımını tamamladık. Ankara-Eskişehir YHT Hattı’nda bir adet daha ekolojik köprü yapımı planlıyoruz" diye konuştu. "Bir yıl boyunca yüksek hızlı trenlerimizle seyahat eden her yolcumuz adına bir fidan dikeceğiz" Bakan Uraloğlu, Yeşil Vatan Seferberliği kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında ‘Her Bilet Bir Fidan Sevdamız Yeşil Vatan Kampanyası’ protokolünün imzalandığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir yıl boyunca Ankara-İstanbul, Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Ankara-Karaman, İstanbul-Konya, İstanbul-Karaman, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Sivas ve Sivas-İstanbul yüksek hızlı tren hatlarımızda; seyahat eden her yolcumuz adına bir fidan dikeceğiz. Bu hatlarımızın genelinde yıllık ortalama 13 milyon yolcumuzun seyahat ettiğini düşündüğümüzde 13 milyon fidanı toprakla buluşturacağız." "Marmaray projemizle 62 milyon ton karbon emisyonunu engelledik" Bakan Uraloğlu, kent içi raylı sistem projelerinin de hem ulaşımı kolaylaştırdığını hem de fosil yakıt kullanımını azalttığına dikkati çekerek "Sadece Marmaray projemizle hizmete açtığımız 2013 yılından bu yana 62 milyon ton karbon emisyonunu engelledik" açıklamasında bulundu. Yeşil Liman Sertifikası ve deniz taşımacılığında dekarbonizasyon projeleriyle denizcilik alanında da çevreci dönüşümü desteklediklerini belirten Bakan Uraloğlu, Uluslararası Havalimanları Konseyi tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu Programı kapsamında Türkiye’nin; karbonsuz havalimanı sertifikasına sahip 50 havalimanıyla en yüksek sayıda sertifikaya sahip 2. ülke konumunda olduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ağaçları nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve yeşil kalkınma devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz"
11 Kasım 2025 Salı - 15:23 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ağaçları nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve yeşil kalkınma devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan," Son 23 yılda 7,5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 23,4 milyon hektara çıkardık ve bugün ülkemizin yüzde 30’u ormanlarla kaplı hale geldi. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak, 3’üncü sıraya çıktık" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Programında konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 il 922 ilçede, 7’den 70’e birlik olunduğunu "Yeşil Vatan Seferberliği"ne katılmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Bugün burada sadece bir tören için değil, geleceğimize nefes olmak, vatanımıza can katmak için bir aradayız. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’müzün ülkemiz, milletimiz ve çevremiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toprağı fidanlarla buluşturma gayesiyle ağaç dikme alanlarına akın eden tüm vatandaşlarımıza buradan teşekkürlerimi gönderiyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan ağaçların doğa için önemine önemine değinerek, "Her zaman söylüyorum; biz "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin" buyuran bir inancın mensuplarıyız. Çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin hepimizin hayatını doğrudan etkilediği bir süreçte tabiatın korunmasına daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Biz ormanlarımızı sadece ağaç olarak değil, nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve Yeşil Kalkınma Devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz. Son 23 yılda 7,5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk" değerlendirmesini yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orman varlığının 23,4 milyon hektara çıkarıldığını, bugün Türkiye’nin yüzde 30’unun ormanlarla kaplı hale geldiğini bildirdi. Erdoğan," Birleşmiş Milletler yayımladığı rapora göre Türkiye, 2020 yılında orman alanını en çok artıran ülkeler arasında 6’ncı sırada yer alıyordu. Aynı rapora göre 2025 yılında dünyada 4’üncü sıraya yükseldik.Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak, 3’üncü sıraya çıktık" şeklinde konuştu.Bu rakamların, milletin gayreti, devletin kararlılığı, Orman Teşkilatının emeğinin en açık göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu başarıda katkısı olan Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Orman Genel Müdürlüğümüze, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum. İklim değişikliğinin etkisiyle orman yangınlarının riski her geçen yıl artıyor. Bu yangınlara karşı Orman Genel Müdürlüğümüz, teşkilatımızın kahraman mensupları, orman yangın gönüllülerimiz ve kalbi Yeşil Vatan için atan kurum, kuruluş ve vatandaşlarımız canla başla mücadele etti. Gökyüzünde İHA’larımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız; karada arazözlerimiz, iş makinelerimiz, orman kahramanlarımızHepsi, Yeşil Vatan’ı korumak için gece gündüz demeden çalıştı.Ne yazık ki, bu mücadele sırasında, 17’si bu yaz mevsiminde olmak üzere, geçmişten bugüne 160 kahraman orman şehidimizi toprağa verdik. Her birine Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Onların emanetlerine ve mücadelelerine sahip çıkmaya devam ediyoruz" dedi."Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan!" diyerek yeni bir seferberlik başlatıldığını ifade eden Erdoğan," Orman Bakanım, 1 yıl boyunca hedefi 550 milyon fidan ve tohum olarak açıklamıştı. Orman teşkilatımızın gayreti ve vatandaşlarımızın desteğiyle, inanıyorum ki, bu rakam 600 milyona çıkacaktır.81 il 922 ilçedeki fidan dikim alanlarında vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla, bir günde fidan dikme rekorunu da bugün inşallah kıracağız.Her karış vatan toprağını yeşille, hayatla, umutla buluşturacağız" açıklamasını yaptı.Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Fatma Betül Sayan Kaya,Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve çok sayıda davetli katıldı.Programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, adına dikilen fidana can suyu verdi. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli ağaçların yaprak ve tohumlarından oluşan ay yıldızlı motifli tablo hediye etti.
Tüfenkci: "Malatya Şeker Fabrikası kent ekonomisine önemli katkı sağlıyor"
11 Kasım 2025 Salı - 12:25 Tüfenkci: "Malatya Şeker Fabrikası kent ekonomisine önemli katkı sağlıyor" AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya Şeker Fabrikası’nı ziyaret ederek üretim sahasında incelemelerde bulundu. Ziyarette fabrika yöneticileri, sendika temsilcileri ve işçilerle bir araya gelen Tüfenkci, fabrikanın verimli şekilde çalışmasının hem şehir ekonomisi hem de çiftçiler açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ziyaret kapsamında fabrikanın genel işleyişi, üretim durumu ve çalışanların talepleri hakkında bilgi alan Tüfenkci, yeni atanan fabrika müdürüne de hayırlı olsun dileklerini iletti. Tüfenkci, Türk Şeker’in Malatya’daki faaliyetlerinin sürdürülebilir olması için sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bugün de hem çalışanlarımızla hem müdürümüzle verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Fabrikanın daha etkin çalışması için hep birlikte gayret ediyoruz" dedi. Tüfenkci, ayrıca çiftçilerin küspeye erişiminde yaşanan sıkıntıların giderildiğini vurgulayarak, "Küspenin bölge çiftçilerimize daha uygun fiyatlarla verilmesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin maliyetlerini azaltacak önemli bir adım oldu. Bu konuda müdürümüze ve sendika başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Malatya’nın şeker pancarı üretiminde ön sıralarda olmamasına rağmen fabrikanın kent ekonomisine önemli katkılar sağladığını belirten Tüfenkci, "Komşu illerdeki pancar üretiminin Malatya’da işlenmesi, hem üreticilere hem de şehrimize ekonomik canlılık kazandırıyor. Esnafımızdan nakliyecimize kadar geniş bir kesim bu süreçten fayda sağlıyor" dedi. Geçmiş yıllarda yaşanan küspe ve koku kaynaklı çevre sorunlarına da değinen Tüfenkci, "Önceki yıllarda hemşehrilerimizden ciddi şikayetler alıyorduk. Şimdi bu sıkıntıların büyük ölçüde giderildiğini görmek memnuniyet verici. İnşallah kampanya sonuna kadar bu şekilde devam eder" diye konuştu. Fabrikanın üretim sezonuna ilişkin bilgiler de alan Tüfenkci, "Çiftçilerden alınan pancar miktarı, işleme oranları ve satışların iyi gittiğini öğrendik. Bu bizi mutlu ediyor. Hem genel müdürlük hem de bakanlık düzeyinde yaşanan sıkıntıların çözümü için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaret sonunda fabrika çalışanlarına teşekkür eden Tüfenkci, fabrikanın uzun yıllar boyunca Malatya’ya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğine inandığını söyledi.
Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı
11 Kasım 2025 Salı - 12:22 Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "İstihdam Fuarı", Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Fuaye Alanı’nda düzenlenen törenle kapılarını açtı. Malatya’da iş arayan vatandaşlarla işverenleri buluşturmayı hedefleyen "İstihdam Fuarı", Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi ortaklığıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Fuarda 25 firma stant açarak iş arayanlarla bir araya geldi. "Depremden sonra yeniden ayağa kalkıyoruz" Açılışta ilk konuşmayı yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkan Yardımcısı Basri İlhan, depremin ardından yaşanan kayıplara rağmen Malatya’nın üretim azmini koruduğunu belirtti. İlhan, "Deprem hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Evlerimizi, iş yerlerimizi, sevdiklerimizi kaybettik ama bir şeyi asla kaybetmedik: birlikte ayağa kalkma irademizi" dedi. Deprem sonrası kentte iş gücü kaybına dikkat çeken İlhan, "Deprem öncesi özel sektörde 124 bin 882 çalışanımız vardı, bu rakam 20 binlere kadar düşmüştü. Bugün yeniden 109 bin seviyesine ulaştık" İfadelerini kullandı İlhan, Malatya OSB’de çalışan sayısının da 42 binden 30 bine gerilediğini ifade ederek, fuarın bu açığı kapatmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi. "İstihdam bir geçim kapısı değil, onur meselesi" Türk Kızılay Malatya Şube Başkanı Şadi Ergül ise konuşmasında, istihdamın sadece ekonomik bir mesele değil, toplumsal dayanışmanın da temeli olduğunu kaydetti. Ergül, "Bu buluşma yalnızca bir iş görüşmesi etkinliği değil; Malatya’nın ekonomik potansiyelini harekete geçiren güçlü bir adımdır. Bugüne kadar 150’den fazla vatandaşımıza kalıcı istihdam sağladık, ancak hedefimiz çok daha büyük" dedi. Kızılay olarak düzenledikleri mesleki eğitimler ve staj programlarıyla bireyleri kalıcı istihdama hazırladıklarını ifade eden Ergül, "Bugün kurulacak her bir bağ, sadece bireysel hayatları değil, tüm Malatya’nın ekonomik geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı. "Hedefimiz herkesin üretime katılması" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuarın yerel istihdamı güçlendirme hedefiyle düzenlendiğini söyledi. Er, "İstihdam fuarları sadece kariyer etkinliği değil, şehirlerin ekonomik geleceğine yön veren iş birliği platformlarıdır" dedi. 16 Ağustos 2024’te kurulan İstihdam Merkezlerinin kısa sürede önemli başarı elde ettiğini ifade eden Er, "Bugüne kadar bin 447 vatandaşımızı iş sahibi yaptık. Ancak bazı vatandaşlarımız özel sektördeki işleri kabul etmiyor. Biz istiyoruz ki herkes üretime katılsın, sadece kamu değil, tüm sektörler canlansın" şeklinde konuştu Er, "Malatya’da ‘iş var’ diyoruz. Bu fuar, iş arayan vatandaşlarımızla işverenleri aynı çatı altında buluşturacak. Gençlerimize kariyer rehberliği, staj ve iş fırsatları sunulacak" ifadelerini kullandı. Gençlerin şehirde kalmasının önemine de değinen Başkan Er, "Zeki ve üretken gençlerimizin beyin göçü vermesini istemiyoruz. Onların potansiyelini Malatya’da değerlendirmek için özel programlar hazırlıyoruz" dedi. "Malatya, Düzce gibi yeniden yükselecek" Malatya Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz de konuşmasında özel sektör istihdamının önemine değindi. Düzce’de görev yaptığı dönemde özel sektörün güçlü olması nedeniyle kimsenin iş talebinde bulunmadığını belirten Açıkgöz, "Düzce dört organize sanayi bölgesiyle kendi istihdamını oluşturdu. Malatya da bunu başaracak potansiyele sahip" dedi. Açıkgöz, "Bugün burada olmamız, o bisikletin pedallarını hep birlikte çevirmeye hazır olduğumuzu gösteriyor. Malatya da Düzce gibi, hatta ondan daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacaktır" diye konuştu.
Başkan Kul’dan ’kardeşlik’ vurgusu
11 Kasım 2025 Salı - 12:18 Başkan Kul’dan ’kardeşlik’ vurgusu Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Çangallar Mahallesi Haydarağa mevkisinde vatandaşlarla bir araya geldi. Mahallede tamamlanan yol ve parke çalışmalarından dolayı teşekkür eden mahalle sakinleriyle buluşan Başkan Kul, "Tüm insanımız bizim kardeşimizdir" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Terme Belediyesi’nin "Gönül Belediyeciliği" buluşmaları kapsamında düzenlenen Çangallar Mahallesi ziyareti, yoğun ilgi ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. Mahalle sakinlerinin teşekkürlerini ilettiği programda vatandaşlarla çay eşliğinde sohbet eden Başkan Kul, sorunları dinledi, talepleri not aldı. "Yeryüzünde binlerce renk ve çiçek var" Ziyarette konuşan Başkan Şenol Kul, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birliği ve kardeşliği vurgulayarak şunları söyledi: "Biz hepimiz Türkiye’de doğmaktan, bu bayrağın altında yaşamaktan onur duyuyoruz. Rabb’imiz bizleri bayraksız ve vatansız bırakmasın. Huzur ve kardeşlik içinde tüm insanımız bizim kardeşimizdir. Yeryüzünde binlerce renk ve çiçek var, birbirimize değer vereceğiz." Mahalle sakinlerinin takdir ve memnuniyetinden duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Kul, Gönül Belediyeciliği anlayışını ise şu sözlerle özetledi: "Çangallar Mahallesi sakinlerinin samimi misafirperverlikleri ve hizmetlerimizin vatandaşlarımız tarafından takdir edilmesi bizler için en büyük moral kaynağıdır. Gayemiz bellidir: Gönüllere dokunan bir Terme inşa etmek. Her mahallemizde aynı azimle çalışıyoruz. Birlikte güçlüyüz ve Terme’mizi geleceğe taşıma hedefimizde kararlıyız." Program, Başkan Kul’un mahalle sakinlerine teşekkür etmesiyle sona erdi.
MHP lideri Bahçeli: "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"
11 Kasım 2025 Salı - 11:52 MHP lideri Bahçeli: "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir" 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti. "Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?" Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu. "Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir" MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi. MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi. "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür" Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur." "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu. "Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız" Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.