Son Dakika
|
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Eşme Belediyesi'ne irtikap operasyonu! Belediye Başkanı dahil 5 şüpheli gözaltına alındı
Saldırıda öğrencilerine siper olan öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Brent petrol 90 doların altına geriledi
Voleybol turnuvasında 6 öğretmen darp edildi
Müzisyen Rıza Tamer Şişman hayatını kaybetti
Savran konutlarında sona gelindi
İstanbul'un simgesi laleler şehri yeniden renklendirdi
Gençlerbirliği ile Galatasaray 100. randevuda
Küçük kıza çarptı, arkasına bile bakmadan kaçtı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü
17 Nisan 2026 Cuma - 18:16:47
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi. Bu yıl beşinci kez Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu kapsamında (ADF2026), kente gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede güncel bölgesel konular ele alındı.
17 Nisan 2026 Cuma - 18:09
Milli Eğitim Bakanı Tekin, 81 il milli eğitim müdürüyle bir araya geldi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin milli eğitim müdürüyle çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Bakan Tekin, toplantının başında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu ve Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’dan 14 ve 15 Nisan’da iki okulda gerçekleşen silahlı saldırılarda yaralananların sağlık durumlarına ilişkin son durum hakkında bilgi aldı. Bakanlık birimlerince yürütülen psiko-sosyal destek faaliyetleri ve alınan tedbirlere ilişkin il milli eğitim müdürlerinden bilgi alan Bakan Tekin; öğretmen, öğrenci ve velilerle irtibat halinde kalınarak sürecin hassasiyetle yürütülmesi talimatı verdi. Bakan Tekin, yaşanan saldırılardan duyduğu derin üzüntüyü aktararak eğitim camiasına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini tekrar dile getirdi. Bakan Tekin, "Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyecek, çocuklarımızın insani değerlerini, devletle ve milletle bağını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin millî birliğinin, beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle dayanışma içinde olmamız gerekiyor" dedi. Olayı tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini, alınacak tedbirlerle ilgili çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı Tekin, bunları yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.
17 Nisan 2026 Cuma - 17:55
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini göstermiştir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca siyasi ve askeri dengelerdeki değişimle açıklanamayacak kadar derin bir kırılma yaşadığını belirterek, "Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Bizim ’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmasına Kahramanmaraş’ta yaşanan olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü paylaşarak başladı. Erdoğan, "Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın" ifadelerini kullandı. Bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkat çeken Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığı’na ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür etti. Erdoğan, "Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir" dedi. Türkiye’nin Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. Günümüzde diplomasinin yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıktığını vurgulayan Erdoğan, "Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor" diye konuştu. "Küresel sistemde yaşanan kriz, ahlaki ve varoluşsal bir krizdir" İnsanlık ailesi olarak içinden geçilen dönemi anlamak için sürecin doğru tahlil edilmesi ve dinamiklerin doğru okunması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıların yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklanamayacağını söyledi. Erdoğan, "Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir" dedi. "Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ulaştığı boyutun görülmesi için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmanın yeterli olduğunu söyledi. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının 172 bini geçtiğini belirten Erdoğan, "Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir. Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir?" diyerek uluslararası sistemi eleştirdi. "Dünya beşten büyüktür" vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 13 yıldır "Dünya beşten büyüktür" şiarıyla insanlığın gündemine taşıdığı temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizinin çözülebileceğini ne de daha adil bir dünyanın inşa edilebileceğini söyledi. Erdoğan, "’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta; Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barış için etkili şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir" diye konuştu. Hürmüz ve enerji mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunması gerektiğini vurgulayarak, Hürmüz Geçidi ile ilgili Türkiye’nin tavrının net olduğunu söyledi. Erdoğan, "Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır" dedi. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. Ukrayna ve Suriye mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını belirterek, "Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır" dedi. Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesinin bölgenin geleceği için hayati önemde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum" dedi. Balkanlar, Türk dünyası ve Orta Koridor Erdoğan, Balkan vizyonlarında barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelik olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Bu düşünceyle hayata geçirdiğimiz ‘Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutluyuz" dedi. Avrasya’da barış ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatı’nı her geçen gün güçlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Bu yılın son çeyreğinde ülkemizde düzenleyeceğimiz 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağız. Dönem başkanlığımızda teşkilatımızın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü inşallah daha da artıracağız. Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergah olan Hazar geçişli ’Doğu-Batı Orta Koridor’ girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz" şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Afrika Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istediklerini söyledi. Erdoğan, "Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi, savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkünün dirayetli tutumu bugün Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır" dedi. Libya’da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaların sürdüğünü söyleyen Erdoğan, Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle desteklediklerini kaydetti. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanında olduklarını belirten Erdoğan, Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteklerinin baki olduğunu söyledi. NATO, AB ve COP31 Türkiye’nin barışçıl dış politikasını sürdürürken mevcut ittifak bağlarını da tahkim ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa-Atlantik bölgesinin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak, bu yıl 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağız" dedi. Erdoğan, zirvede ittifakı geleceğe güçlü şekilde taşıyacak önemli kararlar alınmasını ümit ettiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e de değinen Erdoğan, "COP31 başkanlığımız süresince ‘Sıfır Atık’ hareketinin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız" dedi. "Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca barış, istikrar ve adaletin yalnızca güçle değil, dayanışma ile sağlandığını söyledi. İbn Haldun’a atıf yapan Erdoğan, "Bir toplumu ayakta tutan sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan ‘asabiye’dir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir; asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
17 Nisan 2026 Cuma - 17:45
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ESKİ gerginliği
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) Genel Kurul toplantısı gergin geçti. AK Parti Grubu, Başkanvekili Ahmet Dönmez’in konuşmasının ardından toplantıyı terk etti. Toplantı, Büyükşehir Belediye Meclis salonunda düzenlendi. ESKİ Genel Kurulu, ’Hizmetler ve Teminatlar, Yaptırımlar Tarifeleri ile ilgili genel müdürlük yazısı’ gündem maddesi ile bugün olağanüstü toplandı. Yapılan yoklama ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin açılış konuşmasından sonra AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Dönmez söz aldı. Hesaplama hatası sonucu tarifelerde fazla artış yapılması ve bu tutarın vatandaştan tahsil edilmesi ile ilgili olarak sert eleştirilerde bulunan Ahmet Dönmez, "Eskişehir yerel yönetim tarihinin en karanlık, en utanç verici sayfalarından birini görüşmek üzere çağrı üzerine toplanmış bulunuyoruz. Bugün mesele sadece bir hesap hatası değildir. Bugün mesele bu meclisin iradesine kurulan bir kumpas, halkın cebine uzanan hukuksuz bir el ve resmi evraklarda yapılan bir sahteciliktir" dedi. "Gereği istifadır, gereği yargıdır" Ahmet Dönmez, sözlerinin devamında, "Sayın Başkan, kadim geleneğimizde belediye başkanı, eski tabiriyle o şehrin ’şehr-i emini’ olarak adlandırılır. O şehrin en güvenilir kişisi, kendisine her şeyin tereddütsüz emanet edildiği ismidir. Ancak siz henüz görevinizin ikinci yılında altına imza attığınız, bize göre tahrif edilmiş belgelerle vatandaşın cebinden yüzde 48 buçuk fazla tahsilat yaparak bu güveni yerle bir ettiniz. Maalesef Eskişehir tarihinde sahte belgeye imza atan belediye başkanı durumuna düştünüz. Burada sormak istiyoruz; Sayın Başkan, siz önünüze gelen her evraka içeriğine bakmadan mı imzalıyorsunuz? Altına bizzat imza attığınız o sahte belgelerdeki hukuksuzluğu fark etmeyecek kadar belediye yönetiminden kopuk musunuz? Hukukçu bir belediye başkanının neye imza attığını bilmemesi; görmedim, fark etmedim deme lüksü bulunmadığına inanıyoruz. Gereği istifadır, gereği yargıdır. Bu incelemenin sonucu beklenerek gerekirse tekrardan bir çağrı yapılıp olağanüstü meclis toplantıya çağrılmış olsaydı çok daha usulüne uygun bir işlem yapılacaktı ama ne yazık ki bu olmadığı için biz AK Parti grubu olarak şu aşamada bir temsilci bırakmak suretiyle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Kurulu’ndaki bu yüce meclisi terk etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. "Tertemiz bir kariyerim olmuş, niye bunu yapayım" Konuşmanın ardından AK Parti Grubu salonu terk etmeden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. AK Parti grubundan kendisini bir süre dinlemesini talep eden Başkan Ünlüce, konuşmasının bir bölümünde şu sözlere yer verdi: "Tertemiz bir kariyerim olmuş, niye bunu yapayım? Bunlar yargının konusu. Ben zaten bu konularda hiç yorumda bulunmayacağım, hiçbir şekilde sizleri de itham altında bırakmam. Ben yargıya güveniyorum, konu yargıda. Ben vicdanen rahatım ama buna rağmen yargı ne karar verirse başımızın üstünde yeri var, sonuçlarına da ben katlanacağım. İmzası kim varsa o katlanacak zaten. Kafalarınızda soru işareti olduğunu, bununla ilgili birtakım iddialar size ulaştığını söylediğiniz için ben burada genel kurula hesap vermek zorundayım. Ben hiç buna duyarsız kalıp genel kurulu toplamasam sizin beni o zaman suçlamanız lazım." Başkan Ünlüce’nin sözlerini tamamlamasının ardından AK Parti grubu meclisi terk ederken, oturuma 15 dakika süreyle ara verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Nisan 2026 Cuma- 00:24
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
2
15 Nisan 2026 Çarşamba- 18:00
Kahramanmaraş’taki saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti
3
16 Nisan 2026 Perşembe- 12:04
İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı: Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
4
17 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Eşme Belediyesi'ne irtikap operasyonu! Belediye Başkanı dahil 5 şüpheli gözaltına alındı
5
16 Nisan 2026 Perşembe- 21:13
"Bayğaralar" suç örgütü operasyonunda 216 şüpheli ve 5 suça sürüklenen çocuk tutuklandı
11 Kasım 2025 Salı - 16:14
Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı
Mardin’in Derik ilçesinde 2016 yılında terör saldırısında görevi başında şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında görev yaptığı ilçede anıldı. Derik Kaymakamlığına 2015’te atanan, İçişleri Bakanlığınca Derik Belediye Başkan Vekili olarak da görevlendirilen, teröristlerce makamına yerleştirilen el yapımı patlayıcının 10 Kasım 2016’da infilak ettirilmesiyle ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bir gün sonra şehit düşen Safitürk için ilçede Mevlid-i Şerif okutuldu ve hatmi şerif duası yapıldı. Ardından Derik Kültür Merkezinde anma programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün özgeçmiş videosu izlendi. Görüntüler izlendiği sırada duygusal anlar yaşandı. Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün ilçe halkının gönlünde derin bir iz bıraktığını belirten Derik Kaymakamı Yunus Emre Bayraklı, "Şehit Kaymakamımızın şehadetinin dokuzuncu yıl dönümünde anma programları için değerli Derikli vatandaşlarımız, şehit ailelerimiz, gazilerimiz, öğrencilerimiz ve il dışından gelen misafirlerimizle bir araya geldik. Şehit kaymakamımız adına okunan mevlidin ve hatmi şerif duasını yaptık. Bugün de kültür merkezinde devamındaki programda şehit kaymakamımızı anmak üzere kıymetli hazirunla bir araya geldik. Şehit kaymakamımız Derik’te sevgi kalplerde sevgi hafızalarda bırakmış olduğu anılar ile şehadetinden bu yana hemen hemen her gün gerek vatandaşın için gerekli kamu kurumlarında hayırla ve rahmetle yad edilmektedir. Şehit kaymakamımız burada pek çok projesi, hedefi vardı. Ondan sonra gelen bizler kaymakamımızın şehadetinden sonra elimizden geldiğince tüm projelerini, yarım bırakmış olduğu eserleri tamamladık. Bizler de şehit kaymakamımızın devam ettirdiği bu yolda onun eserlerini projelerinin fikirlerini devam ettirerek hem fikirleriyle hem projeleri ile hem de şahsı ile anılması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu sene de valimizin, büyükşehir belediyemizin ve Dicle Kalkınma Ajansımızın desteğiyle, şehit kaymakamımızın Derik zeytinini duyurmak gibi bir hedefi vardı. Bu hedefi sonuca ulaştırmak adına da bu sene valimizin destekleriyle Derik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir zeytin atölyesi kurduk" dedi. Bayraklı, ilçede şehit kaymakamın adının yaşatıldığı cami, Kur’an kursu, taziye evleri, lise ve bir tepenin bulunduğunu da ifade ederek, "Sadece bununla değil bugün esnafın içerisinde pek çok esnafı gezdiğiniz zaman göreceksiniz ki şehit kaymakamımızın fotoğrafı asılı. Kamu kurumlarına gittiğiniz zaman şehit kaymakamımızın fotoğrafları var. Kalplerde bıraktığı sevgi ve hafızalarda bıraktığı anılar ile şehit kaymakamımızı rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Şehit kaymakamımızla birlikte tüm aziz şehitlerimizi rahmetle saygıyla anıyor intikal etmiş gazilerimizi de rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Oğluna "Muhammed Fatih" adını verdi Anma programına katılan öğretmen Şelal Kızılok ise oğluna şehit kaymakamın adını verdiğini anlattı. Kızılok, 2019 yılında Derik’e atandıktan sonra Safitürk’ün ilçede çok sevilen, değerli bir yönetici olduğunu öğrendiğini belirterek, "Rabbimiz bize bir evlat nasip ettiğinde, adını yaşatmak için Muhammed Fatih ismini verdik. Adını her söylediğimizde onu hatırlıyoruz. Bugün de özellikle çocuğumu getirerek ismini taşıdığını söylemek istedim" dedi. Program, satranç turnuvasında dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.
11 Kasım 2025 Salı - 16:09
Başkan Balaban Yenimahalle’de esnafı dinledi
Mahalle ve esnaf ziyaretlerine hız kesmeden devam eden Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, son olarak Yenimahalle esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir belediyecilik anlayışıyla hareket eden Başkan Balaban, mahalle mahalle gezerek esnafın ve vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemeye devam ediyor. Yenimahalle’deki ziyaretinde işyerlerini tek tek gezen Balaban, esnafa "hayırlı işler" dileklerini iletirken, vatandaşlarla da samimi sohbetler gerçekleştirdi. Başkan Balaban’a ziyaretlerinde Belediye Başkan Yardımcısı Haydar İzci ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak da eşlik etti. Ziyaret sırasında hem esnafın hem de mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyen Başkan Balaban, belediye olarak her zaman esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını vurguladı. Başkan Balaban konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Her mahallemizde olduğu gibi Yenimahalle’de de vatandaşlarımızın ve esnaflarımızın yanındayız. Onların görüş ve önerileri bizim için çok değerli. Belediyecilik anlayışımızın merkezinde halk var. Birlikte hareket ederek daha yaşanabilir, daha güzel bir Yunusemre’yi hep birlikte inşa edeceğiz." Yenimahalle esnafı ve vatandaşlar da ziyaretlerinden dolayı Başkan Balaban’a teşekkür ederek, taleplerini doğrudan iletme fırsatı bulduklarını ifade etti.
11 Kasım 2025 Salı - 15:45
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Kerkük’te Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) seçim posterlerine yönelik gerçekleştirilen provokatif eylemler nedeniyle yaşanan olaylar, ITC yetkilileriyle eş güdüm halinde yakından takip edilmiş; ilgili taraflara sağduyulu
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Kerkük’te Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) seçim posterlerine yönelik gerçekleştirilen provokatif eylemler nedeniyle yaşanan olaylar, ITC yetkilileriyle eş güdüm halinde yakından takip edilmiş; ilgili taraflara sağduyulu hareket edilmesi yönünde telkinde bulunulmuştur."
11 Kasım 2025 Salı - 15:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 23,4 milyon hektara çıkardık ve bugün ülkemizin yüzde 30’u ormanlarla kaplı hale geldi. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak 3’üncü sıraya çıktık" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Programı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 il 922 ilçede, 7’den 70’e birlik olunduğunu belirterek, "Yeşil Vatan Seferberliği’ne katılmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Bugün burada sadece bir tören için değil, geleceğimize nefes olmak, vatanımıza can katmak için bir aradayız. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’müzün ülkemiz, milletimiz ve çevremiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toprağı fidanlarla buluşturma gayesiyle ağaç dikme alanlarına akın eden tüm vatandaşlarımıza buradan teşekkürlerimi gönderiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ağaçların doğa için önemine önemine değinerek, "Her zaman söylüyorum; biz "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin" buyuran bir inancın mensuplarıyız. Çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin hepimizin hayatını doğrudan etkilediği bir süreçte tabiatın korunmasına daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Biz ormanlarımızı sadece ağaç olarak değil, nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve Yeşil Kalkınma Devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz. Son 23 yılda 7 buçuk milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk" değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orman varlığının 23,4 milyon hektara çıkarıldığını, bugün Türkiye’nin yüzde 30’unun ormanlarla kaplı hale geldiğini bildirdi. Erdoğan "Birleşmiş Milletler’in yayımladığı rapora göre Türkiye, 2020 yılında orman alanını en çok artıran ülkeler arasında 6’ncı sırada yer alıyordu. Aynı rapora göre 2025 yılında dünyada 4’üncü sıraya yükseldik. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak, 3’üncü sıraya çıktık" şeklinde konuştu. Bu rakamların, milletin gayreti, devletin kararlılığı, Orman Teşkilatının emeğinin en açık göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu başarıda katkısı olan Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Orman Genel Müdürlüğümüze, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum. İklim değişikliğinin etkisiyle orman yangınlarının riski her geçen yıl artıyor. Bu yangınlara karşı Orman Genel Müdürlüğümüz, teşkilatımızın kahraman mensupları, orman yangın gönüllülerimiz ve kalbi Yeşil Vatan için atan kurum, kuruluş ve vatandaşlarımız canla başla mücadele etti. Gökyüzünde İHA’larımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız; karada arazözlerimiz, iş makinelerimiz, orman kahramanlarımız, hepsi Yeşil Vatan’ı korumak için gece gündüz demeden çalıştı. Ne yazık ki bu mücadele sırasında, 17’si bu yaz mevsiminde olmak üzere, geçmişten bugüne 160 kahraman orman şehidimizi toprağa verdik. Her birine Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Onların emanetlerine ve mücadelelerine sahip çıkmaya devam ediyoruz" dedi. "Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan!" diyerek yeni bir seferberlik başlatıldığını ifade eden Erdoğan, "Orman Bakanım, 1 yıl boyunca hedefi 550 milyon fidan ve tohum olarak açıklamıştı. Orman teşkilatımızın gayreti ve vatandaşlarımızın desteğiyle, inanıyorum ki bu rakam 600 milyona çıkacaktır. 81 il 922 ilçedeki fidan dikim alanlarında vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla, bir günde fidan dikme rekorunu da bugün inşallah kıracağız. Her karış vatan toprağını yeşille, hayatla, umutla buluşturacağız" açıklamasını yaptı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Fatma Betül Sayan Kaya, Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve çok sayıda davetli katıldı. Programda, Diyanet işleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar tarafından dua edildi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, adına dikilen fidana can suyu verdi. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli ağaçların yaprak ve tohumlarından oluşan ay yıldızlı motifli tablo hediye etti.
11 Kasım 2025 Salı - 15:35
Bakan Uraloğlu: "38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "96 kilometrelik bisiklet yolunu hayata geçirdik, şu anda 38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeşil ulaşım hakkında açıklamada bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kurumsal karbon ayak izi hesaplamasını Türkiye’de ilk gerçekleştiren Bakanlık olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Karayolları Genel Müdürlüğümüz (KGM), Orman Genel Müdürlüğünden (OGM) sonra en fazla ağaç diken kamu kuruluşu olarak son 10 yılda yıllık ortalama 4,3 milyon adet fidan ve ağaç dikimi gerçekleştirdi. Bakanlık olarak da son 23 yılda 97 milyon fidanı toprakla buluşturduk." açıklamasında bulundu. Uraloğlu ayrıca yıllık 2 milyon ton asfaltın geri kazanımıyla kaynak ve enerji verimliliği sağladıklarını belirterek "6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometreye yaklaştırarak kesintisiz trafik akışıyla yıllık 6,3 milyon ton daha az karbondioksit salınımı gerçekleştirdik" şeklinde konuştu. "38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" Öte yandan ekolojik köprü ve bisiklet yolu gibi çevreci uygulamaları da hayata geçirmeye devam ettiklerini aktaran Uraloğlu, "Elazığ Diyarbakır Ayrımı-Sivrice İl yolu, Karadeniz Sahil Yolu Trabzon Geçişi ve Van Bölge Eğitim ve Araştırma hastanesi gibi farklı noktalarda Karayolları Genel Müdürlüğümüz eliyle 96 kilometrelik bisiklet yolunu hayata geçirdik, şu anda 38 kilometrelik bisiklet yolunun yapım çalışmalarına devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "19 yeni ekolojik köprü planlıyoruz" Bakan Uraloğlu, çevreye duyarlı ulaşım projelerinde doğayla uyumu esas aldıklarını ifade ederek, ekolojik köprü çalışmalarına devam ettiklerini vurguladı. Uraloğlu, "Ülkemizin biyolojik çeşitliliğinin korunması ve yaban hayatı geçiş güzergahlarının sürdürülebilir biçimde yaşatılması hedefiyle mevcut karayolu ağında tespit edilen geçiş noktalarında ekolojik köprüler inşa ediyoruz. Karayolu ekolojik köprüleri kapsamında Karadeniz Sahil Yolu üzerinde Ganita ve Pazarkapı arasında ve Erzurum Kuzey Çevre Yolu’nda ekolojik köprü çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Konya-Aksaray Devlet Yolu, Kaş-Kalkan Yolu ve Batman-Hasankeyf Yolu Suçeken Boğazı mevkii gibi stratejik bölgelerde toplam 19 yeni ekolojik köprü planlıyoruz" açıklamasında bulundu. Dünyada yüksek hızlı tren hattı üzerinde inşa edilen ilk ekolojik köprü Ankara-Eskişehir Yüksek Hızlı Tren Hattı’nda (YHT) 2021 yılında yapımı tamamlanan ekolojik köprünün, dünyada yüksek hızlı tren hattı üzerinde inşa edilen ilk ekolojik köprü olduğunu da vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi kapsamında Kırklareli-Pancarköy arası ile Kırklareli-Ağayeri arasında iki ekolojik köprü ile Edirne- Kabaağaç arasındaki ekolojik köprünün yapımını tamamladık. Ankara-Eskişehir YHT Hattı’nda bir adet daha ekolojik köprü yapımı planlıyoruz" diye konuştu. "Bir yıl boyunca yüksek hızlı trenlerimizle seyahat eden her yolcumuz adına bir fidan dikeceğiz" Bakan Uraloğlu, Yeşil Vatan Seferberliği kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında ‘Her Bilet Bir Fidan Sevdamız Yeşil Vatan Kampanyası’ protokolünün imzalandığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir yıl boyunca Ankara-İstanbul, Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Ankara-Karaman, İstanbul-Konya, İstanbul-Karaman, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Sivas ve Sivas-İstanbul yüksek hızlı tren hatlarımızda; seyahat eden her yolcumuz adına bir fidan dikeceğiz. Bu hatlarımızın genelinde yıllık ortalama 13 milyon yolcumuzun seyahat ettiğini düşündüğümüzde 13 milyon fidanı toprakla buluşturacağız." "Marmaray projemizle 62 milyon ton karbon emisyonunu engelledik" Bakan Uraloğlu, kent içi raylı sistem projelerinin de hem ulaşımı kolaylaştırdığını hem de fosil yakıt kullanımını azalttığına dikkati çekerek "Sadece Marmaray projemizle hizmete açtığımız 2013 yılından bu yana 62 milyon ton karbon emisyonunu engelledik" açıklamasında bulundu. Yeşil Liman Sertifikası ve deniz taşımacılığında dekarbonizasyon projeleriyle denizcilik alanında da çevreci dönüşümü desteklediklerini belirten Bakan Uraloğlu, Uluslararası Havalimanları Konseyi tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu Programı kapsamında Türkiye’nin; karbonsuz havalimanı sertifikasına sahip 50 havalimanıyla en yüksek sayıda sertifikaya sahip 2. ülke konumunda olduğunun altını çizdi.
11 Kasım 2025 Salı - 15:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ağaçları nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve yeşil kalkınma devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan," Son 23 yılda 7,5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 23,4 milyon hektara çıkardık ve bugün ülkemizin yüzde 30’u ormanlarla kaplı hale geldi. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak, 3’üncü sıraya çıktık" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Programında konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 il 922 ilçede, 7’den 70’e birlik olunduğunu "Yeşil Vatan Seferberliği"ne katılmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Bugün burada sadece bir tören için değil, geleceğimize nefes olmak, vatanımıza can katmak için bir aradayız. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’müzün ülkemiz, milletimiz ve çevremiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toprağı fidanlarla buluşturma gayesiyle ağaç dikme alanlarına akın eden tüm vatandaşlarımıza buradan teşekkürlerimi gönderiyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan ağaçların doğa için önemine önemine değinerek, "Her zaman söylüyorum; biz "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin" buyuran bir inancın mensuplarıyız. Çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin hepimizin hayatını doğrudan etkilediği bir süreçte tabiatın korunmasına daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Biz ormanlarımızı sadece ağaç olarak değil, nefes olarak, yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve Yeşil Kalkınma Devrimi vizyonumuz doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz. Son 23 yılda 7,5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk" değerlendirmesini yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orman varlığının 23,4 milyon hektara çıkarıldığını, bugün Türkiye’nin yüzde 30’unun ormanlarla kaplı hale geldiğini bildirdi. Erdoğan," Birleşmiş Milletler yayımladığı rapora göre Türkiye, 2020 yılında orman alanını en çok artıran ülkeler arasında 6’ncı sırada yer alıyordu. Aynı rapora göre 2025 yılında dünyada 4’üncü sıraya yükseldik.Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak, 3’üncü sıraya çıktık" şeklinde konuştu.Bu rakamların, milletin gayreti, devletin kararlılığı, Orman Teşkilatının emeğinin en açık göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu başarıda katkısı olan Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Orman Genel Müdürlüğümüze, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum. İklim değişikliğinin etkisiyle orman yangınlarının riski her geçen yıl artıyor. Bu yangınlara karşı Orman Genel Müdürlüğümüz, teşkilatımızın kahraman mensupları, orman yangın gönüllülerimiz ve kalbi Yeşil Vatan için atan kurum, kuruluş ve vatandaşlarımız canla başla mücadele etti. Gökyüzünde İHA’larımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız; karada arazözlerimiz, iş makinelerimiz, orman kahramanlarımızHepsi, Yeşil Vatan’ı korumak için gece gündüz demeden çalıştı.Ne yazık ki, bu mücadele sırasında, 17’si bu yaz mevsiminde olmak üzere, geçmişten bugüne 160 kahraman orman şehidimizi toprağa verdik. Her birine Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Onların emanetlerine ve mücadelelerine sahip çıkmaya devam ediyoruz" dedi."Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan!" diyerek yeni bir seferberlik başlatıldığını ifade eden Erdoğan," Orman Bakanım, 1 yıl boyunca hedefi 550 milyon fidan ve tohum olarak açıklamıştı. Orman teşkilatımızın gayreti ve vatandaşlarımızın desteğiyle, inanıyorum ki, bu rakam 600 milyona çıkacaktır.81 il 922 ilçedeki fidan dikim alanlarında vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla, bir günde fidan dikme rekorunu da bugün inşallah kıracağız.Her karış vatan toprağını yeşille, hayatla, umutla buluşturacağız" açıklamasını yaptı.Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Fatma Betül Sayan Kaya,Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve çok sayıda davetli katıldı.Programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, adına dikilen fidana can suyu verdi. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çeşitli ağaçların yaprak ve tohumlarından oluşan ay yıldızlı motifli tablo hediye etti.
11 Kasım 2025 Salı - 14:42
Bakan Tunç: "Otizmli evladımıza uygulanan şiddet asla kabul edilemez"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okulda otizmli bir öğrenciye uygulanan şiddetle ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu olayın asla kabul edilemeyeceğini belirterek, "Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okulda otizmli evladımıza uygulanan şiddet asla kabul edilemez. Hepimizi derinden üzen olayla ilgili Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal soruşturma başlatılmış olup, okul müdürü gözaltına alınmıştır" ifadelerini kullandı. Otizmli çocukların ve özel gereksinimli bireylerin toplumun en hassas kesimleri arasında yer aldığını vurgulayan Tunç, "Onlara uzanan her haksız el, hukuken ve vicdanen karşılıksız kalamaz" değerlendirmesinde bulundu.
11 Kasım 2025 Salı - 13:11
Gürhan Albayrak’tan CHP’li belediyelere anlamlı gönderme
AK Parti Eskişehir Gürhan Albayrak, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda, CHP’li yöneticilere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de görselinin bulunduğu anlamlı bir göndermede bulundu. "Benden sonra anladığın buysa" başlığıyla yaygın ve yerel medyadan gazete manşetlerinin kullanıldığı videoda; CHP’li Eskişehir Büyükşehir, Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerinin son günlerde yaşanan hafif yağış sonrasında dahi ortaya çıkan altyapı eksiklikleri, belediye yöneticilerinin kriz anındaki ilgisiz tavırları, karakolluk olan CHP’liler ve TOKİ’ye yer tahsis edilmemesi gibi pek çok husus yer aldı. Yapılan paylaşımda kullanılan manşetlerden bazıları şu şekilde: Yolsuzluklar Ortaya Dökülünce Özel Çirkinleşiyor, CHP’liler Sonunda Karakolluk Oldu, Trafiğimiz Katlanılmaz Durumda Değilmiş, TOKİ’ye yer tahsis etmediler, Şehir Sular Altında Başkanlar Çiftetellide.
11 Kasım 2025 Salı - 12:25
Tüfenkci: "Malatya Şeker Fabrikası kent ekonomisine önemli katkı sağlıyor"
AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya Şeker Fabrikası’nı ziyaret ederek üretim sahasında incelemelerde bulundu. Ziyarette fabrika yöneticileri, sendika temsilcileri ve işçilerle bir araya gelen Tüfenkci, fabrikanın verimli şekilde çalışmasının hem şehir ekonomisi hem de çiftçiler açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ziyaret kapsamında fabrikanın genel işleyişi, üretim durumu ve çalışanların talepleri hakkında bilgi alan Tüfenkci, yeni atanan fabrika müdürüne de hayırlı olsun dileklerini iletti. Tüfenkci, Türk Şeker’in Malatya’daki faaliyetlerinin sürdürülebilir olması için sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bugün de hem çalışanlarımızla hem müdürümüzle verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Fabrikanın daha etkin çalışması için hep birlikte gayret ediyoruz" dedi. Tüfenkci, ayrıca çiftçilerin küspeye erişiminde yaşanan sıkıntıların giderildiğini vurgulayarak, "Küspenin bölge çiftçilerimize daha uygun fiyatlarla verilmesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin maliyetlerini azaltacak önemli bir adım oldu. Bu konuda müdürümüze ve sendika başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Malatya’nın şeker pancarı üretiminde ön sıralarda olmamasına rağmen fabrikanın kent ekonomisine önemli katkılar sağladığını belirten Tüfenkci, "Komşu illerdeki pancar üretiminin Malatya’da işlenmesi, hem üreticilere hem de şehrimize ekonomik canlılık kazandırıyor. Esnafımızdan nakliyecimize kadar geniş bir kesim bu süreçten fayda sağlıyor" dedi. Geçmiş yıllarda yaşanan küspe ve koku kaynaklı çevre sorunlarına da değinen Tüfenkci, "Önceki yıllarda hemşehrilerimizden ciddi şikayetler alıyorduk. Şimdi bu sıkıntıların büyük ölçüde giderildiğini görmek memnuniyet verici. İnşallah kampanya sonuna kadar bu şekilde devam eder" diye konuştu. Fabrikanın üretim sezonuna ilişkin bilgiler de alan Tüfenkci, "Çiftçilerden alınan pancar miktarı, işleme oranları ve satışların iyi gittiğini öğrendik. Bu bizi mutlu ediyor. Hem genel müdürlük hem de bakanlık düzeyinde yaşanan sıkıntıların çözümü için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaret sonunda fabrika çalışanlarına teşekkür eden Tüfenkci, fabrikanın uzun yıllar boyunca Malatya’ya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğine inandığını söyledi.
11 Kasım 2025 Salı - 12:22
Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı
Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "İstihdam Fuarı", Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Fuaye Alanı’nda düzenlenen törenle kapılarını açtı. Malatya’da iş arayan vatandaşlarla işverenleri buluşturmayı hedefleyen "İstihdam Fuarı", Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi ortaklığıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Fuarda 25 firma stant açarak iş arayanlarla bir araya geldi. "Depremden sonra yeniden ayağa kalkıyoruz" Açılışta ilk konuşmayı yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkan Yardımcısı Basri İlhan, depremin ardından yaşanan kayıplara rağmen Malatya’nın üretim azmini koruduğunu belirtti. İlhan, "Deprem hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Evlerimizi, iş yerlerimizi, sevdiklerimizi kaybettik ama bir şeyi asla kaybetmedik: birlikte ayağa kalkma irademizi" dedi. Deprem sonrası kentte iş gücü kaybına dikkat çeken İlhan, "Deprem öncesi özel sektörde 124 bin 882 çalışanımız vardı, bu rakam 20 binlere kadar düşmüştü. Bugün yeniden 109 bin seviyesine ulaştık" İfadelerini kullandı İlhan, Malatya OSB’de çalışan sayısının da 42 binden 30 bine gerilediğini ifade ederek, fuarın bu açığı kapatmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi. "İstihdam bir geçim kapısı değil, onur meselesi" Türk Kızılay Malatya Şube Başkanı Şadi Ergül ise konuşmasında, istihdamın sadece ekonomik bir mesele değil, toplumsal dayanışmanın da temeli olduğunu kaydetti. Ergül, "Bu buluşma yalnızca bir iş görüşmesi etkinliği değil; Malatya’nın ekonomik potansiyelini harekete geçiren güçlü bir adımdır. Bugüne kadar 150’den fazla vatandaşımıza kalıcı istihdam sağladık, ancak hedefimiz çok daha büyük" dedi. Kızılay olarak düzenledikleri mesleki eğitimler ve staj programlarıyla bireyleri kalıcı istihdama hazırladıklarını ifade eden Ergül, "Bugün kurulacak her bir bağ, sadece bireysel hayatları değil, tüm Malatya’nın ekonomik geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı. "Hedefimiz herkesin üretime katılması" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuarın yerel istihdamı güçlendirme hedefiyle düzenlendiğini söyledi. Er, "İstihdam fuarları sadece kariyer etkinliği değil, şehirlerin ekonomik geleceğine yön veren iş birliği platformlarıdır" dedi. 16 Ağustos 2024’te kurulan İstihdam Merkezlerinin kısa sürede önemli başarı elde ettiğini ifade eden Er, "Bugüne kadar bin 447 vatandaşımızı iş sahibi yaptık. Ancak bazı vatandaşlarımız özel sektördeki işleri kabul etmiyor. Biz istiyoruz ki herkes üretime katılsın, sadece kamu değil, tüm sektörler canlansın" şeklinde konuştu Er, "Malatya’da ‘iş var’ diyoruz. Bu fuar, iş arayan vatandaşlarımızla işverenleri aynı çatı altında buluşturacak. Gençlerimize kariyer rehberliği, staj ve iş fırsatları sunulacak" ifadelerini kullandı. Gençlerin şehirde kalmasının önemine de değinen Başkan Er, "Zeki ve üretken gençlerimizin beyin göçü vermesini istemiyoruz. Onların potansiyelini Malatya’da değerlendirmek için özel programlar hazırlıyoruz" dedi. "Malatya, Düzce gibi yeniden yükselecek" Malatya Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz de konuşmasında özel sektör istihdamının önemine değindi. Düzce’de görev yaptığı dönemde özel sektörün güçlü olması nedeniyle kimsenin iş talebinde bulunmadığını belirten Açıkgöz, "Düzce dört organize sanayi bölgesiyle kendi istihdamını oluşturdu. Malatya da bunu başaracak potansiyele sahip" dedi. Açıkgöz, "Bugün burada olmamız, o bisikletin pedallarını hep birlikte çevirmeye hazır olduğumuzu gösteriyor. Malatya da Düzce gibi, hatta ondan daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacaktır" diye konuştu.
11 Kasım 2025 Salı - 12:18
Başkan Kul’dan ’kardeşlik’ vurgusu
Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Çangallar Mahallesi Haydarağa mevkisinde vatandaşlarla bir araya geldi. Mahallede tamamlanan yol ve parke çalışmalarından dolayı teşekkür eden mahalle sakinleriyle buluşan Başkan Kul, "Tüm insanımız bizim kardeşimizdir" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Terme Belediyesi’nin "Gönül Belediyeciliği" buluşmaları kapsamında düzenlenen Çangallar Mahallesi ziyareti, yoğun ilgi ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. Mahalle sakinlerinin teşekkürlerini ilettiği programda vatandaşlarla çay eşliğinde sohbet eden Başkan Kul, sorunları dinledi, talepleri not aldı. "Yeryüzünde binlerce renk ve çiçek var" Ziyarette konuşan Başkan Şenol Kul, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birliği ve kardeşliği vurgulayarak şunları söyledi: "Biz hepimiz Türkiye’de doğmaktan, bu bayrağın altında yaşamaktan onur duyuyoruz. Rabb’imiz bizleri bayraksız ve vatansız bırakmasın. Huzur ve kardeşlik içinde tüm insanımız bizim kardeşimizdir. Yeryüzünde binlerce renk ve çiçek var, birbirimize değer vereceğiz." Mahalle sakinlerinin takdir ve memnuniyetinden duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Kul, Gönül Belediyeciliği anlayışını ise şu sözlerle özetledi: "Çangallar Mahallesi sakinlerinin samimi misafirperverlikleri ve hizmetlerimizin vatandaşlarımız tarafından takdir edilmesi bizler için en büyük moral kaynağıdır. Gayemiz bellidir: Gönüllere dokunan bir Terme inşa etmek. Her mahallemizde aynı azimle çalışıyoruz. Birlikte güçlüyüz ve Terme’mizi geleceğe taşıma hedefimizde kararlıyız." Program, Başkan Kul’un mahalle sakinlerine teşekkür etmesiyle sona erdi.
11 Kasım 2025 Salı - 11:52
MHP lideri Bahçeli: "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir" 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti. "Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?" Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu. "Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir" MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi. MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi. "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür" Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur." "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu. "Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız" Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder